<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/goc-politikalari" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 10:24:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/goc-politikalari"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail ordusunda Givati Tugayı'nda onlarca asker üssü terk etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusuna bağlı Givati Tugayı'nda görev yapan onlarca asker, birliklerde kullanılan bazı sembollerin komuta kademesinin talimatıyla kaldırılıp imha edilmesine tepki göstererek Sde Teiman Askeri Üssü'nü terk etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsrail basını, olayın üst düzey komutanlarla askerler arasında yaşanan anlaşmazlığın ardından meydana geldiğini yazarken, İsrail ordusu da izinsiz ayrılan askerlerle ilgili inceleme başlatıldığını doğruladı.</strong></p>

<p>İsrail merkezli Walla haber sitesinin aktardığına göre olay, Givati Tugayı bünyesindeki Sabar (Tzabar) Taburu'nda yaşandı. Haberde, tabur komutanının birliklerde uzun süredir sergilenen bazı sembol ve işaretlerin kaldırılması talimatını verdiği, askerlerin itirazına rağmen bu kararın uygulanmasında ısrar edildiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddiaya göre komutanlardan biri, kaldırılması istenen sembollerden birini yaklaşık 5 kilogramlık bir balyozla parçalayarak imha etti. Birlikte görev yapan askerlerden biri de bu olayı doğrulayarak, yaşananların tabur içinde büyük tepkiye neden olduğunu söyledi.</p>

<p>Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine onlarca askerin silahlarını bırakarak Sde Teiman Askeri Üssü'nü izinsiz şekilde terk ettiği öne sürüldü.</p>

<p><strong>İsrail ordusu doğruladı</strong></p>

<p>İsrail ordusu (IDF) Sözcülüğü de olayla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, kısa süre önce muharip taburda görev yapan bazı askerlerin komutanlarından izin almadan üslerini terk etmeye başladığı belirtilerek, olayın tabur komutanının "taburdaki norm dışı olaylarla ve kıdemli-yeni asker geleneğiyle ilişkilendirilen bazı işaret ve sembollerin kaldırılması" yönündeki kararının ardından yaşandığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, olayın komutanlar tarafından soruşturulduğu belirtilerek, "Bu olay İsrail ordusunun değerleriyle ve askerlerinden beklenen davranışlarla bağdaşmamaktadır." denildi.</p>

<p>İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, olayın son dönemde orduda yaşanan en dikkat çekici disiplin krizlerinden biri olduğu belirtilirken, askerlerin sembollerin kaldırılmasına yönelik tepki göstermesinin birlik içinde ciddi bir gerilime yol açtığı ifade edildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/protesto-5.jpg" type="image/jpeg" length="48436"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beşikçioğlu'nun gözaltına alınması Avrupa basınında geniş yankı buldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması, Avrupa basınında geniş yer buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya'nın önde gelen yayın organları Der Spiegel, Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) ve Die Zeit ile İsviçre merkezli Bluewin ve BörsenNews, Erdal Beşikçioğlu'nun gözaltına alınmasını manşetlerine taşıdı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Etimesgut Belediyesi'nde bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı, sahte belgeler düzenlendiği, otopark kiralama işlemleri ile imar ve ruhsat süreçlerinde haksız menfaat sağlandığı iddiaları üzerine operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da aralarında bulunduğu 52 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Operasyon kapsamında çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlenirken, soruşturmanın ihale usulsüzlüğü, resmi belgede sahtecilik ve çeşitli yolsuzluk iddiaları kapsamında yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/e-besikcioglu.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Avrupa basını manşetlerine taşıdı</strong></p>

<p>Beşikçioğlu'nun gözaltına alınması Avrupa medyasında da geniş yankı uyandırdı. Alman basınında yer alan haberlerde, operasyonun CHP'li belediyelere yönelik son adım olduğu vurgulanırken, gözaltına alınan isimler arasında kamuoyunun yakından tanıdığı eski oyuncu Erdal Beşikçioğlu'nun bulunmasına özellikle dikkat çekildi.</p>

<p>Birçok gazete, Beşikçioğlu'nun televizyon tarihinin en bilinen polisiye dizilerinden biri olan <i>Behzat Ç.</i> dizisinde canlandırdığı komiser karakteriyle tanındığını hatırlattı. Haberlerde, 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin adayı olarak Etimesgut Belediye Başkanlığı'nı kazanan Beşikçioğlu'nun, oyunculuk kariyerinin ardından siyasete atıldığı bilgisine de yer verildi.</p>

<p>Avrupa basınındaki değerlendirmelerde ayrıca, son dönemde Türkiye'de CHP'li belediyelere yönelik operasyonların arttığına işaret edilerek, çok sayıda belediye başkanı hakkında soruşturma yürütüldüğü ve bazı belediye başkanlarının tutuklandığı hatırlatıldı.</p>

<p><strong>Belediyeden ilk açıklama</strong></p>

<p>Operasyonun ardından Etimesgut Belediyesi'nde açıklama yapan Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Keyvan, soruşturmanın ayrıntılarına ilişkin henüz resmi bilgiye sahip olmadıklarını söyledi.</p>

<p>Hukuk birimi ve avukatlarla sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Keyvan, süreci yakından takip ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Belediye hizmetlerinin kesintisiz sürdüğünü vurgulayan Keyvan,<strong> "Biz görevimizin başındayız. Başkanımızın arkasındayız. Türkiye'nin içinden geçtiği bu sürecin hukuk içinde sonuçlanacağına inanıyoruz. Çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz."</strong> dedi.</p>

<p>Keyvan ayrıca, Beşikçioğlu'nun göreve gelmesinin ardından Etimesgut'ta önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, belediye yönetiminin hizmetlerine devam edeceğini söyledi.</p>

<p><strong>Soruşturma sürüyor</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 52 kişinin emniyetteki işlemleri sürerken, savcılığın ihale süreçleri, imar uygulamaları, otopark kiralamaları ve resmi belgelerde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmayı derinleştirdiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/besikcioglu.JPG" type="image/jpeg" length="20377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM'de Volker Türk krizi: ABD heyeti Fransa'yı protesto edip salonu terk etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/bmde-volker-turk-krizi-abd-heyeti-fransayi-protesto-edip-salonu-terk-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/bmde-volker-turk-krizi-abd-heyeti-fransayi-protesto-edip-salonu-terk-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nde ABD ile Fransa arasında dikkat çeken bir diplomatik kriz yaşandı. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşı gündemiyle toplanan Güvenlik Konseyi'nde Fransa'nın söz alması üzerine ABD heyeti protesto amacıyla salonu terk etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün görev süresinin uzatılması konusunda iki ülke arasında yaşanan sert polemik krize yol açtı.</strong></p>

<p>Diplomatik gerilim, BM Genel Kurulu'nda Volker Türk'ün dört yıllık görev süresinin uzatılmasına ilişkin yapılan oylamanın ardından başladı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/fr-21.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistin ve İran'da İsrail ile ABD'nin uluslararası hukuku ihlal ettiğini sık sık dile getiren Türk, BM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada 144 "evet", 10 "hayır" ve 13 "çekimser" oy alarak görevine yeniden seçildi.</p>

<p>ABD, Kuzey Kore, Rusya, Nikaragua ve Mali ile birlikte Türk'ün görev süresinin uzatılmasına karşı oy kullanan 10 ülkeden biri oldu.</p>

<p><strong>Fransa'dan sert çıkış</strong></p>

<p>Oylamanın ardından Fransa'nın Cenevre'deki BM Daimi Temsilciliği, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Washington'u sert sözlerle eleştirdi.</p>

<p>Açıklamada, "ABD bir zamanlar insan haklarının feneriydi. Artık öyle değil. Bugün Kuzey Kore, Nikaragua, Mali ve Rusya ile aynı safta yalnız kaldı. Dünya artık onu dinlemiyor." ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Bu açıklama Washington'da büyük tepkiye yol açtı.</p>

<p><strong>ABD: "İkiyüzlü gösteriş"</strong></p>

<p>ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz da Fransa'yı, ABD, İngiltere ve İsrail gibi "özgür ve egemen demokrasilere ders vermeye çalışırken dünyanın en zalim rejimlerine yakın duran" bir insan hakları yüksek komiserini desteklemekle suçladı.</p>

<p>BM Güvenlik Konseyi'ndeki oturumun ardından konuşan ABD'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dan Negrea ise Fransa'nın açıklamalarını "ikiyüzlü gösteriş" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Negrea, "Bu konseyde ahlaki üstünlük taslayan ve herkese ders vermeye çalışan bir üye var. Üstelik bunu uluslararası barış ve güvenlikle ilgisi olmayan insan hakları gibi konularda da yapıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD'li diplomat, Fransa "tepeden bakan ve saygısız üslubunu" değiştirmediği sürece Amerikan heyetinin Fransa'nın konuşmaları sırasında salonu terk etmeye devam edeceğini söyledi.</p>

<p><strong>Fransa sessiz kaldı</strong></p>

<p>Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jérôme Bonnafont ise Güvenlik Konseyi'ndeki konuşmasında ABD'nin protestosuna değinmedi.</p>

<p>Bonnafont, Fransa'nın BM'nin bağımsızlığını ve hareket kabiliyetini korumak için çalışmayı sürdüreceğini vurguladı.</p>

<p><strong>Trump yönetimi BM ile karşı karşıya</strong></p>

<p>Donald Trump yönetimi, 2025 yılından bu yana BM organlarına sağladığı mali katkıları önemli ölçüde azaltırken, birçok BM kuruluşundan da çekilmişti. Washington yönetimi ayrıca Volker Türk'ün görev süresinin uzatılması halinde BM'deki varlığını yeniden değerlendirebileceği uyarısında bulunmuştu.</p>

<p>ABD ile Fransa arasında son dönemde NATO savunma harcamaları, ticaret politikaları, Trump'ın Danimarka'ya bağlı Grönland'a ilişkin açıklamaları ve İran konusunda izlenen politikalar nedeniyle de görüş ayrılıkları yaşanıyordu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/bmde-volker-turk-krizi-abd-heyeti-fransayi-protesto-edip-salonu-terk-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/un.jpg" type="image/jpeg" length="41987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrailli yerleşimciler Batı Şeria'da iki camiyi ateşe verdi: Evler ve araçlar da hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgal altındaki Batı Şeria'da cuma günü yaşanan ölümcül silahlı çatışmanın ardından gerilim daha da tırmandı. İsrailli yerleşimciler gece saatlerinde çok sayıda Filistin yerleşim yerine saldırı düzenlerken, olaylarla ilgili henüz gözaltı yapılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsrail ordusu ve Filistinli kaynaklara göre, saldırılarda iki cami, en az bir ev, çok sayıda araç ve iş makinesi ateşe verildi. Saldırılar, Nablus, Tulkerim ve Ramallah çevresindeki çeşitli köylerde gerçekleşti.</strong></p>

<p><strong>Cami ateşe verildi</strong></p>

<p>Nablus'un güneyindeki Kusra köyünde yapımı henüz tamamlanmamış El-Rahma Camisi ateşe verildi. Kusra Belediye Başkanı Abdülazim Vadi, yangında inşaat malzemeleri ile çeşitli ekipmanların zarar gördüğünü açıkladı. Olay yerinden paylaşılan görüntülerde caminin duvarına Davut Yıldızı ile birlikte İbranice "Benajahu'nun intikamı" yazıldığı görüldü.</p>

<p>İsrail ordusu bölgeye asker sevk etti ancak şüphelilerin güvenlik güçleri olay yerine ulaşmadan önce kaçtığı bildirildi. Ordu saldırıyı kınayarak, polisin askeri koruma eşliğinde delil toplayacağını ve tanık ifadelerine başvuracağını açıkladı.</p>

<p>Tulkerim yakınlarındaki Kur köyünde de Filistinli kaynaklara göre bir cami ateşe verildi. Caminin duvarlarına İbranice, "Yahudi kanı boşuna değildir" ifadelerinin yazıldığı belirtildi.</p>

<p><strong>Evler ve araçlar hedef alındı</strong></p>

<p>Nablus yakınlarında kimliği belirsiz kişilerin bir evi ateşe vermeye çalıştığı, olayda yaralanan olmadığı bildirildi.</p>

<p>Ramallah'ın kuzeydoğusundaki el-Muğayyir yakınlarında ise çok sayıda aracın ateşe verildiği aktarıldı. Filistinli kaynaklar, bazı bölgelerde yerleşimcilerin Filistinlilere ait araçlara taş attığını ve yolları kapattığını da bildirdi.</p>

<p>Filistin haber ajansı Wafa'ya göre, Beyt Furik beldesinde bir ev ateşe verildi. Yangın, mahalle sakinlerinin müdahalesiyle söndürüldü.</p>

<p>Ramallah'ın doğusundaki Ayn Samiya bölgesinde ise başka bir yerleşimci grubunun bir taş işleme tesisine saldırdığı, çok sayıda Filistinliyi yaraladığı ve ağır iş makinelerini ateşe verdiği bildirildi. Yaralıların sağlık durumuna ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/israil-ve-isgal.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Çatışmaların ardından şiddet arttı</strong></p>

<p>Saldırılar, cuma günü yaşanan ve iki İsrailli ile dört Filistinlinin yaşamını yitirdiği silahlı çatışmanın ardından gerçekleşti.</p>

<p>Batı Şeria'da şiddet olayları, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırının ardından belirgin şekilde arttı. Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre bu tarihten bu yana İsrail askerleri veya yerleşimciler tarafından 1.100'den fazla Filistinli öldürüldü. Aynı dönemde 68 İsrailli sivil ve güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail ordusunun verilerine göre, aşırılık yanlısı yerleşimcilerin gerçekleştirdiği saldırıların sayısı da yükseldi. Ordu, 2025 yılında 867 saldırı vakası kaydederken, bu sayı 2024'te 682 olarak açıklanmıştı.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Times of Israel'in haberinden derlenmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cami-atese-verildi.jpg" type="image/jpeg" length="37098"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nura ve Baran Kok, Münih'te gençleri buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Münih kentinde 28 yıldır geleneksel olarak düzenlenen "Oben Ohne" Gençlik Müzik Festivali, bu yıl da on binlerce genci bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaklaşık 24 bin kişinin katıldığı festivalde rap ve indie-pop sanatçıları sahne alırken, müzik kadar eşitlik, çeşitlilik ve toplumsal mesajlar da öne çıktı.</strong></p>

<p><strong>Nura</strong> ve <strong>Baran Kok</strong>, Münih'teki "Oben Ohne" Gençlik Müzik Festivali'nde binlerce genci aynı sahnede buluşturdu. Yaklaşık 24 bin kişinin katıldığı etkinlikte rap müziğin yükselen isimleri, sadece performanslarıyla değil, verdikleri siyasi ve toplumsal mesajlarla da alkış topladı.</p>

<p>Münih'in simge noktalarından Königsplatz, hafta sonunda rengârenk kıyafetleri, müzik ve dans eşliğinde buluşan gençlerle dolup taştı. 12 yaş ve üzerindeki gençlere açık olarak düzenlenen "Oben Ohne" Festivali, bu yıl da kısa sürede tükenen biletleriyle büyük ilgi gördü.</p>

<p>Festival programında Almanya'nın genç kuşağının yakından takip ettiği rap ve indie-pop sanatçıları sahne aldı. Günün en çok ilgi gören isimleri arasında rapçi Nura, Baran Kok ve gecenin finalini yapan Souly yer aldı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/festival-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Müzik kadar toplumsal mesajlar da dikkat çekti</strong></p>

<p>Festivalin en dikkat çeken isimlerinden biri olan Eritre asıllı Alman rap sanatçısı Nura, konserinde yalnızca şarkılarıyla değil, verdiği siyasi mesajlarla da öne çıktı. Polis şiddeti, ırkçılık ve cinsiyetçilik gibi konuları işleyen sanatçı, sahneden izleyicilere "Aranızda Merz'e oy veren var mı?" diye seslendi. Bunun üzerine binlerce kişi hep bir ağızdan <strong>"Merz'i isteyen yok"</strong> sloganı attı. Nura'nın sözleri seyircilerden büyük alkış alırken, festivali izleyen 21 yaşındaki Eleonora Berner, <strong>"Müzik politiktir, aslında her şey politiktir"</strong> diyerek sanatçının mesajlarına destek verdi. Berner ve arkadaşları, Nura'nın toplumsal konuları sahneye taşımasının festivali daha anlamlı kıldığını ifade etti.</p>

<p>Katılımcılar da müziğin yalnızca eğlence olmadığını belirterek, sanatçıların toplumsal meseleleri gündeme taşımasını önemsediklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="509" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-festival1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Kürt kökenli Baran Kok'a yoğun ilgi</strong></p>

<p>Festivalin en kalabalık anlarından biri ise Berlinli rapçi Baran Kok sahneye çıktığında yaşandı. Kürt kökenli ve açık kimlikli eşcinsel sanatçı, küçük sahne önünde oluşan yoğun kalabalık nedeniyle programına yaklaşık yarım saat gecikmeli başlayabildi.</p>

<p>Hayranlarının büyük ilgi gösterdiği sanatçı, cesur şarkı sözleri ve sahne performansıyla festivalin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Organizatörler, yoğunluk nedeniyle sahne alanına girişleri bir süre durdurmak zorunda kaldı.</p>

<p><strong>1998'den bu yana gençler için düzenleniyor</strong></p>

<p>İlk kez 1998 yılında gerçekleştirilen "Oben Ohne" Festivali, Münih Gençlik Konseyi tarafından kâr amacı gütmeyen bir etkinlik olarak organize ediliyor.</p>

<p>Festivalin temel hedefi, gençlerin ekonomik durumlarından bağımsız olarak kültürel etkinliklere katılabilmesini sağlamak. Bu kapsamda maddi imkânı olmayan gençlere ücretsiz "dayanışma biletleri" sunulurken, normal bilet fiyatları da benzer festivallere kıyasla düşük tutuluyor. Erken dönem satışlarında biletler 10 avroya, normal satışlarda ise 17,50 avroya sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>29 derecelik sıcağa rağmen coşku dinmedi</strong></p>

<p>Yaklaşık 29 dereceyi bulan sıcak havaya rağmen festival boyunca coşku eksik olmadı. Katılımcılar şapkalar, yelpazeler ve su püskürtme alanlarıyla serinlemeye çalışırken, organizasyon boyunca önemli bir güvenlik sorunu yaşanmadı.</p>

<p>Yaklaşık 300 gönüllünün görev yaptığı etkinlikte gençler gün boyu konserlerin yanı sıra çeşitli gençlik kuruluşlarının stantlarını ziyaret etti, dinlenme alanlarında vakit geçirdi ve festival atmosferinin tadını çıkardı.</p>

<p><strong>Finalde Souly sahne aldı</strong></p>

<p>Güneşin Königsplatz üzerinde batmasıyla birlikte festivalin kapanışını rapçi <strong>Souly</strong> yaptı. Binlerce kişinin şarkılara hep bir ağızdan eşlik ettiği konserde alan adeta dev bir açık hava partisina dönüştü.</p>

<p>Organizatörler, hem katılımın hem de festival boyunca oluşan atmosferin beklentilerin üzerinde olduğunu belirterek, "Oben Ohne"nun Almanya'da gençlere yönelik en önemli müzik etkinliklerinden biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-festival.JPG" type="image/jpeg" length="20400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin'deki CSD saldırısının zanlısı polis operasyonunda öldürüldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlindeki-csd-saldirisinin-zanlisi-polis-operasyonunda-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlindeki-csd-saldirisinin-zanlisi-polis-operasyonunda-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de Christopher Street Day (CSD) etkinliği sırasında düzenlenen ve 1 kişinin hayatını kaybettiği, 29 kişinin yaralandığı saldırının zanlısı Abdul Ballout, düzenlenen özel harekât operasyonunda vurularak öldürüldü. Alman makamları saldırıyı "İslamcı terör saldırısı" olarak nitelendirirken, olayla ilgili soruşturmayı Federal Başsavcılık devraldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berlin Polisi'nin yaklaşık 24 saat süren arama çalışmasının ardından 21 yaşındaki Abdul Ballout'un, Spandau semtindeki Ruhlebener Straße yakınlarındaki bir hobi bahçesi yerleşkesinde saklandığı belirlendi.</strong></p>

<p>Polisin açıklamasına göre, akşam saatlerinde düzenlenen operasyonda Ballout elindeki <strong>kesici bir aletle</strong> Özel Harekât (SEK) ekiplerinin üzerine yürüdü. Bunun üzerine polis ateş açtı.</p>

<p><img alt="" height="394" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/6-22.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p>Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri zanlıyı hayata döndürmeye çalışsa da Ballout, olay yerinde yaşamını yitirdi.</p>

<p>Berlin Polisi, zanlının vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturmanın cinayet bürosu tarafından yürütüleceğini açıkladı.</p>

<p><strong>CSD'de araçla kalabalığın arasına dalmıştı</strong></p>

<p>Abdul Ballout'un cumartesi akşamı Berlin'deki Christopher Street Day (CSD) etkinliği sırasında beyaz bir hafif ticari araçla kalabalığın arasına daldığı öne sürülüyor.</p>

<p>Saldırıda bir kadın hayatını kaybederken 29 kişi yaralandı. Alman makamları, zanlının olay sırasında bazı kişilere kesici aletle saldırmış olabileceği ihtimali üzerinde de duruyor.</p>

<p>Berlin'de yüz binlerce kişinin katıldığı Onur Yürüyüşü, saldırının ardından güvenlik gerekçesiyle sona erdirilmişti.</p>

<p><img alt="" height="343" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin2-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Federal Başsavcılık soruşturmayı devraldı</strong></p>

<p>Berlin Polisi, saldırının niteliği nedeniyle soruşturmanın artık Almanya Federal Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Yetkililer, olayın olası terör bağlantıları ve zanlının ilişkileri dahil tüm yönleriyle araştırıldığını belirtti.</p>

<p><strong>"İslam Devleti sempatizanıydı" iddiası</strong></p>

<p>Alman güvenlik kaynaklarına göre Ballout, daha önce güvenlik birimlerinin radarına giren isimlerden biriydi.</p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre zanlının, terör örgütü IŞİD/İslam Devleti ideolojisine sempati duyduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>21 yaşındaki zanlının Berlin'de, saldırının gerçekleştiği bölgeye yalnızca birkaç dakika uzaklıkta yaşadığı belirtildi.</p>

<p><strong>Dobrindt: Cezaevinde olması gerekirdi</strong></p>

<p>Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, kamu yayıncısı ZDF'ye yaptığı açıklamada zanlının mayıs ayında cezaevinden çıkmış olmasını eleştirdi.</p>

<p>Dobrindt, terör örgütleriyle bağlantı ve şiddet suçları bulunan kişilere yönelik denetimli serbestlik uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Bu kişinin cezaevinde tutulmasının daha doğru olacağı kanaatindeyim." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İçişleri Bakanı ayrıca radikalleşme riski taşıyan kişilerin daha sıkı gözetim altında tutulması ve hareket alanlarının kısıtlanması gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>Önceki yargı süreci yeniden gündemde</strong></p>

<p>Alman basınındaki bilgilere göre Ballout hakkında daha önce terör örgütüne destek ve çeşitli şiddet suçları nedeniyle işlem yapılmıştı.</p>

<p>Gençlik Mahkemesi zanlı hakkında 1 yıl 10 ay gençlik cezası vermiş, ancak cezanın infazının ertelenip ertelenmeyeceğine ilişkin kararın altı aylık deneme sürecinin sonunda verilmesini öngörmüştü. Bu süreçte Ballout serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Saldırının ardından bu karar da Almanya'da yeniden tartışma konusu oldu.</p>

<p><strong>Wegner: 24 saat içinde yakalanması büyük başarı</strong></p>

<p>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner, zanlının kısa sürede bulunmasını güvenlik güçlerinin önemli bir başarısı olarak değerlendirdi.</p>

<p>Wegner, "Berlin Polisi'nin şüpheliyi 24 saat içinde tespit etmesi soruşturma makamları açısından büyük bir başarıdır." dedi.</p>

<p><strong>Berlin'de yas ve güvenlik önlemleri</strong></p>

<p>Saldırının ardından Berlin'de düzenlenen anma etkinliklerine binlerce kişi katıldı.</p>

<p>Marienkirche Kilisesi'nden Brandenburg Kapısı'na kadar düzenlenen yürüyüşte hayatını kaybeden kişi anılırken, kent genelinde güvenlik önlemleri artırıldı.</p>

<p>Yetkililer, saldırının tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması için soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğünü bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlindeki-csd-saldirisinin-zanlisi-polis-operasyonunda-olduruldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-de-saldirgan.jpeg" type="image/jpeg" length="63932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin Onur Yürüyüşü'nde dehşet: Araç kalabalığın arasına daldı, 1 kişi öldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de yüz binlerce kişinin katıldığı Christopher Street Day (CSD) Onur Yürüyüşü, akşam saatlerinde yaşanan kanlı saldırıyla kabusa döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beyaz bir hafif ticari aracın kalabalığın arasına dalması sonucu en az bir kadın hayatını kaybetti, 16 kişi yaralandı. Alman polisi olayı "saldırı şüphesi" kapsamında soruştururken, saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen 21 yaşındaki şüpheliyi yakalamak için geniş çaplı operasyon başlattı.</strong></p>

<p>Olay, cumartesi akşamı Tiergarten yakınlarında düzenlenen CSD etkinliğinin son saatlerinde meydana geldi.</p>

<p>Polisin verdiği bilgiye göre beyaz renkli bir panelvan, yürüyüş güzergâhındaki kalabalığın arasına daldı. Çarpmanın etkisiyle çok sayıda kişi yere savruldu.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin1-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>İlk belirlemelere göre bir kadın yaşamını yitirirken, 16 kişi yaralandı. Yaralılardan üçünün hayati tehlikesinin bulunduğu, sekiz kişinin ağır, beş kişinin ise hafif yaralandığı açıklandı.</p>

<p>Saldırının ardından etkinlik derhal sona erdirildi ve yüz binlerce kişi panik yaşanmaması için kontrollü şekilde alandan tahliye edildi.</p>

<p><strong>Polis: Saldırı şüphesiyle soruşturuluyor</strong></p>

<p>Berlin Polisi, olayın ardından yaptığı açıklamada soruşturmanın "saldırı şüphesi" kapsamında yürütüldüğünü duyurdu.</p>

<p>Yetkililer, saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen kişinin araçtan indikten sonra olay yerinden kaçtığını bildirdi.</p>

<p>Şüpheliyi yakalamak için Berlin'in Schöneberg semtinde bir adrese operasyon düzenlendi ancak zanlı bulunamadı.</p>

<p>Polis, kamuoyuyla paylaştığı arama duyurusunda şüphelinin 21 yaşındaki Abdul B. olduğunu açıkladı. Yaklaşık 1,90 metre boyunda, siyah saçlı ve zayıf yapılı olduğu belirtilen zanlının olay sırasında siyah kapüşonlu üst ve beyaz pantolon giydiği ifade edildi.</p>

<p>Emniyet, vatandaşlardan şüpheliye yaklaşmamalarını, gördükleri takdirde derhal polisi aramalarını istedi.</p>

<p><strong>İslamcı çevrelerle bağlantısı araştırılıyor</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre şüpheli, güvenlik birimlerince daha önce de tanınan bir isim.</p>

<p>Polis sözcüsü, zanlının İslamcı çevrelerle bağlantılı olduğunu doğrularken, Alman Haber Ajansı (dpa), şüphelinin mayıs ayında çocuk ve gençlik cezaevinden tahliye edildiğini aktardı.</p>

<p>Soruşturmayı yürüten ekipler ayrıca saldırının yalnızca araçla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini de araştırıyor.</p>

<p>Polis, olay sırasında bazı kişilerin kesici veya delici aletlerle yaralanmış olabileceğine ilişkin ihbarlar aldıklarını, bu nedenle olası ikinci bir saldırı ihtimali üzerinde de çalışıldığını açıkladı.</p>

<p><strong>Çok sayıda soru hâlâ yanıt bekliyor</strong></p>

<p>Yetkililer, saldırının tek bir kişi tarafından mı yoksa birden fazla fail tarafından mı gerçekleştirildiğinin henüz netleşmediğini belirtti.</p>

<p>Görgü tanıklarının farklı ifadeler vermesi nedeniyle olayın tam seyri ve saldırganın kaçış rotası da henüz kesin olarak ortaya çıkarılamadı.</p>

<p>Saldırının motivasyonuna ilişkin ise resmi makamlar şu aşamada herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınıyor.</p>

<p><strong>Merz: Toplumumuza yapılmış bir saldırı</strong></p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, saldırıyı "iğrenç bir suç" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Merz, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, "Dünyanın dört bir yanından yüz binlerce insan Christopher Street Day'de barış içinde kutlama yapıyordu. Birlikte hoşgörü içinde yaşamayı savunuyorlardı. Bu, toplumumuza yönelik bir saldırıdır." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başbakanlık, Merz'in İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ile sürekli temas halinde olduğunu ve güvenlik makamlarından gelişmeler hakkında düzenli bilgi aldığını bildirdi.</p>

<p><strong>Federal hükümetten Berlin'e destek</strong></p>

<p>İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt de federal hükümetin Berlin makamlarına her türlü desteği vermeye hazır olduğunu açıkladı.</p>

<p>Dobrindt, "Barış içinde kutlama yapan insanlara yönelik bu korkak ve alçak saldırı beni derinden sarstı. Düşüncelerim kurbanlar, yakınları ve bu dehşeti yaşayan herkesle birlikte." dedi.</p>

<p><strong>"Özgür toplumumuza saldırı"</strong></p>

<p>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner ise saldırının yalnızca CSD katılımcılarını değil, kentin temel değerlerini hedef aldığını söyledi.</p>

<p>Wegner, "Berlin özgürlüğün kentidir ve bugün özgürlüğümüz en korkunç şekilde hedef alınmıştır. Bu saldırı özgür ve açık toplumumuza yöneliktir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yetkililer, organizatörlerin etkinliği hızla sonlandırarak alanı panik yaşanmadan boşaltmasının daha büyük bir faciayı önlediğini belirtti.</p>

<p><strong>Spekülasyon uyarısı</strong></p>

<p>Berlin Eyaleti Kentsel Gelişim Senatörü Christian Gaebler ise olayın arka planına ilişkin spekülasyon yapılmaması çağrısında bulundu.</p>

<p>Gaebler, saldırının siyasi ya da adi suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine ilişkin henüz yeterli bilgi bulunmadığını belirterek soruşturmanın sonuçlarının beklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Berlin İçişleri Senatörü Iris Spranger de güvenlik güçleriyle sürekli temas halinde olduklarını belirterek, "Berlinlilerin ve kentimizi ziyaret edenlerin güvenliği en büyük önceliğimizdir." açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Dünyada yankı uyandırdı</strong></p>

<p>Berlin CSD'deki saldırı uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Etkinliğin kapanış konserinde sahne alan Alman şarkıcı Sarah Connor, tahliye kararından kısa süre önce konserini tamamlamıştı. Connor, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Kelimeler yetersiz. Yaşananlar korkunç." diyerek hayatını kaybeden kişinin yakınlarına başsağlığı diledi.</p>

<p>Olay, başta İngiltere ve ABD olmak üzere birçok uluslararası medya kuruluşunda da son dakika gelişmesi olarak duyuruldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-21.jpg" type="image/jpeg" length="26633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hindistan'da sınav skandalı: Gençlerin protestosu Eğitim Bakanı'nı istifa ettirdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan'da haftalardır milyonlarca genci sokağa döken sınav skandalı protestoları hükümete geri adım attırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ülkenin Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan görevinden istifa ederken, protestoları organize eden "Hamam Böceği Halk Partisi" (Cockroach Janata Party-CJP) hükümetin hareketin tüm taleplerini kabul ettiğini açıkladı. Böylece son yılların en büyük gençlik hareketi zafer ilan ederek ülke genelindeki eylemlerini sona erdirdi.</strong></p>

<p>Protestoların fitilini, Hindistan'da tıp fakültelerine girişte uygulanan ülke çapındaki NEET sınavının sorularının önceden sızdırılması ateşledi.</p>

<p>Sınav sorularının önceden sızdırılmasının ortaya çıkmasının ardından yaklaşık iki milyon aday sınava yeniden girmek zorunda kaldı. Olay, uzun yıllardır sınav güvenliği ve eğitim sistemindeki adaletsizlikler nedeniyle biriken öfkeyi yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>AP'nin haberine göre göstericiler, yaşanan skandalın siyasi sorumluluğunu taşıdığı gerekçesiyle Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını talep etti.</p>

<p><img alt="" height="393" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-79.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="531" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İnternette doğdu, milyonları sokağa çıkardı</strong></p>

<p>Kısa sürede ülke çapında yayılan CJP hareketi, başlangıçta sosyal medyada ortaya çıkan bir protesto girişimiydi.</p>

<p><strong>"Hamam böcekleri"nden "çapulcular"a</strong></p>

<p>Hareketin adı, Hindistan Yüksek Mahkemesi Yargıcı Surya Kant'ın işsiz gençleri "hamam böcekleri" ve "parazitler" olarak nitelendiren açıklamalarına tepki olarak ortaya çıktı. Gençler, hakaret olarak görülen bu ifadeyi sahiplenerek <strong>"Cockroach Janata Party" (Hamam Böceği Halk Partisi)</strong> adını benimsedi ve sosyal medya üzerinden örgütlendi. Bu durum, Türkiye'de 2013'teki Gezi Parkı protestoları sırasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eylemcileri "üç beş çapulcu" diye nitelendirmesinin ardından protestocuların "çapulcu" ifadesini sahiplenerek bir direniş sembolüne dönüştürmesini hatırlattı.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hindistan-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Milyonlarca takipçiye ulaşan hareket, kısa süre içinde internet kampanyasından ülke tarihinin en büyük gençlik protestolarından birine dönüştü.</p>

<p>CJP'nin kurucusu Abhijeet Dipke, "Bu demokrasidir." diyerek istifayı "adaletin zaferi" olarak nitelendirdi.</p>

<p><strong>Delhi'de büyük kutlama</strong></p>

<p>Eğitim Bakanı'nın istifasının açıklanmasının ardından başkent Yeni Delhi'deki Jantar Mantar meydanında toplanan binlerce genç büyük kutlamalar yaptı.</p>

<p>Bollywood şarkıları eşliğinde bayraklar sallayan ve sloganlar atan göstericiler, haftalardır sürdürdükleri direnişin ilk büyük siyasi sonucunu elde etmiş oldu.</p>

<p>İstifa mektubunu kamuoyuyla paylaşan Dharmendra Pradhan ise, "Gençlik Bharat'ın gücüdür." ifadelerini kullandı. Bharat, Hindistan Cumhuriyeti'nin resmi adlarından biri olarak kullanılıyor.</p>

<p><strong>Polis müdahalesi protestoları büyüttü</strong></p>

<p>Gösteriler sırasında en kritik dönüm noktası, protestocuların parlamentoya yürümek istemesi oldu.</p>

<p>Güvenlik güçleri yürüyüşü göz yaşartıcı gaz, cop ve tazyikli suyla durdurdu. Yaşanan müdahalede çok sayıda gösterici ve polis yaralandı.</p>

<p>Ancak sert polis müdahalesi protestoları bastırmak yerine daha da büyüttü.</p>

<p>Yeni Delhi'nin yanı sıra Mumbai, Kolkata ve birçok kentte yüz binlerce kişi sokaklara çıktı. CJP'nin düzenlediği oturma eylemlerine her gün yeni gruplar katıldı.</p>

<p>Hareketin görünürlüğünü artıran isimlerden biri de iklim aktivisti Sonam Wangchuk oldu. Haftalar süren açlık grevinin ardından eylemini sonlandıran Wangchuk, istifayı "demokrasinin zaferi" olarak değerlendirdi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/4-62.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Hükümet geri adım attı</strong></p>

<p>Haftalar boyunca protestoları görmezden gelen Başbakan Narendra Modi hükümeti, eylemlerin ülke geneline yayılması üzerine CJP temsilcileriyle görüşmeyi kabul etti.</p>

<p>Modi daha önce sınav sorularının sızdırılmasıyla mücadele amacıyla özel hızlı mahkemeler kurulacağını ve sınav güvenliğine ilişkin yeni önlemler alınacağını açıklamıştı.</p>

<p>Ancak protestocular bunun yeterli olmadığını belirterek Eğitim Bakanı'nın istifasında ısrar etti.</p>

<p>Pradhan'ın istifasıyla birlikte Modi hükümeti, üçüncü döneminde ilk kez kitlesel sokak gösterileri karşısında önemli bir siyasi geri adım atmış oldu.</p>

<p><strong>Hükümet CJP'nin tüm taleplerini kabul etti</strong></p>

<p>İstifanın ardından CJP temsilcileri ile BJP hükümeti arasında gerçekleştirilen görüşmelerde protesto hareketinin diğer talepleri de masaya yatırıldı.</p>

<p>CJP, hükümetin tüm taleplerini kabul ettiğini açıkladı.</p>

<p>Buna göre sınav skandalıyla bağlantılı olarak yaşamını yitiren öğrencilerin ailelerine yaklaşık 90 bin avro tutarında tazminat ödenecek.</p>

<p>Ayrıca protestolara katılanlar hakkında açılan ceza soruşturmalarından vazgeçilecek, gösterilere müdahale eden Delhi Polisi ile Hızlı Müdahale Gücü'nün (RAF) sert müdahalesi nedeniyle kamuoyundan özür dilemesi sağlanacak.</p>

<p>Bunun üzerine CJP, haftalardır süren ülke çapındaki protestoların sona erdirildiğini duyurdu.</p>

<p><strong>Muhalefet ve uzmanlar: Asıl sorun eğitim sistemi</strong></p>

<p>Göstericiler ise Eğitim Bakanı'nın istifasının tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Delhi'deki bir protestocu, "Yeni bir bakan gelmesi eğitim sistemindeki sorunları çözmeyecek. Ama en azından ilk kez biri sorumluluk üstlendi." sözleriyle mücadelelerinin süreceğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar da hareketin yalnızca sınav skandalından ibaret olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Analistlere göre CJP, genç işsizliği, fırsat eşitsizliği, ekonomik büyüme ve eğitim sistemindeki yapısal sorunlara yönelik daha geniş bir toplumsal tepkiyi temsil ediyor. Hindistan'da tıp eğitimi, milyonlarca genç için sosyal yükselişin en önemli yollarından biri olarak görülüyor ve NEET sınavı bu nedenle büyük önem taşıyor.</p>

<p>Muhalefet lideri Rahul Gandhi'nin protestolara verdiği destek de hareketin siyasi etkisini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>Modi yönetimi için kritik sınav</strong></p>

<p>2014'ten bu yana iktidarda bulunan Narendra Modi hükümeti, geçmişte protesto hareketleri karşısında nadiren geri adım attı. Uzmanlara göre bu süreç, yaklaşık bir yıl süren çiftçi eylemlerinin ardından tartışmalı tarım yasalarının geri çekilmesinden sonra hükümetin sokak baskısıyla attığı en önemli geri adım oldu.</p>

<p>Siyasi gözlemciler, CJP'nin protestoları sonlandırmasına rağmen hareketin milyonlarca genci kısa sürede örgütleyebilme kapasitesinin Hindistan siyasetinde kalıcı etkiler bırakabileceği görüşünde birleşiyor. Eğitim, istihdam ve fırsat eşitliği taleplerinin ise önümüzdeki dönemde de ülkenin en önemli siyasi gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hindistan-da-protesto.JPG" type="image/jpeg" length="19742"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’den AB’nin Rusya yaptırımlarına karşılık: 14 Avrupa şirketine ihracat kısıtlaması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı nedeniyle kabul ettiği 21. yaptırım paketine karşılık olarak, aralarında Almanya’dan şirketlerin de bulunduğu 14 Avrupa şirketi ve kuruluşa çift kullanımlı (dual-use) ürünlerin ihracatını yasakladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karar yürürlüğe girerken, Brüksel gelişmenin etkilerini incelemeye başladığını ve Pekin’den açıklama talep edeceğini duyurdu.</strong></p>

<p><strong>Pekin’den yaptırımlara karşı hamle</strong></p>

<p>Çin Ticaret Bakanlığı, AB’nin son yaptırım paketi kapsamında Çin ana karası ve Hong Kong merkezli 14 şirketin ihracat kısıtlamaları listesine alınmasına karşılık aynı sayıda Avrupa şirketine ihracat kontrolü uygulandığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık, kararın "ulusal güvenliği ve ulusal çıkarları korumak" amacıyla alındığını belirterek, Çin menşeli çift kullanımlı ürünlerin söz konusu şirketlere satışının yasaklandığını bildirdi. Açıklamada, yalnızca Çinli ihracatçılar değil, Çin menşeli bu ürünleri üçüncü ülkeler üzerinden söz konusu şirketlere ulaştırabilecek yabancı kişi ve kuruluşların da yasak kapsamına girdiği ifade edildi. İstisnai durumlarda ise ihracat için özel izin başvurusu yapılabileceği kaydedildi.</p>

<p><strong>Alman şirketleri de listede</strong></p>

<p>Çin’in yaptırım listesinde Almanya’dan üç şirket bulunuyor. Bunlar, Düsseldorf merkezli savunma sanayi şirketi Rheinmetall, Duisburg merkezli kimyasal hammadde ticareti yapan Antraco Chemie-Handelsgesellschaft ve Kempten merkezli malzeme tedarikçisi Sindlhauser Materials.</p>

<p>Sindlhauser Materials, yarı iletken, sensör ve aydınlatma sanayilerinde kullanılan vakum kaplama malzemeleri, seramikler, tungsten, tantal ve molibden bileşenleri ile nadir toprak elementleri tedarik ediyor. Antraco Chemie ise uluslararası kimyasal hammadde ticaretinde faaliyet gösteriyor. Ancak Çin’in ihracat kontrollerinin bu şirketlerin hangi ürün veya ticari ilişkilerini doğrudan etkileyeceğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p><strong>Avrupa’nın farklı ülkelerinden şirketler de etkilendi</strong></p>

<p>Çin’in listesinde Almanya’nın yanı sıra Fransa, İtalya, Polonya, Hollanda, Çekya, Bulgaristan ve Litvanya’dan şirket ve kuruluşlar da yer aldı.</p>

<p>Bunlar arasında İtalyan elektrik motoru üreticisi Lafert, Fransız insansız hava aracı geliştiricisi Cavok UAS, Çek kamyon üreticisi Tatra Trucks, Polonyalı elektronik ve optik teknolojileri şirketi Vigo Photonics ile Polonya’daki Wrocław Teknik Üniversitesi de bulunuyor.</p>

<p><strong>AB’nin yaptırımlarının gerekçesi</strong></p>

<p>AB üyesi ülkeler, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları nedeniyle kabul edilen 21. yaptırım paketi kapsamında toplam 51 şirket ve kuruluşu çift kullanımlı ürünler ile ileri teknoloji ihracatına yönelik kısıtlama listesine ekledi.</p>

<p>Bu kuruluşların 14’ü Çin ve Hong Kong merkezli. AB Konseyi, söz konusu şirketlerin Rusya’nın savunma sanayisini desteklediğini veya mevcut yaptırımların aşılmasına yardımcı olduğunu öne sürüyor. İddialar arasında mikroelektronik, bilgisayar kontrollü takım tezgâhları ve yarı iletken üretim ekipmanlarının tedarik zincirlerine katkı sağlanması da yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pekin ise bu suçlamaları reddederek AB’nin kararını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi ve aldığı karşı önlemlerin ulusal güvenliğin korunması ile uluslararası silahların yayılmasını önleme yükümlülükleri çerçevesinde uygulandığını savundu.</p>

<p><strong>Brüksel: Çin’den açıklama isteyeceğiz</strong></p>

<p>Avrupa Komisyonu, Çin’in aldığı kararın olası etkilerini değerlendirdiklerini açıkladı.</p>

<p>Komisyon Sözcüsü Paula Pinho, AB kurumlarının üye ülkeler ve etkilenen şirketlerle temas halinde olduğunu belirterek, "Çinli muhataplarımızdan açıklama isteyeceğiz. Öncelikle bu önlemlerin kapsamını ve etkilerini net biçimde anlamak istiyoruz." dedi.</p>

<p><strong>İlk örnek değil</strong></p>

<p>Çin, Avrupa merkezli şirketlere yönelik benzer ihracat kısıtlamalarını daha önce de uygulamıştı. Nisan ayında, aralarında Alman savunma elektroniği şirketi Hensoldt’un da bulunduğu yedi Avrupa savunma ve havacılık şirketi ihracat kontrol listesine alınmıştı. Pekin, o dönemde bu kararı şirketlerin Tayvan ile silah satışları ve askeri iş birliği faaliyetleri nedeniyle aldığını açıklamıştı.</p>

<p>Son adımla birlikte, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile Çin arasındaki yaptırım ve karşı yaptırım süreci yeni bir boyut kazanırken, teknoloji ve çift kullanımlı ürün ticaretine yönelik gerilim de daha da derinleşmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cin-ve-eu.jpeg" type="image/jpeg" length="73010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Münih'teki ırkçı terör saldırısında yaşamını yitirenler 10. yılında anıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/munihteki-irkci-teror-saldirisinda-yasamini-yitirenler-10-yilinda-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/munihteki-irkci-teror-saldirisinda-yasamini-yitirenler-10-yilinda-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[22 Temmuz 2016'da Münih'teki Olympia Alışveriş Merkezi'nde (OEZ) düzenlenen ırkçı terör saldırısında yaşamını yitiren dokuz kişi, saldırının 10. yıl dönümünde düzenlenen törenle anıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MÜNİH</strong> – <strong>Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in de katıldığı törende hem ırkçılık ve nefret suçlarına karşı güçlü mesajlar verildi hem de ırkçı saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınları olayın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısını yineledi.</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-irkci-saldirisi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></strong></p>

<p>Münih'teki anma törenine Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in yanı sıra Bavyera Eyalet Meclisi Başkanı Ilse Aigner, Münih Büyükşehir Belediye Başkanı Dominik Krause, Bavyera Başbakanı Markus Söder, çok sayıda siyasetçi ile saldırıda yaşamını yitirenlerin aileleri ve yakınları katıldı.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/1-213.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="564" /></p>

<p>Saldırının gerçekleştiği Olympia Alışveriş Merkezi önünde düzenlenen törende katledilen dokuz kişinin fotoğrafları sergilendi. Saat 17.51'de, saldırının başladığı dakikada kentte toplu taşıma araçları kısa süreliğine durdurularak saygı duruşunda bulunuldu.</p>

<p><strong>Steinmeier: "Almanya göç geçmişi olan bir ülkedir"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Steinmeier konuşmasında saldırının yalnızca ırkçı saldırıda hayatını kaybedenleri ve ailelerini değil, tüm Almanya'yı ilgilendirdiğini belirterek, ırkçılık ve antisemitizme karşı kararlı mücadele çağrısı yaptı.</p>

<p>"Kimse kökeni nedeniyle bir başkasından üstün değildir" diyen Steinmeier, Almanya'nın bir göç ülkesi olduğuna dikkat çekerek, <strong>"Artık şunu kabul edelim; sadece bazı insanların değil, bütün ülkemizin bir göç geçmişi var. Almanya göç geçmişine sahip bir ülkedir ve bu bizim kimliğimizin bir parçasıdır."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="395" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/5-41.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="521" /></p>

<p>Steinmeier, saldırının yıllarca "kişisel nedenli bir cinnet" olarak değerlendirilmesini de dolaylı biçimde eleştirerek, olayın sağ terör saldırısı olarak kabul edilmesinin çok geç gerçekleştiğini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı ayrıca Hanau, Halle, NSU cinayetleri, Walter Lübcke suikastı ve 1980 Münih Oktoberfest saldırısını hatırlatarak, sağ terörün Almanya için hâlâ ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="519" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/2-149.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="599" /></p>

<p><strong>Ailelerden sert eleştiri: "Artık açıklama değil, gerçeği istiyoruz"</strong></p>

<p>Törenin en dikkat çekici bölümü ise ırkçı saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınlarının konuşmaları oldu.</p>

<p>Aileler, saldırının üç yıldan fazla süre boyunca "ırkçı terör" yerine "amok" olarak nitelendirilmesini sert sözlerle eleştirerek, olayın tüm yönleriyle araştırılması için Bavyera Eyalet Parlamentosu'nda araştırma komisyonu kurulması taleplerini yineledi.</p>

<p><img alt="" height="471" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/4-61.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="567" /></p>

<p>Selçuk Kılıç'ın annesi Yasemin Kılıç, konuşmasında duygusal ifadeler kullanırken devlet yetkililerine de seslendi.</p>

<p><strong>"Artık kameralar önündeki güzel sözler bize yetmiyor. Bu saldırıyla ilgili bütün dosyaların açıklanmasını istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı, burada artık aydınlatılmayı talep etmiyoruz; bunu talep etmenin ötesinde, hesap verilmesini istiyoruz."</strong> dedi.</p>

<p>Sevda Dağ'ın eşi Hacı Dağ da saldırının üzerinden on yıl geçmesine rağmen birçok sorunun hâlâ yanıtsız olduğunu belirterek, "Biz aileler gerçeğin tamamını öğrenmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dijamant Zabërgja'nın kız kardeşi Margareta Zabërgja ise Almanya'da göçmen kökenlilerin hâlâ tam anlamıyla kabul görmediğini belirterek, kardeşine hitaben, "Keşke ölümün bir şeyleri değiştirmiş olsaydı. Keşke bugün kimse kökeni nedeniyle korku yaşamasaydı." dedi.</p>

<p><strong>"OEZ sağ terördü" vurgusu</strong></p>

<p>Anma alanında kurbanların büyük fotoğrafları ve çiçekler yer alırken, sahnenin arkasına "Münih OEZ bir sağ terör saldırısıydı" yazılı büyük bir pankart asıldı.</p>

<p>Münih Büyükşehir Belediye Başkanı Dominik Krause de konuşmasında, toplumun sağ terörü açık biçimde adlandırmakta uzun süre zorlandığını belirterek, bunun değişmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="440" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-78.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="657" /></p>

<p><strong>Önce "amok", sonra "ırkçı terör"</strong></p>

<p>18 yaşındaki saldırgan, 22 Temmuz 2016'da Münih'teki Olympia Alışveriş Merkezi çevresinde dokuz kişiyi öldürdükten sonra intihar etmişti. Hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün Türk, Yunan, Kosovalı, Arnavut ya da Roman kökenli olması dikkat çekmişti.</p>

<p>Saldırı ilk etapta kişisel nedenlerle gerçekleştirilen bir "amok" olarak değerlendirilmiş, ancak Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi 2019 yılında olayın <strong>ırkçı ve aşırı sağcı saiklerle işlenmiş bir terör saldırısı</strong> olduğunu resmen kabul etmişti.</p>

<p><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Irkçı saldırıda hayatını kaybedenler tek tek anıldı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende saldırıda yaşamını yitiren</p>

<ul>
 <li>Armela Segashi</li>
 <li>Can Leyla</li>
 <li>Dijamant Zabërgja</li>
 <li>Guiliano Kollmann</li>
 <li>Hüseyin Dayıcık</li>
 <li>Roberto Rafael</li>
 <li>Sabine Sulaj</li>
 <li>Selçuk Kılıç</li>
 <li>Sevda Dağ</li>
</ul>

<p>isimleri tek tek okunarak anıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/munihteki-irkci-teror-saldirisinda-yasamini-yitirenler-10-yilinda-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-4.jpeg" type="image/jpeg" length="18359"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluslararası basın Özgür Özel'in yeni parti kararını manşetlere taşıdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/uluslararasi-basin-ozgur-ozelin-yeni-parti-kararini-mansetlere-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/uluslararasi-basin-ozgur-ozelin-yeni-parti-kararini-mansetlere-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanlığı görevinden mahkeme kararıyla uzaklaştırılan Özgür Özel'in yeni bir siyasi parti kuracağını açıklaması uluslararası basında geniş yankı uyandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Financial Times (FT), Reuters, Associated Press (AP), Deutsche Welle (DW) ve Spiegel başta olmak üzere çok sayıda uluslararası medya kuruluşu, gelişmeyi Türkiye siyasetinde "tarihi bir kırılma" olarak değerlendirirken, yeni oluşumun parlamentodaki güç dengelerini değiştirebileceği yorumları öne çıktı.</strong></p>

<p>Özel, Ankara'da yaptığı konuşmada bugün il başkanlarıyla bir araya geleceklerini, ardından Parti Meclisi'ni toplayarak yeni partiyi kuracaklarını açıkladı. 51 yaşındaki siyasetçi, kurulacak partinin sosyal demokrat çizgide olacağını ve Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerini temel alacağını söyledi.</p>

<p>"Kaçınılmaz hale gelen hüzünlü bir vedanın eşiğindeyiz" diyen Özel, "İçimizde yeni bir başlangıcın sarsılmaz umudunu taşıyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni partinin ismi ve kadrosuna ilişkin ayrıntılar ise henüz açıklanmadı.</p>

<p><strong>Financial Times: "Erdoğan için ciddi tehdit olabilir"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiliz Financial Times, haberi "Türk muhalefet lideri Erdoğan'a meydan okumak için yeni bir parti kuruyor" başlığıyla yayımladı.</p>

<p>Gazete, Özel'in girişimini "Türkiye siyasetini yeniden şekillendirebilecek cesur bir hamle" olarak nitelendirirken, yeni partinin parçalanmış muhalefeti yeniden toparlayabileceği, iktidardan memnun olmayan seçmenleri harekete geçirebileceği ve 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için ciddi bir rakibe dönüşebileceği değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>FT, İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü (İstanPol) Eş Direktörü Seren Selvin Korkmaz'ın, "Türkiye siyasi tarihinde bir kırılma noktası yaşanıyor. Eğer toplumun beklentilerini karşılayabilirse Özel'in yeni partisinin önemli bir potansiyeli var. Muhalefet açısından büyük bir çıkmaz büyük bir fırsata dönüşebilir" sözlerine de yer verdi.</p>

<p>Haberde ayrıca bazı kamuoyu araştırmalarına göre bugün seçim yapılması halinde Özel'in kuracağı partinin AKP'nin önünde göründüğü değerlendirmesi yer verildi.</p>

<p><strong>Reuters: "Muhalefetteki bölünme Erdoğan'ın hesabını etkileyebilir"</strong></p>

<p>Reuters ise gelişmeyi "Türkiye'nin muhalefet lideri Erdoğan'a meydan okumak için yeni parti kuracak" başlığıyla duyurdu.</p>

<p>Ajans, yeni partinin CHP'den önemli sayıda milletvekilini bünyesine katmasının beklendiğini belirtirken, bunun muhalefet içindeki dengeleri yeniden şekillendireceğini yazdı.</p>

<p>Reuters'ın analizinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için seçimlerin normal takvimden önce yapılması ve TBMM'de en az 360 milletvekilinin desteğinin gerektiği hatırlatıldı. Ajansa göre CHP'deki olası milletvekili geçişleri, erken seçim ve anayasa değişikliği hesaplarını doğrudan etkileyebilir.</p>

<p>Haberde ayrıca DEM Parti'nin olası rolü ve yeni Meclis aritmetiğine ilişkin senaryolar da değerlendirildi.</p>

<p>Reuters'ın görüştüğü Gezici Araştırma Başkanı Murat Gezici ise, yeni partinin ancak toplumda çok güçlü bir karşılık bulması halinde mevcut siyasi dengeyi değiştirebileceğini, kısa ve orta vadede ise oluşacak tablonun iktidarın lehine sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>AP: "Türkiye'yi yönetme yürüyüşü"</strong></p>

<p>Associated Press, Özel'in konuşmasına geniş yer ayırdı.</p>

<p>Ajans, Özel'in yeni parti girişimini "Türkiye'yi yönetme yürüyüşünün kararlı adımları" olarak tanımladığını aktarırken, çok sayıda CHP milletvekilinin yeni oluşuma katılmasının beklendiğini ve yeni partinin kısa sürede parlamentonun ana muhalefet partisi olabileceğini yazdı.</p>

<p>AP ayrıca CHP'nin Özgür Özel liderliğinde 2024 yerel seçimlerinde İstanbul ve Ankara başta olmak üzere önemli başarılar elde ettiğini hatırlattı.</p>

<p><strong>DW: "CHP'de tarihi kopuş"</strong></p>

<p>Alman kamu yayıncısı Deutsche Welle ise gelişmeyi "CHP'de tarihi kopuş" başlığıyla duyurdu.</p>

<p>DW, Özel'in görevden alınmasının ardından yeni bir siyasi hareket başlatma kararı aldığını aktarırken, kurulacak partinin sosyal demokrat kimliğe sahip olacağını ve Atatürk'ün ilkelerini esas alacağını vurguladı.</p>

<p>Haberde, çok sayıda CHP milletvekilinin yeni partiye geçmesinin beklendiği, bu durumda yeni oluşumun bir anda Meclis'in en büyük muhalefet partisi haline gelebileceği değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p>DW ayrıca, CHP'nin 2024 yerel seçimlerindeki başarısının ardından muhalefetin yargı baskısıyla karşı karşıya kaldığını, Ekrem İmamoğlu dahil çok sayıda muhalefet siyasetçisi ve belediye başkanının cezaevinde bulunduğunu hatırlattı.</p>

<p><strong>Spiegel: "CHP üzerindeki baskının sonucu"</strong></p>

<p>Alman Der Spiegel dergisi ise Özel'in kararını, CHP üzerindeki yargı baskısının bir sonucu olarak değerlendirdi.</p>

<p>Dergi, Ankara'daki mahkemenin Mayıs ayında 2023 CHP Kurultayı'nı usulsüzlük iddiasıyla iptal ederek Özgür Özel'i görevden uzaklaştırdığını, yerine geçici olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun getirildiğini hatırlattı.</p>

<p>Haberde, Özel'in mahkeme kararına karşı düzenlenen protestoların öncülüğünü yaptığı, hükümeti yargıya müdahale etmekle suçladığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ise yaşananları CHP'nin iç meselesi olarak değerlendirdiği aktarıldı.</p>

<p><strong>Gözler yeni partiye çevrildi</strong></p>

<p>Uluslararası basındaki ortak değerlendirme, Özgür Özel'in kuracağı partinin yalnızca CHP'nin geleceğini değil, Türkiye'deki muhalefetin yapısını ve Meclis'teki siyasi dengeleri de önemli ölçüde etkileyebileceği yönünde oldu.</p>

<p>Önümüzdeki günlerde yeni partinin adı, kurucu kadrosu ve CHP'den yeni oluşuma katılacak milletvekillerinin sayısının (şu ana kadar 84 milletvekili) netleşmesi beklenirken, bu sürecin hem muhalefetin geleceği hem de Türkiye'nin seçim gündemi açısından belirleyici olacağı değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/uluslararasi-basin-ozgur-ozelin-yeni-parti-kararini-mansetlere-tasidi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/chp-31.JPG" type="image/jpeg" length="56466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Frankfurt'ta sahte imza skandalı: Seçimlerde ölü imzaları ve AKP bağlantısı iddiası]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/frankfurtta-sahte-imza-skandali-secimlerde-olu-imzalari-ve-akp-baglantisi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/frankfurtta-sahte-imza-skandali-secimlerde-olu-imzalari-ve-akp-baglantisi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Peter Feldmann'ın öncülük ettiği "Frankfurt Sozial" seçim listesi, ölmüş kişilere ait imzaların destek listelerinde yer alması nedeniyle gündeme gelmişti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Frankfurter Rundschau gazetesinde yer alan habere göre; yürütülen soruşturma sonucunda şüpheler şimdi AKP'ye yakınlığı olduğu ileri sürülen büyük bir sosyal hizmet kuruluşunun çalışanlarına yöneldi.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Frankfurt'taki son yerel seçim kampanyası sırasında dikkat çeken birçok ilginç olay yaşandı. Bunlardan biri de, seçimlere katılabilmek için gerekli destek imzalarını sunan "Frankfurt Sozial" listesiydi. Seçime katılabilmek için en az 186 destek imzası gerekirken, liste 700 imza teslim etmişti. Ancak kısa süre sonra bu imzaların bir kısmının, bazıları yaklaşık 10 yıl önce hayatını kaybetmiş kişilere ait olduğu ortaya çıktı.</p>

<p>Bunun üzerine savcılık, Ocak ayı ortasında resmî belgede sahtecilik ve seçim sahteciliği şüphesiyle soruşturma başlattı. Polis, isimleri imza listelerinde bulunan çok sayıda kişinin evine giderek ifade aldı. "Frankfurt Sozial"e göre yüzlerce kişi ziyaret edildi.</p>

<p><strong>"Frankfurt Sozial"a kasıtlı olarak zarar mı verilmek istendi?</strong></p>

<p>Polis daha önce, imzaların teslim edilmesinden sorumlu olan seçim listesinin yetkili temsilcisinin evinde de arama yapmış ve onun hakkında da soruşturma başlatmıştı.</p>

<p>"Frankfurt Sozial" buna tepki göstererek, kendilerine üçüncü kişiler tarafından sabotaj yapıldığı gerekçesiyle faili meçhul kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.</p>

<p>Şimdi ortaya çıkan gelişmeler, bu şüphenin doğru olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Yeni iddiaya göre, sahte imzalar, Frankfurt'taki büyük bir sosyal hizmet kuruluşunda yaşlıların kişisel verilerine erişimi bulunan bazı kişiler tarafından hazırlanmış olabilir. Destek imza formları partilerden veya internetten kolayca temin edilebiliyor.</p>

<p><strong>"Frankfurt Sozial" yaptığı açıklamada şu iddiaya yer verdi:</strong></p>

<p>"Bu kişilerin ayrıca Türkiye'deki AKP'ye yakın bir oluşumla da yakın siyasi bağlantıları bulunmaktadır."</p>

<p>Haberde, AKP'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iktidardaki muhafazakâr parti olduğu belirtiliyor ve şu soru gündeme getiriliyor:</p>

<p>"Göçmenlerin, özellikle de Türk kökenlilerin yoğun olarak yer aldığı bu seçim listesinin belediye meclisine girmesini engellemek amacıyla kasıtlı olarak zarar verilmek mi istendi?"</p>

<p><strong>Savcılık ne diyor?</strong></p>

<p>Frankfurt Savcılığı, şüphelilerin gerçekten AKP'ye yakın bir kuruluşla bağlantılı olup olmadığını ne doğruladı ne de yalanladı.</p>

<p>Ancak savcılık, 12 Nisan'da, Frankfurt'ta yaşlı ve engelli bakım hizmeti veren bir sosyal yardım kuruluşunun çalışanlarına yönelik ev ve iş yeri aramaları yapıldığını doğruladı.</p>

<p><strong>Ev acil çağrı sistemi verileri kullanılmış olabilir</strong></p>

<p>Başsavcı Dominik Mies'in açıklamasına göre:</p>

<ul>
 <li>Kuruluşun işlettiği ev acil çağrı sistemi (Hausnotruf) kullanıcılarına ait kişisel verilerin izinsiz kullanıldığı,</li>
 <li>Bu kişilerin imzalarının sahte olarak atıldığı,</li>
 <li>Bu şekilde seçim listesi için onlarca sahte destek formu oluşturulduğu şüphesi bulunuyor.</li>
</ul>

<p>Bu kişilerden dördü, imzaların atıldığı iddia edilen tarihte zaten hayatını kaybetmişti. Ancak şüphelilerin eski veri kullandıkları için bunu fark etmedikleri düşünülüyor. Bu durum, "Frankfurt Sozial"a kasıtlı zarar verme iddiasıyla tam olarak örtüşmeyebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca aynı kuruluşa bağlı başka bir bakım merkezinde de, imza atabilecek fiziksel veya zihinsel durumda olmayan bazı kişilerin adına sahte imzalar atıldığı şüphesi bulunuyor.</p>

<p>Soruşturmadaki tüm şüphelilerin söz konusu sosyal hizmet kuruluşunun çalışanları olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>"Frankfurt Sozial" hakkında suç unsuru bulunamadı</strong></p>

<p>Savcılık şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>"Şu ana kadar elde edilen delillere göre, seçim ittifakının diğer temsilcilerinin bu suçlara veya seçimlerle ilgili başka herhangi bir manipülasyona karıştığını gösteren hiçbir bulgu bulunmamaktadır."</p>

<p>Bu nedenle seçim listesinin başka hiçbir temsilcisi hakkında soruşturma yürütülmüyor.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/ffm-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Feldmann: 'Büyük bir memnuniyet duyuyoruz'</strong></p>

<p>"Frankfurt Sozial", soruşturmalar nedeniyle kamuoyunda sanki seçim listesinin suç işlemiş gibi bir algı oluştuğunu, bunun da seçimlerde başarısız olmalarına katkıda bulunduğunu savundu.</p>

<p>Savcılık ise basına yapılan açıklamaların yalnızca gazetecilerin sorularına verilen yasal cevaplardan ibaret olduğunu ve hiçbir zaman "Frankfurt Sozial"un kendisi hakkında soruşturma yürütüldüğünü söylemediklerini özellikle vurguladı.</p>

<p>Eski Frankfurt Belediye Başkanı Peter Feldmann ise yaptığı açıklamada, hem kendisinin hem de seçim ittifakının bu gelişmelerden dolayı "büyük bir memnuniyet" duyduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/frankfurtta-sahte-imza-skandali-secimlerde-olu-imzalari-ve-akp-baglantisi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/frankfurt-sozial.jpg" type="image/jpeg" length="75771"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya: Stade saldırısının zanlısı cezaevinde intihar etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-stade-saldirisinin-zanlisi-cezaevinde-intihar-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-stade-saldirisinin-zanlisi-cezaevinde-intihar-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Stade'deki toplu silahlı saldırının zanlısı Fatih Khan G., cezaevinde bir giysi parçasını kullanarak intihar etti. Kendisi hakkında intihar riski bulunduğuna dair işaretler vardı. Buna rağmen bu nasıl gerçekleşebildi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Stade'deki saldırının zanlısı artık hayatta değil. Salı sabahı saat 06.05'te, Bremervörde Cezaevi görevlileri Fatih Khan G.'nin cansız bedenini hücresinde buldu.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Aşağı Saksonya Adalet Bakanlığı'nın açıklamasına göre, "Mahkûmun vücut sıcaklığı o sırada artık yoktu." Resmî açıklamada ölüm nedeni "boğularak (ası yoluyla) ölüm" olarak belirtildi.</p>

<p>Ancak en önemli soru yanıtsız kaldı: 45 yaşındaki zanlı bunu nasıl başardı? Neden uzun süre fark edilmedi? Neden daha sıkı gözetim altında değildi?</p>

<p><strong>İntihar beklenmedik değildi</strong></p>

<p>Almanya doğumlu Türk vatandaşı olan Fatih Khan G.'nin intiharı tamamen sürpriz değildi. Spiegel'in edindiği bilgilere göre, 29 Haziran'da Aşağı Saksonya'nın Stade kentindeki Gençlik Dairesi'nde altı kişiyi öldürdükten sonra yakalanan zanlı, aslında kendisini de silahla vurmak istediğini ancak cephanesinin kalmadığını söylemişti.</p>

<p>Şimdi ise cezaevindeki hücresinde, Spiegel'in haberine göre bir üst giysi kullanarak kendini asarak yaşamına son verdi. Hücrenin kamerayla izlenip izlenmediği ise devam eden soruşturmanın konusu.</p>

<p><strong>Yargılama artık yapılmayacak</strong></p>

<p>Bu intiharın soruşturma ve mağdur yakınları açısından ciddi sonuçları var. Savcılığa göre zanlı, Gençlik Dairesi'nde velayet görüşmesi için bir araya gelen dört kadın ve iki erkeği Beretta marka tabancasıyla öldürmüştü. Toplantı, dört aylık kızının velayetiyle ilgiliydi.</p>

<p>Olay deneyimli polisleri bile dehşete düşürdü. Soruşturmayı bilen kişilerin aktardığına göre Fatih Khan G., silahının şarjörünü tamamen boşalttı, ardından cebindeki mermilerle yeniden doldurarak ateş etmeye devam etti.</p>

<p>Artık hiçbir mahkeme olayın tüm ayrıntılarını değerlendiremeyecek. Çünkü zanlı öldüğü için hakkında dava açılamayacak.</p>

<p>Stade Savcılığı sözcüsü Julia Pirk, "Ölmüş bir şüpheli hakkında ceza soruşturması yürütülemez." dedi. Ancak olayın diğer yönleri araştırılmaya devam edecek. Özellikle olası diğer şüpheliler bakımından soruşturma sürecek. Basında yer alan haberlere göre zanlının partneri ve kaçış aracını kullanan kadın hakkında da soruşturma yürütülüyor.</p>

<p><strong>Yakınların yeniden travma yaşamasından endişe ediliyor</strong></p>

<p>Aşağı Saksonya Eyaleti Mağdur Hakları Temsilcisi Thomas Pfleiderer, "Şok oldum, derinden üzüldüm. Mağdur yakınları da muhtemelen aynı duyguları yaşıyordur." dedi.</p>

<p>Olayın üzerinden henüz üç hafta geçtiğini belirten Pfleiderer, zanlının intiharının yakınlarda yeniden travmaya (retravmatizasyon) yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Mahkeme süreci artık olmayacağı için yakınlar, mahkeme önünde yaşadıkları acıları ve olayın ailelerini nasıl etkilediğini anlatma fırsatını da kaybetmiş oldu.</p>

<p>Yetkililer, olaydan birkaç gün sonra tüm mağdur yakınlarına ulaşıldığını ve psikolojik destek teklif edildiğini açıkladı. Psikoterapistler gerekirse danışmanlık ve destek vermeye hazır bekliyor.</p>

<p><strong>Cezaevi gerekli önlemleri aldı mı?</strong></p>

<p>Fatih Khan G.'nin daha önce intihar etmek istediğini söylemiş olması nedeniyle şu soru gündeme geldi:</p>

<p>Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi'ndeki CDU'lu siyasetçi Carina Hermann, ölümün tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. Hermann'a göre, "Akut intihar riski taşıyan bir tutuklu 24 saat gözetim altında tutulmalıydı."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adalet Bakanlığı da olayın nedenlerinin araştırıldığını açıkladı.</p>

<p>Aşağı Saksonya'nın tutukluluk yönetmeliğine göre, intihar riski bulunan tutuklular için şu önlemler alınabiliyor:</p>

<ul>
 <li>Daha sık hücre ve eşya araması yapılması,</li>
 <li>Gece boyunca özel gözetim altında tutulması,</li>
 <li>Gerekirse hücrenin sürekli aydınlatılması,</li>
 <li>İntiharda kullanılabilecek giysi veya eşyaların alınması,</li>
 <li>Güvenilir başka bir mahkûmla aynı hücreye yerleştirilmesi,</li>
 <li>Özel güvenlikli hücreye alınması,</li>
 <li>Gerekli görülürse kendisine zarar vermesini önlemek amacıyla kelepçe uygulanması.</li>
</ul>

<p>Şimdi soruşturma, bu önlemlerin Fatih Khan G. için uygulanıp uygulanmadığını araştırıyor.</p>

<p><strong>Cezaevlerinde intihar oranı yüksek</strong></p>

<p>Yaklaşık 30 yıldır cezaevlerinde çalışan adli psikiyatrist Stefan Orlob, olayın ayrıntılarını bilmediğini ancak standart intihar önlemlerinin büyük ihtimalle uygulanmış olduğunu düşündüğünü söyledi.</p>

<p>Orlob'a göre, gerçekten intihar etmeye kararlı bir kişiyi bunu yapmaktan sürekli olarak alıkoymak son derece zordur. Kendisinin bildiği vakalarda bazı mahkûmlar tuvalet kâğıdıyla boğularak ya da giysi veya yatak örtüsünü boyunlarına dolayarak dizlerinin üzerine düşmek suretiyle intihar etmişlerdir.</p>

<p>Orlob ayrıca Almanya'daki cezaevlerinde intihar oranının toplum geneline göre yaklaşık beş kat daha yüksek olduğunu belirtti. Özellikle tutukluluğun ilk döneminde, ağır ceza alma ihtimali bulunan ilk kez suç işleyen kişilerde risk oldukça yüksektir.</p>

<p>Bunun yanında, farklı bir kültürel geçmişe sahip olup Almanya'da suç işleyen ve Alman cezaevlerinde bulunan kişilerde de; dışlanma, tehdit, sınır dışı edilme veya ülkelerine iade edilme korkusu nedeniyle intihar riskinin artabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Olayın arka planı: Velayet anlaşmazlığı</strong></p>

<p>29 Haziran'daki saldırının öncesinde şiddetli bir velayet anlaşmazlığı yaşanıyordu.</p>

<p>Çiftin dört aylık bebeğinde doğumdan yaklaşık bir ay sonra doktorlar ciddi yaralanmalar tespit etti. 12 Nisan'da bebek Hannover Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı.</p>

<p>Savcılığa göre bu yaralanmalar sarsılmış bebek sendromuna (Shaken Baby Syndrome) işaret ediyor olabilir. Bunun üzerine baba Fatih Khan G. ve 34 yaşındaki anne hakkında "korunmaya muhtaç kişiye ağır kötü muamele" suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Bebek ameliyat edildi. Fatih Khan G.'nin 22 Nisan'da hastane doktorlarını tehdit ettiği de iddia ediliyor.</p>

<p>Nisan ayının sonunda polis, çiftin evinde arama yaptı; zanlının cep telefonu ve bazı tıbbi belgeler incelendi.</p>

<p>Neustadt am Rübenberge Sulh Mahkemesi, annenin ve bebeğin Stade'de koruma altına alınmasına ve anne ile babanın velayet haklarının bir kısmının geçici olarak kaldırılmasına karar verdi.</p>

<p>Fatih Khan G. bu karara itiraz etti. İtiraz için son görüş bildirme tarihi 29 Haziran, yani saldırının gerçekleştiği gündü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-stade-saldirisinin-zanlisi-cezaevinde-intihar-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/zanli-olu-bulundu.JPG" type="image/jpeg" length="44247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da entegrasyon kurslarına bütçe kesintisi eleştirisi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-entegrasyon-kurslarina-butce-kesintisi-elestirisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-entegrasyon-kurslarina-butce-kesintisi-elestirisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da Halk Eğitim Merkezleri (Volkshochschulen), hükümetin entegrasyon kurslarına ayırdığı bütçeyi önemli ölçüde azaltmasını sert bir şekilde eleştirdi. Kurumlar, bu kesintilerin göçmenler ve mültecilerin Almanya’ya uyumunu zorlaştıracağını ve başarılı bir entegrasyon sistemini zayıflatacağını belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başlangıçta CDU/CSU ile SPD koalisyonu, planlanan kesintilerin hafifletileceğini ve oturma izni henüz kesinleşmemiş kişilerin de devlet destekli kurslara katılmaya devam edebileceğini açıklamıştı. Ancak yeni federal bütçe taslağında entegrasyon kursları için ayrılan ödeneğin 1,1 milyar avrodan 590 milyon avroya düşürüldüğü görüldü. Bu miktarın, daha önce beklenenden de yaklaşık yüzde 10 daha düşük olduğu ifade edildi.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Alman Halk Eğitim Merkezleri Birliği (DVV), bu bütçeyle entegrasyon kurslarının ne bu yıl ne de gelecek yıl yeterli şekilde finanse edilemeyeceğini açıkladı. Birlik Direktörü Julia von Westerholt, hükümetin verdiği entegrasyona yatırım sözünü yerine getirmediğini ve bütçe kesintileriyle başarılı bir entegrasyon aracını sistemli şekilde zayıflattığını söyledi.</p>

<p>Eleştirmenlere göre kesintiler, göçmenlerin Almanca öğrenmesini ve iş piyasasına hızlı katılımını zorlaştıracak, toplumsal uyumu olumsuz etkileyecek ve Almanya’daki nitelikli iş gücü açığını büyütecektir.</p>

<p>SPD milletvekili Hakan Demir, entegrasyon kurslarının yeterli finansmanının hem SPD’nin hem de koalisyon ortağı CDU/CSU’nun ortak hedefi olduğunu belirterek, bütçe görüşmeleri sırasında ek kaynak sağlamak için mücadele edeceklerini açıkladı. İçişleri Bakanlığı ise gelecek yıl kullanılmayan bütçe kalemlerinden ek kaynak aktarılabileceğini, ancak bunun kalıcı bir çözüm olmadığını ifade etti.</p>

<p>Muhalefetteki Yeşiller Partisi de bütçe kesintilerini eleştirerek, binlerce kişinin Almanca öğrenme fırsatından mahrum kalacağını savundu.</p>

<p>Yaklaşık 20 yıl önce başlatılan entegrasyon kurslarına bugüne kadar 4 milyon civarında kişi katıldı. Araştırmalar, bu kursların mültecilerin iş bulma ve topluma uyum sağlama sürecine önemli katkı sağladığını göstermektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanında hükümet, sığınmacılara yönelik bağımsız danışmanlık hizmetlerinin bütçesini de önemli ölçüde azaltmayı planlarken, gönüllü geri dönüş programlarına ayrılan mali desteği artırmayı hedeflemektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-entegrasyon-kurslarina-butce-kesintisi-elestirisi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/kurs-1.JPG" type="image/jpeg" length="69203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anayasayı Koruma Teşkilatı: "İslamcı örgütler demokratik düzen için tehdit"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/anayasayi-koruma-teskilati-islamci-orgutler-demokratik-duzen-icin-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/anayasayi-koruma-teskilati-islamci-orgutler-demokratik-duzen-icin-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Hamburg kentinde yayımlanan Hamburger Abendblatt gazetesi, manşetinde Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın (Verfassungsschutz) uyarılarına yer verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haberde, özellikle Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) gibi İslamcı yapılanmaların, radikal görüşlerini kamuoyunda ılımlı bir görüntü altında gizleyerek siyaset, kamu kurumları ve sivil toplum üzerinde uzun vadeli etki kurmaya çalıştığı öne sürüldü.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Hamburg Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Torsten Voß, bu yapıların yardım faaliyetleri, gençlik çalışmaları ve eğitim projeleri aracılığıyla toplum içinde güven oluşturmayı hedeflediğini belirtti. Voß’a göre amaç, uzun vadede demokratik kurumlar üzerinde nüfuz kazanmak.</p>

<p>Federal İçişleri Bakanlığı Parlamento Devlet Sekreteri Christoph de Vries ise, şiddete başvurmayan İslamcı örgütlerin de demokratik düzen açısından ciddi bir tehdit oluşturabileceğini ifade etti. De Vries, siyasetçileri bu tür yapılarla temas konusunda dikkatli olmaya çağırdı.</p>

<p>Haberde ayrıca, daha önce faaliyetleri yasaklanan Hamburg İslam Merkezi’nin (IZH) ve İmam Ali Camii’nin yıllardır Alman güvenlik makamlarının takibinde olduğu hatırlatıldı.</p>

<p><strong>Kamu görevlilerine güvenlik soruşturması</strong></p>

<p>Hamburg Eyaleti, kamu hizmetine alınacak adaylar için anayasal düzene bağlılık incelemesini genişletme kararı aldı. Yeni uygulamayla, Verfassungsschutz’un elindeki aşırılık yanlısı faaliyetlere ilişkin bilgiler, işe alım sürecinde ilgili kurumlarla paylaşılabilecek.</p>

<p>Hamburg İçişleri Senatörü Andy Grote, son yıllarda özellikle okullarda görev yapan bazı kişiler hakkında işe alındıktan sonra aşırılık yanlısı bağlantılar tespit edildiğini belirterek, yeni uygulamanın demokratik kurumları korumayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Hamburg, Müslüman Kardeşler gibi İslamcı örgütlerin siyasi kurumlara uzun vadeli ve gizli şekilde sızma girişimlerine karşı uyarıda bulunuyor.</p>

<p>Yetkililere göre bu yapılar, aşırılık yanlısı görüşlerini kamuoyunda ılımlı ve ölçülü bir görünümün arkasına gizliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tür risklerin önüne geçmek amacıyla, özellikle okullarda yaşanan bazı vakaların ardından, kamu hizmetine alınacak adaylar gelecekte anayasal düzene bağlılık açısından güvenlik soruşturmasından geçirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/anayasayi-koruma-teskilati-islamci-orgutler-demokratik-duzen-icin-tehdit</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/islamcilar.jpg" type="image/jpeg" length="37481"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Kupası İspanya'nın! Arjantin'i uzatmada 1-0 mağlup etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/dunya-kupasi-ispanyanin-arjantini-uzatmada-1-0-maglup-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/dunya-kupasi-ispanyanin-arjantini-uzatmada-1-0-maglup-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası finalinde İspanya, uzatmalara giden nefes kesen mücadelede Arjantin'i 1-0 mağlup ederek tarihindeki ikinci dünya şampiyonluğunu kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İspanyol basını zaferi "Futbol kurtuldu" manşetleriyle kutlarken, Arjantin basını ise Lionel Messi döneminin sona ermiş olabileceğini yazdı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD'nin New Jersey eyaletindeki MetLife Stadyumu'nda oynanan finalde normal süre 0-0 sona erdi.</p>

<p>Büyük çekişmeye sahne olan karşılaşmada kupayı belirleyen gol, uzatma dakikalarında geldi.</p>

<p>İspanya'ya şampiyonluğu getiren golü 106. dakikada Ferran Torres kaydetti. Arjantin ise uzatmalara 10 kişi girdi. Enzo Fernandez, 90+3. dakikada gördüğü ikinci sarı kartın ardından kırmızı kartla oyun dışında kaldı.</p>

<p>Bu sonuçla İspanya, 2010 Güney Afrika Dünya Kupası'nın ardından tarihinde ikinci kez futbolun en büyük kupasını müzesine götürdü.</p>

<p><strong>İspanyol basını: "Yeniden dünyanın kralıyız"</strong></p>

<p>Şampiyonluğun ardından İspanya basını tarihi zaferi coşkulu manşetlerle duyurdu.</p>

<p><strong>AS</strong> gazetesi, "İlkindeki gibi! Güzeldi, adildi. New Jersey'e futbolu yıkmaya değil, inşa etmeye gelenler ödüllendirildi." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Mundo Deportivo</strong>, "İspanya dünya şampiyonu. De la Fuente'nin takımı Arjantin'e karşı açık ara üstündü." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Marca</strong> ise, "Yeniden dünyanın kralıyız! Ferran Torres kahramanlar arasındaki yerini aldı. Bu yalnızca Dünya Kupası'nı kazanmak değil, futbolu kurtarmaktı." manşetini attı.</p>

<p><strong>Arjantin basını: "Bir rüyanın sonu"</strong></p>

<p>Arjantin basını ise final yenilgisini hüzünlü ifadelerle değerlendirdi.</p>

<p><strong>Clarín</strong>, "De la Fuente'nin takımı belirgin şekilde üstündü. Belki de bu Lionel Messi'nin vedasıydı. Teşekkürler Leo!" yorumunu yaptı.</p>

<p><strong>La Nación</strong>, "Bir rüyanın sonu. Arjantin gücünün yettiği kadar direndi ancak İspanya uzatmalarda attığı golle dünya şampiyonu oldu." ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Página 12</strong> ise, "Arjantin sahada her şeyini verdi ancak yeni dünya şampiyonu İspanya'yı durduramadı." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>İngiliz basını sert çıktı</strong></p>

<p>İngiliz basını özellikle Arjantin'in oyununu sert ifadelerle eleştirdi.</p>

<p><strong>The Sun</strong>, "New York'ta masalsı bir final. Ferran Torres'in uzatmalardaki golü Messi ve arkadaşlarının kalbini kırdı. Fernandez'in gereksiz kırmızı kartı maçın kırılma anı oldu." yorumunu yaptı.</p>

<p><strong>The Telegraph</strong> ise, "İspanya, Arjantin'i yenerek futbolun zaferini ilan etti. İyi ki futbol kazandı. Arjantin normal sürede tek bir isabetli şut bile çekemedi ve kupayı hak edecek bir performans sergileyemedi." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Fransa: "Yeni krallar"</strong></p>

<p>Fransız <strong>L'Equipe</strong> gazetesi ise İspanya'nın son yıllardaki yükselişine dikkat çekerek, "Yeni krallar. Avrupa Şampiyonluğu'nun ardından Dünya Kupası'nı da kazanarak dünyanın en iyi takımı olduklarını bir kez daha kanıtladılar." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, SPOR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/dunya-kupasi-ispanyanin-arjantini-uzatmada-1-0-maglup-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/wm1.jpg" type="image/jpeg" length="27889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'nın ardından İsviçre'de: Otobüs şoförü sefer sırasında namaz kıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyanin-ardindan-isvicrede-otobus-soforu-sefer-sirasinda-namaz-kildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyanin-ardindan-isvicrede-otobus-soforu-sefer-sirasinda-namaz-kildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre'nin Zürih kantonuna bağlı Stäfa kentinde bir belediye otobüsü şoförünün, sefer sırasında aracını durdurup yol kenarında seccade sererek namaz kılması ülkede geniş tartışma başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Olayın ardından toplu taşıma işletmesi, dini özgürlüğe saygı duyduklarını ancak görev sırasında dini ritüellere izin verilemeyeceğini açıklarken, benzer bir olayın geçtiğimiz hafta Almanya'nın Bavyera eyaletinde yaşanmış olması dikkat çekti.</strong></p>

<p>Olay, 8 Temmuz sabahı saat 08.30 sıralarında Stäfa'daki Frohberg durağında meydana geldi. Zürichsee ve Oberland Ulaşım İşletmesi'nde (VZO) görev yapan otobüs şoförü, aracını durdurduktan sonra otobüsten indi, yol kenarına seccadesini sererek Mekke yönüne dönüp namaz kıldı. O anlar basına da yansıdı.</p>

<p>Tamamı belediyeler ve kantonlara ait olan VZO, Zürih Ulaşım Birliği (ZVV) adına bölgesel otobüs seferlerini yürütüyor.</p>

<p><strong>"Din özgürlüğüne saygı var, ancak görev sırasında olmaz"</strong></p>

<p>Olayın ardından açıklama yapan VZO yetkilileri, İsviçre'de din ve vicdan özgürlüğünün anayasal bir hak olduğunu ancak mesai saatleri içinde dini ibadetlerin şirket kurallarıyla bağdaşmadığını belirtti.</p>

<p>Şirket, otobüs şoförlerinin aktif görev sırasında araç önünde seccade sererek namaz kılmasının kabul edilemez olduğunu vurgularken, Zürih Ulaşım Birliği de aynı görüşü paylaştı. Açıklamada, planlı toplu taşıma hizmeti devam ederken gerçekleştirilen dini ritüellerin kurumun çalışma esaslarına uygun olmadığı ifade edildi.</p>

<p>Yetkililer, sürücü hakkında uygulanabilecek olası disiplin yaptırımlarına ilişkin ise açıklama yapmadı. Personel kararlarının, sürücünün bağlı bulunduğu bölgesel ulaşım işletmesi tarafından verileceği bildirildi.</p>

<p><strong>Kamuoyunda farklı tepkiler</strong></p>

<p>Olay, İsviçre kamuoyunda farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bazı vatandaşlar, şoförün görevden alınmasını isterken, Müslüman çevreler ise tepkilerin İslam karşıtlığına dönüştüğünü savundu.</p>

<p>Yetkililer ise tartışmalara ilişkin yaptıkları değerlendirmede, tüm inançlara saygı gösterildiğini ancak kamu hizmetinin kesintisiz yürütülmesinin öncelikli olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Benzer olay geçen hafta Almanya'da yaşandı</strong></p>

<p>İsviçre'deki tartışma sürerken, geçtiğimiz hafta Almanya'nın Bavyera eyaletinde de benzer bir olay yaşanmıştı.</p>

<p><img alt="" height="340" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/yoldanamaz.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="509" /></p>

<p>Landshut kenti yakınlarındaki Ergolding'de görev yapan bir belediye otobüsü şoförü, 612 numaralı hat üzerinde sefer sırasında aracını durdurduktan sonra otobüsün arka bölümüne geçerek birkaç dakika namaz kılmıştı. O sırada otobüste bulunan yolcuların yaşananlar nedeniyle şaşkınlık yaşadığı, seferin ise birkaç dakika gecikmeli devam ettiği bildirilmişti.</p>

<p>Olayın ardından Landshut Belediyesi'ne bağlı ulaşım şirketi iç soruşturma başlatırken, yaptığı açıklamada çalışanların dini inançlarına saygı duyulduğunu ancak görev sırasında önceliğin kamu hizmeti olduğunu vurgulamıştı.</p>

<p>Açıklamada, "Hat seferleri sırasında çalışanlar yalnızca mesleki görevlerini yerine getirmelidir. Özel işler, özellikle toplu taşıma hizmeti yürütülürken hizmetin aksamasına neden olamaz. İbadetler mola saatlerinde yerine getirilebilir." ifadeleri kullanılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hem İsviçre'de hem de Almanya'da yaşanan iki olay, Avrupa'da toplu taşıma hizmetlerinde din özgürlüğü ile kamu hizmetinin kesintisiz yürütülmesi arasındaki sınırların yeniden tartışılmasına neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyanin-ardindan-isvicrede-otobus-soforu-sefer-sirasinda-namaz-kildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/yolda-namaz.JPG" type="image/jpeg" length="31702"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bülent Mumay yazdı | Erdoğan’ın 24 yıllık sırrı: Oyları düşerken nasıl hâlâ iktidarda?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/bulent-mumay-yazdi-erdoganin-24-yillik-sirri-oylari-duserken-nasil-hala-iktidarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/bulent-mumay-yazdi-erdoganin-24-yillik-sirri-oylari-duserken-nasil-hala-iktidarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Bülent Mumay, Almanya'da yayımlanan Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesindeki "İstanbul'dan Mektuplar" başlıklı köşe yazısında, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davalar üzerinden Türkiye'deki yargı sistemini, Andrew Brunson örneğini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 24 yıldır iktidarda kalmasını sağlayan siyasi düzeni mercek altına aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aşağıda, Bülent Mumay’ın kaleme aldığı makaleyi olduğu gibi yayımlıyoruz.</strong></p>

<p>İmamoğlu’nu „casusluk”tan yargılayan Saray rejimi, aynı suçlamayla hapse attığı rahip Brunson’ı Trump’ın tehdidi üzerine özel uçakla memleketine yollamıştı. “Ekonominizi mahvederim“ tehdidi sosyal medyada, „Aptal olma“ mektupu hâlâ Trump Tower’ın duvarında asılı duruyor.</p>

<p>„Bu bir hukuk cinayetidir…“ Sanık kürsüsündeki bu isyan, İstanbul’un şehir merkezine 100 kilometre uzaklıktaki bir mahkeme salonundan yükseldi. Mahkeme diye tanımladığıma bakmayın, resmi adı „ceza ve infaz kampüsü“ olan devasa bir cezaevinin hemen yanına inşa edilen salon burası… İstanbul’un en uzak ilçesi olan Silivri’deki “kampüs”ün kurulma amacı, gerçek bir adalet dağıtmak değil. Erdoğan’ın daha çok muhaliflerini tutsak etmek için kurduğu, göstermelik bir yargılamanın yapıldığı bir tür toplama kampı.</p>

<p><strong><a href="https://www.faz.net/-201032628.html" rel="nofollow" target="_blank">Alman okurlar için çevrilip düzenlenmiş versiyonu için tıklayın</a></strong></p>

<p>Sanık kürsüsünde hukuk cinayetine isyan eden isim, Erdoğan’ın koltuğunu kaptırmamak için hapse attırdığı Ekrem İmamoğlu’ydu. Cezaevinden çıkıp seçime girmemesi için kendisine açılan 10’dan fazla davanın en tuhafı olan „casusluk“ suçlamasına yanıt veriyordu. Kendisinin başkan seçilmesinden önce İstanbul Belediyesi’nde yaşanan veri sızıntısını kullanarak casusluk yaptığı iddiasıyla 20 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyordu.</p>

<p>Bu duruşmayı izlemek için İstanbul trafiğinde iki saat geçirdikten sonra ulaşabildiğim Silivri’de, Saray yargısının göstermelik de olsa kanıtlar sunmasını bekliyordum. Çünkü Türk Ceza Kanunu’na göre casuslukla suçlanabilmek için, „devlet sırrı“ olan bir bilginin önce temin edilmesi, akabinde de özel bir kasıt ile yabancı bir devlet kurumuna verilmiş olması gerekiyor. Ama rejim düzmece kanıtlara bile ihtiyaç duymuyor artık. Dava dosyasında ne temin edilmiş bir devlet sırrı var ne de yabancı bir devlet ile işbirliği…</p>

<p>Yargılama sürecini uzatmak, İmamoğlu’nu hapisten çıkarmamak için devletin resmi istihbarat kurumu MİT ile veri güvenliğine bakan devlet kurumu „Casusluk var mı?“ yazışmalarına bir yıldır yanıt bile vermiyor. Peki 10 saat süren duruşma nasıl sona erdi? Tek bir somut kanıt olmamasına karşın şu cümleyle: „Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması gerekçesiyle tutukluluğun devamına, bir sonraki duruşmanın 29 Eylül 2026’da yapılmasına…“</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İmamoğlu ertesi gün, aynı kampüsteki bir başka mahkeme salonuna, kendisine açılan en büyük davada savunma yapmak için geldi. 142 ayrı yolsuzluk yaptığı iddiasıyla 2430 yıl hapsinin istendiği 4 bin sayfalık iddianameye karşı kendisini savunacaktı. Suçlamaları destekleyen tek bir somut kanıtı olmayan Saray yargısı, savunmaya da ihtiyaç duymadı. 24 asırdan fazla hapis talebine karşılık sadece 6 saatlik savunma hakkı tanınınca, İmamoğlu kendisini savunamadan jandarma zoruyla salondan çıkarılarak hücresine götürüldü.</p>

<p>Hukukun neredeyse askıya alınmasına Avrupa’dan ses çıkarabilen nadir isimlerden biri, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü Nacho Sánchez Amor. Duruşmaları izlemek için geldiği Silivri’nin kapısında açıkça sordu: „Türkiye dışında herhangi biri bu yargının bağımsız olduğuna inanabilir mi?“ Muhalefete yönelik tüm kumpas davalarını açtıktan sonra Erdoğan’ın Adalet Bakanlığı ile ödüllendirdiği eski başsavcı Akın Gürlek’i „siyasi bir araç“ olarak tanımlayarak „Gürlek hiçbir demokratik reformun parçası olamaz“ dedi.</p>

<p>Gürlek birkaç saat içinde, sosyal medyadan AP raportörüne yanıt verdi. Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu iddia ederek Amor’a meydan okudu: „Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz!“ Gürlek’e tekzip, aynı gün içinde hiç ummadığı bir yerden, Ankara’dan geldi. Hem de patronunun içinde olduğu bir görüşmeden… Erdoğan’ın NATO Zirvesi için Ankara’da büyük bir protokol ile ağırladığı ABD Başkanı Donald Trump, tüm televizyonlarda naklen yayınlanan açıklamasında, Türk yargısının ne kadar „bağımsız“ olduğunu ortaya koydu. İkili toplantıda Erdoğan’ı överken şunları söyledi: „Erdoğan’ı aradım, (Brunson’ı) derhal serbest bıraktı.“</p>

<p>Bilmeyenler için kısaca özetleyeyim. Yargımız, 2016 yılında Türkiye’de 20 yıldan uzun süredir yaşayan ABD’li rahip Andrew Brunson’ı tutuklamıştı. Tıpkı İmamoğlu gibi casuslukla suçlanıyordu… ABD’nin iki yıl süren diplomatik girişimleri sonuç vermeyince Trump önce sosyal medya hesabında Erdoğan’a „Ekonominizi mahvederiz“ tehdidi savurmuş, akabinde de son cümlesinde „Aptal olma“ ifadesi geçen bir mektup göndermişti. Sonuç? Daha önce ev hapsine alınan Brunson, son tehditlerden sonra hemen mahkemeye çıkarılıp salıverildi, duruşmadan birkaç saat önce Türkiye’ye inen özel uçakla Washington’a götürüldü. Bu arada küçük bir not: Trump’ın bugünlerde en yakın dostu olan Erdoğan’a yazdığı tehdit ve hakaret dolu mektup, New York’taki Trump Tower’ın duvarında sergileniyor, hâlâ…</p>

<p>Türkiye’de casuslukla suçlanan ABD’li rahip Brunson bugün ülkesinde özgürce vaizlik yapıyor. Aynı suçlamayla yargılanan Ekrem İmamoğlu ise Silivri'deki hücresinde özgürlüğünden mahrum. İki dosya arasındaki fark, hukukun değil, siyasi gücün belirleyici olduğu bir düzenin özeti. „Bağımsız yargı“ söylemi de tam bu noktada inandırıcılığını yitiriyor.</p>

<p>Türkiye’yi uzaktan izlerken, birçoklarının şu soruyu sorduğundan eminim: „Erdoğan, toplumsal desteği her geçen gün daha fazla düşerken, nasıl hâlâ Türkiye’yi yönetebiliyor?“ İmamoğlu’nun yargılandığı davalardan tek birini bile izlemek, Saray rejiminin nasıl hâlâ ayakta olduğunu anlamaya yetiyor. Kazanamayacağını bilen Erdoğan’ın formülü büyük bir sır değil: Karşısındaki muhalefet ve toplumsal kesimleri siyasal bir enstrümana dönüştürdüğü yargı ve polis marifetiyle baskılamak, kendi mahallesini ise devletin imkanlarıyla ihya etmek…</p>

<p>Erdoğan sadece koltuğuna göz diken kurumsal muhalefete değil, toplumun kılcal damarlarındaki itirazlara da savaş açıyor. Ülkenin en iyi üniversitesini birincilikle bitiren bir öğrenci, sadece bir protestoya katıldığı için yüksek lisans programından ihraç ediliyor. Komedyenler bile hapse atılıyor. Ama Erdoğan’ın partisine üye bir belediye başkanı, göçmen kaçakçılığı yaparken suç üstü yakalanmasına rağmen tutuklanmıyor. Milyonlar açlıkla boğuşurken, semt pazarlarında sebzeler bile taksitle satılırken; Saray’ın çevresindeki zümre sayesinde Türkiye dünyada en çok dolar milyoneri çıkaran ikinci ülke oluyor.</p>

<p>„Düşman“ haline getirdiği muhaliflerine sırtını çeviren rejim, devletin imkanlarını kendi tabanına rüşvet olarak dağıtarak bir tür bağımlılık ilişkisi kuruyor. Ülkede her üç kişiden biri işsizken, Saray’ın kapı kullarına ballı koltuklar dağıtılıyor. Erdoğan’ın bir dönem kendi damadını ekonomi bakanı yapmasını, oğlunu ise kendi yerine hazırlamasından söz etmiyorum. Yakın zamanda ortaya çıkan birkaç skandalı paylaşayım sizinle… Bizzat Erdoğan’ın atadığı bir rektörün, tüm akrabalarını üniversitede işe aldığı ortaya çıktı. Yine Erdoğan’ın onayıyla Futbol Federasyonu Başkanı olan iş adamı da, yakın çevresinden en az 10 ismi federasyonda işe almış. Eşinin jinekoloğunu bile başkan yardımcısı yapmış!</p>

<p>24 yıldır içinde yaşadığımız bu düzenin sonsuza kadar süreceğine inanmak için hiçbir neden yok. Türkiye’de olan bitenler demokrasinin şiddetli doğum sancılarından ibaret. Rejim oyları eridikçe baskıyı artırsa da, bu sancılar bir gün sağlıklı, gerçek bir demokrasiyi doğuracak.</p>

<p><a href="https://www.faz.net/aktuell/feuilleton/kolumnen/brief-aus-istanbul/erdoann-24-yllk-srr-oylar-dueerken-nasl-hala-iktidarda-accg-201037126.html" rel="nofollow"><span style="color:#3498db">Kaynak: F.A.Z</span></a></p>



<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/bulent-mumay-yazdi-erdoganin-24-yillik-sirri-oylari-duserken-nasil-hala-iktidarda</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/chp1-5.JPG" type="image/jpeg" length="85376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Dünya Kupası'nın şampiyonu bu gece belli olacak: İspanya ile Arjantin karşı karşıya]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/2026-dunya-kupasinin-sampiyonu-bu-gece-belli-olacak-ispanya-ile-arjantin-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/2026-dunya-kupasinin-sampiyonu-bu-gece-belli-olacak-ispanya-ile-arjantin-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası'nda şampiyon bu akşam belli oluyor. Turnuvanın iki güçlü ekibi İspanya ile Arjantin, ABD'nin New Jersey eyaletindeki New York New Jersey Stadı'nda oynanacak finalde dünya futbolunun zirvesi için karşı karşıya gelecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Saat 21.00'de (Orta Avrupa Yaz Saati) başlayacak Dünya Kupası finalini Sloven hakem Slavko Vincic yönetecek. Karşılaşma, yalnızca kupanın sahibini belirlemekle kalmayacak, Dünya Kupası tarihine geçecek birçok ilke de ev sahipliği yapacak.</strong></p>

<p><strong>İlk kez devre arasında Super Bowl tarzı şov</strong></p>

<p>80 bin seyirci kapasiteli statta oynanacak finalin devre arasında Dünya Kupası tarihinde ilk kez Super Bowl benzeri bir gösteri düzenlenecek.</p>

<p>Coldplay'in solisti Chris Martin'in küratörlüğünü üstlendiği organizasyonda Justin Bieber, Shakira, Burna Boy, BTS, Madonna ve Venezuelalı ünlü orkestra şefi Gustavo Dudamel sahne alacak.</p>

<p>FIFA'nın, dünya genelindeki çocukların eğitim ve futbola erişimini desteklemek amacıyla 100 milyon dolar bağış toplamayı hedeflediği gösterinin süresi ise tartışma konusu oldu. FIFA devre arası performansının yaklaşık 11 dakika süreceğini açıklasa da toplam devre arasının 20 dakikayı aşabileceği belirtiliyor. Oysa IFAB kurallarına göre devre arası süresi normal şartlarda 15 dakikayı geçemiyor.</p>

<p><strong>Şampiyonlara ilk kez yüzük verilecek</strong></p>

<p>2026 Dünya Kupası'nın bir diğer yeniliği ise şampiyonluk yüzüğü olacak.</p>

<p>Turnuva tarihinde ilk kez kupayı kazanan takımın oyuncularına Dünya Kupası şampiyonluk yüzüğü verilecek. Kupa töreninde teknik direktör ve takım kaptanına geçici replika yüzük takdim edilecek, kişiye özel hazırlanan yaklaşık 30 yüzük ise daha sonra teslim edilecek.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/spor2-4.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Avrupa şampiyonu ile Güney Amerika şampiyonu ilk kez finalde</strong></p>

<p>Final, Dünya Kupası tarihinde bir başka ilke de sahne olacak. Son Avrupa Şampiyonu İspanya ile son Copa America şampiyonu Arjantin ilk kez Dünya Kupası finalinde karşı karşıya gelecek.</p>

<p>İki ekip Dünya Kupası tarihinde daha önce yalnızca bir kez karşılaştı. 1966 Dünya Kupası grup aşamasındaki mücadeleyi Arjantin 2-1 kazanmıştı.</p>

<p><strong>İspanya savunmasıyla, Arjantin Messi ile öne çıkıyor</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/spor-55.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></strong></p>

<p>Turnuva boyunca sergilediği disiplinli futbol ve sağlam savunmasıyla dikkat çeken İspanya, yedi maçın altısında gol yemeyerek turnuvanın en başarılı defans performanslarından birine imza attı. Kaleci Unai Simón ise kurtarış yüzdesiyle organizasyonun en başarılı isimlerinden biri oldu.</p>

<p>Teknik direktör Luis de la Fuente'nin öğrencileri topa sahip olma, pas oyunu ve takım organizasyonuyla rakiplerine üstünlük kurarken, yarı finalde Fransa karşısında ortaya koydukları performans en iyi maçları olarak değerlendirildi.</p>

<p>Arjantin ise turnuvanın en duygusal ve mücadeleci takımlarından biri oldu. Son dakikalarda bulduğu kritik gollerle finale yükselen "Albiceleste"nin en büyük kozu yine 39 yaşındaki Lionel Messi. Tecrübeli yıldız, attığı 8 gol ve yaptığı 4 asistle takımını sırtlayan isim olurken, kaleci Emiliano Martinez de kritik kurtarışlarıyla öne çıktı.</p>

<p><strong>Muhtemel 11'ler</strong></p>

<p><strong>İspanya:</strong> Unai Simón, Pedro Porro, Pau Cubarsí, Aymeric Laporte, Marc Cucurella, Rodri, Fabián Ruiz, Lamine Yamal, Dani Olmo, Alex Baena, Mikel Oyarzabal.</p>

<p><strong>Arjantin:</strong> Emiliano Martínez, Nahuel Molina, Cristian Romero, Lisandro Martínez, Nicolás Tagliafico, Enzo Fernández, Leandro Paredes, Rodrigo De Paul, Alexis Mac Allister, Lionel Messi, Julián Álvarez.</p>

<p><strong>Favori kim?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Final öncesinde net bir favori gösterilmiyor. Uzman değerlendirmelerinde İspanya'nın takım oyunu, savunma disiplini ve bireysel performanslarıyla az farkla önde olduğu belirtilirken, Arjantin'in ise Lionel Messi liderliğinde büyük maç tecrübesi ve kritik anlarda ortaya koyduğu karakterle kupaya uzanabilecek güçte olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Dünya futbolunun gözü, bu akşam New Jersey'de oynanacak dev finalde olacak. Bir tarafta modern futbolun en başarılı takım organizasyonlarından biri olan İspanya, diğer tarafta Messi önderliğinde unvanını korumak isteyen Arjantin... 2026 Dünya Kupası'nın yeni şampiyonu bu gece oynanacak finalin ardından belli olacak</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, SPOR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/2026-dunya-kupasinin-sampiyonu-bu-gece-belli-olacak-ispanya-ile-arjantin-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/dunya-kupasi.jpg" type="image/jpeg" length="21379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB'de Rus askerlerine vize yasağı tartışması: Estonya bastırıyor, Fransa ve İtalya frene bastı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abde-rus-askerlerine-vize-yasagi-tartismasi-estonya-bastiriyor-fransa-ve-italya-frene-basti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abde-rus-askerlerine-vize-yasagi-tartismasi-estonya-bastiriyor-fransa-ve-italya-frene-basti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), Rusya'ya yönelik hazırladığı 21. yaptırım paketi kapsamında, Ukrayna savaşına katılan Rus askerleri ve savaş gazilerine Schengen Bölgesi'ne giriş yasağı getirilmesini tartışıyor. Ancak Fransa ve İtalya'nın itirazları üzerine teklif önemli ölçüde yumuşatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AB üyesi Estonya'nın girişimiyle gündeme gelen düzenleme, ilk haliyle Rus ordusunda veya Moskova'nın kontrolündeki düzensiz silahlı birliklerde görev yapan tüm kişileri kapsıyordu.</strong></p>

<p>Yeni taslakta ise yasak yalnızca kısa süreli Schengen vizeleri için geçerli olacak ve sadece Şubat 2022'de başlayan Ukrayna savaşında doğrudan çatışmalara katıldığı tespit edilen Rus askerleri, eski askerler ve düzensiz birlik mensuplarını kapsayacak.</p>

<p><strong>Estonya: "Savaşanlar Avrupa'da tatil yapmamalı"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Estonya İçişleri Bakanı Igor Taro, AB'ye sundukları öneriyle Ukrayna'ya karşı savaşan Rusların Birlik ülkelerine girişinin engellenmesini ve Rus vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarının daha da sıkılaştırılmasını talep ettiklerini açıkladı.</p>

<p>Rus vatandaşlarına verilen turist vizelerindeki artışın kabul edilemez olduğunu belirten Taro, <strong>"Ukraynalılar füze saldırılarında hayatını kaybederken, saldırgan devletin vatandaşlarının hiçbir şey olmamış gibi Avrupa'da tatil yapmasına ve alışveriş yapmasına izin verilmemeli." </strong>dedi.</p>

<p>Taro, önerilerinin Letonya, Litvanya, Çekya, Finlandiya, İsveç, Norveç ve Almanya tarafından olumlu karşılandığını da ifade etti.</p>

<p><strong>Fransa ve İtalya'dan itiraz</strong></p>

<p>Euronews'in haberine göre, Fransa ve İtalya ise teklifin ilk haline hukuki ve idari gerekçelerle karşı çıktı. Paris ve Roma yönetimleri, konunun yaptırımlar yerine vize politikası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, çok sayıda Rus vatandaşının vize başvurusunu işleyen konsoloslukların ciddi uygulama sorunları yaşayabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Rusya'da 18-30 yaş arasındaki erkekler için zorunlu askerlik bulunduğunu hatırlatan iki ülke, savaşa katılmayan ancak askerlik hizmetini yerine getiren kişilerin de haksız şekilde yaptırım kapsamına girebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Yasak daraltıldı</strong></p>

<p>Bu itirazlar üzerine AB Konseyi Dönem Başkanlığını yürüten İrlanda'nın hazırladığı yeni taslakta kapsam önemli ölçüde daraltıldı.</p>

<p>Buna göre, başvuru sahipleri artık otomatik olarak savaşa katılmış kabul edilmeyecek. Giriş yasağı yalnızca Ukrayna'daki çatışmalarda doğrudan görev aldığı belirlenen Rus askerleri ve eski askerleri kapsayacak.</p>

<p>Ayrıca insani nedenler, bir AB ülkesinin ulusal çıkarları veya uluslararası yükümlülükler kapsamında istisnai giriş ve transit geçişlere de izin verilebilecek. Ancak bu vizeler yalnızca düzenleyen ülke için geçerli olacak ve diğer Schengen ülkelerine seyahat edilebilmesi ilgili ülkelerin onayına bağlı olacak.</p>

<p><strong>Hukuki belirsizlik sürüyor</strong></p>

<p>Habere göre, yeni taslağa rağmen hukuki ve idari tartışmalar devam ediyor. Konsoloslukların her başvuruyu tek tek incelemesi gerekecek olması uygulamada ciddi yük oluştururken, Fransa ve İtalya konsoloslukların olası hukuki sorumlulukları ve ispat yüküne ilişkin çekincelerini de sürdürüyor.</p>

<p>AB Komisyonu ise Rus vatandaşlarına yönelik vize rehberini güncelleyerek gerekli belge ve kriterleri yeniden düzenlemeyi planlıyor.</p>

<p><strong>21. yaptırım paketinin parçası</strong></p>

<p>Rus askerlerine yönelik planlanan giriş yasağı, AB'nin hazırladığı 21. yaptırım paketinin yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Paket kapsamında Rus petrol ticareti, "gölge filo", bankalar, kripto para şirketleri, metal ve balıkçılık sektörleri ile Ukrayna'daki savaşta rol alan kişi ve kuruluşlara yönelik yeni yaptırımlar da öngörülüyor.</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen daha önce yaptığı açıklamada,<strong> "Ukrayna'nın işgaline katılan herkes için Avrupa yasak bölge olmaya devam edecek." </strong>ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Ancak yaptırım paketinin yürürlüğe girebilmesi için AB üyesi 27 ülkenin oy birliği gerekiyor. Fransa ve İtalya'nın çekinceleri nedeniyle teklifin son halinin tüm üyeler tarafından kabul edilip edilmeyeceği ise henüz netlik kazanmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abde-rus-askerlerine-vize-yasagi-tartismasi-estonya-bastiriyor-fransa-ve-italya-frene-basti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/ruslara-vize-engeli.JPG" type="image/jpeg" length="28600"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
