<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 10:35:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman siyasetinde Türkiye gerilimi: SPD, Yeşiller ve Sol Parti’den CHP’ye baskı eleştirisi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/alman-siyasetinde-turkiye-gerilimi-spd-yesiller-ve-sol-partiden-chpye-baski-elestirisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/alman-siyasetinde-turkiye-gerilimi-spd-yesiller-ve-sol-partiden-chpye-baski-elestirisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararı ve ardından yaşanan polis müdahalesi Almanya’da siyasi tepkiye yol açtı. SPD, Yeşiller ve Sol Parti’den milletvekilleri Erdoğan yönetimine yönelik daha sert tutum çağrısı yaparken, Berlin hükümetinin Ankara’ya açık eleştiriden kaçınması tartışma yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de CHP’ye yönelik yargı ve polis operasyonları Almanya’da da gündem oldu. Alman hükümeti, CHP yönetimine yapılan müdahaleler ve muhalefet temsilcilerine dönük yargı süreçlerinden “rahatsızlık” duyduğunu açıklarken, Ankara hükümetine karşı sert eleştiriler yöneltmekten ise kaçındı.</strong></p>

<p>Berlin yönetiminin temkinli tutumu, Türkiye ile ekonomik, diplomatik ve askerî ilişkilerin korunmak istenmesiyle ilişkilendiriliyor.</p>

<p><strong>Wadephul’dan Fidan’a “Yakın iş birliği” mesajı</strong></p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, geçtiğimiz hafta Türk mevkidaşı Hakan Fidan’ı Berlin’de ağırlamıştı.</p>

<p>Görüşmede Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin geliştirilmesini desteklediğini belirten Wadephul, şu mesajı vermişti: “Türkiye Avrupa Birliği’ne yönelmek istiyorsa, Almanya kendisi için dostane ve güvenilir bir ortak olacaktır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alman Bakan ayrıca, AB üyeliği için demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarının temel kriterler olduğunu da vurgulamıştı.</p>

<p><strong>Berlin: “Gelişmeler rahatsız edici”</strong></p>

<p>İki bakanın görüşmesinden yalnızca birkaç gün sonra Türkiye’de ana muhalefet partisi CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararı çıktı. Mahkemenin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i görevden almasının ardından yüzlerce polis ve çevik kuvvet ekibi parti genel merkezine baskın düzenledi. Parti binasının kapıları kırılırken, içeridekilere plastik mermi ve biber gazıyla müdahale edildi.</p>

<p>Yaşanan gelişmeler üzerine Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Berlin’in kaygılarını şu sözlerle dile getirdi: <strong>“Özellikle en büyük muhalefet partisi CHP’nin ve çok sayıda temsilcisinin hukuki suçlamalar, soruşturmalar, tutuklamalar ve görevden almalarla karşı karşıya kalması</strong> <strong>son derece rahatsız edicidir ve bizim açımızdan ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.”</strong></p>

<p><strong>Muhalefetten daha sert tepki çağrısı</strong></p>

<p>Alman diplomasi dilinde “endişe verici” veya “son derece rahatsız edici“ ifadesi dolaylı bir eleştiri anlamı taşısa da, federal hükümetin Erdoğan yönetimine açık ve sert bir tepki vermemesi dikkat çekti.</p>

<p>Berlin’in bu temkinli yaklaşımında Türkiye’nin Almanya açısından önemli bir ticaret partneri olması etkili oluyor. Öte yandan NATO üyesi olarak stratejik rol üstlenmesi ve Ukrayna ve İran krizlerinde olası arabulucu konumda görülmesi gibi nedenlerin bulunduğu değerlendiriliyor. Ancak Alman muhalefet partileri hükümetin daha net bir tutum almasını talep ediyor.</p>

<p><strong>Sol Parti: “Demokratik güçlere destek verilmeli”</strong></p>

<p>Sol Parti Federal Meclis milletvekili Cansu Özdemir, Alman hükümetinin Türkiye’deki demokratik çevrelere daha güçlü destek vermesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Özdemir, şu çağrıda bulundu: “Alman hükümeti Türkiye’deki demokratik sivil toplumu çok daha güçlü desteklemelidir. Buna gazeteciler, kadın hakları örgütleri, sendikalar, muhalif güçler ve Kürt aktörler de dahildir.”</p>

<p><strong>Yeşiller: “Erdoğan karşısında sessizlik olmaz”</strong></p>

<p>Yeşiller Partisi dış politika sözcülerinden Deborah Düring de Türkiye’nin Almanya açısından önemli bir ortak olduğunu, ancak bunun sessizlik gerekçesi olamayacağını belirtti.</p>

<p>Düring: “Türkiye Almanya’nın önemli bir ortağıdır. Tam da bu nedenle Alman hükümeti Erdoğan yönetimi karşısında sessiz kalmamalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>AfD’den AB Süreci Çıkışı</strong></p>

<p>Aşırı sağcı AfD ise Türkiye’ye yönelik en sert açıklamayı yaptı.</p>

<p>Partinin dış politika temsilcisi Markus Frohnmeier, Türkiye’de “otoriter devlet İslamcılığına doğru bir yönelim” olduğunu savunarak: “AB üyelik müzakereleri tamamen sona erdirilmelidir” dedi.</p>

<p><strong>“Türkiye politikası bir denge arayışı”</strong></p>

<p>Alman kamuoyunda Türkiye’nin AB üyeliği perspektifinin giderek zayıfladığı yönünde değerlendirmeler yapılırken, Alman-Türk Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı ve SPD milletvekili Serdar Yüksel ise yaşananların yalnızca Türkiye’nin iç meselesi olarak görülemeyeceğini söyledi.</p>

<p>Yüksel: “Demokratik standartlar ve hukuk devleti ilkeleri evrenseldir. Biz bunların uygulanmasını açık biçimde talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tüm tartışmaların ortasında Berlin yönetimi, demokrasi ve insan hakları konusundaki kaygılarını dile getirirken, Türkiye ile ilişkileri tamamen koparmamaya çalışan dengeli bir politika izlemeyi sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/alman-siyasetinde-turkiye-gerilimi-spd-yesiller-ve-sol-partiden-chpye-baski-elestirisi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/almanya-ve-turkiye-1.JPG" type="image/jpeg" length="94636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da ehliyet reformu: Teori eğitimi online yapılabilecek]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-teori-egitimi-online-yapilabilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-teori-egitimi-online-yapilabilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da sürücü belgesi maliyetlerinin son yıllarda hızla artması üzerine federal hükümet kapsamlı bir ehliyet reformu hazırladı. Federal Kabine tarafından onaylanan düzenleme paketiyle ehliyet eğitiminin daha ucuz, daha esnek ve dijital hale getirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Federal Ulaştırma Bakanı Patrick Schnieder, reformun hem maliyet baskısını hafifletmeyi hem de sürücü eğitimini “modern ve çağın gereklerine uygun” hale getirmeyi amaçladığını söyledi.</strong></p>

<p>Almanya’da B sınıfı otomobil ehliyeti için ortalama maliyetin yaklaşık 3 bin 400 euroya ulaştığı, bazı bölgelerde ise bu rakamın 4 bin ila 4 bin 500 euro arasında değiştiği belirtiliyor. Tekrar edilen dersler ve sınavlar nedeniyle toplam maliyetin bazı adaylar için 5 bin euroyu bulabildiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Teori eğitimi tamamen online yapılabilecek</strong></p>

<p>Reform kapsamında sürücü kurslarının teorik dersleri tamamen çevrim içi verebilmesinin önü açılıyor. Böylece adaylar teorik eğitimi online, yüz yüze veya her iki yöntemin birlikte kullanıldığı karma sistemle alabilecek.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle sürücü kursları dijital eğitim vermeleri halinde fiziksel sınıf bulundurma zorunluluğundan da kurtulabilecek. Hükümet, bunun işletme maliyetlerini düşürerek kurs ücretlerine olumlu yansıyabileceğini savunuyor.</p>

<p><strong>Soru havuzu küçültülecek</strong></p>

<p>Teorik sınavdaki soru sayısının da azaltılması planlanıyor. Halen 1169 sorudan oluşan soru havuzunun yaklaşık üçte bir oranında küçültülmesi öngörülüyor.</p>

<p>Yetkililer, yeni sistemde ağırlığın daha fazla trafik güvenliği konularına verileceğini belirtiyor. Ayrıca sınavdaki puanlama sisteminin de sadeleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Zorunlu gece ve otoban sürüşleri azaltılabilir</strong></p>

<p>Mevcut sistemde sürücü adayları için belirli sayıda gece, otoban ve şehir dışı sürüşü zorunlu tutuluyor. Reformla birlikte bu sabit sayı uygulamasının kaldırılması planlanıyor.</p>

<p>Yeni sistemde sürüş eğitmenleri, adayın performansına göre hangi özel sürüşlerin gerekli olduğuna karar verebilecek.</p>

<p>Hükümet, bu değişikliğin gereksiz ek derslerin önüne geçerek maliyetleri azaltabileceğini savunurken, sürücü eğitmenleri trafik güvenliği konusunda endişeli olduklarını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Simülatör dönemi başlıyor</strong></p>

<p>Reform paketinde sürüş simülatörlerinin (sanal sürüş eğitimi sağlayan simülatör cihazların) kullanımına da izin verilmesi yer alıyor. Böylece adayların bazı temel sürüş becerilerini gerçek trafiğe çıkmadan önce dijital ortamda öğrenmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Simülatörlerle özellikle vites geçişleri, görüş kontrolü ve standart trafik senaryolarının çalışılabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Ancak sürücü kursları, simülatör sistemlerinin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çekiyor. Bazı cihazların fiyatının 45 bin euroya kadar çıkabildiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Ailelerle deneme sürüşleri yapılabilecek</strong></p>

<p>Reformun dikkat çeken maddelerinden biri de “refakatli sürüş” modeli oldu. Avusturya’daki uygulamaya benzer şekilde, belirli şartları yerine getiren sürücü adaylarının ebeveynleri veya güvendikleri yetişkinlerle pratik yapabilmesi planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu uygulamanın pilot proje olarak başlatılması öngörülüyor. Sisteme dahil olabilmek için adayın teorik sınavı geçmiş ve belirli sayıda sürüş dersini tamamlamış olması gerekecek.</p>

<p><strong>Sınav süreleri kısalacak</strong></p>

<p>Pratik sürüş sınavlarının süresinin de azaltılması planlanıyor. Mevcut sistemde yaklaşık 55 dakika süren sınavların Avrupa Birliği standartlarına yaklaştırılarak toplam 40 dakikaya düşürülmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yetkililer, bunun sınav randevu sürelerini kısaltabileceğini ve başarısızlık oranlarını azaltabileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Fiyatlar ve başarı oranları açıklanacak</strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında sürücü kurslarının fiyatları ve başarı oranlarının internet üzerinden yayımlanması da planlanıyor.</p>

<p>Böylece adaylar ve aileler farklı kursların ücretlerini ve sınav başarı oranlarını karşılaştırabilecek.</p>

<p><strong>Sürücü kurslarından güvenlik uyarısı</strong></p>

<p>Sürücü kursu eğitmenleri ve sektör temsilcileri ise reformun bazı yönlerine eleştirel yaklaşıyor. Özellikle zorunlu sürüş derslerinin azaltılması ve refakatli sürüş modelinin trafik güvenliğini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Eğitmenler ayrıca yüksek maliyetlerin yalnızca kurslardan kaynaklanmadığını, devletin uyguladığı kurallar, bürokratik yükler ve artan işletme giderlerinin de fiyatları yükselttiğini savunuyor.</p>

<p>Reform paketinin Federal Meclis ve Eyaletler Meclisi süreçlerinin ardından 2027 yılı başında yürürlüğe girmesi bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-teori-egitimi-online-yapilabilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/ehliyet-3.png" type="image/jpeg" length="66375"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Putin Pekin’de: Rusya’dan Çin’e “Güvenilir enerji tedariki” mesajı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/putin-pekinde-rusyadan-cine-guvenilir-enerji-tedariki-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/putin-pekinde-rusyadan-cine-guvenilir-enerji-tedariki-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyaretinden günler sonra Çin’e resmi ziyaret gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından Pekin’de askeri törenle karşılanan Putin’in ziyareti, küresel jeopolitik dengelerde yaşanan değişimlerin ve Orta Doğu’daki gerilimlerin gölgesinde gerçekleşti.</strong></p>

<p>Halkın Büyük Salonu önünde düzenlenen törende kırmızı halı serilirken, Çin devlet medyasında yayımlanan görüntülerde Rusya ve Çin bayrakları taşıyan çocuklar da yer aldı.</p>

<p>İki liderin görüşmelerinde enerji iş birliği, stratejik ortaklık, Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve küresel ekonomik dengeler öne çıktı. Ziyaret kapsamında yaklaşık 40 iş birliği anlaşmasının imzalanması bekleniyor.</p>

<p><strong>Putin’den Çin’e enerji güvencesi</strong></p>

<p>Görüşmenin açılışında konuşan Putin, Rusya’nın kriz dönemlerinde de güvenilir enerji tedarikçisi olmaya devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Putin, “Orta Doğu’daki kriz ortamına rağmen Rusya güvenilir bir hammadde tedarikçisi olmayı sürdürüyor. Çin de bu kaynakların sorumlu bir alıcısı olarak hareket ediyor” dedi.</p>

<p>Rus lider, enerji alanındaki iş birliğini Rusya-Çin ilişkilerinin “lokomotifi” olarak tanımladı. Sanayi, tarım, ulaştırma ve yüksek teknoloji alanlarının da ekonomik ortaklıkta öncelikli başlıklar arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Moskova yönetiminin verilerine göre Rusya, Çin’in en büyük enerji tedarikçilerinden biri konumunda bulunuyor. 2025 yılında Çin’e 101 milyon ton petrol ile boru hatları ve sıvılaştırılmış doğal gaz yoluyla 49 milyar metreküp doğal gaz sevk edildiği açıklandı.</p>

<p><strong>“Sibirya’nın Gücü 2” hattı gündemde</strong></p>

<p>Görüşmelerde uzun süredir müzakere edilen “Sibirya’nın Gücü 2” doğal gaz boru hattı projesinin de ele alındığı bildirildi. Rus gazını Moğolistan üzerinden Çin’e ulaştırması planlanan proje, Avrupa pazarındaki kayıpların ardından Moskova açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<p>Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Pekin’de yaptığı açıklamada proje konusunda ilerleme beklendiğini söyledi. Gazprom Başkanı Aleksey Miller’in de Rus heyetinde yer aldığı belirtildi.</p>

<p><strong>Xi: “Dünya savaş ve barış arasında kritik eşikte”</strong></p>

<p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ise görüşmede, Çin ve Rusya’nın kapsamlı stratejik iş birliğini derinleştirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Şi, Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki gelişmelerin “savaş ile barış arasında kritik bir kavşakta” bulunduğunu belirterek çatışmaların durdurulması ve diplomatik müzakerelerin sürdürülmesi çağrısı yaptı.</p>

<p>Çin lideri ayrıca uluslararası sistemin “güçlünün hukukuna” dönüş riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Rusya-Çin anlaşması uzatıldı</strong></p>

<p>Putin ve Şi, iki ülke arasında 25 yıl önce imzalanan “İyi Komşuluk, Dostluk ve İş Birliği Anlaşması”nın uzatılması konusunda da mutabakata vardı.</p>

<p>Şi, anlaşmanın iki ülke arasında uzun vadeli dostluk ve kapsamlı stratejik iş birliğinin temelini oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Putin de ziyaret öncesinde yayımladığı mesajında, Rusya-Çin ilişkilerinin “eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığını” belirterek, “Kimseye karşı ittifak kurmuyoruz, barış ve ortak refah için çalışıyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Trump ziyaretinin ardından dikkat çeken temas</strong></p>

<p>Putin’in Pekin ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta gerçekleştirdiği Çin ziyaretinin hemen ardından gelmesi nedeniyle uluslararası kamuoyunda yakından izleniyor.</p>

<p>Trump’ın ziyaretinde taraflar “yapıcı stratejik istikrar ilişkisi” vurgusu yaparken, Çin’in kısa süre sonra Putin’i ağırlaması Pekin’in hem Washington hem de Moskova ile ilişkilerini dengeli biçimde sürdürme mesajı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Çinli ve Rus yetkililer, iki ülke arasındaki ilişkileri “yeni dönemde kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığı” olarak tanımlıyor. Pekin ve Moskova, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda da yakın iş birliğini sürdürüyor.</p>

<p><strong>Çin-Rusya ilişkileri derinleşiyor</strong></p>

<p>Batı yaptırımları nedeniyle ekonomik ve diplomatik olarak Çin’e daha fazla yaklaşan Rusya’nın, enerji ihracatında Çin pazarına bağımlılığı son yıllarda arttı.</p>

<p>İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023 ve 2024 yıllarında 240 milyar doların üzerine çıktı. Rusya’nın ihraç ettiği petrol ve doğal gazın yaklaşık yarısının Çin tarafından satın alındığı belirtiliyor.</p>

<p>İran’daki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışında yaşanan risklerin de Çin açısından Rus enerji kaynaklarının önemini artırdığı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/putin-pekinde-rusyadan-cine-guvenilir-enerji-tedariki-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/putin-ve-si.jpeg" type="image/jpeg" length="45024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump–Xi zirvesi: Yeni uyum arayışı mı, Çin’in sessiz zaferi mi?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/trump-xi-zirvesi-yeni-uyum-arayisi-mi-cinin-sessiz-zaferi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/trump-xi-zirvesi-yeni-uyum-arayisi-mi-cinin-sessiz-zaferi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Pekin’de gerçekleştirdiği zirve, karşılıklı övgüler ve dostane mesajlarla sona erdi. Ancak görüşmelerin ardından ortaya çıkan tablo, Washington ile Pekin arasındaki güç dengesinde Çin lehine belirgin bir değişime işaret ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trump, Çin ziyaretini “inanılmaz” ve “fantastik” olarak nitelendirirken, Çin tarafı görüşmeleri “istikrarlı ikili ilişkiler için yeni bir vizyon” olarak sundu. Buna rağmen somut sonuçların sınırlı kalması ve ABD’nin özellikle jeopolitik konularda Pekin’e daha fazla ihtiyaç duyan taraf görüntüsü vermesi dikkat çekti.</strong></p>

<p><strong>Görkemli karşılama, sıcak mesajlar</strong></p>

<p>Trump, Pekin’de büyük törenlerle karşılandı. Halk Büyük Salonu’nda düzenlenen devlet yemeğinde Çin Halk Kurtuluş Ordusu bandosu, Trump’ın sevdiği şarkılardan biri olan “YMCA”yi çaldı. Masalarda altın kaplama çatal-bıçak takımları kullanılırken, menüde Pekin ördeği ve ıstakoz çorbası gibi özel yemekler yer aldı.</p>

<p>Şi Cinping, görüşmede yaptığı konuşmada, “Çin ulusunun yeniden dirilişi ile ‘Amerika’yı yeniden büyük yapma’ hedefi el ele ilerleyebilir” dedi.</p>

<p>Bu ifade, iki lider arasındaki ilişkinin temel karakterini de ortaya koydu. Her iki lider de milliyetçi ve kendi çıkarlarını önceleyen bir dış politika izliyor. Ancak uzmanlara göre Şi uzun vadeli stratejik hedeflerle hareket ederken, Trump daha çok kısa vadeli anlaşmalar üzerinden siyaset yürütüyor.</p>

<p><strong>Çin’in uzun vadeli hedefi: Küresel liderlik</strong></p>

<p>Şi Cinping’in temel hedefinin Çin’i 2049 yılına kadar dünyanın baskın süper gücü haline getirmek olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu çerçevede zirvenin en önemli başlıklarını ticaret ve jeopolitik gelişmeler oluşturdu. Tarafların ticaret savaşını daha fazla tırmandırmak istemediği belirtilirken, ekonomik karşılıklı bağımlılık nedeniyle kontrollü bir rekabet modeline yönelindiği yorumları yapıldı.</p>

<p>Rhodium Group’tan Noah Barkin’e göre Washington artık Çin’in devlet destekli ekonomik modelini değiştirmesini talep etmiyor.</p>

<p>Barkin, <strong>“ABD artık daha sınırlı hedeflere sahip kontrollü ticaret yaklaşımına yöneliyor. Bu aynı zamanda Washington’un zayıflığını da ortaya koyuyor” </strong>değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Trump’tan övgüler, sınırlı kazanımlar</strong></p>

<p>Trump görüşmeler boyunca Şi’ye sık sık övgüler yöneltti. Ancak buna karşın elde edilen somut ekonomik kazanımların sınırlı olduğu yorumları yapılıyor.</p>

<p>ABD tarafına göre Çin, 12 milyon ton Amerikan soya fasulyesi satın almayı kabul etti. Ayrıca Trump, Çin’in Boeing’den 200 uçak sipariş edeceğini, bu sayının ileride 750’ye kadar çıkabileceğini söyledi.</p>

<p>Pekin’in ayrıca Amerikan petrolüyle de ilgilendiği ifade edildi.</p>

<p>Buna rağmen Çin tarafı anlaşmalar konusunda ayrıntılı açıklama yapmadı.</p>

<p>Uzmanlar, Trump’ın bu sonuçları özellikle iç politikada ekonomik başarı mesajı vermek için kullandığını belirtiyor. ABD’de yüksek enflasyon ve ekonomik sıkıntıların sürdüğü bir dönemde Trump’ın Pekin’den “başarı hikâyesi” ile dönmeye ihtiyaç duyduğu değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Çin geri adım atmadı</strong></p>

<p>Zirvenin önemli başlıklarından biri de teknoloji ve yapay zekâ alanındaki rekabet oldu.</p>

<p>Trump, Çinli şirketlerin Nvidia’dan yapay zekâ çipleri satın alacağını açıkladı. Ancak bunların yalnızca düşük seviyeli modeller olduğu belirtildi.</p>

<p>Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın Çin’e gelişmiş yapay zekâ işlemcileri satabilmek için baskı yaptığı ancak Pekin’in kendi teknolojisini geliştirmekte ısrar ettiği aktarıldı.</p>

<p>Trump, Çin’in “kendi çiplerini geliştirmek istediğini” kabul etti.</p>

<p>Bu durum, ABD’nin Çin’in teknolojik ilerlemesini durdurma stratejisinin beklenen sonucu vermediği şeklinde yorumlandı.</p>

<p><strong>İran ve Tayvan dosyaları masadaydı</strong></p>

<p>Trump, görüşmeler sonrası yaptığı açıklamada İran savaşının sona ermesi gerektiğini belirterek, “Ortada biraz çılgınca bir durum var. Böyle devam etmemeli” dedi.</p>

<p>ABD Başkanı ayrıca Çin ile İran’ın nükleer silah sahibi olmaması konusunda hemfikir olduklarını söyledi.</p>

<p>Ancak uzmanlara göre Washington’un asıl hedefi, Çin’in İran üzerinde baskı kurarak Tahran’ı ABD’nin istediği çizgiye çekmesini sağlamaktı. Bu konuda somut bir sonuç elde edilmediği ifade ediliyor.</p>

<p>Buna karşılık Çin, kendisini uluslararası kamuoyuna “barış arabulucusu” olarak sunma fırsatı yakaladı.</p>

<p>Spear Institute’tan güvenlik uzmanı May-Britt Stumbaum’a göre Çin dışarıya uzlaştırıcı bir güç görüntüsü verirken, perde arkasında İran ile stratejik ilişkilerini sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, Pekin’in Rusya, İran ve Kuzey Kore ile iş birliğini artırarak Batı’ya bağımlılığı azaltmayı hedeflediğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Şi’den Tayvan uyarısı</strong></p>

<p>Görüşmelerde Tayvan konusu da gündeme geldi.</p>

<p>Şi Cinping’in Trump’a Tayvan meselesinin iki ülke ilişkilerindeki en önemli konu olduğunu söylediği ve yanlış yönetilmesi halinde ilişkilerin zarar göreceği uyarısında bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Bu açıklama, ABD Kongresi’nin kabul ettiği 11 milyar dolarlık Tayvan silah paketine yönelik dolaylı bir mesaj olarak değerlendirildi.</p>

<p>Trump ise Pekin’de bu konuda açık bir açıklama yapmadı.</p>

<p>Dönüş yolunda gazetecilere konuşan Trump, Tayvan konusunda kararını yakında vereceğini söyledi ancak ayrıntı paylaşmadı.</p>

<p>ABD Başkanı ayrıca Şi’nin kendisine doğrudan <strong>“Çin Tayvan’a saldırırsa ABD adayı savunacak mı?”</strong> sorusunu yönelttiğini açıkladı.</p>

<p>Trump bu soruya verdiği yanıtı açıklamadı ve “Bu cevabı bilen tek kişi benim” demekle yetindi.</p>

<p><strong>“Sessiz zafer” değerlendirmesi</strong></p>

<p>Analistlere göre zirvenin en dikkat çekici sonucu, Çin’in ABD’ye karşı elde ettiği diplomatik üstünlük oldu.</p>

<p>Pekin yönetimi, Washington’un artık Çin’e daha temkinli ve uzlaşmacı yaklaşmak zorunda kaldığını tüm dünyaya göstermeyi başardı.</p>

<p>Uzmanlar, birkaç yıl öncesine kadar ABD’nin Çin karşısında bu kadar “yumuşak” bir görüntü vermesinin düşünülemez olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Çin’in özellikle nadir toprak elementleri, teknoloji üretimi ve İran dosyası üzerinden elindeki stratejik kozları başarıyla kullandığı ifade ediliyor.</p>

<p>Buna karşın Pekin’in de ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Gayrimenkul sektöründeki kriz, genç işsizliği ve düşük iç tüketim Çin ekonomisini baskı altında tutuyor.</p>

<p>Bu nedenle Şi yönetiminin ABD ile gerilimi tamamen koparmak yerine zamana yayılmış kontrollü rekabet stratejisi izlediği değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Avrupa için baskı sürecek</strong></p>

<p>Uzmanlara göre Trump ile Şi’nin bu kez dostane görüntü vermesi, iki ülke arasındaki temel rekabetin sona erdiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Washington’un Çin’i orta vadede yine en büyük stratejik rakip olarak görmeye devam edeceği belirtiliyor.</p>

<p>Pekin’in ise küresel etkisini daha da artırma hedefinden vazgeçmeyeceği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu durumun özellikle Almanya ve Avrupa Birliği üzerindeki baskıyı sürdüreceği değerlendiriliyor.</p>

<p>AB ülkelerinin hem ABD hem Çin ile iş birliğini sürdürmeye çalışırken, aynı zamanda her iki tarafa olan bağımlılığı azaltma stratejisini devam ettirmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda Avrupa’nın Hindistan ve Güney Amerika ortak pazarı Mercosur ile yeni ticaret anlaşmalarına yönelmesinin önem kazandığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/trump-xi-zirvesi-yeni-uyum-arayisi-mi-cinin-sessiz-zaferi-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/trump-ve-xi.JPG" type="image/jpeg" length="81907"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD ambargosu sonrası Küba’da protesto dalgası]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abd-ambargosu-sonrasi-kubada-protesto-dalgasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abd-ambargosu-sonrasi-kubada-protesto-dalgasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küba’nın başkenti Havana’da, uzun süren elektrik kesintileri ve derinleşen yakıt krizi nedeniyle yüzlerce kişi sokaklara çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD’nin uyguladığı yakıt ambargosunun ardından ülkenin enerji sisteminin “kritik noktaya” geldiği belirtilirken, protestocular “Işıkları açın” sloganları attı.</strong></p>

<p>Çarşamba akşamı Havana’nın birçok mahallesinde düzenlenen protestolarda vatandaşlar yolları kapattı, tencere ve tavalara vurarak elektrik kesintilerini protesto etti.</p>

<p>Reuters’a göre gösteriler, ülkedeki enerji krizinin başlamasından bu yana başkentte tek gecede görülen en büyük protestolar arasında yer aldı.</p>

<p>Özellikle Havana’nın dış mahallelerinde toplanan kalabalıklar, yakılan çöp yığınlarıyla yolları kapatırken “Halk birleşirse yenilmez” sloganları attı.</p>

<p>Reuters muhabirleri kent genelinde çok sayıda barışçıl protesto gözlemlerken, bazı bölgelerde elektriğin yeniden verilmesinin ardından kalabalıkların dağıldığı bildirildi.</p>

<p><strong>40 saatten uzun süre elektriksiz kaldılar</strong></p>

<p>Gösteriler sırasında yoğun polis varlığı dikkat çekti. Ancak güvenlik güçlerinin büyük ölçüde müdahalede bulunmadığı aktarıldı.</p>

<p>Havana’nın Playa semtinde yaşayan devlet çalışanı Rodolfo Alonso, mahallesinin 40 saatten uzun süre elektriksiz kaldığını söyledi.</p>

<p>Alonso, <strong>“Mahallemde çok sayıda yaşlı ve yatağa bağımlı insan var. Yiyeceklerimiz bozuluyor. Sadece birkaç saat elektrik istiyoruz. Bu siyasi bir mesele değil, yaşam meselesi”</strong> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Marianao semtinde protestolara katılan 38 yaşındaki Irailda Bravo ise günlerdir sıcak nedeniyle evinde uyuyamadığını belirterek, “Ülkedeki durumun kaotik olduğunu biliyoruz. Ama çocuklarımız var, çalışmak zorundayız. Dinlenemiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Hiç yakıtımız ve dizelimiz yok. Rezervimiz kalmadı”</strong></p>

<p>Küba Enerji ve Madenler Bakanı Vicente de la O, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada ülkenin dizel ve fuel oil stoklarının tamamen tükendiğini duyurdu.</p>

<p>Bakan, elektrik şebekesinin “kritik durumda” olduğunu belirterek, “Hiç yakıtımız ve dizelimiz yok. Rezervimiz kalmadı” dedi.</p>

<p>Açıklamaya göre Havana’nın bazı bölgelerinde günlük elektrik kesintileri 20 ila 22 saate kadar ulaştı. Ülkede gıda, ilaç ve yakıt sıkıntısının da giderek ağırlaştığı ifade edildi.</p>

<p>Yaklaşık 10 milyon nüfuslu Karayip ülkesi son aylarda tarihinin en ağır ekonomik ve enerji krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p><strong>ABD’nin yakıt ambargosu krizi derinleştirdi</strong></p>

<p>Küba yönetimi, enerji krizinin ağırlaşmasında ABD yaptırımlarının belirleyici rol oynadığını savunuyor.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ocak ayında Küba’ya yakıt sağlayan ülkelere yaptırım ve ek gümrük tarifesi tehdidinde bulunmuştu. Bu kararın ardından Küba’nın başlıca petrol tedarikçileri arasında yer alan Meksika ve Venezuela’nın sevkiyatları durdurduğu belirtildi.</p>

<p>Küba Enerji Bakanlığı, ülkenin yakıt ithalatı için görüşmelerini sürdürdüğünü açıkladı. Ancak İran savaşı nedeniyle yükselen petrol fiyatları ve taşımacılık maliyetlerinin süreci daha da zorlaştırdığı ifade edildi.</p>

<p>Bakanlık, Aralık ayından bu yana yalnızca Rus bandıralı “Anatoly Kolodkin” adlı büyük petrol tankerinin Küba’ya ham petrol ulaştırdığını ve bunun nisan ayında geçici rahatlama sağladığını bildirdi.</p>

<p><strong>BM: ABD’nin Küba’ya yönelik yakıt ambargosunu “hukuka aykırı”</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler uzmanları ise geçen hafta yaptıkları açıklamada ABD’nin Küba’ya yönelik yakıt ambargosunu “hukuka aykırı” olarak değerlendirdi.</p>

<p>BM uzmanları, yaptırımların Küba halkının kalkınma hakkını engellediğini ve gıda, sağlık, eğitim ile temiz suya erişim üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abd-ambargosu-sonrasi-kubada-protesto-dalgasi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/kuba-5.JPG" type="image/jpeg" length="29828"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da hükümete çağrı: Entegrasyon kurslarındaki durdurma kararı geri çekilsin]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumete-cagri-entegrasyon-kurslarindaki-durdurma-karari-geri-cekilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumete-cagri-entegrasyon-kurslarindaki-durdurma-karari-geri-cekilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da Federal Konsey (Bundesrat), Bremen ve bazı eyaletlerin girişimiyle federal hükümete entegrasyon kurslarına yönelik kabul durdurma kararını geri çekme çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>8 Mayıs 2026 tarihinde kabul edilen kararda, entegrasyon politikalarının sürdürülebilir şekilde finanse edilmesi ve daha güvenilir yapıların oluşturulması talep edildi.</strong></p>

<p>Bremen Eyalet Senatosu tarafından yapılan açıklamada, Almanca bilgisinin toplumsal yaşama ve iş hayatına katılımın anahtarı olduğu vurgulanarak, Federal İçişleri Bakanlığının entegrasyon kurslarında yaptığı kesintilerin çok sayıda göçmeni doğrudan etkilediği belirtildi. Açıklamada, birçok kişinin yaklaşık 3 bin avroluk kurs ücretini artık kendi imkânlarıyla karşılamak zorunda kalabileceğine dikkat çekildi.</p>

<p><strong>“Almanca topluma katılımın anahtarı”</strong></p>

<p>Bremen Belediye Başkanı Andreas Bovenschulte yaptığı açıklamada, başarılı entegrasyon için güvenilirlik, istikrarlı yapılar ve kurumlar arası iş birliğinin gerekli olduğunu belirtti.</p>

<p>Bovenschulte, <strong>“Almanca bilgisi toplumsal yaşama ve iş hayatına katılımın anahtarıdır. Bremen’in sunduğu önergenin Bundesrat tarafından kabul edilmesinden memnuniyet duyuyorum” </strong>dedi.</p>

<p><strong>“İnsanların dil öğrenme yolları kapatılmamalı”</strong></p>

<p>Bremen Çalışma, Sosyal İşler, Gençlik ve Entegrasyon Senatörü Claudia Schilling ise alınan kararın entegrasyon politikaları açısından yanlış bir mesaj verdiğini savundu.</p>

<p>Schilling, “Entegrasyon isteniyorsa insanların dil öğrenme yolları kapatılmamalı” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Federal İçişleri Bakanlığı tarafından uygulanan kabul durdurma kararının insanlara fırsat sunmak yerine önlerine engeller koyduğunu söyleyen Schilling, Almanya’nın gelecekte ekonomik ve sosyal açıdan güçlü kalabilmesi için her yıl yaklaşık 400 bin göçmene ihtiyaç duyduğunu belirterek entegrasyon kurslarının bu süreçte hayati rol oynadığını vurguladı.</p>

<p><strong>Yaklaşık 130 bin kişi etkileniyor</strong></p>

<p>Uygulamadan ülke genelinde yaklaşık 130 bin kişinin etkilenmesinin beklendiği bildirildi. Etkilenenler arasında Ukrayna’dan gelen savaş mağdurları, sığınmacılar, geçici oturum hakkına sahip kişiler ve Avrupa Birliği vatandaşları da bulunuyor.</p>

<p>Schilling, konunun yalnızca mali değil siyasi bir mesele olduğuna dikkat çekerek, “Burada yaşamak, çalışmak ve toplumun bir parçası olmak isteyen insanlara nasıl bir mesaj verdiğimiz önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Kurs merkezleri de zor durumda</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kesintilerin yalnızca kursiyerleri değil, entegrasyon kurslarını düzenleyen kurumları da zor durumda bıraktığı ifade edildi. Birçok kurs merkezinin programlarını azaltmak, bazı kursları iptal etmek ve personel sayısını düşürmek zorunda kalabileceği belirtildi.</p>

<p>Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin (BAMF), 9 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı genelgede, Oturum Yasası’nın 44. maddesi kapsamındaki entegrasyon kurslarına yeni katılım izinlerinin “bir sonraki duyuruya kadar” durdurulduğu bildirilmişti. Gerekçe olarak ise son yıllarda yaşanan mali zorluklar gösterilmişti.</p>

<p><strong>Bremen’den ek dil kursları desteği</strong></p>

<p>Bremen Eyalet Senatosu’nun 2014 yılından bu yana federal kurslara erişemeyen kişiler için ek belediye dil kursları sunduğu belirtildi. Yıllık 445 bin avroluk bütçeye sahip program kapsamında, oturum statüsü veya geldikleri ülkeye bakılmaksızın çok sayıda kişiye Almanca eğitimi veriliyor.</p>

<p>2025 yılında yaklaşık 36 belediye dil kursunun düzenlendiği, bunlar arasında B1 seviyesindeki kursların yanı sıra kadınlar, gençler ve engellilere yönelik özel programların da yer aldığı kaydedildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumete-cagri-entegrasyon-kurslarindaki-durdurma-karari-geri-cekilsin</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/bamf.jpg" type="image/jpeg" length="67829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs alarmı: Gemide 23 ülkeden yolcu ve mürettebat bulunuyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hantavirus-alarmi-gemide-23-ulkeden-yolcu-ve-murettebat-bulunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hantavirus-alarmi-gemide-23-ulkeden-yolcu-ve-murettebat-bulunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hantavirüs vakalarının tespit edildiği Hollanda bandıralı “MV Hondius” adlı yolcu gemisi, İspanya’nın Kanarya Adaları’ndaki Tenerife kentinde bulunan Granadilla de Abona Limanı’na ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gemideki yolcuların tahliye ve ülkelerine dönüş süreci başlatılırken, Fransa’ya gönderilen yolculardan birinde hastalık belirtileri görüldüğü açıklandı. Almanya’da ise Berlin Charité Hastanesi’nin bir yolcu için karantina hazırlığı yaptığı bildirildi.</strong></p>

<p>Yerel saatle 06.00 sıralarında limana ulaşan gemideki yolcular, Liman Müdürlüğüne ait teknelerle gruplar halinde karaya çıkarılmaya başlandı. İlk etapta 15 kişinin tahliye edildiği ve bu kişilerin Tenerife’den İspanya devletine ait bir uçakla Madrid’e götürülerek Gomez Ulla Askeri Hastanesi’nde karantinaya alınacağı açıklandı.</p>

<p>İspanya Sağlık Bakanlığı, daha sonra gemide bulunan Fransız ve Kanadalı yolcuların da özel uçuşlarla ülkelerine gönderildiğini duyurdu. Hollandalı, Türk, İngiliz, İrlandalı ve ABD’li yolcuların da gün içerisinde Tenerife Havalimanı’ndan ayrılmasının planlandığı belirtildi.</p>

<p><strong>Fransa’ya gönderilen yolcuda semptom görüldü</strong></p>

<p>Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, sosyal medya platformu X üzerinden (eski adı Twitter) yaptığı açıklamada, Paris yakınlarındaki Le Bourget Havalimanı’na ulaşan beş Fransız yolcudan birinde uçuş sırasında hantavirüs semptomlarının ortaya çıktığını bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, beş yolcunun tamamının inişin ardından sıkı karantina altına alındığı ve Paris’te bir hastanede detaylı sağlık kontrollerinden geçirileceği belirtildi.</p>

<p>İspanya Sağlık Bakanı Mónica García ise yolcuların gemiden ayrılmadan önce yeniden kontrolden geçirildiğini ve tamamının semptomsuz olarak değerlendirildiğini açıklamıştı.</p>

<p><strong>Berlin Charité’de karantina hazırlığı</strong></p>

<p>Almanya’da da sağlık kurumları olası vakalara karşı hazırlıklarını sürdürüyor. Berlin Senatosu Sağlık İdaresi Sözcüsü, Alman Haber Ajansı’na (dpa) yaptığı açıklamada, Alman yolculardan birinin Berlin Charité Hastanesi’ne sevk edilmesinin planlandığını bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, “Bu vaka için Charité’nin enfeksiyon hastalıkları bölümüne kabul ve ilgili sağlık dairesi tarafından karantina uygulanması öngörülüyor” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu kişinin şu ana kadar herhangi bir semptom göstermediği ve Berlin-Brandenburg bölgesinden olduğu belirtildi. Brandenburg Sağlık Bakanlığı ise eyaletten başka bir kişinin etkilenmediğini açıkladı.</p>

<p>Alman makamları, Alman yolcuların önce Hollanda’ya götürüleceğini, ardından kendi eyaletlerinde karantinaya alınacağını duyurdu.</p>

<p><strong>Gemide 23 ülkeden yolcu ve mürettebat bulunuyor</strong></p>

<p>“MV Hondius” gemisinde toplam 147 kişinin bulunduğu açıklandı. Yolcu ve mürettebat arasında Filipinler, İngiltere, ABD, İspanya, Hollanda, Almanya, Fransa, Ukrayna, Kanada, Avustralya ve Türkiye dahil 23 ülkeden kişiler yer alıyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre gemide şimdiye kadar, insandan insana bulaşabilen And Dağları varyantı hantavirüse bağlı üç doğrulanmış enfeksiyon ve iki şüpheli vaka tespit edildi. Son haftalarda aralarında bir Alman vatandaşının da bulunduğu üç yolcu yaşamını yitirdi.</p>

<p><strong>Hantavirüs nasıl bulaşıyor?</strong></p>

<p>Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor. Virüs; kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar veya salyalarının karıştığı havanın solunmasıyla, bazen de ısırık ve tırmalama yoluyla insanlara geçebiliyor.</p>

<p>Hastalık genellikle ateş, kas ağrısı ve yorgunluk belirtileriyle başlıyor. Ağır vakalarda ise solunum yetmezliği, iç kanama ve böbrek yetmezliği görülebiliyor.</p>

<p>İspanyol yetkililer, yolcuların transfer sürecinde sivil halkla hiçbir temas kurulmaması için geniş güvenlik ve sağlık önlemleri alındığını, tüm görevlilerin FFP2 tipi maske kullandığını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hantavirus-alarmi-gemide-23-ulkeden-yolcu-ve-murettebat-bulunuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/gemi2.png" type="image/jpeg" length="80675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CIA raporu: İran füze kapasitesinin büyük bölümünü korudu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cia-raporu-iran-fuze-kapasitesinin-buyuk-bolumunu-korudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cia-raporu-iran-fuze-kapasitesinin-buyuk-bolumunu-korudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD basınında yer alan haberlere göre CIA, Trump yönetimine sunduğu analizde İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına rağmen füze kapasitesinin büyük bölümünü koruduğunu ve olası bir deniz ablukasına üç ila dört ay dayanabilecek durumda olduğunu bildirdi. Değerlendirme, Washington yönetiminin kamuoyuna yaptığı açıklamalarla çelişti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>The Washington Post’un CIA analizine dayandırdığı haberine göre, İran savaş öncesi füze stokunun yaklaşık yüzde 70’ini, mobil füze rampalarının ise yüzde 75’ini muhafaza etti. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda ayrıca Tahran yönetiminin yer altı füze depolarının önemli bölümünü yeniden faaliyete geçirdiği, hasarlı sistemleri onardığı ve yeni füze üretimine başladığı belirtildi.</p>

<p><strong>Trump: “Füzelerin çoğu imha edildi”</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise Oval Ofis’te yaptığı açıklamada İran’ın füze kapasitesinin büyük ölçüde yok edildiğini savundu.</p>

<p>Trump, “Füzelerinin çoğu imha edildi. Muhtemelen yüzde 18-19’u kaldı, ancak eskisine kıyasla çok az” dedi.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İran’ın füze ve İHA kapasitesinin “önemli ölçüde zayıflatıldığını” öne sürdü. Rubio, İran’ın nükleer programını korumak amacıyla binlerce füze ve insansız hava aracıyla bir “koruma kalkanı” oluşturduğunu savunarak, “Artık o konvansiyonel kalkanları yok” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ancak CIA raporunda yer alan değerlendirmeler, Washington’un İran’ın askeri kapasitesini ciddi biçimde zayıflatma hedefinin tam anlamıyla gerçekleşmediği yorumlarına neden oldu.</p>

<p><strong>“İran’ın siyasi iradesi hafife alınmış olabilir”</strong></p>

<p>ABD basınına konuşan bir yetkili, İran’ın savaş öncesi füze kapasitesinin önemli bölümünü koruduğunu ve yer altı depolama tesislerini yeniden açabildiğini söyledi.</p>

<p>Bir başka ABD’li yetkili ise İran yönetiminin direncine dikkat çekerek, “Radikal, kararlı ve ABD’nin siyasi iradesinden daha uzun süre dayanabileceklerine inanıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>CIA analizinde ayrıca, abluka koşullarında dahi İran ekonomisinin en az üç ila dört ay dayanabileceği ifade edildi.</p>

<p><strong>Washington strateji değiştiriyor</strong></p>

<p>Haberlere göre, ABD yönetimi 7 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan ateşkes sonrasında doğrudan bombardıman yerine ekonomik baskıya ağırlık verme eğilimine girdi.</p>

<p>Trump yönetiminin, İran’ı müzakere masasında taviz vermeye zorlamak için limanlara yönelik ekonomik baskı ve abluka stratejisinin hava saldırılarından daha etkili olacağını düşündüğü belirtildi.</p>

<p>Pakistan’ın arabuluculuğunda sürdürülen görüşmelerde tarafların anlaşmaya “yakın olduğu” yönünde açıklamalar yapılırken, Washington yönetimi İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>İran: “Füze kapasitemiz yüzde 120 seviyesinde”</strong></p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ABD basınında yer alan değerlendirmelere yanıt verdi.</p>

<p>Arakçi, “CIA yanılıyor. Füze stoklarımız ve fırlatma kapasitemiz 28 Şubat’taki seviyenin yüzde 75’inde değil; doğru rakam yüzde 120’dir” dedi.</p>

<p>İranlı bakan ayrıca, “Halkımızı savunmaya hazır oluşumuz ise yüzde 1000” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Petrol ihracatı ve abluka tartışması</strong></p>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın ana petrol terminali olan Hark Adası’ndaki depolama kapasitesinin dolması halinde Tahran’ın günlük yaklaşık 170 milyon dolar gelir kaybına uğrayacağını öne sürdü.</p>

<p>Buna karşın bazı kaynaklar, İran’ın petrolü tankerlerde depoladığı ve kara yolları üzerinden alternatif satış yöntemleri geliştirmeye çalıştığını belirtti.</p>

<p>İran petrolünün büyük bölümünü deniz yoluyla ihraç etmesine rağmen, ülkenin komşularıyla yürüttüğü kara ticareti nedeniyle Hürmüz Boğazı’na tamamen bağımlı olmadığı ifade ediliyor. İran; Türkiye, Irak, Pakistan, Afganistan, Ermenistan, Azerbaycan ve Türkmenistan ile kara sınırına sahip bulunuyor.</p>

<p>Ayrıca İran’ın temel ihtiyaç maddelerinde yaklaşık yüzde 80 oranında kendi kendine yeterli olduğu değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cia-raporu-iran-fuze-kapasitesinin-buyuk-bolumunu-korudu</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 06:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/iran-10.png" type="image/jpeg" length="18102"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI’nin 2025 raporunun değerlendirmesi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/stockholm-baris-arastirmalari-enstitusu-siprinin-2025-raporunun-degerlendirmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/stockholm-baris-arastirmalari-enstitusu-siprinin-2025-raporunun-degerlendirmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“[…] Birleşmiş Milletler Örgütünün 2025 Eylül’ünde yayınladığı bir rapor silahlanma harcamalarının dünya çapında kişi başına 334 dolara denk geldiğini ve bu eğilimin devam etmesi durumunda silahlanma harcamalarının 2035 yılında 6,6 trilyon dolara ulaşacağını tespit etmektedir."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><font face="Cambria, serif"><font size="4"><strong>Murat Çakır yazdı...</strong></font></font></p>

<p><img alt="" height="203" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/m-cakir.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="200" /></p>

<p><font face="Cambria, serif"><font size="4"><strong>Silahlanma yarışının gösterdikleri</strong></font></font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Nisan ayı sonunda yayımlanan son SIPRI verileri 2024’te rekor seviyeye çıkan silahlanma harcamalarının (2,72 trilyon dolar) 2025’te 2,89 trilyon dolarla yeni bir rekor kırıldığını gösteriyor, ki bu artış Trump yönetiminin Ukrayna’ya yapılan askeri yardımları keserek ABD’nin silahlanma harcamalarının yüzde 7,5 azalmasına rağmen sağlandı. </font></p>

<p><font face="Cambria, serif">SIPRI verileri dünya çapındaki militarist dönüşümün motorunun Avrupalı emperyalist güçler olduğunu kanıtlıyor. Rusya ve Ukrayna da dahil edilirse Avrupa çapındaki silahlanma harcamaları 2025’te 864 milyar dolara ulaşmış durumda. Sadece Avrupalı NATO üyesi devletler 2025’te 559 milyar dolar harcayarak, 2024’e nazaran yüzde 23,1 dolayında bir artışa neden olmuşlar.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Batılı emperyalist güçlerin son dönemlerde aldıkları kararlara bakarak silahlanma harcamalarının önümüzdeki yıllarda hızla artacağını tespit edebiliriz. NATO’nun üye devletleri, yüzde 3,5’i salt askeri harcamalara, yüzde 1,5’i de askeri gerekliliği olan altyapıya olmak üzere GSMH’nın yüzde beşini ayırmaya yükümlü kılması ve Trump yönetiminin ABD’nin “savunma” harcamalarını kısa vadede 1,5 trilyon dolara çıkarma planı bu tespitimizi teyit etmektedir. Kaldı ki 32 NATO üyesi devlet sadece 2025’te toplam 1,6 trilyon doları silahlanma için harcamış durumdadırlar.</font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font face="Cambria, serif">Avrupa’daki aşırı silahlanmanın itici gücü, SIPRI verilerinin gösterdiği gibi, Almanya. Alman devleti silahlanma harcamalarını 114 milyar avroya çıkartarak bir yılda yüzde 24’lük bir artış sağladı. Merz hükümetinin açıklamaları, önümüzdeki yıllarda silahlanma harcamalarının daha da artacağına işaret ediyor. Federal Savunma Bakanlığı şimdiden silahlanma bütçesinin 2029 yılında 150 milyar avro olmasını planladığını açıkladı bile.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif"><strong>Koşar adım felakete</strong></font></p>

<p><font face="Cambria, serif">ABD dünya çapında savaşların ve silahlanma yarışının itici gücü olur ve Avrupa’da bu rolü Almanya üstlenirken, Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya çapında 1 milyara yakın insan aşırı yoksulluk koşulları altında yaşamak zorunda bırakılıyor. Bu insanların günde 3 dolardan az bir para ile geçinmek zorunda kalmaları ve temiz içme suyuna ulaşamamalarının temel nedeni sömürü, vekalet savaşları ve körüklenen bölgesel ihtilaflardır. Ancak yoksulluk ve yoksunluk imtiyazlı coğrafyalara da yayılmaktadır. Avrupa Birliği’nin istatistik kurumu olan EUROSTAT’ın verilerine göre Avrupa Birliği sınırları içinde yoksulluk ve yoksunluk çeken insan sayısı 93,3 milyona ulaşmış durumda. Avrupa çapında 18 yaş altındaki çocuk ve gençlerin yoksulluk oranı Avrupa’da yüzde 21,4 iken, bu oran Almanya’da yüzde 23,5 ile rekor seviyede. Silahlanma harcamalarını finanse etmek için sosyal giderler ve diğer alanlarda yapılması planlanan kısıtlamalar göz önüne alınırsa, bu oranların daha da yükseleceğine kesin gözüyle bakılabilir.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Silahlanma yarışının böylesi olumsuz sonuçları ağırlaşırken, özellikle Almanya, Britanya ve Fransa tüm güçleri ile Ukrayna’daki savaşın devam etmesi ve </font><font face="Cambria, serif"><i>“Rusya’nın dize getirilmesi”</i></font><font face="Cambria, serif"> için bastırmaktalar. Silahlanma yarışının önde gelen kazananlarının uluslararası mali piyasalar ve silah tekelleri olduğu biliniyor. O açıdan Almanya’da Friedrich Merz’in, Britanya’da Keir Starmer’in ve Fransa’da Emanuel Macron’un egemen siyasetin başına getirilmiş olmaları bir tesadüf değildir. Ne de olsa üçü de uluslararası mali piyasalarda faaliyet gösteren tekellerden gelmekteler. Mali sermaye fraksiyonları kontrol altında tuttukları müthiş sermaye ile silahlanma yarışından ve savaşlardan, silah tekellerinin elde ettiklerinden kat be kat fazla kâr elde edebileceklerini biliyorlar.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Avrupa’nın en büyük ve en güçlü konvansiyonel ordusuna sahip olmak isteyen Alman militarizminin rövanşizmi, Almanya’daki çoğunluk toplumunda hala var olan “Untertanengeist” [Kulluk ruhu] anlayışını bir kez daha yeşertmekte. Çoğunluk toplumu esas itibariyle devlet medyasında yayınlanan her şeye sonuna kadar inanıyor ve egemen siyasetin savaş körükleyen saldırgan politikalarına destek çıkıyor. Militarizmin yaşamın her alanını boyunduruk altına almasına, demokratik ve sosyal hakların kısıtlanmasına, sosyal bütçelerin silahlanma bütçelerine aktarılmasına, zorunlu askerlik dayatmasına ve saldırgan dış politikaya karşı ciddi bir toplumsal direniş yok sayılacak derecede zayıf durumda. Artık Almanya’daki militarist dönüşümün çoğunluk toplumunu korku toplumundan, salt kendi çıkarlarını düşünen itaatkar kullar kitlesine dönüştürmüş olduğundan şüphe duymamak gerekiyor. Emperyalizmin nimetlerinden faydalandığını bilen kullar kitlesi yeniden çocuklarını marşlar ve çiçekler eşliğinde ölüme göndermeye hazırlanıyor. Nihayetinde Alman emperyalizmi peşine taktığı diğer Avrupalı emperyalist güçler ve halk kitleleriyle, aynı 1914 ve 1939 öncesinde olduğu gibi, koşar adım felakete doğru ilerliyor.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif"><strong>Ya Asya’nın silahlanması?</strong></font></p>

<p><font face="Cambria, serif">SIPRI verilerine zorlama koşullarından bağımsız baktığımızda, Rusya’da ve Asya ülkelerinde de silahlanma harcamalarının artmakta olduğunu görmekteyiz. Rusya Federasyonu silahlanma harcamalarını yüzde 5,9 ile yaklaşık 190 milyar dolara artırırken, Asya ve Pasifik bölgesinde toplam harcama 681 milyar dolara ulaşmış. SIPRI Çin Halk Cumhuriyeti’nin 336 milyar dolar ile GSMH’nın yüzde 1,7’sini silahlanmaya harcadığını tespit ediyor. Buna karşın 2025’te Hindistan silahlanmaya 92,1 milyar dolar, Japonya 62,2 milyar dolar ve Tayvan 18,2 milyar dolar harcamışlar. Halihazırda Japonya’daki milliyetçi hükümet ülkenin savaşa girmesini yasaklayan anayasa maddesini kaldırmaya çalışıyor, ki ÇHC’ne yönelik savaşta rol alabilsin.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Batılı emperyalist güçler açısından silahlanma harcamalarının en önemli gerekçeleri Rusya ve ÇHC’nin tehdit oluşturduğu iddiası. Putin yönetiminin ABD ve diğer Batılı ülkelerin tarih boyunca yaptıklarının aynısını yaparak savaş açması – ya da savaş açmaya zorlanması – Rusya’nın yeniden “geleneksel düşman” haline gelmesi için yeterli oldu. Rusya Federasyonu’nun teritoryal büyüklüğü, devasa enerji ve hammadde kaynakları oldum olası Batılı emperyalist güçlerin iştahını kabartmıştır. ABD’nin silahlanma harcamalarının ancak beşte birine ve Avrupa’daki NATO üyesi devletlerin harcamalarının ise üçte birine yakın harcama yapan Rusya’ya karşı henüz topyekûn bir savaş açılmadıysa, bunun temel nedeni Rusya’nın caydırıcılığı yüksek nükleer cephanesidir.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">ÇHC’ne gelince: Kanımızca ÇHC’nin yayılmacı bir güç olarak dünyayı tehdit ettiği iddiası kof bir iddiadır. Coğrafya olarak Çin beş bin yıllık tarihi boyunca her zaman merkezde kalmış ve bazı istisnalar dışında komşu ülkeleri aşarak genişlememiştir. Günümüzün ÇHC’nin ise Batı emperyalizmi benzeri yayılmacı bir siyaset izlemediği açıktır.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">ÇHC’nin dış ve dış ticaret politikasına bir örnek vermek gerekirse: 1 Mayıs 2026’tan itibaren Afrika’nın 53 ülkesi ürünlerini ÇHC’ne gümrüksüz ihraç edebiliyorlar. Bu tek taraflı adım – çünkü Afrika ülkeleri ÇHC’nden yapılan ithalata gümrük vergisi uygulayabilmekteler – 2005 yılından bu yana Afrika’nın en yoksul 33 ülkesi için geçerliydi. Uygulamanın 53 ülkeye çıkartılması ÇHC’ne yılda yaklaşık 1,4 milyar dolarlık maliyet getiriyor. ÇHC’nin sıfır gümrük vergisi politikası, kendi ekonomik kalkınmasının başarısının göstergesi olmasıyla birlikte, Afrika’nın ekonomik kalkınmasına sağlanan önemli bir destek olarak da görülmeli. Sıfır gümrük vergisi politikasının Afrika’nın yoksul ve gelişmekte olan ülkelerinin eşitsiz durumunu aşmaya ve gelecekteki ticaret bilançolarını dengelemeye yarayacağı şüphe götürmüyor.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Elbette ÇHC’nin bu adımı kendi çıkarlarına da yaramaktadır. Sonuçta Afrika’dan ÇHC’ne yapılan tarım ürünleri ihracatı artacak ve ÇHC’ndeki gıda güvenliğini güçlendirecektir. Ama Afrika’daki yoksulluğun en çok kırsal bölgelerde görülmesi nedeniyle, ÇHC öncülüğündeki gümrüksüz ticaret Afrika’nın tarıma dayalı bölgelerinde verimlilik artışının itici gücü haline gelecek ve tersinden Afrika’nın gıda güvenliğinin de güçlenmesine neden olacaktır. Batılı emperyalist güçlerin bugüne dek olan Afrika politikalarına bakarak sadece bu örneğin, iddia edildiği gibi ÇHC’nin dünyanın geri kalanı için bir tehdit oluşturmadığını kanıtlamakta olduğunu söyleyebiliriz. Herhangi bir tehditten söz edilecek olursa, o da ÇHC’nin ekonomisi, etki alanları ve karşılıklı çıkarları korumaya odaklı dış politikasının Batılı emperyalist güçlerin yayılmacı ve saldırgan politikalarının ne olduğunu gösteren ve engelleyici faktör olan bir “tehdit” olmasıdır, ki bu insanlık ve dünya barışı açısından olumludur.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif"><strong>Sonuç itibariyle</strong></font><font face="Cambria, serif"> silahlanma yarışı uluslararası politikanın mali sermayenin ve silah tekellerinin kontrolü altına girmekte olduğunu ve bunların dünya çapında savaşları ve ihtilafları körüklediğini göstermektedir. Halihazırda dünyada irili ufaklı 60 silahlı çatışma yaşanmaktadır. Yaklaşık bir düzine ihtilaf daha büyük bir yangına yol açabilecek potansiyel taşımaktadır. Emperyalist saldırganlık ve yayılmacılık İran’dan Lübnan’a, Ukrayna’dan Sudan ve Yemen’e ve farklı coğrafyalara kadar tüm dünyayı tehdit eder hale gelmiştir. SIPRI’nin verileri 100 büyük silah tekelinin sadece 2024 yılında 679 milyar dolar kazandıklarını göstermektedir. Birleşmiş Milletler Örgütünün 2025 Eylül’ünde yayınladığı bir rapor silahlanma harcamalarının dünya çapında kişi başına 334 dolara denk geldiğini ve bu eğilimin devam etmesi durumunda silahlanma harcamalarının 2035 yılında 6,6 trilyon dolara ulaşacağını tespit etmektedir.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Diğer yandan, gene aynı rapora göre, sadece 93 milyar dolar ile 2030 yılına kadar dünya çapında açlık ortadan kaldırılabilir; 3 milyar dolardan daha azı ile dünyadaki tüm çocuklara aşı yapılabilir ve 5 milyar dolar ile yoksul ülkelerdeki çocuklara on iki yıllık kaliteli eğitim sağlanabilir. Nihayetinde uluslararası mali sermayeye ve silah tekellerine sağlanan kârların küçük bir bölümüyle dahi dünya çapında açlık, sağlık ve eğitim sorunları rahatlıkla çözülebilecektir. Tüm bu sayılar silahlanma yarışının insanlığın ezici çoğunluğuna karşı yürütülen bir sınıf savaşımı olduğunu kanıtlamaktadır. O nedenle antifaşist, antiemperyalist ve antikapitalist mücadele olmaksızın barış sağlanamayacaktır. Neticede dönüp dolaşıp aynı gerçekle karşı karşıya kalmaktayız: insanlığın barışçıl, savaşsız, sömürüsüz, ekolojik, eşit ve özgür geleceği ancak ve ancak sosyalist devrimle olanaklı olacaktır. Rosa Luxemburg’un vurguladığı gibi: ya Sosyalizm ya da barbarlık!</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">* * *</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/stockholm-baris-arastirmalari-enstitusu-siprinin-2025-raporunun-degerlendirmesi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/1-198.JPG" type="image/jpeg" length="11663"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da 1 Mayıs’ta on binler meydanlara çıktı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-1-mayista-on-binler-meydanlara-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-1-mayista-on-binler-meydanlara-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da 1 Mayıs İşçi Bayramı, bu yıl da kitlesel gösterilerle kutlandı. Başta Hamburg ve Berlin olmak üzere birçok kentte on binlerce kişi işçi hakları, sosyal adalet ve ekonomik eşitsizliklere karşı meydanlara çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deutscher Gewerkschaftsbund'un (Alman Sendikalar Birliği) Hamburg'da düzenlediği merkezi 1 Mayıs yürüyüşüne yaklaşık 10 bin kişi katıldı. "Önce işimiz, sonra sizin kârınız" sloganıyla düzenlenen gösteri, Ottensen S-Bahn Station yakınında başladı ve Hamburg Fischmarkt'ta yapılan mitingle devam etti.</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/1-mayis-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Hamburg DGB Başkanı Tanja Chawla, konuşmasında artan sosyal eşitsizliklere dikkat çekerek devletin piyasaya daha güçlü müdahale etmesi gerektiğini vurguladı. Chawla, adil ücretler, güçlü toplu iş sözleşmeleri, sağlam bir sosyal devlet ve güvenli bir gelecek taleplerini yineledi. Gösteriye Hamburg Belediye Başkanı Peter Tschentscher de katıldı.</p>

<p><img alt="Savasa Son-2" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/savasa-son-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Kentte ayrıca Harburg ve Bergedorf bölgelerinde de ayrı etkinlikler düzenlenirken, günün ilerleyen saatlerinde sol grupların organize ettiği başka yürüyüşlerde de binlerce kişinin sokağa çıkması bekleniyor.</p>

<p><img alt="" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/alevi.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Hamburg'da düzenlenen İşçi Bayramı mitingine CHP, TİP, Sol Parti yurt dışı örgütlerinin yanı sıra Alevi dernekleri ve çok sayıda göçmen örgütleri de renk kattı.</p>

<p><img alt="Didf-1" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/didf-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p><strong>Berlin'de "Devrimci 1 Mayıs" için yoğun güvenlik</strong></p>

<p>Başkent Berlin'de ise akşam saatlerinde düzenlenecek "Devrimci 1 Mayıs" gösterisine yaklaşık 20 bin kişinin katılması bekleniyor. Berlin Police, büyük çaplı olaylar beklemediğini açıklarken, polis sözcüsü Florian Nath güvenlik güçlerinin her türlü senaryoya hazır olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="1 Mayis1" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/1-mayis1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Yetkililer, yüz kapatmanın yasak olmadığını ancak meşale ve havai fişek gibi piroteknik maddelerin kullanımına izin verilmeyeceğini duyurdu.</p>

<p><img alt="Gew" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/gew.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Berlin Emniyet Müdürü Barbara Slowik Meisel ise son yıllarda 1 Mayıs gösterilerindeki şiddet eğiliminin azaldığını belirterek, etkinliklerin giderek daha barışçıl bir atmosfere dönüştüğünü ifade etti.</p>

<p><img alt="Junge Welt" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/junge-welt.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p><strong>1 Mayıs tatili tartışmasına tepki</strong></p>

<p>Öte yandan Alman Sendikalar Birliği (Deutscher Gewerkschaftsbund) Saksonya eyaleti Başkanı Daniela Kolbe, 1 Mayıs'ın resmi tatil olmaktan çıkarılması yönündeki önerilere sert tepki gösterdi. Kolbe, 1 Mayıs'ın işçi hakları mücadelesinin sembolü olduğunu belirterek bu hakkın tartışmaya açılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Grev-25" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/grev-25.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Almanya genelinde kutlamalar büyük ölçüde sakin geçerken, işçi hakları, ücret artışları ve sosyal adalet talepleri bu yılki 1 Mayıs gösterilerinin ana gündem maddeleri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-1-mayista-on-binler-meydanlara-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/demo1-7.jpeg" type="image/jpeg" length="51261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da Aldi Süd’de 1250 kişilik işten çıkarma planı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-aldi-sudde-1250-kisilik-isten-cikarma-plani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-aldi-sudde-1250-kisilik-isten-cikarma-plani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın önde gelen perakende zincirlerinden Aldi Süd, maliyetleri düşürme ve kurumsal yapıyı yeniden düzenleme kapsamında geniş çaplı bir işten çıkarma planı hazırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şirketin, Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Mülheim an der Ruhr kentindeki merkezinde 2027 yılı sonuna kadar yaklaşık 1250 kişinin işine son vermeyi planladığı bildirildi.</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan haberlere göre, işten çıkarmaların büyük bölümü şirketin uluslararası IT ve dijital birimi Aldi DX’te gerçekleşecek. Söz konusu birimde binlerce kişinin çalıştığı, kesintilerin ağırlıklı olarak bu alana yöneleceği ifade ediliyor. Ayrıca uluslararası satın alma departmanında da bazı pozisyonların kaldırılması bekleniyor.</p>

<p><strong>Dijital birim hedefte</strong></p>

<p>Aldi Süd’ün dijital dönüşüm süreçlerini yürüten Aldi DX, planlanan küçülmenin merkezinde yer alıyor. Şirketin daha önce de bu birimde personel azaltımına gittiği, geçtiğimiz yıl yaklaşık 400 çalışanın işine son verildiği ve bazı görevlerin dış kaynaklara devredildiği biliniyor.</p>

<p>Şirket, bu adımı “süreç ve yapıların sürekli optimize edilmesi” kapsamında değerlendirirken, doğrudan işten çıkarmalar yerine gönüllü ayrılık programlarının devreye alınacağını açıkladı. Buna göre çalışanlara kıdem tazminatı ve çeşitli teşvikler sunulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uluslararası birimlerde de kesinti</strong></p>

<p>Plan kapsamında yalnızca dijital alan değil, Aldi International Services bünyesindeki bazı idari ve satın alma birimleri de etkilenecek. Bu birim, şirketin IT, satın alma ve diğer merkezi fonksiyonlarını kapsıyor.</p>

<p>Şirketin Salzburg merkezli holdingi ise konuya ilişkin ayrıntılı yorum yapmaktan kaçınarak, “İç meseleler ve spekülasyonlar hakkında açıklama yapmıyoruz” ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>Önceki kesintilerin devamı</strong></p>

<p>Aldi Süd’ün bu kararı, daha önce Almanya’daki merkezinde muhasebe, insan kaynakları ve satın alma gibi alanlarda yüzlerce pozisyonun kaldırılmasının ardından geldi. Şirketin bazı görevleri yurtdışındaki merkezlere kaydırma stratejisi izlediği de biliniyor.</p>

<p>Yaklaşık 2 bin mağaza ve 50 bin çalışana sahip olan Aldi Süd, Almanya’nın en büyük perakende şirketlerinden biri konumunda bulunuyor. Uzmanlara göre planlanan işten çıkarmalar, şirketin dijitalleşme ve maliyet kontrolü odaklı yeniden yapılanma sürecinin önemli bir parçası olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-aldi-sudde-1250-kisilik-isten-cikarma-plani</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/2-137.png" type="image/jpeg" length="74088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), OPEC’ten ayrılma kararı aldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/birlesik-arap-emirlikleri-bae-opecten-ayrilma-karari-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/birlesik-arap-emirlikleri-bae-opecten-ayrilma-karari-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), yaklaşık 60 yıldır üyesi olduğu Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını açıkladı. Kararın 1 Mayıs itibarıyla yürürlüğe gireceği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BAE yönetimi, ayrılık gerekçesi olarak uzun vadeli ekonomik vizyonunu ve artan küresel enerji talebine daha esnek yanıt verme ihtiyacını gösterdi. </strong></p>

<p>Enerji Bakanı Süheyl Muhammed el Mazravi, bu adımla birlikte ülkenin OPEC’in üretim kotalarına bağlı kalmayacağını belirtti.</p>

<p>1960’ta kurulan ve küresel petrol arzını düzenleyerek fiyatlar üzerinde etkili olan OPEC’in hâlihazırda 12 üyesi bulunuyor. Daha önce Ekvador, Endonezya, Katar ve Angola da örgütten ayrılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, BAE’nin uzun süredir üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlar yaptığını ve piyasaya daha fazla petrol sunmak istediğini vurguluyor. Capital Economics’ten David Oxley, ayrılığın uzun vadede petrol fiyatlarını düşürebileceğini ancak piyasalardaki dalgalanmayı artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Karar, OPEC içinde fiili lider konumundaki Suudi Arabistan açısından önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor. Analistler, BAE’nin ayrılmasının diğer üyeler üzerinde de etkili olabileceği ve üretim politikalarında değişimlere yol açabileceği görüşünde.</p>

<p>Enerji uzmanı Saul Kavonic ise bu gelişmeyi “OPEC için sonun başlangıcı” olarak nitelendirirken, örgütün üretim kapasitesinin önemli bir bölümünü kaybedeceğine dikkat çekti.</p>

<p>BAE’nin hamlesi, küresel enerji piyasalarında jeopolitik gerilimlerin arttığı ve petrol fiyatlarının yüksek seyrettiği bir dönemde geldi. Uzmanlara göre bu adım, yalnızca enerji politikası değil, aynı zamanda bölgedeki güç dengelerinde yaşanan değişimin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/birlesik-arap-emirlikleri-bae-opecten-ayrilma-karari-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 07:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/opec1.JPG" type="image/jpeg" length="56255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya Başbakanı Merz’den İran’a “şartlı yaptırım” mesajı: AB’den temkinli yaklaşım]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-basbakani-merzden-irana-sartli-yaptirim-mesaji-abden-temkinli-yaklasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-basbakani-merzden-irana-sartli-yaptirim-mesaji-abden-temkinli-yaklasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ev sahipliğinde düzenlenen gayriresmî Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamalarda, İran’a yönelik yaptırımların belirli koşullar altında kademeli olarak hafifletilebileceğini söyledi. Ancak bu öneri, AB liderlerinden şimdilik temkinli karşılık buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Yaptırımlar ancak üç şartla hafifler”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zirve sonrası basın mensuplarına konuşan Merz, İran ile kapsamlı bir anlaşma sağlanması halinde yaptırımların gevşetilebileceğini belirtti. Merz, bunun için üç temel şart sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımının garanti altına alınması</li>
 <li>İran’ın nükleer programının tamamen sona erdirilmesi</li>
 <li>İsrail’e yönelik tehditlerin son bulması</li>
</ul>

<p>Merz, “ABD ile İran arasındaki müzakereler yeniden başlamalı. İran zaman kazanmaya çalışıyor, bu nedenle baskıyı artırmalıyız” dedi.</p>

<p>Almanya’nın Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine katkı sağlamaya hazır olduğunu da vurgulayan Merz, bunun için savaşın sona ermesi, hukuki zemin oluşturulması ve Alman Federal Meclisi’nin onayı gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>AB’den temkinli mesajlar</strong></p>

<p>Merz’in yaptırımların hafifletilmesi yönündeki önerisine AB cephesinden ise ihtiyatlı açıklamalar geldi. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, “İran konusunda yaptırımların hafifletilmesini konuşmak için henüz çok erken” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Benzer şekilde AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de yaptırımların kaldırılmasının, İran’ın hem nükleer faaliyetlerinde hem de bölgesel politikalarında somut değişimlere bağlı olması gerektiğini söyledi. Von der Leyen, gerilimin gerçekten azaldığının doğrulanmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Zirvede geniş gündem</strong></p>

<p>Zirvede yalnızca İran değil; Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve enerji krizi de ele alındı. Merz, savaşın enerji piyasaları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, Avrupa’nın rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni bir yol haritası üzerinde çalışıldığını belirtti.</p>

<p>Orta Doğu ve Körfez bölgesinden liderlerin de katıldığı toplantıda, bölgesel güvenlik ve enerji arzı konularında görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><strong>Ukrayna’ya “kademeli entegrasyon” mesajı</strong></p>

<p>Merz ayrıca Ukrayna’nın AB’ye tam üyeliğinin kısa vadede mümkün olmadığını, ancak Avrupa kurumlarına daha fazla entegre edilmesi gerektiğini ifade etti. Ukrayna liderliğinin AB zirvelerine gözlemci olarak katılımı gibi adımların gündemde olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-basbakani-merzden-irana-sartli-yaptirim-mesaji-abden-temkinli-yaklasim</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/merz-8.png" type="image/jpeg" length="90014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da “patates krizi”: 700 ton ürün elde kaldı, çiftçi ücretsiz dağıtıyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-patates-krizi-700-ton-urun-elde-kaldi-ciftci-ucretsiz-dagitiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-patates-krizi-700-ton-urun-elde-kaldi-ciftci-ucretsiz-dagitiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletinde patates üreticileri ciddi bir arz fazlası kriziyle karşı karşıya. Hendrik Staacke adlı çiftçi, elinde kalan yaklaşık 700 ton patatesi satamayınca çareyi ürünü ücretsiz dağıtmakta buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lemgrabe yakınlarında üretim yapan Staacke ailesi, geçen yılki hasadın yaklaşık üçte birine denk gelen patatesleri piyasaya sunamadı. Çiftçiye göre mevcut koşullarda satış neredeyse imkânsız hale geldi. Biyogaz tesislerinin dolu olması ve artan yakıt maliyetleri nedeniyle ürünlerin hayvan yemi olarak taşınmasının da ekonomik olmadığı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="J Saacke" height="451" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/j-saacke.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Rekor hasat, çöken piyasa</strong></p>

<p>Aşağı Saksonya Eyaleti Tarım Odası (Landwirtschaftskammer Niedersachsen) verilerine göre krizin temel nedeni son yıllarda artan ekim alanları ve elverişli hava koşulları sayesinde elde edilen rekor düzeydeki hasat. Almanya ve Avrupa genelinde üretimin artması, piyasada ciddi bir arz fazlasına yol açtı.</p>

<p>Bu durum yalnızca fiyatların düşmesine neden olmadı; aynı zamanda alıcıların daha seçici davranmasına yol açtı. Tüccarlar çoğunlukla yalnızca en kaliteli ürünleri tercih ederken, geriye kalan büyük miktarda ürün çiftçilerin depolarında kaldı. Uzmanlara göre patateslerin uzun süre depolanması kaliteyi de hızla düşürüyor.</p>

<p><strong>“Böylesini hiç görmedim”</strong></p>

<p>Aile işletmesinin 100 yılı aşkın geçmişine rağmen böylesi bir durumla ilk kez karşılaştıklarını söyleyen Staacke ailesi, Avrupa genelinde benzer bir tablo yaşandığını belirtiyor. Aileden Jürgen Staacke,<strong> “Her yerde depolar dolu, böyle bir fazlayı daha önce hiç görmedim” </strong>diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hasadın bir kısmı biyogaz tesislerine gönderilse de kapasite sınırlamaları nedeniyle çözüm olmadı. Hayvan yemi olarak değerlendirme seçeneği ise yüksek nakliye maliyetleri nedeniyle uygulanamıyor.</p>

<p><img alt="Almanya-52" height="437" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/almanya-52.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Ücretsiz dağıtım kararı</strong></p>

<p>Satış şansı kalmayan ve depoda bekledikçe kalitesi düşen patatesler için aile radikal bir karar aldı. 700 tonluk ürün hafta sonu ücretsiz olarak dağıtılacak.</p>

<p>Hendrik Staacke, “İsteyen herkes gelip ihtiyacı kadar alabilir. Bir kova ile gelen de, römorkla gelen de başımızın üstünde yeri var” sözleriyle çağrı yaptı.</p>

<p>Ancak aile, bu girişime rağmen ürünün büyük bölümünün elde kalmasından endişe ediyor. Beklentiler sınırlı: birkaç yüz kilogramın dağıtılabilmesi bile “iyi senaryo” olarak görülüyor. Geri kalan patateslerin ise imha edilmesi gündemde.</p>

<p><strong>Gıda israfı endişesi</strong></p>

<p>Toplam 45 hektarlık alanda üretim yapan Staacke ailesi için en büyük kaygı ekonomik kaybın ötesinde gıda israfı. <strong>“Bunlar hâlâ değerli gıda ürünleri. Çöpe gitmeleri çok üzücü olur”</strong> diyen aile, benzer krizlerin tekrar yaşanmaması için piyasa dengelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Öte yandan yeni sezon için ekim çalışmaları sürerken çiftçiler, “mükemmel hava koşullarının” yeniden aynı sonucu doğurup doğurmayacağı konusunda belirsizlik yaşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-patates-krizi-700-ton-urun-elde-kaldi-ciftci-ucretsiz-dagitiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 00:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/almanya-da-patates.JPG" type="image/jpeg" length="52845"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pentagon’dan NATO müttefiklerine uyarı: İspanya’nın üyeliği askıya alınabilir]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/pentagondan-nato-muttefiklerine-uyari-ispanyanin-uyeligi-askiya-alinabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/pentagondan-nato-muttefiklerine-uyari-ispanyanin-uyeligi-askiya-alinabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pentagon’da hazırlanan kurum içi bir e-postada, Washington’un İran savaşında yeterli destek vermediğini düşündüğü müttefiklere karşı atabileceği adımların değerlendirildiği ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Reuters’a konuşan ABD’li bir yetkiliye göre, söz konusu e-postada İspanya’nın NATO üyeliğinin askıya alınması ve bazı müttefiklerin ittifak içindeki kritik görevlerden dışlanması gibi seçenekler yer alıyor.</p>

<p><strong>“Uyumsuz ülkelere” yaptırım seçenekleri</strong></p>

<p>Yetkili, e-postada “zor” ya da “uyumsuz” olarak değerlendirilen ülkelerin NATO içinde önemli ve prestijli pozisyonlardan uzaklaştırılmasının da gündeme geldiğini belirtti. Bu değerlendirmelerin, özellikle ABD’nin İran’a yönelik operasyonları sırasında müttefiklerden beklediği askeri erişim, üs kullanımı ve hava sahası desteğinin (ABO) sağlanmamasına duyulan rahatsızlıktan kaynaklandığı ifade edildi.</p>

<p>E-postada, bu tür desteklerin NATO için “asgari gereklilik” olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>İspanya ve İngiltere başlıkta</strong></p>

<p>Değerlendirilen seçenekler arasında, İspanya’nın NATO üyeliğinin askıya alınmasının sembolik açıdan güçlü bir mesaj vereceği belirtilirken, ABD’nin İngiltere’nin Falkland Adaları üzerindeki egemenlik iddiasına verdiği desteği gözden geçirmesi de öneriler arasında yer aldı.</p>

<p>Ancak yetkili, NATO’dan tamamen çekilme ya da Avrupa’daki ABD üslerinin kapatılması gibi daha radikal adımların bu e-postada yer almadığını ifade etti.</p>

<p><strong>Trump yönetiminden sert eleştiriler</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, daha önce NATO müttefiklerini Hürmüz Boğazı’nın açılması için yeterli askeri destek vermemekle sert şekilde eleştirmişti. Trump, ittifakın “tek taraflı bir yapı olamayacağını” vurgularken, ABD’nin NATO’dan çekilme ihtimalini de gündeme getirmişti.</p>

<p>Pentagon Sözcüsü Kingsley Wilson ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “ABD’nin müttefikleri kendileri için yapılanlara karşılık vermedi” diyerek, Başkan’ın önüne “güvenilir seçenekler” sunulacağını söyledi.</p>

<p><strong>Avrupa’dan temkinli yaklaşım</strong></p>

<p>Avrupa ülkeleri ise ABD’nin İran’a yönelik askeri adımlarına doğrudan katılmanın savaşa dahil olmak anlamına geleceğini savunuyor. İngiltere ve Fransa gibi ülkeler, ancak kalıcı bir ateşkes sonrası Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanmasına katkı sunabileceklerini belirtiyor.</p>

<p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise söz konusu iddialara ilişkin yaptığı açıklamada, “Biz e-postalar üzerinden değil, resmi belgeler ve hükümet pozisyonları üzerinden hareket ederiz” diyerek temkinli bir tutum sergiledi.</p>

<p><strong>NATO içinde “ayrışma” endişesi</strong></p>

<p>ABD’li yetkililere göre söz konusu seçenekler, Avrupa ülkelerinde oluştuğu düşünülen “hak edilmişlik duygusunu azaltmayı” ve müttefikleri daha fazla sorumluluk almaya zorlamayı hedefliyor.</p>

<p>Öte yandan, ABD-İran savaşı NATO’nun geleceğine dair ciddi soru işaretleri doğururken, Avrupa’da Washington’un olası bir saldırı durumunda müttefiklerine destek verip vermeyeceği konusunda endişelerin arttığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pentagon’daki değerlendirmelerin henüz resmi politika haline gelmediği vurgulanırken, ittifak içinde gerilimin önümüzdeki dönemde daha da artabileceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/pentagondan-nato-muttefiklerine-uyari-ispanyanin-uyeligi-askiya-alinabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/trump-21.JPG" type="image/jpeg" length="21313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da maden işçileri açlık grevinde: ‘Hak almadan gitmeyeceğiz’]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ankarada-maden-iscileri-aclik-grevinde-hak-almadan-gitmeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ankarada-maden-iscileri-aclik-grevinde-hak-almadan-gitmeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinden 13 Nisan’da yürüyüş başlatan Doruk Madencilik işçileri, 20 Nisan’da ulaştıkları Ankara’da eylemlerini sürdürüyor. Aylardır ödenmeyen maaşlar, kıdem ve ihbar tazminatları ile özlük haklarının gasp edildiğini belirten işçiler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde açlık grevine başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık önüne yürümek isteyen işçiler polis engeliyle karşılaşırken, bir kısmı gözaltına alındı. Daha sonra bazı işçilerin yürüyüşüne izin verildi ve madenciler bakanlık önünde oturma eylemi başlattı.</p>

<p><strong>110 madenci gözaltına alındı</strong></p>

<p>Bağımsız Maden İş Sendikası, 21 Nisan sabaha karşı bakanlık önünde eylem yapan 110 işçinin gözaltına alındığını duyurdu. Sendika, işçilerin etrafının polis araçlarıyla çevrildiğini ve fiili gözaltı uygulandığını savundu.</p>

<p>Yaklaşık 14 saat gözaltında tutulan işçiler daha sonra serbest bırakıldı. Sendika yetkilileri, gözaltı sırasında eylem alanına battaniye ve ilaç sokulmasına izin verilmediğini, soğuk hava nedeniyle bazı işçilerin sağlık sorunu yaşadığını belirtti.</p>

<p><img alt="" height="449" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/bagimsiz-maden-is.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>“Bizi adeta ölüme terk ettiler”</strong></p>

<p>Serbest bırakıldıktan sonra açıklama yapan Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, işçilerin kötü koşullarda tutulduğunu söyledi. Çakır, <strong>“Bizi dar bir alana sıkıştırdılar. Ne battaniye verdiler ne karton. Araçlar sabaha kadar gaz verdi. Eksi bir derecede bu insanların ne yaşadığını kimse görmedi”</strong> dedi.</p>

<p>Çakır, işçilerin yalnızca seslerini duyurmaya çalıştığını vurgulayarak, “Bu iş çözülmeden madenciler buradan gitmeyecek” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Açız, yoksuluz, çıplağız”</strong></p>

<p>Bakanlık önünde eylemlerini sürdüren madenciler, üstlerini çıkararak başlattıkları açlık grevini devam ettiriyor. “Açız, yoksuluz, çıplağız” sloganları atan işçiler, baretlerini yere vurarak tepkilerini dile getiriyor.</p>

<p>Bir madenci, aylardır maaş alamadıklarını belirterek, “5 aydır para almıyoruz. Zam istemiyoruz, alın terimizin karşılığını istiyoruz” dedi.</p>

<p>Başka bir işçi ise yaşadıkları durumu, “Moloz altında değiliz ama açlığın altındayız” sözleriyle ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="734" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/isciler-2.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>“Haklarımızı almadan dönmeyeceğiz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sendika ve işçiler, yalnızca şirketi değil, sürece dahil olan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ve Enerji Bakanlığı’nı da sorumlu tutuyor. 2016’da TMSF’ye devredilen madenin 2022’de Yıldızlar SSS Holding’e geçmesinin ardından hak kayıplarının arttığı ifade ediliyor.</p>

<p>Sendika, şirketin yürüyüşün ilk günlerinde ödeme sözü verdiğini ancak daha önce de benzer vaatlerin tutulmadığını belirterek eylemin sürdürüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Gökay Çakır, “Biz sadaka değil hakkımızı istiyoruz. 29 gün çalışıp bir gün yüzümüzün gülmesini istiyoruz. Haklarımızı almadan Ankara’dan gitmeyeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>Talepler net: Ücretler, tazminatlar ve işe iade</strong></p>

<p>Madenciler; ödenmeyen maaşların verilmesini, birikmiş tazminatların ödenmesini, ücretsiz izin uygulamalarının sona ermesini ve işten çıkarılan işçilerin geri alınmasını talep ediyor.</p>

<p>Eylemlerini süresiz açlık greviyle sürdüren işçiler, çözüm için yetkililerle doğrudan müzakere masası kurulmasını istiyor. Madenciler, talepleri karşılanana kadar Ankara’daki direnişlerini sürdüreceklerini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ankarada-maden-iscileri-aclik-grevinde-hak-almadan-gitmeyecegiz</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/maden-iscileri-direnisi-ankara.JPG" type="image/jpeg" length="95222"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Barselona’da mafya infazı: Karadağlı çete üyesi Vujic hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/barselonada-mafya-infazi-karadagli-cete-uyesi-vujic-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/barselonada-mafya-infazi-karadagli-cete-uyesi-vujic-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya’nın Barselona kentinde geçtiğimiz hafta bir kafenin terasında silahlı saldırıya uğrayan Karadağlı suç örgütü üyesi Krsto Vujic, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Barselona'nın Sant Martí semtinde gündüz saatlerinde gerçekleşen saldırıda ağır yaralanan 44 yaşındaki Vujic’in, olaydan altı gün sonra yaşamını yitirdiği bildirildi.</strong></p>

<p>Vujic’in boyun, kol ve karın bölgelerinden birden fazla kurşunla vurulduğu, ayrıca bıçaklandığı belirtildi.</p>

<p><strong>Eşi ve çocuğunun yanında hedef alındı</strong></p>

<p>Saldırı sırasında Vujic’in eşi ve bebek arabasındaki çocuğuyla birlikte bir kafenin terasında oturduğu öğrenildi. Yerel saatle 16.00 sıralarında gerçekleşen olayda, üç saldırganın yaklaşarak ateş açtığı ve ardından bıçakla saldırdığı aktarıldı.</p>

<p>Ağır yaralanan Vujic olay yerinde kanlar içinde yere yığılırken, saldırganların deniz yönüne doğru kaçtığı belirtildi. Saldırı sırasında seken bir kurşun nedeniyle bir kadının hafif yaralandığı da kaydedildi.</p>

<p>Katalan polisi Mossos d’Esquadra, olayın yöntemine bakarak saldırıyı başından itibaren “infaz” olarak değerlendirdi. Soruşturma kapsamında henüz gözaltı yapılmadı.</p>

<p><strong>Uluslararası suç ağı bağlantısı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, Vujic’in Karadağ merkezli ve Avrupa genelinde faaliyet gösteren Skaljari suç örgütüyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Uzun süredir uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla arandığı ifade edilen Vujic’in, saldırının gerçekleştiği kafenin karşısındaki lüks bir dairede saklandığı ve yüksek değerli araçlara sahip olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Vujic’in, İstanbul’da öldürülen Skaljari liderlerinden Jovan Vukotic’in yakın çevresinde yer aldığı da iddialar arasında.</p>

<p><strong>Kavac-Škaljari çatışması büyüyor</strong></p>

<p>Saldırının, Balkanlar merkezli iki büyük organize suç yapılanması olan Kavac ve Skaljari adlı mafya çeteleri arasındaki uzun süredir devam eden hesaplaşmayla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor. 2014’ten bu yana süren bu çatışma, Avrupa’nın farklı şehirlerine yayılmış durumda.</p>

<p>Barselona ve çevresinde son dönemde benzer saldırıların artması dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl Castelldefels’te bir kişinin sokak ortasında öldürülmesi ve Barselona merkezde gerçekleşen diğer silahlı saldırıların da aynı suç ağlarıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor.</p>

<p><strong>Avrupa genelinde “ çeteler arası savaş” endişesi</strong></p>

<p>Uzmanlar, Kavac ve Skaljari çeteleri arasındaki mücadelenin artık yerel sınırları aştığını ve Avrupa genelinde bir “açık savaşa” dönüştüğünü belirtiyor. Barselona’daki son saldırının da bu zincirin bir parçası olabileceği üzerinde duruluyor.</p>

<p>Polis, saldırganların kimliğini tespit etmek ve olayın arkasındaki bağlantıları ortaya çıkarmak için geniş çaplı soruşturmasını sürdürüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/barselonada-mafya-infazi-karadagli-cete-uyesi-vujic-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/saldiri-4.png" type="image/jpeg" length="66326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM'den Gazze raporu: İsrail saldırılarında 38 binden fazla kadın ve kız çocuğu öldürüldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/bmden-gazze-raporu-israil-saldirilarinda-38-binden-fazla-kadin-ve-kiz-cocugu-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/bmden-gazze-raporu-israil-saldirilarinda-38-binden-fazla-kadin-ve-kiz-cocugu-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) tarafından yayımlanan rapor, Gazze’de iki yıl süren savaşın kadınlar ve kız çocukları üzerindeki ağır bilançosunu ortaya koydu. Rapora göre, Ekim 2023 ile 2025 sonu arasında 38 binden fazla kadın ve kız çocuğu İsrail saldırılarında yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BM analizine göre, söz konusu dönemde kadın ve kız çocuklarının büyük bölümü İsrail’in hava saldırıları ve kara operasyonlarında hayatını kaybetti.</strong></p>

<p><strong>Günde ortalama 47 kadın ve kız çocuğu öldü</strong></p>

<p>UN Women’ın Cenevre Ofisi Direktörü Sofia Calltorp, günlük ortalama ölüm sayısının 47 olduğunu belirtti. Bu sayı, toplam can kayıplarının yarısından fazlasını kadın ve kız çocuklarının oluşturduğunu gösteriyor.</p>

<p>Raporda ayrıca yaklaşık 11 bin kadın ve kız çocuğunun ağır yaralandığı ve bu yaralanmalar nedeniyle yaşam boyu engelli kalacaklarının öngörüldüğü ifade edildi.</p>

<p><strong>Temel ihtiyaçlara erişim büyük ölçüde çöktü</strong></p>

<p>Savaşın etkilerinin halen sürdüğüne dikkat çekilen raporda, kadın ve kız çocuklarının temel ihtiyaçlara erişimde ciddi zorluklar yaşadığı vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, Gazze’de 500 binden fazla kadın temel sağlık hizmetlerine, özellikle de cinsel yolla bulaşan hastalıkların tedavisine erişemiyor.</p>

<p>Calltorp, altyapının büyük ölçüde yıkılması nedeniyle sağlık hizmetleri başta olmak üzere temel ihtiyaçların karşılanmasının neredeyse imkânsız hale geldiğini belirtti. Aynı zamanda birçok kadının hijyen ürünlerine erişemediği de raporda yer aldı.</p>

<p><strong>1 milyona yakın kadın ve kız çocuğu yerinden edildi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>UN Women verilerine göre Gazze’de yaklaşık 1 milyon kadın ve kız çocuğu yerinden edildi. Yerinden edilen kadınların bir kısmının hastanelere ulaşım olmadığı için çadırlarda ya da açık alanda doğum yapmak zorunda kaldığı aktarıldı.</p>

<p>UN Women Arap ülkeleri Bölge Direktörü Moez Doraid, savaşın toplumsal yapıyı derinden etkilediğini belirterek, “Çok yüksek can kaybına ek olarak savaş, aile yapılarını köklü biçimde değiştirdi. Şu anda on binlerce hane kadınlar tarafından yönetiliyor. Bu kadınlar artan ekonomik zorluklarla karşı karşıya ve bakım yükünü tek başlarına üstleniyor” dedi.</p>

<p><strong>Filistinli sağlık yetkilileri: Can kaybı 72 bini aştı</strong></p>

<p>Filistinli sağlık yetkilileri, 2025 sonu itibarıyla toplam can kaybını yaklaşık 71 bin olarak açıklarken, Nisan ortasında bu sayının 72 bini aştığı bildirildi. Ateşkese rağmen İsrail’in zaman zaman saldırılarını sürdürdüğü ve bu süreçte 750’den fazla kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler kuruluşları ise gerçek can kaybının açıklanan rakamların üzerinde olabileceğini belirtiyor. Enkaz altında hâlâ çok sayıda kişinin bulunduğu ve ağır yıkım nedeniyle ölü ve yaralıların kaydının sağlıklı biçimde tutulamadığı vurgulanıyor. UNICEF’e göre son altı ayda en az 214 çocuk hayatını kaybetti.</p>

<p><strong>Kadınların korunması çağrısı</strong></p>

<p>BM Kadın Birimi, ateşkes sürecinde kadınlar ve kız çocuklarının daha etkin korunması gerektiğini vurgulayarak, yeniden inşa sürecinde kadınların merkezde yer alması çağrısında bulundu. Ayrıca barış inşası ve yeniden yapılanma süreçlerine kadınların aktif katılımının sağlanmasının önemine dikkat çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/bmden-gazze-raporu-israil-saldirilarinda-38-binden-fazla-kadin-ve-kiz-cocugu-olduruldu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/gazze1-1.JPG" type="image/jpeg" length="21096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Jet Fadıl’dan cenazede dikkat çeken iddialar: “Ya oteli vereceksin ya içeri gireceksin”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/jet-fadildan-cenazede-dikkat-ceken-iddialar-ya-oteli-vereceksin-ya-iceri-gireceksin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/jet-fadildan-cenazede-dikkat-ceken-iddialar-ya-oteli-vereceksin-ya-iceri-gireceksin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman Beşiri Cezaevi’nde hükümlü bulunan ve kamuoyunda “Jet Fadıl” olarak bilinen Fadıl Akgündüz, annesinin Siirt’teki cenaze töreninde yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Jandarma eşliğinde cenazeye katılan Akgündüz, burada yaptığı konuşmada yıllardır baskı gördüğünü öne sürerek, “Ben bu memlekete yatırım yapmanın cezasını çekiyorum” dedi. Yaşadıklarına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulunan Akgündüz, kendisine haksızlık yapıldığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akgündüz’ün sözlerinde hedef aldığı kişinin kim olduğuna dair kamuoyunda çeşitli iddialar ortaya atıldı. Bazı yorumlarda, açıklamalarında işaret ettiği kişinin AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Akgündüz, açıklamasında, “1.5 milyar dolarlık otelimi istediler. 500 milyon dolarlık oteli 150 milyon dolara vereceksin ya da içeri gireceksin dediler” ifadelerini kullandı. Ayrıca, “Ben o zalimin yakasında ahirette davacıyım. Şahit olun” sözleriyle tepkisini dile getirdi.</p>

<p>Cenaze namazı öncesinde yaptığı açıklamalar sırasında jandarma ekiplerinin müdahalesiyle kısa süreli bir arbede yaşandı. Araca bindirilmek istenen Akgündüz’ün “Binmiyorum arabaya!” diyerek tepki gösterdiği anlar dikkat çekti. Olay anına ilişkin görüntüler sosyal medyada geniş yankı buldu.</p>

<p>Caprice Gold ve Maldivler projeleri kapsamında devre mülk satışları nedeniyle “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla yargılanan Akgündüz, 2023 yılında 2 bin 504 yıl 2 ay hapis ve 12 milyon 20 bin TL adli para cezasına çarptırılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/jet-fadildan-cenazede-dikkat-ceken-iddialar-ya-oteli-vereceksin-ya-iceri-gireceksin</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/jedfadil1.JPG" type="image/jpeg" length="28017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Birtat’taki işçi mücadelesi sergiye taşındı: “Döner Grevi” Stuttgart’ta açılıyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/birtattaki-isci-mucadelesi-sergiye-tasindi-doner-grevi-stuttgartta-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/birtattaki-isci-mucadelesi-sergiye-tasindi-doner-grevi-stuttgartta-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fotoğrafçı ve gazeteci Ali Carman, Murr’daki (Ludwigsburg bölgesi) Birtat döner fabrikasında yaşanan işçi mücadelesini en başından itibaren belgeledi. Bu süreci yansıtan “Döner Grevi” başlıklı fotoğraf sergisi, Stuttgart’ta sanatseverlerle buluşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>NGG sendikası, söz konusu fabrikada önemli bir örgütlenme sürecine imza attı. </strong></p>

<p>Aralık 2023’te fabrikanın ilk çalışanları Stuttgart’taki sendika merkezine başvurdu. O dönemde Birtat’ta işçi temsilciliği (Betriebsrat), sendika üyeliği ve toplu iş sözleşmesi bulunmuyordu.</p>

<p><img alt="" height="400" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/csm-birtat-ausstellung-16ec731209.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>İzleyen iki yıl içinde, işverenin karşı çıkmasına rağmen bir işçi temsilciliği kuruldu. Ağustos 2025’te gerçekleştirilen süresiz grevin ardından ise döner sektöründeki ilk toplu iş sözleşmesi elde edildi.</p>

<p>Sergi, bu sürecin önemli aşamalarını görsel olarak izleyiciye aktarırken, küratörlüğünü Peter Schadt üstleniyor. Açılış kapsamında Ali Carman’ın katılımıyla bir söyleşi ve sergi turu da düzenlenecek.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/3-69.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Serginin açılışı (Vernissage) 28 Nisan 2026 tarihinde saat 18.00’de gerçekleştirilecek.</p>

<p>Sergi, 28 Nisan – 27 Mayıs tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sergi yeri: Willi-Bleicher-Haus<br />
Adres: Willi-Bleicher-Str. 20, 70174 Stuttgart<br />
Ziyaret saatleri: Pazartesi–Cuma, 08.00–18.00</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/birtattaki-isci-mucadelesi-sergiye-tasindi-doner-grevi-stuttgartta-aciliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/1-195.JPG" type="image/jpeg" length="23642"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
