<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 14:00:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan kritik soru: Fas güvenlik güçleri neden müdahale etmedi?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/uzmanlardan-kritik-soru-fas-guvenlik-gucleri-neden-mudahale-etmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/uzmanlardan-kritik-soru-fas-guvenlik-gucleri-neden-mudahale-etmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) yaşanan göç krizi Avrupa siyasetini sarsmaya devam ediyor. Yaklaşık 50 ila 60 bin göçmenin birkaç gün içinde sınırı aşmasının ardından yaşanan trajedide en az 72 kişinin hayatını kaybettiği açıklanırken, krizin nasıl başladığına ilişkin tartışmalar da büyüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Madrid ve Rabat yönetimleri, kitlesel göç dalgasının nedenleri konusunda farklı açıklamalar yaparken, sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin ve Fas güvenlik güçlerinin tutumunun olaylarda belirleyici rol oynadığı iddiaları öne çıkıyor.</strong></p>

<p><strong>Fas: Yanlış bilgiler göç dalgasını tetikledi</strong></p>

<p>Fas İçişleri Bakanlığı, ilk resmi açıklamasında kitlesel sınır geçişlerinin organize bir operasyon olmadığını savundu. Açıklamada, TikTok başta olmak üzere sosyal medya platformlarında yayılan yanlış bilgilerin, insan kaçakçılarının faaliyetlerinin ve İspanya'da verilen bir mahkeme kararının yanlış yorumlanmasının göç hareketini tetiklediği öne sürüldü.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta1-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Rabat yönetimi, göçmenlere "Sebte'ye ulaşırsanız geri gönderilmeyeceksiniz" yönünde yanlış bilgiler yayıldığını belirtirken, düzensiz göçle mücadelede İspanya'nın güvenilir ortağı olmayı sürdüreceğini de vurguladı.</p>

<p><strong>İspanya da aynı gerekçeye işaret etti</strong></p>

<p>İspanya Başbakanı Pedro Sánchez de olayların ardından yaptığı açıklamada, insan kaçakçılarının sosyal medya üzerinden sınırların açıldığı yönünde söylentiler yaydığını söylemişti.</p>

<p>[related-posts id="117590" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>İspanyol hükümetine göre, İspanya Yüksek Mahkemesi'nin denizden kurtarılan göçmenlerin otomatik olarak geri gönderilemeyeceğine ilişkin kararı, kaçakçı şebekeleri tarafından kasıtlı biçimde çarpıtıldı. Bu yanlış bilgilendirmenin özellikle gençler arasında kısa sürede yayıldığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Göçmenler: "TikTok'ta gördük"</strong></p>

<p>Sebte'ye (Ceuta) ulaşan çok sayıda göçmen de Avrupa basınına yaptıkları açıklamalarda, kararlarını TikTok ve diğer sosyal medya platformlarında izledikleri videoların etkilediğini anlattı.</p>

<p>Göçmenlerin büyük bölümü, sınırın açıldığı ve İspanya'ya ulaşanların geri gönderilmeyeceği yönündeki paylaşımlara inanarak yola çıktıklarını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/fas-1.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>En büyük tartışma: Fas güvenlik güçleri neden müdahale etmedi?</strong></p>

<p>Krizin en tartışmalı yönü ise Fas güvenlik güçlerinin ilk saatlerdeki tutumu oldu.</p>

<p>İspanyol gazetesi El País, sınırdaki güvenlik önlemlerinin olaylardan önce azaltıldığını, kitlesel geçiş sırasında ise Fas tarafındaki güvenlik güçlerinin uzun süre müdahalede bulunmadığını yazdı.</p>

<p>Sebte'ye (Ceuta) ulaşan bazı göçmenler de Avrupa basınına yaptıkları açıklamalarda, Fas polisinin kendilerini durdurmadığını, hatta bazı noktalarda İspanya yönüne gitmeleri için teşvik ettiğini ileri sürdü.</p>

<p>Bazı göçmenler, polislerin kendilerine "Playa, playa" (Plaja gidin) diye bağırdığını, bazılarının ise cop kullanarak İspanya tarafına doğru yönlendirdiğini iddia etti.</p>

<p>Bu iddialar bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Ancak yaşananlar, Fas'ın göçü siyasi baskı aracı olarak kullanıp kullanmadığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>2021 krizi yeniden hatırlandı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, yaşananların 2021 yılında yaklaşık 10 bin kişinin Sebte'ye (Ceuta) geçtiği krizi hatırlattığına dikkat çekiyor.</p>

<p>O dönemde de İspanya ile Fas arasında Batı Sahra nedeniyle diplomatik kriz yaşanmış, Rabat'ın sınır kontrollerini gevşettiği iddiaları gündeme gelmişti.</p>

<p>Bu kez de bazı gözlemciler, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in kısa süre önce Cezayir ile ilişkileri normalleştirmesinin Fas yönetiminde rahatsızlık yarattığını öne sürüyor. Ancak Madrid yönetimi böyle bir bağlantıyı reddediyor.</p>

<p>[related-posts id="117588" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Can kaybı konusunda çelişkili rakamlar</strong></p>

<p>Can kaybına ilişkin açıklamalar da iki ülke arasında farklılık gösteriyor.</p>

<p>Fas makamları ölü sayısını 11 olarak açıklarken, İspanya makamları ise Sebte'ye (Ceuta) ulaşmaya çalışırken yaşamını yitiren göçmen sayısının en az 72 olduğunu duyurdu.</p>

<p>İspanyol yetkililer, çok sayıda kişinin denizde boğulduğunu, bazılarının ise dalgakıran ve sınır bariyerlerini aşmaya çalışırken yaşanan izdihamda hayatını kaybettiğini bildirdi.</p>

<p><strong>Göçmenlerin büyük bölümü geri döndü</strong></p>

<p>İspanya İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, Sebte'ye (Ceuta) ulaşan göçmenlerin neredeyse tamamı yeniden Fas'a döndü.</p>

<p>İspanyol basınına göre, Avrupa'ya geçiş umudunun gerçekleşmemesi, barınacak yer ve yiyecek bulamamaları nedeniyle binlerce kişi gönüllü olarak geri dönüş yaptı.</p>

<p>Buna rağmen binlerce kişinin hâlâ Sebte'de bulunduğu ve barınma ile hukuki işlemler konusunda ciddi sorunların devam ettiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>AB'de yeni göç tartışması</strong></p>

<p>Sebte krizi (Ceuta), Avrupa Birliği içinde de yeni bir siyasi tartışma başlattı.</p>

<p>Bazı Avrupa ülkeleri Madrid yönetiminin göç politikasını eleştirirken, diğer ülkeler ise asıl sorunun Avrupa'nın dış sınırlarının korunması olduğunu savunuyor.</p>

<p>Kriz, göç yönetimi, Schengen sistemi ve Avrupa dayanışmasının geleceği konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirirken, gözler AB'nin önümüzdeki günlerde alacağı ortak kararlara çevrildi.</p>

<p><strong>Kaynaklar:</strong> <i>Der Spiegel, Die Welt, El País, dpa.</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/uzmanlardan-kritik-soru-fas-guvenlik-gucleri-neden-mudahale-etmedi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta0.JPG" type="image/jpeg" length="77849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sebte (Ceuta) krizi AB'yi harekete geçirdi: Gözler salı günkü kritik zirvede]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/sebte-ceuta-krizi-abyi-harekete-gecirdi-gozler-sali-gunku-kritik-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/sebte-ceuta-krizi-abyi-harekete-gecirdi-gozler-sali-gunku-kritik-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) yaşanan kitlesel düzensiz göç dalgası Avrupa Birliği'nde siyasi ve diplomatik yankı uyandırmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kısa süre içinde 50 ila 60 bin kişinin Fas'tan Sebte'ye (Ceuta) geçmesi, AB'nin dış sınır güvenliği ve Schengen sistemi konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirirken, Avrupa Birliği içişleri bakanları salı günü olağanüstü video konferansla bir araya gelecek.</p>

<p><strong>Almanya: "Bu tam anlamıyla bir stres testiydi"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Sebte'de (Ceuta) yaşananları Avrupa için "tam anlamıyla bir stres testi" olarak nitelendirdi.</p>

<p><img alt="" height="646" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Wadephul, Avrupa Komisyonu'na dış sınırların korunmasına en yüksek önceliği vermesi çağrısında bulunarak, <strong>"Sebte'de (Ceuta) son günlerde yaşananlar mutlak bir stres testiydi ve bunun üstesinden geldik. Ancak bu kriz Avrupa'nın ne kadar kırılgan olduğunu da ortaya koydu"</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>CDU'lu bakan, Schengen'deki serbest dolaşımın korunabilmesi için AB dış sınırlarının daha etkin korunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>[related-posts id="117588" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>"Yanlış bilgiler onlarca insanın ölümüne yol açtı"</strong></p>

<p>Wadephul, insan kaçakçılarının sosyal medya üzerinden yaydığı yanlış bilgilerin krizin büyümesinde etkili olduğunu belirtti.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>"İnsan hayatını tehlikeye atan dezenformasyonla birlikte mücadele etmeliyiz. Ne yazık ki bu yanlış bilgiler Sebte'de onlarca kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu."</strong> diyen Alman Bakan, düzensiz göçle mücadelenin Avrupa dışındaki ortak ülkelerle iş birliği olmadan başarıya ulaşamayacağını söyledi.</p>

<p>Fas ile İspanya'nın krizi kısa sürede kontrol altına almasını memnuniyetle karşıladığını da dile getirdi.</p>

<p><strong>AB içişleri bakanları olağanüstü toplanıyor</strong></p>

<p>Sebte krizinin ardından 22 AB üyesi ülkenin talebi üzerine Avrupa Birliği içişleri bakanları salı günü olağanüstü video konferans düzenleyecek.</p>

<p>Toplantıda dış sınır güvenliği, düzensiz göç, insan kaçakçılığıyla mücadele ve göçün siyasi baskı aracı olarak kullanılmasının önlenmesi ele alınacak.</p>

<p>Kriz sırasında Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin de aralarında bulunduğu 22 lider, Avrupa Komisyonu'na gönderilen ortak mektupta düzensiz kitlesel sınır geçişlerine karşı ortak Avrupa politikası oluşturulması çağrısında bulunmuştu.</p>

<p>[related-posts id="117585" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Sebte'de neden bu kadar büyük bir göç dalgası yaşandı?</strong></p>

<p>Uzmanlar, son günlerde yaşanan kitlesel göç hareketinin kesin nedeninin henüz netleşmediğini belirtiyor.</p>

<p>İspanyol hükümetine göre insan kaçakçıları, İspanya Yüksek Mahkemesi'nin Sebte (Ceuta) ve Melilla'daki geri itme uygulamalarını sınırlayan kararını yanlış yorumlayarak sosyal medyada "İspanya sınırlarını açtı" yönünde söylentiler yaydı.</p>

<p>Başbakan Pedro Sánchez de bu yanlış bilgilerin insan kaçakçılığı şebekeleri aracılığıyla kısa sürede yayıldığını ve kitlesel göç hareketini tetiklediğini savundu.</p>

<p>Ancak Faslı sivil toplum temsilcileri, göçmenlerin büyük bölümünün söz konusu mahkeme kararından haberdar olmadığını öne sürüyor.</p>

<p><strong>"Fas göçü siyasi baskı aracı olarak kullanmış olabilir"</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="440" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></strong></p>

<p>Göç uzmanları ise bir başka ihtimale dikkat çekiyor.</p>

<p>2021 yılında da Fas ile İspanya arasında Batı Sahra krizi yaşanırken yaklaşık 10 bin kişi iki gün içinde Sebte'ye geçmişti. O dönemde birçok uluslararası araştırma kuruluşu, Rabat yönetiminin sınır kontrollerini gevşeterek göçü siyasi baskı aracı olarak kullandığını değerlendirmişti.</p>

<p>Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus da son dönemde İspanya'nın Cezayir ile ilişkilerini geliştirme çabalarının Fas'ta rahatsızlık yaratmış olabileceğini belirtiyor. Ancak Knaus, bu konuda somut kanıt bulunmadığını özellikle vurguluyor.</p>

<p><strong>İspanya asker gönderdi</strong></p>

<p>Göç akınının ardından Sebte'deki kabul merkezleri kapasitesinin üzerine çıktı.</p>

<p>Bunun üzerine Madrid yönetimi bölgeye asker ve özel polis birlikleri sevk etti. Askerlerin sınır güvenliğinde görev yapan Guardia Civil'e destek vereceği açıklandı.</p>

<p>Sebte Bölgesel Yönetimi Başkanı Juan Jesús Vivas ise kentte "tam anlamıyla insani ve sosyal acil durum" yaşandığını söyledi.</p>

<p><strong>Göçmenlerin büyük bölümü geri döndü</strong></p>

<p>İspanya İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre Sebte'ye geçen göçmenlerin büyük bölümü kısa süre içinde gönüllü olarak Fas'a döndü.</p>

<p>İspanyol basınına göre birçok kişi bölgede barınacak yer ve yiyecek bulamadığı, ayrıca İspanya ana karasına geçme ihtimalinin bulunmadığını öğrendiği için geri dönüş yolunu seçti.</p>

<p>İspanya hükümeti, şu ana kadar gelenlerin neredeyse tamamının yeniden Fas'a geçtiğini açıkladı.</p>

<p><strong>Schengen tartışması sürüyor</strong></p>

<p>Kriz Avrupa'da Schengen sistemini de yeniden tartışmaya açtı.</p>

<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İspanya'nın dış sınırları korumakta yetersiz kaldığını savunarak Schengen uygulamasının askıya alınmasını gündeme getirmişti.</p>

<p>Benzer açıklamalar İsveç, Finlandiya ve bazı diğer Avrupa ülkelerinden de gelirken, Brüksel ise tek taraflı sınır kontrollerinin Schengen sistemine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Öte yandan uzmanlar, Sebte'nin Schengen kapsamında özel statüye sahip olduğunu ve buradan İspanya ana karasına geçişlerin zaten sıkı kontroller altında gerçekleştiğini hatırlatıyor.</p>

<p><strong>67 kişi hayatını kaybetti</strong></p>

<p>İspanya hükümetinin son verilerine göre Sebte'ye ulaşmaya çalışırken hayatını kaybedenlerin sayısı 67'ye yükseldi.</p>

<p>Yetkililer, ölümlerin büyük bölümünün denizde boğulma nedeniyle meydana geldiğini, bazı kişilerin ise sınır geçişi sırasında yaşanan izdihamda yaşamını yitirdiğini açıkladı.</p>

<p>Sebte'de son yılların en büyük düzensiz göç hareketi yaşanırken, Avrupa Birliği şimdi hem insani boyutu hem de sınır güvenliği açısından krizin uzun vadeli sonuçlarını değerlendirmeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/sebte-ceuta-krizi-abyi-harekete-gecirdi-gozler-sali-gunku-kritik-zirvede</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sebte-ceuta.jpg" type="image/jpeg" length="57425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Can kaybı sayısı 67'ye yükseldi: Sánchez AB'yi olağanüstü toplantıya çağırdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) yaşanan düzensiz göç krizinde hayatını kaybedenlerin sayısı 67'ye yükseldi. İspanya hükümeti, ölenlerin büyük bölümünün Fas'tan yüzerek Sebte'ye ulaşmaya çalışırken boğulduğunu, bazılarının ise sınır geçişleri sırasında yaşanan izdihamda yaşamını yitirdiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hafta içinde Fas'tan Sebte'ye (Ceuta) kara ve deniz yoluyla yaklaşık 60 bin kişinin geçtiği belirtilirken, Madrid yönetimi göçmenlerin büyük bölümünün kısa süre içinde yeniden Fas'a döndüğünü duyurdu.</strong></p>

<p>İspanya İçişleri Bakanlığı'na göre sınırı geçen yaklaşık 50 bin kişiden 48 binden fazlası geri döndü.</p>

<p><strong>Sánchez'ten Avrupa'ya sert mesaj</strong></p>

<p>Krizin ardından İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, bazı Avrupa ülkelerinin Madrid yönetimine yönelttiği eleştirilere sert tepki gösterdi.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sanchez-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Avrupa Birliği kurumlarına gönderdiği mektupta, bazı üye ülkelerin tutumunu "bencil", "ayrıştırıcı" ve "hukuka aykırı" olarak nitelendiren Sánchez, Avrupa'nın göç krizine ortak hareket ederek çözüm üretmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>İspanyol lider, AB üyesi 27 ülkenin içişleri bakanlarının olağanüstü video konferansla toplanmasını talep etti. Diplomatik kaynaklara göre bu çağrıya 22 üye ülke destek verdi.</p>

<p>Sánchez, "Uluslararası konjonktürde Avrupa Birliği'nin önyargılar, yanlış bilgiler ve siyasi hesaplarla hareket etme lüksü yok." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sinir.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Meloni'nin çıkışı tartışmaları büyüttü</strong></p>

<p>Sebte'deki göç akını Avrupa'da sert siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yaşananları "şoke edici" olarak nitelendirirken, İspanya ile Schengen uygulamasının askıya alınmasının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Roma yönetimi bunun ardından hava ve deniz ulaşımında İspanya'ya yönelik sınır kontrollerini geçici olarak yeniden başlattı.</p>

<p>İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise yaşananların İspanya'nın göç politikasındaki başarısızlığın sonucu olduğunu savundu.</p>

<p>İtalya'nın yanı sıra Danimarka, İsveç, Finlandiya, Çekya ve Avusturya'dan da İspanya'ya yönelik eleştiriler geldi.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/otobusler.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Madrid: Schengen'den çıkarılmamız mümkün değil</strong></p>

<p>İspanya hükümeti ise Schengen tartışmalarına sert karşılık verdi.</p>

<p>Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Sebte'den İspanya ana karasına ve Schengen bölgesine kontrolsüz geçişin mümkün olmadığını belirterek, "Neredeyse Sebte'ye gelen herkes yeniden Fas'a döndü." dedi.</p>

<p>Hukukçular da mevcut Avrupa Birliği mevzuatı uyarınca herhangi bir üye ülkenin Schengen sisteminden bu şekilde çıkarılmasının hukuken mümkün olmadığına dikkat çekiyor.</p>

<p>AB Göç Komiseri Magnus Brunner ise "Tek bir kişi bile Avrupa ana karasına geçmedi." açıklamasını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="117585" color="bg-success"][/related-posts]</p>

<p><strong>İspanya sınırı güçlendiriyor</strong></p>

<p>Madrid yönetimi yeni düzensiz geçişleri önlemek amacıyla Sebte'deki güvenlik önlemlerini artırdı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı, Tarajal dalgakıranı boyunca deniz üzerine 500 metre uzunluğunda yüzer bariyer kurulmasına başlandığını açıkladı.</p>

<p>30 ila 70 santimetre su yüzeyinin üzerine çıkacak, yaklaşık bir metre derinliğe uzanacak bariyerin, son günlerde göçmenlerin kullandığı en önemli geçiş noktalarından birini kapatması hedefleniyor.</p>

<p>İspanya ayrıca 2021'den bu yana ilk kez Sebte'de sınır güvenliğine destek vermek amacıyla asker konuşlandırırken, bölgeye 60 asker ile 200 özel harekât polisi sevk edildi.</p>

<p><strong>Fas'ın rolü yeniden tartışılıyor</strong></p>

<p>Göç dalgasının nasıl bu kadar kısa sürede büyüdüğü konusunda farklı değerlendirmeler yapılıyor.</p>

<p>İspanyol hükümeti, insan kaçakçılarının sınırın açıldığı yönünde yanlış bilgiler yaydığını savunurken, bazı uzmanlar ise Fas'ın sınır kontrollerini gevşetmiş olabileceği görüşünü dile getiriyor.</p>

<p>Uzmanlar, 2021 yılında da Rabat ile Madrid arasında Batı Sahra nedeniyle yaşanan diplomatik kriz sırasında binlerce kişinin Sebte'ye geçmesine izin verildiğini hatırlatıyor.</p>

<p><img alt="" height="350" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus da yaklaşık 50 bin kişinin bir gün içinde Sebte'ye (Ceuta) ulaşmasını "tamamen olağanüstü" olarak nitelendirirken, geçmişte yaşanan benzer krizlerde belirleyici unsurun Rabat yönetiminin siyasi tercihleri olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>İspanya'da siyasi tartışmalar büyüyor</strong></p>

<p>Sebte krizi İspanya iç siyasetinde de tansiyonu yükseltti.</p>

<p>Muhafazakâr Halk Partisi (PP), hükümeti sınır güvenliğinde yetersiz kalmakla suçlarken, Başbakan Sánchez'in kısa süre önce yaklaşık 500 bin belgesiz göçmene yasal statü tanınmasını öngören düzenlemesinin göç hareketlerini teşvik ettiği iddiasını gündeme getirdi.</p>

<p>Hükümet ise yaşanan olağanüstü göç hareketinin düzensiz göç politikalarıyla değil, insan kaçakçılarının yaydığı dezenformasyon ve Fas sınırındaki gelişmelerle bağlantılı olduğunu savunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/cuenta.jpeg" type="image/jpeg" length="28266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fas'tan İspanya'ya on binlerce düzensiz göçmen: AB'de Schengen tartışması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta, son günlerde Avrupa'nın en büyük düzensiz göç krizlerinden biriyle karşı karşıya.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İspanyol yetkililerin verdiği bilgilere göre birkaç gün içinde on binlerce kişi Fas'tan yüzerek ya da sınır bariyerlerini aşarak kente ulaştı. Yerel makamlar, kente giren göçmen sayısının 49 bine kadar çıkmış olabileceğini değerlendiriyor.</strong></p>

<p>Göç girişimi sırasında en az 18 kişinin hayatını kaybettiği, cansız bedenlerinin kıyıya vurduğu bildirildi. Kitlesel göç<strong> </strong>krizinin nasıl bu kadar kısa sürede büyüdüğü henüz netlik kazanmazken, Fas makamları olaylarla ilgili kamuoyuna açıklama yapmadı.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/1-215.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p><strong>AB: İspanya yalnız bırakılmayacak</strong></p>

<p>Kriz üzerine Avrupa Birliği yönetimi İspanya'ya destek mesajı verdi. AB Göçten Sorumlu Komiseri Magnus Brunner, Birliğin Frontex başta olmak üzere çeşitli mekanizmalar aracılığıyla Madrid'e ilave destek sağlamaya hazır olduğunu açıkladı.</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise Ceuta'dan gelen görüntüleri "kabul edilemez" olarak nitelendirerek, Avrupa Birliği'ne girişlerin kurallar çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı. Von der Leyen, insan kaçakçılığı ağlarının çökertilmesi ve tehlikeli deniz geçişlerinin engellenmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Merz: Dış sınırlar korunmalı</strong></p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz de gelişmeler üzerine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin dış sınırlarının korunmasının yasa dışı göçle mücadelede temel unsur olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merz, İspanya'nın Ceuta'daki durumu hızla kontrol altına almasını beklediklerini belirterek, düzensiz göçmenlerin Avrupa kıtasına geçişine izin verilmemesini desteklediğini ifade etti. Berlin ayrıca Fas'tan, yasa dışı yollarla gelen kişileri geri kabul etmesini istedi.</p>

<p><strong>Meloni’den Schengen çıkışı</strong></p>

<p>Krizin ardından en dikkat çekici açıklamalardan biri İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'den geldi.</p>

<p>Ceuta'daki görüntüleri "şoke edici" olarak değerlendiren Meloni, düzensiz göçün Avrupa'nın güvenliği açısından somut bir tehdit oluşturduğunu savundu. İtalya'nın gerekli tüm kurumları harekete geçirdiğini belirten Meloni, olağanüstü tedbirler kapsamında İspanya ile Schengen uygulamasının askıya alınmasının da değerlendirildiğini açıkladı.</p>

<p>Her ne kadar İtalya ile İspanya arasında kara sınırı bulunmasa da, Meloni'nin açıklaması Avrupa'da Schengen sisteminin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>Fransa sınır kontrollerini artırıyor</strong></p>

<p>Fransa da gelişmeler üzerine İspanya sınırındaki kontrolleri sıkılaştırma kararı aldı.</p>

<p>Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, İspanya sınırında denetimlerin derhal artırılması talimatını verdiğini duyurdu. Nuñez, göçmenlerin Fransa topraklarına yönelmesi halinde ek tedbirlerin devreye alınacağını belirtti.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/2-151.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p><strong>ABD’de siyasi tartışmanın konusu oldu</strong></p>

<p>Ceuta'daki gelişmeler ABD'de de iç siyasetin gündemine taşındı.</p>

<p>Başkan Donald Trump'ın yardımcıları Stephen Miller ve Steven Cheung, sosyal medya paylaşımlarında yaşananları eski Başkan Joe Biden'ın göç politikalarını eleştirmek için kullandı. Cumhuriyetçi yönetim, Ceuta örneğini sert sınır güvenliği politikalarının gerekliliğine örnek olarak gösterdi.</p>

<p><strong>Uzmanlar: Göç krizinin nedeni belirsiz</strong></p>

<p>Uzmanlara göre göç dalgasının tam olarak neyin tetiklediği henüz bilinmiyor.</p>

<p>İspanya Yüksek Mahkemesi'nin denizde yakalanan düzensiz göçmenlerin doğrudan Fas'a geri gönderilemeyeceğine ilişkin son kararı ile sosyal medyada yayılan "sınır açıldı" söylentilerinin göç hareketliliğini teşvik etmiş olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Ancak birçok uzman, asıl belirleyici unsurun Fas'ın sınır kontrol politikası olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-81.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p>Avrupalı göç uzmanları, yaşananların ilk bakışta göründüğü kadar büyük bir Avrupa göç dalgasına dönüşmeyebileceği görüşünde.</p>

<p>Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus, Ceuta ve Melilla'nın özel bir sınır rejimine sahip olduğunu hatırlatarak, bu bölgelere ulaşan kişilerin otomatik olarak Avrupa'nın serbest dolaşım alanına giremediğini vurguladı.</p>

<p>Ceuta'dan İspanya ana karasına geçebilmek için ikinci bir sınır kontrolünden geçilmesi gerektiğini belirten Knaus, ETIAS dahil çeşitli güvenlik kontrollerinin uygulandığını ifade etti.</p>

<p>Knaus ayrıca İspanya'nın son yıllardaki düzensiz göç rakamlarının İtalya ve Yunanistan gibi ülkelere kıyasla daha düşük seviyelerde seyrettiğini, Akdeniz genelinde de düzensiz göçün gerileme eğiliminde olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Bossing: İspanya ile Fas arasında yürütülrcek görüşmeler önemi</strong></p>

<p>Göç araştırmacısı Raphael Bossing de krizin büyük ölçüde Fas'ın sınır politikalarıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Bossing'e göre benzer olaylar geçmişte de yaşandı ve belirleyici unsur her zaman Rabat yönetiminin sınır kontrollerini sıkılaştırıp sıkılaştırmaması oldu. Uzman, İspanya ile Fas arasında yürütülecek diplomatik görüşmelerin kısa süre içinde tansiyonu düşürebileceğini öngörüyor.</p>

<p><strong>2021’de de benzer kriz yaşanmıştı</strong></p>

<p>Ceuta, Mayıs 2021'de de benzer bir göç akınına sahne olmuştu. O dönemde yaklaşık 9 bin kişi kısa süre içinde sınırı aşmıştı.</p>

<p>Kriz, İspanya'nın Batı Sahra'daki Polisario Cephesi lideri Brahim Ghali'yi tedavi amacıyla ülkeye kabul etmesinin ardından patlak vermiş, iki ülke arasında diplomatik gerilim yaşanmıştı.</p>

<p>Arap dünyası uzmanı Haizam Amirah Fernández'e göre Fas yönetimi zaman zaman göç hareketlerini diplomatik baskı aracı olarak kullanıyor. Fernández, insan hareketliliğinin çoğu zaman Rabat'ın karşılanmayan siyasi beklentilerine mesaj verme amacı taşıdığını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Almanya'da da siyasi tartışma başladı</strong></p>

<p>Ceuta'daki gelişmeler Almanya'da da siyasi gündemin üst sıralarına çıktı.</p>

<p>CDU'lu milletvekili Günter Krings, Avrupa Birliği'nin Fas ile acil temas kurması gerektiğini savunurken, aşırı sağcı AfD'nin Eş Başkanı Alice Weidel ise göçmenlerin asıl hedefinin Almanya olabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Buna karşın uzmanlar, Ceuta'nın özel statüsü nedeniyle buraya ulaşan göçmenlerin Avrupa'nın diğer ülkelerine serbest şekilde geçemeyeceğini, mevcut krizin esasen İspanya ile Fas arasındaki ilişkilerden kaynaklanan bölgesel bir sorun niteliği taşıdığını değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/multeciler-3.jpg" type="image/jpeg" length="46985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail ordusunda Givati Tugayı'nda onlarca asker üssü terk etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusuna bağlı Givati Tugayı'nda görev yapan onlarca asker, birliklerde kullanılan bazı sembollerin komuta kademesinin talimatıyla kaldırılıp imha edilmesine tepki göstererek Sde Teiman Askeri Üssü'nü terk etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsrail basını, olayın üst düzey komutanlarla askerler arasında yaşanan anlaşmazlığın ardından meydana geldiğini yazarken, İsrail ordusu da izinsiz ayrılan askerlerle ilgili inceleme başlatıldığını doğruladı.</strong></p>

<p>İsrail merkezli Walla haber sitesinin aktardığına göre olay, Givati Tugayı bünyesindeki Sabar (Tzabar) Taburu'nda yaşandı. Haberde, tabur komutanının birliklerde uzun süredir sergilenen bazı sembol ve işaretlerin kaldırılması talimatını verdiği, askerlerin itirazına rağmen bu kararın uygulanmasında ısrar edildiği belirtildi.</p>

<p>İddiaya göre komutanlardan biri, kaldırılması istenen sembollerden birini yaklaşık 5 kilogramlık bir balyozla parçalayarak imha etti. Birlikte görev yapan askerlerden biri de bu olayı doğrulayarak, yaşananların tabur içinde büyük tepkiye neden olduğunu söyledi.</p>

<p>Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine onlarca askerin silahlarını bırakarak Sde Teiman Askeri Üssü'nü izinsiz şekilde terk ettiği öne sürüldü.</p>

<p><strong>İsrail ordusu doğruladı</strong></p>

<p>İsrail ordusu (IDF) Sözcülüğü de olayla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, kısa süre önce muharip taburda görev yapan bazı askerlerin komutanlarından izin almadan üslerini terk etmeye başladığı belirtilerek, olayın tabur komutanının "taburdaki norm dışı olaylarla ve kıdemli-yeni asker geleneğiyle ilişkilendirilen bazı işaret ve sembollerin kaldırılması" yönündeki kararının ardından yaşandığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, olayın komutanlar tarafından soruşturulduğu belirtilerek, "Bu olay İsrail ordusunun değerleriyle ve askerlerinden beklenen davranışlarla bağdaşmamaktadır." denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, olayın son dönemde orduda yaşanan en dikkat çekici disiplin krizlerinden biri olduğu belirtilirken, askerlerin sembollerin kaldırılmasına yönelik tepki göstermesinin birlik içinde ciddi bir gerilime yol açtığı ifade edildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/protesto-5.jpg" type="image/jpeg" length="74004"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı genlerde mi, yaşam tarzında mı?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Frankfurter Rundschau gazetesinde yayımlanan "Uzun Yaşamın Sırrı 'Mavi Bölgeler'de mi Saklı?" başlıklı makalede gastroenteroloji ve hepatoloji uzmanı Dr. Vittorio Giuliano, uzun ve sağlıklı yaşamın yalnızca genetik mirasla açıklanamayacağını ortaya koyan bilimsel bulguları değerlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>"Mavi Bölgeler" olarak bilinen ve yüz yaşını aşan insanların yoğun olarak yaşadığı bölgelerden örnekler veren Giuliano, beslenmeden sosyal ilişkilere kadar birçok etkenin sağlıklı yaşlanmadaki rolüne dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>İşte Dr. Vittorio Giuliano'nun <a href="https://www.fr.de/verbraucher/geheimnis-eines-langen-lebens-wie-hundertjaehrige-gesund-altern-zr-94417288.html" rel="nofollow"><strong>"Uzun Yaşamın Sırrı 'Mavi Bölgeler'de mi Saklı?"</strong></a> başlıklı makalesi:</p>

<p>Sardinya'nın küçük bir dağ köyünde, Yunanistan'ın güneşe uzanan İkaria Adası'nda ya da Japonya'nın güneyindeki Okinawa köylerinde zaman sanki biraz daha yavaş akıyor. İnsanlar yalnızca uzun yaşamıyor; ileri yaşlarına rağmen hareketli, zihinsel olarak dinç ve toplumla iç içe kalmayı başarıyor.</p>

<p>Amerikalı araştırmacı Dan Buettner, dünyada yüz yaşını aşan insanların yoğun olarak yaşadığı bu bölgeleri "Mavi Bölgeler" olarak adlandırdı. Japonya'daki Okinawa, İtalya'daki Sardinya, Kosta Rika'daki Nicoya Yarımadası, Yunanistan'daki İkaria ve ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Loma Linda, bugün uzun ve sağlıklı yaşamın adeta doğal laboratuvarları olarak görülüyor.</p>

<p>Bu bölgelerde yalnızca yaşam süresi dikkat çekmiyor. Kalp ve damar hastalıkları, diyabet, obezite ve demans gibi kronik rahatsızlıkların daha düşük oranlarda görülmesi de bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Belki de en çarpıcı nokta şu: Buradaki birçok insan yaşlılığı bir gerileme dönemi olarak değil, hayatın saygınlık, üretkenlik ve anlam taşıyan doğal bir evresi olarak yaşıyor.</p>

<p><strong>Genler kader değil</strong></p>

<p>Modern bilim, yaşlanmayı tek bir nedene bağlamıyor. Genetik yapı, çevresel koşullar ve yaşam biçimi, birbiriyle iç içe geçen karmaşık bir tablo oluşturuyor.</p>

<p>Genlerimizi değiştiremeyiz. Ancak nasıl beslendiğimiz, ne kadar hareket ettiğimiz, nasıl uyuduğumuz ve hayatımızı nasıl düzenlediğimiz büyük ölçüde kendi elimizdedir. Başka bir deyişle, genetik bize kartları dağıtır; onları nasıl oynayacağımız ise yaşam tarzımızla ilgilidir.</p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan insanların ortak bazı alışkanlıkları var. Çoğunlukla doğal ve az işlenmiş gıdalar tüketiyor, günlük hayatın içinde düzenli hareket ediyor, yeterince uyuyor ve ölçülü besleniyorlar.</p>

<p>Okinawa'da nesilden nesile aktarılan "Hara Hachi Bu" kuralı bunun en bilinen örneklerinden biri. Bu anlayışa göre kişi, tamamen doymadan, yaklaşık yüzde 80 oranında doyduğunu hissettiğinde sofradan kalkıyor. Yani mesele yalnızca ne yediğiniz değil, ne kadar yediğiniz de.</p>

<p>Ancak uzun yaşamın formülü mutfakta başlayıp mutfakta bitmiyor.</p>

<p>Güçlü aile bağları, dayanışma, komşuluk ilişkileri, topluma ait olma duygusu ve yaşlılara gösterilen saygı da bu yaşam biçiminin önemli parçaları. İnsan, yalnızca yediklerinden değil, içinde yaşadığı toplumdan da besleniyor.</p>

<p><strong>Yediklerimiz genlerimizi nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Son yıllarda bilim dünyasının üzerinde en çok durduğu konulardan biri epigenetik.</p>

<p>Besinler yalnızca vücudumuza enerji sağlamıyor; bazı genlerin ne zaman ve ne ölçüde çalışacağını da etkileyebiliyor. Epigenetik, DNA dizisini değiştirmeden genlerin faaliyetini düzenleyen biyolojik mekanizmaları inceliyor.</p>

<p>Bunu bir kitap gibi düşünebiliriz: Genler kitabın metnini oluşturur, epigenetik ise hangi sayfaların açılacağını ve hangi bölümlerin okunacağını belirler.</p>

<p>Stres, uyku kalitesi, çevre kirliliği, pestisitler ve beslenme alışkanlıkları bu biyolojik düzen üzerinde etkili olabilir. DNA metilasyonu, kromatin yapısındaki değişiklikler ve mikro-RNA adı verilen küçük moleküller, genlerin çalışma biçiminde önemli rol oynar.</p>

<p>Özellikle mikro-RNA'ların metabolizma, iltihaplanma ve hücre yaşlanmasıyla bağlantılı olduğu biliniyor. Bazı mikro-RNA değişikliklerinin farklı kanser türleriyle ilişkili olduğu da araştırmalarla gösterildi.</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, beslenme biçiminin bu moleküllerin düzeyini etkileyebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle sofraya koyduğumuz her şeyin, yalnızca bugünkü sağlığımızı değil, uzun vadede hücrelerimizin çalışma biçimini de etkileyebileceği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Agouti farelerinden çarpıcı ders</strong></p>

<p>Beslenmenin biyolojik süreçleri ne kadar etkileyebileceğini gösteren en dikkat çekici araştırmalardan biri, Agouti fareleri üzerinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu farelerde bulunan belirli bir genetik özellik, normal koşullarda sarı tüy yapısı, kilo alma eğilimi ve bazı hastalıklara yatkınlıkla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Ancak bilim insanları, anne farelerin gebelik dönemindeki beslenmesinin yavruların özelliklerini değiştirebildiğini gördü.</p>

<p>Anne farelere, soyada bulunan ve bitkisel östrojen benzeri etki gösterebilen genistein verildiğinde yavruların görünümünde belirgin değişiklikler ortaya çıktı. Yavrular sarı yerine daha koyu renkli tüylere sahip oldu ve aşırı kilo alma eğilimleri azaldı.</p>

<p>Buradaki önemli nokta, genlerin değişmemesiydi. Değişen şey, genlerin çalışma biçimiydi.</p>

<p>Bu sonuçlar, beslenmenin biyolojik programları uzun süreli olarak etkileyebileceğini gösteren güçlü örneklerden biri kabul ediliyor. Bazı araştırmacılar, bu tür mekanizmaların farklı toplumlar arasındaki bazı hastalık oranlarını anlamaya da katkı sağlayabileceğini düşünüyor.</p>

<p><strong>Modern beslenmenin görünmeyen yükü</strong></p>

<p>Genlerin işleyişini yalnızca yararlı besinler etkilemiyor. Vücutta yabancı maddeler olarak tanımlanan "ksenobiyotikler" de bu süreçte rol oynayabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gıda katkı maddeleri, pestisitler, çevre kirleticiler, bazı kozmetik içerikler, küf toksinleri ve çeşitli kimyasal bileşikler bu gruba giriyor.</p>

<p>Bazı maddeler "endokrin bozucu" olarak adlandırılıyor. Bu maddeler hormonal sinyalleri etkileyerek metabolik süreçlerde değişikliklere yol açabiliyor.</p>

<p>Son yıllarda ultra işlenmiş gıdaların tüketiminin hızla artması, bilim dünyasında önemli bir tartışma konusu hâline geldi. Uzmanlar, bu beslenme biçiminin kronik hastalıkların yaygınlaşmasına katkıda bulunabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Burada sorun yalnızca vitamin veya mineral eksikliği olmayabilir. Bazı maddelerin hücresel düzenleme mekanizmalarına yaptığı daha ince ve uzun vadeli etkiler de önem taşıyabilir.</p>

<p><strong>Yüz yaşını aşanlar ne yiyor?</strong></p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan toplumların mutfaklarının birbirinden farklı olduğu görülüyor. Ancak sofralarında ortak bazı özellikler bulunuyor.</p>

<p>Beslenmenin temelini sebzeler, baklagiller, meyveler, otlar ve kaliteli yağlar oluşturuyor. Endüstriyel olarak yoğun biçimde işlenmiş ürünler ise günlük yaşamda daha az yer tutuyor.</p>

<p>Bu beslenme biçimleri, yaşlanma süreciyle ilişkili birçok yararlı bileşen içeriyor.</p>

<p>Omega-3 yağ asitleri iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Antioksidanlar, hücrelere zarar verebilen oksidatif stresin azaltılmasında rol oynayabilir. Folat ve çinko gibi mikro besinler ise DNA'nın onarım mekanizmalarını destekleyebilir.</p>

<p>Günümüzde Akdeniz tipi beslenme, aralıklı oruç ve ketojenik beslenme modelleri yoğun biçimde araştırılıyor. Bazı çalışmalar, bu yaklaşımların metabolik esnekliği artırabileceğini ve hücrelerin kendini yenileme süreçlerini destekleyebileceğini gösteriyor. Bu süreçlerden biri de "otofaji".</p>

<p>Otofaji, hücrelerin kendi içindeki hasarlı veya işlevini yitirmiş parçaları parçalayıp yeniden değerlendirdiği doğal bir geri dönüşüm sistemi olarak tanımlanabilir. Bir bakıma hücrelerin bahar temizliği.</p>

<p>Bu mekanizmanın hücre sağlığının korunmasında önemli rol oynadığı ve sağlıklı yaşlanmayla bağlantılı olabileceği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Asıl sır tek bir besinde değil</strong></p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan insanların keşfettiği tek bir mucize besin ya da sihirli bir formül yok.</p>

<p>Uzun yaşam, görünüşe göre birçok küçük alışkanlığın yıllar boyunca bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.</p>

<p>Ölçülü beslenmek, her gün hareket etmek, yeterince uyumak, güçlü sosyal ilişkiler kurmak ve hayata anlam katan bir amaç taşımak, bu bütünün parçaları.</p>

<p>Bilimsel araştırmalar, bu alışkanlıkların yalnızca kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlamadığını; metabolizmadan hücresel onarım süreçlerine, genlerin çalışma biçiminden iltihaplanma mekanizmalarına kadar birçok biyolojik sistemi etkileyebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle uzun yaşam, tek bir "süper gıda"nın ya da sıra dışı genlerin sonucu olmayabilir.</p>

<p>Asıl mesele, her gün yaptığımız küçük seçimlerin yıllar içinde büyük bir etki yaratması.</p>

<p>Mavi Bölgelerin bize verdiği en önemli ders belki de "Nasıl yüz yaşına kadar yaşarız?" sorusunun yanıtı değil.</p>

<p>Asıl soru şu:</p>

<p>Sahip olduğumuz yılları nasıl daha sağlıklı, daha anlamlı ve daha dolu yaşayabiliriz?</p>

<p>Çünkü uzun yaşamak önemli. Ancak asıl değerli olan, yaşadığımız yıllara hayat katabilmek…</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/dr-vittorio-giuliano.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Dr. Vittorio Giuliano kimdir?</strong></p>

<p>Dr. Vittorio Giuliano, gastroenteroloji ve hepatoloji alanında uzman bir hekimdir. Tıp eğitimini Roma'daki La Sapienza Üniversitesi'nde, uzmanlık eğitimini ise Perugia Üniversitesi'nde tamamlayan Giuliano, 2005 yılından bu yana sindirim sistemi hastalıkları, karaciğer, pankreas ve bağırsak rahatsızlıkları üzerine çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>2016-2018 yılları arasında Danimarka'nın Hjørring kentinde danışman hekim olarak görev yapan Giuliano, Yeşil Burun Adaları'nda da gönüllü hekimlik yaptı. Bölgesel Çölyak Merkezi'nin yöneticisi olan Giuliano, yüksek çözünürlüklü ultrason, elastografi ve kontrastlı görüntüleme gibi modern tanı yöntemlerini koruyucu hekimlik yaklaşımıyla birleştiriyor.</p>

<p>Uzun ve sağlıklı yaşam, koruyucu tıp ve sindirim sistemi hastalıkları üzerine bilimsel çalışmaları uluslararası dergilerde yayımlanan Giuliano, erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaşam kalitesini artırmadaki önemine dikkat çeken çalışmalarıyla tanınıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EĞİTİM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/saglik-4.JPG" type="image/jpeg" length="71371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HUAWEI FreeClip 2 S: Açık kulak deneyiminde yeni nesil konfor ve akıllı özellikler]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/huawei-freeclip-2-s-acik-kulak-deneyiminde-yeni-nesil-konfor-ve-akilli-ozellikler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/huawei-freeclip-2-s-acik-kulak-deneyiminde-yeni-nesil-konfor-ve-akilli-ozellikler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açık kulak tasarımına sahip kablosuz kulaklıklar, artık yalnızca spor yapan kullanıcıların tercih ettiği ürünler olmaktan çıkıp günlük yaşamın vazgeçilmez teknolojik aksesuarları arasında yer almaya başladı. HUAWEI'nin yeni FreeClip 2 S modeli de bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İlk nesilde sunulan açık kulak deneyimini geliştiren FreeClip 2 S, hem tasarım hem de teknik özellikleriyle günlük kullanım konforunu artırmayı hedefliyor.</strong></p>

<p>Kulak kanalını tamamen kapatmayan yapısı sayesinde kullanıcılar müzik dinlerken veya telefon görüşmesi yaparken çevredeki sesleri de duyabiliyor. Özellikle şehir yaşamında trafik, toplu taşıma anonsları ya da çevredeki kişilerle iletişim açısından bu tasarım önemli bir avantaj sağlıyor.</p>

<p>Huawei'nin geliştirdiği yeni Airy C-Bridge tasarımı, önceki nesle göre daha yumuşak bir yapıya sahip. Yaklaşık 5,1 gram ağırlığındaki kulaklıklar, uzun süreli kullanımda kulak üzerinde baskı hissini en aza indirmeyi amaçlıyor. Açık tasarım sayesinde gözlük kullananlar için de rahatsızlık oluşturmayan ergonomik bir kullanım sunuluyor.</p>

<p><strong>Tasarımda şıklık ön planda</strong></p>

<p>FreeClip serisinin ayırt edici küpeyi andıran tasarım anlayışı yeni modelde de korunuyor. Uzay Gümüşü ve Derin Deniz Mavisi renk seçenekleriyle sunulan kulaklık, spor ve günlük giyim tarzına uyum sağlayan modern bir görünüm sunuyor.</p>

<p>Şarj kutusu da önceki modele göre yenilenmiş. NCVM kaplama kullanılan kutu daha premium bir his verirken, büyütülen iç hacmi sayesinde kullanım kolaylığı sağlıyor.</p>

<p><strong>Ses kalitesi ve akıllı teknolojiler geliştirildi</strong></p>

<p>Açık kulak tasarımına sahip kulaklıklarda en çok tartışılan konulardan biri ses performansı oluyor. FreeClip 2 S, 10,8 mm çift diyaframlı sürücü sistemiyle daha güçlü baslar ve daha dengeli bir ses karakteri sunmayı hedefliyor. Müzik dinlemenin yanı sıra podcast, film ve video içeriklerinde de konuşmaların net biçimde aktarılması amaçlanıyor.</p>

<p>Huawei'nin geliştirdiği ters ses alanı teknolojisi sayesinde ses sızıntısının da önemli ölçüde azaltıldığı belirtiliyor. Böylece sessiz ortamlarda çevredeki kişilerin rahatsız olmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Modelin öne çıkan yeniliklerinden biri de Adaptif Açık Kulak Dinleme özelliği. Sistem, bulunduğu ortamdaki gürültü seviyesini algılayarak ses düzeyini otomatik şekilde ayarlayabiliyor. Kullanıcılar ayrıca Huawei Audio Connect uygulaması üzerinden farklı hassasiyet seviyeleri arasında seçim yapabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Görüşme performansı ve bağlantı özellikleri</strong></p>

<p>Telefon görüşmelerinde de önemli geliştirmeler sunan FreeClip 2 S, yeni nesil NPU işlemcisi, çift mikrofon sistemi, kemik iletim sensörü ve yapay zekâ destekli gürültü azaltma teknolojisiyle kalabalık ve gürültülü ortamlarda daha net ses iletimi sağlamayı hedefliyor. Rüzgârlı havalarda da önceki nesle kıyasla daha başarılı bir mikrofon performansı sunduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Dokunmatik kaydırma hareketleriyle ses kontrolü yapılabilirken, baş hareketleriyle çağrı yanıtlama veya reddetme gibi işlevler de günlük kullanım kolaylığı sağlayan özellikler arasında yer alıyor. Çift cihaz bağlantısı sayesinde bilgisayar ve telefon arasında otomatik geçiş yapılabilmesi de dikkat çeken yeniliklerden biri.</p>

<p><strong>Pil ömrü ve dayanıklılık</strong></p>

<p>FreeClip 2 S, tek şarjla 9 saate, şarj kutusuyla birlikte ise 38 saate kadar kullanım süresi sunuyor. Yaklaşık 10 dakikalık hızlı şarjla 3 saate kadar kullanım sağlanabiliyor. IP57 sertifikası sayesinde suya ve toza karşı dayanıklılık sunan model, spor ve açık hava kullanımı için de uygun bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Günlük kullanıma odaklanan bir model</strong></p>

<p>Daha yumuşak tasarımı, gelişmiş görüşme performansı, adaptif ses sistemi, yeni kontrol seçenekleri ve yazılım güncellemeleriyle sunulan uzamsal ses desteği sayesinde HUAWEI FreeClip 2 S, açık kulak kategorisinde günlük kullanım deneyimini geliştirmeyi hedefleyen modeller arasında yer alıyor. Özellikle çevresiyle bağlantısını koparmadan müzik dinlemek veya telefon görüşmesi yapmak isteyen kullanıcılar için dikkat çekici bir alternatif sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM-TEK, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/huawei-freeclip-2-s-acik-kulak-deneyiminde-yeni-nesil-konfor-ve-akilli-ozellikler</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/kulaklik.png" type="image/jpeg" length="48541"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM'de Volker Türk krizi: ABD heyeti Fransa'yı protesto edip salonu terk etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/bmde-volker-turk-krizi-abd-heyeti-fransayi-protesto-edip-salonu-terk-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/bmde-volker-turk-krizi-abd-heyeti-fransayi-protesto-edip-salonu-terk-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nde ABD ile Fransa arasında dikkat çeken bir diplomatik kriz yaşandı. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşı gündemiyle toplanan Güvenlik Konseyi'nde Fransa'nın söz alması üzerine ABD heyeti protesto amacıyla salonu terk etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün görev süresinin uzatılması konusunda iki ülke arasında yaşanan sert polemik krize yol açtı.</strong></p>

<p>Diplomatik gerilim, BM Genel Kurulu'nda Volker Türk'ün dört yıllık görev süresinin uzatılmasına ilişkin yapılan oylamanın ardından başladı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/fr-21.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Filistin ve İran'da İsrail ile ABD'nin uluslararası hukuku ihlal ettiğini sık sık dile getiren Türk, BM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada 144 "evet", 10 "hayır" ve 13 "çekimser" oy alarak görevine yeniden seçildi.</p>

<p>ABD, Kuzey Kore, Rusya, Nikaragua ve Mali ile birlikte Türk'ün görev süresinin uzatılmasına karşı oy kullanan 10 ülkeden biri oldu.</p>

<p><strong>Fransa'dan sert çıkış</strong></p>

<p>Oylamanın ardından Fransa'nın Cenevre'deki BM Daimi Temsilciliği, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Washington'u sert sözlerle eleştirdi.</p>

<p>Açıklamada, "ABD bir zamanlar insan haklarının feneriydi. Artık öyle değil. Bugün Kuzey Kore, Nikaragua, Mali ve Rusya ile aynı safta yalnız kaldı. Dünya artık onu dinlemiyor." ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Bu açıklama Washington'da büyük tepkiye yol açtı.</p>

<p><strong>ABD: "İkiyüzlü gösteriş"</strong></p>

<p>ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz da Fransa'yı, ABD, İngiltere ve İsrail gibi "özgür ve egemen demokrasilere ders vermeye çalışırken dünyanın en zalim rejimlerine yakın duran" bir insan hakları yüksek komiserini desteklemekle suçladı.</p>

<p>BM Güvenlik Konseyi'ndeki oturumun ardından konuşan ABD'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dan Negrea ise Fransa'nın açıklamalarını "ikiyüzlü gösteriş" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Negrea, "Bu konseyde ahlaki üstünlük taslayan ve herkese ders vermeye çalışan bir üye var. Üstelik bunu uluslararası barış ve güvenlikle ilgisi olmayan insan hakları gibi konularda da yapıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD'li diplomat, Fransa "tepeden bakan ve saygısız üslubunu" değiştirmediği sürece Amerikan heyetinin Fransa'nın konuşmaları sırasında salonu terk etmeye devam edeceğini söyledi.</p>

<p><strong>Fransa sessiz kaldı</strong></p>

<p>Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jérôme Bonnafont ise Güvenlik Konseyi'ndeki konuşmasında ABD'nin protestosuna değinmedi.</p>

<p>Bonnafont, Fransa'nın BM'nin bağımsızlığını ve hareket kabiliyetini korumak için çalışmayı sürdüreceğini vurguladı.</p>

<p><strong>Trump yönetimi BM ile karşı karşıya</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Donald Trump yönetimi, 2025 yılından bu yana BM organlarına sağladığı mali katkıları önemli ölçüde azaltırken, birçok BM kuruluşundan da çekilmişti. Washington yönetimi ayrıca Volker Türk'ün görev süresinin uzatılması halinde BM'deki varlığını yeniden değerlendirebileceği uyarısında bulunmuştu.</p>

<p>ABD ile Fransa arasında son dönemde NATO savunma harcamaları, ticaret politikaları, Trump'ın Danimarka'ya bağlı Grönland'a ilişkin açıklamaları ve İran konusunda izlenen politikalar nedeniyle de görüş ayrılıkları yaşanıyordu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/bmde-volker-turk-krizi-abd-heyeti-fransayi-protesto-edip-salonu-terk-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/un.jpg" type="image/jpeg" length="35702"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrailli yerleşimciler Batı Şeria'da iki camiyi ateşe verdi: Evler ve araçlar da hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgal altındaki Batı Şeria'da cuma günü yaşanan ölümcül silahlı çatışmanın ardından gerilim daha da tırmandı. İsrailli yerleşimciler gece saatlerinde çok sayıda Filistin yerleşim yerine saldırı düzenlerken, olaylarla ilgili henüz gözaltı yapılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsrail ordusu ve Filistinli kaynaklara göre, saldırılarda iki cami, en az bir ev, çok sayıda araç ve iş makinesi ateşe verildi. Saldırılar, Nablus, Tulkerim ve Ramallah çevresindeki çeşitli köylerde gerçekleşti.</strong></p>

<p><strong>Cami ateşe verildi</strong></p>

<p>Nablus'un güneyindeki Kusra köyünde yapımı henüz tamamlanmamış El-Rahma Camisi ateşe verildi. Kusra Belediye Başkanı Abdülazim Vadi, yangında inşaat malzemeleri ile çeşitli ekipmanların zarar gördüğünü açıkladı. Olay yerinden paylaşılan görüntülerde caminin duvarına Davut Yıldızı ile birlikte İbranice "Benajahu'nun intikamı" yazıldığı görüldü.</p>

<p>İsrail ordusu bölgeye asker sevk etti ancak şüphelilerin güvenlik güçleri olay yerine ulaşmadan önce kaçtığı bildirildi. Ordu saldırıyı kınayarak, polisin askeri koruma eşliğinde delil toplayacağını ve tanık ifadelerine başvuracağını açıkladı.</p>

<p>Tulkerim yakınlarındaki Kur köyünde de Filistinli kaynaklara göre bir cami ateşe verildi. Caminin duvarlarına İbranice, "Yahudi kanı boşuna değildir" ifadelerinin yazıldığı belirtildi.</p>

<p><strong>Evler ve araçlar hedef alındı</strong></p>

<p>Nablus yakınlarında kimliği belirsiz kişilerin bir evi ateşe vermeye çalıştığı, olayda yaralanan olmadığı bildirildi.</p>

<p>Ramallah'ın kuzeydoğusundaki el-Muğayyir yakınlarında ise çok sayıda aracın ateşe verildiği aktarıldı. Filistinli kaynaklar, bazı bölgelerde yerleşimcilerin Filistinlilere ait araçlara taş attığını ve yolları kapattığını da bildirdi.</p>

<p>Filistin haber ajansı Wafa'ya göre, Beyt Furik beldesinde bir ev ateşe verildi. Yangın, mahalle sakinlerinin müdahalesiyle söndürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ramallah'ın doğusundaki Ayn Samiya bölgesinde ise başka bir yerleşimci grubunun bir taş işleme tesisine saldırdığı, çok sayıda Filistinliyi yaraladığı ve ağır iş makinelerini ateşe verdiği bildirildi. Yaralıların sağlık durumuna ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/israil-ve-isgal.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Çatışmaların ardından şiddet arttı</strong></p>

<p>Saldırılar, cuma günü yaşanan ve iki İsrailli ile dört Filistinlinin yaşamını yitirdiği silahlı çatışmanın ardından gerçekleşti.</p>

<p>Batı Şeria'da şiddet olayları, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırının ardından belirgin şekilde arttı. Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre bu tarihten bu yana İsrail askerleri veya yerleşimciler tarafından 1.100'den fazla Filistinli öldürüldü. Aynı dönemde 68 İsrailli sivil ve güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.</p>

<p>İsrail ordusunun verilerine göre, aşırılık yanlısı yerleşimcilerin gerçekleştirdiği saldırıların sayısı da yükseldi. Ordu, 2025 yılında 867 saldırı vakası kaydederken, bu sayı 2024'te 682 olarak açıklanmıştı.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Times of Israel'in haberinden derlenmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cami-atese-verildi.jpg" type="image/jpeg" length="49422"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hindistan'da sınav skandalı: Gençlerin protestosu Eğitim Bakanı'nı istifa ettirdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan'da haftalardır milyonlarca genci sokağa döken sınav skandalı protestoları hükümete geri adım attırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ülkenin Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan görevinden istifa ederken, protestoları organize eden "Hamam Böceği Halk Partisi" (Cockroach Janata Party-CJP) hükümetin hareketin tüm taleplerini kabul ettiğini açıkladı. Böylece son yılların en büyük gençlik hareketi zafer ilan ederek ülke genelindeki eylemlerini sona erdirdi.</strong></p>

<p>Protestoların fitilini, Hindistan'da tıp fakültelerine girişte uygulanan ülke çapındaki NEET sınavının sorularının önceden sızdırılması ateşledi.</p>

<p>Sınav sorularının önceden sızdırılmasının ortaya çıkmasının ardından yaklaşık iki milyon aday sınava yeniden girmek zorunda kaldı. Olay, uzun yıllardır sınav güvenliği ve eğitim sistemindeki adaletsizlikler nedeniyle biriken öfkeyi yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>AP'nin haberine göre göstericiler, yaşanan skandalın siyasi sorumluluğunu taşıdığı gerekçesiyle Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını talep etti.</p>

<p><img alt="" height="393" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-79.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="531" /></p>

<p><strong>İnternette doğdu, milyonları sokağa çıkardı</strong></p>

<p>Kısa sürede ülke çapında yayılan CJP hareketi, başlangıçta sosyal medyada ortaya çıkan bir protesto girişimiydi.</p>

<p><strong>"Hamam böcekleri"nden "çapulcular"a</strong></p>

<p>Hareketin adı, Hindistan Yüksek Mahkemesi Yargıcı Surya Kant'ın işsiz gençleri "hamam böcekleri" ve "parazitler" olarak nitelendiren açıklamalarına tepki olarak ortaya çıktı. Gençler, hakaret olarak görülen bu ifadeyi sahiplenerek <strong>"Cockroach Janata Party" (Hamam Böceği Halk Partisi)</strong> adını benimsedi ve sosyal medya üzerinden örgütlendi. Bu durum, Türkiye'de 2013'teki Gezi Parkı protestoları sırasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eylemcileri "üç beş çapulcu" diye nitelendirmesinin ardından protestocuların "çapulcu" ifadesini sahiplenerek bir direniş sembolüne dönüştürmesini hatırlattı.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hindistan-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Milyonlarca takipçiye ulaşan hareket, kısa süre içinde internet kampanyasından ülke tarihinin en büyük gençlik protestolarından birine dönüştü.</p>

<p>CJP'nin kurucusu Abhijeet Dipke, "Bu demokrasidir." diyerek istifayı "adaletin zaferi" olarak nitelendirdi.</p>

<p><strong>Delhi'de büyük kutlama</strong></p>

<p>Eğitim Bakanı'nın istifasının açıklanmasının ardından başkent Yeni Delhi'deki Jantar Mantar meydanında toplanan binlerce genç büyük kutlamalar yaptı.</p>

<p>Bollywood şarkıları eşliğinde bayraklar sallayan ve sloganlar atan göstericiler, haftalardır sürdürdükleri direnişin ilk büyük siyasi sonucunu elde etmiş oldu.</p>

<p>İstifa mektubunu kamuoyuyla paylaşan Dharmendra Pradhan ise, "Gençlik Bharat'ın gücüdür." ifadelerini kullandı. Bharat, Hindistan Cumhuriyeti'nin resmi adlarından biri olarak kullanılıyor.</p>

<p><strong>Polis müdahalesi protestoları büyüttü</strong></p>

<p>Gösteriler sırasında en kritik dönüm noktası, protestocuların parlamentoya yürümek istemesi oldu.</p>

<p>Güvenlik güçleri yürüyüşü göz yaşartıcı gaz, cop ve tazyikli suyla durdurdu. Yaşanan müdahalede çok sayıda gösterici ve polis yaralandı.</p>

<p>Ancak sert polis müdahalesi protestoları bastırmak yerine daha da büyüttü.</p>

<p>Yeni Delhi'nin yanı sıra Mumbai, Kolkata ve birçok kentte yüz binlerce kişi sokaklara çıktı. CJP'nin düzenlediği oturma eylemlerine her gün yeni gruplar katıldı.</p>

<p>Hareketin görünürlüğünü artıran isimlerden biri de iklim aktivisti Sonam Wangchuk oldu. Haftalar süren açlık grevinin ardından eylemini sonlandıran Wangchuk, istifayı "demokrasinin zaferi" olarak değerlendirdi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/4-62.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Hükümet geri adım attı</strong></p>

<p>Haftalar boyunca protestoları görmezden gelen Başbakan Narendra Modi hükümeti, eylemlerin ülke geneline yayılması üzerine CJP temsilcileriyle görüşmeyi kabul etti.</p>

<p>Modi daha önce sınav sorularının sızdırılmasıyla mücadele amacıyla özel hızlı mahkemeler kurulacağını ve sınav güvenliğine ilişkin yeni önlemler alınacağını açıklamıştı.</p>

<p>Ancak protestocular bunun yeterli olmadığını belirterek Eğitim Bakanı'nın istifasında ısrar etti.</p>

<p>Pradhan'ın istifasıyla birlikte Modi hükümeti, üçüncü döneminde ilk kez kitlesel sokak gösterileri karşısında önemli bir siyasi geri adım atmış oldu.</p>

<p><strong>Hükümet CJP'nin tüm taleplerini kabul etti</strong></p>

<p>İstifanın ardından CJP temsilcileri ile BJP hükümeti arasında gerçekleştirilen görüşmelerde protesto hareketinin diğer talepleri de masaya yatırıldı.</p>

<p>CJP, hükümetin tüm taleplerini kabul ettiğini açıkladı.</p>

<p>Buna göre sınav skandalıyla bağlantılı olarak yaşamını yitiren öğrencilerin ailelerine yaklaşık 90 bin avro tutarında tazminat ödenecek.</p>

<p>Ayrıca protestolara katılanlar hakkında açılan ceza soruşturmalarından vazgeçilecek, gösterilere müdahale eden Delhi Polisi ile Hızlı Müdahale Gücü'nün (RAF) sert müdahalesi nedeniyle kamuoyundan özür dilemesi sağlanacak.</p>

<p>Bunun üzerine CJP, haftalardır süren ülke çapındaki protestoların sona erdirildiğini duyurdu.</p>

<p><strong>Muhalefet ve uzmanlar: Asıl sorun eğitim sistemi</strong></p>

<p>Göstericiler ise Eğitim Bakanı'nın istifasının tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Delhi'deki bir protestocu, "Yeni bir bakan gelmesi eğitim sistemindeki sorunları çözmeyecek. Ama en azından ilk kez biri sorumluluk üstlendi." sözleriyle mücadelelerinin süreceğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar da hareketin yalnızca sınav skandalından ibaret olmadığını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Analistlere göre CJP, genç işsizliği, fırsat eşitsizliği, ekonomik büyüme ve eğitim sistemindeki yapısal sorunlara yönelik daha geniş bir toplumsal tepkiyi temsil ediyor. Hindistan'da tıp eğitimi, milyonlarca genç için sosyal yükselişin en önemli yollarından biri olarak görülüyor ve NEET sınavı bu nedenle büyük önem taşıyor.</p>

<p>Muhalefet lideri Rahul Gandhi'nin protestolara verdiği destek de hareketin siyasi etkisini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>Modi yönetimi için kritik sınav</strong></p>

<p>2014'ten bu yana iktidarda bulunan Narendra Modi hükümeti, geçmişte protesto hareketleri karşısında nadiren geri adım attı. Uzmanlara göre bu süreç, yaklaşık bir yıl süren çiftçi eylemlerinin ardından tartışmalı tarım yasalarının geri çekilmesinden sonra hükümetin sokak baskısıyla attığı en önemli geri adım oldu.</p>

<p>Siyasi gözlemciler, CJP'nin protestoları sonlandırmasına rağmen hareketin milyonlarca genci kısa sürede örgütleyebilme kapasitesinin Hindistan siyasetinde kalıcı etkiler bırakabileceği görüşünde birleşiyor. Eğitim, istihdam ve fırsat eşitliği taleplerinin ise önümüzdeki dönemde de ülkenin en önemli siyasi gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hindistan-da-protesto.JPG" type="image/jpeg" length="15317"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB’den Google’a 890 milyon euroluk para cezası: ABD’den sert tepki]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BRÜKSEL – Avrupa Komisyonu, ABD'li teknoloji devi Google'ın çatı şirketi Alphabet'e, Dijital Piyasalar Yasası'nı (DMA) ihlal ettiği gerekçesiyle toplam 890 milyon euro para cezası verdi. Bu ceza, DMA kapsamında bir teknoloji şirketine kesilen ilk mali yaptırım olarak kayıtlara geçerken, Washington kararı sert sözlerle eleştirdi. Google ise karara itiraz edebileceğinin sinyalini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa Komisyonu, cezanın 460 milyon euroluk bölümünü Google'ın internet aramalarında kendi hizmetlerini rakip platformlara göre öne çıkarması nedeniyle verdi.</strong></p>

<p>Komisyona göre Google, spor sonuçları, otel, restoran, uçak ve tren rezervasyonları ile çeviri hizmetleri gibi alanlarda kendi lisanslı içeriklerini arama sonuçlarının en üst sıralarında göstererek rakip hizmetleri dezavantajlı duruma düşürdü. Avrupa Birliği'nin Dijital Piyasalar Yasası ise büyük dijital platformların arama sonuçlarında şeffaf, adil ve ayrımcılık içermeyen sıralama kriterleri uygulamasını zorunlu kılıyor.</p>

<p>Kalan 430 milyon euroluk ceza ise Google Play Store uygulamalarıyla ilgili ihlaller nedeniyle kesildi. Komisyon, Google'ın uygulama geliştiricilerinin kullanıcıları daha uygun fiyatlı alternatif satış kanallarına yönlendirmesini engellediğini ve bu konuda Avrupa kurallarını ihlal ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>Google Play uygulamaları da inceleme altında</strong></p>

<p>AB düzenlemelerine göre uygulama geliştiricileri, kullanıcıları kendi internet siteleri veya alternatif uygulama mağazalarındaki daha düşük fiyatlı tekliflerden ücretsiz şekilde haberdar edebilmeli ve bu kanallara yönlendirebilmeli.</p>

<p>Ancak Komisyon, Google'ın geliştiricilerin bu iletişimi kurmasını sınırlandırdığını, alternatif ödeme yöntemlerini tanıtmasını zorlaştırdığını ve bazı durumlarda DMA'nın izin verdiğinin üzerinde komisyon talep ettiğini savundu.</p>

<p>Avrupa Komisyonu, Google'ın söz konusu uygulamalarını 60 gün içinde değiştirmesini istedi. Aksi halde şirkete, küresel yıllık cirosunun yüzde 5'ine kadar ulaşabilecek günlük ek para cezaları uygulanabileceği uyarısında bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Google: Hizmetler kötüleşecek</strong></p>

<p>Google ve Alphabet'in Küresel İlişkiler Başkanı ve Hukuk Direktörü Kent Walker, Brüksel'in kararına sert tepki gösterdi.</p>

<p>Walker, DMA'nın uygulanış biçiminin Avrupalı kullanıcıların günlük hayatta kullandığı hizmetleri olumsuz etkileyeceğini savunarak, "Kurallara uyabilmek için otel, uçuş ve restoranlara ilişkin anlık fiyat ve müsaitlik bilgileri gibi kullanıcıların değer verdiği bazı gerçek zamanlı arama özelliklerini kaldırmak zorunda kalabiliriz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Google Play tarafında da benzer değişikliklerin güvenliği zayıflatacağını öne süren Walker, düzenlemenin adil rekabet yaratmadığını ve ürünleri geliştirmek yerine kötüleştirdiğini söyledi.</p>

<p>Şirket, karara karşı hukuki yollara başvurabileceğinin de sinyalini verdi.</p>

<p><strong>ABD: Ticarette belirsizlik yaratıyor</strong></p>

<p>Karara Washington'dan da tepki geldi.</p>

<p>ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Avrupa Komisyonu'nun kararının ABD şirketleri açısından ciddi ticari belirsizlik oluşturduğunu belirtti. Greer, AB'nin ticaret ilişkilerinde istikrar ve öngörülebilirlik hedeflediğini savunmasına rağmen bu tür kararların Amerikan mal ve hizmet ihracatını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Açıklama, son dönemde dijital düzenlemeler nedeniyle ABD ile Avrupa Birliği arasında artan ticari gerilimin yeni bir göstergesi olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>İlk DMA cezası, ancak beklentilerin altında</strong></p>

<p>890 milyon euroluk ceza, DMA kapsamında verilen ilk para cezası olmasına rağmen Brüksel'de tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı milletvekilleri, Alphabet'in yıllık küresel cirosu dikkate alındığında cezanın oldukça düşük kaldığını savunuyor. Mevzuat kapsamında Komisyon'un teorik olarak şirketin küresel cirosunun yüzde 10'una kadar para cezası kesme yetkisi bulunurken, verilen ceza Alphabet'in yıllık gelirinin yalnızca yaklaşık yüzde 0,22'sine denk geliyor.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu'nun Avrupa Halk Partisi (EPP) üyesi Andreas Schwab, Komisyon'un büyük teknoloji şirketlerine karşı yeterince kararlı davranmadığını belirterek, "Komisyon geri adım attı." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Trump iddiaları yeniden gündemde</strong></p>

<p>Kararın ardından Brüksel'de, cezanın beklenenden düşük tutulmasında ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin olası baskısının etkili olup olmadığı yönünde tartışmalar da yeniden alevlendi.</p>

<p>Trump, seçim kampanyası döneminden itibaren Avrupa'nın Amerikan teknoloji şirketlerine yönelik dijital düzenlemelerini sık sık eleştirmiş ve bu uygulamaların sürmesi halinde Avrupa ülkelerine yönelik ilave gümrük tarifeleri uygulanabileceği uyarısında bulunmuştu. Haziran 2026'da ise ABD'li teknoloji şirketlerine dijital vergi uygulayan ülkelere yüzde 100'e varan ek gümrük vergisi getirebileceğini açıklamıştı.</p>

<p>Avrupa Komisyonu ise cezanın tamamen hukuki değerlendirmeler sonucunda belirlendiğini, siyasi baskıların karar üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını savunuyor.</p>

<p><strong>Dijital düzenlemelerde kritik dönüm noktası</strong></p>

<p>Google'a verilen ceza, Avrupa Birliği'nin büyük teknoloji platformlarını daha sıkı denetlemeyi amaçlayan Dijital Piyasalar Yasası'nın ilk önemli uygulaması olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/google-5.JPG" type="image/jpeg" length="69163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’den AB’nin Rusya yaptırımlarına karşılık: 14 Avrupa şirketine ihracat kısıtlaması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı nedeniyle kabul ettiği 21. yaptırım paketine karşılık olarak, aralarında Almanya’dan şirketlerin de bulunduğu 14 Avrupa şirketi ve kuruluşa çift kullanımlı (dual-use) ürünlerin ihracatını yasakladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karar yürürlüğe girerken, Brüksel gelişmenin etkilerini incelemeye başladığını ve Pekin’den açıklama talep edeceğini duyurdu.</strong></p>

<p><strong>Pekin’den yaptırımlara karşı hamle</strong></p>

<p>Çin Ticaret Bakanlığı, AB’nin son yaptırım paketi kapsamında Çin ana karası ve Hong Kong merkezli 14 şirketin ihracat kısıtlamaları listesine alınmasına karşılık aynı sayıda Avrupa şirketine ihracat kontrolü uygulandığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık, kararın "ulusal güvenliği ve ulusal çıkarları korumak" amacıyla alındığını belirterek, Çin menşeli çift kullanımlı ürünlerin söz konusu şirketlere satışının yasaklandığını bildirdi. Açıklamada, yalnızca Çinli ihracatçılar değil, Çin menşeli bu ürünleri üçüncü ülkeler üzerinden söz konusu şirketlere ulaştırabilecek yabancı kişi ve kuruluşların da yasak kapsamına girdiği ifade edildi. İstisnai durumlarda ise ihracat için özel izin başvurusu yapılabileceği kaydedildi.</p>

<p><strong>Alman şirketleri de listede</strong></p>

<p>Çin’in yaptırım listesinde Almanya’dan üç şirket bulunuyor. Bunlar, Düsseldorf merkezli savunma sanayi şirketi Rheinmetall, Duisburg merkezli kimyasal hammadde ticareti yapan Antraco Chemie-Handelsgesellschaft ve Kempten merkezli malzeme tedarikçisi Sindlhauser Materials.</p>

<p>Sindlhauser Materials, yarı iletken, sensör ve aydınlatma sanayilerinde kullanılan vakum kaplama malzemeleri, seramikler, tungsten, tantal ve molibden bileşenleri ile nadir toprak elementleri tedarik ediyor. Antraco Chemie ise uluslararası kimyasal hammadde ticaretinde faaliyet gösteriyor. Ancak Çin’in ihracat kontrollerinin bu şirketlerin hangi ürün veya ticari ilişkilerini doğrudan etkileyeceğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p><strong>Avrupa’nın farklı ülkelerinden şirketler de etkilendi</strong></p>

<p>Çin’in listesinde Almanya’nın yanı sıra Fransa, İtalya, Polonya, Hollanda, Çekya, Bulgaristan ve Litvanya’dan şirket ve kuruluşlar da yer aldı.</p>

<p>Bunlar arasında İtalyan elektrik motoru üreticisi Lafert, Fransız insansız hava aracı geliştiricisi Cavok UAS, Çek kamyon üreticisi Tatra Trucks, Polonyalı elektronik ve optik teknolojileri şirketi Vigo Photonics ile Polonya’daki Wrocław Teknik Üniversitesi de bulunuyor.</p>

<p><strong>AB’nin yaptırımlarının gerekçesi</strong></p>

<p>AB üyesi ülkeler, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları nedeniyle kabul edilen 21. yaptırım paketi kapsamında toplam 51 şirket ve kuruluşu çift kullanımlı ürünler ile ileri teknoloji ihracatına yönelik kısıtlama listesine ekledi.</p>

<p>Bu kuruluşların 14’ü Çin ve Hong Kong merkezli. AB Konseyi, söz konusu şirketlerin Rusya’nın savunma sanayisini desteklediğini veya mevcut yaptırımların aşılmasına yardımcı olduğunu öne sürüyor. İddialar arasında mikroelektronik, bilgisayar kontrollü takım tezgâhları ve yarı iletken üretim ekipmanlarının tedarik zincirlerine katkı sağlanması da yer alıyor.</p>

<p>Pekin ise bu suçlamaları reddederek AB’nin kararını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi ve aldığı karşı önlemlerin ulusal güvenliğin korunması ile uluslararası silahların yayılmasını önleme yükümlülükleri çerçevesinde uygulandığını savundu.</p>

<p><strong>Brüksel: Çin’den açıklama isteyeceğiz</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Komisyonu, Çin’in aldığı kararın olası etkilerini değerlendirdiklerini açıkladı.</p>

<p>Komisyon Sözcüsü Paula Pinho, AB kurumlarının üye ülkeler ve etkilenen şirketlerle temas halinde olduğunu belirterek, "Çinli muhataplarımızdan açıklama isteyeceğiz. Öncelikle bu önlemlerin kapsamını ve etkilerini net biçimde anlamak istiyoruz." dedi.</p>

<p><strong>İlk örnek değil</strong></p>

<p>Çin, Avrupa merkezli şirketlere yönelik benzer ihracat kısıtlamalarını daha önce de uygulamıştı. Nisan ayında, aralarında Alman savunma elektroniği şirketi Hensoldt’un da bulunduğu yedi Avrupa savunma ve havacılık şirketi ihracat kontrol listesine alınmıştı. Pekin, o dönemde bu kararı şirketlerin Tayvan ile silah satışları ve askeri iş birliği faaliyetleri nedeniyle aldığını açıklamıştı.</p>

<p>Son adımla birlikte, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile Çin arasındaki yaptırım ve karşı yaptırım süreci yeni bir boyut kazanırken, teknoloji ve çift kullanımlı ürün ticaretine yönelik gerilim de daha da derinleşmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cin-ve-eu.jpeg" type="image/jpeg" length="98790"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluslararası basın Özgür Özel'in yeni parti kararını manşetlere taşıdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/uluslararasi-basin-ozgur-ozelin-yeni-parti-kararini-mansetlere-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/uluslararasi-basin-ozgur-ozelin-yeni-parti-kararini-mansetlere-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanlığı görevinden mahkeme kararıyla uzaklaştırılan Özgür Özel'in yeni bir siyasi parti kuracağını açıklaması uluslararası basında geniş yankı uyandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Financial Times (FT), Reuters, Associated Press (AP), Deutsche Welle (DW) ve Spiegel başta olmak üzere çok sayıda uluslararası medya kuruluşu, gelişmeyi Türkiye siyasetinde "tarihi bir kırılma" olarak değerlendirirken, yeni oluşumun parlamentodaki güç dengelerini değiştirebileceği yorumları öne çıktı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel, Ankara'da yaptığı konuşmada bugün il başkanlarıyla bir araya geleceklerini, ardından Parti Meclisi'ni toplayarak yeni partiyi kuracaklarını açıkladı. 51 yaşındaki siyasetçi, kurulacak partinin sosyal demokrat çizgide olacağını ve Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerini temel alacağını söyledi.</p>

<p>"Kaçınılmaz hale gelen hüzünlü bir vedanın eşiğindeyiz" diyen Özel, "İçimizde yeni bir başlangıcın sarsılmaz umudunu taşıyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni partinin ismi ve kadrosuna ilişkin ayrıntılar ise henüz açıklanmadı.</p>

<p><strong>Financial Times: "Erdoğan için ciddi tehdit olabilir"</strong></p>

<p>İngiliz Financial Times, haberi "Türk muhalefet lideri Erdoğan'a meydan okumak için yeni bir parti kuruyor" başlığıyla yayımladı.</p>

<p>Gazete, Özel'in girişimini "Türkiye siyasetini yeniden şekillendirebilecek cesur bir hamle" olarak nitelendirirken, yeni partinin parçalanmış muhalefeti yeniden toparlayabileceği, iktidardan memnun olmayan seçmenleri harekete geçirebileceği ve 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için ciddi bir rakibe dönüşebileceği değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>FT, İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü (İstanPol) Eş Direktörü Seren Selvin Korkmaz'ın, "Türkiye siyasi tarihinde bir kırılma noktası yaşanıyor. Eğer toplumun beklentilerini karşılayabilirse Özel'in yeni partisinin önemli bir potansiyeli var. Muhalefet açısından büyük bir çıkmaz büyük bir fırsata dönüşebilir" sözlerine de yer verdi.</p>

<p>Haberde ayrıca bazı kamuoyu araştırmalarına göre bugün seçim yapılması halinde Özel'in kuracağı partinin AKP'nin önünde göründüğü değerlendirmesi yer verildi.</p>

<p><strong>Reuters: "Muhalefetteki bölünme Erdoğan'ın hesabını etkileyebilir"</strong></p>

<p>Reuters ise gelişmeyi "Türkiye'nin muhalefet lideri Erdoğan'a meydan okumak için yeni parti kuracak" başlığıyla duyurdu.</p>

<p>Ajans, yeni partinin CHP'den önemli sayıda milletvekilini bünyesine katmasının beklendiğini belirtirken, bunun muhalefet içindeki dengeleri yeniden şekillendireceğini yazdı.</p>

<p>Reuters'ın analizinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için seçimlerin normal takvimden önce yapılması ve TBMM'de en az 360 milletvekilinin desteğinin gerektiği hatırlatıldı. Ajansa göre CHP'deki olası milletvekili geçişleri, erken seçim ve anayasa değişikliği hesaplarını doğrudan etkileyebilir.</p>

<p>Haberde ayrıca DEM Parti'nin olası rolü ve yeni Meclis aritmetiğine ilişkin senaryolar da değerlendirildi.</p>

<p>Reuters'ın görüştüğü Gezici Araştırma Başkanı Murat Gezici ise, yeni partinin ancak toplumda çok güçlü bir karşılık bulması halinde mevcut siyasi dengeyi değiştirebileceğini, kısa ve orta vadede ise oluşacak tablonun iktidarın lehine sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>AP: "Türkiye'yi yönetme yürüyüşü"</strong></p>

<p>Associated Press, Özel'in konuşmasına geniş yer ayırdı.</p>

<p>Ajans, Özel'in yeni parti girişimini "Türkiye'yi yönetme yürüyüşünün kararlı adımları" olarak tanımladığını aktarırken, çok sayıda CHP milletvekilinin yeni oluşuma katılmasının beklendiğini ve yeni partinin kısa sürede parlamentonun ana muhalefet partisi olabileceğini yazdı.</p>

<p>AP ayrıca CHP'nin Özgür Özel liderliğinde 2024 yerel seçimlerinde İstanbul ve Ankara başta olmak üzere önemli başarılar elde ettiğini hatırlattı.</p>

<p><strong>DW: "CHP'de tarihi kopuş"</strong></p>

<p>Alman kamu yayıncısı Deutsche Welle ise gelişmeyi "CHP'de tarihi kopuş" başlığıyla duyurdu.</p>

<p>DW, Özel'in görevden alınmasının ardından yeni bir siyasi hareket başlatma kararı aldığını aktarırken, kurulacak partinin sosyal demokrat kimliğe sahip olacağını ve Atatürk'ün ilkelerini esas alacağını vurguladı.</p>

<p>Haberde, çok sayıda CHP milletvekilinin yeni partiye geçmesinin beklendiği, bu durumda yeni oluşumun bir anda Meclis'in en büyük muhalefet partisi haline gelebileceği değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p>DW ayrıca, CHP'nin 2024 yerel seçimlerindeki başarısının ardından muhalefetin yargı baskısıyla karşı karşıya kaldığını, Ekrem İmamoğlu dahil çok sayıda muhalefet siyasetçisi ve belediye başkanının cezaevinde bulunduğunu hatırlattı.</p>

<p><strong>Spiegel: "CHP üzerindeki baskının sonucu"</strong></p>

<p>Alman Der Spiegel dergisi ise Özel'in kararını, CHP üzerindeki yargı baskısının bir sonucu olarak değerlendirdi.</p>

<p>Dergi, Ankara'daki mahkemenin Mayıs ayında 2023 CHP Kurultayı'nı usulsüzlük iddiasıyla iptal ederek Özgür Özel'i görevden uzaklaştırdığını, yerine geçici olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun getirildiğini hatırlattı.</p>

<p>Haberde, Özel'in mahkeme kararına karşı düzenlenen protestoların öncülüğünü yaptığı, hükümeti yargıya müdahale etmekle suçladığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ise yaşananları CHP'nin iç meselesi olarak değerlendirdiği aktarıldı.</p>

<p><strong>Gözler yeni partiye çevrildi</strong></p>

<p>Uluslararası basındaki ortak değerlendirme, Özgür Özel'in kuracağı partinin yalnızca CHP'nin geleceğini değil, Türkiye'deki muhalefetin yapısını ve Meclis'teki siyasi dengeleri de önemli ölçüde etkileyebileceği yönünde oldu.</p>

<p>Önümüzdeki günlerde yeni partinin adı, kurucu kadrosu ve CHP'den yeni oluşuma katılacak milletvekillerinin sayısının (şu ana kadar 84 milletvekili) netleşmesi beklenirken, bu sürecin hem muhalefetin geleceği hem de Türkiye'nin seçim gündemi açısından belirleyici olacağı değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/uluslararasi-basin-ozgur-ozelin-yeni-parti-kararini-mansetlere-tasidi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/chp-31.JPG" type="image/jpeg" length="16005"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Kupası İspanya'nın! Arjantin'i uzatmada 1-0 mağlup etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/dunya-kupasi-ispanyanin-arjantini-uzatmada-1-0-maglup-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/dunya-kupasi-ispanyanin-arjantini-uzatmada-1-0-maglup-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası finalinde İspanya, uzatmalara giden nefes kesen mücadelede Arjantin'i 1-0 mağlup ederek tarihindeki ikinci dünya şampiyonluğunu kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İspanyol basını zaferi "Futbol kurtuldu" manşetleriyle kutlarken, Arjantin basını ise Lionel Messi döneminin sona ermiş olabileceğini yazdı.</strong></p>

<p>ABD'nin New Jersey eyaletindeki MetLife Stadyumu'nda oynanan finalde normal süre 0-0 sona erdi.</p>

<p>Büyük çekişmeye sahne olan karşılaşmada kupayı belirleyen gol, uzatma dakikalarında geldi.</p>

<p>İspanya'ya şampiyonluğu getiren golü 106. dakikada Ferran Torres kaydetti. Arjantin ise uzatmalara 10 kişi girdi. Enzo Fernandez, 90+3. dakikada gördüğü ikinci sarı kartın ardından kırmızı kartla oyun dışında kaldı.</p>

<p>Bu sonuçla İspanya, 2010 Güney Afrika Dünya Kupası'nın ardından tarihinde ikinci kez futbolun en büyük kupasını müzesine götürdü.</p>

<p><strong>İspanyol basını: "Yeniden dünyanın kralıyız"</strong></p>

<p>Şampiyonluğun ardından İspanya basını tarihi zaferi coşkulu manşetlerle duyurdu.</p>

<p><strong>AS</strong> gazetesi, "İlkindeki gibi! Güzeldi, adildi. New Jersey'e futbolu yıkmaya değil, inşa etmeye gelenler ödüllendirildi." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Mundo Deportivo</strong>, "İspanya dünya şampiyonu. De la Fuente'nin takımı Arjantin'e karşı açık ara üstündü." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Marca</strong> ise, "Yeniden dünyanın kralıyız! Ferran Torres kahramanlar arasındaki yerini aldı. Bu yalnızca Dünya Kupası'nı kazanmak değil, futbolu kurtarmaktı." manşetini attı.</p>

<p><strong>Arjantin basını: "Bir rüyanın sonu"</strong></p>

<p>Arjantin basını ise final yenilgisini hüzünlü ifadelerle değerlendirdi.</p>

<p><strong>Clarín</strong>, "De la Fuente'nin takımı belirgin şekilde üstündü. Belki de bu Lionel Messi'nin vedasıydı. Teşekkürler Leo!" yorumunu yaptı.</p>

<p><strong>La Nación</strong>, "Bir rüyanın sonu. Arjantin gücünün yettiği kadar direndi ancak İspanya uzatmalarda attığı golle dünya şampiyonu oldu." ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Página 12</strong> ise, "Arjantin sahada her şeyini verdi ancak yeni dünya şampiyonu İspanya'yı durduramadı." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>İngiliz basını sert çıktı</strong></p>

<p>İngiliz basını özellikle Arjantin'in oyununu sert ifadelerle eleştirdi.</p>

<p><strong>The Sun</strong>, "New York'ta masalsı bir final. Ferran Torres'in uzatmalardaki golü Messi ve arkadaşlarının kalbini kırdı. Fernandez'in gereksiz kırmızı kartı maçın kırılma anı oldu." yorumunu yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>The Telegraph</strong> ise, "İspanya, Arjantin'i yenerek futbolun zaferini ilan etti. İyi ki futbol kazandı. Arjantin normal sürede tek bir isabetli şut bile çekemedi ve kupayı hak edecek bir performans sergileyemedi." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Fransa: "Yeni krallar"</strong></p>

<p>Fransız <strong>L'Equipe</strong> gazetesi ise İspanya'nın son yıllardaki yükselişine dikkat çekerek, "Yeni krallar. Avrupa Şampiyonluğu'nun ardından Dünya Kupası'nı da kazanarak dünyanın en iyi takımı olduklarını bir kez daha kanıtladılar." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, SPOR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/dunya-kupasi-ispanyanin-arjantini-uzatmada-1-0-maglup-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/wm1.jpg" type="image/jpeg" length="53573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Dünya Kupası'nın şampiyonu bu gece belli olacak: İspanya ile Arjantin karşı karşıya]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/2026-dunya-kupasinin-sampiyonu-bu-gece-belli-olacak-ispanya-ile-arjantin-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/2026-dunya-kupasinin-sampiyonu-bu-gece-belli-olacak-ispanya-ile-arjantin-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası'nda şampiyon bu akşam belli oluyor. Turnuvanın iki güçlü ekibi İspanya ile Arjantin, ABD'nin New Jersey eyaletindeki New York New Jersey Stadı'nda oynanacak finalde dünya futbolunun zirvesi için karşı karşıya gelecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Saat 21.00'de (Orta Avrupa Yaz Saati) başlayacak Dünya Kupası finalini Sloven hakem Slavko Vincic yönetecek. Karşılaşma, yalnızca kupanın sahibini belirlemekle kalmayacak, Dünya Kupası tarihine geçecek birçok ilke de ev sahipliği yapacak.</strong></p>

<p><strong>İlk kez devre arasında Super Bowl tarzı şov</strong></p>

<p>80 bin seyirci kapasiteli statta oynanacak finalin devre arasında Dünya Kupası tarihinde ilk kez Super Bowl benzeri bir gösteri düzenlenecek.</p>

<p>Coldplay'in solisti Chris Martin'in küratörlüğünü üstlendiği organizasyonda Justin Bieber, Shakira, Burna Boy, BTS, Madonna ve Venezuelalı ünlü orkestra şefi Gustavo Dudamel sahne alacak.</p>

<p>FIFA'nın, dünya genelindeki çocukların eğitim ve futbola erişimini desteklemek amacıyla 100 milyon dolar bağış toplamayı hedeflediği gösterinin süresi ise tartışma konusu oldu. FIFA devre arası performansının yaklaşık 11 dakika süreceğini açıklasa da toplam devre arasının 20 dakikayı aşabileceği belirtiliyor. Oysa IFAB kurallarına göre devre arası süresi normal şartlarda 15 dakikayı geçemiyor.</p>

<p><strong>Şampiyonlara ilk kez yüzük verilecek</strong></p>

<p>2026 Dünya Kupası'nın bir diğer yeniliği ise şampiyonluk yüzüğü olacak.</p>

<p>Turnuva tarihinde ilk kez kupayı kazanan takımın oyuncularına Dünya Kupası şampiyonluk yüzüğü verilecek. Kupa töreninde teknik direktör ve takım kaptanına geçici replika yüzük takdim edilecek, kişiye özel hazırlanan yaklaşık 30 yüzük ise daha sonra teslim edilecek.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/spor2-4.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Avrupa şampiyonu ile Güney Amerika şampiyonu ilk kez finalde</strong></p>

<p>Final, Dünya Kupası tarihinde bir başka ilke de sahne olacak. Son Avrupa Şampiyonu İspanya ile son Copa America şampiyonu Arjantin ilk kez Dünya Kupası finalinde karşı karşıya gelecek.</p>

<p>İki ekip Dünya Kupası tarihinde daha önce yalnızca bir kez karşılaştı. 1966 Dünya Kupası grup aşamasındaki mücadeleyi Arjantin 2-1 kazanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İspanya savunmasıyla, Arjantin Messi ile öne çıkıyor</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/spor-55.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></strong></p>

<p>Turnuva boyunca sergilediği disiplinli futbol ve sağlam savunmasıyla dikkat çeken İspanya, yedi maçın altısında gol yemeyerek turnuvanın en başarılı defans performanslarından birine imza attı. Kaleci Unai Simón ise kurtarış yüzdesiyle organizasyonun en başarılı isimlerinden biri oldu.</p>

<p>Teknik direktör Luis de la Fuente'nin öğrencileri topa sahip olma, pas oyunu ve takım organizasyonuyla rakiplerine üstünlük kurarken, yarı finalde Fransa karşısında ortaya koydukları performans en iyi maçları olarak değerlendirildi.</p>

<p>Arjantin ise turnuvanın en duygusal ve mücadeleci takımlarından biri oldu. Son dakikalarda bulduğu kritik gollerle finale yükselen "Albiceleste"nin en büyük kozu yine 39 yaşındaki Lionel Messi. Tecrübeli yıldız, attığı 8 gol ve yaptığı 4 asistle takımını sırtlayan isim olurken, kaleci Emiliano Martinez de kritik kurtarışlarıyla öne çıktı.</p>

<p><strong>Muhtemel 11'ler</strong></p>

<p><strong>İspanya:</strong> Unai Simón, Pedro Porro, Pau Cubarsí, Aymeric Laporte, Marc Cucurella, Rodri, Fabián Ruiz, Lamine Yamal, Dani Olmo, Alex Baena, Mikel Oyarzabal.</p>

<p><strong>Arjantin:</strong> Emiliano Martínez, Nahuel Molina, Cristian Romero, Lisandro Martínez, Nicolás Tagliafico, Enzo Fernández, Leandro Paredes, Rodrigo De Paul, Alexis Mac Allister, Lionel Messi, Julián Álvarez.</p>

<p><strong>Favori kim?</strong></p>

<p>Final öncesinde net bir favori gösterilmiyor. Uzman değerlendirmelerinde İspanya'nın takım oyunu, savunma disiplini ve bireysel performanslarıyla az farkla önde olduğu belirtilirken, Arjantin'in ise Lionel Messi liderliğinde büyük maç tecrübesi ve kritik anlarda ortaya koyduğu karakterle kupaya uzanabilecek güçte olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Dünya futbolunun gözü, bu akşam New Jersey'de oynanacak dev finalde olacak. Bir tarafta modern futbolun en başarılı takım organizasyonlarından biri olan İspanya, diğer tarafta Messi önderliğinde unvanını korumak isteyen Arjantin... 2026 Dünya Kupası'nın yeni şampiyonu bu gece oynanacak finalin ardından belli olacak</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, SPOR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/2026-dunya-kupasinin-sampiyonu-bu-gece-belli-olacak-ispanya-ile-arjantin-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/dunya-kupasi.jpg" type="image/jpeg" length="58471"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB'de Rus askerlerine vize yasağı tartışması: Estonya bastırıyor, Fransa ve İtalya frene bastı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abde-rus-askerlerine-vize-yasagi-tartismasi-estonya-bastiriyor-fransa-ve-italya-frene-basti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abde-rus-askerlerine-vize-yasagi-tartismasi-estonya-bastiriyor-fransa-ve-italya-frene-basti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), Rusya'ya yönelik hazırladığı 21. yaptırım paketi kapsamında, Ukrayna savaşına katılan Rus askerleri ve savaş gazilerine Schengen Bölgesi'ne giriş yasağı getirilmesini tartışıyor. Ancak Fransa ve İtalya'nın itirazları üzerine teklif önemli ölçüde yumuşatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AB üyesi Estonya'nın girişimiyle gündeme gelen düzenleme, ilk haliyle Rus ordusunda veya Moskova'nın kontrolündeki düzensiz silahlı birliklerde görev yapan tüm kişileri kapsıyordu.</strong></p>

<p>Yeni taslakta ise yasak yalnızca kısa süreli Schengen vizeleri için geçerli olacak ve sadece Şubat 2022'de başlayan Ukrayna savaşında doğrudan çatışmalara katıldığı tespit edilen Rus askerleri, eski askerler ve düzensiz birlik mensuplarını kapsayacak.</p>

<p><strong>Estonya: "Savaşanlar Avrupa'da tatil yapmamalı"</strong></p>

<p>Estonya İçişleri Bakanı Igor Taro, AB'ye sundukları öneriyle Ukrayna'ya karşı savaşan Rusların Birlik ülkelerine girişinin engellenmesini ve Rus vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarının daha da sıkılaştırılmasını talep ettiklerini açıkladı.</p>

<p>Rus vatandaşlarına verilen turist vizelerindeki artışın kabul edilemez olduğunu belirten Taro, <strong>"Ukraynalılar füze saldırılarında hayatını kaybederken, saldırgan devletin vatandaşlarının hiçbir şey olmamış gibi Avrupa'da tatil yapmasına ve alışveriş yapmasına izin verilmemeli." </strong>dedi.</p>

<p>Taro, önerilerinin Letonya, Litvanya, Çekya, Finlandiya, İsveç, Norveç ve Almanya tarafından olumlu karşılandığını da ifade etti.</p>

<p><strong>Fransa ve İtalya'dan itiraz</strong></p>

<p>Euronews'in haberine göre, Fransa ve İtalya ise teklifin ilk haline hukuki ve idari gerekçelerle karşı çıktı. Paris ve Roma yönetimleri, konunun yaptırımlar yerine vize politikası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, çok sayıda Rus vatandaşının vize başvurusunu işleyen konsoloslukların ciddi uygulama sorunları yaşayabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Rusya'da 18-30 yaş arasındaki erkekler için zorunlu askerlik bulunduğunu hatırlatan iki ülke, savaşa katılmayan ancak askerlik hizmetini yerine getiren kişilerin de haksız şekilde yaptırım kapsamına girebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Yasak daraltıldı</strong></p>

<p>Bu itirazlar üzerine AB Konseyi Dönem Başkanlığını yürüten İrlanda'nın hazırladığı yeni taslakta kapsam önemli ölçüde daraltıldı.</p>

<p>Buna göre, başvuru sahipleri artık otomatik olarak savaşa katılmış kabul edilmeyecek. Giriş yasağı yalnızca Ukrayna'daki çatışmalarda doğrudan görev aldığı belirlenen Rus askerleri ve eski askerleri kapsayacak.</p>

<p>Ayrıca insani nedenler, bir AB ülkesinin ulusal çıkarları veya uluslararası yükümlülükler kapsamında istisnai giriş ve transit geçişlere de izin verilebilecek. Ancak bu vizeler yalnızca düzenleyen ülke için geçerli olacak ve diğer Schengen ülkelerine seyahat edilebilmesi ilgili ülkelerin onayına bağlı olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hukuki belirsizlik sürüyor</strong></p>

<p>Habere göre, yeni taslağa rağmen hukuki ve idari tartışmalar devam ediyor. Konsoloslukların her başvuruyu tek tek incelemesi gerekecek olması uygulamada ciddi yük oluştururken, Fransa ve İtalya konsoloslukların olası hukuki sorumlulukları ve ispat yüküne ilişkin çekincelerini de sürdürüyor.</p>

<p>AB Komisyonu ise Rus vatandaşlarına yönelik vize rehberini güncelleyerek gerekli belge ve kriterleri yeniden düzenlemeyi planlıyor.</p>

<p><strong>21. yaptırım paketinin parçası</strong></p>

<p>Rus askerlerine yönelik planlanan giriş yasağı, AB'nin hazırladığı 21. yaptırım paketinin yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Paket kapsamında Rus petrol ticareti, "gölge filo", bankalar, kripto para şirketleri, metal ve balıkçılık sektörleri ile Ukrayna'daki savaşta rol alan kişi ve kuruluşlara yönelik yeni yaptırımlar da öngörülüyor.</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen daha önce yaptığı açıklamada,<strong> "Ukrayna'nın işgaline katılan herkes için Avrupa yasak bölge olmaya devam edecek." </strong>ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Ancak yaptırım paketinin yürürlüğe girebilmesi için AB üyesi 27 ülkenin oy birliği gerekiyor. Fransa ve İtalya'nın çekinceleri nedeniyle teklifin son halinin tüm üyeler tarafından kabul edilip edilmeyeceği ise henüz netlik kazanmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abde-rus-askerlerine-vize-yasagi-tartismasi-estonya-bastiriyor-fransa-ve-italya-frene-basti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/ruslara-vize-engeli.JPG" type="image/jpeg" length="14546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail basını: İç istihbarat teşkilatı yüz tanıma veri tabanına sınırsız erişim istedi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/israil-basini-ic-istihbarat-teskilati-yuz-tanima-veri-tabanina-sinirsiz-erisim-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/israil-basini-ic-istihbarat-teskilati-yuz-tanima-veri-tabanina-sinirsiz-erisim-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'de iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet'in, yasal dayanağı bulunmamasına rağmen havalimanları ve sınır kapılarındaki yüz tanıma veri tabanına sınırsız erişim talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haaretz'in haberine göre, talep suçla mücadele gerekçesiyle gündeme gelirken, insan hakları örgütleri ise İsrail'in yüz tanıma teknolojisini özellikle Filistinlileri izlemek ve hareketlerini kısıtlamak için kullandığı uyarısında bulunuyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail'de iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet'in (Şabak), havalimanları ve sınır kapılarındaki yüz tanıma sistemlerinde bulunan biyometrik fotoğraf veri tabanına sınırsız erişim talep ettiği iddia edildi. İsrail'in Haaretz gazetesinin haberine göre, Şin-Bet Direktörü David Zini, suçla mücadelede teşkilatın rolünü genişletmek amacıyla söz konusu veri tabanına erişim istedi.</p>

<p>Haberde, Zini'nin özellikle olay yerlerinde elde edilen görüntülerdeki şüphelilerin kimliklerinin tespit edilebilmesi için Ben-Gurion Havalimanı ve diğer sınır kapılarında oluşturulan güncel biyometrik fotoğraf arşivine erişim talep ettiği belirtildi.</p>

<p><img alt="" height="426" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/twitt.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="597" /></p>

<p><strong>Yasal engel bulunuyor</strong></p>

<p>İsrail yasalarına göre Ben-Gurion Havalimanı ve diğer sınır kapılarındaki yüz tanıma ve biyometrik fotoğraf veri tabanına yalnızca İsrail Nüfus ve Göç İdaresi erişebiliyor. Bu sistemde bulunan kişisel bilgiler ile fotoğrafların en geç 90 gün içinde silinmesi zorunlu tutulurken, güvenlik kurumları dahil üçüncü taraflarla paylaşılması da yasak.</p>

<p>Haaretz'in aktardığına göre İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara, Şin-Bet Direktörü David Zini'ye, söz konusu veri tabanına erişimin ancak yasal düzenleme yapılması halinde mümkün olabileceğini bildirdi. Haberde ayrıca Zini'nin kapalı toplantılarda Başsavcı Baharav-Miara'yı talebe karşı çıktığı ve ülkedeki suç oranlarının artmasından sorumlu tuttuğu öne sürüldü.</p>

<p>Şin-Bet ise iddiaları reddederek, Haaretz'te yer alan haberin "asılsız olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını" savundu.</p>

<p><strong>Mevcut veri tabanlarına erişimi var</strong></p>

<p>Haberde, Şin-Bet'in halen İçişleri Bakanlığı ile polis kayıtlarındaki İsrail vatandaşlarına ait fotoğraflara erişebildiği ancak bu kayıtların her zaman güncel olmadığı ifade edildi. Nüfus ve Göç İdaresi bünyesindeki "Rotem" veri tabanında yer alan güncel biyometrik fotoğrafların ise yüz tanıma teknolojisi kullanılarak diğer görüntülerle eşleştirilmesine imkan sağlayacağı kaydedildi.</p>

<p>Öte yandan İsrail'de biyometrik veri tabanlarını denetleyen Biyometrik Uygulamalar Birimi'nin 2022 tarihli raporunda, Nüfus ve Göç İdaresi'nin yasal olarak 90 gün sonra silinmesi gereken düşük kaliteli görüntüleri saklamaya devam ettiği ve bunları yetkisiz şekilde Şin-Bet'e aktardığı tespit edilmişti.</p>

<p><strong>Amnesty: Filistinliler kitlesel gözetim altında</strong></p>

<p>İnsan hakları örgütü Amnesty International ise İsrail'in yüz tanıma teknolojisini yalnızca güvenlik amacıyla değil, Filistinlilerin hareketlerini izlemek ve özgürlüklerini kısıtlamak için de kullandığını belirtiyor.</p>

<p>Amnesty'nin raporuna göre, özellikle Batı Şeria'nın El Halil (Hebron) kentinde sokaklar, binalar, elektrik direkleri, gözetleme kuleleri ve çatılara yerleştirilen kameralarla kapsamlı bir gözetim ağı oluşturuldu. Raporda, Filistinlilerin bu yoğun gözetim nedeniyle evlerinin birkaç metre ötesindeki bazı bölgelere dahi girmekten çekindikleri, sürekli izleniyor olma hissinin günlük yaşam üzerinde ciddi baskı oluşturduğu vurgulandı.</p>

<p>Amnesty International, İsrail makamlarına Filistinlilere yönelik kitlesel ve hedef odaklı yüz tanıma gözetiminin derhal sona erdirilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/israil-basini-ic-istihbarat-teskilati-yuz-tanima-veri-tabanina-sinirsiz-erisim-istedi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 07:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/kamera-sistemi.JPG" type="image/jpeg" length="85607"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'nın 62 ülke için vizesiz giriş listesi açıklandı: Türkiye listede yok]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyanin-62-ulke-icin-vizesiz-giris-listesi-aciklandi-turkiye-listede-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyanin-62-ulke-icin-vizesiz-giris-listesi-aciklandi-turkiye-listede-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, 2026 yılında da Avrupa Birliği (AB) ve Schengen Bölgesi dışındaki 62 ülkenin vatandaşlarına kısa süreli seyahatlerde vize muafiyeti uygulamaya devam edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın güncel seyahat kurallarına göre, söz konusu ülkelerin vatandaşları 180 günlük dönem içinde 90 günü aşmamak kaydıyla Almanya'ya vizesiz giriş yapabilecek. Türkiye ise bu yıl da vize muafiyeti kapsamına alınmadı.</strong></p>

<p>Almanya'nın yayımladığı güncel düzenlemeye göre vize muafiyeti; turistik seyahatler, iş görüşmeleri, fuar ziyaretleri ve aile ziyaretleri gibi kısa süreli amaçlarla yapılacak girişleri kapsıyor. Ancak bu hak, Almanya'da çalışma veya otomatik oturma izni anlamına gelmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bununla birlikte, bazı ülkelerin vatandaşları Almanya'ya vizesiz giriş yaptıktan sonra yürürlükteki göç mevzuatı kapsamında belirli oturma izinlerine başvurabiliyor.</p>

<p><strong>Türkiye yine liste dışında kaldı</strong></p>

<p>Vize muafiyeti uygulanan ülkeler arasında ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Japonya, Güney Kore, İsrail, Brezilya, Arjantin, Sırbistan, Hırvatistan, Bulgaristan, Bangladeş, El Salvador, Gürcistan, Kolombiya, Güney Kore, Vatikan, Venezuela, Şili, Ukrayna, Meksika, Nikaragua, Honduras, Birleşik Arap Emirlikleri, Ukrayna, Kosova ve Arnavutluk gibi toplam 62 ülke bulunuyor.</p>

<p>Buna karşın Türkiye, 2026 yılında da vize muafiyetinden yararlanabilecek ülkeler arasında yer almadı. Bu nedenle Türk vatandaşlarının Almanya'ya yapacakları kısa süreli seyahatlerde Schengen vizesi alma zorunluluğu devam edecek.</p>

<p><strong>Sınır kontrolleri sıkılaştırıldı</strong></p>

<p>Almanya, vize muafiyeti uygulamasını sürdürmesine rağmen düzensiz göçle mücadele kapsamında kara sınırlarında uygulanan geçici kontrolleri de devam ettiriyor. Bu nedenle vizesiz seyahat hakkına sahip yolcuların dahi sınır kapılarında daha ayrıntılı kontrollerle ve zaman zaman uzun bekleme süreleriyle karşılaşabileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>ETIAS yine ertelendi</strong></p>

<p>Öte yandan Avrupa Birliği'nin vizeden muaf ülke vatandaşları için hazırladığı Avrupa Seyahat Bilgileri ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) da bir kez daha ertelendi.</p>

<p>Güncellenen takvime göre ETIAS'ın 2026 yılının sonbaharında gönüllü geçiş süreciyle başlaması, 2027 yılı itibarıyla ise vizeden muaf ülkeler için zorunlu hale gelmesi planlanıyor. Sistemin yürürlüğe girmesi, öncelikle Giriş/Çıkış Sistemi'nin (EES) tamamlanmasına bağlı bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyanin-62-ulke-icin-vizesiz-giris-listesi-aciklandi-turkiye-listede-yok</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 22:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/vize1-1.JPG" type="image/jpeg" length="48889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'ye sert uyarı: "Saldırılar sürerse kapsamlı imha aşamasına geçeceğiz"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/irandan-abdye-sert-uyari-saldirilar-surerse-kapsamli-imha-asamasina-gececegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/irandan-abdye-sert-uyari-saldirilar-surerse-kapsamli-imha-asamasina-gececegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında son günlerde tırmanan askeri gerilim yeni bir aşamaya taşındı. ABD ordusunun yedinci gece üst üste İran'daki hedefleri vurmasının ardından, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in danışmanı ve eski Devrim Muhafızları Komutanı Muhsin Rezai, Washington'a sert mesajlar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rezai, ABD saldırılarının sürmesi halinde İran'ın artık yalnızca misillemeyle yetinmeyeceğini, "kapsamlı saldırı ve imha aşamasına" geçeceğini söyledi.</strong></p>

<p><strong>ABD saldırıları yedinci gece de sürdü</strong></p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın askeri kapasitesini zayıflatmak amacıyla yedinci gece üst üste operasyon düzenlediklerini açıkladı. Açıklamada, yer altı silah depoları, gözetleme sistemleri ve askeri altyapının hedef alındığı belirtildi.</p>

<p>İran devlet medyası ise saldırılarda askeri hedeflerin yanı sıra köprüler, bir havaalanı ve denizcilik altyapısının da vurulduğunu öne sürdü. Hürmüzgan eyaletinde bulunan bir deniz suyu arıtma tesisinin bombalanması nedeniyle en az 10 bin kişinin içme suyundan mahrum kaldığı bildirildi.</p>

<p>İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ise sivil altyapıya yönelik saldırıların "savaş suçu" niteliği taşıdığını savundu.</p>

<p><strong>"ABD üsleri siyasi sınırların ötesinde de hedef olacak"</strong></p>

<p>İran devlet televizyonuna konuşan Muhsin Rezai, ABD'nin ateşkesi askeri hazırlık yapmak için kullandığını iddia ederek, Washington'un artık hem savaş hem de müzakere stratejisini birlikte yürüttüğünü söyledi.</p>

<p>Rezai, "ABD ordusu ateşkesi askeri kapasitesini güçlendirmek için kullandı. Ateşkesi tek taraflı uzatarak hazırlıklarını sürdürdü" ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD'nin saldırılarını sürdürmesi halinde İran'ın yeni bir askeri strateji izleyeceğini belirten Rezai, şu uyarıda bulundu:</p>

<p><strong>"Eğer ABD saldırıları iki ya da üç gün daha devam ederse, İran kapsamlı saldırı ve imha operasyonları aşamasına geçecek. Artık yalnızca misilleme yapmakla yetinmeyeceğiz."</strong></p>

<p>Rezai ayrıca, ABD askerleri ile "siyasi sınırların ötesindeki" Amerikan askeri üslerinin de hedef alınacağını söyledi.</p>

<p><strong>"Amaç İran'ı kuşatmak" iddiası</strong></p>

<p>Eski Devrim Muhafızları Komutanı, ABD'nin İran'ın güney kıyıları ile enerji altyapısını hedef almasının amacının ülkeyi denizden kuşatmak olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Rezai'ye göre Washington, Hark Adası ile nükleer tesislere yönelik daha büyük operasyonlara hazırlanıyor ve bu süreçte İran içindeki direnci zayıflatmayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı yeniden gerilimin merkezinde</strong></p>

<p>İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda iki petrol tankerinin mayınlara çarparak patladığını öne sürdü. Ayrıca dört geminin füze ve insansız hava araçlarıyla durdurulduğu iddia edildi.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise bu açıklamaları kısa bir açıklamayla yalanlayarak, İran'ın iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi.</p>

<p>Son günlerde Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiği büyük ölçüde durma noktasına gelirken, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasalarında da fiyatlar yeniden yükselişe geçti.</p>

<p><strong>İran'dan Körfez'deki ABD üslerine yeni saldırılar</strong></p>

<p>İran ordusu, son misilleme saldırılarında Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'deki ABD askeri tesislerini de hedef aldı. Kuveyt hava savunma sistemlerinin İran'a ait insansız hava araçlarına karşı devreye girdiği açıklanırken, Bahreyn'de sirenler çaldı ve halka sığınaklara gitmeleri çağrısı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD'nin Avrupa'dan Orta Doğu'ya ilave savaş uçakları ve onlarca yakıt ikmal uçağı sevk ettiği de Amerikan basınına yansıdı.</p>

<p><strong>"ABD'nin hedefi enerji piyasasını kontrol etmek"</strong></p>

<p>Rezai, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın ortak yönetilmesi yönündeki önerisini de reddettiklerini belirterek, Washington'un asıl amacının boğaz üzerinde hakimiyet kurarak küresel enerji ticaretini kontrol etmek olduğunu öne sürdü.</p>

<p>İranlı yetkili, bunun aynı zamanda Rusya ve Çin'e karşı daha geniş kapsamlı bir jeopolitik planın parçası olduğunu savunarak, "ABD, Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji piyasasını kontrol ederek Rusya ve Çin'e karşı yeni bir küresel çatışmanın zeminini hazırlamak istiyor" iddiasında bulundu.</p>

<p>Bölgede karşılıklı saldırıların devam etmesi nedeniyle diplomatik çözüm umutları zayıflarken, Orta Doğu'daki gerilimin daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşebileceği yönündeki endişeler de giderek artıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/irandan-abdye-sert-uyari-saldirilar-surerse-kapsamli-imha-asamasina-gececegiz</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/savas-11.JPG" type="image/jpeg" length="17772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SPD'li eski Bakan Gabriel: Merkel görevde kalsaydı Ukrayna savaşı yaşanmazdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/spdli-eski-bakan-gabriel-merkel-gorevde-kalsaydi-ukrayna-savasi-yasanmazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/spdli-eski-bakan-gabriel-merkel-gorevde-kalsaydi-ukrayna-savasi-yasanmazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın eski Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, Ukrayna savaşının önlenebileceğini savunarak, "Angela Merkel başbakan olarak kalsaydı bu savaş yaşanmazdı" dedi. Gabriel, Merkel'in olası barış görüşmelerinde arabulucu olabileceğini belirtirken, kendi partisi SPD'ye de sert eleştiriler yöneltti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya'nın eski Dışişleri Bakanı ve eski SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel, İsviçre'nin Neue Zürcher Zeitung (NZZ) gazetesine verdiği röportajda Ukrayna savaşı, Avrupa'nın Rusya politikası ve Almanya'daki iç siyaset hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.</strong></p>

<p>Gabriel, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgalinin, Angela Merkel'in görevde kalması halinde büyük ihtimalle yaşanmayacağını öne sürdü.</p>

<p><strong>"Merkel başbakan olsaydı savaş olmazdı"</strong></p>

<p>Gabriel, Ukrayna krizinin diplomasi yoluyla önlenebileceğini savunarak, Merkel döneminde imzalanan Minsk Anlaşmaları'nın uygulanmasının savaşın önüne geçebileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/gabriel-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>"<strong>Minsk Anlaşmaları yürürlükte kalıp uygulanmış olsaydı savaş bu şekilde patlak vermezdi. Hatta daha ileri gidiyorum; Angela Merkel başbakan olarak kalsaydı bu savaş yaşanmazdı</strong>" diyen Gabriel, Merkel'in Rusya ile diyaloğu sürdüren son önemli Avrupalı liderlerden biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Eski bakan, Merkel'in 2021 yılında düzenlenen son AB Zirvesi'nde Moskova'ya üst düzey bir müzakere heyeti gönderilmesini önerdiğini ancak bu teklifin, Macaristan Başbakanı Viktor Orban dışında tüm Avrupa liderleri tarafından reddedildiğini hatırlattı.</p>

<p>Gabriel, "En azından bunu denemek çok daha akıllıca olurdu" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Merkel arabulucu olabilir"</strong></p>

<p>Sigmar Gabriel, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile olası barış görüşmelerinde Avrupa'nın deneyimli isimlerinden yararlanması gerektiğini belirterek Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile birlikte Angela Merkel'i de arabulucu adayları arasında gösterdi.</p>

<p>Merkel'in daha önce böyle bir görevi istemediğini açıkladığını hatırlatan Gabriel, "Ancak Avrupalılar kendisinden bunu resmen talep ederse, hayır diyeceğine inanmıyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Öncelik kalıcı ateşkes olmalı"</strong></p>

<p>Gabriel'e göre Ukrayna'da kapsamlı bir barış anlaşması kısa vadede gerçekçi görünmüyor.</p>

<p>Bu nedenle öncelikle uzun süreli bir ateşkes sağlanması gerektiğini belirten eski bakan, çatışmaların dondurulduğu bir modelin ilk adım olabileceğini söyledi.</p>

<p>Kalıcı barışın ise ancak Rusya'nın gelecekte yeniden Avrupa güvenlik mimarisinin bir parçası haline gelmesiyle mümkün olabileceğini savundu.</p>

<p><strong>"Putin'den gereğinden fazla korkulmamalı"</strong></p>

<p>Gabriel, Rusya'nın NATO ülkelerine yakın zamanda saldıracağı yönündeki değerlendirmeleri de ihtiyatla karşıladı.</p>

<p>Beş yılı aşkın süredir devam eden savaşta Rus ordusunun Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20'sini kontrol altına alabildiğine dikkat çeken Gabriel, bunun Rusya'nın sınırsız bir askeri güce sahip olduğu anlamına gelmediğini söyledi.</p>

<p>Batı'nın hâlâ ekonomik güç, askeri caydırıcılık ve diplomatik kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Gabriel, korku siyaseti yerine müzakere kanallarının açık tutulması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>SPD'ye sert eleştiri</strong></p>

<p>Gabriel, Almanya'daki CDU-SPD koalisyonunda yer alan kendi partisi SPD'yi de sert sözlerle eleştirdi.</p>

<p>SPD'nin hükümette olmasına rağmen muhalefet gibi davrandığını belirten Gabriel, <strong>"Partim koalisyonda hâlâ sanki başka bir hükümete bakan gönderiyormuş gibi davranıyor. Bakanlarını hükümete gönderiyor ama ardından muhalefet yapıyor. Bu tavır siyasi açıdan adeta intihar anlamına geliyor" </strong>dedi.</p>

<p>Gabriel'e göre SPD'nin yeniden güç kazanabilmesi için Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki hükümetin başarılı olmasına katkı sunması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aşırı sağcı AfD değerlendirmesi</strong></p>

<p>Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi hakkında da konuşan Gabriel, diğer partilerin AfD ile iş birliği yapmamasını doğru bulduğunu söyledi.</p>

<p>Buna karşın, AfD'ye karşı uygulanan "güvenlik duvarı" stratejisinin toplum nezdinde başarısız olduğunu savunan Gabriel, partinin kamuoyu yoklamalarında yükselmeye devam etmesinin bunun göstergesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Gabriel, AfD'nin yalnızca dışlanmasının yeterli olmadığını belirterek, partiyle siyasi düzlemde daha güçlü bir fikir mücadelesi yürütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/spdli-eski-bakan-gabriel-merkel-gorevde-kalsaydi-ukrayna-savasi-yasanmazdi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/merkel-und-putin.JPG" type="image/jpeg" length="95650"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
