<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/kadin" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 06 Sep 2026 11:36:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/kadin"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman aktivist Paula Maier: “Türkiye'de gözaltında tecavüze uğradım”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/alman-aktivist-paula-maier-turkiyede-gozaltinda-tecavuze-ugradim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/alman-aktivist-paula-maier-turkiyede-gozaltinda-tecavuze-ugradim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yılın ocak ayında Rojava’ya yönelik saldırılara karşı dayanışma amacıyla Kuzey Kürdistan’a giden uluslararası heyette yer alan Alman aktivist Paula Maier, Türkiye’de gözaltında tutulduğu sırada bir Türk görevlinin kendisine tecavüz ettiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Heyetin diğer üyeleri de gözaltı sürecinde fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.</strong></p>

<p>Almanya merkezli Sınıf Mücadeleci Örgütler Federasyonu’nun <font face="Times New Roman, serif"><font size="3">(</font></font>Föderation Klassenkämpferischer Organisationen- FKO), Maier’in açıklamalarının ardından Türkiye’deki gözaltı uygulamalarına ilişkin ciddi suçlamalar yöneltti. Örgüt, yaşananları siyasi aktivistlere yönelik baskının bir parçası olarak değerlendirdi.</p>

<p>16 kişiden oluşan uluslararası heyet, ocak ayında DEM Parti’nin daveti üzerine Kuzey Kürdistan’a gitti. Aralarında 13 kadının bulunduğu heyet, Diyarbakır, Nusaybin ve Mardin’de demokratik girişimler, dernekler ve siyasi yapılarla görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/rojava-delegasyonu.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Heyetin amacı, Kuzey ve Doğu Suriye’deki gelişmeler ile Kürt bölgelerindeki siyasi ve toplumsal duruma ilişkin yerinde bilgi edinmekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Heyet Mardin’de gözaltına alındı</strong></p>

<p>Heyet, gezinin beşinci gününde Mardin’de düzenlenmesi planlanan bir basın toplantısına giderken Türk askeri polisi ve sınır dışı işlemlerinden sorumlu birimler tarafından durduruldu ve gözaltına alındı.</p>

<p>Heyet üyelerinin aktardığına göre daha sonra Mardin’deki polis merkezinden İstanbul Havalimanı’ndaki geri gönderme merkezine götürüldüler.</p>

<p>Gözaltı sürecinde uyumalarına, gözlerini kapatmalarına veya dinlenmelerine izin verilmediği; darp edildikleri, hakarete ve tükürmeye maruz kaldıkları öne sürüldü. Bazı kadınların saçlarının çekilerek koparıldığı da belirtildi.</p>

<p>Heyet üyeleri ayrıca kendilerine kötü muamele gören Kürt savaşçılara ait görüntülerin izletildiğini ve bazı kişilerin tehdit edildiğini aktardı.</p>

<p>Paula Maier ise yaptığı açıklamada, tek kişilik hücrede tutulduğu sırada bir Türk görevlinin kendisine tecavüz ettiğini söyledi.</p>

<p><strong>“Bu yalnızca benim hikâyem değil”</strong></p>

<p>FKO üyesi Maier, başka kadınların da benzer şiddet olayları yaşadığını belirterek, cinsel şiddete karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.</p>

<p>Maier, yaşadığı olayın ve diğer kadınların maruz kaldığı şiddetin sessizlikle karşılanmaması gerektiğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, KADIN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/alman-aktivist-paula-maier-turkiyede-gozaltinda-tecavuze-ugradim</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/paula-maiyer.JPG" type="image/jpeg" length="56686"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halk TV'den ayrılan gazetecilerin yeni adresi Koza TV]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvden-ayrilan-gazetecilerin-yeni-adresi-koza-tv</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvden-ayrilan-gazetecilerin-yeni-adresi-koza-tv" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk TV’de geçtiğimiz aylarda yaşanan peş peşe istifaların ardından kanaldan ayrılan ekran yüzlerinin yeni adresi belli oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tecrübeli gazeteciler Seda Selek, Remziye Demirkol ve Buket Güler Ozan, yeni yayın döneminde Koza TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.</strong></p>

<p>Üç gazetecinin Koza TV’deki yeni görevleri, kanalın yeni yayın dönemine ilişkin hazırladığı tanıtım videosunun yayımlanmasıyla kesinlik kazandı.</p>

<p>[related-posts id="117239" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Ne olmuştu?</strong></p>

<p>Halk TV’de ayrılık süreci, uzun yıllardır “Neden-Sonuç” programını sunan Seda Selek’in 30 Nisan’da programının sonunda kanaldan ayrıldığını açıklamasıyla başladı.</p>

<p>Selek, ilk açıklamasında ayrılık kararının arkasında “son derece haklı gerekçeleri” bulunduğunu söyledi. Daha sonra yaptığı açıklamada ise istifasının nedeninin Halk TV patronu Cafer Mahiroğlu’nun yönetim anlayışı olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Selek, söz konusu yönetim anlayışının adaletsizliklere, gazeteciliğin değersizleştirilmesine ve mesleğin doğasına aykırı uygulamalara yol açtığını savundu. Ayrıca arkadaşı ve meslektaşı Sorel Dağıstanlı’nın kendisine destek verdiği için ekrandan uzaklaştırılmasının ayrılık kararında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.</p>

<p>Selek’in ardından Sorel Dağıstanlı, 8 Mayıs’ta Halk TV’den ayrıldığını duyurdu. Dağıstanlı, ayrılık nedeninin Seda Selek’e destek amacıyla yaptığı sosyal medya paylaşımı olduğunu açıkladı.</p>

<p>Bu ayrılığın ardından Buket Güler Ozan 9 Mayıs’ta, Gözde Şeker 10 Mayıs’ta ve Remziye Demirkol 11 Mayıs’ta Halk TV ile yollarını ayırdıklarını açıkladı.</p>

<p>Gazeteciler ayrılık açıklamalarında mesleki dayanışma ve gazetecilik ilkelerine vurgu yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KADIN, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvden-ayrilan-gazetecilerin-yeni-adresi-koza-tv</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/koza-tv.JPG" type="image/jpeg" length="30442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıskançlıktan eşini öldüren Erhan Ö. için müebbet hapis talebi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/oglunun-18-yas-gununde-esini-oldurdu-d</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/oglunun-18-yas-gununde-esini-oldurdu-d" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletindeki Schrozberg kentinde 38 yaşındaki Renur Ö.’nün eşi tarafından öldürülmesiyle ilgili davada, 37 yaşındaki Erhan Ö. cinayet suçundan hakim karşısına çıktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın 6 bin nüfuslu Schrozberg kentinde geçen yıl yaşanan cinayet davası, aile içinde yaşanan trajik bir olayın ayrıntılarını gündeme taşıdı. Üç çocuk annesi 38 yaşındaki Renur Ö., ailesiyle birlikte en büyük oğlunun 18. yaş gününü kutlamaya hazırlanıyordu.</strong></p>

<p>Ancak iddianameye göre kutlama öncesinde genç kadının hayatı, eşi tarafından sonlandırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Eşini arka merdivende öldürdü</strong></p>

<p>Olay, çiftin birlikte işlettiği “Özbey” adlı döner işletmesinin arka bölümündeki yangın merdiveninde meydana geldi.</p>

<p><img alt="" height="355" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ozbey.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>İddianameye göre Erhan Ö., eşini burada bekledi ve 38 yaşındaki kadına yaklaşık 50 santimetre mesafeden başına ateş etti. Savcılık, saldırının Renur Ö.’nün kendisini savunmasına fırsat vermeyecek şekilde gerçekleştirildiğini ve bu nedenle cinayetin “tasarlayarak ve hazırlıksız yakalama” niteliği taşıdığını savunuyor.</p>

<p>Davanın ilk duruşmasında savcılık iddianameyi okudu. Savcı Johannes Heth, sanığı cinayeti “alçakça nedenlerle” işlemekle suçladı.</p>

<p>Savcılığın iddiasına göre Erhan Ö., eşinin kendisini aldattığını düşünüyordu. Renur Ö.’yü davranışları nedeniyle sürekli suçlayan sanığın, eşinin ölümünü kendi açısından “onurunu yeniden tesis etmenin” bir yolu olarak gördüğü ileri sürüldü.</p>

<p><strong>“Öldü, bunu hak etti” dediği öne sürüldü</strong></p>

<p>Savcılığın iddiaları bununla da sınırlı değil.</p>

<p>Sanığın, eşini vurduktan sonra silahını üç kez havaya ateşlediği ve ardından “Öldü, bunu hak etti” şeklinde sözler söylediği öne sürülüyor.</p>

<p>Cinayetin ardından Erhan Ö.’nün polisi kendisinin aradığı belirtildi. Sanık, gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı hakimlikte ise olayla ilgili ifade vermedi.</p>

<p>Davanın ilk duruşmasında sanığın savunması yerine yalnızca suçlamalar ve iddianame okundu.</p>

<p><strong>20 yıl önce Türkiye’den Almanya’ya geldiler</strong></p>

<p>Mahkeme tarafından verilen bilgilere göre Erhan Ö. ile Renur Ö. Türkiye’de aynı köyden geliyordu. Kürt kökenli çift, yaklaşık 20 yıl önce Almanya’ya taşındı.</p>

<p>Çift, Schrozberg’de açtıkları döner işletmesiyle bir hayat kurdu ve üç çocuk sahibi oldu.</p>

<p>Cinayetin yaşandığı gün ailenin en büyük çocuğu 18. yaş gününü kutlayacaktı. Ancak doğum günü kutlaması yerine aile, anne acısıyla karşı karşıya kaldı.</p>

<p>Renur Ö.’nün 16 ve 9 yaşlarındaki iki çocuğuyla birlikte üç kardeşin, olayın ardından baba tarafından büyükanne ve büyükbabalarının yanında yaşamaya başladığı bildirildi.</p>

<p><strong>Kararın 23 Eylül’de açıklanması bekleniyor</strong></p>

<p>Erhan Ö. hakkında cinayet suçundan dava açılırken, savcılığın yönelttiği suçlamalar mahkeme tarafından henüz kesinleşmiş bir hüküm olarak değerlendirilmiş değil. Sanık hakkındaki yargılama devam ediyor ve karar aşamasına kadar suçsuzluk karinesi geçerli.</p>

<p>Dava kapsamında beş duruşma günü daha belirlendi. Mahkemenin kararını 23 Eylül’de açıklaması bekleniyor.</p>

<p>Cinayet suçundan yargılanan Erhan Ö. hakkında mahkûmiyet kararı çıkması halinde müebbet hapis cezası gündeme gelebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KADIN, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/oglunun-18-yas-gununde-esini-oldurdu-d</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 01:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/erhan-ozbey.JPG" type="image/jpeg" length="70592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da 17 yıldır ders vermeyen raporlu öğretmenin emeklilik davası]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-17-yildir-ders-vermeyen-raporlu-ogretmenin-emeklilik-davasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-17-yildir-ders-vermeyen-raporlu-ogretmenin-emeklilik-davasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletinde yaklaşık 17 yıldır ders vermeyen Duisburglu öğretmenin dosyası yeni bir boyut kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hakkında yürütülen soruşturmalarda, uzun süreli hastalık izni sırasında alternatif tıp uygulayıcısı ( Heilpraktiker) olarak çalıştığı şüphesi bulunurken, 62 yaşındaki öğretmenin zorunlu emekliliğe ayrılmasına ilişkin karara karşı açtığı dava sürüyor. </strong></p>

<p>Emeklilik gerçekleşirse, hastalık nedeniyle kullanılamayan belirli izin haklarının maddi karşılığının ödenmesi de gündeme gelebilecek.</p>

<p>Almanya’nın Duisburg kentinde yaşayan ve Wesel’deki bir meslek okulunda görev yapan 62 yaşındaki kadın öğretmen, yaklaşık 17 yıldır ders vermiyor. Öğretmen, 2009 yılından bu yana çeşitli sağlık raporlarıyla görevinden uzak kaldı. Buna rağmen uzun yıllar boyunca resmi olarak görevdeki statüsünü korudu ve maaş ödemeleri devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Emeklilik kararına karşı dava açtı</strong></p>

<p>Olayın kamuoyunda gündeme gelmesinin ardından NRW makamları öğretmenin sağlık durumunun resmi olarak değerlendirilmesini istedi. Daha önce yıllarca, resmi hekim muayenesi (amtsärztliche Untersuchung) yapılmaması da tartışma konusu oldu.</p>

<p>Yapılan değerlendirme sonrasında Düsseldorf Bölge Yönetimi, mayıs ayının sonunda öğretmenin emekliye ayrılmasına karar verdi. Ancak öğretmen bu kararı kabul etmeyerek Düsseldorf İdare Mahkemesi'ne başvurdu.</p>

<p>Mahkeme, davanın 29 Haziran 2026'da açıldığını doğruladı. Dava henüz sonuçlanmış değil ve mahkemenin ne zaman karar vereceği konusunda şu aşamada kesin bir tarih bulunmuyor.</p>

<p><strong>Raporlu olduğu sırada çalıştığı şüphesi</strong></p>

<p>Dosyanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise öğretmen hakkında yürütülen ceza soruşturması.</p>

<p>Duisburg Savcılığı, kadının hastalık nedeniyle görev yapamayacağını bildirdiği dönemde alternatif tedavi uzmanı (Heilpraktiker) olarak çalışmış olabileceğinden şüpheleniyor. Savcılığa göre öğretmenin çalışma kapasitesini olduğundan düşük göstererek eyaletten maaş almaya devam etmiş olabileceği ihtimali araştırılıyor.</p>

<p>Mart 2026'da öğretmenin evinde arama yapıldı. Aramada belge ve dijital veri taşıyıcılarına el konuldu. Savcılık, elde edilen ve “delil niteliği taşıyabilecek” materyallerin halen incelendiğini açıkladı. Soruşturmanın mevcut aşamasında öğretmen hakkında kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet bulunmuyor; suçsuzluk karinesi geçerli.</p>

<p><strong>Memur statüsünü kaybedecek mi?</strong></p>

<p>Öğretmenin Almanya'daki memur statüsünü kaybedip kaybetmeyeceği de ayrı bir hukuki konu.</p>

<p>Alman Memur Statüsü Kanunu’nun (Beamtenstatusgesetz) 24. maddesine göre, kasten işlenen bir suçtan dolayı en az bir yıl hapis cezası verilmesi ve kararın kesinleşmesi halinde memuriyet sona erebiliyor. Ancak bunun gerçekleşmesi otomatik olarak mevcut soruşturmanın sonucu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Ayrıca “dolandırıcılık Almanya'da her durumda beş yılda zamanaşımına uğrar” şeklindeki genel ifade de hukuken fazla basitleştirici. Basit dolandırıcılıkta azami ceza beş yıl olduğu için genel zamanaşımı süresi beş yıl olabilirken, ağırlaştırılmış bazı durumlarda ceza sınırı daha yüksek ve zamanaşımı süresi de daha uzun olabiliyor. Alman Ceza Kanunu'nun 78. maddesi süreyi suç için öngörülen azami cezaya göre belirliyor; 263. madde ise özellikle ticari nitelikteki ağırlaştırılmış dolandırıcılık hallerinde daha yüksek ceza öngörüyor.</p>

<p><strong>Disiplin soruşturması da devam ediyor</strong></p>

<p>Ceza soruşturmasının yanı sıra öğretmen hakkında bir disiplin süreci de bulunuyor. Ancak bu süreç, paralel yürüyen ceza soruşturması nedeniyle şu anda tamamlanmış değil.</p>

<p>Olası disiplin yaptırımları arasında maaş kesintisi, para cezası veya daha ağır durumlarda memuriyetin sona erdirilmesi bulunabiliyor. Ayrıca olay nedeniyle Düsseldorf Bölge Yönetimi'nde görevli bir çalışan hakkında da ayrı bir disiplin soruşturması başlatılmış durumda. Bu soruşturmanın temelinde, öğretmenin uzun süreli hastalık durumunun yeterince erken ve etkili biçimde denetlenmemiş olması eleştirisi bulunuyor.</p>

<p><strong>Emekli olursa izin parası alabilecek</strong></p>

<p>Dosyayı kamuoyunda yeniden gündeme taşıyan bir diğer ayrıntı ise kullanılmayan yıllık izinlerin maddi karşılığı.</p>

<p>Halen yürürlükte bulunan Kuzey Ren-Vestfalya İzin ve Serbest Bırakma Yönetmeliği (Freistellungs- und Urlaubsverordnung NRW) düzenlemesine göre, memuriyet sona erdiğinde hastalık nedeniyle kullanılamamış ve henüz zamanaşımına uğramamış asgari izin hakkı, belirli şartların oluşması halinde kurum tarafından başvuruya gerek kalmadan maddi karşılığı ödeniyor. Düzenleme, beş günlük çalışma haftası esas alınarak yılda 20 iş günlük asgari izini kapsıyor.</p>

<p>Ödeme, son üç aydaki brüt maaş ortalaması üzerinden günlük ücret esas alınarak hesaplanıyor. Dolayısıyla öğretmenin emeklilik işlemi kesinleşirse, şartları karşılayan kullanılmamış asgari izin hakları için ayrıca bir ödeme yapılması hukuken mümkün.</p>

<p><strong>Davanın sonucu bekleniyor</strong></p>

<p>Böylece Duisburg'daki öğretmenin dosyası üç ayrı hukuki süreçte ilerliyor: Bir yandan zorunlu emeklilik kararına karşı açtığı dava, diğer yandan Heilpraktiker olarak çalıştığı iddiasına ilişkin ceza soruşturması ve ayrıca disiplin süreci devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, KADIN, MAGAZİN, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-17-yildir-ders-vermeyen-raporlu-ogretmenin-emeklilik-davasi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 00:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/okul-6.JPG" type="image/jpeg" length="12195"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsviçre'nin sınır dışı ettiği Bahar Yalçınkaya Türkiye'de tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/isvicrenin-sinir-disi-ettigi-bahar-yalcinkaya-turkiyede-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/isvicrenin-sinir-disi-ettigi-bahar-yalcinkaya-turkiyede-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre'nin Zürih kentindeki geri gönderme merkezinden Türkiye'ye sınır dışı edilen Bahar Yalçınkaya, ülkeye girişinden kısa süre sonra gözaltına alındı ve tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hakkında Türkiye'de yürütülen soruşturma nedeniyle tutuklanma riski bulunduğu daha önce İsviçre makamlarına bildirilen Yalçınkaya, 15 aylık bebeğiyle birlikte Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi.</strong></p>

<p>Yalçınkaya, yaklaşık iki yıldır iki çocuğuyla birlikte İsviçre'nin Zürih kentindeki Rückkehrzentrum Oberhalden Finkenried adlı geri gönderme merkezinde kalıyordu. Beş yaşında ve 15 aylık iki çocuğu bulunan Yalçınkaya'nın küçük çocuğu İsviçre'de dünyaya geldi. Yalçınkaya, İsviçre makamlarının kararıyla Türkiye'ye gönderildi.</p>

<p><strong>Avukatı tutuklanma riskine karşı uyarmıştı</strong></p>

<p>İsviçre'deki avukatı Murat Özten, Yalçınkaya hakkında Türkiye'de devam eden soruşturma ve davalar bulunduğunu belirterek, ülkeye gönderilmesi halinde tutuklanma riskinin yüksek olduğu konusunda İsviçre makamlarını önceden uyarmıştı. Yalçınkaya'nın Türkiye'ye gönderilmesinin ardından, avukatının uyardığı üzere tutuklandı.</p>

<p><img alt="" height="569" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/b-yalcinkaya.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="509" /></p>

<p><strong>15 aylık bebeğiyle cezaevine gönderildi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yalçınkaya, tutuklanmasının ardından 15 aylık bebeğiyle birlikte Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi.</p>

<p>Bahar Yalçınkaya'nın İsviçre'deki geri gönderme merkezinden çıkarılışı da tartışma yarattı. Merkezde birlikte kaldığı bir kişinin aktardığına göre polis ekipleri Yalçınkaya'yı kaldığı odadan zorla çıkardı ve çocuklarının gözü önünde elleri arkadan kelepçelendi.</p>

<p>Avukatı Özten, müdahale biçiminin hukuki ve insani açıdan kabul edilemez olduğunu belirterek İsviçre göç makamlarına yazılı başvuruda bulunduğunu, ancak haberin hazırlandığı sırada başvurusuna yanıt alamadığını açıkladı.</p>

<p><strong>Sınır dışı kararında risk değerlendirmesi tartışılıyor</strong></p>

<p>Bahar Yalçınkaya'nın Türkiye'ye gönderilmesinin hemen ardından tutuklanması, İsviçre makamlarının sınır dışı kararını verirken Türkiye'deki hukuki durumunu ve tutuklanma riskini yeterince değerlendirip değerlendirmediği sorusunu gündeme getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KADIN, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/isvicrenin-sinir-disi-ettigi-bahar-yalcinkaya-turkiyede-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/bahar.jpg" type="image/jpeg" length="33472"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[24 yıl yaşadı, çalıştı, partnerine baktı... Almanya sınır dışı etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/24-yil-yasadi-calisti-partnerine-bakti-almanya-sinir-disi-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/24-yil-yasadi-calisti-partnerine-bakti-almanya-sinir-disi-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Kuzey Denizi'ndeki Borkum Adası'nda yaklaşık 24 yıldır yaşayan, çalışan ve vergi ödeyen Gana vatandaşı Nancy Mensah'ın oturma izninin uzatılmaması üzerine sınır dışı edilmesi ülkede tartışma yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yıllardır bakımını üstlendiği sağlık sorunları bulunan Alman partnerini geride bırakmak zorunda kalan Mensah'ın avukatı, çiftin Gana'da evlenerek aile birleşimi yoluyla yeniden Almanya'ya dönmesini sağlamayı hedefliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>24 yılın ardından sınır dışı edildi</strong></p>

<p>58 yaşındaki Nancy Mensah, yaklaşık 24 yıldır Almanya'nın Borkum Adası'nda yaşıyor, rehabilitasyon kliniğinde temizlik ve ev hizmetleri alanında çalışıyor, vergi ve sosyal güvenlik primi ödüyordu. Yaklaşık 25 yıldır birlikte olduğu sağlık sorunları bulunan Alman partneri Heiko Becker'in günlük bakımını da üstlenen Mensah'ın oturma izni, Leer Yabancılar Dairesi tarafından Şubat 2026'da uzatılmadı.</p>

<p>Yetkililer, gerekli yasal koşulların artık karşılanmadığını belirterek Mensah'a ülkeyi gönüllü olarak terk etmesi için süre verdi. Ancak bu sürenin dolmasının ardından polis 13 Temmuz'da evine gelerek sınır dışı işlemini başlattı. Mensah, ertesi gün Gana'ya gönderildi.</p>

<p><strong>Mahkeme de ret kararı verdi</strong></p>

<p>Nancy Mensah'ın sınır dışı işleminin durdurulması için yaptığı acil başvuru Oldenburg İdare Mahkemesi tarafından reddedildi.</p>

<p>Mahkeme, Almanya'da uzun yıllar yaşamış olmanın tek başına süresiz oturma hakkı sağlamadığını belirtti. Kararda, Mensah'ın Almanya'daki sosyal, ekonomik ve dil uyumu ile partneriyle ilişkisi değerlendirilmesine rağmen, evli olmamaları nedeniyle aile birliği kapsamında yasal korumadan yararlanamadığı ifade edildi.</p>

<p>Yetkililer ayrıca uzun süreli ikamet, düzenli çalışma veya evlilik planlarının tek başına oturma izni için yeterli hukuki dayanak oluşturmadığını vurguladı.</p>

<p><strong>"Yarım saat içinde hazırlanması istendi"</strong></p>

<p>Mensah, iş çıkışı eve döndüğünde polis ekipleriyle karşılaştığını ve yalnızca yarım saat içinde eşyalarını toplamasının istendiğini anlattı.</p>

<p>Sınır dışı edilmesini "travmatik" olarak nitelendiren Mensah, Gana'da kız kardeşinin yanında yaşamaya başladığını ancak gelirinin, sağlık sigortasının ve çalışan banka kartlarının bulunmadığını söyledi. Hayatını Almanya'da kurduğunu belirten Mensah, en büyük endişesinin geride bıraktığı partneri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sağlık sorunları bulunan Heiko Becker'in bakımı ise şimdilik yakınları ve arkadaşlarının desteğiyle sürdürülüyor. Çiftin ortak yaşadığı evi kaybetme riski bulunduğu da belirtiliyor.</p>

<p><strong>Karara siyasetçiler ve işvereni tepki gösterdi</strong></p>

<p>Sınır dışı kararı Borkum Adası'nda geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Mensah'ın uzun yıllardır görev yaptığı rehabilitasyon kliniğinin yöneticisi Christina Schmock, toplumla bütünleşmiş ve işine bağlı bir çalışanın bir gecede çalışma hayatından koparılmasının üzücü olduğunu belirterek, personel sıkıntısının yaşandığı bir dönemde böyle bir kararın ayrıca sorun yarattığını söyledi.</p>

<p>Aşağı Saksonya Mülteci Konseyi ise sınır dışı işleminin hukuken mümkün olsa bile kaçınılmaz olmadığını savundu. Konsey, Leer yönetiminin sahip olduğu takdir yetkisini kullanarak Mensah'a Almanya'da kalma imkânı sağlayabileceğini ileri sürdü.</p>

<p>Borkum'daki Yeşiller Partisi kararı "vahim bir mesaj" olarak nitelerken, SPD de uzun yıllardır çalışan ve topluma uyum sağlamış kişilerin yabancılar hukukunda daha güçlü şekilde korunması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Almanya'ya dönüş için aile birleşimi umudu</strong></p>

<p>Nancy Mensah'ın avukatı Stefan Loványi, çiftin Gana'da evlenmeyi planladığını açıkladı. Evliliğin gerçekleşmesi halinde aile birleşimi kapsamında Almanya'ya yeniden giriş için başvuru yapılması hedefleniyor.</p>

<p>Mensah'ın destekçileri de bu süreç için bağış kampanyası başlattı. Yaklaşık 5 bin avroluk kampanyayla hem Gana'da yapılması planlanan evlilik hem de aile birleşimi başvurusu kapsamında oluşacak hukuki masrafların karşılanması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Mülteci Konseyi'nden sert tepki</strong></p>

<p>Aşağı Saksonya Mülteci Konseyi ise sınır dışı kararının hukuken mümkün olsa bile kaçınılmaz olmadığını savunarak, Leer Yabancılar Dairesi'nin takdir yetkisini kullanıp Mensah'a Almanya'da kalma imkânı sağlayabileceğini belirtti. Konsey, eyalet yönetimine de olayı inceleme ve uzun yıllardır Almanya'da yaşayan kişilerin kalıcı oturma hakkına kavuşmasını kolaylaştıracak uygulamaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, KADIN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/24-yil-yasadi-calisti-partnerine-bakti-almanya-sinir-disi-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 22:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/iade-1.png" type="image/jpeg" length="10743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilgesu Erenus: Zor günlerin kadife sesli, dirençli sanatçısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/bilgesu-erenus-zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/bilgesu-erenus-zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tiyatro ve edebiyat dünyasının özgün isimlerinden Bilgesu Erenus, eserleri kadar zor dönemlerde sergilediği aydın tavrı ve dayanışmacı kimliğiyle de hafızalarda yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilgesu Erenus'un sanatçı kimliğinin ötesinde aydın sorumluluğunu ve mücadeleci duruşunu anlatan, gazeteci-yazar Turan Dolu'nun Bianet'te kaleme aldığı "Zor günlerin kadife sesli, dirençli sanatçısı" başlıklı yazıyı yayımlıyoruz.</strong></p>

<p>Dolu, 12 Eylül sonrası baskı ortamında gençlik mücadelesine destek veren Erenus'un cesaretini, dostluğunu ve aydın sorumluluğunu anlatıyor.</p>

<p>İşte Turan Dolu'nun o yazısı:</p>

<p tabindex="0"><a href="https://bianet.org/yazi/zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi-322269" rel="nofollow"><strong>Zor günlerin kadife sesli, dirençli sanatçısı</strong></a></p>

<p>"Çoğu kurumdan eyleme destek sözleri almamıza rağmen kalacak yer konusunda olumlu bir cevap alamadık. Tam bu arada sanatçı-yazar Bilgesu Erenus’tan davet geldi. Bilgesu-Müştak Erenus çifti bizi evlerine davet ediyorlardı. “Bütün kültür ve sanat insanları adına evimi açtım” diyordu Bilgesu Erenus."</p>

<p>[related-posts id="117607" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><a href="https://bianet.org/etiket/bilgesu-erenus-93396" rel="nofollow">Bilgesu Erenus</a>'un ölüm haberini bir dostumun telefonuyla öğrendim. İster istemez 40 yıl öncesine, 80 sonrası öğrenci gençliğin ilk kitlesel eylemlerle 12 Eylül karanlığını yırtmaya başladığı günlere gittim. İlk öğrenci eylemleriyle, söylemde değil tavır ve eylemde aydın bir kişiliğin buluşması bizim kişisel tanışıklığımızın zemini olmuştu.</p>

<p>"Kelaynaklar" oyunuyla tanıdığımız Bilgesu Eranus'la yolumuzun kesişmesi, tanışmamız o günkü olağanüstü koşullarda (bu ülke tarihinde olağanüstü olmayan bir dönem var mı bilmem) gösterdiği aydın sorumluluğunun, demokrat kişiliğinin, cesaretinin sonucu oldu.</p>

<p>Gençlik mücadelesinin yeniden canlanmaya başladığı, öğrenci derneklerinin kurulmaya çalışıldığı günlerdi. Baskılar, gözdağları, gözaltılar, rektörlük izni dayatmaları, adam kaçırmalar, muhbirlik dayatmaları (yani bugün de yabancısı olmadığımız birçok yöntemle) örgütlenme ve hak arama mücadelesi boğulmaya çalışılıyordu. YÖK eliyle üniversitelerde kurulan baskı, aynı zamanda binlerce öğrencinin okuldan atılmasıyla da kendini yakıcı olarak gösteriyordu.</p>

<p><img alt="" height="924" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/dergi-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p>Okuldan atılan Marmara üniversitesi öğrencisi İsa Tanrıverdi'nin intiharı sabrı taşıran damla olmuş. 27 Ekim 1986 günü 500 civarında öğrenci Sultanahmet’teki Marmara Üniversitesi önünde toplanmış, polisin gözaltıları sonrası oturma eylemine başlamıs ve 12 Eylül sonrasının ilk kitlesel öğrenci eylemini gerçekleştirmişti.</p>

<p>Bu eylemden sonra YöK'ün 44. maddesi ve Üniversiteden atılmalara karşı mücadele hız kazanmış, bir grup ögrenci derneği kurucusu toplanan imzaları meclise götürmek için Ankara'ya yola çıkarken bir grup kurucu da 7 Kasım 1986'da Çemberlitaş'taki Marmara üniversitesi Basın Yayın Öğrenci Deneği'nde açlık grevine başlamıştı. Benim de içinde bulunduğum 18 öğrencinin başlattığı açlık grevi hem öğrencilerin hem de polisin yoğun ilgisine mahzar olmuştu.</p>

<p>Gözaltı ve tutuklamalar beklendiğinden 18 öğrenciyle sınırlı tutulan eylem birkaç saat içinde polis baskınına uğramış kimlik tesbiti ve tehditlelerle açlık grevinin sonlandırması istenmiş ve derneğin bulunduğu işhanı polis ablukasına alınmıştı. Gazeteciler yoğun bir ilgiyle eylemi izliyor, polis gözaltı yerine başka baskı yöntemlerini uyguluyordu.Akşam saatlerinde hanın kapatılacağı, bu nedenle binanın boşaltılması istendiğinde hanın yöneticisiyle tartışıldı ve dernek merkezi boşaltılmadı. Geceyi burada geçirip, ertesi gün İstanbul Üniversitesi’nin önüne giderek eyleme orada devam edecektik. Saat 23:00’te polis yeniden geldi ve eylemi bitirmemiz için gözdağı verdi. Saat 23:30’da ise polis bu kez derneğin Valilik tarafından üç ay süreyle kapatıldığı kararıyla geldi ve derneğin mühürleneceğini, bu nedenle boşaltılması gerektiğini tebliğ etti. Bürokrasi gece olmasına rağmen hızlı işletilmişti. Dernek boşatıldığında eylemin biteceğini hesaplıyorlardı.</p>

<p><img alt="" height="912" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/dergi1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p>Polislerle aramızda yaşanan tartışmalardan sonra dernek boşaltıldı, ama eylem devam etti. Dışarıda yoğun bir yağmur yağıyordu ve iliklerimize kadar işleyen bir soğuk vardı. Biz on sekiz öğrenci, gazeteciler ve arkamızda bir polis ordusuyla gecenin karanlığında Sirkeci’ye doğru yürümeye başladık. Bir sabahçı kahvesi bulup oraya sığınma düşüncesindeyiz.</p>

<p>Sirkeci’de bir sabahçı kahvesine girip oturmaya başlamıştık ki polis kahveyi de kapattırdı. Sonrasında da yolumuzun üzerinde ne kadar sabahçı kahvesi varsa tek tek kapattırmaya başladılar. Yağmur ve soğuğun altında, iliklerimize kadar ıslanmış vaziyette Kabataş’a kadar yürüdük. Hedefimiz Kabataş’taki Sebil Çay Bahçesi. Sebil Çay Bahçesi 7/24 açık bir çay bahçesiydi ama vardığımızda orası da kapatılmıştı. Polis gözaltı yapmıyor, ufak tefek sataşmalarla yetiniyordu. Gazeteciler ve polislerde yağmurun ve soğuğun altında bizle beraber yürüyorlardı.</p>

<p>Gazeteciler ve polis de yağmurun ve soğuğun altında bizle beraber yürüyorlardı. Kabataş’tan tekrar Eminönü’ne yürüdük ve sabaha doğru Cağaloğlu’nda açık bir kahveyi nihayet bulduk. Sanırım polisler kahve kapatma işinden yorulmuşlardı. Bir, iki saatte üstümüzdekileri kurutup biraz ısındıktan sonra saat 07:30’da İstanbul Üniversitesi önündeki banklarda yerimizi aldık.</p>

<p>Basın gece boyu sokaklarda süren eyleme geniş yer vermiş, arkadaşlarımız ve ziyaretçiler gün boyu bizi yalnız bırakmamıştı. Yeni katılan beş öğrenciyle sayımız yirmi üçe çıkmıştı. Bütün gün sohbetler, değerlendirmelerle üniversitenin önünde geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oluşturduğumuz bir heyet çeşitli sendika, ilerici demokrat dernek merkezlerini ziyaret ederek hem eylemi ve taleplerini duyurmaya, hem de gece kalacak yer sorununu çözmeye çalışıyordu. Çoğu kurumdan eyleme destek sözleri almamıza rağmen kalacak yer konusunda olumlu bir cevap alamadık. Tam bu arada sanatçı-yazar Bilgesu Erenus’tan davet geldi. Bilgesu-Müştak Erenus çifti bizi evlerine davet ediyorlardı. “Bütün kültür ve sanat insanları adına evimi açtım” diyordu Bilgesu Erenus. “Kültürsüzleştirme politikası güden, boyutsuz insanlar yaratmak isteyen YÖK’e karşı giriştikleri bu eylemlerini destekliyorum” açıklamasıyla gerçek aydın tavrının pratik ve güzel bir örneğini sergiliyordu. "Bütün kültür ve sanat insanları adına", "kim olsa benim yaptığımı yapardı diyerek de mütevazi bir tutum sergiliyordu. Onun ve Müştak abinin açtığı ev gerçek aydının aydınlığa açtığı bir kapıydı aslında. Sadece sanatıyla değil tutum ve tavrıyla da "aydın sorumluluğunu" hatırlatıyordu bu dünyaya. Bugün aramızdan ayrılan Bilgesu Abla bu ve benzer tavırlarıyla hep aramızda yaşayacak.</p>

<p>Erenus çiftinin Cihangir’deki evlerine Beyazıt’tan yürüyerek, yürüyüşü de bir protesto biçimi olarak eyleme dönüştürerek gittik.</p>

<p>Yirmi üç kişilik bir misafir grubunu, açlık grevi eylemcilerini büyük bir misafirperverlikle ve dostlukla ağırladılar.</p>

<p>Sabaha kadar sohbetler ve Bilgesu Erenus’un gitarı eşliğinde şarkılar, Müştak Erenus’un şiir dinletileriyle geçti zaman.</p>

<p>Ertesi sabah bu kez Cihangir’den Beyazıt’a doğru uzanıyordu yürüyüş kolu. Yürüyerek vardığımız üniversite önü bu kez daha çok kalabalıktı. Öğlen saatlerinde bir basın açıklamasıyla açlık grevi bitirildi.<br />
Bilgesu Eranus'la yaşadığımız bir anıyı daha tarihin belleğine geçirerek devam edelim. Tarihe "Nisan Direnişleri" olarak geçen Tek Tip Öğrenci Derneği Yasa Tasarısına karşı tüm Türkiye genelinde birçok ilde gerçekleşen eylemler süreciydi. 14 Nisan'da o dönemin en kitlesel öğrenci protesto yürüyüşü Aksaray'dan Beyazıt'a kadar gerçekleşmiş, polis saldırısıyla onlarca yaralı ve gözaltı ile yürüyüş bitirilmeden yarıda kalmış, ancak mücadeleye büyük bir coşku ve ivme katmıştı.</p>

<p>17 Nisan'da Beyazıt Meydanı'nda 85 ögrenci ile başlayıp 300'leri aşan bir kitleselliğe ulaşan açlık grevi ve oturma eylemi başladı. Polisin vahşi saldırısı protesto ediliyor ve gözaltındaki öğrencilerin serbest bırakılması isteniyordu. Üç gün süren eylemi Bilgesu Erenus her gün ziyaret etti, saatlerce öğrencilerle beraber oturdu ve onlarla aynı havayı soludu. Ayaküstü, yasak savan bir ziyaretçi, destekçi değil bizzat içindeydi pratiğin.</p>

<p>Polis helikopteri eylemcilerin üzerine alçalıp tozu dumana kattığında Bilgesu Erenus ayağa kalktı<br />
"Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz" türküsünü başlatarak tüm kitlenin hep bir ağızdan haykırdığı bir direniş ve coşkuyu örgütledi.</p>

<p>O Solcu öğrencilerin BİLGESU ablasıydı. Sığınağıydı.</p>

<p>Zor dönemlerin dirençli sesiydi. Muhalif sanatın özel ve cesur örneklerinden biriydi...</p>

<p>Geride,<br />
paylaştığımız direniş günleri, şarkıları, sımsıcak anısı kaldı...</p>

<p>(TD/Mİ)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KADIN, KÜLTÜR, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/bilgesu-erenus-zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/bilgesu-erenus-1.jpeg" type="image/jpeg" length="60447"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamburg'da Güney Amerikalı kadınları hedef alan fuhuş ağına operasyon]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-guney-amerikali-kadinlari-hedef-alan-fuhus-agina-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-guney-amerikali-kadinlari-hedef-alan-fuhus-agina-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Hamburg kentinde Federal Polis tarafından düzenlenen geniş çaplı operasyonda, Güney Amerika'dan yaklaşık 100 kadını yasa dışı yollarla Almanya'ya getirerek fuhuş sektöründe çalıştırdığı iddia edilen 54 yaşındaki bir şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaklaşık 250 polisin katıldığı operasyonda çok sayıda adres aranırken, 13 kadının ülkede yasa dışı bulunduğundan şüphelenildiği açıklandı.</strong></p>

<p>Federal Polis ve savcılık ekipleri, perşembe sabahı Hamburg'da altı farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Baskın yapılan yerler arasında şüphelinin Hamburg-Hamm semtindeki evi ile çeşitli genelevler ve fuhuş amacıyla kullanıldığı öne sürülen daireler de yer aldı.</p>

<p>Operasyon kapsamında Hamm'daki evinde yakalanan 54 yaşındaki zanlı gözaltına alınırken, soruşturmanın ticari amaçla insan kaçakçılığı ve yasa dışı göç organizasyonu suçlamaları kapsamında yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p><strong>Yaklaşık 100 kadının Almanya'ya getirildiği öne sürülüyor</strong></p>

<p>Soruşturmaya göre zanlı, Kolombiya, Venezuela ve Dominik Cumhuriyeti başta olmak üzere Güney Amerika ülkelerinden yaklaşık 100 kadının Almanya'ya girişini organize etti.</p>

<p>İddiaya göre kadınlar Schengen Bölgesi'ne girişte kendilerini turist olarak tanıttı. Daha sonra Hamburg'a gelerek şüphelinin aracılığıyla fuhuş sektöründe çalışmaya başladı.</p>

<p>Savcılık ve Federal Polis, zanlının Hamburg'un farklı noktalarında kiraladığı daireleri kadınlara fuhuş amacıyla kiraladığını ve internet üzerindeki ilan platformları aracılığıyla müşterilere yönelik reklam hizmeti de sunduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Yüksek kiralarla maddi bağımlılık oluşturduğu iddiası</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma kapsamında zanlının kadınlardan konaklama ve müşteri bulma hizmetleri karşılığında önemli miktarda para aldığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre kadınların, kiraladıkları daireler ve ilan hizmetleri için aylık bin euronun üzerinde ödeme yapmak zorunda bırakıldığı öne sürülüyor. Federal Polis ise şüphelinin bu faaliyetlerden kişi başına haftalık yüzlerce euro gelir elde etmiş olabileceğini belirtti.</p>

<p>Yetkililer, elde edilen haksız kazancın miktarının soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>13 kadın ve çok sayıda delil bulundu</strong></p>

<p>Operasyon sırasında aranan adreslerde 13 kadın ile bir başka kişinin daha Almanya'da yasa dışı olarak bulunduğundan şüphelenildiği bildirildi.</p>

<p>Polis ekipleri ayrıca çok sayıda cep telefonu, dijital veri taşıyıcısı, çeşitli belgeler, lüks kol saatleri ile yaklaşık 20 bin euro nakit paraya el koydu. Ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle insan kaçakçılığı ağının kapsamının ortaya çıkarılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>"Kazançlı bir suç ağı ortaya çıkarıldı"</strong></p>

<p>Operasyonu yöneten Federal Polis yetkilisi Helgo Martens, soruşturmanın önemli bir başarı olduğunu belirterek, Federal Polis ile savcılığın "karmaşık ve yüksek kazanç sağlayan bir suç modelini ortaya çıkarıp durdurmayı başardığını" söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, HAMBURG, KADIN, MAGAZİN, ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-guney-amerikali-kadinlari-hedef-alan-fuhus-agina-operasyon</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/zanli.JPG" type="image/jpeg" length="21246"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazar Claudia Wuttke yıllarca uyuşturularak istismar edildiğini öne sürdü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/yazar-claudia-wuttke-yillarca-uyusturularak-istismar-edildigini-one-surdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/yazar-claudia-wuttke-yillarca-uyusturularak-istismar-edildigini-one-surdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Hamburg kentinde yaşayan yazar ve edebiyat ajansı sahibi Claudia Wuttke, eski partneri tarafından yıllarca uyuşturularak cinsel saldırıya uğradığını ve bu saldırıların gizlice kayda alındığını öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Olay, Fransa'da büyük yankı uyandıran Gisèle Pelicot davasıyla karşılaştırılırken, Almanya'da cinsel suçlarda zaman aşımı sürelerinin yeniden tartışılmasına yol açtı.</strong></p>

<p><strong>Polis görüntüleri gösterdi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>59 yaşındaki Claudia Wuttke, geçen yıl yaz aylarında polisten aldığı bir telefonla karakola çağrıldığını anlattı. Burada kendisine, eski partnerine ait bir bilgisayarda bulunan görüntülerden alınan ekran fotoğrafları gösterildi.</p>

<p>Wuttke, ilk anda görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu anlayamadığını belirterek, <strong>"Tamamen sersemlemiş haldeki bir kadını farklı cinsel saldırı sahnelerinde gördüm. Sonra o kişinin ben olduğumu fark ettim" </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında ele geçirilen bilgisayarda, Wuttke'nin yer aldığı toplam 67 görüntü bulunduğu belirtildi. Yetkililere göre görüntüler yaklaşık 16 yıllık bir dönemi kapsıyor. En son kaydın ise 2021 yılına ait olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>"Uyuşturulduğuma inanıyorum"</strong></p>

<p>Der Spiegel'e konuşan Wuttke, yaşananlardan hiçbir şekilde haberdar olmadığını söyledi. Bu nedenle saldırılar sırasında uyuşturulduğuna inandığını belirten yazar, ancak bunu bugün kanıtlamasının mümkün olmadığını ifade etti.</p>

<p>İddialara göre saldırılar yalnızca evlilik döneminde değil, çiftin ayrılmasının ardından iletişimlerini sürdürdükleri süreçte de devam etti.</p>

<p>Eski partnerin avukatı ise suçlamalar hakkında açıklama yapmayarak müvekkil sırrını gerekçe gösterdi.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/wuttke.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>67 olayın 65'i zaman aşımına uğradı</strong></p>

<p>Hamburg Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kayıtlarda yer alan 67 olayın 65'inin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle işlem dışı bırakıldığı açıklandı.</p>

<p>Savcılık ayrıca birçok olayda mağdurun "savunmasız durumda bulunduğunun" hukuken kesin şekilde ispatlanamadığını değerlendirdi. Bu nedenle daha uzun zaman aşımı sürelerinin uygulanamayacağı belirtildi.</p>

<p>Mevcut durumda yalnızca son beş yıl içinde gerçekleştiği değerlendirilen bir olay ile bir beyzbol sopasının kullanıldığı iddia edilen başka bir olay soruşturma kapsamında kaldı. Alman hukukunda "tehlikeli araç" kullanılması, zaman aşımı süresini uzatan unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu iki olayla ilgili davanın önümüzdeki dönemde görülmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Savcılık dosyayı yeniden açıyor</strong></p>

<p>Wuttke'nin, zaman aşımı nedeniyle kapatılan 65 dosyaya ilişkin karara itiraz ettiği bildirildi.</p>

<p>Der Spiegel'in aktardığı bilgilere göre, yapılan itirazın ardından Hamburg Savcılığı söz konusu dosyaları yeniden inceleme kararı aldı. Böylece daha önce kapatılan soruşturmaların tekrar değerlendirilmesinin önü açılmış oldu.</p>

<p><strong>Almanya'da zaman aşımı tartışması</strong></p>

<p>Olayın kamuoyuna yansımasının ardından Almanya'da cinsel suçlara ilişkin zaman aşımı süreleri yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Hamburg Eyaleti Adalet Senatörü Anna Gallina (Yeşiller), mevcut düzenlemenin mağdurlar açısından ciddi sorunlar yarattığını belirterek tecavüz suçlarında zaman aşımı süresinin yeniden uzatılmasını istedi.</p>

<p>Gallina, iki hafta sonra Hamburg'da düzenlenecek Adalet Bakanları Konferansı'nda tecavüz suçlarında mevcut beş yıllık zaman aşımı süresinin on yıla çıkarılmasını öneren bir girişim sunacağını açıkladı.</p>

<p>Hamburglu siyasetçi, birçok cinsel şiddet vakasının ancak yıllar sonra ortaya çıkabildiğine dikkat çekerek, mevcut düzenlemenin bazı suçların hiç yargılanamamasına neden olabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>2016 reformu yeniden tartışılıyor</strong></p>

<p>Tartışmaların merkezinde, 2016 yılında Almanya'da yürürlüğe giren cinsel suçlar reformu bulunuyor.</p>

<p>Söz konusu reformla cinsel suçlara ilişkin bazı hükümler ağırlaştırılmış olsa da, tecavüz suçlarına yönelik zaman aşımı süresinin 20 yıldan 5 yıla düşürüldüğü belirtiliyor.</p>

<p>Wuttke de kamuoyuna çıkma nedenlerinden birinin bu düzenlemenin sonuçlarına dikkat çekmek olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Gisèle Pelicot davasıyla benzerlikler</strong></p>

<p>Almanya'daki dava, Fransa'da dünya çapında ses getiren Gisèle Pelicot vakasını hatırlattı.</p>

<p>Pelicot, eski eşi tarafından yıllarca ilaçlarla bayıltılmış, ardından çok sayıda erkeğin cinsel saldırısına maruz bırakılmıştı. Fransa'da görülen davada 51 kişi çeşitli hapis cezalarına çarptırılmıştı.</p>

<p>Kamuoyu önünde mücadele etmeyi tercih eden Pelicot, daha sonra cinsel şiddete karşı mücadelenin sembol isimlerinden biri haline gelmişti.</p>

<p>Hamburg'daki soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı ve zaman aşımı tartışmalarının Alman hukukunda yeni bir değişikliğe yol açıp açmayacağı ise önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.</p>

<p><strong>Kamuoyuna çıkma nedenini anlattı</strong></p>

<p>Yazar Claudia Wuttke, yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşma kararını yalnızca kendi davası nedeniyle almadığını söyledi. Asıl amacının, cinsel suçlarda uygulanan zaman aşımı düzenlemelerine dikkat çekmek olduğunu belirten Wuttke, onlarca suçlamanın yalnızca süre aşımı nedeniyle mahkeme önüne taşınamamasını kabul edemediğini ifade etti.</p>

<p>Yazar, yaşadıklarının ortaya çıkmasının ardından ikinci bir travma yaşadığını belirterek, yıllarca sürdüğünü öne sürdüğü saldırıların büyük bölümünün hukuki açıdan artık yargılanamayacak olmasının kendisi için son derece ağır olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>Kadın örgütleri ve hukuk çevreleri tartışıyor</strong></p>

<p>Wuttke davası, Almanya'da cinsel suçların soruşturulması ve mağdurların korunmasına ilişkin mevcut düzenlemeleri yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Özellikle mağdurların olayları çoğu zaman yıllar sonra öğrenebildiği veya psikolojik nedenlerle uzun süre şikâyette bulunamadığı vakalarda, mevcut zaman aşımı sürelerinin yeterli olup olmadığı hukuk çevrelerinde tartışılıyor.</p>

<p>Hamburg Adalet Senatörü Anna Gallina da bu nedenle tecavüz suçlarında zaman aşımı süresinin uzatılması gerektiğini savunuyor. Gallina'ya göre, geç ortaya çıkan vakalarda suçların cezasız kalması, yasal koruma amacını zayıflatıyor.</p>

<p><strong>Dava yakından takip ediliyor</strong></p>

<p>Hamburg Savcılığı'nın yeniden inceleme kararı sonrasında gözler dava sürecine çevrildi. Mahkemenin önüne çıkacak dosyaların yanı sıra, savcılığın daha önce zaman aşımı nedeniyle kapattığı olaylara ilişkin yeni değerlendirmeler de kamuoyu tarafından yakından izleniyor.</p>

<p>Almanya'da geniş yankı uyandıran dava, hem cinsel suçlara ilişkin yasal düzenlemeler hem de mağdurların adalete erişimi konusunda önümüzdeki dönemde tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, KADIN, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/yazar-claudia-wuttke-yillarca-uyusturularak-istismar-edildigini-one-surdu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/4-59.JPG" type="image/jpeg" length="68510"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski RAF üyesi Daniela Klette’ye 13 yıl hapis cezası: Mahkeme salonunda protesto]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/eski-raf-uyesi-daniela-kletteye-13-yil-hapis-cezasi-mahkeme-salonunda-protesto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/eski-raf-uyesi-daniela-kletteye-13-yil-hapis-cezasi-mahkeme-salonunda-protesto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da yıllardır kamuoyunun gündeminde olan eski RAF (Kızıl Ordu Fraksiyonu) üyesi Daniela Klette davasında karar açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Verden Eyalet Mahkemesi, 67 yaşındaki Klette’yi silahlı soygunlar, gasp ve ruhsatsız silah bulundurmadan 13 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kararın açıklanmasının ardından mahkeme salonunda gergin anlar yaşanırken, Klette’nin destekçileri protesto gösterileri düzenledi.</strong></p>

<p>Mahkeme, Daniela Klette’nin Burkhard Garweg ve Ernst-Volker Staub ile birlikte 1999-2016 yılları arasında Aşağı Saksonya ve Kuzey Ren-Vestfalya eyaletlerinde çok sayıda silahlı para nakil aracı soygununa karıştığını hükme bağladı.</p>

<p>Kararda, Klette’nin: Altı ayrı “nitelikli ağır soygun”, iki “teşebbüs aşamasında ağır soygun”, ruhsatsız silah bulundurma ve kamulaştırma amaçlı soygun ile adam kaçırma suçlarından mahkûm edildiği belirtildi.</p>

<p>Mahkeme heyeti, üçlünün toplamda 2,7 milyon avroyu aşan soygundan elde edilen bu parayla yıllarca yeraltında yaşamlarını sürdürdüklerini kaydetti.</p>

<p>Hakim, Klette ile firari sanıklar Garweg ve Staub arasındaki bağın “çok güçlü” olduğunu vurgulayarak, evde bulunan DNA izlerinin ortak hareketi doğruladığını söyledi.</p>

<p><strong>RAF geçmişi yargılanmadı</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/1-202.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></strong></p>

<p>Mahkeme sürecinde dikkat çeken noktalardan biri ise, davanın doğrudan RAF üyeliği veya örgütün geçmişteki saldırılarıyla ilgili olmamasıydı. Hakim, karar boyunca defalarca:</p>

<p>“Bu dava RAF üyeliğiyle ilgili değildir” vurgusu yaptı. Ancak Klette, savunmasında siyasi geçmişini açık biçimde sahiplenmeye devam etti.</p>

<p>Klette ise savunmalarında kendisini “politik tutuklu” olarak tanımlamayı sürdürdü ve yargılamanın amacının: “Radikal sol direnişi kriminalize etmek” olduğunu savundu.</p>

<p>Mahkemede yaptığı uzun savunmada, gençlik yıllarında “daha iyi bir dünya arayışı” içinde olduğunu söyleyen Klette, kapitalist sistemi hedef aldı ve yeraltına çekilmelerini, “Radikaller olarak ancak yasadışılık içinde özgür yaşayabilirdik” sözleriyle savundu.</p>

<p><strong>Mahkeme salonunda protesto</strong></p>

<p>Kararın açıklanmasının ardından mahkeme salonunda kısa süreli arbede yaşandı. Klette’nin destekçileri “Daniela’ya özgürlük” sloganları atarak kararı protesto etti. Bazı destekçiler güvenlik görevlileri tarafından salondan çıkarıldı. Protesto gösterisinin mahkeme önünde de sürmesi dikkat çekti.</p>

<p><img alt="" height="449" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/pankart-2.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Mahkeme binasının dışında da yaklaşık 30 kişilik bir grup “Daniela ile dayanışma” pankartları taşıdı.</p>

<p>Duruşma boyunca Klette’nin destekçileri sık sık alkışlarla dayanışma gösterirken, Klette’nin de izleyicilere gülümseyip el salladı.</p>

<p><strong>Zırhlı para nakil aracına silahlı saldırı</strong></p>

<p>Mahkemenin en ağır değerlendirdiği olaylardan biri, 2015 yılında Cremlingen’de gerçekleştirilen zırhlı para nakil aracı saldırısı oldu.</p>

<p>Mahkeme kararına göre: Güvenlik görevlileri roketatar görünümlü sahte bir silahla tehdit edildi. Nakil aracına ateş açıldı, bir görevli bağlandı, olay sonrası güvenlik çalışanları ciddi travma yaşadı.</p>

<p>Hakim, saldırılarda insanların ölümünün göze alındığını belirterek: “Bu şekilde ateş eden biri ölümcül sonuçları da kabul etmiş olur” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Buna rağmen mahkeme, saldırılarda “kasten öldürmeye teşebbüs” suçunun oluşmadığına hükmetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Klette'nin avukatları: “Kanıt yok”</strong></p>

<p>Klette’nin avukatları ise müvekkillerinin soygunlara katıldığına dair kesin kanıt bulunmadığını savundu.</p>

<p>Savunma avukatları yalnızca Klette’nin evinde bulunan silahlar nedeniyle “silah yasasını ihlal” suçunun sabit olduğunu ileri sürerek beraat talep etti. Avukatlar karar açıklanırken temyiz başvurusunda bulundu.</p>

<p>Dava Almanya’da yalnızca adli bir süreç olarak değil, aynı zamanda ülkedeki sol hareketlerin tarihsel mirası açısından da yoğun biçimde tartışılıyor.</p>

<p>Birçok yorumcuya göre dava, Almanya’nın radikal sol geçmişiyle yüzleşmesi için önemli bir fırsattı.</p>

<p>Yorumlarda özellikle şu sorular öne çıkıyor: Politik şiddetin sınırı nedir? Sistem karşıtı mücadele hangi noktada meşruiyetini kaybeder? Devlet baskısı ile silahlı mücadele arasındaki ilişki nasıl değerlendirilmeli?</p>

<p><strong>Yeni dava kapıda</strong></p>

<p>Daniela Klette hakkında önümüzdeki dönemde yeni bir dava daha açılması bekleniyor.</p>

<p><img alt="" height="320" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/weiterstadt-cezaevi.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="480" /></p>

<p>Federal Savcılık, Klette’yi 1990’lı yıllarda RAF tarafından gerçekleştirilen bazı saldırılar nedeniyle de yargılamak istiyor. Bunlar arasında 1993 yılında yüksek güvenlikli Weiterstadt Cezaevi binasına düzenlenen bombalı saldırı da bulunuyor.</p>

<p>Frankfurt Yüksek Eyalet Mahkemesi’nin yeni iddianameyi kabul edip etmeyeceği önümüzdeki süreçte belli olacak.</p>

<p>Öte yandan Klette’nin firari olduğu belirtilen eski RAF üyeleri Burkhard Garweg ve Ernst-Volker Staub hâlâ Alman güvenlik güçleri tarafından aranıyor. Yetkililer, iki ismin uzun yıllardır sahte kimliklerle yeraltında yaşamayı sürdürdüğünü değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, KADIN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/eski-raf-uyesi-daniela-kletteye-13-yil-hapis-cezasi-mahkeme-salonunda-protesto</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 08:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/klette2.JPG" type="image/jpeg" length="36140"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Polis merkezinde gizli kamera skandalı: Kadın meslektaşlarını duşta görüntüledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamburg’daki bir polis merkezinde görev yapan 28 yaşındaki polis memuru, kadın meslektaşlarını duş ve soyunma alanlarında gizlice kameraya aldığı için açığa alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın Hamburg kentinde bir polis merkezinde yaşanan gizli kamera skandalı gündeme oturdu. Hamburg Emniyeti, bir polis memurunun kadın meslektaşlarını duş ve yıkanma alanlarında gizlice görüntülediği şüphesiyle hakkında soruşturma başlatıldığını doğruladı.</strong></p>

<p>Olayın, Hamburg şehir merkezindeki Caffamacherreihe’de bulunan 14 No’lu Polis Merkezi’nde meydana geldiği belirtildi. Yaklaşık 240 polisin görev yaptığı karakolda 85 civarında kadın polis memurunun çalıştığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Gizli kamerayı kadın polis fark etti</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan haberlere göre, 28 yaşındaki polis memuru Mihail L.’nin kadınlara ait duş alanına küçük bir casus kamera yerleştirdiği açıklandı. Kameranın, bir kadın polis tarafından tesadüfen fark edildiği ve durumun hemen amirlere bildirildiği aktarıldı.</p>

<p>Habere göre olay sonrası soruşturmacılar ikinci bir kamera yerleştirerek şüpheliyi takip etti. Kısa süre sonra duş alanındaki kamerayı kontrol etmeye gelen polis memurunun suçüstü yakalandığı belirtildi.</p>

<p><strong>Evi arandı, elektronik cihazlarına el konuldu</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında şüpheli polisin görev yaptığı birim ve evi arandı. Polis ekiplerinin bilgisayarlar, veri depolama cihazları ve çeşitli elektronik ekipmanlara el koyduğu bildirildi.</p>

<p>Hamburg İçişleri Kurumu Sözcüsü Daniel Schaefer, olayın İç Soruşturmalar Birimi (DIE) tarafından yürütüldüğünü açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamburg Polisi Sözcüsü Sebastian Born ise polis memurunun görevden uzaklaştırıldığını belirterek, “Polis Başkanı tarafından memurun görev yapması ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır” dedi.</p>

<p>Şüpheli polisin hizmet silahı ve polis kimliği de geri alındı. Hakkında ayrıca disiplin soruşturması başlatıldı.</p>

<p><strong>Görüntülerin internette paylaşılıp paylaşılmadığı araştırılıyor</strong></p>

<p>Eyalet Kriminal Dairesi’ne (LKA) bağlı uzman ekiplerin, ele geçirilen dijital materyalleri incelemeye başladığı bildirildi. Soruşturmada, gizlice çekildiği iddia edilen görüntülerin internette yayımlanıp yayımlanmadığı ya da satılıp satılmadığı da araştırılıyor.</p>

<p>Şüphelinin kadın meslektaşlarını ne kadar süredir gizlice görüntülediğinin ise henüz netlik kazanmadı.</p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre, 28 yaşındaki polis memurunun kısa süre önce ebeveyn izninden dönerek yeniden göreve başladığı ifade edildi.</p>

<section dir="auto">
<p>İçişleri bünyesindeki İç Soruşturmalar Birimi’nin (Dezernat Interne Ermittlungen) olaya el koyduğu belirtilirken, polis memuru hakkında ayrıca disiplin soruşturması başlatıldığı aktarıldı. Şüpheli memurun silahı ve görev kimliği de geri alındı. İddiaların doğrulanması halinde ise yalnızca görevini değil, memur statüsünü ve emeklilik haklarını da kaybedebileceği kaydedildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, BİLİM-TEK, HAMBURG, KADIN, MAGAZİN, ÖZEL HABER, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/polis-8.png" type="image/jpeg" length="55534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de “Yöresine Değer Katan Önder Kadın” Ödülü Pınar Okyay’ın oldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/izmirde-yoresine-deger-katan-onder-kadin-odulu-pinar-okyayin-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/izmirde-yoresine-deger-katan-onder-kadin-odulu-pinar-okyayin-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#000000">İzmir’de kadınların eğitimine, toplumsal yaşamda güçlenmesine ve kendi ayakları üzerinde durabilmesine yıllardır katkı sunan Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) İzmir Şubesi, Dostluk Toplantısı kapsamında 13 Nisan’da düzenlediği gecede özel bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.</span></strong></p>

<p><span>Fulya OMAÇ / İZMİR</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gecede, 2026 yılı “Yöresine Değer Katan Önder Kadın Ödülü”, halk sağlığı alanındaki bilimsel çalışmaları, toplumsal katkıları ve örnek liderliği nedeniyle Prof. Dr. Pınar Okyay’a takdim edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Kamuya Yararlı Dernek” statüsüyle ulusal ve uluslararası düzeyde çalışmalarını sürdüren, Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu (GWI) ve Avrupa Üniversiteli Kadınlar Federasyonu (UWE) üyesi TÜKD İzmir Şubesi’nin düzenlediği törende davetliler Swissôtel Büyük Efes İzmir’de bir araya geldi. Dostluk Toplantısı Ödül Töreni’nde kadınların birbirine açtığı yollar, dokunduğu hayatlar, dayanışma ve büyüyen umutlar paylaşılırken, etkinlik salonda sıcak ve samimi bir atmosfer içinde gerçekleşti.</span></p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/4-55.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000">“KADINLARIN YOLCULUĞUNA EŞLİK ETMEYE DEVAM EDİYORUZ”</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Gecede bir konuşma yapan TÜKD İzmir Şube Başkanı Semra Marmara, derneğin geçmişten bugüne uzanan yolculuğunu hatırlatarak, kadınların eğitimde güçlenmesi, sosyal yaşamda daha görünür olması ve karar mekanizmalarında söz sahibi olabilmesi için yürütükleri çalışmaları anlattı. Cumhuriyetin öncü kadınları tarafından 1949 yılında kurulan TÜKD’nin bugün 31 şubeyle faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Marmara, “İzmir Şubesi olarak 150 kız üniversite öğrencisine burs sağlıyoruz. Bununla birlikte kadınların yükseköğrenime erişimini desteklemek, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini yaygınlaştırmak, eşit, bilinçli yurttaşlar olarak haklarının savunulması ve çağdaş, aydın bir toplumun gelişimine katkı sağlamak amacıyla genç kadınların hayatına dokunan ve gelişimine yönelik projeleri de kararlılıkla yürütüyoruz” diye konuştu.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" height="488" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/3-68.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Ödül, Semra Marmara tarafından Prof. Dr. Pınar Okyay’a takdim edildi</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TOPLUMSAL FAYDAYA ADANMIŞ BİR BİLİM YOLCULUĞU</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Ödülün taşıdığı anlamı da paylaşan Marmara, bu buluşmanın yalnızca başarıları onurlandırmakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda topluma değer katan, yol açan ve ilham veren kadınların hikayelerine de alan açtığını söyledi. Bu çerçevede Prof. Dr. Pınar Okyay’ın emeği ve bilgi birikimiyle topluma dokunan bir akademik yolculuk yürüttüğünü belirten Marmara, “Halk sağlığı alanında uzun yıllara dayanan birikimiyle tanınan Prof. Dr. Pınar Okyay, epidemiyoloji, kadın sağlığı ve afetler üzerine önemli çalışmalar yürüttü. Pandemi sürecinde Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu’nda görev alarak kritik bir dönemde sorumluluk üstlendi. Akademik kariyerinin yanı sıra yerel yönetimde üstlendiği görevlerle de topluma hizmet etmeyi sürdürüyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p></p>

<p><span style="color:#000000">Prof. Dr. Pınar Okyay’a verilen ödül, salonda duygusal anlara sahne olurken, program kapsamında derneğe uzun yıllar emek veren önceki dönem Şube Başkanı Esen Alpagut’a da teşekkür plaketi sunuldu. Ayrıca bursiyer öğrencilere yönelik kültürel etkinlikler ve gençlerin aktif rol aldığı “Genç Meşaleler” projesi hakkında bilgi paylaşıldı. Gençlerin katılımı, gecenin en dikkat çeken anlarından biri oldu. TÜKD İzmir Şubesi, kadınların güçlenmesine ve genç kadınların eğitim yolculuğuna destek sunan çalışmalarını sürdürme kararlılığını yineledi.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>3.SAYFA, EĞİTİM, GENEL, KADIN, MEDYA, ÖZEL HABER, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/izmirde-yoresine-deger-katan-onder-kadin-odulu-pinar-okyayin-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 08:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/1-194.jpeg" type="image/jpeg" length="74666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski RAF üyesi Klette’nin avukatlarından mahkemeye reddi hakim başvurusu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/eski-raf-uyesi-klettenin-avukatlarindan-mahkemeye-reddi-hakim-basvurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/eski-raf-uyesi-klettenin-avukatlarindan-mahkemeye-reddi-hakim-basvurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Verden kentinde görülen davada, eski Kızıl Ordu Fraksiyonu (RAF) üyesi Daniela Klette’nin avukatları mahkemenin tarafsızlığına ilişkin ciddi itirazlarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Savunma, DNA delillerine ilişkin bilirkişi raporlarının yeterince sorgulanmadığını öne sürerek hakimler ve jüri üyeleri hakkında iki ayrı “reddi hakim” başvurusunda bulundu.</strong></p>

<p>Verden Eyalet Mahkemesi’nde görülen davada 67 yaşındaki Klette, eski RAF üyeleri Burkhard Garweg ve Ernst-Volker Staub ile birlikte yeraltındaki yaşamlarını finanse etmek amacıyla çok sayıda para nakil aracı ve süpermarket soygunu gerçekleştirmekle suçlanıyor. Soruşturma kapsamında kaçış araçlarında bulunan DNA karışım izleri incelenmiş, bir bilirkişi bu izler arasında Klette’ye ait DNA bulunduğunu belirtmişti.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/klette-mahkemesi.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Savunma ise söz konusu bilirkişinin çalışmasının tarafsız ve usule uygun olmadığını savunuyor. Avukatlar, uzmanın polis gibi araştırma yürüttüğünü ve DNA örneklerini normalde uygulandığı gibi anonimleştirilmiş biçimde değil, ilgili kişilerin isimlerini bilerek analiz ettiğini ileri sürdü. Bu nedenle savunma yeni bir bilirkişi raporu hazırlattı ve uzman hakkında tarafsızlık itirazında bulundu.</p>

<p>Mahkeme ise bu talebi reddederek bilirkişinin çalışmalarını “son derece titiz” bulduğunu açıkladı. Bunun üzerine Klette’nin avukatları, üç profesyonel hakim ile iki jüri üyesi hakkında da tarafsızlık itirazı yaptı. Mahkeme yayımladığı kararda, DNA raporlarının “objektifliği ve tutarlılığı konusunda herhangi bir şüphe bulunmadığını” vurguladı.</p>

<p>Savunma bunun ardından tüm mahkeme heyeti hakkında ikinci bir reddi hakim başvurusunda bulundu. Avukatlar, müvekkillerinin mahkemenin suçluluğuna şimdiden kanaat getirdiğinden endişe duyduğunu ve ortaya çıkan şüphelerin görmezden gelindiğini ileri sürdü.</p>

<p>Reddedilme taleplerine ilişkin kararı Verden Eyalet Mahkemesi’nin başka bir dairesi verecek. Mahkeme sözcüsüne göre kararın hafta sonuna kadar açıklanması bekleniyor. Başvurular kabul edilse bile davanın önemli ölçüde gecikmesi beklenmiyor; çünkü yedek hakimler süreci başından beri takip ediyor.</p>

<p>Mahkemenin verdiği bilgilere göre dava beklenenden daha erken sona erebilir. Daha önce eylül ayına kadar planlanan duruşmaların ardından, Paskalya’dan sonra tarafların esas hakkındaki mütalaalarını sunabileceği ifade edildi.</p>

<p><img alt="" height="396" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/raf-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="704" /></p>

<p><strong>30 yıl sonra yakalandı</strong></p>

<p>Alman polisi tarafından 30 yıldır aranan Daniela Klette, 26 Şubat 2024 tarihinde başkent Berlin'in Kreuzberg semtinde bir ihbar sonucu gözaltına alınmıştı. Sonraki günlerde ise davanın savcısı Markus Heusler, on yıllardır kaçak olan 65 yaşındaki Klette'nin silahlı soygun ve cinayete teşebbüs suçlamalarından dolayı tutuklandığını açıklamıştı.</p>

<p><strong>2,7 milyon euroluk soygun serisi</strong></p>

<p>Geçen yıl 25 Mart’ta yoğun güvenlik önlemleriyle başlayan davada, Klette'nin 1999 ile 2016 yılları arasında 13 soyguna karıştığı ve bazı olaylarda cinayete teşebbüs ettiği öne sürülüyor.</p>

<p>2024 Şubat ayından bu yana Vechta kadın cezaevinde tutuklu bulunan Klette’nin, hâlâ firari olan Ernst-Volker Staub ve Burkhard Garweg ile birlikte toplam 2,7 milyon euroyu gasp ettiğiı iddia ediliyor.</p>

<p><strong>RAF bağlantısı ve geçmiş suçlamalar</strong></p>

<p>Klette ayrıca, 1993’te Weiterstadt Cezaevi’ne yönelik bombalı saldırı, 1991’de Bonn’daki ABD Büyükelçiliği’ne yapılan RAF saldırısı ile de ilişkilendiriliyor. Ancak savunma avukatları, Klette’nin RAF üyeliğinin “kanıtlanmadığını” ve bu bağlantının mevcut davayla ilgisinin bulunmadığını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, KADIN, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/eski-raf-uyesi-klettenin-avukatlarindan-mahkemeye-reddi-hakim-basvurusu</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/klette1-1.JPG" type="image/jpeg" length="47830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'da 168 çocuğun öldüğü okul saldırısı: Analizler ABD Tomahawk füzesini gösteriyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/iranda-168-cocugun-oldugu-okul-saldirisi-analizler-abd-tomahawk-fuzesini-gosteriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/iranda-168-cocugun-oldugu-okul-saldirisi-analizler-abd-tomahawk-fuzesini-gosteriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran’ın Minab kentinde bir kız okuluna düzenlenen ve çoğunluğu çocuk en az 168 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili tartışmalar sürüyor. Yeni ortaya çıkan görüntüler ve yapılan analizler, saldırının ABD’ye ait Tomahawk seyir füzesiyle gerçekleşmiş olabileceğine dair iddiaları tekrar gündeme getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İran’ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı tarafından yayımlanan birkaç saniyelik video görüntüsü, saldırının gerçekleştiği ana ait olduğu iddiasıyla paylaşıldı. </strong></p>

<p>Görüntüler üzerinde inceleme yapan araştırmacı gazetecilik platformu Bellingcat, videoda ABD’ye ait bir Tomahawk seyir füzesinin okulun yakınındaki İran Devrim Muhafızları’na ait bir tesise isabet ettiğini ve aynı anda okul çevresinden dumanların yükseldiğinin görüldüğünü belirtti.</p>

<p></p>

<p><strong>NYT: Tomahawk füzelerini bölgede yalnızca ABD kullanıyor</strong></p>

<p>New York Times (NYT) tarafından yapılan analizde de, saldırının yaşandığı sırada okulun hemen yakınında bulunan İran Devrim Muhafızları’na ait bir deniz üssünün ABD tarafından hedef alındığı ifade edildi. Gazete, çatışmada yer alan güçler arasında Tomahawk füzelerini kullanan tek tarafın ABD ordusu olduğunu vurguladı.</p>

<p>NYT’nin uydu görüntüleri, doğrulanmış videolar ve sosyal medya paylaşımlarını inceleyerek hazırladığı habere göre, kız okulunda meydana gelen hasarın zamanlaması, yakındaki askeri tesise yönelik saldırılarla aynı ana denk geliyor.</p>

<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de daha önce yaptığı açıklamada, ABD Donanması’nın 28 Şubat’ta İran güçlerine karşı Tomahawk tipi seyir füzeleri kullandığını doğrulamıştı.</p>

<p><strong>Trump İran’ı suçlamıştı</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, saldırının ardından yaptığı açıklamada kız okulunun bombalanmasından İran’ı sorumlu tutmuş ve<strong> “Bana göre ve gördüklerime dayanarak bunu İran yaptı”</strong> ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise New York Times’ın soruları üzerine ABD’nin okulun vurulmasından sorumlu olup olmadığı konusunda “bildikleri kadarıyla böyle bir durum olmadığını” söyledi ve olayla ilgili ABD Savunma Bakanlığı’nın inceleme başlattığını belirtti.</p>

<p><img alt="" height="456" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/iran-okul.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Okul askeri tesisin hemen yanında bulunuyordu</strong></p>

<p>Araştırmalara göre saldırıya uğrayan Shajarah-Tayyebeh Kız Okulu, İran Devrim Muhafızları’na ait bazı binaların bulunduğu alanın hemen yanında yer alıyor. Uydu görüntülerinde okulun spor sahası gibi tipik bir eğitim kurumu özellikleri taşıdığı görülüyor.</p>

<p>BBC’ye konuşan Oregon State Üniversitesi’nden uydu görüntüsü analisti Jamon Van den Hoek, bölgede birbirine oldukça yakın çok sayıda isabet noktası bulunduğunu belirterek saldırının belirli hedeflere yönelik yapılmış olabileceğini söyledi. Ancak uzman, hedefin tam olarak ne olduğunun henüz bilinmediğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uluslararası soruşturma çağrısı</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma talep etti. Kurum yetkilileri, saldırının koşullarına bağlı olarak savaş suçu kapsamına girebileceğini belirtti.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) de eğitim kurumlarının hedef alınmasını kınayarak, <strong>“Bir öğrenim ortamında öğrencilerin öldürülmesi, uluslararası insancıl hukuk kapsamında okullara tanınan korumanın ciddi ihlalidir” </strong>açıklamasında bulundu.</p>

<p>İsrail ordusu ise olayın yaşandığı bölgede o tarihte herhangi bir askeri operasyonlarının bulunmadığını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, KADIN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/iranda-168-cocugun-oldugu-okul-saldirisi-analizler-abd-tomahawk-fuzesini-gosteriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/okul-iran.JPG" type="image/jpeg" length="34490"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa’nın birçok kentinde 8 Mart coşkusu: Kadınlar eşitlik ve özgürlük taleplerini haykırdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupanin-bircok-kentinde-8-mart-coskusu-kadinlar-esitlik-ve-ozgurluk-taleplerini-haykirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupanin-bircok-kentinde-8-mart-coskusu-kadinlar-esitlik-ve-ozgurluk-taleplerini-haykirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Avrupa’nın birçok kentinde düzenlenen yürüyüş ve mitinglerle kutlandı. Almanya’nın Köln, Hamburg ve Nürnberg kentleri ile İngiltere’nin Londra, Fransa’nın Lyon ve Belçika’nın Brüksel kentinde on binlerce kadın, eşitlik, özgürlük ve barış talepleriyle sokaklara çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa’nın birçok kentinde düzenlenen 8 Mart etkinliklerinde kadınlar, eşit haklar, savaş karşıtı mücadele ve uluslararası dayanışma çağrılarını güçlü biçimde dile getirdi.</strong></p>

<p>Almanya’nın Köln kentinde de farklı kadın örgütlerinin oluşturduğu 8M Bündnis çağrısıyla düzenlenen yürüyüşe yaklaşık 20 bin kişi katıldı.</p>

<p>Köln'deki Heumarkt Meydanı’nda saat 14.00’te toplanmaya başlayan kalabalık, saat 16.00’da yürüyüşe geçerek akşam saatlerinde düzenlenen kapanış mitingiyle eylemi sonlandırdı.</p>

<p>Yürüyüş boyunca “Jin, Jiyan, Azadî”, “Kadın yoksa devrim de yok”, “Yaşasın enternasyonal dayanışma” ve “Kadınlar faşizme, savaşa ve yoksulluğa karşı” sloganları atıldı. Konuşmalarda savaş politikalarının yarattığı yoksulluk, Ortadoğu’daki çatışmalar ve kadına yönelik şiddet konuları öne çıktı. Alman hükümetinin savaş politikalarına yönelik eleştiriler de dile getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hamburg’da binlerce kişi sokaktaydı</strong></p>

<p>Almanya’nın Hamburg kentinde de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen protestoya binlerce kişi katıldı. Kentin simge noktalarından Landungsbrücken istasyonu önünde başlayan yürüyüşte kadın hakları savunucuları, eşit haklar, kadınlara yönelik şiddetin sona ermesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği taleplerini dile getirdi. Renkli pankartların taşındığı eyleme Filistin yanlısı aktivistler, çevre hareketleri ve zorunlu askerlik karşıtı gruplar da destek verdi. Kent merkezinde gerçekleştirilen gösteri boyunca güvenlik güçleri geniş önlem alırken, eylem genel olarak barışçıl bir atmosferde sona erdi.</p>

<p><strong>Nürnberg’de ekonomik kriz ve sağ politikalara tepki</strong></p>

<p>Bavyera eyaletinin Nürnberg kentinde de kadınlar 8 Mart kapsamında sokaklara çıktı. Gostenhof semtinden başlayan yürüyüşte kadın örgütleri ve feminist inisiyatifler, artan ekonomik kriz, işsizlik ve sağ politikaların kadınlar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Katılımcılar, güvencesiz çalışma koşulları ve sosyal haklardaki gerilemeye karşı mücadele çağrısı yaparken “Kadınlar birlikte güçlü”, “Eşitlik, özgürlük, dayanışma” ve “Kadın grevi” sloganları öne çıktı.</p>

<p><strong>Brüksel’de göçmen ve yerli kadınlar yan yana yürüdü</strong></p>

<p>Belçika’nın başkenti Brüksel’de ise Dünya Kadın Yürüyüşü’nün Belçika bileşenlerinin çağrısıyla Place Albertine Meydanı’nda on binlerce kadının katıldığı bir protesto gösterisi düzenlendi. Göçmen ve Belçikalı kadınların birlikte yürüdüğü etkinlikte emperyalist savaşlara, patriyarkaya ve militarizme karşı sloganlar öne çıktı. Protesto şeklinde devam eden eylemlerde ayrıca “Savaş için değil, hayat için bütçe” talebi dile getirildi.</p>

<p><strong>Londra’da kadınlar savaş ve ırkçılığa karşı yürüdü</strong></p>

<p>İngiltere’nin başkenti Londra’da ise yürüyüş, Londra Kadın Dayanışma Platformu çağrısıyla gerçekleştirildi. Türkiyeli ve Kürdistanlı kadın örgütleri, yöre dernekleri ve Alevi kurumlarının yer aldığı platformun düzenlediği yürüyüş Haringey’de Manor House’tan Turnpike Lane’e kadar sürdü.</p>

<p><strong>Lyon’da on binler yürüdü</strong></p>

<p>Fransa’nın Lyon kentinde düzenlenen 8 Mart eylemine de on binlerce kişi katıldı. “Kadın Grevi” şiarıyla gerçekleştirilen yürüyüş Place Jean Macé Meydanı’nda başlayarak Place Bellecour’da sona erdi.</p>

<p>Eylemde eşit işe eşit ücret, ev içi emeğin görünür kılınması, kadına yönelik şiddete karşı mücadele ve emperyalist savaşlara tepki öne çıkan talepler oldu. Sendikalar, feminist kolektifler, göçmen kadın örgütleri ve antifaşist gençlik hareketleri yürüyüşte birlikte yer aldı.</p>

<p><strong>Almanya’dan eşitlik mesajı</strong></p>

<p>8 Mart dolayısıyla açıklamalarda bulunan Almanya Kadın ve Aile Bakanı Karin Prien, ülkede toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda önemli ilerlemeler sağlandığını ancak hâlâ yapılması gerekenler olduğunu söyledi.</p>

<p>Prien, kadınların özellikle yönetim ve liderlik pozisyonlarında daha fazla temsil edilmesi gerektiğini vurgulayarak, eşitliğin yalnızca bir hak meselesi değil aynı zamanda ekonomik geleceğin de önemli bir parçası olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KADIN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupanin-bircok-kentinde-8-mart-coskusu-kadinlar-esitlik-ve-ozgurluk-taleplerini-haykirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/kadinlar-yuruyusu.jpeg" type="image/jpeg" length="86158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Epstein davasını sarsan tanıklık: Virginia Giuffre’nin ölümünden sonra yayımlanan anıları]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/epstein-davasini-sarsan-taniklik-virginia-giuffrenin-olumunden-sonra-yayimlanan-anilari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/epstein-davasini-sarsan-taniklik-virginia-giuffrenin-olumunden-sonra-yayimlanan-anilari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jeffrey Epstein ve Ghislaine Maxwell davasının seyrini değiştiren en kritik isimlerden biri olan Virginia Roberts Giuffre, ölümünden sonra yayımlanan anılarıyla dünya kamuoyunda yeni bir sarsıntı yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Giuffre’nin, yaşamını yitirmeden önce özellikle yayımlanmasını istediği “Nobody’s Girl – Hiç Kimsenin Kızı”, küresel ölçekte korunduğu iddia edilen bir istismar ağını, kendi sözleriyle ve yeni ayrıntılarla ifşa ediyor.</strong></p>

<p>ABD’li milyarder Jeffrey Epstein’e karşı yıllardır süren mücadelenin en görünür isimlerinden biri olan Giuffre’nin, gazeteci Amy Wallace ile birlikte kaleme aldığı kitap, 21 Ekim 2025’te yayımlandı. Eser, yalnızca kamuoyuna mal olmuş anlatıların bir tekrarı değil; Giuffre’nin yaşadıklarıyla doğrudan yüzleştiği, sistematik istismarı ve cezasızlık kültürünü kendi sesiyle anlattığı kapsamlı bir tanıklık metni olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="" height="577" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/1-182.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="555" /></p>

<p><strong>Sessizliğin bozulduğu an</strong></p>

<p>Dünya kamuoyu Virginia Giuffre’yi, pedofili suçlarından hüküm giymiş Epstein ve onun en yakın ortağı Ghislaine Maxwell aleyhine açtığı davalarla tanıdı. Yıllar süren sessizliğini bozma kararı, yalnızca kendi hayatında değil; siyaset, iş dünyası ve monarşiye kadar uzandığı iddia edilen bir istismar ağının çözülmesinde de dönüm noktası oldu.</p>

<p>Giuffre, henüz 17 yaşındayken York Dükü Prens Andrew ile cinsel ilişkiye zorlandığını öne sürmüş, bu iddialar uluslararası yankı uyandırmıştı. Prens Andrew ile çekilmiş tek bir fotoğraf, “dokunulmaz” kabul edilen kraliyet itibarının sorgulanmasının simgelerinden biri haline geldi. Prens Andrew suçlamaları reddetse de, 2022 yılında Giuffre ile mahkeme dışı uzlaşmaya varıldı.</p>

<p><strong>“Seks kölesi olarak öleceğimden korktum”</strong></p>

<p>BBC’nin yayımlanmasından önce ulaştığı kitap kopyasında Giuffre, Epstein ve çevresinden duyduğu korkuyu çarpıcı ifadelerle aktarıyor. “<strong>Epstein’in ve çevresinin elinde seks kölesi olarak öleceğimden korktum</strong>” diyen Giuffre, maruz kaldığı şiddetin boyutlarını açık ve dolaysız bir dille anlatıyor.</p>

<p>Kitapta yer alan anlatıma göre Giuffre, Prens Andrew ile üç kez cinsel ilişkiye girdiğini, bunlardan birinin Epstein ve yaklaşık sekiz genç kadının bulunduğu bir ortamda gerçekleştiğini yazdı. Prens Andrew bu iddiaları bir kez daha kesin bir dille reddederken, Buckingham Sarayı kitap ve yeni iddialarla ilgili yorum yapmadı.</p>

<p><strong>“Acıdan bayılmayı diledim”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Giuffre, anılarında Epstein’in kendisine sadomazoşist cinsel şiddet uyguladığını belirterek yaşadığı travmayı şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p><strong>“O kadar çok acı çektim ki, bayılmayı diledim.”</strong></p>

<p>Giuffre, Epstein’in eski sevgilisi Ghislaine Maxwell’den de derin bir korku duyduğunu yazdı. Maxwell’in kendisini Prens Andrew ile tanıştırdığını ve ilişkileri organize ettiğini öne süren Giuffre’nin suçlamaları, Maxwell’in ABD’de insan ticareti ve reşit olmayanların istismarı suçlarından aldığı 20 yıllık hapis cezasıyla yeniden gündeme geldi.</p>

<p><strong>Ölümünden sonra gelen tanıklık</strong></p>

<p>Virginia Giuffre, 25 Nisan 2025’te 41 yaşında hayatını kaybetti. Ölümünden önce, ödüllü gazeteci Amy Wallace ile birlikte kitabını tamamlayan Giuffre, yayınevine gönderdiği bir e-postada, başına ne gelirse gelsin bu kitabın yayımlanmasını istediğini açıkça belirtmişti.</p>

<p>Yayınevi Alfred A. Knopf, Giuffre’nin ölümünden 25 gün önce gönderdiği mesajda, kitabın amacını “savunmasız bireylerin ticaret malzemesi haline gelmesine izin veren sistematik zaafları ortaya koymak” sözleriyle ifade ettiğini açıkladı.</p>

<p><strong>Türkiye’de de okurla buluşacak</strong></p>

<p>“Hiç Kimsenin Kızı”, Türkiye’de Kırmızı Kedi Yayınları etiketiyle yayımlanacak. Kitap, yalnızca bireysel bir yaşam öyküsü değil; güç ilişkileri, cezasızlık ve suskunluk kültürüne karşı verilen bir adalet mücadelesinin belgesi olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Giuffre’nin tanıklığı, ölümünden sonra bile Epstein dosyasının kapanmadığını ve küresel ölçekte hesap sorulması gereken soruların hâlâ ortada durduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, KADIN, MAGAZİN, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/epstein-davasini-sarsan-taniklik-virginia-giuffrenin-olumunden-sonra-yayimlanan-anilari</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/11-23.jpg" type="image/jpeg" length="28211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da CDU Kadınlar Birliği’nden burka ve peçe yasağı çağrısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cdu-kadinlar-birliginden-burka-ve-pece-yasagi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cdu-kadinlar-birliginden-burka-ve-pece-yasagi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da Hristiyan Demokrat Birliği’ne (CDU) bağlı Frauen Union der CDU Deutschlands (CDU Almanya Kadınlar Birliği), kamuya açık alanlarda tam yüz örtüsünün yasaklanmasını talep ediyor. Bu yönde hazırlanan önergenin, Şubat ayı sonunda yapılacak CDU Federal Parti Kongresi’ne sunulması planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Söz konusu önerge taslağında, “Kamusal alanlarda genel bir örtünme yasağını destekliyoruz” ifadeleri yer alıyor. Kadınlar Birliği, yüzü tamamen ya da büyük ölçüde kapatan kıyafetlerin kamusal alanlarda yasaklanmasını istiyor. Metinde, burka, nikap ve benzeri yüzü kapatan giysiler özellikle örnek olarak belirtiliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SÜHEYLA KAPLAN</p>

<p><strong>“Kadınların özgürlüğü için açık bir mesaj”</strong></p>

<p>Birliğin açıklamasında, söz konusu yasağın kadınların kendi kararlarını verebilmesi açısından güçlü bir mesaj olacağı ve zorla örtünmeye karşı net bir duruşu simgelediği ifade ediliyor. Kalıcı yüz örtüsünün toplumsal uyumu engellediği ve “paralel yapılar” oluşturduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Metinde ayrıca şu değerlendirmeye yer veriliyor: “Kamusal alanda kişilerin kimliğinin tespit edilebilmesi; güvenliğin sağlanması, polis çalışmaları ve devlet kurumlarının işleyişi açısından hayati önem taşımaktadır.”</p>

<p>Öte yandan, Kadınlar Birliği'nin genel burka yasağı teklifine CDU’lu siyasetçi ve Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler de kamuoyu önünde destek verdi. Güler, tamamen yüzü kapatan giysilerin kamusal alanlarda kadınlar açısından rahatsız edici olduğunu belirterek, teklifin arkasında duracağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KADIN, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cdu-kadinlar-birliginden-burka-ve-pece-yasagi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 22:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/01/burka-1.webp" type="image/jpeg" length="19033"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SPD’li Karaahmetoğlu: “Başörtüsü yasağı hukuki eşitlik ilkesini zedeliyor”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/spdli-karaahmetoglu-basortusu-yasagi-hukuki-esitlik-ilkesini-zedeliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/spdli-karaahmetoglu-basortusu-yasagi-hukuki-esitlik-ilkesini-zedeliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Federal Meclisi SPD Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Darmstadt İdare Mahkemesi’nin başörtüsü takan bir kadının hâkim veya savcı olamayacağı yönündeki kararını değerlendirerek, kararın “anayasal eşitlik ve inanç özgürlüğü açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu” söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Darmstadt İdare Mahkemesi, başörtüsü takan Müslüman bir hukukçunun, Hessen eyaletindeki yargı mensupları için geçerli olan ‘dini tarafsızlık’ düzenlemesi gereği başörtüsüyle görev yapamayacağı gerekçesiyle hâkimlik mesleğine kabul edilmemesine ilişkin davayı reddetti.</strong></p>

<p>Mahkeme, devletin özellikle yargı alanında “görünür biçimde tarafsız” olması gerektiğini vurgulayarak, dini simgelerin mahkeme salonunda kullanılmasının bu ilkeyle çelişebileceğine hükmetti.</p>

<p><strong>Mahkeme: Tarafsızlık gerekçesiyle başörtüsü yasaklanabilir</strong></p>

<p>Karar, Almanya’da 2017 yılında Federal Anayasa Mahkemesi’nin benzer bir konuda aldığı kararı da hatırlattı. O kararda da hukuk eğitimi alan bir referendarın duruşmalarda başörtüsü takmasının yasaklanması haklı bulunmuştu.</p>

<p><strong>Karaahmetoğlu: “Tarafsızlık kıyafetle değil, adalet anlayışıyla sağlanır”</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="484" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/12/macit.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SPD Milletvekili Karaahmetoğlu, karara ilişkin açıklamasında sert ifadeler kullandı.</p>

<p>Karaahmetoğlu, <strong>“Bir kadının sadece başörtüsü takıyor olması, onun tarafsız olamayacağı anlamına gelmez. Tarafsızlık, kişinin adalet anlayışı ve mesleki etik duruşu ile ölçülür, kıyafetle değil.” </strong>dedi.</p>

<p>Karaahmetoğlu, kararın Müslüman kadınları dolaylı yoldan kamu hizmetinden dışlama riski taşıdığına işaret ederek, <strong>“Almanya’da yüzbinlerce başörtülü kadın hukuka, demokrasiye ve anayasal düzene sadık biçimde yaşamaktadır. Bu kadınlara mesleki kapıları kapatmak toplumsal çeşitliliğimizle bağdaşmaz.” </strong>değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“Karar, önyargıları artırma riski taşıyor”</strong></p>

<p>SPD’li vekil, son yıllarda göç ve güvenlik tartışmaları nedeniyle Müslümanlara yönelik önyargıların arttığını, mahkeme kararlarının bu hassas ortamda daha da dikkatle verilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Karaahmetoğlu ayrıca, dünyadaki uygulamalara da dikkat çekerek şunları ekledi:</p>

<p><strong>“Birleşik Krallık’ta Sih polis memurları sarıklarıyla görev yapabiliyorsa, Almanya’da da dini semboller ile devlet tarafsızlığı arasında makul bir denge kurulabilir.”</strong></p>

<p><strong>Dava açan hukukçunun mesleğe girişi “kalıcı olarak” engellenebilir</strong></p>

<p>Mahkemenin kararına göre, başörtülü hukukçu Hessen eyaletinde hâkimlik veya savcılık mesleğine artık giremeyecek.</p>

<p>Kararda, bu durumun kadının başvuru koşullarını bilerek yola çıkmış olması nedeniyle ‘hafifletici’ görüldüğü ifade edildi. Karara temyiz yolu açık.</p>

<p><strong>Almanya’da laiklik ve dini özgürlük tartışması yeniden alevlendi</strong></p>

<p>Karar, Almanya’da kamu görevlilerinin dini semboller taşıyıp taşıyamayacağına ilişkin tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Hukuk çevreleri, kararın <strong>“devletin dini tarafsızlığı mı, yoksa bireyin inanç özgürlüğü mü daha ağır basmalı?” </strong>sorusunu bir kez daha öne çıkardığını belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KADIN, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/spdli-karaahmetoglu-basortusu-yasagi-hukuki-esitlik-ilkesini-zedeliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Dec 2025 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2025/12/yasak1.webp" type="image/jpeg" length="92867"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[RAF davası hızlandırılıyor: Daniela Klette hakkındaki beş suçlama dosyadan çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/raf-davasi-hizlandiriliyor-daniela-klette-hakkindaki-bes-suclama-dosyadan-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/raf-davasi-hizlandiriliyor-daniela-klette-hakkindaki-bes-suclama-dosyadan-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da eski RAF (Rote Armee Fraktion /Kızıl Ordu Fraksiyonu) üyesi olduğu iddia edilen Daniela Klette hakkındaki dava beklenenden daha kısa sürebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Verden Eyalet Mahkemesi, Salı günü aldığı kararla Klette’ye yöneltilen 13 soygun suçlamasından 5’inin dosyadan çıkarılmasına onay verdi. Böylece dava, planlanandan daha erken sona erecek gibi görünüyor.</strong></p>

<p><strong>Mahkeme: Yaşlı tanıklar dinlenmesin</strong></p>

<p>Savcılığın talebi doğrultusunda dosyada yalnızca sekiz suçlama kalacak. Geri çekilen beş dosya arasında Northeim, Celle, Löhne, Stade ve Elmshorn’da gerçekleştirildiği iddia edilen zırhlı araç ve süpermarket soygunları bulunuyor.</p>

<p>Mahkeme kararında, bu adımın <strong>“kısmen çok yaşlı tanıkların mahkemede ifade vermek zorunda kalmaması için alındığını”</strong> vurguladı. Savcılık ise suçlamaların azaltılmasının muhtemel ceza miktarını önemli ölçüde değiştirmeyeceğini açıkladı.</p>

<p><strong>2,7 milyon euroluk soygun serisi</strong></p>

<p>25 Mart’ta yoğun güvenlik önlemleriyle başlayan davada, Klette'nin 1999 ile 2016 yılları arasında 13 soyguna karıştığı ve bazı olaylarda cinayete teşebbüs ettiği öne sürülüyor.</p>

<p>2024 Şubat ayından bu yana Vechta kadın cezaevinde tutuklu bulunan 65 yaşındaki Klette’nin, hâlâ firari olan Ernst-Volker Staub ve Burkhard Garweg ile birlikte toplam 2,7 milyon euroyu gasp ettiğiı iddia ediliyor.</p>

<p><strong>RAF bağlantısı ve geçmiş suçlamalar</strong></p>

<p>Klette ayrıca, 1993’te Weiterstadt Cezaevi’ne yönelik bombalı saldırı, 1991’de Bonn’daki ABD Büyükelçiliği’ne yapılan RAF saldırısı ile de ilişkilendiriliyor. Ancak savunma avukatları, Klette’nin RAF üyeliğinin “kanıtlanmadığını” ve bu bağlantının mevcut davayla ilgisinin bulunmadığını belirtiyor.</p>

<p><strong>Savunma: “Herkes onu şimdiden suçlu ilan etti”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duruşmanın ilk gününde konuşan Klette’nin avukatları, basında ve iddianamede yer alan “peşin hükümlü” söylemleri eleştirerek, <strong>“Herkes müvekkilimizin suçlu olduğuna inanıyor”</strong> dedi.</p>

<p>Avukatlar ayrıca mahkemedeki güvenlik önlemlerinin “ölçüsüz” olduğunu vurgulayarak, dava sürecinin düşürülmesini ve tutukluluk hâlinin kaldırılmasını talep etti.</p>

<p>Özellikle duruşmanın ilk gününde Klette’nin avukatlarıyla birlikte zırhlı cam arkasında, iki cezaevi memurunun gözetimi altında oturtulması tepki topladı. Mahkeme daha sonra bu konuda savunmayı haklı bularak memurların yerini değiştirdi.</p>

<p><strong>30 yıllık kaçış Kreuzberg’de sona erdi</strong></p>

<p>Daniela Klette, Alman polisi tarafından yaklaşık 30 yıldır aranıyordu. Klette, 26 Şubat 2024’te Berlin-Kreuzberg’de gelen bir ihbar sonrası yakalanmış ve ertesi gün savcılık tarafından <strong>“silahlı soygun ve cinayete teşebbüs”</strong> suçlamalarıyla tutuklanmıştı.</p>

<p>Davanın önümüzdeki haftalarda hızlanması ve mahkemenin daha kısa sürede karar vermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GÜNDEM, KADIN, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/raf-davasi-hizlandiriliyor-daniela-klette-hakkindaki-bes-suclama-dosyadan-cikarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2025/11/klette1.webp" type="image/jpeg" length="84836"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Braunschweig’te başörtüsü kararı: Fahri yargıç görevden alındı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/braunschweigte-basortusu-karari-fahri-yargic-gorevden-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/braunschweigte-basortusu-karari-fahri-yargic-gorevden-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Aşağı Saksonya (Niedersachsen) eyaletinde, Braunschweig Eyalet Yüksek Mahkemesi (Oberlandesgericht Braunschweig), fahri yargıç (Schöffin) olarak görev yapan bir kadının başörtüsü takmakta ısrar etmesi nedeniyle görevden alındığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mahkeme, kararında “fahri yargıcın devletin tarafsızlık yükümlülüğünü ihlal ettiğine” hükmetti. Kararın temyiz edilemeyeceği ve bu haliyle kesinleştiği bildirildi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme açıklamasına göre, söz konusu fahri yargıç, yapılan görüşmelerde başörtüsünün (hicap) kişisel bir dini kimlik ifadesi olduğunu ve siyasi bir anlam taşımadığını belirtmişti.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/10/mahkeme.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Ancak mahkeme, Niedersachsen Adalet Yasası’nın (Niedersächsisches Justizgesetz) ilgili hükmü gereğince, yargı görevinde bulunan kişilerin duruşma sırasında dini, ideolojik veya siyasi inançlarını ifade eden görünür semboller veya kıyafetler taşıyamayacağına dikkat çekti.</p>

<p>Kararda, bu kuralın yalnızca profesyonel yargıçlar için değil, eşit oy hakkına sahip olan fahri yargıçlar için de geçerli olduğu vurgulandı.</p>

<p>Fahri yargıçlar, Almanya’da beş yıllığına seçiliyor ve ceza davalarında profesyonel yargıçlarla birlikte karar veriyorlar. Belediye listelerinden belirlenen adaylar arasından seçim komiteleri tarafından atanıyorlar.</p>

<p>Braunschweig Eyalet Yüksek Mahkemesi’nin bu kararı, Almanya’da yargı bağımsızlığı ve devletin tarafsızlık ilkesi çerçevesinde dini sembollerin kamu görevlerinde kullanımına ilişkin yasal düzenlemeleri bir kez daha gündeme getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KADIN, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/braunschweigte-basortusu-karari-fahri-yargic-gorevden-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 22:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2025/10/basortusu.webp" type="image/jpeg" length="35899"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
