<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/iklim-hareketleri" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 26 May 2026 12:22:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/iklim-hareketleri"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Von der Leyen: “Avrupa daha bağımsız olmalı”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-birligi-komisyonu-baskani-von-der-leyen-avrupa-daha-bagimsiz-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-birligi-komisyonu-baskani-von-der-leyen-avrupa-daha-bagimsiz-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın daha bağımsız ve güçlü bir aktör haline gelmesi gerektiğini belirterek, hem Birliğin genişlemesini hem de enerji politikalarında nükleer seçeneğin korunmasını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen Die Zeit gazetesinin 80. kuruluş yıl dönümü etkinliğinde konuşan von der Leyen, Avrupa’nın küresel dengeler karşısında daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. </strong></p>

<p>“Avrupa’nın sesi duyulmalı. Son dönemde Avrupa çok sık konuşmadı” diyen von der Leyen, özellikle dış politikada karar alma süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Oybirliği yerine çoğunluk önerisi</strong></p>

<p>AB içinde oybirliği ilkesinin karar alma süreçlerini yavaşlattığını ifade eden von der Leyen, bu sistemde değişiklik yapılması gerektiğini dile getirdi. Avrupa Konseyi için değil ancak Dışişleri Bakanları Konseyi’nde çoğunluk oylamasına geçilmesini öneren von der Leyen, böylece daha hızlı ve etkili kararlar alınabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>“Genişleme jeopolitik bir zorunluluk”</strong></p>

<p>Von der Leyen, AB’nin genişlemesinin sadece siyasi değil, aynı zamanda jeopolitik bir gereklilik olduğunu ifade etti. Avrupa kıtasının dış etkilerden korunması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz” dedi.</p>

<p><strong>“Eski ekonomik model sona erdi”</strong></p>

<p>Avrupa’nın bugüne kadar Rusya’dan ucuz enerji, Çin’den ucuz iş gücü ve ABD’den güvenlik desteğine dayalı bir model izlediğini hatırlatan von der Leyen, bu dönemin artık kapandığını söyledi. Avrupa’nın kendi güvenliğini ve ekonomik gücünü yeniden inşa etmesi gerektiğini belirten von der Leyen, “Kendimizi tamamen yeniden konumlandırmalıyız. Daha bağımsız olmalıyız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Nükleer enerji vurgusu</strong></p>

<p>Enerji politikalarına da değinen von der Leyen, yenilenebilir kaynakların temel öncelik olduğunu ancak nükleer enerjinin de sistemin bir parçası olması gerektiğini söyledi. Rüzgar, güneş ve diğer temiz enerji kaynaklarının önemine dikkat çeken von der Leyen, “Yenilenebilir enerjinin yetersiz kaldığı durumlarda kullanabileceğimiz nükleer enerjiye ihtiyacımız var. Nükleer enerjiden çıkış bir hataydı” dedi.</p>

<p>Ayrıca enerji depolama teknolojilerinin geliştirilmesi ve nükleer atıkların güvenli şekilde bertaraf edilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Dijital dünyada çocukların korunması</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Von der Leyen, dijital alanda çocukların korunmasının da öncelikli konular arasında yer aldığını belirtti. Sosyal medya ve çevrim içi platformlara karşı daha güçlü önlemler alınması gerektiğini ifade eden von der Leyen, Avrupa genelinde ortak bir yaş doğrulama uygulamasının hayata geçirilmesi çağrısını yineledi.</p>

<p>“Çocuklarımızı dijital dünyada korumak bizim sorumluluğumuz. Çocukları algoritmalar değil, ebeveynler yetiştirmeli” diyen von der Leyen, bu alanda ortak Avrupa yaklaşımının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>AB liderlerinin önümüzdeki günlerde enerji ve dijital güvenlik başta olmak üzere birçok başlığı ele almak üzere bir araya gelmesi bekleniyor. Von der Leyen’in açıklamaları, Birliğin önümüzdeki dönemde daha bütünleşik ve stratejik bir yön izleyebileceğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, İKLİM HAREKETLERİ, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-birligi-komisyonu-baskani-von-der-leyen-avrupa-daha-bagimsiz-olmali</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/von-der-leyen-3.png" type="image/jpeg" length="60159"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya genelinde “enerji dönüşümü” protestoları: On binler sokağa çıktı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-genelinde-enerji-donusumu-protestolari-on-binler-sokaga-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-genelinde-enerji-donusumu-protestolari-on-binler-sokaga-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın birçok kentinde binlerce kişi, yenilenebilir enerjilerin daha hızlı yaygınlaştırılması talebiyle sokaklara çıktı. Hamburg, Berlin, Köln ve Münih’te düzenlenen gösterilere organizatörlere göre toplamda yaklaşık 80 bin kişi katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamburg’da cumartesi günü düzenlenen protestoya 15 bin kişi katıldı. “Yenilenebilir enerjileri savun!” sloganıyla gerçekleştirilen eylem, saat 12.00’de Jungfernstieg’de başladı. Göstericiler, Mönckebergstraße ve Stephansplatz üzerinden yeniden Jungfernstieg’e yürüyerek burada düzenlenen kapanış mitingiyle eylemi sonlandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hükümetin enerji politikalarına tepki</strong></p>

<p>Protestolar, Federal Ekonomi Bakanı Katherina Reiche’nin (CDU) enerji politikalarına karşı düzenlendi. Gösterilere Deutsche Umwelthilfe, Greenpeace, WWF, Fridays for Future ve Hamburg Kiracılar Derneği gibi çok sayıda kurumun yer aldığı geniş bir ittifak öncülük etti.</p>

<p>Eylem çağrısında, hükümetin yenilenebilir enerji yatırımlarını sınırlamayı planladığı ve bunun yerine doğalgaz santrallerine ağırlık verdiği ifade edildi.</p>

<p><img alt="Hh-20" height="337" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/hh-20.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Fridays for Future Hamburg’dan Annika Rittmann, devletin fosil yakıt odaklı politikalarının dönüşümü zorlaştırdığını belirterek, özellikle yakıt indirimi gibi uygulamaların sürdürülebilir ulaşımı olumsuz etkilediğini savundu.</p>

<p><strong>Dört kentte on binlerce katılım</strong></p>

<p>Gösteriler yalnızca Hamburg ile sınırlı kalmadı. Organizasyonun verdiği bilgilere göre Köln’de 30 bin, Berlin’de 24 bin, Hamburg’da 15 bin ve Münih’te 12 bin kişi protestolara katıldı.</p>

<p>Organizatörler, protestoları “büyük bir başarı” olarak nitelendirirken, bunun hükümete yönelik “açık bir mesaj” olduğunu vurguladı. Açıklamalarda, İran savaşı sonrası artan enerji fiyatları ve iklim krizinin etkileri nedeniyle fosil yakıtlardan bağımsızlığın her zamankinden daha önemli hale geldiği belirtildi.</p>

<p><strong>“Enerji dönüşümü engellenmemeli”</strong></p>

<p>Münih’teki gösterilerde konuşan çevre örgütleri temsilcileri, hükümetin politikalarının enerji dönüşümünü tehlikeye attığını savundu. Bund Naturschutz yetkilileri, yenilenebilir enerji yatırımlarının sınırlandırılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Verilere göre, Almanya’da 2025 yılında şebeke darboğazlarını yönetme maliyetleri yüzde 4 artarak yaklaşık 3,1 milyar euroya ulaştı. Bunun nedeninin, özellikle rüzgâr ve güneş enerjisinin yoğun üretildiği dönemlerde iletim altyapısının yetersiz kalması olduğu belirtildi.</p>

<p>Ekonomi Bakanı Reiche’nin, yüksek miktarda kullanılmayan yenilenebilir enerjinin üretildiği bölgelerde yeni tesislere yönelik tazminat ödemelerini kaldırmayı planladığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Muhalefet ve çevre örgütlerinden eleştiri</strong></p>

<p>Yeşiller Partisi yönetimi ve çevre örgütleri de söz konusu politika taslaklarını eleştirdi. Yeşiller’den Sven Giegold, hükümetin adımlarının yenilenebilir enerji yatırımlarını engellediğini savundu. Greenpeace ise hükümeti “zikzak politika” izlemekle suçladı.</p>

<p>Çevre örgütleri, fosil yakıtlardan çıkışın hızlandırılması ve sürdürülebilir enerjiye geçişin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, İKLİM HAREKETLERİ, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-genelinde-enerji-donusumu-protestolari-on-binler-sokaga-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/demo-19.jpg" type="image/jpeg" length="91991"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Soğuk kış aylarında ısı pompasıyla ucuza ısınmak mümkün]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/soguk-kis-aylarinda-isi-pompasiyla-ucuza-isinmak-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/soguk-kis-aylarinda-isi-pompasiyla-ucuza-isinmak-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Köln Demokratik İşçi Derneği (DİD e.V.) tarafından, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Çevre ve Kalkınma Vakfı’nın (SUW NRW) desteğiyle yürütülen “Migranatur” projesi kapsamında, küresel ısınmaya karşı hazırlanan Türkçe-Almanca belgesel filmlerin yedincisi yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belgesel film, ilk olarak 25 Ocak’ta Köln Dersim Cemaati (Dersim Gemeinde Köln) iş birliğiyle düzenlenen kahvaltılı bir etkinlikte izleyiciyle buluştu. Filmde, kış aylarında daha düşük maliyetle ısınmanın mümkün olduğu anlatıldı.</strong></p>

<p>Alevi Kültür Merkezi salonunda gerçekleştirilen etkinliğe çok sayıda kişi katıldı. Proje hakkında bilgilendirme yapılmasının ardından katılımcılar birlikte filmi izledi. Gösterim sonrasında mimar Hüsniye Şenol ve tesisat ustası Cemal Duyan’ın katılımıyla, ısı pompası kullanımı, binalarda yalıtım ve kış aylarında doğru ısınma yöntemleri üzerine bilgilendirme yapıldı.</p>

<p><img alt="" height="392" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/01/migranatur-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Mimar Hüsniye Şenol konuşmasında, küresel ısınmanın etkisiyle dünyanın birçok yerinde ciddi sorunların yaşanmaya başladığına dikkat çekerek, “Sürdürülebilir bir yaşam için hepimizin yapabileceği şeyler var. Hem Almanya’da hem de geldiğimiz Dersim’de temiz bir doğa ve çevre için biz de elimizden geleni yapalım” dedi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/01/migranatur-7.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Toplantı sırasında katılımcılar, ısı pompası sistemiyle ilgili çeşitli sorular yöneltti.</p>

<p><strong>Film sosyal medyada izlenebilir</strong></p>

<p>Son yıllarda kullanımı giderek artan ısı pompasının (Wärmepumpe) ele alındığı filmde, soğuk kış aylarında küresel ısınmaya yol açmadan çok daha düşük maliyetle ısınmanın mümkün olduğu vurgulanıyor. Filmde, uzmanlar ve ısı pompası kullanan kişiler sistemin nasıl çalıştığını aktarırken, kurulum sürecine dair bilgiler de paylaşıyor.</p>

<p>Belgesel film, <strong>Migranatur</strong> projesinin sosyal medya hesapları üzerinden izlenebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/kJEbvjr4Vns?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, BİLİM-TEK, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, İKLİM HAREKETLERİ, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/soguk-kis-aylarinda-isi-pompasiyla-ucuza-isinmak-mumkun</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 07:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/01/isi-pompasi.JPG" type="image/jpeg" length="80721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tehlike sandığımız denge: Yılanların gerçek yüzü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/tehlike-sandigimiz-denge-yilanlarin-gercek-yuzu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/tehlike-sandigimiz-denge-yilanlarin-gercek-yuzu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcaklıkların artmasıyla birlikte insan yerleşimlerine daha fazla yaklaşan yılanlar, gerçekten sandığımız kadar tehlikeli mi? Yoksa asıl tehdit, yılanların ekosistemdeki rolünü göz ardı eden, sadece korkuyla hareket edip onları yok etmeye çalışan bizler mi olduk?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span><span><font face="Verdana, serif"><font size="2">Fulya OMAÇ / Çeşme - İZMİR</font></font></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">Çeşmeli Veteriner Hekim İsmail Ekmekçioğlu’yla 16 temmuz Dünya Yılan Günü dolayısıyla yaptığımız söyleşide, doğanın sessiz koruyucuları ve tıslayan kahramanları olan yılanların gizemli dünyasını, haklarında bilinen yanlışları ve onları yaşatmanın neden hepimizi yaşatmak anlamına geldiğini konuştuk. </span></span></p>

<p><img alt="" height="644" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto11-8.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">TEHLİKE SANDIĞIMIZ DENGE: YILANLARIN GERÇEK YÜZÜ</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">SICAKLARLA BİRLİKTE YAKINLAŞTILAR; YILANLAR ARAMIZDA </span></span><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">KORKTUĞUMUZ İÇİN YOK EDİYORUZ, OYSA ONLAR DENGENİN TA KENDİSİ</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">Saldırmıyorlar, Savunuyorlar: Yılanlara Haksızlık Ediyoruz!</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">İnsanlık tarihi boyunca yılanlar hep uçlarda gezdi. Bir yanda korkunun, öte yanda bilgeliğin simgesi oldular. Çoğu zaman da kötü ünleriyle anıldılar. Adem ile Havva’nın hikayesinde yasak elmayı yediren kandırıcı olarak lanetlendiler, halk inançlarında ise iki yüzlülüğün ya da hainliğin bedene bürünmüş hali sayıldılar. Oysa yılan, yalnızca karanlık çağrışımlar taşıyan bir figür değil, tam tersine tarih boyunca pek çok farklı kültürde </span><span style="color:#000000">şifa, </span><span style="color:#000000">bilgelik ve doğanın düzeniyle özdeşleştirilmiş güçlü bir simge aynı zamanda. Antik Yunan’da, Asklepion tapınaklarında yer alan ve tıbbın şifa tanrısı Asklepios’un asasına sarılı yılan figürü, iyileştirici gücün sembolüydü. Bergama’dan dünyaya yayılan ve tıp tarihinde ölümle değil iyileşmeyle özdeşleştirilen bu figür, bugün hala modern tıbbın uluslararası simgesi olmayı sürdürüyor.</span></span></p>

<p><img alt="" height="845" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto3-29.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">Afrika'nın yerli kabilelerinden Avustralya'nın Aborjin halklarına kadar uzanan birçok kültürde ise yılan, gökyüzü ile yeryüzü arasında bir bağ kurar. </span><span style="color:#000000">“Gökkuşağı Yılanı”</span><span style="color:#000000"> olarak bilinen bu mitolojik figür, yağmurun ve bereketin taşıyıcısı kabul edilir, toprağa hayat getirdiğine inanılır. Anadolu coğrafyasına gelindiğinde ise Şahmaran figüründe hayat bulur. Yarı kadın yarı yılan formundaki bu efsanevi varlık, özellikle Güneydoğu Anadolu’nun sözlü kültüründe </span><span style="color:#000000">bilgeliğin, sezgisel gücün ve kadim bilgilerin</span><span style="color:#000000"> simgesi olarak kabul edilir. Halk inanışına göre Şahmaran, sadece koruyucu bir ruh değil, aynı zamanda adaleti ve dengeyi temsil eden bir varlık.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">KİMİ ZAMAN LANETLİ, KİMİ ZAMAN KUTSAL</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">Yılan bazı kültürlerde ise hem yaratıcı hem yıkıcı güçlerin taşıyıcısı. Hindistan’da "Naga" adı verilen yılan tanrıları, su kaynaklarını koruduklarına ve yeraltı güçleriyle iletişim kurduklarına inanılan varlıklardır. Bu çok yönlü anlamsal kimlik, yılanı evrensel bir mitolojik figür haline getirir. Kimi zaman lanetli, kimi zaman kutsal, kimi zaman ihanetin simgesi, kimi zamansa şifanın ve bereketin taşıyıcısı... Ama her zaman güçlü. Yılan, insanlığın doğayla olan ilişkisini şekillendiren, korkuyla hayranlık arasında gidip gelen binlerce yıllık simgelerden biridir.</span></span></p>

<p><img alt="" height="1000" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto4-27.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">DOĞANIN ZARİF BEKÇİLERİ</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">Bugün hala bazı bölgelerde su kaynaklarının ve hasatların koruyucusu olarak onurlandırılan yılanlar, bilimsel açıdan da ekosistemin vazgeçilmez denge unsurları arasında yer alıyor. Pek çok kişinin karşılaştığında korktuğu, gördüğünde uzak durduğu, hatta bazen nefret ettiği bu sessiz ve zarif yaratıkların doğada oynadığı rol genellikle göz ardı ediliyor. Oysa doğanın dengesinde üstlendikleri görev, yanlış anlaşılmaların ve korkuların çok ötesinde. Zararlı kemirgenleri kontrol altında tutuyor, toprağın sağlığına katkıda bulunuyor ve birçok canlı için besin zincirinin hayati halkasını oluşturuyorlar. Zehirleri türlerin zehirleri ise tıpta ilaç geliştirme çalışmalarında önemli bir hammadde olarak kullanılıyor. Yılanlar, hem doğanın dengesini sağlayan sessiz aktörler hem de insan sağlığına dolaylı katkı sunan eşsiz canlılar olarak karşımıza çıkıyor. Onlar, ekosistemin olmazsa olmazıdır.</span></span></p>

<p><img alt="" height="804" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto2-32.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">EKMEKÇİOĞLU: YILANLAR DOĞADA ÇOK ÖNEMLİ BİR DENGE UNSURUDUR</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">16 Temmuz Dünya Yılan Günü’nde, yılanlar hakkındaki bilimsel gerçekleri ve ekosistemdeki rollerini Çeşmeli Veteriner Hekim İsmail Ekmekçioğlu ile detaylıca konuştuk. Toplumda yerleşmiş korku ve önyargıların ötesine geçmek, bu sessiz ama önemli canlıları daha iyi tanımak ve koruma bilincini artırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz söyleşide, yaz aylarında artan sıcaklıkların yılanların yaşam alanlarını genişlettiği ve buna bağlı olarak insan-yılan karşılaşmalarının sıklaştığı bir kez daha hatırlatıldı.</span><span style="color:#000000"> </span><span style="color:#000000">Deneyimli hekim Ekmekçioğlu, yılanlara karşı duyulan korkunun doğaya zarar verdiğini ve aslında bu canlıların doğanın sessiz kahramanları ve gizli bekçileri olduğunu anlattı. Söyleşimizde, “Yılanlar doğada çok önemli bir denge unsurudur. Yılanları korumak, aslında doğanın tümüne nefes aldırmaktır,” sözleriyle bu canlıların ekosistemdeki kritik rollerini vurguladı.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">YILANLA KARŞILAŞINCA DOĞRU DAVRANIŞ NE OLMALI?</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#ff0000">* </span><span style="color:#ff0000">Havaların ısınmasıyla birlikte yılanlar artık sadece kırsalda değil bahçelerde, yazlık alanlarda ve yerleşim yeri yakınlarında da görülüyor. Özellikle sıcak ve nemli günlerde, otluk ve taşlık alanlara yakın bölgelerde bu karşılaşmalar artıyor. Geçtiğimiz Haziran sonunda İstanbul’un bazı kırsal ilçelerinde yılanların görülmesi panik yaratmıştı. </span><span style="color:#ff0000">Yılanla karşılaşırsak ne yapmalı, ne yapmamalıyız?</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">-Yılanlar soğukkanlı canlılardır. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte güneşlenmek, avlanmak ve çiftleşmek için daha sık görülürler. Bu nedenle Nisan ile Ekim ayları arası, doğada ve yaşam alanlarımızın yakınında yılanlarla karşılaşma olasılığının en yüksek olduğu dönemdir. Bir yılanla karşılaşıldığında öncelikle panik yapılmamalı, ani hareketlerden kaçınılmalı ve sakin bir şekilde uzaklaşılmalıdır. Çünkü yılanların büyük çoğunluğu saldırgan değildir, tehdit hissetmedikçe ısırmazlar. Savunma amacıyla hareket ederler. Öldürmeye çalışmak ise hem aradaki mesafeyi azaltır hem de ısırılma riskini ciddi ölçüde artırır. Yürüyüş ya da kamp gibi doğa aktivitelerinde, uzun giysiler ve bileği saran yüksek ayakkabılar giymek koruyucu bir önlem olarak öne çıkar. Yılanlar özellikle sabahın erken saatlerinde ve akşam serinliğinde daha aktif olduklarından, bu zaman dilimlerinde daha dikkatli olunmalıdır. Eğer bir yılan eve ya da bahçeye girdiyse, ona zarar vermeye çalışmak yerine belediye, itfaiye veya doğa koruma ekiplerinden yardım istenmelidir. Çünkü yılanlar, özellikle kemirgenlerle beslenerek ekosistemin dengesini koruyan önemli canlılardır. Onları öldürmek, sadece bir canlının hayatına son vermek değil, doğanın dengesine de müdahale etmektir. Yılanlarla birlikte yaşamak mümkündür. Onları yok etmeye çalışmak yerine, karşılaşmaları önleyecek tedbirler almak hem doğayı hem de kendimizi korumanın en akılcı yoludur. Unutmamak gerekir ki, yılanlar doğanın düşmanı değil, aksine onun sessiz, zarif ve işlevsel koruyucularıdır.</span></span></p>

<p><img alt="" height="631" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto5-20.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">YILANLARIN EVLERE VE BAHÇELERE GELMESİNİ NASIL ENGELLERİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#ff0000">* Peki, ev ve bahçelerimizi yılanlara karşı nasıl koruyabiliriz? Yılanlarla karşılaşmaları önleyecek ne tür önlemler alınabilir? </span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">- Yılanları evlerden ve bahçelerden uzak tutmanın en etkili yolu, öncelikle neden bu alanlara yöneldiklerini anlamaktan geçiyor. Tarım arazilerinin genişlemesi, şehirleşme ve ormanlık alanların yok edilmesi, yılanların hem barınma hem de av bulma alanlarını daraltıyor. Bu durum, yılanların yaşam alanlarını terk ederek insan yerleşimlerine yönelmesine neden oluyor. Genellikle kemirgenlerin yoğun olduğu, çalılıkların, yüksek otların ve taş-odun yığınlarının bulunduğu, sessiz, sıcak, loş ve nemli alanları tercih ederler. Bu nedenle bahçelerin düzenli temizlenmesi, çimlerin kısa tutulması ve taş/odun birikintilerinin kaldırılması önemlidir. Ev çevresindeki çatlak ve delikler kapatılmalı, özellikle bodrum, depo ve garaj gibi alanlar havalandırılmalı ve denetlenmelidir. Yılanlar genellikle kemirgenlerin peşinden gelir. Bu nedenle evcil hayvanların mama ve su kapları açıkta bırakılmamalı, su birikintileri ve hortum sızıntıları önlenmelidir. Kimyasal kovucular yerine çevre dostu caydırıcılar tercih edilebilir. Örneğin nane yağı veya sülfür (kireç) karışımı bazı alanlarda işe yarayabilir. Ancak en etkili çözüm, yaşam alanını yılanlar için cazip olmaktan çıkarmaktır.</span></span></p>

<p><img alt="" height="512" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto6kirmizi-yilan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">ÇOĞU YILAN ZARARSIZ VE İNSANLARA ZARAR VERME EĞİLİMİNDE DEĞİL</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#ff0000">*Yılana dair korku içgüdüsel olsa da gerçek tablo ne diyor? Türkiye’de kaç yılan türü var ve bunlardan kaçı gerçekten tehdit oluşturuyor?</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">- Türkiye, üç kıtanın kesişim noktasında yer alması dolayısıyla biyolojik çeşitlilik açısından oldukça zengin bir coğrafyaya sahip. Bu zenginlik, yılan türlerinde de kendini gösterir. Ülkemizde yaklaşık 60 farklı yılan türü yaşıyor. Bunların çok büyük bir kısmı zararsızdır ve doğaya faydalı hayvanlardır. Zehirli olanlar sadece birkaç türle sınırlı (15 tür zehirli, 6 tür de yarı zehirli) ve genelde kırsal ve taşlık bölgelerde, insanla doğrudan temastan uzak yerlerde yaşarlar. Hatta dünya genelindeki 3 bin 500 yılan türü içinde, sadece yaklaşık 600 kadarı zehirlidir, bunların da yalnızca 200 kadarı insan için ciddi risk taşır. Yani aslında yılanlar, haklarında düşündüğümüzden çok daha az tehlikelidir.</span></span></p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto9-12.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">TÜRKİYE’DEKİ YILAN TÜRLERİ VE ZEHİRLİLERİN BÖLGESEL DAĞILIMI</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#ff0000">*Türkiye’de zehirli yılanlar hangi bölgelerde yoğunlaşıyor? Türlerin dağılımı neye göre şekilleniyor?</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">-Ülkemizde tespit edilen 15 zehirli yılan</span><span style="color:#000000"> </span><span style="color:#000000">türü</span><span style="color:#000000">nden 14’ü</span><span style="color:#000000">, dünyanın en dikkat çeken yılan familyalarından biri olan </span><span style="color:#000000">engerekgiller (Viperidae)</span><span style="color:#000000"> ailesine ait. </span>Bu türler en çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygındır, ancak iklim ve coğrafi koşullara bağlı olarak farklı bölgelerde de görülebilirler. Türkiye’nin neredeyse her ilinde bir engerek türü yaşar. Özellikle ciddi zehre sahip Koca, Şeritli ve Burunlu Engerek’in yayılım alanları birleştiğinde, bu üç tür ülke çapında geniş bir dağılım gösterir. Tüm bu yaygınlığa rağmen, yılan sokmaları sonucu yaşanan ölüm vakaları oldukça nadirdir.<font size="3"><strong> </strong></font>Yine de bazı türler, bulundukları bölgelerde daha dikkat çekicidir. Türkiye’nin en zehirli yılanı olarak bilinen Koca Engerek, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da görülürken, Osmanlı Engereği Ege ve Akdeniz’de, Kafkas (Siyah) Engerek Doğu Karadeniz’de, Bolkar ve Baran Engereği Toroslar’da, Anadolu Küçük Engereği Antalya’nın güneybatısında, Boynuzlu Engerek ise Trakya’dan Doğu Anadolu’ya kadar uzanan geniş bir alanda yaşar. Türkiye’deki tek kobra türü olan Çöl Kobrası ise Doğu Anadolu’da, özellikle Şanlıurfa çevresinde görülür.</span></p>

<p><img alt="" height="983" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto10-21.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">ZEHİRSİZ VE AZ ZEHİRLİ YILANLARIN DAĞILIMI VE RİSKLERİ</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#ff0000">*</span><span style="color:#ff0000"> Zehirli olmayan türler de doğada sık görülüyor. Türkiye’deki dağılımları nasıl ve insanlara risk oluşturuyorlar mı?</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">-</span><span style="color:#000000"><strong>Yarı zehirli yılanlar</strong></span><span style="color:#000000"> Türkiye’de altı türle temsil edilir ve genellikle insan sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturmazlar. Ancak alerjik bünyelerde ya da yanlış müdahaleler sonucunda lokal etkiler görülebilir. Çukurbaşlı Yılan, Karadeniz kıyısı hariç hemen her bölgede yaygınken, Kedi Gözlü Yılan Batı ve Güney Anadolu’da, Kocabaş Yılan Doğu ile İç Anadolu’da, İnce Yılan ise özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında sıkça rastlanır. Bununla birlikte, </span><span style="color:#000000"><strong>zehirsiz yılan türleri</strong></span><span style="color:#000000"> de Türkiye’nin birçok bölgesinde görülür. Kara Yılan, Su Yılanı ve Boyalı Yılan gibi türler yaygınken, Türkiye’nin en büyük yılanı olan Sarı Yılan, 2,5 metreye kadar uzayabilir ve özellikle Ege, Akdeniz ile İç Anadolu bölgelerinde yaşar. İzmir, Çanakkale ve Muğla kıyılarında sık rastlanan Bozyörük Yılanı (Hazer Yılanı) ise ülkemizin kıyı kesimlerinde dikkat çeker. Ayrıca, Boagiller familyasından Türkiye’de bulunan tek boa türü olan Mahmuzlu Yılan, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde görülür.</span></span></p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto12-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">EGE BÖLGESİ’NDE EN YAYGIN GÖRÜLEN YILANLAR</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#ff0000">*Ege Bölgesi’nde en yaygın görülen yılan türleri hangileridir?</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">-Ege Bölgesi, Türkiye’nin yılan türleri açısından oldukça zengin ve çeşitli ekosistemlere sahip bölgelerinden biri. Hem kıyı şeridi hem de iç kesimleri farklı türlere ev sahipliği yapar. Bölgede en yaygın görülen yılanlar ise </span><span style="color:#000000"><strong>Zehirsizler</strong></span><span style="color:#000000">; </span><span style="color:#000000">Bozyörük,</span><span style="color:#000000"> aslında bir kertenkele türü olan </span><span style="color:#000000">Kör Yılan (</span><span style="color:#000000">Yılanımsı Kertenkele),</span><span style="color:#000000"> </span><span style="color:#000000">Çizgili Yılan, Boyalı Yılan, Su Yılanı, Sarı Yılan, Hazer Yılanı ve Kara Yılan</span><span style="color:#000000">. </span><span style="color:#000000"><strong>Hafif zehirli</strong></span><span style="color:#000000"> kabul edilen ama insanlar için ciddi risk oluşturmayan</span><span style="color:#000000"> Çukurbaşlı Yılan ve Kedi Gözü Yılanı. </span><span style="color:#000000"><strong>Zehirliler</strong></span><span style="color:#000000"> ise </span><span style="color:#000000">Koca Engerek, </span><span style="color:#000000">Anadolu Engereği, Boynuzlu Engerek gibi engerek çeşitleri. Doğada bu türlerle karşılaşmak mümkündür ama çoğu zaten insanları görür görmez kaçar, saldırgan da değillerdir. </span></span></p>

<p><img alt="" height="534" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto8-15.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">ZEHİRLİ Mİ ZEHİRSİZ Mİ? YILANIN ŞİFRESİ</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#ff0000">*Zehirli ve zehirsiz yılanları ilk bakışta nasıl ayırt edebiliriz?</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">- Bu konuda halk arasında bazı ipuçları bilinir, ama kesin ayırım yapmak zordur ve risklidir. Yine de genel farklar şunlardır: </span><span style="color:#000000"><strong>Zehirli yılanların</strong></span><span style="color:#000000"> genellikle üçgen şeklinde geniş ve köşeli, boyun kısmı belirgin başları, kedilerinki gibi elips, dikey göz bebekleri, iri desenli, kalın ve tıknaz gövdeleri, kısa ve küt kuyrukları ve ön dişlerinde zehir bezine bağlı uzun dişleri vardır. Sabit duruşludurlar, tehlike algıladıklarında savunmaya geçer, ses çıkarabilir ve saldırabilirler. </span><span style="color:#000000"><strong>Zehirsizlerin</strong></span><span style="color:#000000"> ise çoğunlukla baş kısmı vücutla bütünleşik, oval veya yuvarlak, vücutları ince, uzun ve daha esnek yapılı, kuyrukları </span><span style="color:#000000">ince ve uzun, </span><span style="color:#000000">göz bebekleri yuvarlak, vücutlarında kamuflaj amaçlı daha sade desenler vardır. Dişleri küçüktür ve ısırıkları zehir içermez. Kaçma eğilimindedirler ve genellikle saklanmayı tercih ederler. Ama tekrar vurgulayayım, bu belirtiler </span><span style="color:#000000">her zaman kesin ayırıcı değildir.</span><span style="color:#000000"> Örneğin bazı zehirsiz yılanlar zehirli türleri taklit edebilir. Onun için yılanlara yaklaşmadan, dokunmadan, uzaktan gözlem yapmak en güvenli yoldur.</span></span></p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto1-38.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">ISIRIKLARDA TEDAVİ ŞART, YOKSA RİSK YÜZDE 15</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#ff0000">*Türkiye’deki zehirli yılanlar ne kadar tehlikeli?</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">-Türkiye’deki zehirli yılanların çoğu engerek türüdür ve özellikle Koca Engerek ciddi risk taşır. Zehirleri kalp, damar, sinir ve solunum sistemleri başta olmak üzere böbrek, kan ve cilt üzerinde etkili olabilir. Isırılan bölgede şiddetli ağrı, şişlik, kızarıklık ve morarma görülürken; ateş, baş dönmesi, uyuşma gibi sistemik belirtiler de gelişebilir. Yılanın türü, yaşı, sokulan bölge ve bireyin yapısı zehrin etkisini belirler. Örneğin, baş ve boyun bölgesinden alınan ısırıklar solunumu zorlaştırabilirken, yağ dokusu fazla bölgelerde zehir daha yavaş yayılır. Kedi, köpek ve at gibi hayvanlar yılan zehrine insanlara göre daha dirençlidir. Tedavi uygulanırsa ölüm oranı yüzde 1’in altındadır, ancak tedavisiz vakalarda bu oran yüzde 15’i aşabilir. Yılan sokmalarında panzehirin geç verilmesi mümkündür ancak hızlı tıbbi müdahale, hayati riskleri önemli ölçüde azaltır. Doğru müdahale kadar, yanlış müdahaleden de kaçınmak gerekir. Yara </span><span style="color:#000000">kesilmemeli, </span><span style="color:#000000">zehir </span><span style="color:#000000">emme yoluyla çıkarılmaya çalışılmamalı, turnike</span><span style="color:#000000"> yapılmamalı, kişi </span><span style="color:#000000">hareket ettirilmemeli</span><span style="color:#000000">, mümkünse yatar pozisyonda tutulmalıdır. </span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">ÖLDÜRÜLEN HER YILAN, ASLINDA BAŞKA BİR SORUNUN HABERCİSİDİR</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#ff0000">*Birçok kişi yılan gördüğünde hemen öldürmeye çalışıyor. Bahçedeyse kafasını eziyor, yolda gördüyse üzerine araç sürüyor. Yılanlar neden bu kadar kolay ve bilinçsizce öldürülüyor?</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">- Ne yazık ki toplumda hala çok yaygın bir refleks bu: “Yılan gördün mü, öldür.” Bahçede, tarlada, yolda... Kafası ezilen, araç altında kalan yüzlerce yılan vakası her yıl yaşanıyor. Oysa yılanlar sanıldığı gibi zararlı değil, aksine, doğanın dengesini korumakla görevli canlılar. Yılanları öldürmek hem etik hem de ekolojik açıdan yanlış. Özellikle kemirgenleri avlayarak, fare ve benzeri zararlıların çoğalmasını engellerler. Popülasyonlarının azalması tarım ürünlerine zarar, hastalık riski ve gıda zincirinde bozulma anlamına gelir. Ayrıca kartal ve şahin gibi yırtıcı kuşlar için de önemli bir besin kaynağıdırlar. Yani, yılanlar hem avcı hem de avdır. Bu ikili rol onları ekosistemin sağlıklı işleyişinde vazgeçilmez kılar. Öldürülen her yılan, aslında başka bir sorunun habercisidir. Yılanı öldürmek toprağa, tarıma, hatta çocuklarımızın geleceğine ve doğanın dengesine zincirleme zarar vermektir. Şunu unutmayalım, doğa intikam almaz ama boşluğu da affetmez. Korkuyu değil bilgiyi, yok etmeyi değil birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Çünkü yılanı öldürmek, sadece bir canlıyı değil, doğanın dengesini öldürmektir. Yılanları korumaksa, doğanın tümüne nefes aldırmaktır.</span></span></p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto7-20.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">YILAN POPÜLASYONLARINI TEHDİT EDEN BAŞLICA FAKTÖRLER</span></span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#ff0000">* Doğanın dengesinin korunmasında hayati bir rol oynayan yılan popülasyonlarını tehdit eden başlıca faktörler nelerdir?</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">-Yılanların doğal yaşam alanları her geçen gün daralıyor. Türkiye’de özellikle üç büyük tehdit öne çıkıyor: habitat kaybı, insan eliyle doğrudan öldürülmeleri ve iklim değişikliği. Doğal habitatların tarıma açılması, şehirleşme ve ormanlık alanların azalması, yılanların yaşama ve beslenme alanlarını ciddi şekilde kısıtlıyor. İnsanların korku ve önyargı nedeniyle yılanları öldürmesi, popülasyonlarının hızla azalmasına neden oluyor. Bu yüzden birçok yılan türü tehlike altında bulunuyor. Ayrıca, derileri ve zehirleri için avlanmaları ya da evcil hayvan ticaretinde doğal ortamlarından koparılmaları da tehdit unsurları arasında. İklim değişikliği ise yılanların üreme dönemlerini, göçlerini ve av dengesini doğrudan etkiliyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">ONLAR DOĞANIN SESSİZ AMA VAZGEÇİLMEZ KAHRAMANLARI</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#ff0000">*Ekosistemdeki rolleri sıkça göz ardı edilen yılanlara dair verdiğiniz detaylı ve farkındalık yaratan bilgiler için teşekkür ederiz. Doğada bizden çok daha önce var olan bu kadim canlılara karşı duyulan korkuların çoğu zaman yanlış bilgi ve önyargılardan kaynaklandığına dikkat çektiğiniz röportajımızın sonunda okurlarımıza sonsöz olarak ne söylemek istersiniz?</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">- Bu güzel ve bilinçlendirici sohbet için asıl ben size teşekkür ederim. Yılan gördüğümüzde hemen korkuya kapılıp zarar vermeye çalışmayalım. Onlar doğanın düşmanı değil, tam tersine ekosistemin vazgeçilmez parçalarıdır. Her canlının doğada bir görevi vardır; yılanlarınki de kemirgenlerle doğal dengeyi sağlamak. Onlara alan açtıkça, doğa iyileşir ve güçlenir. Korkularımızı bilgiyle yenmeliyiz. Yılanlardan değil, onları yok etmekten korkmalıyız. Doğayı korumanın yolu, yılanları da korumaktan geçer. Çünkü onlar doğanın sessiz ama hayati kahramanlarıdır.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">TEŞEKKÜR EDERİZ</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">Habere fotoğraflarıyla katkı sunan sürüngenler üzerine koruma ve bilinçlendirme çalışmaları yürüten Semih Yanık, Amerika da yaşayan yılan kurtarıcısı Mustafa Göktürk, Tekirdağ Malkara’da sürüngen gözlemcisi Erim Başkütük ile İsa Demir ve Serkan Yağız’a, değerli önerileri için </span>ise Türkiye Yaban Hayatı Grubu Moderatörü Jan Byczkowski’ye teşekkür ederiz. Yılanlara dair daha fazla<span style="color:#000000"> bilgi ve Türkiye’deki yılan türlerine ait fotoğraflar için sosyal medyada ‘Türkiye’deki Yılan Çeşitleri’ grubunu ziyaret edebilirsiniz.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>3.SAYFA, DÜNYA, GENEL, İKLİM HAREKETLERİ, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/tehlike-sandigimiz-denge-yilanlarin-gercek-yuzu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 20:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/foto1-37.jpg" type="image/jpeg" length="59647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa’da aşırı sıcaklar ve orman yangınları arttı: 11 kişi öldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupada-asiri-sicaklar-ve-orman-yanginlari-artti-11-kisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupada-asiri-sicaklar-ve-orman-yanginlari-artti-11-kisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa’da aşırı sıcaklar nedeniyle can kaybı 11’e yükseldi. İspanya’da 4, İtalya’da 5 ve Fransa’da 2 kişi hayatını kaybederken, sıcaklar 46 dereceye kadar çıktı. Aşırı sıcaklar “rulo bulut”, “yağmur bombası” gibi nadir hava olaylarına yol açtı, ulaşım aksadı, orman yangınları arttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa genelinde sıcak dalgalarının etkisi sürerken, yetkililer yangın ve sağlık risklerine karşı uyarılarını sürdürüyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yunanistan’da yangın ve tahliyeler</strong><br />
Yunanistan’ın Girit Adası’nda çıkan büyük yangın nedeniyle oteller ve evler tahliye edildi, yüzlerce kişi sahillere sığındı. Ferma, Agia Fotia ve Koutsounari bölgelerinde yangın ciddi hasara yol açarken, rüzgarların etkisiyle alevler hızla yayıldı.</p>

<p><strong>Almanya’da sıcaklık 40 dereceyi buldu</strong><br />
Almanya’da sıcaklık bazı bölgelerde 40 dereceyi buldu, kuraklık nedeniyle nehir seviyeleri düştü, yollar zarar gördü. Elbe Nehri’nin su seviyesi Dresden’de 64 santimetreye kadar indi.</p>

<p><strong>Yangın ve alarm durumu</strong><br />
İspanya’da çıkan yangınlarda 350 hektar alan zarar gördü, Katalonya’da 2 kişi hayatını kaybetti. İtalya’da 18 şehirde kırmızı alarm verildi, Sardunya’da iki kişi sıcak nedeniyle yaşamını yitirdi. Fransa’da 300 kişi sıcak nedeniyle hastaneye kaldırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, İKLİM HAREKETLERİ, SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupada-asiri-sicaklar-ve-orman-yanginlari-artti-11-kisi-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Jul 2025 08:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2025/07/iklim-1.jpg" type="image/jpeg" length="35938"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarkan'dan Akbelen'deki direnen köylülere destek]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/tarkandan-akbelendeki-direnen-koylulere-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/tarkandan-akbelendeki-direnen-koylulere-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Tarkan, Muğla'nın Milas ilçesine bağlı İkizköy'deki Akbelen Ormanı’nda ağaçların kesilmesine karşı çıktıkları için jandarma saldırısına uğrayan köylülere, Twitter'dan yaptığı bir paylaşımla destek verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarkan, Twitter'dan&nbsp;paylaşımı ile Akbelen Ormanı'ndaki ağaçların kesilmesine karşı çıkan köylülere&nbsp;destek verdi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akbelen'deki jandarmanın coplu ve gazlı saldırısına karşı direnen köylülerin "Ağaçlarımız kesiliyor. Biz nereye gideceğiz? Yardım edin dostlar!" Sesimizi duyun.. çağrısına sanatçı Tarkan'dan destek geldi.</p>

<p>Sanatçı Tarkan, "Doğayı rahat bırakın artık. Doğasına sahip çıkmaya çalışan bu güzel insanları da üzmeyin" dedi.</p>

<p><strong>Tarkan, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>"İklim krizi her gün daha şiddetlenirken, bize kırmızı alarmlar verirken, dünya her gün daha yaşanmaz bir yere dönüşürken rant için ormanlar kesilmeye devam ediliyor. Aklım almıyor. Ne için? Para için. Doyun artık. Doğayı rahat bırakın artık. Doğasına sahip çıkmaya çalışan bu güzel insanları da üzmeyin, mağdur etmeyin, duyun artık. #AkbeleneDokunma #DoğayaDokunma..."&nbsp;</p>

<p><img height="757" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2023/07/image-3.png" width="739" /></p>

<p>Tarkan'ın&nbsp;<a href="https://twitter.com/DogaDernegi" rel="nofollow" role="link">Doğa Derneği</a>'nin ACİL DURUM başlıklı çağrısını etiketlemesi dikkat çekti.</p>

<p>ACİL DURUM: Akbelen Ormanı Kesiliyor! Muğla Milas’taki Akbelen Ormanı, kömür madeni için kesilmeye başladı. İkizköylüler iki senedir ormanı korumak için nöbet tutuluyor, davalar açılıyor. Bugün sabah saatlerinde ormanın ana girişleri Jandarma ekiplerince kapatıldı. Limak Holding ve İÇTAŞ ortaklığındaki YK Enerji tarafından ormanda katliam başlatıldı. Akbelen Ormanı için - Bu katliamı duyuralım: <a dir="ltr" href="https://twitter.com/hashtag/AkbeleneDokunma?src=hashtag_click" rel="nofollow" role="link">#AkbeleneDokunma</a> - İmkanımız varsa İkizköy’e desteğe gidelim - Resmi kurumları arayalım ve CİMER’den şikayet edelim - İmza kampanyasını imzalayalım <a dir="ltr" href="https://t.co/o0onDPqqUT" rel="noopener noreferrer nofollow" role="link" target="https://change.org/ikizkoydireniyor%e2%80%a6" waprocessedanchor="true" waprocessedid="23z8er">https://change.org/ikizkoydireniyor…</a> Akbelen Ormanı’ndaki kesim hemen durdurulmalı, maden projesi iptal edilmeli! Gelişmeleri Takip için;</p>

<p><a dir="ltr" href="https://twitter.com/ikizkoydireniyo" rel="nofollow" role="link">@ikizkoydireniyo</a></p>

<p><img height="523" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2023/07/image-4.png" width="722" /></p>

<p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p>Muğla&nbsp;Milas'ta kesime karşı çıkan köylülere Jandarma biber gazlı müdahalede bulunurken çok sayıda&nbsp;kişi gözaltına alındı, Aralarında 62 yaşındaki köylü bir kadının da bulunduğu 4 kişi yaralandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İKLİM HAREKETLERİ, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/tarkandan-akbelendeki-direnen-koylulere-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Jul 2023 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/07/tarkan-1.webp" type="image/jpeg" length="59721"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
