<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 10:11:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’ın iddiası: Hürmüz Boğazı’nda mayınlar temizlendi, kontrol ABD donanmasında]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/trumpin-iddiasi-hurmuz-bogazinda-mayinlar-temizlendi-kontrol-abd-donanmasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/trumpin-iddiasi-hurmuz-bogazinda-mayinlar-temizlendi-kontrol-abd-donanmasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki tüm mayınların temizlendiğini ve stratejik su yolunun kontrolünün yüzde 100 ABD Donanması’nda olduğunu öne sürdü. Ancak ABD yönetiminden gelen açıklamalar, boğazda güvenli deniz ulaşımının henüz tamamen sağlanamadığına işaret ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açık olduğunu belirterek, “Boğaz şu an gemi trafiğine tamamen açık. ABD Donanması bölgedeki tek güçtür ve bu su yolunun kontrolünü yüzde 100 oranında sağlamıştır” dedi.</strong></p>

<p>Trump, boğazın tamamında mayın temizleme çalışmalarının yapıldığını söyledi. Ancak <i>Spiegel</i>’in aktardığına göre Trump, tüm mayınların etkisiz hale getirildiğini değil, boğazın tamamında mayın temizleme çalışması yürütüldüğünü ifade etti. Trump ayrıca İran’ın zaman zaman yeni mayınlar döşediğini, ancak bunların tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de hafta sonunda yaptığı açıklamada, İran’ın savaşın başında çok sayıda mayın döşediğini ve güvenli deniz ulaşımını yeniden sağlamak için bir mekanizma üzerinde çalışıldığını belirtmişti. Vance, bu mekanizmanın mayın temizleme çalışmalarının yanı sıra İran’ın ticari gemilere saldırmama yönündeki taahhüdünü de kapsayacağını söylemişti.</p>

<p>Bu nedenle Trump’ın boğazın tamamen açık olduğu yönündeki açıklamasına rağmen, ticari gemilerin geçişinde risklerin sürdüğü belirtiliyor. Gemiler açısından olası mayınların yanı sıra İran’a ait insansız hava araçlarından gelebilecek saldırılar da tehdit oluşturuyor.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı neden kritik?</strong></p>

<p>Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri. Savaşın başlamasından önce dünya petrol ihtiyacının yaklaşık beşte biri bu güzergâhtan taşınıyordu. Boğaz aynı zamanda sıvılaştırılmış doğal gaz ve gübre taşımacılığı açısından da kritik önem taşıyor.</p>

<p>ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından İran’ın gemilere yönelik saldırıları ve tehditleri nedeniyle boğazdaki deniz trafiği büyük ölçüde durma noktasına gelmiş, bunun sonucunda petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert yükselişler yaşanmıştı.</p>

<p>ABD yönetiminin hedefinin, Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve doğal gaz taşımacılığını savaş öncesindeki seviyeye döndürmek olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Almanya da mayın temizleme çalışmalarına katılmak istemişti</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının güvenliğinin sağlanmasına Almanya da katkıda bulunmak istemişti. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, haziran ayında “Fulda” adlı mayın avlama gemisi ile “Mosel” adlı ikmal gemisini bölgeye göndermişti.</p>

<p>Ancak iki gemi temmuz sonunda bölgeden çekilerek Akdeniz’de görevlendirilmek üzere hazır tutulmaya başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Trump’tan İran’a tazminat talebi</strong></p>

<p>Trump, Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamalarının yanı sıra İran’la yaşanan tazminat krizine de değindi. Tahran’ın savaş zararlarının karşılanması yönündeki taleplerine sert tepki gösteren Trump, <strong>“Eğer İran zararların tazminini istiyorsa, o zaman son 50 yılda bize verdiği zararların tazminatını ödemelidir”</strong> dedi.</p>

<p>Trump ayrıca İran’ın son dönemde ülke içinde öldürülen protestocuların ailelerine de tazminat ödemesi gerektiğini savundu. İran’ın yüz binlerce insanın ölümünden sorumlu olduğunu ileri süren Trump, ülkenin bunun bedelini ödediğini söyledi.</p>

<p><strong>“İran’ın askerlerinin maaşlarını bile ödeyecek parası yok”</strong></p>

<p>Trump, İran’ın ekonomik durumuna ilişkin de sert açıklamalarda bulundu. İran’ın “tamamen iflas ettiğini” öne süren Trump, Tahran yönetiminin askerlerinin maaşlarını dahi ödeyemediğini savundu.</p>

<p>Trump, İran’da enflasyonun yüzde 309’a ulaştığını da iddia ederek, ülkenin yalnızca sorun çıkarabilecek durumda olduğunu ancak ekonomik açıdan ciddi sıkıntı yaşadığını söyledi.</p>

<p><strong>Netanyahu ile ilişkisi “çok iyi”</strong></p>

<p>Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Gazze konusunda görüş ayrılığı yaşadığı yönündeki iddiaları da reddetti.</p>

<p>Netanyahu ile ilişkisinin “çok iyi” olduğunu söyleyen Trump, konuya ilişkin bugün kendisine ait Truth Social hesabından ayrıntılı bir açıklama yayımlayacağını belirtti.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli biçimde uluslararası deniz trafiğine açılması ise ABD ile İran arasındaki görüşmelerin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/trumpin-iddiasi-hurmuz-bogazinda-mayinlar-temizlendi-kontrol-abd-donanmasinda</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/3-85.JPG" type="image/jpeg" length="28362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mekke Savunma Paktı: Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan neden birleşti?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/mekke-savunma-pakti-turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-neden-birlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/mekke-savunma-pakti-turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-neden-birlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, dünya basınında geniş yankı buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tümüne yapılmış sayılmasını öngören pakt, bölgedeki güvenlik dengelerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendirilirken, medyada anlaşmanın ABD’nin bölgedeki rolü, İran’la yaşanan gerilim ve yeni bir “Sünni güç bloğu” ihtimali açısından doğurabileceği sonuçlar tartışılıyor.</strong></p>

<p>Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, Mekke’de imzaladıkları savunma anlaşmasıyla üç ülkeye yönelik ortak tehditlere karşı birlikte hareket etme taahhüdünde bulundu.</p>

<p>Anlaşmaya göre ülkelerden birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkenin tamamına yönelik saldırı kabul edilecek. Anlaşma, bölgedeki güvenlik dengelerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Körfez’de süren gerilimlerin ortasında Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, cuma günü Mekke’de bir savunma paktına imza attı. Anlaşmanın en dikkat çekici maddesine göre, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırı, diğer iki ülkeye de yapılmış saldırı olarak kabul edilecek.</p>

<p>Anlaşmanın imzalanmasının ardından Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif birlikte cuma namazına katıldı.</p>

<p>Yeni ittifak, bazı yorumlarda “Sünni NATO” benzetmesiyle değerlendiriliyor. Ancak anlaşmanın karar alma mekanizmaları, yükümlülüklerin kapsamı ve ittifakın nasıl işletileceği henüz netleşmiş değil. Bu nedenle bunun NATO benzeri tam teşekküllü bir askeri ittifaka dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini koruyor.</p>

<p><strong>ABD için yeni bir denklem</strong></p>

<p>Anlaşma, ABD açısından da yeni bir güvenlik denklemi oluşturuyor.</p>

<p>İtalya'da yayımlanan <strong>La Stampa</strong> gazetesine göre anlaşma, geçen yıl Riyad ile İslamabad arasında imzalanan ikili savunma anlaşmasının kapsamını genişletiyor. Metinde İran’ın adı doğrudan geçmese de anlaşmanın mesajının açık olduğu savunuluyor.</p>

<p>Bu değerlendirmeye göre Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü, Türkiye’nin NATO içindeki en büyük ikinci orduya sahip olması ve Pakistan’ın İslam dünyasındaki tek nükleer güç olması aynı savunma çerçevesinde bir araya geliyor. Bu durum, ABD’nin bölgedeki etkisinin azalması ve güvenlik yükünü giderek azaltması halinde Washington için yeni ve rahatsız edici bir değişken oluşturabilir.</p>

<p><strong>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan neden birleşti?</strong></p>

<p>Berlin merkezli <strong>TAZ</strong> gazetesinde yer alan değerlendirmede, üç ülkenin farklı alanlardaki güçlerini bir araya getirdiği vurgulanıyor. Buna göre Pakistan’ın büyük bir ordusu, Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü, Türkiye’nin ise askeri teknolojisi bulunuyor.</p>

<p>Bu iş birliğinin üç ülkenin ABD’den silah alımına olan bağımlılığını azaltabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Aynı değerlendirmede, Pakistan’ın ekonomik açıdan daha zayıf olmasına rağmen nükleer güç olduğu ve Suudi Arabistan ile Türkiye’nin, İran’ın nükleer silah geliştirmesinin engellenemeyeceği ihtimaline karşı hazırlıklı olmak istediği öne sürülüyor. Pakistan’ın nükleer teknolojisinin bu açıdan önemli bir seçenek olarak görüldüğü ifade ediliyor.</p>

<p><strong>İttifak kime karşı?</strong></p>

<p>Siyasi bilimci Farhad İbragimov, <strong>Kommersant</strong> gazetesine yaptığı değerlendirmede, anlaşmanın dilinin NATO Antlaşması’nın 5. maddesini hatırlattığını belirtiyor. Ancak ona göre “yeni bir İslam NATO’su” oluşturulmasına daha uzun bir yol var.</p>

<p>İbragimov, anlaşmanın kime karşı olduğuna ilişkin resmi açıklamanın “hiç kimseye karşı olmadığı” yönünde olduğunu, ancak gayriresmi boyutun daha karmaşık olduğunu savunuyor.</p>

<p>İbragimov’a göre anlaşmada hem İran hem de İsrail faktörü görülebiliyor. Bunun yanı sıra ABD’nin bölgedeki tek güvenlik garantörü olma kapasitesine yönelik artan güvensizlik de ittifakın arkasındaki unsurlardan biri.</p>

<p><strong>Ukrayna için de örnek gösterildi</strong></p>

<p>Ukraynalı gazeteci ve televizyon sunucusu Kateryna Solyar ise <strong>24tv.ua</strong>’da yayımlanan değerlendirmesinde, Ukrayna’nın da Türkiye ve Suudi Arabistan’ın izlediği modeli örnek alması gerektiğini savundu.</p>

<p>Solyar’a göre Türkiye, NATO ile Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki yeni savunma düzenlemesini birbirinin alternatifi olarak görmedi. Suudi Arabistan da ABD ile ilişkileri ile yeni savunma ittifakı arasında bir tercih yapmadı.</p>

<p>Bu nedenle Ukrayna’nın da tek bir güvenlik garantörü aramak yerine NATO, ABD ve Avrupa’nın tamamını birlikte değerlendirmesi gerektiği görüşü dile getirildi.</p>

<p><strong>Avrupa’nın bölgedeki etkisi azalabilir</strong></p>

<p><strong>Frankfurter Rundschau</strong> ise yeni ittifakın Avrupa’daki NATO üyeleri açısından yaratabileceği risklere dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazeteye göre özellikle Türkiye’nin İran’la yaşanabilecek bir askeri çatışmaya sürüklenmesi ve bunun NATO’nun dayanışma yükümlülüklerini gündeme getirmesi engellenmeli.</p>

<p>Aynı değerlendirmede, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin bölgedeki etkisinin yeni ittifakla birlikte azalabileceği savunuluyor. İsrail ile Filistin arasındaki savaşlar ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının ardından Avrupa ülkelerinin Orta Doğu devletleri açısından giderek daha az başvurulan aktörler haline geldiği ifade ediliyor.</p>

<p>Yeni savunma paktının bölgedeki güvenlik mimarisini nasıl değiştireceği ise önümüzdeki dönemde netleşecek. Anlaşmanın İran’ı doğrudan hedef alan bir ittifak olmadığı belirtilirken, Tahran anlaşmanın bölgesel güvenlikteki değişimin bir göstergesi olduğunu değerlendiriyor.</p>

<p><strong>“Ortadoğu’da üçüncü güç ortaya çıkıyor”</strong></p>

<p>Almanya’nın önde gelen haftalık haber dergilerinden <strong>Spiegel</strong> ise, Mekke Savunma Paktı’nın Ortadoğu’da ABD-İsrail ekseni ile İran öncülüğündeki Şii bloktan sonra üçüncü bir güç odağının ortaya çıkışına işaret ettiğini belirtiyor.</p>

<p>Dergiye göre pakt, İran savaşı ve savaşın Körfez’de yarattığı güvensizliğin doğrudan bir sonucu. İran’dan ve Tahran’a yakın Irak ile Yemen’deki gruplardan gelen saldırılar, Suudi Arabistan’ın petrol, liman ve enerji tesislerinin ne kadar savunmasız olduğunu ortaya koyarken, Hürmüz Boğazı’ndaki abluka da ülkenin enerji ihracatı ve ticaret yolları açısından ciddi risk oluşturuyor.</p>

<p>Bu nedenle Riyad’ın kritik altyapısını korumak için hava savunmasını güçlendirmeye yöneldiği ve Türk savunma sanayisine yatırım yapmak istediği belirtiliyor. <i>Spiegel</i>, Türkiye’nin hızla büyüyen savunma sanayisi, savaş İHA’ları ve Suriye, Libya ile Kafkasya’daki operasyonlardan elde ettiği askeri deneyimle pakt içinde önemli bir rol üstlendiğini vurguluyor.</p>

<p>Pakistan ise büyük ordusu, askeri deneyimi ve Müslüman dünyasının tek nükleer gücü olması nedeniyle ittifaka farklı bir caydırıcılık unsuru getiriyor. Dergiye göre Pakistan’ın nükleer kapasitesinin Suudi Arabistan ve Türkiye için fiilen bir “nükleer şemsiye” oluşturup oluşturmayacağı açıkça ifade edilmese de nükleer caydırıcılık, yalnızca böyle bir ihtimalin varlığıyla bile etkili olabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/mekke-savunma-pakti-turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-neden-birlesti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/erdo-35.JPG" type="image/jpeg" length="88810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meta’ya çocuk güvenliği darbesi: 567 milyon dolarlık yeni ceza]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/metaya-cocuk-guvenligi-darbesi-567-milyon-dolarlik-yeni-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/metaya-cocuk-guvenligi-darbesi-567-milyon-dolarlik-yeni-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin New Mexico eyaletinde mahkeme, çocuk ve genç kullanıcıların ruh sağlığı ile güvenliğini yeterince korumadığı gerekçesiyle Meta’yı 567 milyon dolar ödemeye mahkûm etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Daha önce verilen 375 milyon dolarlık cezayla birlikte şirketin aynı davadaki toplam mali yükümlülüğü 942 milyon dolara çıktı. Mahkeme ayrıca Facebook ve Instagram’da çocukların korunmasına yönelik kapsamlı değişiklikler yapılmasına hükmetti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD’de teknoloji devi Meta’ya yönelik çocuk güvenliği davasında şirketin başını ağrıtacak yeni bir karar çıktı. New Mexico eyalet mahkemesi, Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta’nın genç kullanıcıların ruh sağlığına zarar veren uygulamalara ve güvenlik açıklarına göz yumduğu gerekçesiyle 567 milyon dolar ödemesine karar verdi.</p>

<p>Yargıç Bryan Biedscheid’in jürisiz davanın ikinci aşamasında verdiği karar, Meta’nın yalnızca yüksek miktarda bir tazminat ödemesini değil, aynı zamanda platformlarında çocukların güvenliğini artıracak kapsamlı değişiklikler yapmasını da öngörüyor.</p>

<p><strong>Toplam yükümlülük 942 milyon dolara ulaştı</strong></p>

<p>Son karar, aynı dava kapsamında mart ayında verilen 375 milyon dolarlık cezanın üzerine geldi. Böylece Meta’nın New Mexico’daki bu davadan kaynaklanan toplam mali yükümlülüğü 942 milyon dolara ulaştı.</p>

<p>Davada savcılar, Meta’nın genç kullanıcıları platformlarda daha uzun süre tutmak amacıyla bağımlılık yaratabilecek özellikler kullandığını ve şirketin yaş doğrulama ile gizlilik önlemlerinin çocukları korumakta yetersiz kaldığını savundu.</p>

<p>Savcılığa göre bu eksiklikler, çocukların zararlı içeriklere ulaşmasının yanı sıra cinsel istismar ve çevrim içi güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalmasına da zemin hazırladı.</p>

<p><strong>420 milyon dolar gençlerin tedavisine ayrılacak</strong></p>

<p>Mahkemenin kararı doğrultusunda 567 milyon dolarlık cezanın 420 milyon doları gençlere yönelik tedavi hizmetlerinin finansmanında kullanılacak.</p>

<p>Geri kalan tutarın ise önümüzdeki beş yıl içinde farkındalık ve önleme programları, tarama hizmetleri ve çocukların çevrim içi güvenliğine yönelik diğer çalışmalar için harcanması planlanıyor.</p>

<p>Kararın dikkat çeken bir diğer boyutu ise Meta’nın platformlarında yapmak zorunda kalacağı değişiklikler oldu.</p>

<p><strong>Facebook ve Instagram’ın çalışma biçimi değişecek</strong></p>

<p>Mahkeme, Meta’nın çocuk ve genç kullanıcıları korumaya yönelik güvenlik önlemlerini güçlendirmesini istedi. Şirketten özellikle bağımlılık yaratabilecek özellikleri sınırlandırması ve yaş doğrulama sistemlerini geliştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra çocukların cinsel istismardan korunması amacıyla daha sıkı denetim mekanizmaları ve varsayılan gizlilik ayarlarının devreye alınması kararlaştırıldı.</p>

<p>Facebook ve Instagram’ın genç kullanıcılarına sunduğu güvenlik araçları konusunda da daha şeffaf olması gerekecek. Platformlarda, güvenlik özelliklerinin nasıl kullanılacağını, uygunsuz yorum ve davranışlara karşı hangi araçların bulunduğunu anlatan bilgilendirme ekranları ve uyarıların daha düzenli şekilde gösterilmesi zorunlu olacak.</p>

<p>Bu değişikliklerin uygulanması ise New Mexico eyalet makamlarının denetimine tabi tutulacak.</p>

<p><strong>İlk aşamada jüri Meta’yı sorumlu bulmuştu</strong></p>

<p>Davada mart ayında görülen ilk aşamada jüri, Meta’nın çocukların ruh sağlığına yönelik riskleri bildiği halde yeterli önlem almadığı ve platformlarındaki çocukların cinsel istismarına ilişkin bilgileri gizlediği sonucuna vararak şirketi 375 milyon dolar ödemeye mahkûm etmişti.</p>

<p>Ardından davanın yaklaşık üç hafta süren ikinci aşamasında, Meta’nın platformlarının New Mexico yasaları kapsamında bir “kamusal rahatsızlık” oluşturup oluşturmadığı ve şirkete hangi ek yaptırımların uygulanacağı ele alındı.</p>

<p>Bu aşamada savcılar, Meta’nın yalnızca para cezasıyla karşı karşıya kalmasının yeterli olmayacağını belirterek platformların işleyişinde temel değişiklikler yapılmasını talep etti.</p>

<p><strong>Meta kararı temyize götürecek</strong></p>

<p>Meta ise mahkemenin kararını kabul etmiyor. Şirket, kararı temyiz edeceğini açıklarken platformlarında zararlı içerikleri tespit etmek ve kaldırmak için çalışmalar yürüttüğünü savundu.</p>

<p>Meta tarafından yapılan açıklamada, şirketin gençleri çevrim içi ortamda koruma konusundaki yaklaşımına güvendiği belirtilerek, kendilerine yöneltilen iddiaların gerçekleri yanlış yansıttığı ifade edildi.</p>

<p>Kararın kesinleşmesi halinde New Mexico’daki dava, Meta’nın çocuk ve genç kullanıcıların güvenliği konusunda karşı karşıya kaldığı en ağır hukuki yaptırımlardan biri olarak öne çıkacak. 942 milyon dolarlık toplam mali yükümlülüğün yanı sıra Facebook ve Instagram’ın çocuklara yönelik güvenlik politikalarında zorunlu değişiklikler yapılması, davayı yalnızca bir para cezası olmaktan çıkararak Meta’nın platform tasarımına doğrudan müdahale edilen önemli bir hukuk mücadelesine dönüştürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, BİLİM-TEK, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/metaya-cocuk-guvenligi-darbesi-567-milyon-dolarlik-yeni-ceza</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/meta-5.jpeg" type="image/jpeg" length="77027"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin'de Sol Parti'den koalisyon şartı: Konut şirketleri kamulaştırılsın]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-sol-partiden-koalisyon-sarti-konut-sirketleri-kamulastirilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-sol-partiden-koalisyon-sarti-konut-sirketleri-kamulastirilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de 20 Eylül'de yapılacak eyalet seçimleri öncesinde konut politikası, olası koalisyon görüşmelerinin en önemli tartışma başlıklarından biri haline geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sol Parti, büyük konut şirketlerinin kamulaştırılmasını hükümete katılmanın şartı olarak ortaya koyarken, SPD bu koşulu kesin bir dille reddetti.</strong></p>

<p>Sol Parti Federal Eş Başkanı Ines Schwerdtner, partinin Berlin'deki büyük konut şirketlerinin tazminat karşılığında kamulaştırılması yönündeki planından geri adım atmayacağını açıkladı.</p>

<p><strong>Sol Parti'den net mesaj</strong></p>

<p>Schwerdtner, "Stern" dergisinin podcast programında yaptığı açıklamada, Sol Parti'nin hükümete katılması halinde kamulaştırmanın hayata geçirileceğini belirterek, bunun parti açısından bir koalisyon koşulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Berlin Sol Parti'sinin seçim programında da büyük konut şirketlerinin elindeki konutların bir bölümünün piyasa mekanizmasının dışına çıkarılması ve böylece kiraların uzun vadede düşürülmesi ya da en azından sabit tutulması hedefleniyor.</p>

<p><strong>SPD'den kesin ret</strong></p>

<p>Sol Parti'nin açıklamasına Berlin SPD'sinin başbakan adayı Steffen Krach'tan sert tepki geldi. Krach, kamulaştırmanın koalisyon için ön koşul haline getirilmesi durumunda SPD'nin böyle bir hükümette yer almayacağını söyledi.</p>

<p>Krach, "Kamulaştırmayı şart koşan bir koalisyona girmeyeceğim" diyerek partisinin tutumunu ortaya koydu. Berlin'deki konut sorunuyla mücadele için başka araçların da bulunduğunu belirten Krach, kısa süre önce yürürlüğe giren kira kayıt sistemini örnek gösterdi.</p>

<p>SPD'li siyasetçi ayrıca Sol Parti'nin federal yönetiminin Berlin'deki olası koalisyonlara ilişkin yönlendirmelerde bulunmasını da eleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yeşiller de şart konulmasına karşı</strong></p>

<p>Olası bir Sol Parti-SPD-Yeşiller koalisyonunun diğer adayı Yeşiller de kamulaştırmanın koalisyon şartı yapılmasına mesafeli yaklaşıyor.</p>

<p>Yeşillerin Berlin başbakan adayı Werner Graf, partisinin büyük konut şirketlerinin kamulaştırılmasına yönelik referandum kararının uygulanmasından yana olduğunu belirtirken, bunun koalisyon için ön koşul haline getirilmesini doğru bulmadığını söyledi.</p>

<p>Graf, kiracıları korumaya yönelik farklı politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunurken, kuralları tekrar tekrar ihlal eden ev sahiplerinin Berlin konut piyasasında faaliyet göstermesini engellemeye yönelik bir "ev sahibi ehliyeti" önerisini de gündeme getirdi.</p>

<p>[related-posts id="116488" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Seçim anketlerinde Sol Parti önde</strong></p>

<p>Berlin'deki son kamuoyu yoklamalarında Sol Parti yüzde 21 ile ilk sırada yer alıyor. CDU yüzde 19, AfD yüzde 18 ve Yeşiller yüzde 17 oy desteğine sahipken, SPD yüzde 12'de kalıyor.</p>

<p><img alt="" height="236" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/berlin-23.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="608" /></p>

<p>Bu tablo, mevcut CDU-SPD koalisyonunun yeniden çoğunluk oluşturmakta zorlanabileceğine işaret ediyor. Seçim sonrasında olası seçenekler arasında SPD, Yeşiller ve Sol Parti'den oluşan bir koalisyonun yanı sıra CDU, Yeşiller ve SPD arasında yeni bir koalisyon bulunuyor. Partiler aşırı sağcı AfD ile koalisyon kurmayı dışlıyor.</p>

<p>Sol Parti'nin kamulaştırmayı hükümete katılmanın ön koşulu olarak ortaya koyması ise özellikle SPD ile olası koalisyon görüşmelerinin önünde önemli bir anlaşmazlık başlığı olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-sol-partiden-koalisyon-sarti-konut-sirketleri-kamulastirilsin</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sol.JPG" type="image/jpeg" length="98646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ceuta krizi büyüyor: İspanya'dan İtalya'ya sınır kontrolü kararı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ceuta-krizi-buyuyor-ispanyadan-italyaya-sinir-kontrolu-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ceuta-krizi-buyuyor-ispanyadan-italyaya-sinir-kontrolu-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İspanya, Kuzey Afrika'daki Ceuta kentinde yaşanan düzensiz göç krizinin ardından İtalya'nın uygulamaya koyduğu sınır kontrollerine karşı karar aldı. </strong></p>

<p>Madrid yönetimi, cumartesi gününden itibaren İtalya'dan gelen yolculara liman ve havalimanlarında kimlik kontrolü uygulanacağını açıkladı.</p>

<p><strong>İtalya geri adım atmadı</strong></p>

<p>İspanya hükümeti, İtalya'nın Ceuta'daki göç krizi sonrasında İspanya'dan gelen yolculara yönelik başlattığı sınır kontrollerini kaldırmasını istemiş, aksi halde karşı önlemler alınacağını duyurmuştu.</p>

<p>Ancak İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Madrid'in ültimatomunu reddederek ülkesinin ulusal güvenlik ve sınır politikaları konusunda dışarıdan gelen baskıları kabul etmeyeceğini açıkladı.</p>

<p>Meloni, kontrollerin en az 15 Ağustos'a kadar, güvenlik ve terör risklerinin tamamen ortadan kalktığından emin olununcaya kadar ise gerekirse daha uzun süre devam edeceğini söyledi.</p>

<p><strong>İspanya'dan karşı adım</strong></p>

<p>Bunun üzerine İspanya, cumartesi gece yarısından itibaren İtalya'dan hava ve deniz yoluyla gelen yolcular için rastgele sınır kontrolleri uygulamaya başlayacağını açıkladı.</p>

<p>7 Eylül'e kadar uygulanması planlanan kontroller kapsamında yolcuların kimlikleri, vatandaşlık bilgileri ile üçüncü ülke vatandaşlarının vize veya oturma izinleri denetlenecek.</p>

<p>Madrid yönetimi, İtalya'nın düzensiz göç baskısı altında olduğu gerekçesini öne sürdü.</p>

<p><strong>"Avrupa'nın birliğine vurulan darbe"</strong></p>

<p>İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, İtalya'nın uygulamasını ‘Avrupa birliğine vurulmuş ağır bir darbe’ olarak eleştirdi.</p>

<p>Madrid yönetimi, iki ülke arasında kara sınırı bulunmamasına rağmen uygulanan kontrollerin haksız, ayrımcı ve Avrupa Birliği'nin serbest dolaşım ilkesiyle bağdaşmadığını savunuyor.</p>

<p><strong>Krizin merkezinde Ceuta var</strong></p>

<p>İki ülke arasındaki gerilim, geçen hafta İspanya'nın Fas sınırındaki Ceuta özerk kentine yaklaşık 72 bin düzensiz göçmenin ulaşmasının ardından başladı.</p>

<p>İspanyol hükümetine göre olaylar sırasında yaklaşık 80 kişi hayatını kaybetti. Fas makamları ölü sayısını 11 olarak açıklarken, insan hakları örgütleri toplam can kaybının 140'ı aştığını öne sürüyor.</p>

<p>Göçmenlerin büyük bölümü daha sonra Fas'a geri dönerken, Ceuta'da yaklaşık 2 bin kişinin, çoğunluğu çocuk ve gençlerden oluşan bir grubun kaldığı belirtiliyor. Yardım kuruluşları, bu kişilerin su, gıda ve güvenli barınma imkânlarına erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığını bildiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Siyasi mesaj" eleştirisi</strong></p>

<p>İtalya'nın sınır kontrolleri muhalefet ve bazı uzmanlar tarafından iç politikaya yönelik sembolik bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Eleştirilerde, Başbakan Giorgia Meloni hükümetinin 2022 seçimlerinde düzensiz göçü azaltma vaadiyle iktidara geldiği, son dönemde ise göç karşıtı söylemleriyle öne çıkan eski general Roberto Vannacci'nin kurduğu Futuro Nazionale partisinin baskısını hissettiği belirtiliyor.</p>

<p>Öte yandan uzmanlar, Ceuta'da bulunan göçmenlerin Schengen Bölgesi'nde veya Avrupa ana karasında bulunmadığını, ayrıca İtalya'ya geçmeyi planladıklarına ilişkin herhangi bir bulgu olmadığını vurgulayarak, Roma'nın uyguladığı kontrollerin güvenlikten çok siyasi nitelik taşıdığı görüşünü dile getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ceuta-krizi-buyuyor-ispanyadan-italyaya-sinir-kontrolu-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/eu1-4.JPG" type="image/jpeg" length="26879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[24 yıl yaşadı, çalıştı, partnerine baktı... Almanya sınır dışı etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/24-yil-yasadi-calisti-partnerine-bakti-almanya-sinir-disi-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/24-yil-yasadi-calisti-partnerine-bakti-almanya-sinir-disi-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Kuzey Denizi'ndeki Borkum Adası'nda yaklaşık 24 yıldır yaşayan, çalışan ve vergi ödeyen Gana vatandaşı Nancy Mensah'ın oturma izninin uzatılmaması üzerine sınır dışı edilmesi ülkede tartışma yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yıllardır bakımını üstlendiği sağlık sorunları bulunan Alman partnerini geride bırakmak zorunda kalan Mensah'ın avukatı, çiftin Gana'da evlenerek aile birleşimi yoluyla yeniden Almanya'ya dönmesini sağlamayı hedefliyor.</strong></p>

<p><strong>24 yılın ardından sınır dışı edildi</strong></p>

<p>58 yaşındaki Nancy Mensah, yaklaşık 24 yıldır Almanya'nın Borkum Adası'nda yaşıyor, rehabilitasyon kliniğinde temizlik ve ev hizmetleri alanında çalışıyor, vergi ve sosyal güvenlik primi ödüyordu. Yaklaşık 25 yıldır birlikte olduğu sağlık sorunları bulunan Alman partneri Heiko Becker'in günlük bakımını da üstlenen Mensah'ın oturma izni, Leer Yabancılar Dairesi tarafından Şubat 2026'da uzatılmadı.</p>

<p>Yetkililer, gerekli yasal koşulların artık karşılanmadığını belirterek Mensah'a ülkeyi gönüllü olarak terk etmesi için süre verdi. Ancak bu sürenin dolmasının ardından polis 13 Temmuz'da evine gelerek sınır dışı işlemini başlattı. Mensah, ertesi gün Gana'ya gönderildi.</p>

<p><strong>Mahkeme de ret kararı verdi</strong></p>

<p>Nancy Mensah'ın sınır dışı işleminin durdurulması için yaptığı acil başvuru Oldenburg İdare Mahkemesi tarafından reddedildi.</p>

<p>Mahkeme, Almanya'da uzun yıllar yaşamış olmanın tek başına süresiz oturma hakkı sağlamadığını belirtti. Kararda, Mensah'ın Almanya'daki sosyal, ekonomik ve dil uyumu ile partneriyle ilişkisi değerlendirilmesine rağmen, evli olmamaları nedeniyle aile birliği kapsamında yasal korumadan yararlanamadığı ifade edildi.</p>

<p>Yetkililer ayrıca uzun süreli ikamet, düzenli çalışma veya evlilik planlarının tek başına oturma izni için yeterli hukuki dayanak oluşturmadığını vurguladı.</p>

<p><strong>"Yarım saat içinde hazırlanması istendi"</strong></p>

<p>Mensah, iş çıkışı eve döndüğünde polis ekipleriyle karşılaştığını ve yalnızca yarım saat içinde eşyalarını toplamasının istendiğini anlattı.</p>

<p>Sınır dışı edilmesini "travmatik" olarak nitelendiren Mensah, Gana'da kız kardeşinin yanında yaşamaya başladığını ancak gelirinin, sağlık sigortasının ve çalışan banka kartlarının bulunmadığını söyledi. Hayatını Almanya'da kurduğunu belirten Mensah, en büyük endişesinin geride bıraktığı partneri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sağlık sorunları bulunan Heiko Becker'in bakımı ise şimdilik yakınları ve arkadaşlarının desteğiyle sürdürülüyor. Çiftin ortak yaşadığı evi kaybetme riski bulunduğu da belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Karara siyasetçiler ve işvereni tepki gösterdi</strong></p>

<p>Sınır dışı kararı Borkum Adası'nda geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Mensah'ın uzun yıllardır görev yaptığı rehabilitasyon kliniğinin yöneticisi Christina Schmock, toplumla bütünleşmiş ve işine bağlı bir çalışanın bir gecede çalışma hayatından koparılmasının üzücü olduğunu belirterek, personel sıkıntısının yaşandığı bir dönemde böyle bir kararın ayrıca sorun yarattığını söyledi.</p>

<p>Aşağı Saksonya Mülteci Konseyi ise sınır dışı işleminin hukuken mümkün olsa bile kaçınılmaz olmadığını savundu. Konsey, Leer yönetiminin sahip olduğu takdir yetkisini kullanarak Mensah'a Almanya'da kalma imkânı sağlayabileceğini ileri sürdü.</p>

<p>Borkum'daki Yeşiller Partisi kararı "vahim bir mesaj" olarak nitelerken, SPD de uzun yıllardır çalışan ve topluma uyum sağlamış kişilerin yabancılar hukukunda daha güçlü şekilde korunması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Almanya'ya dönüş için aile birleşimi umudu</strong></p>

<p>Nancy Mensah'ın avukatı Stefan Loványi, çiftin Gana'da evlenmeyi planladığını açıkladı. Evliliğin gerçekleşmesi halinde aile birleşimi kapsamında Almanya'ya yeniden giriş için başvuru yapılması hedefleniyor.</p>

<p>Mensah'ın destekçileri de bu süreç için bağış kampanyası başlattı. Yaklaşık 5 bin avroluk kampanyayla hem Gana'da yapılması planlanan evlilik hem de aile birleşimi başvurusu kapsamında oluşacak hukuki masrafların karşılanması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Mülteci Konseyi'nden sert tepki</strong></p>

<p>Aşağı Saksonya Mülteci Konseyi ise sınır dışı kararının hukuken mümkün olsa bile kaçınılmaz olmadığını savunarak, Leer Yabancılar Dairesi'nin takdir yetkisini kullanıp Mensah'a Almanya'da kalma imkânı sağlayabileceğini belirtti. Konsey, eyalet yönetimine de olayı inceleme ve uzun yıllardır Almanya'da yaşayan kişilerin kalıcı oturma hakkına kavuşmasını kolaylaştıracak uygulamaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, KADIN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/24-yil-yasadi-calisti-partnerine-bakti-almanya-sinir-disi-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 22:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/iade-1.png" type="image/jpeg" length="12949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan kritik soru: Fas güvenlik güçleri neden müdahale etmedi?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/uzmanlardan-kritik-soru-fas-guvenlik-gucleri-neden-mudahale-etmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/uzmanlardan-kritik-soru-fas-guvenlik-gucleri-neden-mudahale-etmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) yaşanan göç krizi Avrupa siyasetini sarsmaya devam ediyor. Yaklaşık 50 ila 60 bin göçmenin birkaç gün içinde sınırı aşmasının ardından yaşanan trajedide en az 72 kişinin hayatını kaybettiği açıklanırken, krizin nasıl başladığına ilişkin tartışmalar da büyüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Madrid ve Rabat yönetimleri, kitlesel göç dalgasının nedenleri konusunda farklı açıklamalar yaparken, sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin ve Fas güvenlik güçlerinin tutumunun olaylarda belirleyici rol oynadığı iddiaları öne çıkıyor.</strong></p>

<p><strong>Fas: Yanlış bilgiler göç dalgasını tetikledi</strong></p>

<p>Fas İçişleri Bakanlığı, ilk resmi açıklamasında kitlesel sınır geçişlerinin organize bir operasyon olmadığını savundu. Açıklamada, TikTok başta olmak üzere sosyal medya platformlarında yayılan yanlış bilgilerin, insan kaçakçılarının faaliyetlerinin ve İspanya'da verilen bir mahkeme kararının yanlış yorumlanmasının göç hareketini tetiklediği öne sürüldü.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta1-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Rabat yönetimi, göçmenlere "Sebte'ye ulaşırsanız geri gönderilmeyeceksiniz" yönünde yanlış bilgiler yayıldığını belirtirken, düzensiz göçle mücadelede İspanya'nın güvenilir ortağı olmayı sürdüreceğini de vurguladı.</p>

<p><strong>İspanya da aynı gerekçeye işaret etti</strong></p>

<p>İspanya Başbakanı Pedro Sánchez de olayların ardından yaptığı açıklamada, insan kaçakçılarının sosyal medya üzerinden sınırların açıldığı yönünde söylentiler yaydığını söylemişti.</p>

<p>[related-posts id="117590" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>İspanyol hükümetine göre, İspanya Yüksek Mahkemesi'nin denizden kurtarılan göçmenlerin otomatik olarak geri gönderilemeyeceğine ilişkin kararı, kaçakçı şebekeleri tarafından kasıtlı biçimde çarpıtıldı. Bu yanlış bilgilendirmenin özellikle gençler arasında kısa sürede yayıldığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Göçmenler: "TikTok'ta gördük"</strong></p>

<p>Sebte'ye (Ceuta) ulaşan çok sayıda göçmen de Avrupa basınına yaptıkları açıklamalarda, kararlarını TikTok ve diğer sosyal medya platformlarında izledikleri videoların etkilediğini anlattı.</p>

<p>Göçmenlerin büyük bölümü, sınırın açıldığı ve İspanya'ya ulaşanların geri gönderilmeyeceği yönündeki paylaşımlara inanarak yola çıktıklarını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/fas-1.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>En büyük tartışma: Fas güvenlik güçleri neden müdahale etmedi?</strong></p>

<p>Krizin en tartışmalı yönü ise Fas güvenlik güçlerinin ilk saatlerdeki tutumu oldu.</p>

<p>İspanyol gazetesi El País, sınırdaki güvenlik önlemlerinin olaylardan önce azaltıldığını, kitlesel geçiş sırasında ise Fas tarafındaki güvenlik güçlerinin uzun süre müdahalede bulunmadığını yazdı.</p>

<p>Sebte'ye (Ceuta) ulaşan bazı göçmenler de Avrupa basınına yaptıkları açıklamalarda, Fas polisinin kendilerini durdurmadığını, hatta bazı noktalarda İspanya yönüne gitmeleri için teşvik ettiğini ileri sürdü.</p>

<p>Bazı göçmenler, polislerin kendilerine "Playa, playa" (Plaja gidin) diye bağırdığını, bazılarının ise cop kullanarak İspanya tarafına doğru yönlendirdiğini iddia etti.</p>

<p>Bu iddialar bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Ancak yaşananlar, Fas'ın göçü siyasi baskı aracı olarak kullanıp kullanmadığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>2021 krizi yeniden hatırlandı</strong></p>

<p>Uzmanlar, yaşananların 2021 yılında yaklaşık 10 bin kişinin Sebte'ye (Ceuta) geçtiği krizi hatırlattığına dikkat çekiyor.</p>

<p>O dönemde de İspanya ile Fas arasında Batı Sahra nedeniyle diplomatik kriz yaşanmış, Rabat'ın sınır kontrollerini gevşettiği iddiaları gündeme gelmişti.</p>

<p>Bu kez de bazı gözlemciler, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in kısa süre önce Cezayir ile ilişkileri normalleştirmesinin Fas yönetiminde rahatsızlık yarattığını öne sürüyor. Ancak Madrid yönetimi böyle bir bağlantıyı reddediyor.</p>

<p>[related-posts id="117588" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Can kaybı konusunda çelişkili rakamlar</strong></p>

<p>Can kaybına ilişkin açıklamalar da iki ülke arasında farklılık gösteriyor.</p>

<p>Fas makamları ölü sayısını 11 olarak açıklarken, İspanya makamları ise Sebte'ye (Ceuta) ulaşmaya çalışırken yaşamını yitiren göçmen sayısının en az 72 olduğunu duyurdu.</p>

<p>İspanyol yetkililer, çok sayıda kişinin denizde boğulduğunu, bazılarının ise dalgakıran ve sınır bariyerlerini aşmaya çalışırken yaşanan izdihamda hayatını kaybettiğini bildirdi.</p>

<p><strong>Göçmenlerin büyük bölümü geri döndü</strong></p>

<p>İspanya İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, Sebte'ye (Ceuta) ulaşan göçmenlerin neredeyse tamamı yeniden Fas'a döndü.</p>

<p>İspanyol basınına göre, Avrupa'ya geçiş umudunun gerçekleşmemesi, barınacak yer ve yiyecek bulamamaları nedeniyle binlerce kişi gönüllü olarak geri dönüş yaptı.</p>

<p>Buna rağmen binlerce kişinin hâlâ Sebte'de bulunduğu ve barınma ile hukuki işlemler konusunda ciddi sorunların devam ettiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>AB'de yeni göç tartışması</strong></p>

<p>Sebte krizi (Ceuta), Avrupa Birliği içinde de yeni bir siyasi tartışma başlattı.</p>

<p>Bazı Avrupa ülkeleri Madrid yönetiminin göç politikasını eleştirirken, diğer ülkeler ise asıl sorunun Avrupa'nın dış sınırlarının korunması olduğunu savunuyor.</p>

<p>Kriz, göç yönetimi, Schengen sistemi ve Avrupa dayanışmasının geleceği konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirirken, gözler AB'nin önümüzdeki günlerde alacağı ortak kararlara çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kaynaklar:</strong> <i>Der Spiegel, Die Welt, El País, dpa.</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/uzmanlardan-kritik-soru-fas-guvenlik-gucleri-neden-mudahale-etmedi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta0.JPG" type="image/jpeg" length="14328"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da ehliyet reformu 2027'de başlıyor: Koalisyon hükümeti harekete geçti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-2027de-basliyor-koalisyon-hukumeti-harekete-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-2027de-basliyor-koalisyon-hukumeti-harekete-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da son yıllarda hızla yükselen ehliyet ücretleri siyaset gündemine taşındı. CDU/CSU ile SPD'den oluşan koalisyon hükümeti, özellikle gençlerden gelen eleştiriler üzerine B sınıfı ehliyetin daha hızlı ve daha düşük maliyetle alınabilmesini amaçlayan kapsamlı bir reform hazırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Federal hükümetin hazırladığı yasa tasarısı, Eyaletler Meclisi'nin (Bundesrat) görüşünün alınmasının ardından Federal Meclis'e (Bundestag) sunuldu. Düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için hem Federal Meclis hem de Eyaletler Meclisi'nin onayı gerekiyor.</strong></p>

<p><strong>Ehliyet maliyeti ortalama 3 bin 400 euroya ulaştı</strong></p>

<p>Almanya'da B sınıfı ehliyetin maliyeti bugün ortalama 3 bin 400 euro seviyesine çıktı. Hükümet, trafik güvenliğinden taviz vermeden bu maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.</p>

<p>Ulaştırma Bakanlığı'nın hesaplamalarına göre reformun hayata geçmesi halinde vatandaşların yılda toplam yaklaşık 629 milyon euro tasarruf etmesi bekleniyor. Ancak uzmanlar, bu hesaplamaların bazı varsayımlara dayandığını ve tasarruf miktarının uygulamaya göre değişebileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Teori eğitimi dijital ortama taşınacak</strong></p>

<p>Tasarıdaki en önemli yeniliklerden biri teori eğitiminde yapılacak değişiklikler.</p>

<p>Buna göre sürücü kursları (Fahrschule), teori derslerini ister sınıfta ister tamamen dijital ortamda verebilecek. Adaylar, dersleri uygulamalar veya çevrim içi platformlar üzerinden de takip edebilecek.</p>

<p>Ancak her sürücü kursunun dijital eğitim sunma zorunluluğu bulunmayacak. Bu nedenle ehliyet adaylarının kendilerine uygun kursu seçmesi gerekecek.</p>

<p>Ayrıca bugün 1.100'ün üzerinde sorudan oluşan teori soru havuzunun yaklaşık üçte bir oranında azaltılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Zorunlu sürüş saatlerinde esneklik</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut uygulamada adayların tamamlaması gereken 12 zorunlu özel sürüş dersi de değişiyor.</p>

<p>Şehirler arası yol, otoyol ve gece sürüşleri zorunlu olmaya devam edecek ancak bugünkü gibi her aday için sabit olarak 5 saat şehirler arası, 4 saat otoyol ve 3 saat gece sürüşü şartı uygulanmayacak.</p>

<p>Bunun yerine sürüş eğitmenleri, adayın performansına göre kaç saatlik eğitime ihtiyaç duyduğuna karar verecek.</p>

<p>Böylece daha hızlı öğrenen adayların daha az ders alarak hem zamandan hem de maliyetten tasarruf etmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Sınav öncesi zorunlu prova geliyor</strong></p>

<p>Reform kapsamında pratik sınav öncesinde "olgunluk kontrolü" (Reife-Check) adı verilen zorunlu bir değerlendirme de uygulanacak.</p>

<p>Gerçek sınav koşullarında yapılacak bu uygulamanın, adayların sınava daha iyi hazırlanmasını sağlaması amaçlanıyor.</p>

<p>Pratik sınavın süresi ise değişmeyecek. Sınav en az 40 dakika sürecek ve bunun en az 25 dakikası aktif araç kullanımı olacak.</p>

<p><strong>Anne ve babayla direksiyon eğitimi mümkün olacak</strong></p>

<p>Tasarıdaki en dikkat çekici yeniliklerden biri de aile bireyleri eşliğinde sürüş imkânı.</p>

<p>Teori sınavını başarıyla geçen adaylar, belirli şartları yerine getirmeleri halinde anne, baba veya yakın aile bireylerinin gözetiminde kamuya açık yollarda araç kullanarak deneyim kazanabilecek.</p>

<p>Bunun için adayların öncelikle en az altı profesyonel sürüş dersi almış olması gerekiyor. Ayrıca refakat edecek kişiyle birlikte resmi bir bilgilendirme eğitimine katılmaları ve yetkili makamlardan izin almaları şart olacak.</p>

<p>Refakatçinin en az yedi yıldır kesintisiz B sınıfı ehliyete sahip olması, sürücü sicilinde en fazla bir ceza puanı bulunması ve bu görev karşılığında ücret almaması gerekecek.</p>

<p><strong>Uygulama her eyalette otomatik başlamayacak</strong></p>

<p>Aile eşliğinde sürüş uygulaması Almanya genelinde otomatik olarak yürürlüğe girmeyecek.</p>

<p>Her eyalet, kendi yönetmeliğini çıkararak bu uygulamayı ayrı ayrı hayata geçirecek. Bu nedenle yeni sistemin uygulanması vatandaşın yaşadığı eyalete göre farklılık gösterebilecek.</p>

<p>Yetkililer ayrıca ailelerin, adayın kullandığı aracın trafik sigortasının bu uygulamayı kapsayıp kapsamadığını önceden kontrol etmeleri gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Sürücü kurslarında fiyat şeffaflığı sağlanacak</strong></p>

<p>Tasarıyla birlikte sürücü kurslarının ücretleri ve sınav başarı oranlarının yer alacağı ülke çapında bir kayıt sistemi oluşturulacak.</p>

<p>Sürücü kursları belirlenen tarihten itibaren fiyatlarını ve başarı oranlarını sisteme bildirmek zorunda olacak. Böylece adaylar kursları daha kolay karşılaştırabilecek, fiyat ve başarı oranlarını tek merkezden görebilecek.</p>

<p><strong>ADAC'tan destek, uzmanlardan çekince</strong></p>

<p>Almanya'nın en büyük otomobil kulübü ADAC, adaylara daha fazla seçenek sunulmasını olumlu karşılarken, reformun trafik güvenliği üzerindeki etkilerinin beş yıl beklenmeden daha erken değerlendirilmesini istedi.</p>

<p>Bazı eğitim ve trafik uzmanları ise özellikle zorunlu uygulamalı eğitim standartlarının esnetilmesinin uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>2027'de yürürlüğe girmesi planlanıyor</strong></p>

<p>Mevcut takvime göre teori eğitimine ilişkin düzenlemelerin 1 Ocak 2027'de, aile eşliğinde sürüş ve diğer uygulamaların ise 1 Temmuz 2027'de yürürlüğe girmesi planlanıyor.</p>

<p>Ancak yasa tasarısının henüz parlamentodaki yasama sürecini tamamlamadığı ve görüşmeler sırasında değişiklik yapılabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-2027de-basliyor-koalisyon-hukumeti-harekete-gecti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 19:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ehliyet1.jpg" type="image/jpeg" length="39272"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sebte (Ceuta) krizi AB'yi harekete geçirdi: Gözler salı günkü kritik zirvede]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/sebte-ceuta-krizi-abyi-harekete-gecirdi-gozler-sali-gunku-kritik-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/sebte-ceuta-krizi-abyi-harekete-gecirdi-gozler-sali-gunku-kritik-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) yaşanan kitlesel düzensiz göç dalgası Avrupa Birliği'nde siyasi ve diplomatik yankı uyandırmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kısa süre içinde 50 ila 60 bin kişinin Fas'tan Sebte'ye (Ceuta) geçmesi, AB'nin dış sınır güvenliği ve Schengen sistemi konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirirken, Avrupa Birliği içişleri bakanları salı günü olağanüstü video konferansla bir araya gelecek.</p>

<p><strong>Almanya: "Bu tam anlamıyla bir stres testiydi"</strong></p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Sebte'de (Ceuta) yaşananları Avrupa için "tam anlamıyla bir stres testi" olarak nitelendirdi.</p>

<p><img alt="" height="646" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Wadephul, Avrupa Komisyonu'na dış sınırların korunmasına en yüksek önceliği vermesi çağrısında bulunarak, <strong>"Sebte'de (Ceuta) son günlerde yaşananlar mutlak bir stres testiydi ve bunun üstesinden geldik. Ancak bu kriz Avrupa'nın ne kadar kırılgan olduğunu da ortaya koydu"</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>CDU'lu bakan, Schengen'deki serbest dolaşımın korunabilmesi için AB dış sınırlarının daha etkin korunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>[related-posts id="117588" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>"Yanlış bilgiler onlarca insanın ölümüne yol açtı"</strong></p>

<p>Wadephul, insan kaçakçılarının sosyal medya üzerinden yaydığı yanlış bilgilerin krizin büyümesinde etkili olduğunu belirtti.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>"İnsan hayatını tehlikeye atan dezenformasyonla birlikte mücadele etmeliyiz. Ne yazık ki bu yanlış bilgiler Sebte'de onlarca kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu."</strong> diyen Alman Bakan, düzensiz göçle mücadelenin Avrupa dışındaki ortak ülkelerle iş birliği olmadan başarıya ulaşamayacağını söyledi.</p>

<p>Fas ile İspanya'nın krizi kısa sürede kontrol altına almasını memnuniyetle karşıladığını da dile getirdi.</p>

<p><strong>AB içişleri bakanları olağanüstü toplanıyor</strong></p>

<p>Sebte krizinin ardından 22 AB üyesi ülkenin talebi üzerine Avrupa Birliği içişleri bakanları salı günü olağanüstü video konferans düzenleyecek.</p>

<p>Toplantıda dış sınır güvenliği, düzensiz göç, insan kaçakçılığıyla mücadele ve göçün siyasi baskı aracı olarak kullanılmasının önlenmesi ele alınacak.</p>

<p>Kriz sırasında Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin de aralarında bulunduğu 22 lider, Avrupa Komisyonu'na gönderilen ortak mektupta düzensiz kitlesel sınır geçişlerine karşı ortak Avrupa politikası oluşturulması çağrısında bulunmuştu.</p>

<p>[related-posts id="117585" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Sebte'de neden bu kadar büyük bir göç dalgası yaşandı?</strong></p>

<p>Uzmanlar, son günlerde yaşanan kitlesel göç hareketinin kesin nedeninin henüz netleşmediğini belirtiyor.</p>

<p>İspanyol hükümetine göre insan kaçakçıları, İspanya Yüksek Mahkemesi'nin Sebte (Ceuta) ve Melilla'daki geri itme uygulamalarını sınırlayan kararını yanlış yorumlayarak sosyal medyada "İspanya sınırlarını açtı" yönünde söylentiler yaydı.</p>

<p>Başbakan Pedro Sánchez de bu yanlış bilgilerin insan kaçakçılığı şebekeleri aracılığıyla kısa sürede yayıldığını ve kitlesel göç hareketini tetiklediğini savundu.</p>

<p>Ancak Faslı sivil toplum temsilcileri, göçmenlerin büyük bölümünün söz konusu mahkeme kararından haberdar olmadığını öne sürüyor.</p>

<p><strong>"Fas göçü siyasi baskı aracı olarak kullanmış olabilir"</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="440" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></strong></p>

<p>Göç uzmanları ise bir başka ihtimale dikkat çekiyor.</p>

<p>2021 yılında da Fas ile İspanya arasında Batı Sahra krizi yaşanırken yaklaşık 10 bin kişi iki gün içinde Sebte'ye geçmişti. O dönemde birçok uluslararası araştırma kuruluşu, Rabat yönetiminin sınır kontrollerini gevşeterek göçü siyasi baskı aracı olarak kullandığını değerlendirmişti.</p>

<p>Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus da son dönemde İspanya'nın Cezayir ile ilişkilerini geliştirme çabalarının Fas'ta rahatsızlık yaratmış olabileceğini belirtiyor. Ancak Knaus, bu konuda somut kanıt bulunmadığını özellikle vurguluyor.</p>

<p><strong>İspanya asker gönderdi</strong></p>

<p>Göç akınının ardından Sebte'deki kabul merkezleri kapasitesinin üzerine çıktı.</p>

<p>Bunun üzerine Madrid yönetimi bölgeye asker ve özel polis birlikleri sevk etti. Askerlerin sınır güvenliğinde görev yapan Guardia Civil'e destek vereceği açıklandı.</p>

<p>Sebte Bölgesel Yönetimi Başkanı Juan Jesús Vivas ise kentte "tam anlamıyla insani ve sosyal acil durum" yaşandığını söyledi.</p>

<p><strong>Göçmenlerin büyük bölümü geri döndü</strong></p>

<p>İspanya İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre Sebte'ye geçen göçmenlerin büyük bölümü kısa süre içinde gönüllü olarak Fas'a döndü.</p>

<p>İspanyol basınına göre birçok kişi bölgede barınacak yer ve yiyecek bulamadığı, ayrıca İspanya ana karasına geçme ihtimalinin bulunmadığını öğrendiği için geri dönüş yolunu seçti.</p>

<p>İspanya hükümeti, şu ana kadar gelenlerin neredeyse tamamının yeniden Fas'a geçtiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Schengen tartışması sürüyor</strong></p>

<p>Kriz Avrupa'da Schengen sistemini de yeniden tartışmaya açtı.</p>

<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İspanya'nın dış sınırları korumakta yetersiz kaldığını savunarak Schengen uygulamasının askıya alınmasını gündeme getirmişti.</p>

<p>Benzer açıklamalar İsveç, Finlandiya ve bazı diğer Avrupa ülkelerinden de gelirken, Brüksel ise tek taraflı sınır kontrollerinin Schengen sistemine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Öte yandan uzmanlar, Sebte'nin Schengen kapsamında özel statüye sahip olduğunu ve buradan İspanya ana karasına geçişlerin zaten sıkı kontroller altında gerçekleştiğini hatırlatıyor.</p>

<p><strong>67 kişi hayatını kaybetti</strong></p>

<p>İspanya hükümetinin son verilerine göre Sebte'ye ulaşmaya çalışırken hayatını kaybedenlerin sayısı 67'ye yükseldi.</p>

<p>Yetkililer, ölümlerin büyük bölümünün denizde boğulma nedeniyle meydana geldiğini, bazı kişilerin ise sınır geçişi sırasında yaşanan izdihamda yaşamını yitirdiğini açıkladı.</p>

<p>Sebte'de son yılların en büyük düzensiz göç hareketi yaşanırken, Avrupa Birliği şimdi hem insani boyutu hem de sınır güvenliği açısından krizin uzun vadeli sonuçlarını değerlendirmeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/sebte-ceuta-krizi-abyi-harekete-gecirdi-gozler-sali-gunku-kritik-zirvede</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sebte-ceuta.jpg" type="image/jpeg" length="90020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Can kaybı sayısı 67'ye yükseldi: Sánchez AB'yi olağanüstü toplantıya çağırdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) yaşanan düzensiz göç krizinde hayatını kaybedenlerin sayısı 67'ye yükseldi. İspanya hükümeti, ölenlerin büyük bölümünün Fas'tan yüzerek Sebte'ye ulaşmaya çalışırken boğulduğunu, bazılarının ise sınır geçişleri sırasında yaşanan izdihamda yaşamını yitirdiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hafta içinde Fas'tan Sebte'ye (Ceuta) kara ve deniz yoluyla yaklaşık 60 bin kişinin geçtiği belirtilirken, Madrid yönetimi göçmenlerin büyük bölümünün kısa süre içinde yeniden Fas'a döndüğünü duyurdu.</strong></p>

<p>İspanya İçişleri Bakanlığı'na göre sınırı geçen yaklaşık 50 bin kişiden 48 binden fazlası geri döndü.</p>

<p><strong>Sánchez'ten Avrupa'ya sert mesaj</strong></p>

<p>Krizin ardından İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, bazı Avrupa ülkelerinin Madrid yönetimine yönelttiği eleştirilere sert tepki gösterdi.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sanchez-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Avrupa Birliği kurumlarına gönderdiği mektupta, bazı üye ülkelerin tutumunu "bencil", "ayrıştırıcı" ve "hukuka aykırı" olarak nitelendiren Sánchez, Avrupa'nın göç krizine ortak hareket ederek çözüm üretmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>İspanyol lider, AB üyesi 27 ülkenin içişleri bakanlarının olağanüstü video konferansla toplanmasını talep etti. Diplomatik kaynaklara göre bu çağrıya 22 üye ülke destek verdi.</p>

<p>Sánchez, "Uluslararası konjonktürde Avrupa Birliği'nin önyargılar, yanlış bilgiler ve siyasi hesaplarla hareket etme lüksü yok." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sinir.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Meloni'nin çıkışı tartışmaları büyüttü</strong></p>

<p>Sebte'deki göç akını Avrupa'da sert siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yaşananları "şoke edici" olarak nitelendirirken, İspanya ile Schengen uygulamasının askıya alınmasının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Roma yönetimi bunun ardından hava ve deniz ulaşımında İspanya'ya yönelik sınır kontrollerini geçici olarak yeniden başlattı.</p>

<p>İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise yaşananların İspanya'nın göç politikasındaki başarısızlığın sonucu olduğunu savundu.</p>

<p>İtalya'nın yanı sıra Danimarka, İsveç, Finlandiya, Çekya ve Avusturya'dan da İspanya'ya yönelik eleştiriler geldi.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/otobusler.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Madrid: Schengen'den çıkarılmamız mümkün değil</strong></p>

<p>İspanya hükümeti ise Schengen tartışmalarına sert karşılık verdi.</p>

<p>Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Sebte'den İspanya ana karasına ve Schengen bölgesine kontrolsüz geçişin mümkün olmadığını belirterek, "Neredeyse Sebte'ye gelen herkes yeniden Fas'a döndü." dedi.</p>

<p>Hukukçular da mevcut Avrupa Birliği mevzuatı uyarınca herhangi bir üye ülkenin Schengen sisteminden bu şekilde çıkarılmasının hukuken mümkün olmadığına dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB Göç Komiseri Magnus Brunner ise "Tek bir kişi bile Avrupa ana karasına geçmedi." açıklamasını yaptı.</p>

<p>[related-posts id="117585" color="bg-success"][/related-posts]</p>

<p><strong>İspanya sınırı güçlendiriyor</strong></p>

<p>Madrid yönetimi yeni düzensiz geçişleri önlemek amacıyla Sebte'deki güvenlik önlemlerini artırdı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı, Tarajal dalgakıranı boyunca deniz üzerine 500 metre uzunluğunda yüzer bariyer kurulmasına başlandığını açıkladı.</p>

<p>30 ila 70 santimetre su yüzeyinin üzerine çıkacak, yaklaşık bir metre derinliğe uzanacak bariyerin, son günlerde göçmenlerin kullandığı en önemli geçiş noktalarından birini kapatması hedefleniyor.</p>

<p>İspanya ayrıca 2021'den bu yana ilk kez Sebte'de sınır güvenliğine destek vermek amacıyla asker konuşlandırırken, bölgeye 60 asker ile 200 özel harekât polisi sevk edildi.</p>

<p><strong>Fas'ın rolü yeniden tartışılıyor</strong></p>

<p>Göç dalgasının nasıl bu kadar kısa sürede büyüdüğü konusunda farklı değerlendirmeler yapılıyor.</p>

<p>İspanyol hükümeti, insan kaçakçılarının sınırın açıldığı yönünde yanlış bilgiler yaydığını savunurken, bazı uzmanlar ise Fas'ın sınır kontrollerini gevşetmiş olabileceği görüşünü dile getiriyor.</p>

<p>Uzmanlar, 2021 yılında da Rabat ile Madrid arasında Batı Sahra nedeniyle yaşanan diplomatik kriz sırasında binlerce kişinin Sebte'ye geçmesine izin verildiğini hatırlatıyor.</p>

<p><img alt="" height="350" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus da yaklaşık 50 bin kişinin bir gün içinde Sebte'ye (Ceuta) ulaşmasını "tamamen olağanüstü" olarak nitelendirirken, geçmişte yaşanan benzer krizlerde belirleyici unsurun Rabat yönetiminin siyasi tercihleri olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>İspanya'da siyasi tartışmalar büyüyor</strong></p>

<p>Sebte krizi İspanya iç siyasetinde de tansiyonu yükseltti.</p>

<p>Muhafazakâr Halk Partisi (PP), hükümeti sınır güvenliğinde yetersiz kalmakla suçlarken, Başbakan Sánchez'in kısa süre önce yaklaşık 500 bin belgesiz göçmene yasal statü tanınmasını öngören düzenlemesinin göç hareketlerini teşvik ettiği iddiasını gündeme getirdi.</p>

<p>Hükümet ise yaşanan olağanüstü göç hareketinin düzensiz göç politikalarıyla değil, insan kaçakçılarının yaydığı dezenformasyon ve Fas sınırındaki gelişmelerle bağlantılı olduğunu savunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/cuenta.jpeg" type="image/jpeg" length="77044"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fas'tan İspanya'ya on binlerce düzensiz göçmen: AB'de Schengen tartışması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta, son günlerde Avrupa'nın en büyük düzensiz göç krizlerinden biriyle karşı karşıya.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İspanyol yetkililerin verdiği bilgilere göre birkaç gün içinde on binlerce kişi Fas'tan yüzerek ya da sınır bariyerlerini aşarak kente ulaştı. Yerel makamlar, kente giren göçmen sayısının 49 bine kadar çıkmış olabileceğini değerlendiriyor.</strong></p>

<p>Göç girişimi sırasında en az 18 kişinin hayatını kaybettiği, cansız bedenlerinin kıyıya vurduğu bildirildi. Kitlesel göç<strong> </strong>krizinin nasıl bu kadar kısa sürede büyüdüğü henüz netlik kazanmazken, Fas makamları olaylarla ilgili kamuoyuna açıklama yapmadı.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/1-215.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p><strong>AB: İspanya yalnız bırakılmayacak</strong></p>

<p>Kriz üzerine Avrupa Birliği yönetimi İspanya'ya destek mesajı verdi. AB Göçten Sorumlu Komiseri Magnus Brunner, Birliğin Frontex başta olmak üzere çeşitli mekanizmalar aracılığıyla Madrid'e ilave destek sağlamaya hazır olduğunu açıkladı.</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise Ceuta'dan gelen görüntüleri "kabul edilemez" olarak nitelendirerek, Avrupa Birliği'ne girişlerin kurallar çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı. Von der Leyen, insan kaçakçılığı ağlarının çökertilmesi ve tehlikeli deniz geçişlerinin engellenmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Merz: Dış sınırlar korunmalı</strong></p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz de gelişmeler üzerine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin dış sınırlarının korunmasının yasa dışı göçle mücadelede temel unsur olduğunu söyledi.</p>

<p>Merz, İspanya'nın Ceuta'daki durumu hızla kontrol altına almasını beklediklerini belirterek, düzensiz göçmenlerin Avrupa kıtasına geçişine izin verilmemesini desteklediğini ifade etti. Berlin ayrıca Fas'tan, yasa dışı yollarla gelen kişileri geri kabul etmesini istedi.</p>

<p><strong>Meloni’den Schengen çıkışı</strong></p>

<p>Krizin ardından en dikkat çekici açıklamalardan biri İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'den geldi.</p>

<p>Ceuta'daki görüntüleri "şoke edici" olarak değerlendiren Meloni, düzensiz göçün Avrupa'nın güvenliği açısından somut bir tehdit oluşturduğunu savundu. İtalya'nın gerekli tüm kurumları harekete geçirdiğini belirten Meloni, olağanüstü tedbirler kapsamında İspanya ile Schengen uygulamasının askıya alınmasının da değerlendirildiğini açıkladı.</p>

<p>Her ne kadar İtalya ile İspanya arasında kara sınırı bulunmasa da, Meloni'nin açıklaması Avrupa'da Schengen sisteminin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>Fransa sınır kontrollerini artırıyor</strong></p>

<p>Fransa da gelişmeler üzerine İspanya sınırındaki kontrolleri sıkılaştırma kararı aldı.</p>

<p>Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, İspanya sınırında denetimlerin derhal artırılması talimatını verdiğini duyurdu. Nuñez, göçmenlerin Fransa topraklarına yönelmesi halinde ek tedbirlerin devreye alınacağını belirtti.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/2-151.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p><strong>ABD’de siyasi tartışmanın konusu oldu</strong></p>

<p>Ceuta'daki gelişmeler ABD'de de iç siyasetin gündemine taşındı.</p>

<p>Başkan Donald Trump'ın yardımcıları Stephen Miller ve Steven Cheung, sosyal medya paylaşımlarında yaşananları eski Başkan Joe Biden'ın göç politikalarını eleştirmek için kullandı. Cumhuriyetçi yönetim, Ceuta örneğini sert sınır güvenliği politikalarının gerekliliğine örnek olarak gösterdi.</p>

<p><strong>Uzmanlar: Göç krizinin nedeni belirsiz</strong></p>

<p>Uzmanlara göre göç dalgasının tam olarak neyin tetiklediği henüz bilinmiyor.</p>

<p>İspanya Yüksek Mahkemesi'nin denizde yakalanan düzensiz göçmenlerin doğrudan Fas'a geri gönderilemeyeceğine ilişkin son kararı ile sosyal medyada yayılan "sınır açıldı" söylentilerinin göç hareketliliğini teşvik etmiş olabileceği değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak birçok uzman, asıl belirleyici unsurun Fas'ın sınır kontrol politikası olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-81.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p>Avrupalı göç uzmanları, yaşananların ilk bakışta göründüğü kadar büyük bir Avrupa göç dalgasına dönüşmeyebileceği görüşünde.</p>

<p>Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus, Ceuta ve Melilla'nın özel bir sınır rejimine sahip olduğunu hatırlatarak, bu bölgelere ulaşan kişilerin otomatik olarak Avrupa'nın serbest dolaşım alanına giremediğini vurguladı.</p>

<p>Ceuta'dan İspanya ana karasına geçebilmek için ikinci bir sınır kontrolünden geçilmesi gerektiğini belirten Knaus, ETIAS dahil çeşitli güvenlik kontrollerinin uygulandığını ifade etti.</p>

<p>Knaus ayrıca İspanya'nın son yıllardaki düzensiz göç rakamlarının İtalya ve Yunanistan gibi ülkelere kıyasla daha düşük seviyelerde seyrettiğini, Akdeniz genelinde de düzensiz göçün gerileme eğiliminde olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Bossing: İspanya ile Fas arasında yürütülrcek görüşmeler önemi</strong></p>

<p>Göç araştırmacısı Raphael Bossing de krizin büyük ölçüde Fas'ın sınır politikalarıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Bossing'e göre benzer olaylar geçmişte de yaşandı ve belirleyici unsur her zaman Rabat yönetiminin sınır kontrollerini sıkılaştırıp sıkılaştırmaması oldu. Uzman, İspanya ile Fas arasında yürütülecek diplomatik görüşmelerin kısa süre içinde tansiyonu düşürebileceğini öngörüyor.</p>

<p><strong>2021’de de benzer kriz yaşanmıştı</strong></p>

<p>Ceuta, Mayıs 2021'de de benzer bir göç akınına sahne olmuştu. O dönemde yaklaşık 9 bin kişi kısa süre içinde sınırı aşmıştı.</p>

<p>Kriz, İspanya'nın Batı Sahra'daki Polisario Cephesi lideri Brahim Ghali'yi tedavi amacıyla ülkeye kabul etmesinin ardından patlak vermiş, iki ülke arasında diplomatik gerilim yaşanmıştı.</p>

<p>Arap dünyası uzmanı Haizam Amirah Fernández'e göre Fas yönetimi zaman zaman göç hareketlerini diplomatik baskı aracı olarak kullanıyor. Fernández, insan hareketliliğinin çoğu zaman Rabat'ın karşılanmayan siyasi beklentilerine mesaj verme amacı taşıdığını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Almanya'da da siyasi tartışma başladı</strong></p>

<p>Ceuta'daki gelişmeler Almanya'da da siyasi gündemin üst sıralarına çıktı.</p>

<p>CDU'lu milletvekili Günter Krings, Avrupa Birliği'nin Fas ile acil temas kurması gerektiğini savunurken, aşırı sağcı AfD'nin Eş Başkanı Alice Weidel ise göçmenlerin asıl hedefinin Almanya olabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Buna karşın uzmanlar, Ceuta'nın özel statüsü nedeniyle buraya ulaşan göçmenlerin Avrupa'nın diğer ülkelerine serbest şekilde geçemeyeceğini, mevcut krizin esasen İspanya ile Fas arasındaki ilişkilerden kaynaklanan bölgesel bir sorun niteliği taşıdığını değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/multeciler-3.jpg" type="image/jpeg" length="74217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye ve Yunanistan'daki orman yangınları Alman basınında geniş yankı buldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Yunanistan'da etkisini sürdüren orman yangınları Alman basınının da gündeminde geniş yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alman medyası, özellikle Ege adaları ile Türkiye'nin Akdeniz ve Ege bölgelerinde devam eden yangınlarla mücadeleyi öne çıkarırken, Fransa ve İspanya'da ise tehlikenin büyük ölçüde kontrol altına alındığını aktardı.</strong></p>

<p>Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki adalarında ve özellikle Girit'te ekipler, son derece zorlu hava koşullarında yangınları kontrol altına almaya çalışıyor. Haberlerde, kasırga şiddetindeki kuzey rüzgarlarının alevleri sürekli yeniden büyüttüğü ve söndürme çalışmalarını büyük ölçüde zorlaştırdığı belirtildi.</p>

<p>Girit'in Preveli bölgesi yakınlarında çıkan yeni yangın nedeniyle yoğun dumanın sahil kesimini kaplaması üzerine sahil güvenlik ekipleri yaklaşık 50 kişiyi güvenli bölgelere tahliye etti. Yetkililer, iki gündür aralıksız görev yapan itfaiye ekiplerinin büyük bölümünün fiziksel olarak tükenme noktasına geldiğini bildirirken, şiddetli rüzgar nedeniyle yangın söndürme uçakları ve helikopterlerin de sınırlı şekilde kullanılabildiği ifade edildi.</p>

<p>Aynı dönemde Andros, Kalimnos ve Paros adalarında da yeni yangınlar çıktı. Meteoroloji uzmanları bölgede görülen olağanüstü hava koşullarının kasırga kuvvetindeki rüzgarlarla yangınların hızla yayılmasına neden olduğunu belirtiyor. Yetkililer, hava koşullarının akşam saatlerinden itibaren kısmen düzelmesini bekliyor. Çarşamba günü yaşanan yangınlarda üç itfaiyecinin hayatını kaybettiği, dört görevlinin ise yaralandığı bildirildi.</p>

<p><strong>Türkiye'de 169 Yangına Müdahale Edildi</strong></p>

<p>Türkiye'de yangınlarla mücadelenin yoğun şekilde sürdüğünü aktaran haberlere göre, Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde çıkan 169 yangına müdahale edildi, bunlardan 163'ü Perşembe akşamı itibarıyla kontrol altına alındı.</p>

<p>Antalya'nın Kaş ilçesinde etkili olan fırtına söndürme çalışmalarını güçleştirirken, havadan ve karadan yürütülen yoğun müdahale sayesinde yangının yayılması engellendi. Benzer şekilde Isparta'daki yangının da kontrol altına alındığı belirtildi.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın verdiği bilgilere yer veren Alman medyası, yangınlarla mücadelede ülke genelinde 21 uçak, 69 helikopter, yaklaşık 500 arazöz ve 3 bin 500'den fazla personelin görev yaptığını aktardı.</p>

<p><strong>Türkiye Yangınla Mücadelede Drone Teknolojisini Genişletiyor</strong></p>

<p>Haberde, Türkiye'nin orman yangınlarını erken tespit etmek ve müdahaleyi hızlandırmak amacıyla insansız hava araçlarından daha fazla yararlandığına da dikkat çekildi.</p>

<p>Isı kameralarıyla donatılan dronların yoğun duman altında dahi yangının en sıcak noktalarını belirleyebildiği, elde edilen görüntüler sayesinde alevlerin yayılma yönü ile yerleşim alanlarına ulaşma süresinin önceden tahmin edilebildiği ifade edildi.</p>

<p>Adana'da ise aktif olarak yangın söndürme çalışmalarında kullanılabilecek şekilde geliştirilen bir drone sisteminin devreye alındığı belirtildi. Bu sistemin zorlu arazilere koruyucu ekipman ve ilk yardım malzemesi taşıyarak itfaiye ekiplerinin güvenliğini artırmasının hedeflendiği kaydedildi.</p>

<p><strong>Fransa ve İspanya'da Tehlike Azaldı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberlere göre Güney Avrupa'nın diğer bölgelerinde ise tablo daha olumlu. Fransa'nın Atlantik kıyılarında tahliye edilen 224 bin kişiden 144 bini evlerine dönerken, yetkililer en kritik dönemin geride kaldığını açıkladı. Bordeaux çevresinde yalnızca iki aktif yangın noktasının kaldığı, ülkenin diğer bölgelerindeki yangınların ise büyük ölçüde kontrol altına alındığı bildirildi.</p>

<p>İspanya'da da Madrid, Ávila ve Toledo çevresindeki yangınların büyük oranda söndürüldüğü, tahliyelerin ve sokağa çıkma kısıtlamalarının önemli ölçüde kaldırıldığı aktarıldı. Valencia'nın kuzeyindeki Castellón bölgesinde devam eden büyük orman yangınının ise artık ilerlemediği açıklandı.</p>

<p><strong>Uzmanlar: Yangınların Büyük Bölümü İnsan Kaynaklı</strong></p>

<p>Uzmanlara göre orman yangınlarının büyük kısmı insan faaliyetlerinden kaynaklanıyor. Söndürülmeyen kamp ateşleri, ormana atılan sigara izmaritleri, kontrolsüz mangallar ve kasıtlı çıkarılan yangınlar en yaygın nedenler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Doğal nedenlerle çıkan yangınların ise daha çok yıldırım düşmesi sonucu meydana geldiği, bazı bölgelerde volkanik faaliyetlerin de yangınlara yol açabildiği belirtiliyor. Uzmanlar, yangınların büyümesinde sıcak hava, kuraklık, kuvvetli rüzgar, bitki örtüsü ve arazi yapısının belirleyici rol oynadığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/orman-yanginlari.png" type="image/jpeg" length="29859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deniz Yavuzyılmaz: 229 milyon dolarlık petrol gelirinin akıbeti belirsiz]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/deniz-yavuzyilmaz-229-milyon-dolarlik-petrol-gelirinin-akibeti-belirsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/deniz-yavuzyilmaz-229-milyon-dolarlik-petrol-gelirinin-akibeti-belirsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı üzerinden 2019 yılında elde edilen petrol taşıma gelirine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yavuzyılmaz, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nden tahsil edilen 494 milyon 186 bin dolarlık taşıma ücretinin 229 milyon 276 bin dolarlık bölümünün akıbetinin bilinmediğini öne sürdü.</p>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yavuzyılmaz, daha önce 2014-2018 dönemine ilişkin usulsüz petrol taşımacılığına dair iddiaları kamuoyuyla paylaştığını belirterek, bu kez 2019 yılına ait verileri açıkladığını ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-80.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="555" /></p>

<p>Yavuzyılmaz'ın sosyal medyadaki paylaşımına göre, AKP hükümeti Irak Merkezi Hükümeti'nin onayı olmaksızın Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı üzerinden taşınan ve Ceyhan Limanı'ndan sevk edilen petrol karşılığında, 2019 yılında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nden 494 milyon 186 bin dolar taşıma ücreti aldı.</p>

<p>Açıklamaya göre söz konusu tutar, ilk olarak Jersey Adası'nda kurulan Turkish Energy Company (TEC) adlı şirkete aktarıldı. Yavuzyılmaz, bu şirketin finansal tablolarının kamuoyuna kapalı olduğunu öne sürerek, buradan 264 milyon 909 bin doların BOTAŞ'a transfer edildiğini, geriye kalan 229 milyon 276 bin doların ise akıbetinin bilinmediğini yazdı.</p>

<p>Yaklaşık 229 milyon dolarlık tutarın güncel kurla yaklaşık 11 milyar liraya karşılık geldiğini belirten Yavuzyılmaz, bu paranın "Jersey Adası'nda adeta buharlaştığını" savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yavuzyılmaz, açıklamasında söz konusu kaynağın akıbetinin ortaya çıkarılması gerektiğini belirterek, "Bunun adı uluslararası soygundur." ifadelerini kullandı. Milletvekili ayrıca, kayıp olduğu öne sürülen tutarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile süreçte görev alan ilgili AKP'li bürokratların mal varlıklarından tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürdü.</p>

<p>Yavuzyılmaz, iddialarına dayanak olarak Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin 2019 yılına ilişkin Deloitte tarafından hazırlanan resmi petrol raporu, BOTAŞ'ın 2019 yılı Sayıştay Raporu ile Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu raporunu gösterdi.</p>

<p>İddialarla ilgili hükümet veya BOTAŞ tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/deniz-yavuzyilmaz-229-milyon-dolarlik-petrol-gelirinin-akibeti-belirsiz</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/1-214.JPG" type="image/jpeg" length="18075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beşikçioğlu'nun gözaltına alınması Avrupa basınında geniş yankı buldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması, Avrupa basınında geniş yer buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya'nın önde gelen yayın organları Der Spiegel, Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) ve Die Zeit ile İsviçre merkezli Bluewin ve BörsenNews, Erdal Beşikçioğlu'nun gözaltına alınmasını manşetlerine taşıdı.</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Etimesgut Belediyesi'nde bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı, sahte belgeler düzenlendiği, otopark kiralama işlemleri ile imar ve ruhsat süreçlerinde haksız menfaat sağlandığı iddiaları üzerine operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da aralarında bulunduğu 52 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Operasyon kapsamında çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlenirken, soruşturmanın ihale usulsüzlüğü, resmi belgede sahtecilik ve çeşitli yolsuzluk iddiaları kapsamında yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/e-besikcioglu.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Avrupa basını manşetlerine taşıdı</strong></p>

<p>Beşikçioğlu'nun gözaltına alınması Avrupa medyasında da geniş yankı uyandırdı. Alman basınında yer alan haberlerde, operasyonun CHP'li belediyelere yönelik son adım olduğu vurgulanırken, gözaltına alınan isimler arasında kamuoyunun yakından tanıdığı eski oyuncu Erdal Beşikçioğlu'nun bulunmasına özellikle dikkat çekildi.</p>

<p>Birçok gazete, Beşikçioğlu'nun televizyon tarihinin en bilinen polisiye dizilerinden biri olan <i>Behzat Ç.</i> dizisinde canlandırdığı komiser karakteriyle tanındığını hatırlattı. Haberlerde, 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin adayı olarak Etimesgut Belediye Başkanlığı'nı kazanan Beşikçioğlu'nun, oyunculuk kariyerinin ardından siyasete atıldığı bilgisine de yer verildi.</p>

<p>Avrupa basınındaki değerlendirmelerde ayrıca, son dönemde Türkiye'de CHP'li belediyelere yönelik operasyonların arttığına işaret edilerek, çok sayıda belediye başkanı hakkında soruşturma yürütüldüğü ve bazı belediye başkanlarının tutuklandığı hatırlatıldı.</p>

<p><strong>Belediyeden ilk açıklama</strong></p>

<p>Operasyonun ardından Etimesgut Belediyesi'nde açıklama yapan Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Keyvan, soruşturmanın ayrıntılarına ilişkin henüz resmi bilgiye sahip olmadıklarını söyledi.</p>

<p>Hukuk birimi ve avukatlarla sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Keyvan, süreci yakından takip ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Belediye hizmetlerinin kesintisiz sürdüğünü vurgulayan Keyvan,<strong> "Biz görevimizin başındayız. Başkanımızın arkasındayız. Türkiye'nin içinden geçtiği bu sürecin hukuk içinde sonuçlanacağına inanıyoruz. Çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz."</strong> dedi.</p>

<p>Keyvan ayrıca, Beşikçioğlu'nun göreve gelmesinin ardından Etimesgut'ta önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, belediye yönetiminin hizmetlerine devam edeceğini söyledi.</p>

<p><strong>Soruşturma sürüyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 52 kişinin emniyetteki işlemleri sürerken, savcılığın ihale süreçleri, imar uygulamaları, otopark kiralamaları ve resmi belgelerde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmayı derinleştirdiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/besikcioglu.JPG" type="image/jpeg" length="61792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin eyleminde gözaltı: Holding önünde zincirli protesto]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eyleminde-gozalti-holding-onunde-zincirli-protesto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eyleminde-gozalti-holding-onunde-zincirli-protesto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden-İş Sendikası üyesi işçilerin, ödenmeyen ücret ve kıdem tazminatları nedeniyle Yıldızlar SSS Holding önünde başlattığı eylem gözaltılarla sonuçlandı. Holding binası önünde kendilerini zincirleyen işçiler ve sendika yöneticileri, polisin müdahalesinin ardından gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yıldızlar SSS Holding bünyesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik işçileri, aylardır ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve diğer hak edişlerinin ödenmesi talebiyle bir süredir eylemlerini sürdürüyor. İşçiler, son olarak holding merkezinin önünde kendilerini zincirleyerek protesto gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>Sabah saatlerinde başlayan eylem sırasında bölgeye sevk edilen polis ekipleri holding binası çevresinde güvenlik önlemi aldı. Yaşanan arbede sonrası işçiler ile Türkiye Maden-İş Sendikası yöneticileri gözaltına alındı.</p>

<p><strong>"Protokol uygulanmadı"</strong></p>

<p>Sendikanın açıklamasına göre, 16 Haziran 2026 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın gözetiminde imzalanan protokol kapsamında işçilere yapılması gereken ödemelerin 23 Temmuz'a kadar tamamlanması kararlaştırılmıştı. Ancak sendika, taahhüt edilen ödemelerin yapılmadığını belirterek 27 Temmuz'da yeniden eylem kararı aldı.</p>

<p>Açıklamada, daha önce ödenmeyen üç ila yedi aylık ücretler ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan farkların ödendiği, ancak işçilerin kesinleşmiş kıdem tazminatları ile diğer alacaklarının önemli bölümünün hâlâ karşılanmadığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Bakanlıklar önünde de eylem yapıldı</strong></p>

<p>Holding önündeki protestodan önce madenciler, Ankara'da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde de eylemler düzenledi.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki son eylem sırasında bir işçinin fenalaşarak baygınlık geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bildirildi.</p>

<p><strong>"Verilen sözler tutulmadı"</strong></p>

<p>Türkiye Maden-İş Sendikası, işverenin ve sürece garantör olarak dahil olan kurumların verilen taahhütleri yerine getirmediğini savundu.</p>

<p>Sendika açıklamasında, holding yönetiminin belirlenen tarihlerde ödeme yapmadığı, sürekli yeni tarihler verdiği ancak bu sözlerin de tutulmadığı belirtildi. Ayrıca ilgili bakanlıklara yapılan başvurulara rağmen sorunun çözümüne yönelik somut adımların atılmadığı öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Direniş sürecek"</strong></p>

<p>Sendika, ödenmeyen kıdem tazminatları, ücretsiz izin ücretleri, primler ve diğer tüm işçi alacakları eksiksiz ödeninceye kadar hem ilgili bakanlıklar hem de Yıldızlar SSS Holding önündeki eylemlerini sürdüreceklerini duyurdu.</p>

<p>İşçiler, alacaklarının ödenmesi ve imzalanan protokol hükümlerinin eksiksiz uygulanması talebiyle mücadeleye devam edeceklerini belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eyleminde-gozalti-holding-onunde-zincirli-protesto</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/doruk-madencilik-iscileri-1.jpeg" type="image/jpeg" length="27138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HUAWEI FreeClip 2 S: Açık kulak deneyiminde yeni nesil konfor ve akıllı özellikler]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/huawei-freeclip-2-s-acik-kulak-deneyiminde-yeni-nesil-konfor-ve-akilli-ozellikler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/huawei-freeclip-2-s-acik-kulak-deneyiminde-yeni-nesil-konfor-ve-akilli-ozellikler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açık kulak tasarımına sahip kablosuz kulaklıklar, artık yalnızca spor yapan kullanıcıların tercih ettiği ürünler olmaktan çıkıp günlük yaşamın vazgeçilmez teknolojik aksesuarları arasında yer almaya başladı. HUAWEI'nin yeni FreeClip 2 S modeli de bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İlk nesilde sunulan açık kulak deneyimini geliştiren FreeClip 2 S, hem tasarım hem de teknik özellikleriyle günlük kullanım konforunu artırmayı hedefliyor.</strong></p>

<p>Kulak kanalını tamamen kapatmayan yapısı sayesinde kullanıcılar müzik dinlerken veya telefon görüşmesi yaparken çevredeki sesleri de duyabiliyor. Özellikle şehir yaşamında trafik, toplu taşıma anonsları ya da çevredeki kişilerle iletişim açısından bu tasarım önemli bir avantaj sağlıyor.</p>

<p>Huawei'nin geliştirdiği yeni Airy C-Bridge tasarımı, önceki nesle göre daha yumuşak bir yapıya sahip. Yaklaşık 5,1 gram ağırlığındaki kulaklıklar, uzun süreli kullanımda kulak üzerinde baskı hissini en aza indirmeyi amaçlıyor. Açık tasarım sayesinde gözlük kullananlar için de rahatsızlık oluşturmayan ergonomik bir kullanım sunuluyor.</p>

<p><strong>Tasarımda şıklık ön planda</strong></p>

<p>FreeClip serisinin ayırt edici küpeyi andıran tasarım anlayışı yeni modelde de korunuyor. Uzay Gümüşü ve Derin Deniz Mavisi renk seçenekleriyle sunulan kulaklık, spor ve günlük giyim tarzına uyum sağlayan modern bir görünüm sunuyor.</p>

<p>Şarj kutusu da önceki modele göre yenilenmiş. NCVM kaplama kullanılan kutu daha premium bir his verirken, büyütülen iç hacmi sayesinde kullanım kolaylığı sağlıyor.</p>

<p><strong>Ses kalitesi ve akıllı teknolojiler geliştirildi</strong></p>

<p>Açık kulak tasarımına sahip kulaklıklarda en çok tartışılan konulardan biri ses performansı oluyor. FreeClip 2 S, 10,8 mm çift diyaframlı sürücü sistemiyle daha güçlü baslar ve daha dengeli bir ses karakteri sunmayı hedefliyor. Müzik dinlemenin yanı sıra podcast, film ve video içeriklerinde de konuşmaların net biçimde aktarılması amaçlanıyor.</p>

<p>Huawei'nin geliştirdiği ters ses alanı teknolojisi sayesinde ses sızıntısının da önemli ölçüde azaltıldığı belirtiliyor. Böylece sessiz ortamlarda çevredeki kişilerin rahatsız olmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Modelin öne çıkan yeniliklerinden biri de Adaptif Açık Kulak Dinleme özelliği. Sistem, bulunduğu ortamdaki gürültü seviyesini algılayarak ses düzeyini otomatik şekilde ayarlayabiliyor. Kullanıcılar ayrıca Huawei Audio Connect uygulaması üzerinden farklı hassasiyet seviyeleri arasında seçim yapabiliyor.</p>

<p><strong>Görüşme performansı ve bağlantı özellikleri</strong></p>

<p>Telefon görüşmelerinde de önemli geliştirmeler sunan FreeClip 2 S, yeni nesil NPU işlemcisi, çift mikrofon sistemi, kemik iletim sensörü ve yapay zekâ destekli gürültü azaltma teknolojisiyle kalabalık ve gürültülü ortamlarda daha net ses iletimi sağlamayı hedefliyor. Rüzgârlı havalarda da önceki nesle kıyasla daha başarılı bir mikrofon performansı sunduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Dokunmatik kaydırma hareketleriyle ses kontrolü yapılabilirken, baş hareketleriyle çağrı yanıtlama veya reddetme gibi işlevler de günlük kullanım kolaylığı sağlayan özellikler arasında yer alıyor. Çift cihaz bağlantısı sayesinde bilgisayar ve telefon arasında otomatik geçiş yapılabilmesi de dikkat çeken yeniliklerden biri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Pil ömrü ve dayanıklılık</strong></p>

<p>FreeClip 2 S, tek şarjla 9 saate, şarj kutusuyla birlikte ise 38 saate kadar kullanım süresi sunuyor. Yaklaşık 10 dakikalık hızlı şarjla 3 saate kadar kullanım sağlanabiliyor. IP57 sertifikası sayesinde suya ve toza karşı dayanıklılık sunan model, spor ve açık hava kullanımı için de uygun bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Günlük kullanıma odaklanan bir model</strong></p>

<p>Daha yumuşak tasarımı, gelişmiş görüşme performansı, adaptif ses sistemi, yeni kontrol seçenekleri ve yazılım güncellemeleriyle sunulan uzamsal ses desteği sayesinde HUAWEI FreeClip 2 S, açık kulak kategorisinde günlük kullanım deneyimini geliştirmeyi hedefleyen modeller arasında yer alıyor. Özellikle çevresiyle bağlantısını koparmadan müzik dinlemek veya telefon görüşmesi yapmak isteyen kullanıcılar için dikkat çekici bir alternatif sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM-TEK, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/huawei-freeclip-2-s-acik-kulak-deneyiminde-yeni-nesil-konfor-ve-akilli-ozellikler</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/kulaklik.png" type="image/jpeg" length="22701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamburg'da Güney Amerikalı kadınları hedef alan fuhuş ağına operasyon]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-guney-amerikali-kadinlari-hedef-alan-fuhus-agina-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-guney-amerikali-kadinlari-hedef-alan-fuhus-agina-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Hamburg kentinde Federal Polis tarafından düzenlenen geniş çaplı operasyonda, Güney Amerika'dan yaklaşık 100 kadını yasa dışı yollarla Almanya'ya getirerek fuhuş sektöründe çalıştırdığı iddia edilen 54 yaşındaki bir şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaklaşık 250 polisin katıldığı operasyonda çok sayıda adres aranırken, 13 kadının ülkede yasa dışı bulunduğundan şüphelenildiği açıklandı.</strong></p>

<p>Federal Polis ve savcılık ekipleri, perşembe sabahı Hamburg'da altı farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Baskın yapılan yerler arasında şüphelinin Hamburg-Hamm semtindeki evi ile çeşitli genelevler ve fuhuş amacıyla kullanıldığı öne sürülen daireler de yer aldı.</p>

<p>Operasyon kapsamında Hamm'daki evinde yakalanan 54 yaşındaki zanlı gözaltına alınırken, soruşturmanın ticari amaçla insan kaçakçılığı ve yasa dışı göç organizasyonu suçlamaları kapsamında yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p><strong>Yaklaşık 100 kadının Almanya'ya getirildiği öne sürülüyor</strong></p>

<p>Soruşturmaya göre zanlı, Kolombiya, Venezuela ve Dominik Cumhuriyeti başta olmak üzere Güney Amerika ülkelerinden yaklaşık 100 kadının Almanya'ya girişini organize etti.</p>

<p>İddiaya göre kadınlar Schengen Bölgesi'ne girişte kendilerini turist olarak tanıttı. Daha sonra Hamburg'a gelerek şüphelinin aracılığıyla fuhuş sektöründe çalışmaya başladı.</p>

<p>Savcılık ve Federal Polis, zanlının Hamburg'un farklı noktalarında kiraladığı daireleri kadınlara fuhuş amacıyla kiraladığını ve internet üzerindeki ilan platformları aracılığıyla müşterilere yönelik reklam hizmeti de sunduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Yüksek kiralarla maddi bağımlılık oluşturduğu iddiası</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma kapsamında zanlının kadınlardan konaklama ve müşteri bulma hizmetleri karşılığında önemli miktarda para aldığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre kadınların, kiraladıkları daireler ve ilan hizmetleri için aylık bin euronun üzerinde ödeme yapmak zorunda bırakıldığı öne sürülüyor. Federal Polis ise şüphelinin bu faaliyetlerden kişi başına haftalık yüzlerce euro gelir elde etmiş olabileceğini belirtti.</p>

<p>Yetkililer, elde edilen haksız kazancın miktarının soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>13 kadın ve çok sayıda delil bulundu</strong></p>

<p>Operasyon sırasında aranan adreslerde 13 kadın ile bir başka kişinin daha Almanya'da yasa dışı olarak bulunduğundan şüphelenildiği bildirildi.</p>

<p>Polis ekipleri ayrıca çok sayıda cep telefonu, dijital veri taşıyıcısı, çeşitli belgeler, lüks kol saatleri ile yaklaşık 20 bin euro nakit paraya el koydu. Ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle insan kaçakçılığı ağının kapsamının ortaya çıkarılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>"Kazançlı bir suç ağı ortaya çıkarıldı"</strong></p>

<p>Operasyonu yöneten Federal Polis yetkilisi Helgo Martens, soruşturmanın önemli bir başarı olduğunu belirterek, Federal Polis ile savcılığın "karmaşık ve yüksek kazanç sağlayan bir suç modelini ortaya çıkarıp durdurmayı başardığını" söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, HAMBURG, KADIN, MAGAZİN, ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-guney-amerikali-kadinlari-hedef-alan-fuhus-agina-operasyon</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/zanli.JPG" type="image/jpeg" length="40164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB’den Google’a 890 milyon euroluk para cezası: ABD’den sert tepki]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BRÜKSEL – Avrupa Komisyonu, ABD'li teknoloji devi Google'ın çatı şirketi Alphabet'e, Dijital Piyasalar Yasası'nı (DMA) ihlal ettiği gerekçesiyle toplam 890 milyon euro para cezası verdi. Bu ceza, DMA kapsamında bir teknoloji şirketine kesilen ilk mali yaptırım olarak kayıtlara geçerken, Washington kararı sert sözlerle eleştirdi. Google ise karara itiraz edebileceğinin sinyalini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa Komisyonu, cezanın 460 milyon euroluk bölümünü Google'ın internet aramalarında kendi hizmetlerini rakip platformlara göre öne çıkarması nedeniyle verdi.</strong></p>

<p>Komisyona göre Google, spor sonuçları, otel, restoran, uçak ve tren rezervasyonları ile çeviri hizmetleri gibi alanlarda kendi lisanslı içeriklerini arama sonuçlarının en üst sıralarında göstererek rakip hizmetleri dezavantajlı duruma düşürdü. Avrupa Birliği'nin Dijital Piyasalar Yasası ise büyük dijital platformların arama sonuçlarında şeffaf, adil ve ayrımcılık içermeyen sıralama kriterleri uygulamasını zorunlu kılıyor.</p>

<p>Kalan 430 milyon euroluk ceza ise Google Play Store uygulamalarıyla ilgili ihlaller nedeniyle kesildi. Komisyon, Google'ın uygulama geliştiricilerinin kullanıcıları daha uygun fiyatlı alternatif satış kanallarına yönlendirmesini engellediğini ve bu konuda Avrupa kurallarını ihlal ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>Google Play uygulamaları da inceleme altında</strong></p>

<p>AB düzenlemelerine göre uygulama geliştiricileri, kullanıcıları kendi internet siteleri veya alternatif uygulama mağazalarındaki daha düşük fiyatlı tekliflerden ücretsiz şekilde haberdar edebilmeli ve bu kanallara yönlendirebilmeli.</p>

<p>Ancak Komisyon, Google'ın geliştiricilerin bu iletişimi kurmasını sınırlandırdığını, alternatif ödeme yöntemlerini tanıtmasını zorlaştırdığını ve bazı durumlarda DMA'nın izin verdiğinin üzerinde komisyon talep ettiğini savundu.</p>

<p>Avrupa Komisyonu, Google'ın söz konusu uygulamalarını 60 gün içinde değiştirmesini istedi. Aksi halde şirkete, küresel yıllık cirosunun yüzde 5'ine kadar ulaşabilecek günlük ek para cezaları uygulanabileceği uyarısında bulunuldu.</p>

<p><strong>Google: Hizmetler kötüleşecek</strong></p>

<p>Google ve Alphabet'in Küresel İlişkiler Başkanı ve Hukuk Direktörü Kent Walker, Brüksel'in kararına sert tepki gösterdi.</p>

<p>Walker, DMA'nın uygulanış biçiminin Avrupalı kullanıcıların günlük hayatta kullandığı hizmetleri olumsuz etkileyeceğini savunarak, "Kurallara uyabilmek için otel, uçuş ve restoranlara ilişkin anlık fiyat ve müsaitlik bilgileri gibi kullanıcıların değer verdiği bazı gerçek zamanlı arama özelliklerini kaldırmak zorunda kalabiliriz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Google Play tarafında da benzer değişikliklerin güvenliği zayıflatacağını öne süren Walker, düzenlemenin adil rekabet yaratmadığını ve ürünleri geliştirmek yerine kötüleştirdiğini söyledi.</p>

<p>Şirket, karara karşı hukuki yollara başvurabileceğinin de sinyalini verdi.</p>

<p><strong>ABD: Ticarette belirsizlik yaratıyor</strong></p>

<p>Karara Washington'dan da tepki geldi.</p>

<p>ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Avrupa Komisyonu'nun kararının ABD şirketleri açısından ciddi ticari belirsizlik oluşturduğunu belirtti. Greer, AB'nin ticaret ilişkilerinde istikrar ve öngörülebilirlik hedeflediğini savunmasına rağmen bu tür kararların Amerikan mal ve hizmet ihracatını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Açıklama, son dönemde dijital düzenlemeler nedeniyle ABD ile Avrupa Birliği arasında artan ticari gerilimin yeni bir göstergesi olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>İlk DMA cezası, ancak beklentilerin altında</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>890 milyon euroluk ceza, DMA kapsamında verilen ilk para cezası olmasına rağmen Brüksel'de tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı milletvekilleri, Alphabet'in yıllık küresel cirosu dikkate alındığında cezanın oldukça düşük kaldığını savunuyor. Mevzuat kapsamında Komisyon'un teorik olarak şirketin küresel cirosunun yüzde 10'una kadar para cezası kesme yetkisi bulunurken, verilen ceza Alphabet'in yıllık gelirinin yalnızca yaklaşık yüzde 0,22'sine denk geliyor.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu'nun Avrupa Halk Partisi (EPP) üyesi Andreas Schwab, Komisyon'un büyük teknoloji şirketlerine karşı yeterince kararlı davranmadığını belirterek, "Komisyon geri adım attı." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Trump iddiaları yeniden gündemde</strong></p>

<p>Kararın ardından Brüksel'de, cezanın beklenenden düşük tutulmasında ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin olası baskısının etkili olup olmadığı yönünde tartışmalar da yeniden alevlendi.</p>

<p>Trump, seçim kampanyası döneminden itibaren Avrupa'nın Amerikan teknoloji şirketlerine yönelik dijital düzenlemelerini sık sık eleştirmiş ve bu uygulamaların sürmesi halinde Avrupa ülkelerine yönelik ilave gümrük tarifeleri uygulanabileceği uyarısında bulunmuştu. Haziran 2026'da ise ABD'li teknoloji şirketlerine dijital vergi uygulayan ülkelere yüzde 100'e varan ek gümrük vergisi getirebileceğini açıklamıştı.</p>

<p>Avrupa Komisyonu ise cezanın tamamen hukuki değerlendirmeler sonucunda belirlendiğini, siyasi baskıların karar üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını savunuyor.</p>

<p><strong>Dijital düzenlemelerde kritik dönüm noktası</strong></p>

<p>Google'a verilen ceza, Avrupa Birliği'nin büyük teknoloji platformlarını daha sıkı denetlemeyi amaçlayan Dijital Piyasalar Yasası'nın ilk önemli uygulaması olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/google-5.JPG" type="image/jpeg" length="30129"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’den AB’nin Rusya yaptırımlarına karşılık: 14 Avrupa şirketine ihracat kısıtlaması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı nedeniyle kabul ettiği 21. yaptırım paketine karşılık olarak, aralarında Almanya’dan şirketlerin de bulunduğu 14 Avrupa şirketi ve kuruluşa çift kullanımlı (dual-use) ürünlerin ihracatını yasakladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karar yürürlüğe girerken, Brüksel gelişmenin etkilerini incelemeye başladığını ve Pekin’den açıklama talep edeceğini duyurdu.</strong></p>

<p><strong>Pekin’den yaptırımlara karşı hamle</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin Ticaret Bakanlığı, AB’nin son yaptırım paketi kapsamında Çin ana karası ve Hong Kong merkezli 14 şirketin ihracat kısıtlamaları listesine alınmasına karşılık aynı sayıda Avrupa şirketine ihracat kontrolü uygulandığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık, kararın "ulusal güvenliği ve ulusal çıkarları korumak" amacıyla alındığını belirterek, Çin menşeli çift kullanımlı ürünlerin söz konusu şirketlere satışının yasaklandığını bildirdi. Açıklamada, yalnızca Çinli ihracatçılar değil, Çin menşeli bu ürünleri üçüncü ülkeler üzerinden söz konusu şirketlere ulaştırabilecek yabancı kişi ve kuruluşların da yasak kapsamına girdiği ifade edildi. İstisnai durumlarda ise ihracat için özel izin başvurusu yapılabileceği kaydedildi.</p>

<p><strong>Alman şirketleri de listede</strong></p>

<p>Çin’in yaptırım listesinde Almanya’dan üç şirket bulunuyor. Bunlar, Düsseldorf merkezli savunma sanayi şirketi Rheinmetall, Duisburg merkezli kimyasal hammadde ticareti yapan Antraco Chemie-Handelsgesellschaft ve Kempten merkezli malzeme tedarikçisi Sindlhauser Materials.</p>

<p>Sindlhauser Materials, yarı iletken, sensör ve aydınlatma sanayilerinde kullanılan vakum kaplama malzemeleri, seramikler, tungsten, tantal ve molibden bileşenleri ile nadir toprak elementleri tedarik ediyor. Antraco Chemie ise uluslararası kimyasal hammadde ticaretinde faaliyet gösteriyor. Ancak Çin’in ihracat kontrollerinin bu şirketlerin hangi ürün veya ticari ilişkilerini doğrudan etkileyeceğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p><strong>Avrupa’nın farklı ülkelerinden şirketler de etkilendi</strong></p>

<p>Çin’in listesinde Almanya’nın yanı sıra Fransa, İtalya, Polonya, Hollanda, Çekya, Bulgaristan ve Litvanya’dan şirket ve kuruluşlar da yer aldı.</p>

<p>Bunlar arasında İtalyan elektrik motoru üreticisi Lafert, Fransız insansız hava aracı geliştiricisi Cavok UAS, Çek kamyon üreticisi Tatra Trucks, Polonyalı elektronik ve optik teknolojileri şirketi Vigo Photonics ile Polonya’daki Wrocław Teknik Üniversitesi de bulunuyor.</p>

<p><strong>AB’nin yaptırımlarının gerekçesi</strong></p>

<p>AB üyesi ülkeler, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları nedeniyle kabul edilen 21. yaptırım paketi kapsamında toplam 51 şirket ve kuruluşu çift kullanımlı ürünler ile ileri teknoloji ihracatına yönelik kısıtlama listesine ekledi.</p>

<p>Bu kuruluşların 14’ü Çin ve Hong Kong merkezli. AB Konseyi, söz konusu şirketlerin Rusya’nın savunma sanayisini desteklediğini veya mevcut yaptırımların aşılmasına yardımcı olduğunu öne sürüyor. İddialar arasında mikroelektronik, bilgisayar kontrollü takım tezgâhları ve yarı iletken üretim ekipmanlarının tedarik zincirlerine katkı sağlanması da yer alıyor.</p>

<p>Pekin ise bu suçlamaları reddederek AB’nin kararını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi ve aldığı karşı önlemlerin ulusal güvenliğin korunması ile uluslararası silahların yayılmasını önleme yükümlülükleri çerçevesinde uygulandığını savundu.</p>

<p><strong>Brüksel: Çin’den açıklama isteyeceğiz</strong></p>

<p>Avrupa Komisyonu, Çin’in aldığı kararın olası etkilerini değerlendirdiklerini açıkladı.</p>

<p>Komisyon Sözcüsü Paula Pinho, AB kurumlarının üye ülkeler ve etkilenen şirketlerle temas halinde olduğunu belirterek, "Çinli muhataplarımızdan açıklama isteyeceğiz. Öncelikle bu önlemlerin kapsamını ve etkilerini net biçimde anlamak istiyoruz." dedi.</p>

<p><strong>İlk örnek değil</strong></p>

<p>Çin, Avrupa merkezli şirketlere yönelik benzer ihracat kısıtlamalarını daha önce de uygulamıştı. Nisan ayında, aralarında Alman savunma elektroniği şirketi Hensoldt’un da bulunduğu yedi Avrupa savunma ve havacılık şirketi ihracat kontrol listesine alınmıştı. Pekin, o dönemde bu kararı şirketlerin Tayvan ile silah satışları ve askeri iş birliği faaliyetleri nedeniyle aldığını açıklamıştı.</p>

<p>Son adımla birlikte, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile Çin arasındaki yaptırım ve karşı yaptırım süreci yeni bir boyut kazanırken, teknoloji ve çift kullanımlı ürün ticaretine yönelik gerilim de daha da derinleşmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cin-ve-eu.jpeg" type="image/jpeg" length="29366"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya: 33 Galeria şubesi kapanma riskiyle karşı karşıya: Binlerce çalışan endişeli]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-33-galeria-subesi-kapanma-riskiyle-karsi-karsiya-binlerce-calisan-endiseli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-33-galeria-subesi-kapanma-riskiyle-karsi-karsiya-binlerce-calisan-endiseli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın en köklü mağaza zincirlerinden Galeria, yeniden kapsamlı bir küçülme sürecine hazırlanıyor. Şirket, ülke genelindeki 83 şubesinden 33'ünü ekonomik açıdan incelemeye aldığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kira koşulları ve mağazaların ekonomik performansı konusunda çözüm sağlanamaması halinde söz konusu şubelerin kapatılabileceği belirtilirken, yaklaşık 12 bin çalışanın geleceğine ilişkin endişeler yeniden gündeme geldi.</strong></p>

<p>Şirket yönetimi, öncelikle mağazaların bulunduğu binaların sahipleriyle kira bedelleri ve mağaza alanlarının yeniden düzenlenmesi konusunda görüşmeler yapacak. Taraflar arasında sürdürülebilir bir anlaşma sağlanamaması halinde ilgili şubelerin faaliyetlerine son verilebileceği ifade edildi. Bazı şehirlerde görüşmelerin başladığı, diğerlerinde ise kısa süre içinde başlayacağı bildirildi.</p>

<p><strong>33 şube inceleme altında</strong></p>

<p>Galeria'nın incelemeye aldığı mağazalar şu eyaletlerde bulunuyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Baden-Württemberg:</strong> Freiburg (Europaplatz), Heilbronn, Mannheim, Offenburg, Singen</li>
 <li><strong>Bavyera:</strong> Aschaffenburg, Bayreuth, Memmingen, Münih (Rotkreuzplatz), Würzburg</li>
 <li><strong>Berlin:</strong> Alexanderplatz, Hermannplatz, Kurfürstendamm, Spandau</li>
 <li><strong>Brandenburg:</strong> Potsdam</li>
 <li><strong>Hamburg:</strong> Eimsbüttel</li>
 <li><strong>Hessen:</strong> Bad Homburg, Limburg an der Lahn</li>
 <li><strong>Mecklenburg-Vorpommern:</strong> Wismar</li>
 <li><strong>Aşağı Saksonya:</strong> Braunschweig, Oldenburg</li>
 <li><strong>Kuzey Ren-Vestfalya:</strong> Euskirchen, Kleve, Köln (Breite Straße, Hohe Straße, Nippes), Mülheim (Rhein-Ruhr Zentrum), Münster (Salzstraße)</li>
 <li><strong>Rheinland-Pfalz:</strong> Bad Kreuznach, Koblenz, Mainz, Speyer</li>
 <li><strong>Saksonya-Anhalt:</strong> Magdeburg</li>
</ul>

<p>Şirketin Genel Müdürü Tilo Hellenbock, her mağazanın ayrı ayrı değerlendirileceğini belirterek, "Her bir şubeyi sonuçları peşinen belirlenmeden tek tek inceleyeceğiz." açıklamasını yaptı. Nihai kararların ne zaman verileceğine ilişkin ise henüz bir takvim paylaşılmadı.</p>

<p><strong>Diğer şubeler de masada</strong></p>

<p>Galeria, yalnızca risk altındaki 33 mağaza için değil, kalan 50 şubesi için de mülk sahipleriyle kira koşullarının yeniden gözden geçirilmesine yönelik görüşmeler yürütmeyi planlıyor. Şirket ayrıca bazı mağazaların daha uygun binalara taşınmasını ve belirli bölgelerde yeni mağazalar açılmasını da değerlendiriyor.</p>

<p><strong>160 milyon euroluk kredi</strong></p>

<p>Ekonomik sıkıntılar yaşayan Galeria, kısa süre önce ABD merkezli yatırım şirketi Gordon Brothers tarafından sağlanan 160 milyon euroya kadar yeni bir kredi finansmanı anlaşması yaptı. Ancak bu finansman, şirketin hazırladığı yeniden yapılandırma planının uygulanması şartına bağlandı. Söz konusu planın ise yeni mağaza kapatmalarını da içerdiği belirtiliyor.</p>

<p>Haziran ayında kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, o dönemde faaliyet gösteren 83 mağazadan yaklaşık 30'u zaten riskli olarak değerlendiriliyordu.</p>

<p><strong>Kira borçları da gündemde</strong></p>

<p>Yeni finansmanın bir bölümünün, Galeria'nın önceki dönem yatırımcılarından Bain Capital'e olan kredi borcunun kapatılması ve biriken kira borçlarının ödenmesi için kullanılacağı bildirildi.</p>

<p>Son aylarda çok sayıda mülk sahibi, kiraların ya hiç ödenmediğini ya da eksik yatırıldığını açıklamıştı. Galeria ise likidite dalgalanmaları nedeniyle bazı kira ödemelerinin ertelendiğini doğruladı.</p>

<p><strong>Üçüncü iflasın ardından yeni kriz</strong></p>

<p>Yaklaşık 12 bin kişiye istihdam sağlayan Galeria, 2024 yılının başında son dört yıl içinde üçüncü kez iflas başvurusunda bulunmuştu. Şirketin mali krizinde, eski ana hissedarı olan Avusturyalı Signa Grubu'nun çöküşü belirleyici rol oynamıştı.</p>

<p>2024 yazında dokuz mağazasını kapatan Galeria, bugün ABD'li yatırım şirketi NRDC Equity Partners ile Alman iş insanı Bernd Beetz ortaklığında faaliyet gösteriyor.</p>

<p><strong>Sendikadan tepki</strong></p>

<p>Birleşik Hizmet Sendikası (ver.di), yeni inceleme sürecine tepki gösterdi. Sendika yönetimi, çalışanların bir kez daha belirsizlik içinde bırakıldığını belirterek, şirket yönetiminin hâlâ ikna edici ve sürdürülebilir bir gelecek planı ortaya koyamadığını savundu. Ver.di, 33 şubenin korunmasını ve çalışanlara en kısa sürede net bilgi verilmesini istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Wismar'dan iyimser açıklama</strong></p>

<p>İnceleme listesinde yer alan Wismar kentinin Belediye Başkanı Frank Junge ise mağazanın geleceği konusunda iyimser olduğunu söyledi. Şubenin bugüne kadar kârlı çalıştığını belirten Junge, Wismar'daki mağazanın Karstadt'ın tarihî kökenini oluşturması nedeniyle sembolik bir öneme de sahip olduğunu ifade etti. Belediye Başkanı ayrıca, eyalet hükümetine pazar günü mağazaların açılmasına ilişkin yasal düzenlemelerin hızla netleştirilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-33-galeria-subesi-kapanma-riskiyle-karsi-karsiya-binlerce-calisan-endiseli</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/kaufhof.JPG" type="image/jpeg" length="84343"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
