<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/egitim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 01 Aug 2026 00:05:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/egitim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin saldırısı sonrası Wegner'den İslam dersi çağrısı, Özdemir'den sert eleştiri]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin'de geçen hafta sonu bir kişinin öldüğü, 31 kişinin yaralandığı İslamcı terör saldırısının ardından Almanya'da radikalleşmeyle mücadele yeniden siyasi gündemin ilk sıralarına taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner (CDU), gençlerin radikal dini grupların etkisine girmesini önlemek amacıyla devlet okullarında İslam din derslerinin verilmesini önerirken, radikal camilere yönelik denetimlerin de sıkılaştırılması çağrısında bulundu. Tartışmaya Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir de katılarak, İslam çatı kuruluşlarını saldırının nedenlerini açık şekilde dile getirmemekle eleştirdi.</strong></p>

<p><strong>"İslam din dersi radikalleşmeyi önleyebilir"</strong></p>

<p>CDU'lu Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner, devlet denetimindeki okullarda verilecek İslam din derslerinin gençlerin radikal çevrelerin etkisine girmesini önlemede önemli rol oynayacağını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="424" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-22.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Berlin'de bazı gençlerin "arka bahçe camileri" olarak nitelendirilen ve radikal çevrelerin etkili olduğu yapılarda ideolojik olarak yönlendirildiğini belirten Wegner, devlet okullarında verilecek din eğitiminin bu süreci büyük ölçüde engelleyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Wegner, "İslam din derslerinin devlet okullarında verilmesi, gençlerin radikal grupların etkisine girmesini önemli ölçüde önleyebilir. Böylece eğitim devlet denetimi altında yürütülmüş olur" dedi.</p>

<p>Berlin'de tüm camilerin değil, yalnızca bazı radikal yapıların sorun oluşturduğunu vurgulayan CDU'lu siyasetçi, bu nedenle radikal camilere yönelik denetimlerin artırılması ve gerekli görülmesi halinde kapatılmaları gerektiğini de söyledi.</p>

<p>[related-posts id="117552" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Koalisyon sözleşmesinde yer aldı, ancak uygulanmadı</strong></p>

<p>Berlin'de devlet okullarında din derslerine katılım isteğe bağlı olarak yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CDU ile SPD'nin 2023 yılında imzaladığı koalisyon sözleşmesinde "Dinler ve Dünya Görüşleri" adı altında zorunlu seçmeli ders uygulamasının hayata geçirilmesi öngörülmesine rağmen, bugüne kadar bu konuda somut bir adım atılmadı.</p>

<p>Almanya'nın bazı eyaletlerinde ise İslam din dersleri uzun süredir devlet okullarında müfredat kapsamında veriliyor.</p>

<p><strong>Tartışmanın fitilini Berlin'deki saldırı ateşledi</strong></p>

<p>İslam din dersi önerisi, geçen hafta sonu Berlin'de düzenlenen ve eşcinsel haklarını savunan etkinlik sırasında gerçekleştirilen terör saldırısının ardından gündeme geldi.</p>

<p>[related-posts id="117555" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Saldırıda bir kadın hayatını kaybederken 31 kişi de yaralandı. Polis tarafından etkisiz hale getirilen 21 yaşındaki saldırganın daha önce terör örgütü DEAŞ'a katılma girişimi nedeniyle yargılandığı ve hakkında mahkûmiyet kararı bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Olayın ardından Almanya'da radikalleşmeyle mücadelede eğitim sisteminin rolü yeniden tartışılmaya başlandı.</p>

<p><img alt="" height="360" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cem-6.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>Cem Özdemir'den İslam kuruluşlarına sert eleştiri</strong></p>

<p>Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir de saldırının ardından Müslüman çatı kuruluşlarının yaptığı açıklamaları yetersiz bulduğunu söyledi.</p>

<p>Özdemir, saldırının açık biçimde homofobik ve LGBTİ+ karşıtı bir saldırı olduğunun vurgulanması gerektiğini belirterek, bazı açıklamalarda saldırının ideolojik motivasyonunun görmezden gelindiğini savundu.</p>

<p>Yeşiller Partili siyasetçi, saldırganın dini referanslarına da değinilmediğine dikkat çekerek, "İslamcılık konusunun açık şekilde dile getirilmesi gerekiyor. Bu konuda sessiz kalınamaz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özdemir ayrıca Müslüman çatı kuruluşlarına homofobiyle daha güçlü mücadele etme çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Uzmanlardan önleme ve iş birliği çağrısı</strong></p>

<p>Erlangen Üniversitesi'nden İslam araştırmacısı Mahmoud Jaraba ise radikalleşmeyle mücadelede Müslüman toplum kuruluşlarının daha fazla sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Jaraba, birçok cami ve derneğin önleyici çalışmalara katılmak istediğini ancak yeterli maddi kaynak ve kamu kurumlarının güvenini bulamadığını belirtti. Bilimsel araştırmaların gençler arasında radikalleşme riskinin gelecekte artabileceğine işaret ettiğini söyleyen Jaraba, önleyici programlara daha fazla yatırım yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Osnabrück Üniversitesi'nden İslam bilimci Bülent Uçar da Müslüman toplumunda eşcinselliğe yönelik olumsuz yaklaşımın hâlâ yaygın olduğunu belirterek, bu konuda kısa vadede köklü bir zihniyet değişimi beklemediğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-de-islam-dersleri.jpg" type="image/jpeg" length="75032"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı genlerde mi, yaşam tarzında mı?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Frankfurter Rundschau gazetesinde yayımlanan "Uzun Yaşamın Sırrı 'Mavi Bölgeler'de mi Saklı?" başlıklı makalede gastroenteroloji ve hepatoloji uzmanı Dr. Vittorio Giuliano, uzun ve sağlıklı yaşamın yalnızca genetik mirasla açıklanamayacağını ortaya koyan bilimsel bulguları değerlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>"Mavi Bölgeler" olarak bilinen ve yüz yaşını aşan insanların yoğun olarak yaşadığı bölgelerden örnekler veren Giuliano, beslenmeden sosyal ilişkilere kadar birçok etkenin sağlıklı yaşlanmadaki rolüne dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>İşte Dr. Vittorio Giuliano'nun <a href="https://www.fr.de/verbraucher/geheimnis-eines-langen-lebens-wie-hundertjaehrige-gesund-altern-zr-94417288.html" rel="nofollow"><strong>"Uzun Yaşamın Sırrı 'Mavi Bölgeler'de mi Saklı?"</strong></a> başlıklı makalesi:</p>

<p>Sardinya'nın küçük bir dağ köyünde, Yunanistan'ın güneşe uzanan İkaria Adası'nda ya da Japonya'nın güneyindeki Okinawa köylerinde zaman sanki biraz daha yavaş akıyor. İnsanlar yalnızca uzun yaşamıyor; ileri yaşlarına rağmen hareketli, zihinsel olarak dinç ve toplumla iç içe kalmayı başarıyor.</p>

<p>Amerikalı araştırmacı Dan Buettner, dünyada yüz yaşını aşan insanların yoğun olarak yaşadığı bu bölgeleri "Mavi Bölgeler" olarak adlandırdı. Japonya'daki Okinawa, İtalya'daki Sardinya, Kosta Rika'daki Nicoya Yarımadası, Yunanistan'daki İkaria ve ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Loma Linda, bugün uzun ve sağlıklı yaşamın adeta doğal laboratuvarları olarak görülüyor.</p>

<p>Bu bölgelerde yalnızca yaşam süresi dikkat çekmiyor. Kalp ve damar hastalıkları, diyabet, obezite ve demans gibi kronik rahatsızlıkların daha düşük oranlarda görülmesi de bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Belki de en çarpıcı nokta şu: Buradaki birçok insan yaşlılığı bir gerileme dönemi olarak değil, hayatın saygınlık, üretkenlik ve anlam taşıyan doğal bir evresi olarak yaşıyor.</p>

<p><strong>Genler kader değil</strong></p>

<p>Modern bilim, yaşlanmayı tek bir nedene bağlamıyor. Genetik yapı, çevresel koşullar ve yaşam biçimi, birbiriyle iç içe geçen karmaşık bir tablo oluşturuyor.</p>

<p>Genlerimizi değiştiremeyiz. Ancak nasıl beslendiğimiz, ne kadar hareket ettiğimiz, nasıl uyuduğumuz ve hayatımızı nasıl düzenlediğimiz büyük ölçüde kendi elimizdedir. Başka bir deyişle, genetik bize kartları dağıtır; onları nasıl oynayacağımız ise yaşam tarzımızla ilgilidir.</p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan insanların ortak bazı alışkanlıkları var. Çoğunlukla doğal ve az işlenmiş gıdalar tüketiyor, günlük hayatın içinde düzenli hareket ediyor, yeterince uyuyor ve ölçülü besleniyorlar.</p>

<p>Okinawa'da nesilden nesile aktarılan "Hara Hachi Bu" kuralı bunun en bilinen örneklerinden biri. Bu anlayışa göre kişi, tamamen doymadan, yaklaşık yüzde 80 oranında doyduğunu hissettiğinde sofradan kalkıyor. Yani mesele yalnızca ne yediğiniz değil, ne kadar yediğiniz de.</p>

<p>Ancak uzun yaşamın formülü mutfakta başlayıp mutfakta bitmiyor.</p>

<p>Güçlü aile bağları, dayanışma, komşuluk ilişkileri, topluma ait olma duygusu ve yaşlılara gösterilen saygı da bu yaşam biçiminin önemli parçaları. İnsan, yalnızca yediklerinden değil, içinde yaşadığı toplumdan da besleniyor.</p>

<p><strong>Yediklerimiz genlerimizi nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Son yıllarda bilim dünyasının üzerinde en çok durduğu konulardan biri epigenetik.</p>

<p>Besinler yalnızca vücudumuza enerji sağlamıyor; bazı genlerin ne zaman ve ne ölçüde çalışacağını da etkileyebiliyor. Epigenetik, DNA dizisini değiştirmeden genlerin faaliyetini düzenleyen biyolojik mekanizmaları inceliyor.</p>

<p>Bunu bir kitap gibi düşünebiliriz: Genler kitabın metnini oluşturur, epigenetik ise hangi sayfaların açılacağını ve hangi bölümlerin okunacağını belirler.</p>

<p>Stres, uyku kalitesi, çevre kirliliği, pestisitler ve beslenme alışkanlıkları bu biyolojik düzen üzerinde etkili olabilir. DNA metilasyonu, kromatin yapısındaki değişiklikler ve mikro-RNA adı verilen küçük moleküller, genlerin çalışma biçiminde önemli rol oynar.</p>

<p>Özellikle mikro-RNA'ların metabolizma, iltihaplanma ve hücre yaşlanmasıyla bağlantılı olduğu biliniyor. Bazı mikro-RNA değişikliklerinin farklı kanser türleriyle ilişkili olduğu da araştırmalarla gösterildi.</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, beslenme biçiminin bu moleküllerin düzeyini etkileyebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle sofraya koyduğumuz her şeyin, yalnızca bugünkü sağlığımızı değil, uzun vadede hücrelerimizin çalışma biçimini de etkileyebileceği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Agouti farelerinden çarpıcı ders</strong></p>

<p>Beslenmenin biyolojik süreçleri ne kadar etkileyebileceğini gösteren en dikkat çekici araştırmalardan biri, Agouti fareleri üzerinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu farelerde bulunan belirli bir genetik özellik, normal koşullarda sarı tüy yapısı, kilo alma eğilimi ve bazı hastalıklara yatkınlıkla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Ancak bilim insanları, anne farelerin gebelik dönemindeki beslenmesinin yavruların özelliklerini değiştirebildiğini gördü.</p>

<p>Anne farelere, soyada bulunan ve bitkisel östrojen benzeri etki gösterebilen genistein verildiğinde yavruların görünümünde belirgin değişiklikler ortaya çıktı. Yavrular sarı yerine daha koyu renkli tüylere sahip oldu ve aşırı kilo alma eğilimleri azaldı.</p>

<p>Buradaki önemli nokta, genlerin değişmemesiydi. Değişen şey, genlerin çalışma biçimiydi.</p>

<p>Bu sonuçlar, beslenmenin biyolojik programları uzun süreli olarak etkileyebileceğini gösteren güçlü örneklerden biri kabul ediliyor. Bazı araştırmacılar, bu tür mekanizmaların farklı toplumlar arasındaki bazı hastalık oranlarını anlamaya da katkı sağlayabileceğini düşünüyor.</p>

<p><strong>Modern beslenmenin görünmeyen yükü</strong></p>

<p>Genlerin işleyişini yalnızca yararlı besinler etkilemiyor. Vücutta yabancı maddeler olarak tanımlanan "ksenobiyotikler" de bu süreçte rol oynayabiliyor.</p>

<p>Gıda katkı maddeleri, pestisitler, çevre kirleticiler, bazı kozmetik içerikler, küf toksinleri ve çeşitli kimyasal bileşikler bu gruba giriyor.</p>

<p>Bazı maddeler "endokrin bozucu" olarak adlandırılıyor. Bu maddeler hormonal sinyalleri etkileyerek metabolik süreçlerde değişikliklere yol açabiliyor.</p>

<p>Son yıllarda ultra işlenmiş gıdaların tüketiminin hızla artması, bilim dünyasında önemli bir tartışma konusu hâline geldi. Uzmanlar, bu beslenme biçiminin kronik hastalıkların yaygınlaşmasına katkıda bulunabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Burada sorun yalnızca vitamin veya mineral eksikliği olmayabilir. Bazı maddelerin hücresel düzenleme mekanizmalarına yaptığı daha ince ve uzun vadeli etkiler de önem taşıyabilir.</p>

<p><strong>Yüz yaşını aşanlar ne yiyor?</strong></p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan toplumların mutfaklarının birbirinden farklı olduğu görülüyor. Ancak sofralarında ortak bazı özellikler bulunuyor.</p>

<p>Beslenmenin temelini sebzeler, baklagiller, meyveler, otlar ve kaliteli yağlar oluşturuyor. Endüstriyel olarak yoğun biçimde işlenmiş ürünler ise günlük yaşamda daha az yer tutuyor.</p>

<p>Bu beslenme biçimleri, yaşlanma süreciyle ilişkili birçok yararlı bileşen içeriyor.</p>

<p>Omega-3 yağ asitleri iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Antioksidanlar, hücrelere zarar verebilen oksidatif stresin azaltılmasında rol oynayabilir. Folat ve çinko gibi mikro besinler ise DNA'nın onarım mekanizmalarını destekleyebilir.</p>

<p>Günümüzde Akdeniz tipi beslenme, aralıklı oruç ve ketojenik beslenme modelleri yoğun biçimde araştırılıyor. Bazı çalışmalar, bu yaklaşımların metabolik esnekliği artırabileceğini ve hücrelerin kendini yenileme süreçlerini destekleyebileceğini gösteriyor. Bu süreçlerden biri de "otofaji".</p>

<p>Otofaji, hücrelerin kendi içindeki hasarlı veya işlevini yitirmiş parçaları parçalayıp yeniden değerlendirdiği doğal bir geri dönüşüm sistemi olarak tanımlanabilir. Bir bakıma hücrelerin bahar temizliği.</p>

<p>Bu mekanizmanın hücre sağlığının korunmasında önemli rol oynadığı ve sağlıklı yaşlanmayla bağlantılı olabileceği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Asıl sır tek bir besinde değil</strong></p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan insanların keşfettiği tek bir mucize besin ya da sihirli bir formül yok.</p>

<p>Uzun yaşam, görünüşe göre birçok küçük alışkanlığın yıllar boyunca bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.</p>

<p>Ölçülü beslenmek, her gün hareket etmek, yeterince uyumak, güçlü sosyal ilişkiler kurmak ve hayata anlam katan bir amaç taşımak, bu bütünün parçaları.</p>

<p>Bilimsel araştırmalar, bu alışkanlıkların yalnızca kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlamadığını; metabolizmadan hücresel onarım süreçlerine, genlerin çalışma biçiminden iltihaplanma mekanizmalarına kadar birçok biyolojik sistemi etkileyebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle uzun yaşam, tek bir "süper gıda"nın ya da sıra dışı genlerin sonucu olmayabilir.</p>

<p>Asıl mesele, her gün yaptığımız küçük seçimlerin yıllar içinde büyük bir etki yaratması.</p>

<p>Mavi Bölgelerin bize verdiği en önemli ders belki de "Nasıl yüz yaşına kadar yaşarız?" sorusunun yanıtı değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Asıl soru şu:</p>

<p>Sahip olduğumuz yılları nasıl daha sağlıklı, daha anlamlı ve daha dolu yaşayabiliriz?</p>

<p>Çünkü uzun yaşamak önemli. Ancak asıl değerli olan, yaşadığımız yıllara hayat katabilmek…</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/dr-vittorio-giuliano.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Dr. Vittorio Giuliano kimdir?</strong></p>

<p>Dr. Vittorio Giuliano, gastroenteroloji ve hepatoloji alanında uzman bir hekimdir. Tıp eğitimini Roma'daki La Sapienza Üniversitesi'nde, uzmanlık eğitimini ise Perugia Üniversitesi'nde tamamlayan Giuliano, 2005 yılından bu yana sindirim sistemi hastalıkları, karaciğer, pankreas ve bağırsak rahatsızlıkları üzerine çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>2016-2018 yılları arasında Danimarka'nın Hjørring kentinde danışman hekim olarak görev yapan Giuliano, Yeşil Burun Adaları'nda da gönüllü hekimlik yaptı. Bölgesel Çölyak Merkezi'nin yöneticisi olan Giuliano, yüksek çözünürlüklü ultrason, elastografi ve kontrastlı görüntüleme gibi modern tanı yöntemlerini koruyucu hekimlik yaklaşımıyla birleştiriyor.</p>

<p>Uzun ve sağlıklı yaşam, koruyucu tıp ve sindirim sistemi hastalıkları üzerine bilimsel çalışmaları uluslararası dergilerde yayımlanan Giuliano, erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaşam kalitesini artırmadaki önemine dikkat çeken çalışmalarıyla tanınıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EĞİTİM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/saglik-4.JPG" type="image/jpeg" length="47997"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hindistan'da sınav skandalı: Gençlerin protestosu Eğitim Bakanı'nı istifa ettirdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan'da haftalardır milyonlarca genci sokağa döken sınav skandalı protestoları hükümete geri adım attırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ülkenin Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan görevinden istifa ederken, protestoları organize eden "Hamam Böceği Halk Partisi" (Cockroach Janata Party-CJP) hükümetin hareketin tüm taleplerini kabul ettiğini açıkladı. Böylece son yılların en büyük gençlik hareketi zafer ilan ederek ülke genelindeki eylemlerini sona erdirdi.</strong></p>

<p>Protestoların fitilini, Hindistan'da tıp fakültelerine girişte uygulanan ülke çapındaki NEET sınavının sorularının önceden sızdırılması ateşledi.</p>

<p>Sınav sorularının önceden sızdırılmasının ortaya çıkmasının ardından yaklaşık iki milyon aday sınava yeniden girmek zorunda kaldı. Olay, uzun yıllardır sınav güvenliği ve eğitim sistemindeki adaletsizlikler nedeniyle biriken öfkeyi yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>AP'nin haberine göre göstericiler, yaşanan skandalın siyasi sorumluluğunu taşıdığı gerekçesiyle Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını talep etti.</p>

<p><img alt="" height="393" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-79.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="531" /></p>

<p><strong>İnternette doğdu, milyonları sokağa çıkardı</strong></p>

<p>Kısa sürede ülke çapında yayılan CJP hareketi, başlangıçta sosyal medyada ortaya çıkan bir protesto girişimiydi.</p>

<p><strong>"Hamam böcekleri"nden "çapulcular"a</strong></p>

<p>Hareketin adı, Hindistan Yüksek Mahkemesi Yargıcı Surya Kant'ın işsiz gençleri "hamam böcekleri" ve "parazitler" olarak nitelendiren açıklamalarına tepki olarak ortaya çıktı. Gençler, hakaret olarak görülen bu ifadeyi sahiplenerek <strong>"Cockroach Janata Party" (Hamam Böceği Halk Partisi)</strong> adını benimsedi ve sosyal medya üzerinden örgütlendi. Bu durum, Türkiye'de 2013'teki Gezi Parkı protestoları sırasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eylemcileri "üç beş çapulcu" diye nitelendirmesinin ardından protestocuların "çapulcu" ifadesini sahiplenerek bir direniş sembolüne dönüştürmesini hatırlattı.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hindistan-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Milyonlarca takipçiye ulaşan hareket, kısa süre içinde internet kampanyasından ülke tarihinin en büyük gençlik protestolarından birine dönüştü.</p>

<p>CJP'nin kurucusu Abhijeet Dipke, "Bu demokrasidir." diyerek istifayı "adaletin zaferi" olarak nitelendirdi.</p>

<p><strong>Delhi'de büyük kutlama</strong></p>

<p>Eğitim Bakanı'nın istifasının açıklanmasının ardından başkent Yeni Delhi'deki Jantar Mantar meydanında toplanan binlerce genç büyük kutlamalar yaptı.</p>

<p>Bollywood şarkıları eşliğinde bayraklar sallayan ve sloganlar atan göstericiler, haftalardır sürdürdükleri direnişin ilk büyük siyasi sonucunu elde etmiş oldu.</p>

<p>İstifa mektubunu kamuoyuyla paylaşan Dharmendra Pradhan ise, "Gençlik Bharat'ın gücüdür." ifadelerini kullandı. Bharat, Hindistan Cumhuriyeti'nin resmi adlarından biri olarak kullanılıyor.</p>

<p><strong>Polis müdahalesi protestoları büyüttü</strong></p>

<p>Gösteriler sırasında en kritik dönüm noktası, protestocuların parlamentoya yürümek istemesi oldu.</p>

<p>Güvenlik güçleri yürüyüşü göz yaşartıcı gaz, cop ve tazyikli suyla durdurdu. Yaşanan müdahalede çok sayıda gösterici ve polis yaralandı.</p>

<p>Ancak sert polis müdahalesi protestoları bastırmak yerine daha da büyüttü.</p>

<p>Yeni Delhi'nin yanı sıra Mumbai, Kolkata ve birçok kentte yüz binlerce kişi sokaklara çıktı. CJP'nin düzenlediği oturma eylemlerine her gün yeni gruplar katıldı.</p>

<p>Hareketin görünürlüğünü artıran isimlerden biri de iklim aktivisti Sonam Wangchuk oldu. Haftalar süren açlık grevinin ardından eylemini sonlandıran Wangchuk, istifayı "demokrasinin zaferi" olarak değerlendirdi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/4-62.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Hükümet geri adım attı</strong></p>

<p>Haftalar boyunca protestoları görmezden gelen Başbakan Narendra Modi hükümeti, eylemlerin ülke geneline yayılması üzerine CJP temsilcileriyle görüşmeyi kabul etti.</p>

<p>Modi daha önce sınav sorularının sızdırılmasıyla mücadele amacıyla özel hızlı mahkemeler kurulacağını ve sınav güvenliğine ilişkin yeni önlemler alınacağını açıklamıştı.</p>

<p>Ancak protestocular bunun yeterli olmadığını belirterek Eğitim Bakanı'nın istifasında ısrar etti.</p>

<p>Pradhan'ın istifasıyla birlikte Modi hükümeti, üçüncü döneminde ilk kez kitlesel sokak gösterileri karşısında önemli bir siyasi geri adım atmış oldu.</p>

<p><strong>Hükümet CJP'nin tüm taleplerini kabul etti</strong></p>

<p>İstifanın ardından CJP temsilcileri ile BJP hükümeti arasında gerçekleştirilen görüşmelerde protesto hareketinin diğer talepleri de masaya yatırıldı.</p>

<p>CJP, hükümetin tüm taleplerini kabul ettiğini açıkladı.</p>

<p>Buna göre sınav skandalıyla bağlantılı olarak yaşamını yitiren öğrencilerin ailelerine yaklaşık 90 bin avro tutarında tazminat ödenecek.</p>

<p>Ayrıca protestolara katılanlar hakkında açılan ceza soruşturmalarından vazgeçilecek, gösterilere müdahale eden Delhi Polisi ile Hızlı Müdahale Gücü'nün (RAF) sert müdahalesi nedeniyle kamuoyundan özür dilemesi sağlanacak.</p>

<p>Bunun üzerine CJP, haftalardır süren ülke çapındaki protestoların sona erdirildiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Muhalefet ve uzmanlar: Asıl sorun eğitim sistemi</strong></p>

<p>Göstericiler ise Eğitim Bakanı'nın istifasının tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Delhi'deki bir protestocu, "Yeni bir bakan gelmesi eğitim sistemindeki sorunları çözmeyecek. Ama en azından ilk kez biri sorumluluk üstlendi." sözleriyle mücadelelerinin süreceğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar da hareketin yalnızca sınav skandalından ibaret olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Analistlere göre CJP, genç işsizliği, fırsat eşitsizliği, ekonomik büyüme ve eğitim sistemindeki yapısal sorunlara yönelik daha geniş bir toplumsal tepkiyi temsil ediyor. Hindistan'da tıp eğitimi, milyonlarca genç için sosyal yükselişin en önemli yollarından biri olarak görülüyor ve NEET sınavı bu nedenle büyük önem taşıyor.</p>

<p>Muhalefet lideri Rahul Gandhi'nin protestolara verdiği destek de hareketin siyasi etkisini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>Modi yönetimi için kritik sınav</strong></p>

<p>2014'ten bu yana iktidarda bulunan Narendra Modi hükümeti, geçmişte protesto hareketleri karşısında nadiren geri adım attı. Uzmanlara göre bu süreç, yaklaşık bir yıl süren çiftçi eylemlerinin ardından tartışmalı tarım yasalarının geri çekilmesinden sonra hükümetin sokak baskısıyla attığı en önemli geri adım oldu.</p>

<p>Siyasi gözlemciler, CJP'nin protestoları sonlandırmasına rağmen hareketin milyonlarca genci kısa sürede örgütleyebilme kapasitesinin Hindistan siyasetinde kalıcı etkiler bırakabileceği görüşünde birleşiyor. Eğitim, istihdam ve fırsat eşitliği taleplerinin ise önümüzdeki dönemde de ülkenin en önemli siyasi gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hindistan-da-protesto.JPG" type="image/jpeg" length="75230"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Molla Demirel'den "Çoğulcu Bir Toplumda Demokrasi" Kitabı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/molla-demirelden-cogulcu-bir-toplumda-demokrasi-kitabi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/molla-demirelden-cogulcu-bir-toplumda-demokrasi-kitabi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim, siyaset, eğitim ve kültür dünyasından isimleri bir araya getiren Almanca eser, demokrasi, göç ve kültürel çeşitlilik konularını çoğulcu toplum perspektifiyle ele alıyor. Kitabın geliri ise Enternasyonal Çocuk Oyuncakları Müzesi'ne bağışlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzun yıllardır Almanya'da yaşayan yazar Molla Demirel'in editörlüğünde hazırlanan "Çoğulcu Bir Toplumda Demokrasi" (Demokratie in der pluralen Gesellschaft) adlı kitap, Bonn'daki Free Pen Verlag tarafından Almanca olarak yayımlandı. </strong></p>

<p>Demokrasi, göç ve kültürel çeşitlilik konularını farklı yönleriyle ele alan eser, akademi, siyaset, eğitim ve kültür dünyasından önemli isimleri bir araya getiriyor.</p>

<p><a name="Bookmark"></a>Kitabın önsözünü, sosyal danışman kökenli Münster Büyükşehir Belediye Başkanı Tilman Fuchs yazdı. Eserde Molla Demirel’in yanı sıra Prof. Dr. Kemal Bozay, PD Dr. habil. Hıdır Çelik, Prof. Dr. Wolfgang Gieler, Dr. İbrahim Kızılgöz, Prof. Dr. Ingrid Artus, Selin Aktaş, Hanna Wanke, Dr. phil. Nicolas Koj, Prof. Dr. Norbert Kersting, Medya Mustafa, Prof. Dr. Johannes Nathschläger, Dr. phil. Natalie Powroznik, Münster Üniversitesi Kültür Merkezi Başkanı Joachim Sommer, Prof. Dr. phil. Kulkanti Barboza, Yazar Öğretmen Barbara Wenders, Dr. Reinhard Stähling ve Prof. Dr. Ingo Stamm’ın makaleleri yer alıyor.</p>

<p>Kitapta, göçle birlikte çeşitlenen toplumlarda demokrasinin nasıl daha kapsayıcı hâle getirilebileceği farklı bakış açılarıyla değerlendiriliyor. Katılım, aidiyet, eşitlik ve toplumsal tanınma gibi temel kavramlar; 1970'li yıllardaki göçmen kadın işçilerin grevlerinden günümüzdeki yabancılar danışma kurullarına, okul demokrasisinden sosyal yenilik çalışmalarına kadar uzanan örneklerle ele alınıyor.</p>

<p><strong>Kitabın temel mesajı ise, demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığı; toplumdaki herkesin eşit haklarla yönetime katılabildiği ve kendisini ait hissedebildiği ölçüde güç kazanacağı düşüncesi etrafında şekilleniyor.</strong></p>

<p><strong>Yazar Molla Demirel bu yaklaşımı şu sözlerle ifade ediyor:</strong></p>

<p>"Bir toplumun gerçek gücü, farklılıklarıyla nasıl başa çıktığıyla ortaya çıkar."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kitap, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı toplumlarda ortak yaşamın nasıl güçlendirilebileceği, eşitlik ilkesinin günlük yaşamda neden her zaman karşılık bulmadığı ve dil, eğitim ile kültürel çeşitliliğin demokratik yaşam üzerindeki etkileri gibi önemli sorulara bilimsel ve toplumsal perspektiften yanıt arıyor.</p>

<p>Demokrasi, göç ve toplumsal uyum alanlarında çalışan araştırmacılar, eğitimciler, siyasetçiler ve konuya ilgi duyan okurlar için önemli bir kaynak niteliği taşıyan kitabın satışından elde edilecek gelirin tamamı Enternasyonal Çocuk Oyuncakları Müzesi'ne bağışlanacak.</p>

<p><img alt="" height="907" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/buch-cava.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>Kitabı edinme adresi:</strong></p>

<p>Free Peen Verlag, Camminer Str. 34, 53119 Bonn, Email: info@freepenverlag.de.</p>

<p>ISBN: 978-3-910806-07-8</p>

<p>Veya</p>

<p>İnternationales Kinderspielzeugsmuzeum Münster, Verspoel 7 -8, 48143 Münster</p>

<p>Tel: 0049 251 666377, E- Mail: IKmuenster@gmx.de, kaktus.ms@gmx.de</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/molla-demirelden-cogulcu-bir-toplumda-demokrasi-kitabi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 07:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/molla-demirel-2.jpeg" type="image/jpeg" length="94322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa, AB’de bir ilke imza attı: 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fransa-abde-bir-ilke-imza-atti-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fransa-abde-bir-ilke-imza-atti-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da Ulusal Meclis’te kabul edilen yasa tasarısı ile Fransa, 15 yaş altındaki çocuklara sosyal medya kullanımını yasaklayan ilk Avrupa Birliği (AB) ülkesi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>PARİS</strong> – Fransa, Avrupa Birliği'nde 15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medya kullanımını yasaklayan ilk ülke oldu. Fransız Senatosu'nda 243'e karşı 2 oyla kabul edilen yasa, Ulusal Meclis'te de 279'a karşı 81 oyla kabul edildi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Anayasa Konseyi'nin inceleme sürecinin tamamlanması bekleniyor.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un uzun süredir desteklediği yasa ile ülkede "dijital reşitlik yaşı" 15 olarak belirlendi. Macron, parlamentodaki oylamanın ardından yaptığı açıklamada, yeni kuralların yaz tatilinin ardından başlayacak eğitim-öğretim yılıyla birlikte yürürlüğe girmesini hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>Yeni hesaplar 1 Eylül'de, mevcut hesaplar 2027'de denetlenecek</strong></p>

<p>Hükümetin planına göre, 1 Eylül 2026'dan itibaren 15 yaşın altındaki çocuklar yeni sosyal medya hesabı açamayacak. Halihazırda sosyal medya hesabı bulunan 15 yaş altı kullanıcılar için ise platformlara dört aylık geçiş süresi tanınacak. Bu sürenin sonunda, 1 Ocak 2027 itibarıyla mevcut hesaplar da yaş doğrulama sisteminden geçirilecek ve kurallara uymayan hesaplar kapatılabilecek.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fransa-abde-bir-ilke-imza-atti-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/fr1-6.JPG" type="image/jpeg" length="47654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da hükümete çağrı: Entegrasyon kurslarındaki durdurma kararı geri çekilsin]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumete-cagri-entegrasyon-kurslarindaki-durdurma-karari-geri-cekilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumete-cagri-entegrasyon-kurslarindaki-durdurma-karari-geri-cekilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da Federal Konsey (Bundesrat), Bremen ve bazı eyaletlerin girişimiyle federal hükümete entegrasyon kurslarına yönelik kabul durdurma kararını geri çekme çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>8 Mayıs 2026 tarihinde kabul edilen kararda, entegrasyon politikalarının sürdürülebilir şekilde finanse edilmesi ve daha güvenilir yapıların oluşturulması talep edildi.</strong></p>

<p>Bremen Eyalet Senatosu tarafından yapılan açıklamada, Almanca bilgisinin toplumsal yaşama ve iş hayatına katılımın anahtarı olduğu vurgulanarak, Federal İçişleri Bakanlığının entegrasyon kurslarında yaptığı kesintilerin çok sayıda göçmeni doğrudan etkilediği belirtildi. Açıklamada, birçok kişinin yaklaşık 3 bin avroluk kurs ücretini artık kendi imkânlarıyla karşılamak zorunda kalabileceğine dikkat çekildi.</p>

<p><strong>“Almanca topluma katılımın anahtarı”</strong></p>

<p>Bremen Belediye Başkanı Andreas Bovenschulte yaptığı açıklamada, başarılı entegrasyon için güvenilirlik, istikrarlı yapılar ve kurumlar arası iş birliğinin gerekli olduğunu belirtti.</p>

<p>Bovenschulte, <strong>“Almanca bilgisi toplumsal yaşama ve iş hayatına katılımın anahtarıdır. Bremen’in sunduğu önergenin Bundesrat tarafından kabul edilmesinden memnuniyet duyuyorum” </strong>dedi.</p>

<p><strong>“İnsanların dil öğrenme yolları kapatılmamalı”</strong></p>

<p>Bremen Çalışma, Sosyal İşler, Gençlik ve Entegrasyon Senatörü Claudia Schilling ise alınan kararın entegrasyon politikaları açısından yanlış bir mesaj verdiğini savundu.</p>

<p>Schilling, “Entegrasyon isteniyorsa insanların dil öğrenme yolları kapatılmamalı” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Federal İçişleri Bakanlığı tarafından uygulanan kabul durdurma kararının insanlara fırsat sunmak yerine önlerine engeller koyduğunu söyleyen Schilling, Almanya’nın gelecekte ekonomik ve sosyal açıdan güçlü kalabilmesi için her yıl yaklaşık 400 bin göçmene ihtiyaç duyduğunu belirterek entegrasyon kurslarının bu süreçte hayati rol oynadığını vurguladı.</p>

<p><strong>Yaklaşık 130 bin kişi etkileniyor</strong></p>

<p>Uygulamadan ülke genelinde yaklaşık 130 bin kişinin etkilenmesinin beklendiği bildirildi. Etkilenenler arasında Ukrayna’dan gelen savaş mağdurları, sığınmacılar, geçici oturum hakkına sahip kişiler ve Avrupa Birliği vatandaşları da bulunuyor.</p>

<p>Schilling, konunun yalnızca mali değil siyasi bir mesele olduğuna dikkat çekerek, “Burada yaşamak, çalışmak ve toplumun bir parçası olmak isteyen insanlara nasıl bir mesaj verdiğimiz önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kurs merkezleri de zor durumda</strong></p>

<p>Kesintilerin yalnızca kursiyerleri değil, entegrasyon kurslarını düzenleyen kurumları da zor durumda bıraktığı ifade edildi. Birçok kurs merkezinin programlarını azaltmak, bazı kursları iptal etmek ve personel sayısını düşürmek zorunda kalabileceği belirtildi.</p>

<p>Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin (BAMF), 9 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı genelgede, Oturum Yasası’nın 44. maddesi kapsamındaki entegrasyon kurslarına yeni katılım izinlerinin “bir sonraki duyuruya kadar” durdurulduğu bildirilmişti. Gerekçe olarak ise son yıllarda yaşanan mali zorluklar gösterilmişti.</p>

<p><strong>Bremen’den ek dil kursları desteği</strong></p>

<p>Bremen Eyalet Senatosu’nun 2014 yılından bu yana federal kurslara erişemeyen kişiler için ek belediye dil kursları sunduğu belirtildi. Yıllık 445 bin avroluk bütçeye sahip program kapsamında, oturum statüsü veya geldikleri ülkeye bakılmaksızın çok sayıda kişiye Almanca eğitimi veriliyor.</p>

<p>2025 yılında yaklaşık 36 belediye dil kursunun düzenlendiği, bunlar arasında B1 seviyesindeki kursların yanı sıra kadınlar, gençler ve engellilere yönelik özel programların da yer aldığı kaydedildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumete-cagri-entegrasyon-kurslarindaki-durdurma-karari-geri-cekilsin</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/bamf.jpg" type="image/jpeg" length="29408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de “Yöresine Değer Katan Önder Kadın” Ödülü Pınar Okyay’ın oldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/izmirde-yoresine-deger-katan-onder-kadin-odulu-pinar-okyayin-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/izmirde-yoresine-deger-katan-onder-kadin-odulu-pinar-okyayin-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#000000">İzmir’de kadınların eğitimine, toplumsal yaşamda güçlenmesine ve kendi ayakları üzerinde durabilmesine yıllardır katkı sunan Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) İzmir Şubesi, Dostluk Toplantısı kapsamında 13 Nisan’da düzenlediği gecede özel bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.</span></strong></p>

<p><span>Fulya OMAÇ / İZMİR</span></p>

<p><span style="color:#000000">Gecede, 2026 yılı “Yöresine Değer Katan Önder Kadın Ödülü”, halk sağlığı alanındaki bilimsel çalışmaları, toplumsal katkıları ve örnek liderliği nedeniyle Prof. Dr. Pınar Okyay’a takdim edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Kamuya Yararlı Dernek” statüsüyle ulusal ve uluslararası düzeyde çalışmalarını sürdüren, Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu (GWI) ve Avrupa Üniversiteli Kadınlar Federasyonu (UWE) üyesi TÜKD İzmir Şubesi’nin düzenlediği törende davetliler Swissôtel Büyük Efes İzmir’de bir araya geldi. Dostluk Toplantısı Ödül Töreni’nde kadınların birbirine açtığı yollar, dokunduğu hayatlar, dayanışma ve büyüyen umutlar paylaşılırken, etkinlik salonda sıcak ve samimi bir atmosfer içinde gerçekleşti.</span></p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/4-55.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000">“KADINLARIN YOLCULUĞUNA EŞLİK ETMEYE DEVAM EDİYORUZ”</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Gecede bir konuşma yapan TÜKD İzmir Şube Başkanı Semra Marmara, derneğin geçmişten bugüne uzanan yolculuğunu hatırlatarak, kadınların eğitimde güçlenmesi, sosyal yaşamda daha görünür olması ve karar mekanizmalarında söz sahibi olabilmesi için yürütükleri çalışmaları anlattı. Cumhuriyetin öncü kadınları tarafından 1949 yılında kurulan TÜKD’nin bugün 31 şubeyle faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Marmara, “İzmir Şubesi olarak 150 kız üniversite öğrencisine burs sağlıyoruz. Bununla birlikte kadınların yükseköğrenime erişimini desteklemek, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini yaygınlaştırmak, eşit, bilinçli yurttaşlar olarak haklarının savunulması ve çağdaş, aydın bir toplumun gelişimine katkı sağlamak amacıyla genç kadınların hayatına dokunan ve gelişimine yönelik projeleri de kararlılıkla yürütüyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" height="488" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/3-68.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Ödül, Semra Marmara tarafından Prof. Dr. Pınar Okyay’a takdim edildi</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TOPLUMSAL FAYDAYA ADANMIŞ BİR BİLİM YOLCULUĞU</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#000000">Ödülün taşıdığı anlamı da paylaşan Marmara, bu buluşmanın yalnızca başarıları onurlandırmakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda topluma değer katan, yol açan ve ilham veren kadınların hikayelerine de alan açtığını söyledi. Bu çerçevede Prof. Dr. Pınar Okyay’ın emeği ve bilgi birikimiyle topluma dokunan bir akademik yolculuk yürüttüğünü belirten Marmara, “Halk sağlığı alanında uzun yıllara dayanan birikimiyle tanınan Prof. Dr. Pınar Okyay, epidemiyoloji, kadın sağlığı ve afetler üzerine önemli çalışmalar yürüttü. Pandemi sürecinde Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu’nda görev alarak kritik bir dönemde sorumluluk üstlendi. Akademik kariyerinin yanı sıra yerel yönetimde üstlendiği görevlerle de topluma hizmet etmeyi sürdürüyor” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p></p>

<p><span style="color:#000000">Prof. Dr. Pınar Okyay’a verilen ödül, salonda duygusal anlara sahne olurken, program kapsamında derneğe uzun yıllar emek veren önceki dönem Şube Başkanı Esen Alpagut’a da teşekkür plaketi sunuldu. Ayrıca bursiyer öğrencilere yönelik kültürel etkinlikler ve gençlerin aktif rol aldığı “Genç Meşaleler” projesi hakkında bilgi paylaşıldı. Gençlerin katılımı, gecenin en dikkat çeken anlarından biri oldu. TÜKD İzmir Şubesi, kadınların güçlenmesine ve genç kadınların eğitim yolculuğuna destek sunan çalışmalarını sürdürme kararlılığını yineledi.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>3.SAYFA, EĞİTİM, GENEL, KADIN, MEDYA, ÖZEL HABER, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/izmirde-yoresine-deger-katan-onder-kadin-odulu-pinar-okyayin-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 08:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/1-194.jpeg" type="image/jpeg" length="10217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamburg'da Uyum Kurslarının Kısıtlanması Kararı Protesto Edildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-uyum-kurslarinin-kisitlanmasi-karari-protesto-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-uyum-kurslarinin-kisitlanmasi-karari-protesto-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Hamburg kentinde, entegrasyon (uyum) kurslarına getirilen kısıtlamalar protesto edildi. Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW) tarafından organize edilen gösteri, CDU Hamburg parti  bürosu önünde gerçekleştirildi. Protesto yürüyüşüne yaklaşık 600 kişi katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Göstericiler, koalisyon hükümeti tarafından uygulanan ve entegrasyon kurslarına erişimi ciddi şekilde sınırlayan kararları eleştirdi. Bu kurslar, göçmenlerin Almanca öğrenmesi ve Almanya'daki toplumsal yaşama uyum sağlaması açısından temel bir rol oynuyor.</strong></p>

<p>GEW Hamburg Eğitim ve Bilim Sendikasi Temsilcisi Detlef Zunker, dil ve uyum kurslarına erişimin toplumsal katılım ve istihdam açısından hayati öneme sahip olduğunu belirterek, getirilen kısıtlamaları "entegrasyon politikası açısından yıkıcı ve sosyal açıdan sorumsuz" olarak nitelendirdi. Zunker ayrıca, tasarruf önlemlerinin toplumun en kırılgan kesimleri üzerinden yapıldığını ve binlerce öğretmenin emeğinin değersizleştirildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/suheyla-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Verilere göre söz konusu kısıtlamalar ülke genelinde yaklaşık 130 bin kişiyi etkiliyor. Bunlar arasında sığınmacılar, Ukrayna'dan gelen savaş mültecileri ve oturum durumu belirsiz (Duldung sahibi) kişiler de bulunuyor. Hamburg'da ise yaklaşık 6 bin kişinin bu kurslara erişimini kaybedeceği tahmin ediliyor.</p>

<p>GEW'in değerlendirmesine göre, mevcut uygulamalar nedeniyle entegrasyon kurslarının yaklaşık yarısı artık düzenlenemeyecek. Bu durum yalnızca göçmenleri değil, aynı zamanda eğitim kurumlarını da ekonomik açıdan zor durumda bırakıyor. Sendika, yaklaşık 20 bin öğretmenin mesleki geleceğinin risk altında olduğu uyarısında bulundu.</p>

<p><img alt="" height="449" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/25.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Protestoya destek veren Diakonie ise dilin topluma ve iş gücü piyasasına entegrasyonun anahtarı olduğunu vurguladı. Kurum, CDU Hamburg'a çağrıda bulunarak, federal hükümet nezdinde girişimde bulunulmasını ve Federal İçişleri Bakanligi tarafından alınan kısıtlama kararlarının geri çekilmesini talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre Almanya, demografik değişim ve artan nitelikli iş gücü ihtiyacı nedeniyle göçe bağımlı bir ülke konumunda. Yapılan araştırmalar, ülkenin her yıl yaklaşık 400 bin göçmene ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle protestocular, uyum kurslarının kısıtlanmasının hem toplumsal entegrasyonu hem de ekonomik geleceği olumsuz etkileyeceği görüşünde birleşiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-uyum-kurslarinin-kisitlanmasi-karari-protesto-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/suheyla-kaplan-10.jpg" type="image/jpeg" length="55828"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[16 yıl boyunca raporlu görünüp maaş alan öğretmenin evi arandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/16-yil-boyunca-raporlu-gorunup-maas-alan-ogretmenin-evi-arandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/16-yil-boyunca-raporlu-gorunup-maas-alan-ogretmenin-evi-arandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde 16 yıl boyunca hastalık izni alarak maaşını almaya devam eden bir öğretmen hakkında yürütülen soruşturma derinleşiyor. Ruhr bölgesinde görev yapan ve ismi açıklanmayan öğretmenin evinde arama yapıldığı, çok sayıda belge ve dijital materyale el konulduğu bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya'da Duisburg Savcılığı, öğretmen hakkında “ticari dolandırıcılık” şüphesiyle soruşturma yürütüldüğünü açıkladı. Yetkililer, arama kapsamında “delil niteliği taşıyan belgeler ve elektronik veri taşıyıcılarının” incelenmek üzere alındığını belirtti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2009 yılından bu yana “ruhsal rahatsızlık” gerekçesiyle raporlu olduğu belirtilen öğretmenin bu süre boyunca hiç görev yapmadığı, buna rağmen tam maaş almaya devam ettiği ifade edildi. Yıllık yaklaşık 72 bin euro gelir elde ettiği belirtilen öğretmenin, yıllar içinde raporlarını sürekli uzattığı kaydedildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında, öğretmenin gerçekte çalışamayacak durumda olmadığı halde kendisini görev yapamaz gösterdiği şüphesi üzerinde duruluyor. İddialara göre öğretmen, bu süreçte alternatif tıp alanında “heilpraktiker” olarak faaliyet yürüttü ve bir girişimcilik yarışmasına da katıldı.</p>

<p>Öte yandan öğretmen, kendisinden istenen psikiyatrik muayenenin “makul olmadığı” gerekçesiyle işverenine karşı dava açtı. Ancak Kuzey Ren-Vestfalya Yüksek İdare Mahkemesi bu başvuruyu reddetti. Karara göre öğretmenin sağlık kontrolüne gitmesi gerekiyor; aksi halde raporlu statüsü ve maaş hakkı iptal edilecek.</p>

<p>Savcılık, ceza soruşturmasının tüm 16 yıllık dönemi kapsamadığını, yalnızca son dört yılın incelendiğini belirtti. Daha eski dönemlere ilişkin iddiaların zaman aşımına uğramış olabileceği ifade edildi. Sürecin kesinleşmesine kadar masumiyet karinesinin geçerli olduğu vurgulandı.</p>

<p>Olay, hem kamuoyunda hem de siyasette geniş yankı uyandırdı. Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Okul Bakanı Dorothee Feller, söz konusu durumu “affedilemez ve boyutu itibarıyla anlaşılmaz” olarak nitelendirdi. Son dönemde eyalette benzer vakaların gündeme gelmesi, denetim mekanizmalarına yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/16-yil-boyunca-raporlu-gorunup-maas-alan-ogretmenin-evi-arandi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 23:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/16-yildir-raporlu-ogretmen.JPG" type="image/jpeg" length="79148"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Türkiyeli Yazarlar Grubu 2026 İlkbahar Buluşması Gelsenkirchen’de Gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-turkiyeli-yazarlar-grubu-2026-ilkbahar-bulusmasi-gelsenkirchende-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-turkiyeli-yazarlar-grubu-2026-ilkbahar-bulusmasi-gelsenkirchende-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Türkiyeli Yazarlar Grubu’nun (ATYG) 2026 İlkbahar Buluşması, 20-22 Mart 2026 tarihlerinde Gelsenkirchen’deki Schacht III’da düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen yazar, sanatçı ve konuklar, saygı ve samimi duygularla güçlü dostluk bağlarını geliştirdi ve kamuoyuna bir açıklamada bulundu.</strong></p>

<p>Mehmet TANLI / Gelsenkirchen</p>

<p>ATYG açıklamasında, buluşmaların amacının katılımcıları bir araya getirmek, yazın alanında birbirlerine destek olarak gelişmelerini sağlamak, motive etmek ve hem Avrupa’da hem de Türkiye’de okuyuculara değerli eserler sunmak olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, Türkçe kitapların ülkelerin dillerine çevrilerek kültürlerarası anlayışa katkıda bulunmanın önemine de vurgu yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buluşmalar Dr. Aydın Sayılan tarafından düzenlendi. Dr. Sayılan, toplantıda <strong>“Gurbetteki Vatan – Benim Hayatım”</strong> adlı kitabını tanıttı ve kitabın yakında Almanca olarak yayımlanacağını duyurdu. Senede iki kez gerçekleştirilen seminerlerde yazar ve şairler, yeni yayımladıkları kitapları hakkında bilgi veriyor ve gelecek projelerini tanıtıyorlar.</p>

<p>Türkiye’den gelen Süleyman Cihangiroğlu, Aziz Nesin ve Nesin Vakfı hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Emekli öğretmen ve yazar Turan Akpınar ise, Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün 65. yılı kapsamında belge, yaşam öyküleri ve gazete haberlerine dayanan sunumuyla dinleyicilerin kendi deneyimlerini hatırlamasını sağladı.</p>

<p>Hollanda’dan katılan Ozan ve yazarlar Agop Yıldız ile Yaşar Çiçekdemir, Ömer Hayyam konulu sunumlarıyla Hayyam’ın yaşamı, matematik, astronomi, felsefe ve edebiyat alanındaki katkıları ile rubaileri hakkında katılımcıları bilgilendirdi.</p>

<p>Toplantıda ayrıca <strong>“Yaşlılık ve Yalnızlık”</strong> konuları, yazar Fikret Güneş tarafından edebiyattan örneklerle ele alındı. İklim ve çevre sorunları ise hayati önem taşıdığı için, Şair Kazım Güzel ve araştırmacı yazar, şair ve ATYG Eşbaşkanı Kemal Yalçın tarafından sunuldu.</p>

<p>Hollanda’dan davetli olarak katılan Nuri Gazibeyoğlu ise <strong>“Sabahattin Ali’den Günümüze Ezgilerle Mahpusluk Şiirleri”</strong> adlı sunumunu, ud ve cümbüş eşliğinde, Sadık Şahin ve İsmail Polat’ın darbuka ve bendir performansıyla etkileyici bir şekilde gerçekleştirdi.</p>

<p>Tüm katılımcılar, dostane atmosfer ve karşılıklı öğrenim imkânlarından memnun ayrılırken, ATYG Sonbahar Buluşması’nda tekrar bir araya gelme isteklerini de dile getirdiler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DERNEKLER, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-turkiyeli-yazarlar-grubu-2026-ilkbahar-bulusmasi-gelsenkirchende-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/aytg-ilkbahar-bulusmasi.jpeg" type="image/jpeg" length="69840"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Leipzig Kitap Fuarı: Ödüller sahiplerini buldu, Kültür Bakanı açılışta yuhalandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-kitap-fuari-oduller-sahiplerini-buldu-kultur-bakani-acilista-yuhalandi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-kitap-fuari-oduller-sahiplerini-buldu-kultur-bakani-acilista-yuhalandi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Leipzig kentinde her yıl düzenlenen Leipzig Kitap Fuarı, bu yıl 19–22 Mart tarihleri arasında gerçekleşti ve dört günlük yoğun programın ardından bugün (Pazar) sona eriyor. Fuara 54 ülkeden katılan edebiyat, çizgi roman ve manga meraklıları büyük ilgi gösterirken, bu yıl ilk kez Kongo ve Birleşik Arap Emirlikleri de fuarda temsil edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Leipzig Kitap Fuarı, edebiyat dünyasının en önemli buluşmalarından biri olmayı sürdürürken, bu yılki etkinlik hem ödüller hem de ifade özgürlüğü tartışmalarıyla gündeme geldi.</strong></p>

<p>Bu yıl fuara 54 ülkeden 2 bin 44 yayınevi ve kuruluş katıldı. Organizasyonun ilk yarısında yaklaşık 105 bin ziyaretçi fuarı gezdi; bu sayı geçen yıla göre 9 bin artışa işaret etti. Geçen yıl fuarda 45 ülkeden 2 bin 40 yayınevi yer almıştı.</p>

<p><img alt="" height="371" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/leipzig.webp" width="660" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Edebiyat ödülü Katerina Poladjan’a</strong></p>

<p>Fuar kapsamında verilen Leipzig Kitap Fuarı Ödülü’nün edebiyat kategorisi, yazar Katerina Poladjan’a verildi. Poladjan, “Goldstrand” adlı romanıyla ödüle layık görüldü.</p>

<p><img alt="" height="461" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/poladjan1.JPG" width="796" /></p>

<p>Romanda bir yönetmenin Odessa’dan Roma’ya ve Bulgaristan’a uzanan anıları üzerinden kendi yaşam öyküsünü kurma süreci anlatılıyor. Jüri, eseri “biyografinin kurgu ve hafıza üzerinden ustalıkla inşası” olarak nitelendirirken, Poladjan’ın dilinin hem akıcı hem de derinlikli olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>1970’lerin sonunda ailesiyle birlikte Sovyetler Birliği’nden ayrılan Poladjan, çocukluk yıllarında Roma’da ve daha sonra Almanya’da yaşadı. Romanına adını veren “Goldstrand” ise yazarın geçmişte tatil yaptığı Bulgaristan’daki bir sahil bölgesi.</p>

<p>Toplam 60 bin Euro değerindeki ödülün diğer kategorilerinde ise, Marie-Janine Calic “Balkan-Odyssee, 1933–1941” adlı eseriyle kurgu dışı ödülünü kazanırken, çeviri ödülü Manfred Gmeiner’e verildi.</p>

<p><strong>Açılışta protesto: Kültür Bakanı yuhalandı</strong></p>

<p>Fuarın açılış töreni ise siyasi tartışmaların gölgesinde geçti. Almanya Kültürden Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer, konuşması sırasında izleyicilerin bir bölümü tarafından yuhalandı.</p>

<p><img alt="" height="449" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/demo-in-leipzig.png" width="800" /></p>

<p>Tepkilerin odağında, Weimer’in üç sol görüşlü kitabevini Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın (Verfassungsschutz) bulgularını gerekçe göstererek Alman Kitapçılık Ödülü aday listesinden çıkarması yer aldı. Karara karşı fuar öncesinde yüzlerce kişi Leipzig’de protesto gösterisi düzenledi.</p>

<p>Weimer ise kararını savunarak, ifade özgürlüğü ile devlet desteklerinin farklı kategoriler olduğunu belirtti. Devletin kamu kaynakları söz konusu olduğunda “özen yükümlülüğü” bulunduğunu ifade eden Weimer, her tür aşırılığa karşı eşit mesafede olunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt de Weimer’e destek vererek, kararın “mantık olarak anlaşılabilir” olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>Kitapevlerinden açıklama: Karara karşı hukuki yollara başvurduk</strong></p>

<p>Bu yılki Alman Kitapçılık Ödülü’nden çıkarılan Berlin’deki Buchladen zur schwankenden Weltkugel, Bremen’deki The Golden Shop ve Göttingen’deki Rote Straße adlı kitabevleri ise karara karşı hukuki yollara başvurduklarını açıkladı.</p>

<p>Üç kitabevi yaptıkları ortak açıklamada, <strong>‘Bir ödüle başvurduk, kazanacaktık, bize yalan söylendi ve sonradan listeden çıkarıldık; çünkü aşırı muhafazakâr bir bakanın görüşlerine uymuyoruz’ </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Kitap sektörü tepki gösterdi</strong></p>

<p>Öte yandan Alman Yayıncılar ve Kitapçılar Birliği (Börsenverein des Deutschen Buchhandels) de karara eleştirel yaklaştı. Birlik Başkanı Sebastian Guggolz, kitap sektörünün siyasi müdahalelerle baskı altına alınamayacağını vurguladı.</p>

<p>Guggolz yaptığı açıklamada, <strong>“Ne tehdit edilen anayasa koruma uygulamalarıyla ne de başka yollarla bölünmemize ve karşı karşıya getirilmemize izin veririz”</strong> dedi.</p>

<p><img alt="" height="524" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/kitap-fuari-leipzig.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>Leipzig ve Frankfurt Kitap Fuarı arasındaki fark nedir?</strong></p>

<p>Frankfurt Kitap Fuarı’nın ardından Leipzig Kitap Fuarı, Almanya’daki en büyük ikinci edebiyat etkinliğidir. Genellikle her yıl mart ayında Leipzig fuar alanında düzenlenir ve yılın ilk büyük sektör buluşması olarak kabul edilir. Frankfurt Kitap Fuarı’ndan farklı olarak Leipzig’deki fuar, öncelikli olarak halka yönelik bir fuardır.</p>

<p>2025 Leipzig Kitap Fuarı’na toplam 296.000 ziyaretçi katıldı; bu rakam, fuar alanı ile birlikte düzenlenen “Leipzig Okuyor” festivalini de kapsıyor ve fuarın tüm zamanların ziyaretçi rekorunu kırdığını gösteriyor.</p>

<p>Leipzig Kitap Fuarı’nın tarihi oldukça eskiye dayanıyor. Leipzig, Reform hareketi ve ardından gelen matbaanın yayılmasıyla Avrupa’nın en önemli basım merkezlerinden biri haline geldikten sonra, 16. yüzyılın ikinci yarısında şehirde fuar etkinlikleri hız kazandı. 1594’te yayımlanan ilk şehir konseyi fuar kataloğu ise yeni çıkan kitapları listeliyordu; bu, Frankfurt’taki benzer katalogdan dört yıl daha önce gerçekleşmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-kitap-fuari-oduller-sahiplerini-buldu-kultur-bakani-acilista-yuhalandi-1</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/leipzig-kitap-fuari.JPG" type="image/jpeg" length="61580"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eitorf’ta öğretmenlere yönelik hafta sonu semineri düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/eitorfta-ogretmenlere-yonelik-hafta-sonu-semineri-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/eitorfta-ogretmenlere-yonelik-hafta-sonu-semineri-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletine bağlı Eitorf kasabasında, Kuzey Ren-Vestfalya Türk Öğretmenler Derneği (NRW-TÖD) ile Kuzey Ren-Vestfalya Türkiyeli Öğretmenler Birliği (NRW-TÖB) üyelerine yönelik hafta sonu semineri düzenlendi. Friedrich Ebert Stiftung’un destek verdiği seminere 26 eğitmen katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sorumluluğunu Mehmet Tanlı’nın üstlendiği seminer, NRW-TÖD Başkanı Ayla Erfidan ile NRW-TÖB Eşbaşkanları Mehtap Suvaroğlu ve Zülfü Gürbüz’ün katılımcıları selamlamasıyla başladı.</strong></p>

<p>Öğretmenlere yönelik düzenlenen seminerde eğitim alanındaki güncel gelişmeler ve mesleki konular ele alındı. İkinci gün programında, misafir öğretmen Dilber Gülcan rehberliğinde quilling tekniğiyle kâğıt kıvırma çalışmaları yapıldı. Ortaya çıkan eserler sergilenirken, Mehtap Suvaroğlu da Kahoot programı üzerinden öğrencilere yönelik oyun temelli çalışma yöntemlerini uygulamalı olarak katılımcılara sundu. Bu interaktif sunum, pratik öğrenme yaklaşımıyla yoğun ilgi gördü.</p>

<p><img alt="" height="466" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/1-190.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Seminerde ayrıca öğretmenlerin özlük hakları ile eğitim alanındaki güncel gelişmeler de değerlendirildi. Açık Tam Gün Okulu (OGS), eğitimde eşitlik, katılım ve yeni zorluklar ile anadil eğitmenleri ve dil sınavlarına ilişkin güncel gelişmeler ele alınan başlıca konular arasında yer aldı. Bunun yanı sıra toplu sözleşme hukuku, devam eden toplu sözleşme görüşmeleri, öğretmen maaşlarının yeniden düzenlenmesi ve bunun sonuçları ile anadilinde eğitim veren öğretmenlerin izlemesi gereken yol da tartışıldı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/3-65.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>NRW-TÖD Başkanı Ayla Erfidan ve NRW-TÖB Başkanı Zülfü Gürbüz, derneklerinin çalışmaları hakkında kısa bilgiler paylaşırken, her iki derneğin bağlı olduğu çatı örgütü BTMB ile birlikte yürütülen projeler ve önümüzdeki dönem programları hakkında da katılımcılara bilgi verildi.</p>

<p>Öğretmen dernekleri tarafından düzenlenen bu tür seminerlerin genellikle sertifikalı olduğu, eğitimcilerin güncel konularda bilgilendirilmesine, mesleki becerilerinin geliştirilmesine ve mesleki ağlarını güçlendirmesine katkı sunduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="847" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/5-39.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p>Eitorf’taki seminer, önümüzdeki dönemde planlanan etkinliklerin ve önemli toplantıların duyurulmasının ardından, katılımcıların değerlendirmeleri, dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DERNEKLER, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/eitorfta-ogretmenlere-yonelik-hafta-sonu-semineri-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/2-132.jpeg" type="image/jpeg" length="72122"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzonlu Lina Saka, STEM Olimpiyatları’nda 100 tam puanla dünya birincisi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/trabzonlu-lina-saka-stem-olimpiyatlarinda-100-tam-puanla-dunya-birincisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/trabzonlu-lina-saka-stem-olimpiyatlarinda-100-tam-puanla-dunya-birincisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Yomra ilçesinde yaşayan 10 yaşındaki 4’üncü sınıf öğrencisi Lina Saka, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce Amerikan Matematik Olimpiyatları’nda tam puan alarak kendi kategorisinde Türkiye birincisi olan Lina, bu kez 153 ülkenin katıldığı STEM Olimpiyatları’nın matematik kategorisinde tüm soruları doğru yanıtlayıp 100 tam puan alarak dünya birincisi oldu.</p>

<p><img alt="" height="543" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/lina-saka1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="565" /></p>

<p>Tüm sınıf kategorileri arasında dünya birincisi olan Türkiye'den tek öğrenci unvanını kazanan Lina Saka, temmuz ayında İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenecek final yarışmasında Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı.</p>

<p><img alt="" height="557" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/faik-birgul.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha önce FISO Olimpiyatları’nda da gümüş madalya kazanan Lina’nın başarısı eğitim çevrelerinde de dikkat çekti. Finlandiya eğitim modelini temel alan Fidol Okulları’nın kurucusu eğitim uzmanı Faik Birgül, genç yeteneğin eğitimine destek vermek için burs sağlamaya hazır olduklarını açıkladı. Birgül, gerekirse Trabzon’a giderek aileyle görüşeceğini ve Lina’nın eğitim sürecinde tüm imkânlarını seferber edeceklerini belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EĞİTİM, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, ÖZEL HABER, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/trabzonlu-lina-saka-stem-olimpiyatlarinda-100-tam-puanla-dunya-birincisi</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 02:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/lina1.JPG" type="image/jpeg" length="38431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamburg'da entegrasyon kurslarına getirilen kısıtlamalar tartışıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-entegrasyon-kurslarina-getirilen-kisitlamalar-tartisildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-entegrasyon-kurslarina-getirilen-kisitlamalar-tartisildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da entegrasyon kurslarına getirilen yeni kısıtlamalar, Hamburg'un Steindamm semtinde bulunan ABI Dil Okulu'nda düzenlenen toplantıda ele alındı. Toplantıya Federal İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Christoph de Vries de katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>De Vries, Hamburg ve çevresinde faaliyet gösteren çeşitli kurs sağlayıcıları ve kurum temsilcileriyle bir araya geldi.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Görüşmeye VHS Hamburg ve VHS Geesthacht'ın yanı sıra Grone, KOM, SBH, BBB, IHB, Türkische Gemeinde Hamburg, Bilim ve Weiterbildung Hamburg temsilcileri katıldı. Ayrıca farklı dil ve entegrasyon kurslarında görev yapan çok sayıda öğretmen de toplantıda hazır bulundu.</p>

<p><img alt="" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/hh-15.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Kurs sağlayıcılarının ve kurum temsilcilerinin büyük bölümü planlanan kısıtlamaları sert bir şekilde eleştirdi. Katılımcılar, bu kararların kabul edilemez olduğunu ve yanlış bir politika olduğunu belirtti. Kısıtlamaların hem göçmenlerin entegrasyonunu hem de iş piyasasını olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABI Dil Kursu temsilcisi Cengiz Orhan, toplumsal birlikte yaşamın ancak dil kursları ve başarılı entegrasyon yoluyla olumlu yönde değişebileceğini söyledi. Bu nedenle planlanan kısıtlamaların yeniden gözden geçirilmesi ve mümkünse geri çekilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><img alt="" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/hh2-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Parlamenter Devlet Sekreteri Christoph de Vries ise farklı bir görüş dile getirdi. De Vries, 2021'den bu yana entegrasyon kursları için yapılan harcamaların üç katına çıktığını, bunun 2022 yılında SPD/Yeşiller ve FDP koalisyon hükümetinin güvenli kalış perspektifi olmayan kişilere de kursları açmasının bir sonucu olduğunu belirtti. De Vries 2027 bütçesi için getirilen tasarruf hedeflerine de dikkat çekerek, mevcut önlemlerin amacının, güvenli kalış perspektifine sahip kişiler için entegrasyon kurslarının finansmanını uzun vadede güvence altına almak olduğunu vurguladı. De Vries ayrıca kursların entegrasyon açısından önemine dikkat çekerek kurs sağlayıcılarının çalışmalarına teşekkür etti.</p>

<p>Toplantı, entegrasyon kursları konusunun Almanya'da entegrasyon politikası açısından önemini koruduğunu ve tartışmaların devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p><img alt="" height="362" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/hh4.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Almanya'da göçmenlerin topluma uyumunu desteklemek amacıyla kamu tarafından finanse edilen entegrasyon kurslarında önemli bir kısıtlama kararı alındı. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), bütçedeki daralma gerekçesiyle gönüllü katılımcıların artık kurslara kabul edilmeyeceğini duyurdu. BAMF'ın kurs sağlayıcılarına gönderdiği yazıda, Yabancılar Yasası'nın 44/4. maddesi kapsamında gönüllü olarak kursa katılmak isteyen kişilere artık yeni onay verilmeyeceği bildirildi. Karar, özellikle iltica başvuru süreci tamamlanmayanlar, geçici koruma statüsündekiler, Ukrayna'daki savaş nedeniyle ülkeye sığınanlar ve Avrupa Birliği vatandaşları gibi geniş bir grubu doğrudan etkiliyor. Bu durumdaki kişiler Almanca öğrenmek istediklerinde ücret ödemek zorunda kalacak. Daha önce verilmiş katılım onayları ise geçerliliğini koruyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DERNEKLER, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-entegrasyon-kurslarina-getirilen-kisitlamalar-tartisildi</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/hh5.jpeg" type="image/jpeg" length="51459"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Duisburg'da Hasan Karagöz Dede son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/duisburgda-hasan-karagoz-dede-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/duisburgda-hasan-karagoz-dede-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Duisburg Alevi Toplumu Kuzey Cemevi’nde uzun yıllar Post Dedeliği görevini yürüten Hasan Karagöz Dede, Hakk’a yürüdü. Karagöz için cenaze erkânı Duisburg Alevi Toplumu – Marxloh Cemevi’nde gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cenaze erkânı Dede Erhan Karagöz tarafından yürütülürken, Dede Cemalettin Eken çerağı uyandırdıktan sonra törene başlandı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font face="Verdana, sans-serif">FATİH ÇİMEN-DUİSBURG</font></p>

<p>Törende konuşan Erhan Karagöz, Hasan Karagöz Dede’nin dernek için büyük emek verdiğini ve önemli hizmetlerde bulunduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/hasan-karagoz-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>“Hasan Dede bu derneğe çok emek vermiş, çok hizmet etmiştir. Kapı komşuları, yoldaşları ve sevenleri bugün burada bir arada. Bizim burada yapacağımız tek şey gönül bağıdır. Aramızda farklı inançtan insanlar varsa, biz yetmiş iki millete aynı gözle, aynı nazarla bakarız. Biz hep deriz ki; el ele, el Hakk’a. Pir İmam Hüseyin’e dayanarak inancımızda dara dururuz. Hak gönül rızası alacağız. Rızasız lokma paylaşılmaz, rızasız dua yürütülmez.”</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/hasan-karagoz-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Erhan Karagöz ayrıca Anadolu’da eski Dersim coğrafyasında güneş doğarken ana dil Zazaca ile Bozatlı Hızır duası verildiğini belirterek, törende ana dili Zazaca ile dua etti.</p>

<p>Cenaze erkânının ardından Hasan Karagöz için sevenlerinden helallik alındı. Karagöz’ün naaşının İzmit Tavşantepe’de son yolculuğuna uğurlanacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DERNEKLER, EĞİTİM, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/duisburgda-hasan-karagoz-dede-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/hasan-karagoz-3.jpg" type="image/jpeg" length="59540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Entegrasyonu askıya al, silahlanmayı artır: Almanya nereye gidiyor?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/entegrasyonu-askiya-al-silahlanmayi-artir-almanya-nereye-gidiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/entegrasyonu-askiya-al-silahlanmayi-artir-almanya-nereye-gidiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya bir yol ayrımında. Bir yanda savunma harcamalarına ayrılan milyarlar, diğer yanda uyum kurslarına getirilen kısıtlamalar. Bir yanda "güvenlik" söylemi, diğer yanda toplumun en kırılgan kesimlerine kapatılan kapılar. Bu tabloya bakınca sormak kaçınılmaz: Almanya gerçekten nereye gidiyor?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) bütçe gerekçesiyle entegrasyon kurslarına erişimi kısıtladı.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Ukraynalılar, iltica süreci devam edenler, "Duldung" (geçici oturum müsaadesi) statüsündekiler, Ukrayna'dan gelen mülteciler ve bazı AB vatandaşları artık ya dışarıda kalacak ya da kurs ücretini kendi ceplerinden ödeyecek. Bu kararın siyasi sorumluluğu ise Federal İçişleri Bakanlığı ve onun başındaki CSU'lu Alexander Dobrindt'e ait.</p>

<p>Resmi gerekçe: Bütçe açığı.</p>

<p>Ama mesele bütçe değil. Mesele siyasi öncelik.</p>

<p><strong>Silaha Var, Entegrasyona Yok mu?</strong></p>

<p>Son yıllarda Almanya savunma bütçesini tarihi ölçüde artırdı. "Zeitenwende" söylemiyle milyarlarca Euro silahlanmaya, askeri modernizasyona ve NATO hedeflerine yönlendirildi. Devlet kasası konu savunma olduğunda açılıyor; konu entegrasyon olduğunda ise "tasarruf" deniliyor.</p>

<p>Bu çelişki tesadüf değil.</p>

<p>Bir ülkede öncelikler bütçeyle okunur. Eğer milyarlar silaha ayrılırken birkaç yüz milyonluk entegrasyon harcaması "yük" olarak görülüyorsa, burada ideolojik bir tercih vardır. Sosyal uyum yerine güvenlikçi refleks tercih edilmiştir. Sınıfsal ve toplumsal yatırım yerine askeri güç.</p>

<p>Tablo aslında son derece nettir: Kaynaklar yukarıya ve savaşa, kemer sıkma ise aşağıya ve göçmenlere.</p>

<p><strong>60 Yıllık Göç Tarihi Geriye Mi Gidiyor?</strong></p>

<p>Almanya'nın göç tarihi 1960'ların "Gastarbeiter" anlaşmalarına uzanır. Türkiye'den, İtalya'dan, Yunanistan'dan gelen işçiler bu ülkenin sanayisini ayağa kaldırdı. Başlangıçta "geçici" denilen bu insanlar kalıcı oldu. Alman toplumu değişti, dönüştü, çeşitlendi.</p>

<p>Bugün ise entegrasyon kurslarını kısmak, o tarihsel öğrenmeyi tersine çevirmek anlamına geliyor.</p>

<p>Dil öğrenemeyen bir göçmen iş bulamaz. İş bulamayan sosyal yardıma mahkûm olur. Sosyal yardıma mahkûm edilen de "yük" olarak damgalanır. Böylece siyasi söylem kendini doğrulayan bir kehanete dönüşür.</p>

<p>Bu, entegrasyonun bilinçli olarak zayıflatılmasıdır.</p>

<p><strong>Yüzlerce Öğretmen Açıkta Kalacak, Okullar Kapanma Riskiyle Karşı Karşıya</strong></p>

<p>Kararın bir başka boyutu da eğitim emekçileri. Volkshochschule'ler, özel dil okulları, serbest çalışan öğretmenler... Binlerce insan bu kurslarla geçimini sağlıyor. Zaten güvencesiz ve düşük ücretle çalışan öğretmenler şimdi işsiz kalma riskiyle karşı karşıya.</p>

<p>Yıllar içinde kurulmuş entegrasyon altyapısı bir kalemde zayıflatılıyor. Kurs merkezleri kapanırsa, öğretmenler mesleği bırakırsa, bu kapasiteyi yeniden kurmak kolay olmayacak.</p>

<p>Devlet kendi kurduğu sistemi kendi eliyle buduyor.</p>

<p><strong>AfD'ye Göz Kırpmak mı?</strong></p>

<p>Bu politikanın siyasi bağlamını görmezden gelmek mümkün değil. Göç ve entegrasyon tartışmaları sertleşirken, aşırı sağın yükselişi sürerken, entegrasyonun kısılması hangi mesajı verir?</p>

<p>Topluma şu sinyal verilir: "Göçü istemiyoruz, entegrasyonu da öncelik görmüyoruz."!!!</p>

<p>Bu, yıllardır göç karşıtı ajandayı yükselten ırkçı, popülist parti AfD'nin söylemleriyle tehlikeli bir paralellik taşır. Entegrasyon kapasitesini daraltmak, aşırı sağın "uyum başarısız oldu" iddiasını güçlendirebilir.</p>

<p>Bu bir güvenlik politikası değil; toplumsal risk politikasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Göçmenler Kendi Çarelerine Mi Bırakılacak?</strong></p>

<p>Kısıtlama özellikle gönüllü katılımcıları vuruyor. Yani "Ben Almanca öğrenmek istiyorum" diyenler eleniyor. Bu insanlar ne yapacak?</p>

<p>Ya düşük ücretli, kayıt dışı işlerde dil bilmeden çalışacaklar, ya sosyal yardıma bağımlı kalacaklar, ya da tamamen sistem dışına itilecekler.</p>

<p>Bu, entegrasyon değil; dışlama politikasıdır.</p>

<p>Mesele çok açık: Devlet, emek gücüne ihtiyaç duyduğu dönemlerde göçmenleri çağırıyor; kriz dönemlerinde ise ilk tasarrufu onlardan yapıyor. Bu yaklaşım insanı değil, sadece ekonomik faydayı merkeze koyar.</p>

<p><strong>Savaşa Değil, Sosyal Barışa Bütçe</strong></p>

<p>Almanya gerçekten güvenlik istiyorsa, bunu tanklarla değil toplumsal eşitlikle sağlar. Gerçek güvenlik, insanların dil öğrenebildiği, çalışabildiği, hak talep edebildiği bir toplumda mümkündür.</p>

<p>Savaşa bütçe ayırıp uyuma kısıtlama getirmek, uzun vadede iç barışı zayıflatır. Toplumsal gerilim artar. Eşitsizlik derinleşir.</p>

<p>Savaşlara "dur" demek, yalnızca dış politikada değil, içeride de militarist önceliklere karşı çıkmak demektir. Sosyal devleti budayıp askeri devleti büyütmek, demokratik bir gelecek vaat etmez.</p>

<p><strong>Almanya Nereye Gidiyor?</strong></p>

<p>Bugün entegrasyon kurslarına getirilen kısıtlama bir teknik düzenleme gibi sunuluyor. Oysa bu karar, Almanya'nın nasıl bir toplum olmak istediğine dair temel bir tercih içeriyor.</p>

<p>Çok kültürlü, sosyal adaleti önceleyen, göç gerçeğini kabul eden bir ülke mi?</p>

<p>Yoksa güvenlikçi, dışlayıcı ve militarize bir yönelime savrulan bir ülke mi?</p>

<p>60 yıllık göç tarihinin kazanımları bir kalemde silinemez. Ama adım adım geriye götürülebilir.</p>

<p>Entegrasyonu kısmak kısa vadede bütçe rahatlatabilir. Ancak uzun vadede Almanya'yı daha eşitsiz, daha kutuplaşmış ve daha kırılgan hale getirir.</p>

<p>Gerçek soru şu: Silahlanmaya milyarlar bulunurken, neden dil kurslarına kaynak bulunamıyor?</p>

<p>Bir ülkenin geleceği tanklarla değil, sınıflarda yazılır. Ve bugün o sınıfların kapısına kilit vuruluyor.</p>

<p>NOT: Uyum kursları 700 saatten oluşuyor: 600 saat Almanca, 100 saat hukuk, tarih ve toplumsal düzen bilgisi. Hedef seviye B1. Bu, bir kişinin iş piyasasında ayakta kalabilmesi için asgari eşik.</p>

<p>Kurs başına maliyet yaklaşık 3.500 Euro. Federal bütçe içinde bu rakam büyük bir yük değil. Ancak sembolik değeri büyük. Çünkü bu kurslar, "Burada kalacaksanız, dil öğrenecek ve topluma katılacaksınız" mesajının kurumsal karşılığıdır.</p>

<p>Bugün getirilen kısıtlama ise farklı bir mesaj veriyor: "Kaynak yok, öncelik değilsiniz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DERNEKLER, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/entegrasyonu-askiya-al-silahlanmayi-artir-almanya-nereye-gidiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/kurs1.JPG" type="image/jpeg" length="58904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emine Sevgi Özdamar’a Bertoldt Brecht’in doğum gününde anlamlı ödül]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/emine-sevgi-ozdamara-bertoldt-brechtin-dogum-gununde-anlamli-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/emine-sevgi-ozdamara-bertoldt-brechtin-dogum-gununde-anlamli-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Georg Büchner Ödüllü yazar Emine Sevgi Özdamar, şimdi de Almanya’nın saygın edebiyat ödüllerinden Bertolt-Brecht-Ödülü’ne layık görüldü. Augsburg kenti tarafından verilen ve 15 bin avro para ödülüyle desteklenen Brecht Ödülü 2026, çağdaş edebiyatın en etkili isimlerinden biri olarak gösterilen Özdamar’a verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ödül töreni, Bertolt Brecht’in doğum günü olan 10 Şubat’ta düzenlendi. Kamuya açık gerçekleştirilen tören, 10 Şubat 2026 Salı günü saat 19.00’da Augsburg’daki Kleiner Goldener Saal’da yapıldı.</strong></p>

<p>Augsburg Belediyesi tarafından verilen ödül, eserleriyle Brecht’in düşünsel mirasına uygun biçimde çağın sorunlarına eleştirel ve sorgulayıcı bir yaklaşımla eser veren yazarlara sunuluyor. Özdamar’ın edebiyatı da tam bu noktada, politik bilinç ile şiirsel anlatımı buluşturan güçlü diliyle öne çıkıyor.</p>

<p>Edebi yapıtlarıyla diller, kültürler ve deneyimler arasında köprüler kuran Özdamar, bu yönüyle Bertolt Brecht’in düşünsel mirasını da yaşatıyor. Göç, tiyatro ve dil ekseninde şekillenen yaşam öyküsü ise sanatını hem son derece sahici hem de güncel kılıyor. Bu ödül, çağdaş edebiyatın güçlü bir sesine verilmiş son derece haklı bir takdir niteliği taşıyor.</p>

<p>1946 yılında Türkiye’de (Malatya) doğan Emine Sevgi Özdamar, 1960’lı yıllarda işçi göçü kapsamında Berlin’e geldi. Daha sonra tiyatro alanında Avrupa’nın önemli isimleriyle çalıştı; Benno Besson, Matthias Langhoff, Ruth Berghaus ve Klaus Peymann gibi yönetmenlerle Berlin, Viyana, Münih ve Paris’te sahne çalışmalarında yer aldı. Yazarlık kariyerinde ise kültürler, diller ve politik sistemler arasında köprü kuran anlatımıyla Almanca edebiyata damga vurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özdamar, daha önce Alman edebiyatının en prestijli ödüllerinden Georg Büchner Ödülü’ne de layık görülmüştü.</p>

<p>Öte yandan edebiyat gündeminde bir başka dikkat çekici gelişme daha var. “1984” romanının yazarı George Orwell’in 1943–1949 yılları arasında kaleme aldığı köşe yazıları Almancaya kazandırıldı. Çeviriyi yapan Lutz W. Wolff, bu metinlerin günümüz sorunlarına ışık tutan, zamansız metinler olduğuna dikkat çekiyor. Orwell’in savaş yıllarında kaleme aldığı yazılar, bugün de güncelliğini koruyan politik ve toplumsal meseleleri ele alıyor.</p>

<p>Brecht’in doğum gününde Brecht Ödülü’nü alan Özdamar’ın edebiyatı ile Orwell’in yeniden gündeme gelen metinleri, Avrupa’da edebiyatın hâlâ güçlü bir düşünsel alan olduğunu bir kez daha gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/emine-sevgi-ozdamara-bertoldt-brechtin-dogum-gununde-anlamli-odul</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Feb 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/ozdamar1.jpg" type="image/jpeg" length="51027"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da göçmenler için entegrasyon kursları askıya alındı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-gocmenler-icin-entegrasyon-kurslari-askiya-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-gocmenler-icin-entegrasyon-kurslari-askiya-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da göçmenlerin uyumu için hayati öneme sahip entegrasyon kurslarına yeni katılımlar fiilen durduruldu. Araştırmacı gazetecilik ağı Correctiv'in Çarşamba günü yayımladığı habere göre, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) Aralık 2025'ten bu yana yeni entegrasyon kursları için gerekli izinleri askıya aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Söz konusu durdurma kararının, 22 Ocak tarihli açık bir mektupta ortaya çıktığı belirtilirken, kurs sağlayıcılarının bu gelişmeden önceden haberdar edilmediği vurgulandı. Bu durum, sahada faaliyet gösteren kurumlarda büyük bir belirsizlik ve öfkeye yol açtı.</strong></p>

<p>SÜHEYLA KAPLAN</p>

<p><strong>GEREKÇE: BAŞVURULAR "İÇ DEĞERLENDİRMEDE"</strong></p>

<p>Federal İçişleri Bakanlığı, Yeşiller Partisi'nin yazılı soru önergesine verdiği yanıtta, entegrasyon kurslarına ilişkin başvuruların hâlen "kurum içi değerlendirme" aşamasında olduğunu açıkladı. Bakanlık, bu sürecin ne kadar daha süreceğinin ve nihai kararın ne zaman verileceğinin şu an için belirsiz olduğunu da kabul etti.</p>

<p>Oysa Alman İkamet Yasası'na göre, ülkede kalıcı olarak bulunan bazı yabancıların entegrasyon kurslarına katılımı yasal bir hak. Bu kapsamda tanınmış mülteciler ve çalışma amacıyla gelen göçmenler yer alıyor. Ayrıca, iltica süreci devam edenler, geçici olarak ülkede bulunanlar ve Ukrayna'dan savaş nedeniyle gelen kişiler de yeterli kontenjan olması halinde bu kurslara kabul edilebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KURUMLAR AYAKTA: "ENTEGRASYON BİLİNÇLİ OLARAK ENGELLENİYOR"</strong></p>

<p>Karara en sert tepki, kurs sağlayıcılarından geldi. Alman Halk Eğitim Merkezleri Birliği (DVV), durumu "dramatik" olarak nitelendirdi. Birlik, hâlihazırda yalnızca çok sınırlı sayıda planlanmış kursun başlatılabildiğini, öğrenmeye ve çalışmaya hazır binlerce insanın ise beklemek zorunda bırakıldığını açıkladı.</p>

<p>DVV yetkilisi Sascha Rex, özellikle Ukrayna'dan gelen gençlerin hızlı bir şekilde iş gücü piyasasına katılmak istediğini ancak bu karar nedeniyle önlerinin kesildiğini belirterek şu sözlerle tepki gösterdi:</p>

<p><strong>"Burada insanların başarılı bir şekilde entegre olmasının bilinçli olarak engellendiği ya da en azından ciddi biçimde geciktirildiği açıkça görülüyor."</strong></p>

<p>Uzmanlar, entegrasyon kurslarının aksamasının hem göçmenler hem de Alman toplumu açısından uzun vadeli sosyal ve ekonomik sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-gocmenler-icin-entegrasyon-kurslari-askiya-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/kurs.jpg" type="image/jpeg" length="43528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğru beslenme alışkanlıkları hayat kurtarıyor: Kalp krizi ve felç riski azalıyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/dogru-beslenme-aliskanliklari-hayat-kurtariyor-kalp-krizi-ve-felc-riski-azaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/dogru-beslenme-aliskanliklari-hayat-kurtariyor-kalp-krizi-ve-felc-riski-azaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son araştırmalar, günlük hayatta kolayca tüketilebilen bazı lezzetli atıştırmalıkların kolesterol seviyelerini düşürerek kalp ve damar sağlığını koruyabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle yüksek kolesterol, ciddi bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzmanlar, doğru beslenme alışkanlıklarının kalp krizi ve felç riskini önemli ölçüde azaltabileceğini vurguluyor.</strong></p>

<p>Tıpta hiperkolesterolemi olarak adlandırılan yüksek kolesterol, kanda fazla miktarda yağ benzeri bir madde olan kolesterolün birikmesiyle ortaya çıkıyor. </p>

<p>Bu durum kısa vadede belirti vermese de zamanla damar duvarlarında plak oluşumuna yol açarak damarların sertleşmesine ve daralmasına neden olabiliyor. Sonuç olarak kalp krizi ve inme gibi hayati riskler ortaya çıkabiliyor.</p>

<p>Kolesterolün yükselmesinde genetik faktörler etkili olsa da, uzmanlara göre en önemli nedenlerden biri beslenme alışkanlıkları.</p>

<p>Özellikle doymuş yağ oranı yüksek gıdalar kolesterol seviyelerini olumsuz etkiliyor. Ancak bunun tam tersine, bazı besinler kolesterolü düşürücü etki gösterebiliyor.</p>

<p>Amerika'daki Mayo Clinic uzmanlarına göre, her gün bir avuç kuruyemiş tüketmek kolesterol seviyelerini dengelemeye yardımcı olabilir. Özellikle badem, ceviz, fındık ve Antep fıstığı gibi kuruyemişler, "kötü kolesterol" olarak bilinen LDL seviyesini düşürmede etkili.</p>

<p>2023 yılında Nutrients dergisinde yayımlanan ve 19 farklı çalışmayı inceleyen kapsamlı bir analiz, düzenli kuruyemiş tüketiminin toplam kolesterol, LDL kolesterol ve trigliserid seviyelerini anlamlı şekilde azalttığını ortaya koydu. Araştırmacılar, kuruyemişlerin kalp sağlığı üzerindeki koruyucu etkisinin güçlü bilimsel kanıtlarla desteklendiğini belirtiyor. Ancak yüksek kalorili oldukları için porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi öneriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuruyemişlerle birlikte anılan chia, keten, kabak ve ayçiçeği çekirdeği gibi tohumlar da kalp sağlığı açısından oldukça değerli. Diyetisyen Emily Schmidt'e göre tohumlar, hem çözünür lif hem de doymamış yağlar içermeleri sayesinde kolesterol üzerinde çift yönlü fayda sağlıyor.</p>

<p>Asya Farmasötik ve Klinik Araştırmalar Dergisi'nde yayımlanan bir çalışmada, altı ay boyunca günde iki gram ayçiçeği çekirdeği tüketen bireylerin kolesterol seviyelerinde belirgin düşüş gözlemlendi. Araştırmacılar, ayçiçeği çekirdeğinin yüksek kolesterol tedavisinde destekleyici bir besin olarak kullanılabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlar, günde en az beş porsiyon meyve ve sebze tüketmenin yalnızca genel sağlık için değil, kolesterol kontrolü için de kritik olduğunu söylüyor. Heart UK'ye göre, bazı lif türleri bağırsaklardan kolesterol emilimini azaltarak kandaki LDL seviyesini düşürüyor.</p>

<p>Özellikle elma, çilek, erik, brokoli, patlıcan, bamya, tatlı patates ve baklagiller bu konuda öne çıkıyor. American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan ve 4.400'den fazla kişinin incelendiği bir araştırma, yüksek miktarda meyve ve sebze tüketen bireylerde kötü kolesterol seviyelerinin daha düşük olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Uzmanlar, kolesterol seviyelerinden şüphe duyan kişilerin mutlaka bir doktora başvurması ve gerekirse düzenli kontroller yaptırması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/dogru-beslenme-aliskanliklari-hayat-kurtariyor-kalp-krizi-ve-felc-riski-azaliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Dec 2025 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2025/12/saglik.webp" type="image/jpeg" length="20932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TU Berlin’de tarihi seçim: Prof. Dr. Fatma Deniz üniversitenin yeni başkanı oldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/tu-berlinde-tarihi-secim-prof-dr-fatma-deniz-universitenin-yeni-baskani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/tu-berlinde-tarihi-secim-prof-dr-fatma-deniz-universitenin-yeni-baskani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin’de (TU Berlin) Teknik Üniversitesi başkanlık seçimleri büyük bir dönüşümle sonuçlandı. Üniversitenin genişletilmiş akademik senatosu, 42 oyla Bilgisayar Bilimleri Profesörü ve mevcut başkan yardımcısı Fatma Deniz’i yeni üniversite başkanı seçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mevcut başkan Geraldine Rauch ise yalnızca 18 oyda kaldı. Sonuç, yalnızca bir görev değişimini değil, aynı zamanda bir yön değişikliğini de işaret ediyor.</strong></p>

<p><strong>Antisemitik içerikli paylaşım “like”ı Rauch’un yeniden seçilmesini engelledi</strong></p>

<p>Rauch’un seçim sürecinde karşı karşıya kaldığı en büyük kriz, Mayıs 2024’te X platformunda attığı bir “beğeni” oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rauch, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun üzerinde gamalı haç işaretleri bulunan bir görselle paylaşılan Filistin yanlısı içerikli bir gönderiyi beğenmişti. Bu beğeni kamuoyunda ve üniversite içinde sert tepkilere yol açmış, bir grup senato üyesi Rauch’un istifasını talep etmişti.</p>

<p>Rauch, SPIEGEL’e verdiği röportajda “Bu like elbette bir hataydı ve bunu hemen ifade ettim” diyerek özür dilemişti. Ancak tartışma, üniversitede hem yönetim hem de öğrenci camiası içinde derin bir gerilime neden oldu.</p>

<p><strong>Fatma Deniz ikinci turda açık farkla kazandı</strong></p>

<p>Seçim sürecine beş adayla gidilmiş, ancak ilk turun ardından düşük oy alan üç aday yarıştan çekilmişti. İlk turda da en yüksek oyu alan Deniz, ikinci turda farkı daha da açarak net bir başarı elde etti.</p>

<p>1983 doğumlu ve Türkiye’de yetişen Deniz, TU Münih’teki eğitiminin ardından Berlin Teknik Üniversitesi’nde doktora yaptı. 2020’den bu yana TU Berlin’de profesör olarak görev yapan Deniz, 2023’ten itibaren dijitalleşme ve sürdürülebilirlikten sorumlu başkan yardımcısıydı.</p>

<p>Deniz, seçim sonrası yaptığı açıklamada,<strong>“Gösterilen güvene teşekkür ediyorum. Amacım, bilimsel mükemmelliği destekleyen, sürdürülebilir, güvenilir ve hizmet odaklı bir TU Berlin yaratmak.”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yeni başkandan: Dijitalleşme, verimlilik ve sanayi iş birlikleri</strong></p>

<p>Fatma Deniz’in programı, üniversite içinde “teknokratik ve ekonomik olarak daha güçlü yönelim” olarak değerlendiriliyor. Deniz’in öncelikleri arasında: Dijitalleşmenin hızlandırılması, öğretim programlarında tekrarların azaltılması, sanayi ile daha sıkı iş birlikleri, yeni gelir kaynaklarının oluşturulması, kadınların akademide güçlendirilmesi gibi başlıklar yer alıyor.</p>

<p>Berlin Senatosu’nun üniversite bütçelerinde yaptığı kesintiler nedeniyle TU Berlin’in ciddi tasarruf baskısı altında olduğu dikkate alındığında, Deniz’i zorlu bir dönem bekliyor.</p>

<p><strong>Rauch’un döneminde siyasi tartışmalar ön plandaydı</strong></p>

<p>2022’de göreve gelen Geraldine Rauch, üniversiteyi “toplumsal dönüşümün aktif bir aktörü” hâline getirme hedefiyle öne çıkmıştı. Ancak antisemitizm tartışmaları, öğrenci protestoları ve yönetim içindeki gerginlikler onu yeniden seçilebilir olmaktan uzaklaştırdı.</p>

<p>Öğrenci grupları tarafından antisemitizme karşı yapılan eylemler, üniversitede haftalar süren tartışmalara yol açmıştı.</p>

<p><strong>Türkiye kökenli bir akademisyenin tarihi başarısı</strong></p>

<p>Fatma Deniz’in seçilmesi, hem teknik üniversitelerde kadın başkanların hâlâ istisna olduğu Almanya’da hem de göçmen kökenli akademisyenlerin üst yönetim pozisyonlarındaki temsili açısından “tarihi bir adım” olarak yorumlanıyor.</p>

<p>Özellikle üniversite çevrelerinde, bu seçimin yalnızca bir isim değişikliğinden ibaret olmadığı, aynı zamanda üniversitenin yönetim anlayışında “ideolojik bir kırılmayı” temsil ettiği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, BİLİM-TEK, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/tu-berlinde-tarihi-secim-prof-dr-fatma-deniz-universitenin-yeni-baskani-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Dec 2025 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2025/12/fatma-deniz.webp" type="image/jpeg" length="16298"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
