<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/genel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 06:34:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/genel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), OPEC’ten ayrılma kararı aldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/birlesik-arap-emirlikleri-bae-opecten-ayrilma-karari-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/birlesik-arap-emirlikleri-bae-opecten-ayrilma-karari-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), yaklaşık 60 yıldır üyesi olduğu Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını açıkladı. Kararın 1 Mayıs itibarıyla yürürlüğe gireceği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BAE yönetimi, ayrılık gerekçesi olarak uzun vadeli ekonomik vizyonunu ve artan küresel enerji talebine daha esnek yanıt verme ihtiyacını gösterdi. </strong></p>

<p>Enerji Bakanı Süheyl Muhammed el Mazravi, bu adımla birlikte ülkenin OPEC’in üretim kotalarına bağlı kalmayacağını belirtti.</p>

<p>1960’ta kurulan ve küresel petrol arzını düzenleyerek fiyatlar üzerinde etkili olan OPEC’in hâlihazırda 12 üyesi bulunuyor. Daha önce Ekvador, Endonezya, Katar ve Angola da örgütten ayrılmıştı.</p>

<p>Uzmanlar, BAE’nin uzun süredir üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlar yaptığını ve piyasaya daha fazla petrol sunmak istediğini vurguluyor. Capital Economics’ten David Oxley, ayrılığın uzun vadede petrol fiyatlarını düşürebileceğini ancak piyasalardaki dalgalanmayı artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Karar, OPEC içinde fiili lider konumundaki Suudi Arabistan açısından önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor. Analistler, BAE’nin ayrılmasının diğer üyeler üzerinde de etkili olabileceği ve üretim politikalarında değişimlere yol açabileceği görüşünde.</p>

<p>Enerji uzmanı Saul Kavonic ise bu gelişmeyi “OPEC için sonun başlangıcı” olarak nitelendirirken, örgütün üretim kapasitesinin önemli bir bölümünü kaybedeceğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BAE’nin hamlesi, küresel enerji piyasalarında jeopolitik gerilimlerin arttığı ve petrol fiyatlarının yüksek seyrettiği bir dönemde geldi. Uzmanlara göre bu adım, yalnızca enerji politikası değil, aynı zamanda bölgedeki güç dengelerinde yaşanan değişimin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/birlesik-arap-emirlikleri-bae-opecten-ayrilma-karari-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 07:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/opec1.JPG" type="image/jpeg" length="27379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya Hükümeti ve AB’ye Açık Mektup: Kaçırılan Gazeteciler İçin Harekete Geçin]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-hukumeti-ve-abye-acik-mektup-kacirilan-gazeteciler-icin-harekete-gecin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-hukumeti-ve-abye-acik-mektup-kacirilan-gazeteciler-icin-harekete-gecin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya ve Avrupa’dan siyasetçi, gazeteci, yazar, sanatçı ve aktivistlerin de aralarında bulunduğu 165 kişi, Suriye’de kaçırılan gazeteciler Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad için ortak bir açık mektup kaleme aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aralarında Avrupa Parlamentosu ve Almanya Federal Parlamentosu üyelerinin de yer aldığı imzacılar, söz konusu mektubun Almanya Federal Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Federal Şansölye Friedrich Merz ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e iletileceğini duyurdu.</strong></p>

<p>Açık mektupta, Alman gazeteci Eva Maria Michelmann ile Kürt gazeteci Ahmet Polad’ın 18 Ocak 2026 tarihinde Suriye’nin Rakka kentinde kaçırıldığı hatırlatıldı. İki gazetecinin, bölgede özellikle İslamcı terör örgütü IŞİD’in faaliyetlerini izlemek amacıyla bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Suriye Geçiş Hükümeti’nin Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Bölgesi’ne (DAANES) yönelik başlattığı operasyon sırasında Rakka’da yaşanan şiddetli çatışmalar esnasında, iki gazetecinin 18 Ocak 2026’da diğer sivillerle birlikte DAANES’e (Rojava) bağlı bir gençlik binasına sığındıkları ifade edildi.</p>

<p>Metinde, söz konusu binanın Suriye Geçiş Hükümeti (STG) güçleri tarafından kuşatıldığı, ardından STG ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yapılan görüşmeler sonucunda binadaki sivillerin tahliye edilmesine karar verildiği aktarıldı. Ancak görgü tanıklarının ifadelerine göre Michelmann ve Polad’ın tahliye sırasında diğer kişilerden ayrılarak STG’ye bağlı güvenlik güçleri tarafından bir araca bindirilip götürüldüğü ve o tarihten bu yana kendilerinden haber alınamadığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="Eva Ve Ahmed-1" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/eva-ve-ahmed-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>6 Nisan’da kamuoyuna yansıyan bir video kaydında, olaya tanıklık eden bir kişinin iki gazetecinin kaçırılma anına ilişkin detayları paylaştığına dikkat çekilen mektupta, ayrıca 11 Nisan’da SDG ile Suriye Geçiş Hükümeti arasında gerçekleştirilen esir takası sonrasında serbest bırakılan bazı kişilerin Michelmann ve Polad’ın Halep’te tutulduğunu beyan ettikleri bilgisine yer verildi.</p>

<p>Açıklamada, 36 yaşındaki Siegburg doğumlu Eva Maria Michelmann’ın 2022’den bu yana Rojava’da serbest gazeteci olarak faaliyet yürüttüğü belirtildi. Michelmann’ın çeşitli ajanslarda yazılar yayımladığı da kaydedildi.</p>

<p>İmzacılar, Suriye Geçiş Hükümeti’nin iki gazetecinin akıbetine ilişkin herhangi bir resmi bilgi paylaşmadığını vurgulayarak, Michelmann’ın ailesinin Alman makamlarına yaptığı başvurulara rağmen tatmin edici bir yanıt alınamadığını ifade etti. Aynı şekilde Avrupa Birliği kurumlarının da konuya ilişkin yeterli şeffaflık göstermediği eleştirisi dile getirildi.</p>

<p>Gazetecilerin alıkonulmasının basın özgürlüğüne yönelik açık bir ihlal olduğuna dikkat çekilen mektupta, Almanya hükümetinin yurtdışındaki vatandaşlarını koruma yükümlülüğü hatırlatıldı. Bu çerçevede, Michelmann’ın tutuklu bulunduğu Halep’te ziyaret edilmesi ve derhal serbest bırakılması için gerekli diplomatik girişimlerin yapılması çağrısında bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açık mektupta, Almanya ve Avrupa Birliği’nin en üst düzey yetkililerine seslenilerek, Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad’ın akıbetinin açıklığa kavuşturulması ve koşulsuz serbest bırakılmaları için acil ve etkili adımlar atılması talep edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-hukumeti-ve-abye-acik-mektup-kacirilan-gazeteciler-icin-harekete-gecin</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/eva-ve-ahmet-nerede.png" type="image/jpeg" length="39467"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump'tan kendisine yönelik suçlamalara sert tepki: “Ben tecavüzcü değilim”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/trumptan-kendisine-yonelik-suclamalara-sert-tepki-ben-tecavuzcu-degilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/trumptan-kendisine-yonelik-suclamalara-sert-tepki-ben-tecavuzcu-degilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik suikast girişiminin ardından ortaya çıkan saldırganın manifestosu siyasi gerilimi artırdı. Trump, kendisine yöneltilen ağır suçlamalara sert tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik suikast girişimi sonrası hem güvenlik tartışmaları hem de siyasi gerilim tırmanıyor. Beyaz Saray Muhabirleri Derneği’nin (WHCA) Washington’daki gala yemeğinde yaşanan silahlı saldırının ardından gözaltına alınan şüpheli Cole Tomas Allen’in yazdığı manifesto, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.</p>

<p><img alt="1-197" height="462" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/1-197.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="616" /></p>

<p>Söz konusu metinde Trump’a yönelik “pedofil, tecavüzcü ve hain” gibi ağır suçlamalar yer alırken, ABD Başkanı bu ifadeleri sert bir dille reddetti.</p>

<p><strong>Trump: “Ben tecavüzcü değilim”</strong></p>

<p>Trump, CBS televizyonunda yayımlanan “60 Minutes” programında suikast girişimi sonrası ilk kapsamlı açıklamasını yaptı. Program sırasında sunucunun saldırganın manifestosundan bölümler okuması üzerine Trump’ın tepkisi dikkat çekti.</p>

<p>ABD Başkanı, iddialara karşı şu ifadeleri kullandı: “Ben tecavüzcü değilim. Kimseye tecavüz etmedim, ben bir pedofili değilim.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, söz konusu ifadeleri “hasta bir insanın saçmalıkları” olarak nitelendirirken, sunucuya da sert sözlerle yüklendi ve bu ifadeleri okuduğu için “utanması gerektiğini” söyledi.</p>

<p><strong>“Korkunç insanlarsınız” çıkışı</strong></p>

<p>Röportajın ilerleyen bölümünde Trump, medya kuruluşlarına yönelik eleştirilerini sürdürdü. Sunucuya hitaben, bu bölümü okumasını beklediğini ifade eden Trump, “Çünkü siz korkunç insanlarsınız” dedi.</p>

<p>ABD Başkanı ayrıca, söz konusu suçlamaların kendisiyle “uzaktan yakından ilgisi olmadığını” vurgulayarak, bu tür iddialardan tamamen aklandığını savundu.</p>

<p><strong>Suikast anı: “Durun, görmek istiyorum”</strong></p>

<p>Trump, saldırı anına ilişkin detayları da paylaştı. Silah sesleri duyulduğunda Secret Service ajanlarının kendisini hızla güvenli alana götürmek istediğini belirten Trump, buna rağmen olayın ne olduğunu görmek istediğini söyledi.</p>

<p>“Durun, görmek istiyorum” diyerek güvenlik görevlilerini kısa süreliğine durdurduğunu ifade eden Trump, olay sırasında “endişe duymadığını” da dile getirdi.</p>

<p><strong>Saldırı anında panik: Tanıklar konuştu</strong></p>

<p>Gala gecesinde sahnede bulunan sihirbaz Oz Pearlman da saldırı anına tanıklık eden isimler arasında yer aldı. Pearlman, silah seslerinin kendi gösterisi sırasında duyulduğunu ve silahlı saldırganın güvenlik güçlerinin müdahalesiyle yere yatırıldığını anlattı.</p>

<p>O anları “Her şey saniyeler içinde oldu” sözleriyle aktaran Pearlman, Trump ile kısa süreliğine yan yana yerde kaldıklarını ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/trumptan-kendisine-yonelik-suclamalara-sert-tepki-ben-tecavuzcu-degilim</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 19:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/trump-22.png" type="image/jpeg" length="71942"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman gazeteci Bernd Pickert: Trump’ın İran savaşı ABD’yi çıkmaza soktu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/alman-gazeteci-bernd-pickert-trumpin-iran-savasi-abdyi-cikmaza-soktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/alman-gazeteci-bernd-pickert-trumpin-iran-savasi-abdyi-cikmaza-soktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana neredeyse iki ay geçti. Ortaya çıkan tablo ise hem bölge hem küresel ekonomi hem de Amerika Birleşik Devletleri açısından yıkıcı nitelikte. Donald Trump, ABD’yi bu savaşla birlikte çıkışı neredeyse görünmeyen bir çıkmazın içine sürükledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkanın öngörülemez tutumuna, gerçeklikten kopuk açıklamalarına ya da neredeyse saat başı değişen siyasi pozisyonlarına yeniden dikkat çekmenin artık pek anlamı yok. İran yönetimiyle yürütüldüğü iddia edilen müzakerelere dair temelsiz söylemleri de artık inandırıcılığını yitirmiş durumda. Trump’ın hâlâ “beş boyutlu satranç oynadığını” iddia eden en sadık destekçileri dışında, kamuoyunun geniş kesimleri – Cumhuriyetçi seçmenler de dahil – son haftalarda önemli bir gerçeği gördü: Trump ne parlak bir “anlaşma ustası” ne de güçlü bir stratejist. Aksine, etrafını sorgulamayan isimlerle dolduran, kısa vadeli düşünen ve uzman görüşlerini hiçe sayan bir lider olarak ABD’yi bugünkü noktaya getirdi. Üstelik bu kez Trump’ın bile yaşanan açık başarısızlığı örtbas etmesi zor görünüyor.</p>

<p><strong>İran rejimi ayakta kalmayı sürdürüyor</strong></p>

<p>İran tarafında ise tablo farklı. Üst düzey isimlerin öldürülmesiyle ciddi sarsıntı yaşayan rejim, buna rağmen görece daha sağlam ve bütünlüklü bir görüntü veriyor. Halkın refahını öncelemeyen ve seçim baskısı hissetmeyen bir yönetim için, ABD’nin limanlara yönelik ablukasının ekonomiyi zora sokması göze alınabilir bir durum.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, Tahran’a önemli bir koz sağlıyor. Bu durum, küresel aktörler açısından boğazın açılmasını daha acil bir mesele haline getiriyor. Trump’ın askeri müdahaleyle rejimi zayıflatma hedefi ise tersine dönmüş görünüyor; İran yönetimi şimdi her zamankinden daha güçlü bir baskı aracına sahip.</p>

<p><strong>En büyük bedeli İran halkı ödüyor</strong></p>

<p>Savaşın en ağır sonuçlarını ise Trump’ın savaşın başında “yakında kendi kaderlerini tayin edecekler” dediği İran halkı yaşıyor. Ülkede internet haftalardır kesik, altyapı zarar görmüş durumda ve baskı daha da artmış halde. Son haftalarda protestoculara yönelik idamların sayısının yeniden yükseldiği bildiriliyor. Rejimin dışarıya dönük askeri kapasitesi zayıflamış olabilir; ancak içerde uygulanan şiddet daha da yoğunlaşmış durumda. Bu nedenle İran’da demokratik bir dönüşüm ihtimali, savaşın başlangıcına kıyasla güçlenmek yerine zayıflamış görünüyor.</p>

<p><strong>Trump’ın demokrasiyle ilgisi yok</strong></p>

<p>Trump’ın İran’da demokratik bir değişimle gerçekten ilgilendiğine dair bir işaret de bulunmuyor. Onun bakış açısına göre, istikrarlı otoriter rejimlerle anlaşma yapmak, yükselen demokrasilere kıyasla daha kolay. Ancak Trump’ın müzakere masasında gerçekte neyi hedeflediği ve ne elde edebileceği belirsizliğini koruyor.</p>

<p>Olası bir senaryo; uranyum zenginleştirmeye uluslararası denetim altında yeniden sınırlama getirilmesi, mevcut yüksek zenginleştirilmiş stokların teslim edilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın açılması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi ve saldırıların sona ermesi olabilir.</p>

<p>Bu ise fiilen 2018 öncesine dönüş anlamına gelir. Hatırlanacağı üzere Trump, ilk başkanlık döneminde İran nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekilmişti. İsrail Başbakanı’nın yıllardır savunduğu askeri müdahale seçeneğini hayata geçiren Trump, bu süreçte ABD’nin küresel konumunu daha da zayıflatmış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Güven kaybı ve ekonomik maliyet</strong></p>

<p>Müzakere yürütürken askeri güç kullanan bir aktöre güven duyulması zorlaşıyor. Savaş ve barış konularında bu denli öngörüsüz hareket eden bir liderle ittifak kurmak da giderek daha riskli hale geliyor.</p>

<p>İran savaşı ABD’ye bugüne kadar günlük yaklaşık 1 milyar dolara mal oldu. Mühimmat stoklarının yeniden doldurulması ise savunma sanayii şirketlerine yıllarca sürecek yeni siparişler anlamına geliyor. Bu süreçte kazanan varsa, o da büyük ölçüde silah üreticileri gibi görünüyor.</p>

<p>—<br />
<strong><i>Bernd Pickert, 1965 doğumlu. 1994’ten bu yana taz gazetesinin dış haberler servisinde görev yapıyor. Uzmanlık alanları arasında ABD, Latin Amerika ve insan hakları bulunuyor.</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/alman-gazeteci-bernd-pickert-trumpin-iran-savasi-abdyi-cikmaza-soktu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/trump1-2.png" type="image/jpeg" length="11798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya Başbakanı Merz’den İran’a “şartlı yaptırım” mesajı: AB’den temkinli yaklaşım]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-basbakani-merzden-irana-sartli-yaptirim-mesaji-abden-temkinli-yaklasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-basbakani-merzden-irana-sartli-yaptirim-mesaji-abden-temkinli-yaklasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ev sahipliğinde düzenlenen gayriresmî Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamalarda, İran’a yönelik yaptırımların belirli koşullar altında kademeli olarak hafifletilebileceğini söyledi. Ancak bu öneri, AB liderlerinden şimdilik temkinli karşılık buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Yaptırımlar ancak üç şartla hafifler”</strong></p>

<p>Zirve sonrası basın mensuplarına konuşan Merz, İran ile kapsamlı bir anlaşma sağlanması halinde yaptırımların gevşetilebileceğini belirtti. Merz, bunun için üç temel şart sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımının garanti altına alınması</li>
 <li>İran’ın nükleer programının tamamen sona erdirilmesi</li>
 <li>İsrail’e yönelik tehditlerin son bulması</li>
</ul>

<p>Merz, “ABD ile İran arasındaki müzakereler yeniden başlamalı. İran zaman kazanmaya çalışıyor, bu nedenle baskıyı artırmalıyız” dedi.</p>

<p>Almanya’nın Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine katkı sağlamaya hazır olduğunu da vurgulayan Merz, bunun için savaşın sona ermesi, hukuki zemin oluşturulması ve Alman Federal Meclisi’nin onayı gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>AB’den temkinli mesajlar</strong></p>

<p>Merz’in yaptırımların hafifletilmesi yönündeki önerisine AB cephesinden ise ihtiyatlı açıklamalar geldi. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, “İran konusunda yaptırımların hafifletilmesini konuşmak için henüz çok erken” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Benzer şekilde AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de yaptırımların kaldırılmasının, İran’ın hem nükleer faaliyetlerinde hem de bölgesel politikalarında somut değişimlere bağlı olması gerektiğini söyledi. Von der Leyen, gerilimin gerçekten azaldığının doğrulanmasının önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Zirvede geniş gündem</strong></p>

<p>Zirvede yalnızca İran değil; Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve enerji krizi de ele alındı. Merz, savaşın enerji piyasaları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, Avrupa’nın rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni bir yol haritası üzerinde çalışıldığını belirtti.</p>

<p>Orta Doğu ve Körfez bölgesinden liderlerin de katıldığı toplantıda, bölgesel güvenlik ve enerji arzı konularında görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><strong>Ukrayna’ya “kademeli entegrasyon” mesajı</strong></p>

<p>Merz ayrıca Ukrayna’nın AB’ye tam üyeliğinin kısa vadede mümkün olmadığını, ancak Avrupa kurumlarına daha fazla entegre edilmesi gerektiğini ifade etti. Ukrayna liderliğinin AB zirvelerine gözlemci olarak katılımı gibi adımların gündemde olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-basbakani-merzden-irana-sartli-yaptirim-mesaji-abden-temkinli-yaklasim</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/merz-8.png" type="image/jpeg" length="75243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pentagon’dan NATO müttefiklerine uyarı: İspanya’nın üyeliği askıya alınabilir]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/pentagondan-nato-muttefiklerine-uyari-ispanyanin-uyeligi-askiya-alinabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/pentagondan-nato-muttefiklerine-uyari-ispanyanin-uyeligi-askiya-alinabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pentagon’da hazırlanan kurum içi bir e-postada, Washington’un İran savaşında yeterli destek vermediğini düşündüğü müttefiklere karşı atabileceği adımların değerlendirildiği ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Reuters’a konuşan ABD’li bir yetkiliye göre, söz konusu e-postada İspanya’nın NATO üyeliğinin askıya alınması ve bazı müttefiklerin ittifak içindeki kritik görevlerden dışlanması gibi seçenekler yer alıyor.</p>

<p><strong>“Uyumsuz ülkelere” yaptırım seçenekleri</strong></p>

<p>Yetkili, e-postada “zor” ya da “uyumsuz” olarak değerlendirilen ülkelerin NATO içinde önemli ve prestijli pozisyonlardan uzaklaştırılmasının da gündeme geldiğini belirtti. Bu değerlendirmelerin, özellikle ABD’nin İran’a yönelik operasyonları sırasında müttefiklerden beklediği askeri erişim, üs kullanımı ve hava sahası desteğinin (ABO) sağlanmamasına duyulan rahatsızlıktan kaynaklandığı ifade edildi.</p>

<p>E-postada, bu tür desteklerin NATO için “asgari gereklilik” olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>İspanya ve İngiltere başlıkta</strong></p>

<p>Değerlendirilen seçenekler arasında, İspanya’nın NATO üyeliğinin askıya alınmasının sembolik açıdan güçlü bir mesaj vereceği belirtilirken, ABD’nin İngiltere’nin Falkland Adaları üzerindeki egemenlik iddiasına verdiği desteği gözden geçirmesi de öneriler arasında yer aldı.</p>

<p>Ancak yetkili, NATO’dan tamamen çekilme ya da Avrupa’daki ABD üslerinin kapatılması gibi daha radikal adımların bu e-postada yer almadığını ifade etti.</p>

<p><strong>Trump yönetiminden sert eleştiriler</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, daha önce NATO müttefiklerini Hürmüz Boğazı’nın açılması için yeterli askeri destek vermemekle sert şekilde eleştirmişti. Trump, ittifakın “tek taraflı bir yapı olamayacağını” vurgularken, ABD’nin NATO’dan çekilme ihtimalini de gündeme getirmişti.</p>

<p>Pentagon Sözcüsü Kingsley Wilson ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “ABD’nin müttefikleri kendileri için yapılanlara karşılık vermedi” diyerek, Başkan’ın önüne “güvenilir seçenekler” sunulacağını söyledi.</p>

<p><strong>Avrupa’dan temkinli yaklaşım</strong></p>

<p>Avrupa ülkeleri ise ABD’nin İran’a yönelik askeri adımlarına doğrudan katılmanın savaşa dahil olmak anlamına geleceğini savunuyor. İngiltere ve Fransa gibi ülkeler, ancak kalıcı bir ateşkes sonrası Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanmasına katkı sunabileceklerini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise söz konusu iddialara ilişkin yaptığı açıklamada, “Biz e-postalar üzerinden değil, resmi belgeler ve hükümet pozisyonları üzerinden hareket ederiz” diyerek temkinli bir tutum sergiledi.</p>

<p><strong>NATO içinde “ayrışma” endişesi</strong></p>

<p>ABD’li yetkililere göre söz konusu seçenekler, Avrupa ülkelerinde oluştuğu düşünülen “hak edilmişlik duygusunu azaltmayı” ve müttefikleri daha fazla sorumluluk almaya zorlamayı hedefliyor.</p>

<p>Öte yandan, ABD-İran savaşı NATO’nun geleceğine dair ciddi soru işaretleri doğururken, Avrupa’da Washington’un olası bir saldırı durumunda müttefiklerine destek verip vermeyeceği konusunda endişelerin arttığı belirtiliyor.</p>

<p>Pentagon’daki değerlendirmelerin henüz resmi politika haline gelmediği vurgulanırken, ittifak içinde gerilimin önümüzdeki dönemde daha da artabileceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/pentagondan-nato-muttefiklerine-uyari-ispanyanin-uyeligi-askiya-alinabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/trump-21.JPG" type="image/jpeg" length="86906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yanardağ: Tele1’e kayyım atayan iktidar, kanalımızı yandaşlara peşkeş çekmeye çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/yanardag-tele1e-kayyim-atayan-iktidar-kanalimizi-yandaslara-peskes-cekmeye-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/yanardag-tele1e-kayyim-atayan-iktidar-kanalimizi-yandaslara-peskes-cekmeye-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[24 Ekim 2025’te ‘casusluk’ soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve 27 Ekim’de tutuklanan Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, Tele1’in kayyım tarafından satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Silivri’deki cezaevinden yazılı bir açıklama yapan Yanardağ, “Biz susmadık, ama onlar Tele1’i yağmalama ısrarını sürdürüyor. Kanalımızı yok pahasına satıp borçları da bize yıkmak istiyorlar” dedi.</strong></p>

<p>İşte Yanardağ’ın o açıklaması:</p>

<p>"Kamuoyuna zorunlu açıklama ve bir çağrı</p>

<p>Tele1'e kayyım atayan iktidar, şimdi de TMSF eliyle satışa çıkararak kanalımızı yağmalamaya ve yandaşlara peşkeş çekmeye çalışıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halkın desteği ve dostlarımızın katkıları ile mali ambargoları boşa çıkaran, dahası en büyük dört haber kanalı arasına girerek büyük bir başarı kazanan Tele1, 28 milyon TL’ye ihaleye çıkarılıyor.</p>

<p>Bu fiyat Tele1’in üç aylık işletme giderinden daha azdır. Çalışanlarımızın beş aylık maaş tutarı (geçen yıl) daha fazlaydı. Biz ücretleri hiç aksatmadan ödedik. Şimdi hepimizin alın terini, emeğini, akıl ve irade ile yarattığımız değeri yok pahasına yandaşa transfer etmek istiyorlar.</p>

<p>Yalan ve iftiraya dayalı "casusluk" kumpasının amacı böylece bir kez daha tartışmasız şekilde gözler önüne serildi. Amaç Tele1’e çökmek ve susturmaya çalışmaktı.</p>

<p>Biz susmadık, ama onlar Tele1’i yağmalama ısrarını sürdürüyor. Kanalımızı yok pahasına satıp borçları da bize yıkmak istiyorlar.</p>

<p>Çok net; 28 milyon lira bir yağma fiyatıdır. Burada ilk kez bir bilgiyi açıklayacağım: Geçen yıl Tele1’e bu paranın 15 katı teklif edildi, satmadık. Fiyatın istersek daha yukarıya çıkarılabileceği bilgisi de geldi.</p>

<p>Daha önce kanalın %50’si için bile kayyım ve TMSF’nin ihale başlangıç fiyatının yaklaşık on katı önerildi. Tele1’in topluma, izleyicilerine ve çalışanlarına ait olduğuna inandığımız için kabul etmedik.</p>

<p>Eğer satsaydık ben tutuklanmayabilirdim. Zaten teklif sahipleri çok dolaylı şekilde "Artık biraz rahat yaşamayı hak ettiğimi" söyleyerek uyarıda da bulunmuşlardı. Alacağımız parayla istersek daha sonra başka bir medya organı kurabileceğimizi vb. söylediler. Sözüm ona “dostça” tekliflerdi bunlar.</p>

<p>Biz HAYIR dedik, uygun bulmadık.</p>

<p>Tele1 bir ticari kuruluş değil, halktan yana yayıncılık yapmayı ilke edinen bağımsız bir sosyal sorumluluk girişimidir. Gazetecilik etiği ve ilkeleri bizim için temel ölçüdür. Ne para ne de baskıyla bizi teslim alabilirler.</p>

<p>Bütün namuslu insanlara, medyadaki dostlarımıza, iş dünyasına, Cumhuriyetçilere ve topluma çağrı yapıyorum; Tele1'in yağmalanmasına engel olalım, bize sahip çıkın!"</p>

<p><strong>Yanardağ ne zamandır tutuklu?</strong></p>

<p>24 Ekim 2025 tarihinde casusluk soruşturmasıyla gözaltına alınan Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, 27 Ekim 2025 tarihinden bu yana "casusluk" suçlaması gerekçesi ile Silivri'de tutuklu bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/yanardag-tele1e-kayyim-atayan-iktidar-kanalimizi-yandaslara-peskes-cekmeye-calisiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/yanardag-8.JPG" type="image/jpeg" length="40214"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da maden işçileri açlık grevinde: ‘Hak almadan gitmeyeceğiz’]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ankarada-maden-iscileri-aclik-grevinde-hak-almadan-gitmeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ankarada-maden-iscileri-aclik-grevinde-hak-almadan-gitmeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinden 13 Nisan’da yürüyüş başlatan Doruk Madencilik işçileri, 20 Nisan’da ulaştıkları Ankara’da eylemlerini sürdürüyor. Aylardır ödenmeyen maaşlar, kıdem ve ihbar tazminatları ile özlük haklarının gasp edildiğini belirten işçiler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde açlık grevine başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık önüne yürümek isteyen işçiler polis engeliyle karşılaşırken, bir kısmı gözaltına alındı. Daha sonra bazı işçilerin yürüyüşüne izin verildi ve madenciler bakanlık önünde oturma eylemi başlattı.</p>

<p><strong>110 madenci gözaltına alındı</strong></p>

<p>Bağımsız Maden İş Sendikası, 21 Nisan sabaha karşı bakanlık önünde eylem yapan 110 işçinin gözaltına alındığını duyurdu. Sendika, işçilerin etrafının polis araçlarıyla çevrildiğini ve fiili gözaltı uygulandığını savundu.</p>

<p>Yaklaşık 14 saat gözaltında tutulan işçiler daha sonra serbest bırakıldı. Sendika yetkilileri, gözaltı sırasında eylem alanına battaniye ve ilaç sokulmasına izin verilmediğini, soğuk hava nedeniyle bazı işçilerin sağlık sorunu yaşadığını belirtti.</p>

<p><img alt="" height="449" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/bagimsiz-maden-is.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>“Bizi adeta ölüme terk ettiler”</strong></p>

<p>Serbest bırakıldıktan sonra açıklama yapan Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, işçilerin kötü koşullarda tutulduğunu söyledi. Çakır, <strong>“Bizi dar bir alana sıkıştırdılar. Ne battaniye verdiler ne karton. Araçlar sabaha kadar gaz verdi. Eksi bir derecede bu insanların ne yaşadığını kimse görmedi”</strong> dedi.</p>

<p>Çakır, işçilerin yalnızca seslerini duyurmaya çalıştığını vurgulayarak, “Bu iş çözülmeden madenciler buradan gitmeyecek” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Açız, yoksuluz, çıplağız”</strong></p>

<p>Bakanlık önünde eylemlerini sürdüren madenciler, üstlerini çıkararak başlattıkları açlık grevini devam ettiriyor. “Açız, yoksuluz, çıplağız” sloganları atan işçiler, baretlerini yere vurarak tepkilerini dile getiriyor.</p>

<p>Bir madenci, aylardır maaş alamadıklarını belirterek, “5 aydır para almıyoruz. Zam istemiyoruz, alın terimizin karşılığını istiyoruz” dedi.</p>

<p>Başka bir işçi ise yaşadıkları durumu, “Moloz altında değiliz ama açlığın altındayız” sözleriyle ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="734" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/isciler-2.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>“Haklarımızı almadan dönmeyeceğiz”</strong></p>

<p>Sendika ve işçiler, yalnızca şirketi değil, sürece dahil olan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ve Enerji Bakanlığı’nı da sorumlu tutuyor. 2016’da TMSF’ye devredilen madenin 2022’de Yıldızlar SSS Holding’e geçmesinin ardından hak kayıplarının arttığı ifade ediliyor.</p>

<p>Sendika, şirketin yürüyüşün ilk günlerinde ödeme sözü verdiğini ancak daha önce de benzer vaatlerin tutulmadığını belirterek eylemin sürdürüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Gökay Çakır, “Biz sadaka değil hakkımızı istiyoruz. 29 gün çalışıp bir gün yüzümüzün gülmesini istiyoruz. Haklarımızı almadan Ankara’dan gitmeyeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>Talepler net: Ücretler, tazminatlar ve işe iade</strong></p>

<p>Madenciler; ödenmeyen maaşların verilmesini, birikmiş tazminatların ödenmesini, ücretsiz izin uygulamalarının sona ermesini ve işten çıkarılan işçilerin geri alınmasını talep ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eylemlerini süresiz açlık greviyle sürdüren işçiler, çözüm için yetkililerle doğrudan müzakere masası kurulmasını istiyor. Madenciler, talepleri karşılanana kadar Ankara’daki direnişlerini sürdüreceklerini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ankarada-maden-iscileri-aclik-grevinde-hak-almadan-gitmeyecegiz</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/maden-iscileri-direnisi-ankara.JPG" type="image/jpeg" length="25985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Barselona’da mafya infazı: Karadağlı çete üyesi Vujic hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/barselonada-mafya-infazi-karadagli-cete-uyesi-vujic-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/barselonada-mafya-infazi-karadagli-cete-uyesi-vujic-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya’nın Barselona kentinde geçtiğimiz hafta bir kafenin terasında silahlı saldırıya uğrayan Karadağlı suç örgütü üyesi Krsto Vujic, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Barselona'nın Sant Martí semtinde gündüz saatlerinde gerçekleşen saldırıda ağır yaralanan 44 yaşındaki Vujic’in, olaydan altı gün sonra yaşamını yitirdiği bildirildi.</strong></p>

<p>Vujic’in boyun, kol ve karın bölgelerinden birden fazla kurşunla vurulduğu, ayrıca bıçaklandığı belirtildi.</p>

<p><strong>Eşi ve çocuğunun yanında hedef alındı</strong></p>

<p>Saldırı sırasında Vujic’in eşi ve bebek arabasındaki çocuğuyla birlikte bir kafenin terasında oturduğu öğrenildi. Yerel saatle 16.00 sıralarında gerçekleşen olayda, üç saldırganın yaklaşarak ateş açtığı ve ardından bıçakla saldırdığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağır yaralanan Vujic olay yerinde kanlar içinde yere yığılırken, saldırganların deniz yönüne doğru kaçtığı belirtildi. Saldırı sırasında seken bir kurşun nedeniyle bir kadının hafif yaralandığı da kaydedildi.</p>

<p>Katalan polisi Mossos d’Esquadra, olayın yöntemine bakarak saldırıyı başından itibaren “infaz” olarak değerlendirdi. Soruşturma kapsamında henüz gözaltı yapılmadı.</p>

<p><strong>Uluslararası suç ağı bağlantısı</strong></p>

<p>Yetkililer, Vujic’in Karadağ merkezli ve Avrupa genelinde faaliyet gösteren Skaljari suç örgütüyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Uzun süredir uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla arandığı ifade edilen Vujic’in, saldırının gerçekleştiği kafenin karşısındaki lüks bir dairede saklandığı ve yüksek değerli araçlara sahip olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Vujic’in, İstanbul’da öldürülen Skaljari liderlerinden Jovan Vukotic’in yakın çevresinde yer aldığı da iddialar arasında.</p>

<p><strong>Kavac-Škaljari çatışması büyüyor</strong></p>

<p>Saldırının, Balkanlar merkezli iki büyük organize suç yapılanması olan Kavac ve Skaljari adlı mafya çeteleri arasındaki uzun süredir devam eden hesaplaşmayla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor. 2014’ten bu yana süren bu çatışma, Avrupa’nın farklı şehirlerine yayılmış durumda.</p>

<p>Barselona ve çevresinde son dönemde benzer saldırıların artması dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl Castelldefels’te bir kişinin sokak ortasında öldürülmesi ve Barselona merkezde gerçekleşen diğer silahlı saldırıların da aynı suç ağlarıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor.</p>

<p><strong>Avrupa genelinde “ çeteler arası savaş” endişesi</strong></p>

<p>Uzmanlar, Kavac ve Skaljari çeteleri arasındaki mücadelenin artık yerel sınırları aştığını ve Avrupa genelinde bir “açık savaşa” dönüştüğünü belirtiyor. Barselona’daki son saldırının da bu zincirin bir parçası olabileceği üzerinde duruluyor.</p>

<p>Polis, saldırganların kimliğini tespit etmek ve olayın arkasındaki bağlantıları ortaya çıkarmak için geniş çaplı soruşturmasını sürdürüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/barselonada-mafya-infazi-karadagli-cete-uyesi-vujic-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/saldiri-4.png" type="image/jpeg" length="10394"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda gerilim tırmanıyor: İran, İngiltere’ye ait kargo gemisine ateş açtı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmaniyor-iran-ingiltereye-ait-kargo-gemisine-ates-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmaniyor-iran-ingiltereye-ait-kargo-gemisine-ates-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu’da gerilim yeniden yükselirken, Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisine yönelik saldırı tansiyonu artırdı. İngiliz Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), bir kargo gemisinin Umman açıklarında, İran’ın yaklaşık sekiz deniz mili batısında ateş altına alındığını ve durdurulduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UKMTO’ya göre mürettebatın sağlık durumu iyi, gemide ciddi hasar oluşmadı. Geminin hangi ülke bayrağı taşıdığına dair bilgi paylaşılmazken, İran basını saldırıyı doğruladı. İran’a yakın Nour News, Devrim Muhafızları’nın uyarılara uymayan gemiye ateş açtığını yazdı. Fars Haber Ajansı ise olayı İran’ın Hürmüz üzerindeki kontrolünün “meşru bir uygulanması” olarak nitelendirdi.</p>

<p><strong>ABD-İran hattında sert mesajlar</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutmaya devam etmesi halinde ekonomik olarak çöküşe sürükleneceğini savundu. Trump, İran’ın aslında boğazı açmak istediğini ancak “itibarını korumak” için farklı bir tutum sergilediğini öne sürdü.</p>

<p>Öte yandan Trump, İran’a yönelik sert tehditlerde de bulunarak, olası bir anlaşmanın ancak ağır koşullar altında mümkün olabileceğini ifade etti. İran Devrim Muhafızları ise yaptıkları açıklamada, ordunun “en üst düzey hazırlık” halinde olduğunu ve olası bir tırmanmada “yıkıcı karşılık” verebileceğini duyurdu.</p>

<p><strong>Petrol piyasalarında endişe sürüyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD’nin açıkladığı ateşkes uzatımına rağmen enerji piyasalarında kaygı devam ediyor. Kuzey Denizi petrolü Brent’in varil fiyatı kısa süreliğine 100 doların üzerine çıktıktan sonra 99 dolar seviyesine geriledi. Bu, günlük bazda yaklaşık yüzde 4’lük artış anlamına geliyor.</p>

<p>Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizliğin küresel petrol arzı üzerinde risk oluşturmaya devam ettiğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="Hürmüz Bogazi" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/hurmuz-bogazi.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Uluslararası müdahale hazırlığı</strong></p>

<p>Hürmüz’de ticari gemilerin güvenliğini sağlamak amacıyla 30’dan fazla ülkenin askeri yetkilileri Londra’da bir araya geliyor. İngiltere ve Fransa öncülüğünde planlanan olası deniz misyonunun, tarafsız bir şekilde ticaret gemilerine refakat etmesi hedefleniyor. Almanya’nın da mayın temizleme ve deniz gözetimi alanlarında katkı sunabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ise ateşkesin uzatılmasını memnuniyetle karşılarken, olası bir anlaşmada İran’ın nükleer programının denetimi için kurumun sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>İsrail-Filistin hattında şiddet</strong></p>

<p>Bölgede gerilim sadece Hürmüz ile sınırlı değil. Batı Şeria’nın kuzeyinde, Nablus yakınlarında bir Filistin köyünde çıkan yangınlarda aralarında bir çocuğun da bulunduğu sekiz kişi yaralandı. Filistin kaynakları, olayların İsrailli yerleşimcilerin araçları ateşe vermesi ve bir evi yakmaya çalışması sonucu çıktığını bildirdi.</p>

<p>İsrail ordusu olayla ilgili inceleme başlatıldığını duyururken, şu ana kadar gözaltı yapılmadığı bildirildi. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir daha önce benzer saldırıları “kabul edilemez” olarak nitelendirmişti. Ancak güvenlik güçlerinin yerleşimci şiddetine karşı yeterince müdahale etmediği yönündeki eleştiriler sürüyor.</p>

<p><strong>Lübnan’da ateşkes ihlalleri</strong></p>

<p>İsrail ile Hizbullah arasında ilan edilen ateşkese rağmen Lübnan’da da çatışmalar devam ediyor. Ülkenin doğusunda düzenlenen bir İsrail insansız hava aracı saldırısında bir kişi hayatını kaybetti, iki kişi yaralandı. Güney bölgelerinde ise topçu atışları ve yıkım rapor edildi.</p>

<p>Hizbullah, İsrail’in ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerek kuzey İsrail’e roket ve İHA saldırıları düzenlediğini açıkladı. İsrail ordusu da buna karşılık füze rampalarını hedef aldığını duyurdu.</p>

<p><strong>Diplomatik gerilim ve iç tartışmalar</strong></p>

<p>Almanya’da ise hükümetin AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınmasına karşı çıkması tartışma yarattı. SPD’li siyasetçi Adis Ahmetović, Berlin’in bu tutumunun Avrupa’nın ortak dış politika geliştirmesini engellediğini savundu.</p>

<p><strong>İran’da idam kararı</strong></p>

<p>İran’da İsrail adına casusluk yaptığı gerekçesiyle bir kişi idam edildi. Yargı makamları, söz konusu kişinin gizli bilgileri İsrail istihbarat servisi Mossad’a aktardığını açıkladı.</p>

<p>Bölgede hem askeri hem diplomatik cephede yaşanan gelişmeler, Orta Doğu’da kırılgan ateşkesin her an daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşebileceği endişesini artırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmaniyor-iran-ingiltereye-ait-kargo-gemisine-ates-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/iran-9.jpg" type="image/jpeg" length="73382"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Von der Leyen: “Avrupa daha bağımsız olmalı”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-birligi-komisyonu-baskani-von-der-leyen-avrupa-daha-bagimsiz-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-birligi-komisyonu-baskani-von-der-leyen-avrupa-daha-bagimsiz-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın daha bağımsız ve güçlü bir aktör haline gelmesi gerektiğini belirterek, hem Birliğin genişlemesini hem de enerji politikalarında nükleer seçeneğin korunmasını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen Die Zeit gazetesinin 80. kuruluş yıl dönümü etkinliğinde konuşan von der Leyen, Avrupa’nın küresel dengeler karşısında daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. </strong></p>

<p>“Avrupa’nın sesi duyulmalı. Son dönemde Avrupa çok sık konuşmadı” diyen von der Leyen, özellikle dış politikada karar alma süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Oybirliği yerine çoğunluk önerisi</strong></p>

<p>AB içinde oybirliği ilkesinin karar alma süreçlerini yavaşlattığını ifade eden von der Leyen, bu sistemde değişiklik yapılması gerektiğini dile getirdi. Avrupa Konseyi için değil ancak Dışişleri Bakanları Konseyi’nde çoğunluk oylamasına geçilmesini öneren von der Leyen, böylece daha hızlı ve etkili kararlar alınabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>“Genişleme jeopolitik bir zorunluluk”</strong></p>

<p>Von der Leyen, AB’nin genişlemesinin sadece siyasi değil, aynı zamanda jeopolitik bir gereklilik olduğunu ifade etti. Avrupa kıtasının dış etkilerden korunması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz” dedi.</p>

<p><strong>“Eski ekonomik model sona erdi”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa’nın bugüne kadar Rusya’dan ucuz enerji, Çin’den ucuz iş gücü ve ABD’den güvenlik desteğine dayalı bir model izlediğini hatırlatan von der Leyen, bu dönemin artık kapandığını söyledi. Avrupa’nın kendi güvenliğini ve ekonomik gücünü yeniden inşa etmesi gerektiğini belirten von der Leyen, “Kendimizi tamamen yeniden konumlandırmalıyız. Daha bağımsız olmalıyız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Nükleer enerji vurgusu</strong></p>

<p>Enerji politikalarına da değinen von der Leyen, yenilenebilir kaynakların temel öncelik olduğunu ancak nükleer enerjinin de sistemin bir parçası olması gerektiğini söyledi. Rüzgar, güneş ve diğer temiz enerji kaynaklarının önemine dikkat çeken von der Leyen, “Yenilenebilir enerjinin yetersiz kaldığı durumlarda kullanabileceğimiz nükleer enerjiye ihtiyacımız var. Nükleer enerjiden çıkış bir hataydı” dedi.</p>

<p>Ayrıca enerji depolama teknolojilerinin geliştirilmesi ve nükleer atıkların güvenli şekilde bertaraf edilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Dijital dünyada çocukların korunması</strong></p>

<p>Von der Leyen, dijital alanda çocukların korunmasının da öncelikli konular arasında yer aldığını belirtti. Sosyal medya ve çevrim içi platformlara karşı daha güçlü önlemler alınması gerektiğini ifade eden von der Leyen, Avrupa genelinde ortak bir yaş doğrulama uygulamasının hayata geçirilmesi çağrısını yineledi.</p>

<p>“Çocuklarımızı dijital dünyada korumak bizim sorumluluğumuz. Çocukları algoritmalar değil, ebeveynler yetiştirmeli” diyen von der Leyen, bu alanda ortak Avrupa yaklaşımının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>AB liderlerinin önümüzdeki günlerde enerji ve dijital güvenlik başta olmak üzere birçok başlığı ele almak üzere bir araya gelmesi bekleniyor. Von der Leyen’in açıklamaları, Birliğin önümüzdeki dönemde daha bütünleşik ve stratejik bir yön izleyebileceğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, İKLİM HAREKETLERİ, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-birligi-komisyonu-baskani-von-der-leyen-avrupa-daha-bagimsiz-olmali</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/von-der-leyen-3.png" type="image/jpeg" length="82134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tanıklara göre: Kayıp Alman gazeteci Michelmann ile Polat Suriye’de tutuklu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/taniklara-gore-kayip-alman-gazeteci-michelmann-ile-polat-suriyede-tutuklu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/taniklara-gore-kayip-alman-gazeteci-michelmann-ile-polat-suriyede-tutuklu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Köln kentinden gazeteci Eva-Maria Michelmann ve meslektaşı Ahmet Polat’ın, üç aydan uzun süredir kayıp olduğu Suriye’de bir hapishanede tutuklu olduğu ileri sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ailenin avukatlığını üstlenen hukuk bürosunun açıklamasına göre, farklı tanık ifadeleri Michelmann ve Polat’ın Halep’teki bir cezaevinde tutuklu olduğunu ortaya koyuyor.</strong></p>

<p>Yıllardır Rojava Özerk Yönetimi'nin kontrolü altındaki bölgelerde görev yapan, Özerk Yönetim, kadın hakları ve bölgedeki günlük yaşam üzerine haberler hazırlayan Alman gazeteci Eva Maria Michelmann, 18 Ocak’tan bu yana kayıp. Michelmann ve meslektaşı Ahmet Polat’ın, Rakka kentinde Suriye hükümet güçleri tarafından alıkonulduğu belirtildi.</p>

<p><img alt="Eva" height="304" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/eva.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="371" /></p>

<p>Ailesi ve meslektaşları, 3 aydır hiçbir yaşam belirtisi alamadıkları gazeteciler için Berlin hükümetine "somut adım atın" çağrısında bulunuyor.</p>

<p>36 yaşındaki Alman gazeteci, 2022 yılından bu yana Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi olarak bilinen bölgede görev yapıyor, özellikle Kürt medyasına siyasi gelişmeler hakkında haberler hazırlıyordu. Meslektaşlarının aktardığına göre Michelmann, son olarak IŞİD hücrelerinin yeniden güç kazanmasına ilişkin bir dosya üzerinde çalışıyordu.</p>

<p><img alt="Foto-5" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/foto-5.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Michelmann, 18 Ocak 2026’da gazeteci Ahmet Polat ile birlikte Rakka’da son kez görüldü. Görgü tanıklarına göre ikili, çatışmalar sırasında bir gençlik merkezine sığınmış, ancak aynı gece Suriye geçiş hükümetine bağlı güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınarak bilinmeyen bir yere götürülmüştü.</p>

<p><strong>Tanıklar: “Halep’teki cezaevinde”</strong></p>

<p>Gazetecinin akıbetine ilişkin en somut bilgiler, 11 Nisan’da gerçekleştirilen esir takasında serbest bırakılan eski Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensuplarından geldi. Serbest kalan bir tutuklu, Ahmet Polat’ı Halep’teki cezaevinde gördüğünü ve bir süre sonra aynı koğuşa alındığını ifade etti.</p>

<p>Tanık, Polat’ın gözaltında kötü muamele gördüğünü ve yaralanarak hastaneye kaldırıldığını, ancak sağlık durumunun şu anda iyi olduğunu belirtti. Aynı tanık, Michelmann’ı doğrudan görmediğini ancak kadın tutuklular bölümünde “Alman bir gazetecinin” bulunduğuna dair bilgiler aldığını aktardı.</p>

<p>Cezaevinde yaklaşık 40 kadın tutuklunun bulunduğu, mahkumların düzenli olarak kötü muameleye maruz kaldığı, açlık ve ağır koşulların yaygın olduğu da tanık ifadeleri arasında yer aldı. Bu iddialar henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanabilmiş değil.</p>

<p><strong>Aile ve avukatlardan çağrı</strong></p>

<p>Michelmann’ın avukatı Roland Meister, gazetecinin üç aydan uzun süredir tecrit altında tutulduğunu ve ne ailesine ne de Alman makamlarına bilgi verildiğini belirterek bunun insan haklarına aykırı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Gazetecinin kardeşi Antonius Michelmann ise Alman hükümetine çağrıda bulunarak, kız kardeşinin serbest bırakılması ve uluslararası kuruluşların cezaevine erişiminin sağlanması için daha etkin diplomatik girişimlerde bulunulmasını istedi.</p>

<p><strong>Şam yönetimi iddiaları reddediyor</strong></p>

<p>Suriye geçiş hükümeti ise iki gazeteciyi gözaltında tuttuğu iddialarını reddetmeye devam ediyor. Ancak avukatlara göre tanık ifadeleri, insan hakları kuruluşlarının raporları ve Birleşmiş Milletler’in Mart 2026 tarihli bulguları, ülkede benzer vakaların yaşandığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Der Spiegel'in aktardığı habere göre Almanya Dışişleri Bakanlığı, konunun aydınlatılması için çalışmaların sürdüğünü ve hem Beyrut hem de Şam’daki diplomatik temsilciliklerin sürece dahil olduğunu açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/taniklara-gore-kayip-alman-gazeteci-michelmann-ile-polat-suriyede-tutuklu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 07:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/protest.png" type="image/jpeg" length="58730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da zehirlenerek ölen Böcek ailesinin davası başlıyor: 6 sanık hakim karşısında]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/istanbulda-zehirlenerek-olen-bocek-ailesinin-davasi-basliyor-6-sanik-hakim-karsisinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/istanbulda-zehirlenerek-olen-bocek-ailesinin-davasi-basliyor-6-sanik-hakim-karsisinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye tatili faciayla sonuçlanan Hamburglu ailenin ölümüyle ilgili dava İstanbul’da başlıyor. Zehirli gaz, geciken müdahale ve usulsüz uygulamalar iddialarıyla altı sanık yargılanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kasım ayında İstanbul’da tatil yapan Hamburglu bir ailenin Türkiye ziyareti trajediyle sonuçlandı. Anne Çiğdem Böcek (27) ile 3 yaşındaki Masal ve 5 yaşındaki Kadir Muhammed, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti. Baba Servet Böcek (38) ise yoğun bakımda geçen birkaç günün ardından yaşamını yitirdi</strong></p>

<p>Ailenin, şehir gezisinin ardından mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastaneye başvurduğu, ilk müdahalenin ardından taburcu edildikleri, ancak aynı gün yeniden hastaneye kaldırıldıkları öğrenildi.</p>

<p><strong>İlk şüphe gıda zehirlenmesiydi</strong></p>

<p>Başlangıçta doktorlar ve yetkililer, olayın sokak yemeklerinden kaynaklanan bir gıda zehirlenmesi olabileceğini değerlendirdi. Ancak benzer şikayetlerle iki turistin daha hastaneye kaldırılması üzerine ailenin kaldığı otel incelemeye alındı.</p>

<p>Hazırlanan bilirkişi raporu, ölüm nedeninin otelde haşereyle mücadele amacıyla kullanılan bir insektisit nedeniyle meydana gelen zehirlenme olduğunu ortaya koydu. Adli tıp incelemesinde, otel odasında ve havlularda son derece zehirli bir gaz olan fosfin tespit edildi.</p>

<p><strong>Zehirli gaz: Fosfin</strong></p>

<p>Haşereyle mücadelede kullanılan alüminyum fosfit maddesi, nemle temas ettiğinde fosfin gazına dönüşüyor. Bu gaz, vücutta hücrelere zarar vererek özellikle yüksek yoğunlukta oksijen taşınmasını engelliyor ve solunduğunda hayati risk oluşturuyor.</p>

<p>Fosfin; öksürük, kusma, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluklarına yol açabiliyor. Almanya’da bu maddenin kullanımı sıkı kurallara bağlıyken, Türkiye’de de benzer şekilde sınırlı ve denetimli kullanım şartları bulunuyor. Uzmanlara göre bu maddenin yatak böceği gibi zararlılar için kullanılması son derece tehlikeli.</p>

<p><strong>6 sanık yargılanacak</strong></p>

<p>Olayla ilgili İstanbul’da başlayacak davada, otel sahibi ve ilaçlama şirketi yetkilisinin de aralarında bulunduğu altı kişi yargılanacak. Sanıklar hakkında “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla 2 yıl 8 aydan 22 yılın üzerinde hapis cezası talep ediliyor. Bir otel çalışanı için ise 15 yıla kadar hapis isteniyor.</p>

<p>İddianamede, ilaçlama şirketinin gerekli izinlere sahip olmadığı ve ciddi ihmaller bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca bir otel çalışanının tıbbi müdahaleyi geciktirdiği öne sürülüyor. Buna göre, otelin ana giriş kapısının kilitli olduğu ve ailenin yaklaşık yedi dakika boyunca yardım beklemek zorunda kaldığı ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Güvenlik kameraları ortaya çıktı</strong></p>

<p>Türk medyasında yayımlanan güvenlik kamerası görüntülerinde, babanın kucağında bir çocukla kapıyı açmaya çalıştığı ve çaresizce yardım istediği anlar yer aldı. Görüntülerde ambulansın dışarıda beklediği görülüyor.</p>

<p><strong>Ailenin hikayesi</strong></p>

<p>Anne ve babanın Türk kökenli Alman vatandaşı olduğu ve Hamburg’da yaşadıkları belirtildi. Babanın havalimanında çalıştığı ifade edilirken, İstanbul seyahatinin eşine hediye olduğu öğrenildi.</p>

<p>Aile yakınları tarafından mütevazı ve yardımsever olarak tanımlanan ailenin küçük oğlunun Galatasaray taraftarı olduğu aktarıldı. Aile, Afyonkarahisar’da toprağa verildi.</p>

<p><strong>Benzer bir şüpheli ölüm daha</strong></p>

<p>Öte yandan, Kasım 2024’te Türkiye’de hayatını kaybeden bir Alman Erasmus öğrencisinin ölümüyle ilgili de benzer bir ihtimal gündeme geldi. İlk etapta gıda zehirlenmesi denilen olayda, daha sonra hazırlanan adli rapor, öğrencinin yatak böceklerine karşı kullanılan bir pestisit nedeniyle zehirlenmiş olabileceğini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rapora göre, kullanılan kimyasal gaz haline gelerek bina içinde yayılmış ve öğrencinin bulunduğu kata kadar ulaşmış olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, HAMBURG, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/istanbulda-zehirlenerek-olen-bocek-ailesinin-davasi-basliyor-6-sanik-hakim-karsisinda</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/2-136.JPG" type="image/jpeg" length="25294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanya, Meksika ve Brezilya’dan Küba çağrısı: “Samimi ve saygılı diyalog” kurulsun]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ispanya-meksika-ve-brezilyadan-kuba-cagrisi-samimi-ve-saygili-diyalog-kurulsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ispanya-meksika-ve-brezilyadan-kuba-cagrisi-samimi-ve-saygili-diyalog-kurulsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya, Meksika ve Brezilya, Küba’daki derinleşen kriz nedeniyle endişelerini dile getirerek uluslararası hukuk çerçevesinde diyalog çağrısı yaptı. Üç ülke, yayımladıkları ortak açıklamada Küba’daki “dramati̇k durum” ve ağırlaşan insani krize dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Barselona'da Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak’ın (PI) ortak düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik’in (Global Progressive Mobilisation) toplantısında, Küba için İspanya, Meksika ve Brezilya’dan ortak çağrı geldi: Küba ile “samimi ve saygılı bir diyalog” kurulsun.</strong></p>

<p>Meksika Dışişleri Bakanlığı tarafından cumartesi günü yayımlanan ortak açıklamada, Küba ile “samimi ve saygılı bir diyalog” kurulması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, ülkenin içinde bulunduğu durumun hafifletilmesi için gerekli adımların atılması çağrısı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD doğrudan anılmasa da, Küba’nın Washington yönetiminin yoğun baskısı altında olduğuna işaret edilerek, “ağır bir insani kriz” yaşandığı ifade edildi.</p>

<p>Üç ülke, çözümün Küba halkının kendi geleceğini özgür ve bağımsız biçimde belirleyebilmesini garanti altına alması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Krizin arka planı: Ekonomik çöküş ve enerji sıkıntısı</strong></p>

<p>Küba, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana en ağır ekonomik krizini yaşıyor. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin uyguladığı petrol ablukasının krizi daha da derinleştirdiği belirtiliyor.</p>

<p>Son aylarda ülkede günler süren yaygın elektrik kesintileri yaşanırken, toplu taşıma ciddi şekilde aksadı. Yakıt kıtlığı nedeniyle benzin dağıtımı sınırlandırıldı, bazı uluslararası havayolu şirketleri ise yakıt sıkıntısı nedeniyle Küba’ya uçuşlarını durdurdu.</p>

<p><strong>Uluslararası temaslar ve siyasi mesaj</strong></p>

<p>İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Barselona’da düzenlenen toplantıda Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ve Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum’un da aralarında bulunduğu çok sayıda sol görüşlü lideri ağırladı. Küba’ya ilişkin ortak açıklama da bu temaslar sırasında gündeme geldi.</p>

<p>ABD yönetimi ise Küba’dan ekonomik ve siyasi reformlar talep etmeye devam ediyor. Başkan Trump’ın, ada ülkesine yönelik sert politikalarının ve zaman zaman dile getirdiği müdahale söylemlerinin uluslararası alanda tartışma yarattığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ispanya-meksika-ve-brezilyadan-kuba-cagrisi-samimi-ve-saygili-diyalog-kurulsun</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/cuba-5.JPG" type="image/jpeg" length="11099"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM'den Gazze raporu: İsrail saldırılarında 38 binden fazla kadın ve kız çocuğu öldürüldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/bmden-gazze-raporu-israil-saldirilarinda-38-binden-fazla-kadin-ve-kiz-cocugu-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/bmden-gazze-raporu-israil-saldirilarinda-38-binden-fazla-kadin-ve-kiz-cocugu-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) tarafından yayımlanan rapor, Gazze’de iki yıl süren savaşın kadınlar ve kız çocukları üzerindeki ağır bilançosunu ortaya koydu. Rapora göre, Ekim 2023 ile 2025 sonu arasında 38 binden fazla kadın ve kız çocuğu İsrail saldırılarında yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BM analizine göre, söz konusu dönemde kadın ve kız çocuklarının büyük bölümü İsrail’in hava saldırıları ve kara operasyonlarında hayatını kaybetti.</strong></p>

<p><strong>Günde ortalama 47 kadın ve kız çocuğu öldü</strong></p>

<p>UN Women’ın Cenevre Ofisi Direktörü Sofia Calltorp, günlük ortalama ölüm sayısının 47 olduğunu belirtti. Bu sayı, toplam can kayıplarının yarısından fazlasını kadın ve kız çocuklarının oluşturduğunu gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda ayrıca yaklaşık 11 bin kadın ve kız çocuğunun ağır yaralandığı ve bu yaralanmalar nedeniyle yaşam boyu engelli kalacaklarının öngörüldüğü ifade edildi.</p>

<p><strong>Temel ihtiyaçlara erişim büyük ölçüde çöktü</strong></p>

<p>Savaşın etkilerinin halen sürdüğüne dikkat çekilen raporda, kadın ve kız çocuklarının temel ihtiyaçlara erişimde ciddi zorluklar yaşadığı vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, Gazze’de 500 binden fazla kadın temel sağlık hizmetlerine, özellikle de cinsel yolla bulaşan hastalıkların tedavisine erişemiyor.</p>

<p>Calltorp, altyapının büyük ölçüde yıkılması nedeniyle sağlık hizmetleri başta olmak üzere temel ihtiyaçların karşılanmasının neredeyse imkânsız hale geldiğini belirtti. Aynı zamanda birçok kadının hijyen ürünlerine erişemediği de raporda yer aldı.</p>

<p><strong>1 milyona yakın kadın ve kız çocuğu yerinden edildi</strong></p>

<p>UN Women verilerine göre Gazze’de yaklaşık 1 milyon kadın ve kız çocuğu yerinden edildi. Yerinden edilen kadınların bir kısmının hastanelere ulaşım olmadığı için çadırlarda ya da açık alanda doğum yapmak zorunda kaldığı aktarıldı.</p>

<p>UN Women Arap ülkeleri Bölge Direktörü Moez Doraid, savaşın toplumsal yapıyı derinden etkilediğini belirterek, “Çok yüksek can kaybına ek olarak savaş, aile yapılarını köklü biçimde değiştirdi. Şu anda on binlerce hane kadınlar tarafından yönetiliyor. Bu kadınlar artan ekonomik zorluklarla karşı karşıya ve bakım yükünü tek başlarına üstleniyor” dedi.</p>

<p><strong>Filistinli sağlık yetkilileri: Can kaybı 72 bini aştı</strong></p>

<p>Filistinli sağlık yetkilileri, 2025 sonu itibarıyla toplam can kaybını yaklaşık 71 bin olarak açıklarken, Nisan ortasında bu sayının 72 bini aştığı bildirildi. Ateşkese rağmen İsrail’in zaman zaman saldırılarını sürdürdüğü ve bu süreçte 750’den fazla kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler kuruluşları ise gerçek can kaybının açıklanan rakamların üzerinde olabileceğini belirtiyor. Enkaz altında hâlâ çok sayıda kişinin bulunduğu ve ağır yıkım nedeniyle ölü ve yaralıların kaydının sağlıklı biçimde tutulamadığı vurgulanıyor. UNICEF’e göre son altı ayda en az 214 çocuk hayatını kaybetti.</p>

<p><strong>Kadınların korunması çağrısı</strong></p>

<p>BM Kadın Birimi, ateşkes sürecinde kadınlar ve kız çocuklarının daha etkin korunması gerektiğini vurgulayarak, yeniden inşa sürecinde kadınların merkezde yer alması çağrısında bulundu. Ayrıca barış inşası ve yeniden yapılanma süreçlerine kadınların aktif katılımının sağlanmasının önemine dikkat çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/bmden-gazze-raporu-israil-saldirilarinda-38-binden-fazla-kadin-ve-kiz-cocugu-olduruldu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/gazze1-1.JPG" type="image/jpeg" length="58203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'dan açıklama: Hürmüz Boğazı uluslararası deniz trafiğine yeniden kapatıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/irandan-aciklama-hurmuz-bogazi-uluslararasi-deniz-trafigine-yeniden-kapatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/irandan-aciklama-hurmuz-bogazi-uluslararasi-deniz-trafigine-yeniden-kapatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, dün duyurduğu Hürmüz Boğazı’nı açma kararını geri çekti. Gerekçe olarak, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı sürdürmesi gösterildi. ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile bir anlaşmaya varılıncaya kadar bu ablukada ısrarcı olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı, uluslararası deniz trafiğine kapalı kalmaya devam ediyor. İran, ateşkes süresi boyunca boğazı gemi geçişlerine açacağı yönündeki açıklamasını geri çekti. Bu durum, İran Silahlı Kuvvetleri’nin karargâhı tarafından Fars haber ajansına yapılan açıklamayla duyuruldu.</p>

<p>İran, gerekçe olarak ABD’nin deniz ablukasını gösterdi. Bu abluka, gemilerin İran limanlarına yanaşmasını ya da bu limanlardan ayrılmasını engelliyor. İran, sınırlı sayıda petrol tankeri ve ticari geminin Hürmüz Boğazı’ndan kontrollü geçişine izin vermiş olsa da ABD’nin ablukayı sürdürdüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle önceki uygulamaya geri dönüldüğü ve stratejik öneme sahip boğazın yeniden İran Silahlı Kuvvetleri’nin sıkı denetim ve kontrolü altına alındığı ifade edildi. İran’a göre, ABD ablukayı kaldırana kadar bu durum devam edecek.</p>

<p><strong>İran, ABD deniz ablukasını ateşkes ihlali olarak değerlendiriyor</strong></p>

<p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, gece saatlerinde yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin yeniden engellenebileceği uyarısında bulundu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakıi de ABD’nin deniz ablukasını “ateşkesin ihlali” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Bu arada, deniz taşımacılığı güzergâhının bu süreçte ticari gemilere gerçekten açılıp açılmadığı ise netlik kazanmadı. İran, yalnızca cuma günü Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukayı kaldıracağını duyurmuştu.</p>

<p><strong>Trump, deniz ablukasını kaldırmayı reddetti</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise buna karşılık ABD’nin deniz ablukasını kaldırmayı reddetti. Trump, bu adımın ancak İran ile bir barış anlaşmasına varılması halinde atılacağını belirtti. Böyle bir anlaşmaya yönelik yeni görüşmelerin hafta sonu yapılması bekleniyor. Trump, “önümüzdeki bir ya da iki gün içinde” İran ile anlaşmaya varılabileceği konusunda iyimser olduğunu ifade etti.</p>

<p>ABD ile İran arasında geçtiğimiz hafta sonu Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen ilk tur görüşmeler ise somut bir sonuç alınamadan sona ermişti.</p>

<p><strong>Hatipzade: Trump çok konuşuyor</strong></p>

<p>Antalya Diplomasi Forumu kapsamında konuşan Hatipzade, Trump’ın İran ile anlaşma sağlanamaması halinde yeniden saldırı düzenlenebileceği yönündeki açıklamalarına “Çok konuşuyor” diyerek tepki gösterdi. Trump’ın çelişkili ifadeler kullandığını savunan Hatipzade, “Tam olarak ne demek istediğini bilmiyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İran’ın savaşın olumlu bir sonuç doğurmayacağına inandığını belirten Hatipzade, olası bir saldırı durumunda ülkesinin savunmaya devam edeceğini vurgulayarak, “Son İran askerine kadar savaşırız” dedi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile anlaşmaya varılamaması durumunda ülkeyi yeniden bombalayabileceklerini ifade etti. Trump, ateşkesin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin bir soruya, “Belki uzatmam ancak ablukamız sürüyor. Yani abluka altındasınız ve maalesef yeniden bombalamak zorunda kalacağız” yanıtını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/irandan-aciklama-hurmuz-bogazi-uluslararasi-deniz-trafigine-yeniden-kapatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/hurmuz.JPG" type="image/jpeg" length="36774"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kiel'de Yeni Belediye Başkanı Yılmaz'a "Görevini Suistimal" Suçlaması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/kielde-yeni-belediye-baskani-yilmaza-gorevini-suistimal-suclamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/kielde-yeni-belediye-baskani-yilmaza-gorevini-suistimal-suclamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Kiel kentinde belediye başkanlığı görevine başlamaya hazırlanan Samet Yilmaz, göreve sayılı günler kala yeni bir tartışmanın merkezine oturdu. Der Spiegel dergisinin haberine göre Yılmaz'ın, geçmişte anayasa koruma teşkilatındaki görevini kişisel bir amaç doğrultusunda kullanmış olabileceği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haberde, Yılmaz'ın Anayasayı Koruma Teşkilatı'nda (Verfassungsschutz) çalıştığı dönemde bir meslektaşından, Türk kökenli bir iş insanı hakkında kurumun gizli veri sistemi NADIS üzerinden sorgulama yapmasını istediği iddia edildi.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Söz konusu veri tabanı, aşırılık yanlıları ve güvenlik açısından risk oluşturabilecek kişiler hakkında bilgilerin tutulduğu merkezi bir sistem olarak biliniyor. İddiaya göre bu sorgulama, 2024 yazında düzenlenen bir dernek etkinliği öncesinde gerçekleştirildi. Yılmaz'ın katılmayı planladığı etkinliğin organizatörü hakkında bilgi edinmek istediği, sorgulama sonucunda herhangi bir aşırılık kaydı bulunmaması üzerine etkinliğe katılarak konuşma yaptığı belirtildi.</p>

<p>Ancak Alman hukukuna göre istihbarat sistemlerinin kişisel nedenlerle kullanılması yasak. Bu nedenle söz konusu iddiaların doğru olması halinde, Yılmaz hakkında veri koruma ihlali gerekçesiyle disiplin süreci başlatılabileceği ifade ediliyor. Dergi, haberini kurum içi kaynaklara dayandırırken, resmi makamlardan henüz doğrulayıcı bir açıklama gelmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılmaz ise suçlamalara temkinli bir yanıt verdi. İddiaların "kısmen eksik ve yanlış yansıtıldığını" belirten Yılmaz, eski görevine ilişkin detaylı açıklama yapamayacağını, bunun yasal bir zorunluluk olduğunu söyledi. Ayrıca haberin, göreve başlamasına kısa süre kala gündeme getirilmesine dikkat çekti.</p>

<p>Bu gelişme, Yılmaz hakkında daha önce ortaya atılan tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. 2025 yılı başlarında, Almanya'da aşırı sağcı olarak değerlendirilen "Bozkurtlar" ile ilişkilendirilen bir etkinliğin organizatörlerine lojistik destek verdiği ortaya çıkmış, Yılmaz bu durumu kabul ederek istihbarattaki görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı. Aynı olay nedeniyle Yılmaz'ın NADIS veri tabanında "aşırılık yanlısı" olarak değil, ancak söz konusu çevrelerle bağlantılı bir "temas kişisi" olarak yer aldığı da iddialar arasında.</p>

<p>Tüm bu gelişmeler, Yılmaz'ın 21 Nisan'da resmen başlayacağı belediye başkanlığı görevi öncesinde siyasi baskıyı artırırken, Schleswig-Holstein İçişleri Bakanlığı ise kişisel haklar ve kurum içi gizlilik gerekçesiyle konu hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Olay, Almanya'da kamu görevlilerinin yetki kullanımı ve veri güvenliği konularını yeniden tartışmaya açmış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/kielde-yeni-belediye-baskani-yilmaza-gorevini-suistimal-suclamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/sametyilmaz.JPG" type="image/jpeg" length="93070"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail–Lübnan arasında 10 günlük ateşkes yürürlüğe girdi: Diplomasi trafiği sürüyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/israil-lubnan-arasinda-10-gunluk-ateskes-yururluge-girdi-diplomasi-trafigi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/israil-lubnan-arasinda-10-gunluk-ateskes-yururluge-girdi-diplomasi-trafigi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ile Lübnan arasında varılan 10 günlük ateşkes, ABD Başkanı Donald Trump’ın iki ülke liderleriyle yaptığı görüşmelerin ardından duyuruldu. Anlaşmayla birlikte İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların durması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ateşkes öncesindeki saatlerde ise taraflar arasında çatışmaların sürdüğü bildirildi. ABD Dışişleri Bakanlığı, ateşkesin “kalıcı bir güvenlik ve barış anlaşmasına yönelik iyi niyetli müzakerelere imkân sağlamak amacıyla” devreye alındığını açıkladı. Sürenin, müzakerelerde ilerleme sağlanması halinde uzatılabileceği ifade edildi.</p>

<p><strong>Taraflardan temkinli açıklamalar</strong></p>

<p>Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek bunun uzun süredir hedefledikleri bir adım olduğunu söyledi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise ateşkese rağmen İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki varlığını sürdüreceğini açıkladı ve “genişletilmiş güvenlik bölgesinde kalacaklarını” ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Danny Danon da ateşkesi “karmaşık” olarak nitelendirerek, sorunun Lübnan hükümetinden ziyade Hizbullah ile ilgili olduğunu savundu.</p>

<p><strong>Ateşkes ihlali iddiaları ve sahadaki durum</strong></p>

<p>Lübnan ordusu, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından İsrail’in güneydeki bazı köylere yönelik zaman zaman saldırılar gerçekleştirdiğini öne sürdü. Buna karşılık Hizbullah, güney Lübnan’da İsrail askerlerine yönelik bir saldırı düzenlediğini duyurdu. İsrail ordusu ise konuya ilişkin henüz açıklama yapmadı.</p>

<p>Bölgede yaşayan sivillere yönelik uyarılar da sürüyor. Lübnan ordusu, halktan güneydeki köylere dönmemelerini ve İsrail güçlerinin bulunduğu bölgelere yaklaşmamalarını istedi. Savaş nedeniyle yerinden edilen sivillerin ne zaman geri dönebileceği ise belirsizliğini koruyor.</p>

<p><strong>Diplomasi trafiği hız kazandı</strong></p>

<p>Ateşkesin ardından diplomatik girişimler de yoğunlaştı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın öncülüğünde Paris’te, Hürmüz Boğazı’nda olası bir uluslararası misyonun ele alınacağı bir toplantı düzenleniyor. Toplantıya Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin de katılması bekleniyor.</p>

<p>Öte yandan İran, ateşkesi bölgesel barış açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. İranlı yetkililer, ateşkesin Hizbullah’ın direnişi ve Tahran’ın siyasi desteği sayesinde sağlandığını savundu. Hizbullah ise ateşkese uyup uymayacağına ilişkin net bir açıklama yapmadı.</p>

<p><strong>ABD: Yeni anlaşmalar gündemde</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin ardından İsrail ile Lübnan arasında Washington’da yeni görüşmeler yapılabileceğini açıkladı. Trump ayrıca İran ile yürütülen temaslara da değinerek, Tahran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ABD’ye devretmeyi kabul etmiş olabileceğini ve bir anlaşma ihtimalinin bulunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Çatışmaların bilançosu ağır</strong></p>

<p>Lübnanlı yetkililere göre çatışmaların başlamasından bu yana 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 1 milyondan fazla kişi ise yerinden edildi. İsrail’in özellikle güney Lübnan’da yürüttüğü operasyonların altyapıya ciddi zarar verdiği ve bölgenin ülkenin geri kalanından kısmen izole olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşmeyeceği ise sahadaki gelişmeler ve diplomatik temasların sonucuna bağlı olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/israil-lubnan-arasinda-10-gunluk-ateskes-yururluge-girdi-diplomasi-trafigi-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/israil-ve-lubnan-liderleri.jpg" type="image/jpeg" length="44997"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avusturya’dan entegrasyon düzenlemesi: Yasa teklifi para ve hapis cezalarını getiriyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avusturyadan-entegrasyon-duzenlemesi-yasa-teklifi-para-ve-hapis-cezalarini-getiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avusturyadan-entegrasyon-duzenlemesi-yasa-teklifi-para-ve-hapis-cezalarini-getiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avusturya hükümeti, entegrasyonu bir “tercih” olmaktan çıkarıp yasal bir zorunluluk haline getiren yeni Entegrasyon Yükümlülüğü Yasası tasarısını hazırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖVP’li Uyum Bakanı Claudia Bauer’in liderliğinde hazırlanan taslak, ülkeye gelen ve gelmesi muhtemel sığınmacılar için kuralları ciddi şekilde sıkılaştırıyor.</strong></p>

<p>Bauer, taslakla ilgili olarak, “Gönüllülük dönemi gürültüyle çöktü. Artık uyum sağlamayanlar için ağır yaptırımlar yolda” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Taslak, entegrasyon sürecinde devamsızlık, sınav kaçırma ve hile gibi ihlallerin yanı sıra, usulsüz sertifika düzenleyen görevlilere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.</p>

<p><strong>Yasa tasarısı yürürlüğe girerse uygulanacak başlıca cezalar şunlar olacak:</strong></p>

<p>Entegrasyon danışmanlığına gitmeyen veya Avusturya’nın temel değerlerini içeren Değerler Şartnamesi’ni imzalamayı reddedenler için 250-1.500 Euro para cezası öngörülüyor. Para cezası ödenmezse 2 haftaya kadar hapis uygulanabilecek.</p>

<p>Almanca kurslarına devamsızlık yapan veya entegrasyon sınavlarına girmeyenler 1.500-5.000 Euro para cezasına çarptırılabilecek; yerine 3 haftaya kadar hapis cezası da uygulanabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Değerler veya entegrasyon sınavlarında kopya çekmek ya da başkasına yardım etmek 1.000 Euro’ya kadar ceza ile karşılanacak.</p>

<p>Başarısız adaylara haksız bir şekilde sertifika veren görevliler ise 1.000-5.000 Euro para cezasına tabi olacak.</p>

<p>Uzmanlar, düzenlemelerin özellikle Müslüman kökenli sığınmacılar üzerinde caydırıcı bir etkisi olabileceğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadıyla uyumluluğunun tartışmalı olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Hükümet yetkilileri, tasarının gerekçesi olarak Almanca ve değerler kurslarını terk eden yaklaşık 13.000 katılımcı ile 48.000 işsiz mültecinin entegrasyon eksikliklerini gösteriyor. Bakan Bauer, <strong>“Avusturya’da yaşamak isteyen Almanca öğrenmeli, çalışmalı ve kurallarımıza uymalıdır. Entegrasyon bir teklif değil, zorunluluktur” </strong>diyerek yasanın gerekliliğini vurguladı.</p>

<p>Taslak şu anda koalisyon ortakları ve muhalefet arasında tartışılmaya devam ediyor; sosyal yardımların kesilmesi ve para/hapis cezalarının uygulanması konularında farklı görüşler bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avusturyadan-entegrasyon-duzenlemesi-yasa-teklifi-para-ve-hapis-cezalarini-getiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/bauer.JPG" type="image/jpeg" length="37716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Jet Fadıl’dan cenazede dikkat çeken iddialar: “Ya oteli vereceksin ya içeri gireceksin”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/jet-fadildan-cenazede-dikkat-ceken-iddialar-ya-oteli-vereceksin-ya-iceri-gireceksin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/jet-fadildan-cenazede-dikkat-ceken-iddialar-ya-oteli-vereceksin-ya-iceri-gireceksin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman Beşiri Cezaevi’nde hükümlü bulunan ve kamuoyunda “Jet Fadıl” olarak bilinen Fadıl Akgündüz, annesinin Siirt’teki cenaze töreninde yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Jandarma eşliğinde cenazeye katılan Akgündüz, burada yaptığı konuşmada yıllardır baskı gördüğünü öne sürerek, “Ben bu memlekete yatırım yapmanın cezasını çekiyorum” dedi. Yaşadıklarına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulunan Akgündüz, kendisine haksızlık yapıldığını savundu.</p>

<p>Akgündüz’ün sözlerinde hedef aldığı kişinin kim olduğuna dair kamuoyunda çeşitli iddialar ortaya atıldı. Bazı yorumlarda, açıklamalarında işaret ettiği kişinin AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Akgündüz, açıklamasında, “1.5 milyar dolarlık otelimi istediler. 500 milyon dolarlık oteli 150 milyon dolara vereceksin ya da içeri gireceksin dediler” ifadelerini kullandı. Ayrıca, “Ben o zalimin yakasında ahirette davacıyım. Şahit olun” sözleriyle tepkisini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cenaze namazı öncesinde yaptığı açıklamalar sırasında jandarma ekiplerinin müdahalesiyle kısa süreli bir arbede yaşandı. Araca bindirilmek istenen Akgündüz’ün “Binmiyorum arabaya!” diyerek tepki gösterdiği anlar dikkat çekti. Olay anına ilişkin görüntüler sosyal medyada geniş yankı buldu.</p>

<p>Caprice Gold ve Maldivler projeleri kapsamında devre mülk satışları nedeniyle “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla yargılanan Akgündüz, 2023 yılında 2 bin 504 yıl 2 ay hapis ve 12 milyon 20 bin TL adli para cezasına çarptırılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/jet-fadildan-cenazede-dikkat-ceken-iddialar-ya-oteli-vereceksin-ya-iceri-gireceksin</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/jedfadil1.JPG" type="image/jpeg" length="39993"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
