<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/avrupa" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 23 Jun 2026 16:52:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/avrupa"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Yurtdışı Birlikleri'nden AİHM önünde demokrasi mitingi çağrısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/chp-yurtdisi-birliklerinden-aihm-onunde-demokrasi-mitingi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/chp-yurtdisi-birliklerinden-aihm-onunde-demokrasi-mitingi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Yurtdışı Birlikleri, Fransa’nın Strazburg kentindeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde "Demokrasi Yürüyüşü ve Dayanışma Mitingi" düzenleyecek. Miting, 27 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek.</strong></p>

<p>Avrupa'nın farklı ülkeleri ile Almanya'nın çeşitli kentlerinden binlerce kişinin katılması beklenen mitingde demokrasi, hukuk devleti, adalet, insan hakları ve dayanışma mesajlarının ön plana çıkarılması hedeflenirken, katılımcıların bu evrensel değerlere yönelik ortak taleplerini güçlü bir şekilde dile getirmesi amaçlanıyor.</p>

<p><img alt="" height="570" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/chp2-3.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /><br />
<br />
Mitingde CHP İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın ile Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun da konuşma yapması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mitinge ev sahipliği yapan CHP Strazburg Birliği Başkanı Burak Özkuzucu, yaptığı açıklamada, Almanya'nın farklı kentleri ile Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren CHP birliklerinden gelecek katılımcılarla birlikte demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları konusunda güçlü bir dayanışma mesajı vermeyi amaçladıklarını belirtti.</p>

<p>Özkuzucu, mitinge ayrıca Fransa Sosyalist Partisi, Yeşiller ve Sol Parti temsilcilerinin yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşları, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu ile Türkiye'den DEM Parti, TİP ve İYİ Parti temsilcilerinin de destek vereceğini belirtti.<br />
<br />
Demokrasi Yürüyüşü ve Dayanışma Mitingi öncesinde katılımcılar saat 14.00'te Strazburg'daki Place de la République Meydanı'nda bir araya gelecek. Buradan yapılacak yürüyüşün ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde miting gerçekleştirilecek.</p>

<p>Kaynak: ANKA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/chp-yurtdisi-birliklerinden-aihm-onunde-demokrasi-mitingi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 00:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/chp1-4.JPG" type="image/jpeg" length="61130"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası: Almanya, Fildişi Sahili engelini Deniz Undav'ın iki golüyle aştı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/2026-fifa-dunya-kupasi-almanya-fildisi-sahili-engelini-deniz-undavin-iki-goluyle-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/2026-fifa-dunya-kupasi-almanya-fildisi-sahili-engelini-deniz-undavin-iki-goluyle-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası E Grubu ikinci maçında Almanya, geriye düştüğü karşılaşmada Fildişi Sahili'ni uzatma dakikalarında bulduğu golle 2-1 mağlup etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karşılaşmanın yıldızı, oyuna sonradan girerek attığı iki golle galibiyeti getiren Deniz Undav oldu. Alman basınının yanı sıra uluslararası medya da Undav'ı "kahraman", "süper joker" ve "kurtarıcı" olarak manşetlerine taşıdı.</strong></p>

<p>Toronto Stadı'nda oynanan mücadeleye Almanya etkili başlasa da ilk gol Fildişi Sahili'nden geldi. 30. dakikada Diomande'nin ortasında savunmadan dönen topu önünde bulan Franck Kessie, bekletmeden yaptığı vuruşla takımını 1-0 öne geçirdi.</p>

<p>İlk yarıyı geride kapatan Almanya, teknik direktör Julian Nagelsmann'ın hamleleriyle ikinci yarıda oyuna ağırlığını koydu.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/deniz-undav.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Deniz Undav oyuna girdi, maçın kaderi değişti</strong></p>

<p>Almanya'nın baskısı 68. dakikada sonuç verdi. Amiri'nin sağ taraftan ceza sahasına gönderdiği ortaya Deniz Undav bekletmeden vurdu ve topu ağlarla buluşturdu: 1-1.</p>

<p>Karşılaşmanın son bölümlerinde baskısını artıran Almanya, 90+4. dakikada Deniz Undav'ın golüyle öne geçerek sahadan 2-1 galip ayrıldı.</p>

<p>Kalan dakikalarda başka gol olmayınca Almanya sahadan galibiyetle ayrıldı.</p>

<p>Bu sonuçla Almanya puanını 6'ya yükselterek son 16 turuna yükselmeyi garantilerken, Fildişi Sahili 3 puanda kaldı.</p>

<p><strong>Süper Lig'den beş futbolcu sahadaydı</strong></p>

<p>Karşılaşma, Süper Lig'de forma giyen futbolcular açısından da dikkat çekti. Fildişi Sahili adına mücadele eden Galatasaraylı Wilfried Singo, 82. dakikada sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplamda Süper Lig'de forma giyen beş futbolcu maçta süre aldı.</p>

<p><strong>Dünya basını: “Kahraman Undav”</strong></p>

<p>Almanya'nın geri dönüşüne ve Deniz Undav'ın performansına dünya basını geniş yer ayırdı.</p>

<p>İngiliz The Guardian gazetesi, “Undav Almanya'yı çukurdan çıkardı ve son dakika zaferini getirdi” yorumunu yaptı. The Sun ise karşılaşmayı turnuvanın en yoğun ve heyecanlı maçlarından biri olarak değerlendirirken, Undav'ı “süper joker” olarak tanımladı.</p>

<p>Daily Mail, teknik direktör Julian Nagelsmann'ın ikinci yarıdaki değişikliklerinin maçın kaderini değiştirdiğini yazarken, Almanya'nın son 16 turuna yükselmesini Undav'ın attığı iki gole bağladı.</p>

<p>Fransız L'Equipe, Almanya'nın 2014'ten bu yana ilk kez grup aşamasını geçmeyi garantilediğini vurgularken, mücadeleyi “gerçek bir savaş” olarak nitelendirdi.</p>

<p>İspanyol Marca gazetesi, “Undav Almanya'yı kaostan kurtardı” başlığını kullanırken, AS gazetesi ise “Undav, Klose gibi sahneye çıktı” yorumunu yaptı.</p>

<p>İtalyan La Gazzetta dello Sport, “Kahraman Undav oyuna girdi ve maçı çevirdi” derken, İsviçre'nin Blick gazetesi deneyimli forveti “Almanya'nın süper jokeri” olarak tanımladı.</p>

<p><strong>Almanya eleştirilere yanıt verdi</strong></p>

<p>2018 ve 2022 Dünya Kupalarında grup aşamasında elenen Almanya, bu galibiyetle turnuvaya güçlü bir dönüş sinyali verdi.</p>

<p>Son yıllarda büyük turnuvalarda yaşadığı hayal kırıklıklarının ardından yeniden iddialı bir görüntü çizen Alman Milli Takımı, Fildişi Sahili karşısında son ana kadar mücadeleyi bırakmayarak turnuvanın dikkat çeken ekiplerinden biri olacağını gösterdi.</p>

<p>Ve gecenin sonunda tüm manşetlerde aynı isim vardı: Deniz Undav.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, DÜNYA, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, SPOR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/2026-fifa-dunya-kupasi-almanya-fildisi-sahili-engelini-deniz-undavin-iki-goluyle-asti</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/deniz.jpg" type="image/jpeg" length="61480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rotterdamlı yazar Ali Develioğlu’na Yol Akademi Öykü Ödülü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/rotterdamli-yazar-ali-develiogluna-yol-akademi-oyku-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rotterdamli-yazar-ali-develiogluna-yol-akademi-oyku-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'nın Rotterdam kentinde yaşayan yazar, gazeteci ve sanatçı Ali Develioğlu, Türkiye'de bu yıl düzenlenen Yol Akademi Öykü Ödülü'ne layık görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Develioğlu, aralarında “Armuttan Keman”ın da bulunduğu dört öyküsüyle ödüle değer bulunarak önemli bir başarıya imza attı.</strong></p>

<p>Her yıl yaklaşık 1600 öykünün katıldığı Yol Akademi Öykü Yarışması'nda seçici kurul, eserleri dil, kurgu, anlatım gücü ve özgünlük ölçütleri çerçevesinde değerlendirdi. Bu değerlendirme sonucunda Ali Develioğlu’nun dört öyküsü ödüle layık görüldü.</p>

<p><strong>Gazetecilikten edebiyata uzanan bir yaşam</strong></p>

<p>Uzun yıllardır Hollanda’da yaşayan Develioğlu, bugüne kadar Hollanda, Avrupa ve Türkiye’de Türkçe, Hollandaca ve İngilizce yayın yapan çok sayıda gazete, televizyon, radyo ve dergide başyönetmenlik, editörlük, sunuculuk, köşe yazarlığı ve serbest gazetecilik yaptı.</p>

<p>Gazetecilik alanındaki çalışmaları nedeniyle dönemin Hollanda Kültür Bakanı Hedy d’Ancona tarafından Hollanda Gazetecilik Ödülü’ne layık görülen Develioğlu, kültür ve sanat alanındaki faaliyetleriyle de tanınıyor.</p>

<p><strong>Kültür ve sanat yaşamına önemli katkılar</strong></p>

<p>Halen Sahne Sanat Kurumu Başkanlığı görevini sürdüren Develioğlu, Hollanda’da ilk kez Türk Sinema Festivalleri ile Akdeniz Edebiyat Festivalleri’nin düzenlenmesine öncülük etti. Ayrıca Avrupa çapında çok sayıda müzik ve tiyatro turnesinin organizasyonunda yer aldı.</p>

<p>Rotterdam Belediyesi tarafından iki kez sanat ve kültür ödülüne layık görülen Develioğlu’nun şiirleri Avrupa Belediyeler Birliği tarafından da yayımlandı. Yazarın çeşitli şiir ve tarih kitapları da bulunuyor.</p>

<p><strong>Ödüllü öyküler kitaplaşıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ali Develioğlu’nun ödüle değer görülen dört öyküsü, önümüzdeki haftalarda Yol Akademi Yayınları tarafından hem basılı hem de elektronik kitap olarak okurlarla buluşturulacak.</p>

<p>Özellikle “Armuttan Keman” adlı öyküsüyle dikkat çeken Develioğlu’nun yeni çalışmaları, edebiyat çevrelerinde şimdiden merakla bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>3.SAYFA, AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/rotterdamli-yazar-ali-develiogluna-yol-akademi-oyku-odulu</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 07:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/ali-develioglu-7.JPG" type="image/jpeg" length="13800"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB’den Çin'e mesaj: Ticaret sürecek, bağımlılık azalacak]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abden-cine-mesaj-ticaret-surecek-bagimlilik-azalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abden-cine-mesaj-ticaret-surecek-bagimlilik-azalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brüksel – Avrupa Birliği (AB) liderleri, Çin ile giderek büyüyen ticaret açığı ve artan ekonomik bağımlılık karşısında yeni önlemler hazırlıyor. Brüksel’de düzenlenen AB Zirvesi’nde, şirketlerin tedarik zincirlerini çeşitlendirmesini ve stratejik bağımlılıkları azaltmasını sağlayacak yeni araçlar geliştirilmesi için Avrupa Komisyonu’na görev verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AB liderleri, Çin ile ekonomik ilişkilerin sürdürülmesinden yana olduklarını vurgularken, adil rekabeti bozduğu belirtilen uygulamalara karşı Avrupa Birliği'nin ekonomik savunma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.</strong></p>

<p><strong>Ticaret açığı 360 milyar avroya ulaştı</strong></p>

<p>AB ile Çin arasındaki ekonomik ilişkiler son yıllarda giderek daha sorunlu bir hâl aldı. AB, Çin’i uzun süredir devlet destekleri ve sübvansiyonlar yoluyla kendi şirketlerine haksız avantaj sağlamakla suçluyor.</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, son beş yılda Çin’den AB’ye yapılan ithalatın yüzde 45 arttığını belirterek, geçen yıl Çin ile ticarette 360 milyar avroluk rekor düzeyde açık verildiğini açıkladı. İlk dört ayda açığın yaklaşık yüzde 10 daha büyüdüğü ifade edildi.</p>

<p>AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ise günlük ticaret açığının yaklaşık 1 milyar avroya ulaştığına dikkat çekerek, “Bu durum sürdürülebilir değildir” dedi.</p>

<p><strong>Çin’in yükselen rekabet gücü Avrupa’yı zorluyor</strong></p>

<p>AB çevrelerinde giderek daha fazla dile getirilen görüşe göre Çin artık yalnızca düşük maliyetli üretim merkezi değil. Çinli şirketler otomobil, batarya, rüzgâr türbini, ısı pompası, demiryolu teknolojileri ve birçok sanayi alanında Avrupa’nın geleneksel üstünlüğüne meydan okuyor.</p>

<p>Çin’in devlet destekleri, ucuz krediler ve çeşitli teşviklerle şirketlerini desteklediği; bunun da küresel rekabette ciddi dengesizlikler yarattığı belirtiliyor.</p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, küresel ticaretteki rekabet bozulmalarına dikkat çekerek, “Pazarları sübvansiyonlarla dolduran uygulamaları kabul etmek istemiyoruz” dedi.</p>

<p><strong>“Kopuş değil, risk azaltma”</strong></p>

<p>AB liderleri, Çin’e karşı ABD tarzı kapsamlı bir ekonomik kopuş politikasını benimsemiyor. Zirvede öne çıkan yaklaşım “de-risking” olarak adlandırılan risk azaltma stratejisi oldu.</p>

<p>Bu çerçevede Avrupa Komisyonu’ndan, şirketlerin belirli ülkelere bağımlılığını azaltacak yeni bir “çeşitlendirme aracı” hazırlaması istendi. Söz konusu mekanizmanın doğrudan herhangi bir ülkeyi hedef almayacağı, ancak kritik sektörlerde tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesini teşvik edeceği belirtildi.</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı von der Leyen, Avrupa şirketlerinin bu konuda bugüne kadar yeterince hızlı hareket etmediğini belirterek, yeni aracın işletmeleri daha hızlı adım atmaya yönlendirmeyi amaçladığını söyledi.</p>

<p><strong>Yeni koruma önlemleri masada</strong></p>

<p>AB, son dönemde Çin menşeli elektrikli araçlara ek gümrük vergileri getirmiş ve aşırı devlet desteği aldığı değerlendirilen şirketlerin kamu ihalelerine katılımını sınırlandıran bazı düzenlemeleri yürürlüğe koymuştu.</p>

<p>Ancak birçok üye ülke, mevcut önlemlerin yeterli olup olmadığının yeniden değerlendirilmesini istiyor. Zirvede Avrupa Komisyonu’ndan mevcut koruma araçlarını gözden geçirmesi ve gerekirse yeni savunma mekanizmaları geliştirmesi talep edildi.</p>

<p>AB kaynaklarına göre, “Made in Europe” kriterlerinin güçlendirilmesi, stratejik sektörlerin desteklenmesi ve olası Çin karşı önlemlerine karşı dayanışma fonlarının oluşturulması da tartışılan seçenekler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Diyalog sürecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı üye ülkeler daha sert bir Çin politikası talep ederken, çoğunluk ekonomik ilişkilerin tamamen koparılmasına karşı çıkıyor. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Çin ile çatışmadan kaçınılması gerektiğini belirterek, “Pragmatik olmalı ve köprüler kurmalıyız” dedi.</p>

<p>AB liderleri sonuç bildirgesinde, Birliğin ekonomik ve güvenlik çıkarlarını korurken önemli ticaret ortaklarıyla yapıcı diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Yeni bütçe hazırlıkları da gündemdeydi</strong></p>

<p>Zirvede ayrıca AB’nin 2028–2034 dönemini kapsayacak yeni Çok Yıllı Mali Çerçevesi de ele alındı. Avrupa Komisyonu’nun mevcut 1,2 trilyon avroluk bütçeyi yaklaşık 2 trilyon avroya çıkarmayı önerdiği belirtildi.</p>

<p>Yeni bütçede Avrupa’nın rekabet gücünün artırılması, savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ve tarım ile bölgesel kalkınmanın desteklenmesi öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Ancak bütçenin büyüklüğü ve finansmanı konusunda üye ülkeler arasında zorlu müzakerelerin yaşanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, BİLİM-TEK, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abden-cine-mesaj-ticaret-surecek-bagimlilik-azalacak</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/eu-17.jpg" type="image/jpeg" length="27178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Parlamentosu'ndan Türkiye raporu: "Türkiye otoriter bir modele doğru ilerliyor"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-parlamentosundan-turkiye-raporu-turkiye-otoriter-bir-modele-dogru-ilerliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-parlamentosundan-turkiye-raporu-turkiye-otoriter-bir-modele-dogru-ilerliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu, Türkiye’ye ilişkin son raporunda dikkat çekici uyarılarda bulundu. 381 oyla kabul edilen raporda, Türkiye’nin demokratik standartlardan uzaklaşarak “tam otoriter bir modele” doğru sürüklendiği belirtilirken, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı alanlarındaki gerilemenin Avrupa Birliği üyelik sürecini çıkmaza soktuğu ifade edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP’ye yönelik yargı süreçleri, Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu, kayyum uygulamaları ve hukukun üstünlüğü alanındaki sorunlar da raporda geniş yer buldu.</strong></p>

<p><strong>Rapor 381 Oyla Kabul Edildi</strong></p>

<p>Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda yapılan oylamada Türkiye raporu 381 lehte, 107 aleyhte oyla kabul edilirken, 171 milletvekili çekimser kaldı.</p>

<p>Parlamento tarafından yayımlanan açıklamada, Avrupa Birliği’nin genişleme politikasının yeniden ivme kazandığı bir dönemde Türkiye’nin demokratik reformlardaki eksiklikleri nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığı belirtildi.</p>

<p>Raporda, Türkiye’nin AB üyelik sürecini etkileyen temel sorunların giderilmediği vurgulanırken, Ankara’ya hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokratik standartlar, basın özgürlüğü ve temel haklar alanındaki eksiklikleri gidermesi çağrısında bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Akın Gürlek’e Yaptırım Talebi</strong></p>

<p>Raporda en dikkat çeken bölümlerden biri, insan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ihlallerinden sorumlu olduğu değerlendirilen Türk yetkililere yönelik yaptırım çağrısı oldu.</p>

<p>Metinde şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“İnsan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında, AB’deki varlıkların dondurulması da dahil olmak üzere kısıtlayıcı tedbirlerin uygulanmasının değerlendirilmesi gerekmektedir.”</p>

<p>Raporda, bu kapsamda kayyum uygulamalarında rol alanlar ile “devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayan isimler” arasında eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek de örnek gösterildi.</p>

<p>Parlamento ayrıca Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasından duyulan rahatsızlığı dile getirerek, kariyeri boyunca siyasi bir gündem doğrultusunda hareket ettiği yönündeki eleştirilere yer verdi.</p>

<p><strong>CHP’ye Yönelik Davalara Tepki</strong></p>

<p>Raporda, CHP’ye yönelik yargı süreçleri ve parti yönetimini hedef alan girişimlere de değinildi.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin “siyasi kurgularla görevden alınmasına yönelik girişimleri” sert biçimde eleştirirken, bu gelişmelerin muhalefete yönelik daha geniş çaplı baskı politikasının bir parçası olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Belgede, yargının siyasi amaçlarla araçsallaştırıldığı ve bunun Türkiye’yi daha otoriter bir yapıya sürüklediği görüşüne yer verildi.</p>

<p><strong>İmamoğlu ve AİHM Kararları</strong></p>

<p>Raporda, görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu da kınandı.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu ayrıca Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararları başta olmak üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması çağrısını yineledi.</p>

<p>Metinde, Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda ciddi sorunlar bulunduğu, hukuk sisteminde çifte standartların yaygın şekilde uygulandığı ifade edildi.</p>

<p><strong>“Türkiye Tam Otoriter Bir Modele Doğru İlerliyor”</strong></p>

<p>Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, Türkiye’deki gelişmelerden duyduğu kaygıyı dile getirdi.</p>

<p>Amor, “Türkiye tamamen otoriter bir modele doğru hızla ilerlemeyi sürdürüyor. Ana muhalefet partisi CHP’yi ve onun meşru yönetimini hedef alan son dava, demokratik çoğulculuk ve hukukun üstünlüğündeki aşınmanın son örneğidir” dedi.</p>

<p>Avrupa Komisyonu, Avrupa Dış İlişkiler Servisi ve üye devletlerin Türkiye’de yaşanan demokratik gerilemeye karşı sessiz kaldığını belirten Amor, bu durumun Avrupa Birliği’nin güvenilirliğine zarar verdiğini savundu.</p>

<p><strong>Mavi Vatan ve Yunanistan Vurgusu</strong></p>

<p>Raporda Türkiye-Yunanistan ilişkilerine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu, Türkiye’nin Yunanistan’ın karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkına karşı sürdürdüğü “casus belli” tutumundan duyduğu endişeyi dile getirdi.</p>

<p>Ayrıca Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrini çerçevesinde Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını ihlal ettiği yönündeki iddialara yer verilerek, Ankara’nın uluslararası hukuk çerçevesinde hareket etmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>Vize Serbestisi Çağrısı</strong></p>

<p>Raporda, Türkiye’ye yönelik eleştirilerin yanı sıra vize serbestisi sürecine de değinildi.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu, Ankara’ya vize muafiyeti için gerekli altı kriteri yerine getirme çağrısında bulunurken, hizmet pasaportlarının kötüye kullanıldığı yönündeki eleştirileri de kayda geçirdi.</p>

<p><strong>Katılım Süreci Hâlâ Donmuş Durumda</strong></p>

<p>Raporda, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin 2018 yılından bu yana fiilen donmuş durumda olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Buna rağmen Türkiye’nin stratejik ve jeopolitik öneme sahip bir ülke olduğu, NATO müttefiki konumunu sürdürdüğü ve Avrupa için önemli bir ortak olmaya devam ettiği vurgulandı.</p>

<p>Ancak Avrupa Parlamentosu, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü alanlarında ilerleme sağlanmadığı sürece üyelik sürecinde yeni bir aşamaya geçilmesinin mümkün görünmediği değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-parlamentosundan-turkiye-raporu-turkiye-otoriter-bir-modele-dogru-ilerliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/eu-16.jpg" type="image/jpeg" length="36796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Parlamentosu'ndan Akın Gürlek için yaptırım çağrısı: Mal varlığı dondurulsun]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-parlamentosundan-akin-gurlek-icin-yaptirim-cagrisi-mal-varligi-dondurulsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-parlamentosundan-akin-gurlek-icin-yaptirim-cagrisi-mal-varligi-dondurulsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu, ilk kez bir Türk Adalet Bakanı'nı yaptırım tartışmalarının merkezine taşıdı. 17 Haziran'da oylanacak Türkiye Raporu taslağında Adalet Bakanı Akın Gürlek'in adı, Avrupa Birliği'nin insan hakları yaptırım mekanizması kapsamında yaptırım uygulanması değerlendirilen isimler arasında açıkça yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Raporda, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Avrupa Birliği'nin Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında yaptırım uygulanması değerlendirilmesi gereken isimler arasında açıkça belirtilmesi dikkat çekti.</strong></p>

<p>Taslak rapora yön veren isimlerden Slovenyalı parlamenter Vladimir Prebilic ise Ankara'nın Gürlek'in adının metinden çıkarılması için AKP'li çevrelerin girişimde bulunduğunu öne sürdü.</p>

<p>Raporda, Türkiye'de insan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu olduğu belirtilen yetkililere karşı AB sınırları içerisindeki mal varlıklarının dondurulması dahil çeşitli kısıtlayıcı tedbirlerin değerlendirilmesi çağrısı yapılıyor. Bu kapsamda, "devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayan isimlerden biri" olarak Adalet Bakanı Akın Gürlek'in adı metne girdi.</p>

<p>Raporda yer alan ifadelerde, Gürlek'in geçmişte İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak yürüttüğü görevler hatırlatılarak, "kariyeri boyunca siyasi bir gündemi takip eden siyasi bir aktör gibi hareket ettiği" değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/gurlek.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>AKIN GÜRLEK İLK KEZ AB YAPTIRIM GÜNDEMİNDE</strong></p>

<p>Avrupa Parlamentosu kararları bağlayıcı olmasa da, bir Türk bakanın isminin ilk kez Avrupa Birliği'nin yaptırım mekanizmalarıyla ilişkilendirilmesi dikkat çekiyor.</p>

<p>Raporun kabul edilmesi halinde Akın Gürlek otomatik olarak yaptırım listesine alınmayacak. Ancak Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve AB Konseyi'ne çağrıda bulunarak Gürlek hakkında yaptırım süreci başlatılması yönünde siyasi baskı oluşturmuş olacak.</p>

<p>AB'nin 2020 yılında yürürlüğe koyduğu Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında bugüne kadar Rusya, İran, Belarus, Suriye, Venezuela, Sudan ve Myanmar'dan çok sayıda kişi yaptırım listesine alındı. Türkiye'den bir ismin bu kapsamda gündeme getirilmesi ise bir ilk olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>PREBILIC: "ARTIK YETER, ŞAKA YAPMIYORUZ"</strong></p>

<p>Raporun hazırlanmasında kilit rol oynayan Slovenyalı Parlamenter Vladimir Prebilic, T24'ten Cansu Çamlıbel'e yaptığı açıklamada, öneri konusunda Ankara’yı da bilgilendirdiklerini ve, “Bu ismi çıkartmanız için yapabileceğimiz bir şey var mı?” yanıtını aldıklarını söyledi.</p>

<p>Prebilic, Gürlek'i "siyasi motivasyonla yürütülen yargı süreçlerinin baş aktörlerinden biri" olarak gördüklerini belirterek, önerdikleri yaptırımların AB içerisindeki mal varlıklarının ve hesaplarının dondurulmasını, finansal işlemlerinin sınırlandırılmasını kapsadığını ifade etti.</p>

<p>Türk yetkililerle yaptıkları görüşmelerde bu konuda önceden bilgi verdiklerini açıklayan Prebilic, Ankara'nın metinden Gürlek'in adının çıkarılması için girişimde bulunduğunu da öne sürdü.</p>

<p>Prebilic, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun AKP'li Eş Başkanı İsmail Karayel'in kendilerine, "Bu ismi metinden çıkarmak için ne yapabiliriz?" sorusunu yönelttiğini belirterek şu yanıtı verdiğini aktardı:</p>

<p><strong>"Yanlış soruyu soruyorsunuz. Bu ismi metinden çıkartacak olan biz değiliz. Türkiye'nin hukuk ve demokrasi alanında atacağı adımlardır."</strong></p>

<p>Ankara'ya verdikleri mesajın net olduğunu vurgulayan Prebilic, "Artık yeter, şaka yapmıyoruz" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>RAPORUN ALTINDA NACHO SÁNCHEZ AMOR'UN İMZASI VAR</strong></p>

<p>17 Haziran'da Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda oylanacak raporun altında, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü olan İspanyol Sosyal Demokrat parlamenter Nacho Sánchez Amor'un imzası bulunuyor.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/nacho-sanchez-amor-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Raporda, Türkiye'de hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve demokratik standartlarda ciddi gerileme yaşandığı değerlendirmesi yapılıyor.</p>

<p><strong>RAPORDA SERT ELEŞTİRİLER</strong></p>

<p>Taslak metinde;</p>

<p>-Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin "otoriter yorumunun" yargı bağımsızlığını aşındırdığı,</p>

<p>-CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na yönelik soruşturmaların siyasi nitelik taşıdığı,</p>

<p>-Gizli tanık uygulamalarının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği,</p>

<p>-Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun hükümetten bağımsız olmadığı,</p>

<p>-Yargının muhalefeti bastırmak amacıyla araçsallaştırıldığı,</p>

<p>-Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik girişimlerin endişe verici olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>"ERDOĞAN YÖNETİMİNDE İLERLEME MÜMKÜN DEĞİL"</strong></p>

<p>Prebilic, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde ise oldukça sert mesajlar verdi.</p>

<p>Türkiye'de mevcut siyasi yönetim devam ettiği sürece Avrupa Birliği ile ilişkilerde ilerleme sağlanamayacağını savunan Slovenyalı parlamenter, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarında değişim yaşanmadan Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ya da vize serbestisi gibi başlıklarda ilerleme beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Prebilic, Avrupa Parlamentosu'ndaki çoğunluğun bu görüşü paylaştığını belirterek, Türkiye raporunun yüzde 60'ın üzerinde bir destekle kabul edilmesini beklediklerini ifade etti.</p>

<p>17 Haziran'daki oylama, hem Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği hem de Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında ilk kez dile getirilen yaptırım çağrısı açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-parlamentosundan-akin-gurlek-icin-yaptirim-cagrisi-mal-varligi-dondurulsun</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/erdo-ve-eu.JPG" type="image/jpeg" length="20253"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çinli otomotiv devi BYD, Türkiye planlarını erteledi: Öncelik Avrupa üretiminde]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cinli-otomotiv-devi-byd-turkiye-planlarini-erteledi-oncelik-avrupa-uretiminde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cinli-otomotiv-devi-byd-turkiye-planlarini-erteledi-oncelik-avrupa-uretiminde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çinli elektrikli otomobil üreticisi BYD’nin Manisa’da kurmayı planladığı üretim tesisini askıya alması, şirketin Türkiye yatırımlarının geleceğine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırım ve 5 bin kişilik istihdam vaadiyle duyurulan proje beklemeye alınırken, şirketin önceliğini Avrupa’daki üretim kapasitesini artırmaya verdiği bildirildi.</strong></p>

<p><strong>Manisa yatırımı beklemeye alındı</strong></p>

<p>BYD, 2024 yılında Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde yıllık 150 bin araç üretim kapasitesine sahip bir fabrika kuracağını açıklamıştı. Projenin inşaat sürecinin 2026 yılında başlaması ve tesisin faaliyete geçmesiyle yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlanması öngörülüyordu.</p>

<p>Ancak şirketin Türkiye’deki yatırım planlarını şimdilik durdurduğu ve projeyi belirsiz bir tarihe ertelediği belirtildi. Karar, BYD’nin Avrupa’daki üretim faaliyetlerine ağırlık verme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Türkiye’de teşviklerden yararlanmıştı</strong></p>

<p>BYD’nin yatırım taahhüdü karşılığında Türkiye’de bazı özel düzenlemelerden yararlandığı biliniyor. Şirkete, Çin menşeli elektrikli ve hibrit araçlara uygulanan yüzde 40’lık ek gümrük vergisinden muafiyet sağlanmış, böylece Türkiye pazarında önemli satış rakamlarına ulaşmasının önü açılmıştı.</p>

<p>Manisa’da üretim tesisi kurulacağı gerekçesiyle verilen teşvikler ve vergi avantajlarının ardından fabrikanın hayata geçirilmemesi, bundan sonraki sürece ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p><strong>BYD’nin odağında Avrupa var</strong></p>

<p>Şirket yönetimi, önceliğin Avrupa’daki üretim yatırımlarına verildiğini açıkladı. BYD Başkan Yardımcısı Stella Li, Reuters’a yaptığı açıklamada, Macaristan’ın şu anda şirket için en önemli üretim merkezi konumunda olduğunu belirtti.</p>

<p>BYD’nin Güney Macaristan’daki Szeged kentinde kurduğu fabrikanın 2026’nın son çeyreğinde üretime başlaması planlanıyor. Bu tesis, şirketin Avrupa’daki ilk üretim üssü olacak.</p>

<p><strong>Güney Avrupa’da yeni fabrika arayışı</strong></p>

<p>BYD, Avrupa’daki üretim ağını genişletmek amacıyla Güney Avrupa’da yeni bir tesis için de araştırmalar yürütüyor. Şirketin değerlendirdiği ülkeler arasında İspanya’nın da bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Şirket yetkilileri, sıfırdan fabrika inşa etmek yerine mevcut bir otomotiv tesisini satın alıp dönüştürmenin daha hızlı bir çözüm olacağını belirtiyor. Bu yaklaşımın, Avrupa Birliği’nin Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara uyguladığı ek gümrük vergilerinin etkisini azaltmayı amaçladığı kaydediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Avrupa satışları hızla artıyor</strong></p>

<p>BYD’nin Avrupa pazarındaki büyümesi dikkat çekiyor. Şirketin Avrupa’daki satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 270 artarak yaklaşık 188 bin araca ulaştı. 2026 yılının ilk beş ayında ise satışların yüzde 144 artışla 100 bin adedi aştığı bildirildi.</p>

<p>Şirket, uzun vadede Avrupa’da sattığı araçların yaklaşık yüzde 70’ini kıta içinde üretmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>Türkiye pazarındaki tablo değişti</strong></p>

<p>Türk basınında yer alan bilgilere göre BYD, geçen yıl Türkiye’de 45 bin 537 araç satışı gerçekleştirdi. Ancak 2026’nın ilk yarısında satışlarda belirgin bir gerileme yaşandığı belirtiliyor.</p>

<p>Sektör kaynakları, bu düşüşte Türkiye’nin yerli elektrikli otomobil markası TOGG’un pazardaki yükselişinin de etkili olduğunu ifade ediyor.</p>

<p><strong>Projenin geleceği belirsiz</strong></p>

<p>BYD’nin Manisa yatırımını tamamen iptal edip etmediğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Şirket, projeyi yalnızca askıya aldığını belirtirken, fabrikanın ne zaman hayata geçirileceği konusunda herhangi bir takvim paylaşmadı.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye’deki yatırımın geleceği ve daha önce sağlanan teşviklerin akıbeti önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek başlıklar arasında yer alıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cinli-otomotiv-devi-byd-turkiye-planlarini-erteledi-oncelik-avrupa-uretiminde</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/byd2.JPG" type="image/jpeg" length="31287"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsveç'te sığınmacılara kalıcı oturma izni dönemi sona eriyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/isvecte-siginmacilara-kalici-oturma-izni-donemi-sona-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/isvecte-siginmacilara-kalici-oturma-izni-donemi-sona-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsveç Parlamentosu, sığınmacılar ve bazı göçmen grupları için kalıcı oturma izinlerini kaldıran yasa değişikliğini kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hükümetin hazırladığı ve göç politikalarını daha da sıkılaştırmayı amaçlayan düzenleme, parlamentoda oy çokluğuyla kabul edilirken, yeni uygulamanın 12 Temmuz'da yürürlüğe girmesi bekleniyor.</strong></p>

<p><strong>Kalıcı oturma izni yerine geçici statü</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre, 12 Temmuz'dan itibaren İsveç'e sığınan kişiler ile belirli göçmen kategorilerindeki başvuru sahiplerine yalnızca süreli (geçici) oturma izni verilebilecek. Böylece kalıcı oturma izni uygulaması, yeni başvurular açısından büyük ölçüde sona ermiş olacak.</p>

<p>İsveç Parlamentosu tarafından yapılan açıklamada, koruma statüsüne sahip kişiler, ülkede uzun süredir yaşayan yabancılar ve bunların aile üyeleri için de genel kural olarak süresiz oturma izni verilmemesinin öngörüldüğü belirtildi.</p>

<p><strong>Parlamento geniş çoğunlukla destekledi</strong></p>

<p>İsveç Parlamentosu'nda 9 Haziran'da yapılan oylamada yasa tasarısı geniş bir çoğunluğun desteğiyle kabul edildi. İsveç basınında yer alan haberlere göre, parlamentodaki partilerin büyük bölümü düzenlemeye destek verirken, yalnızca Yeşiller Partisi (Miljöpartiet) ile Sol Parti (Vänsterpartiet) tasarıya karşı çıktı.</p>

<p><strong>Mevcut oturma izinleri etkilenmeyecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, yeni düzenlemenin halen kalıcı oturma iznine sahip olan kişileri kapsamayacağını vurguladı. Buna göre, mevcut hak sahiplerinin statülerinde herhangi bir değişiklik yapılmayacak. Ancak yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak başvurularda kalıcı oturma izni seçeneği artık bulunmayacak.</p>

<p>Son yıllarda göç ve iltica politikalarını kademeli olarak sıkılaştıran İsveç hükümeti, yeni düzenlemenin ülkenin göç sistemini daha kontrollü hale getirmeyi amaçladığını savunurken, eleştirmenler ise uygulamanın sığınmacıların uzun vadeli entegrasyonunu zorlaştırabileceği görüşünü dile getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/isvecte-siginmacilara-kalici-oturma-izni-donemi-sona-eriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/isvecte-iltica-hakki.JPG" type="image/jpeg" length="78546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden Doğan Özgüden'e Onur Plaketi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-gazeteciler-cemiyetinden-dogan-ozgudene-onur-plaketi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-gazeteciler-cemiyetinden-dogan-ozgudene-onur-plaketi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), kuruluşunun 80. yılını ve Basın Müzesi'nin 38. kuruluş yıldönümünü düzenlediği törenle kutladı. Törende, gazetecilik mesleğine uzun yıllar emek veren 28 duayen gazeteci Onur Plaketi ile ödüllendirilirken, sürgünde yaşayan gazeteci Doğan Özgüden de onurlandırılan isimler arasında yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurulduğu 1946 yılından bu yana gazetecilik mesleğinin gelişimi, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün korunması, meslektaşlar arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi ve gazetecilik etik ilkelerinin yaşatılması için çalışan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, bugün hem kendi 80. kuruluş yıldönümünü hem de Basın Müzesi'nin kuruluşunun 38. yıldönümünü cemiyet merkezinde düzenlenen büyük bir törenle kutladı.</p>

<p>Törende, mesleğe uzun yıllar emek veren ve cemiyete 1959-1966 yılları arasında üye olan 28 duayen gazeteciye Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Onur Plaketi verilerek kendileri onurlandırıldı:</p>

<p>Adnan Özyalçıner, Ahmet Şenova, Aydın Öztürk, Demir Feyizoğlu, Doğan Özgüden, Erdoğan Arıpınar, Ergüder Tırnova, Erkan Göksel, Gündüz Serdengeçti, Günsel Çeliker, Hasan Çeliker, Hilmi Yavuz, Hulusi Yavaşlar, İbrahim Dinçer, Kemal Şener, Naci Yener, Okşan Atasoy, Orhan Ayhan, Rahmi Turan, Selami Turgut Genç, Seraciddin Zıddıoğlu, Sökmen Baykara, Suat Türker, Şevket Uygun, Ünal Sakman, Turgay Olcayto, Yalçın Kamacıoğlu, Yalçın Toker.</p>

<p>Sürgünde bulunduğu için toplantıya katılamayan Doğan Özgüden'in Onur Plaketi, kendisine iletilmek üzere 1960'lı yıllarda Türkiye'deki mücadele arkadaşlarından Faruk Pekin'e sunuldu.</p>

<p>Özgüden, katılamadığı tören öncesinde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar ve Genel Sekreteri Sibel Güneş'e şu teşekkür mesajını gönderdi:</p>

<p>"Cemiyetimizin 80. kuruluş yıldönümünde Onur Plaketi vererek beni de onurlandıracağınız için şimdiden teşekkür ediyorum.</p>

<p>"Gazeteciliğe 74 yıl önce, 1952 yılında İzmir'de başlamış, hemen ardından İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve İzmir Gazeteciler Sendikası'nda sorumluluklar üstlenmiştim. 1964 yılında İstanbul'da Akşam Gazetesi'nin genel yayın yönetmenliğini üstlendiğimde İstanbul Gazeteciler Cemiyeti'ne üye olmuştum.</p>

<p>"60'lı yılların ikinci yarısında Ant Dergisi'ni yönetirken, 12 Mart darbesinin ikimizi de zorladığı sürgün koşullarında eşim gazeteci İnci Tuğsavul ile birlikte 52 yıldır Brüksel'de İnfo-Türk ajansını yönetiyoruz.</p>

<p>"Bu ülkede Belçika Profesyonel Gazeteciler Cemiyeti (AJP) üyesi olmakla birlikte Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyeliğimi de sürdürmekten onur duyuyorum.</p>

<p>"Mevcut koşullar nedeniyle bu seneki ödül töreninde de maalesef bizzat hazır bulunarak sizlerle birlikte olamayacağım. Ödülümün, toplantıya benim adıma katılacak olan, Ant Dergisi'nde birlikte çalışmış olduğum değerli meslektaşım Faruk Pekin'e verilmesini rica ediyorum."</p>

<p>Törende ödülü alan Faruk Pekin, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti yönetimine Doğan Özgüden'in teşekkürlerini iletti.</p>

<p><strong>TGC Başkanı Vahap Munyar'ın açılış konuşması</strong></p>

<p>"Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, kurulduğu 1946 yılından bu yana yalnızca gazetecilerin meslek örgütü olmakla kalmamış; basın özgürlüğünün, mesleki dayanışmanın ve demokratik değerlerin korunması için de önemli bir sorumluluk üstlenmiştir. Bugün de yurttaşların habere ve gerçeğe ulaşabilmesi, haberin serbest dolaşımının güvence altına alınabilmesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Biz, TGC Yönetim Kurulu olarak demokratik toplum düzeninin ayrılmaz unsurları olan temel hak ve özgürlüklere sahip çıkmayı görev kabul ediyoruz.</p>

<p>"Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgemizle; nefret söyleminden uzak, barıştan yana, etik ilkelere bağlı gazetecilik anlayışının yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdürüyoruz. Kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel istismar ve sömürünün ortadan kaldırılması amacıyla yürütülen her türlü çabanın yanında yer almayı toplumsal sorumluluğumuzun bir gereği olarak görüyoruz.</p>

<p>"Gazetecilerin yalnızca mesleklerini icra ettikleri için fiziksel saldırıya uğramadığı, haksız gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kalmadığı bir çalışma ortamının oluşturulmasını istiyoruz. 29 Ekim 2026'da 103. yaşını kutlayacak Cumhuriyetimizin yurttaşlarımıza, kadınlara, gazetecilere, aydınlara, gençlere ve çocuklara kazandırdığı değerlerin bilinciyle çalışmalarımıza devam ediyoruz."</p>

<p><strong>Özgüden ve Tuğsavul'a önceki yıllarda verilen ödüller</strong></p>

<p>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, 1963 yılında İnci Tuğsavul'a "Yılın Gazetecisi" ödülünü vermişti.</p>

<p>Brüksel'de 52 yıldır İnfo-Türk basın ajansını yöneten Özgüden ve Tuğsavul, sürgün yıllarında da şu ödüllerle onurlandırıldılar:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>8 Mart 2006: İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi tarafından Özgüden ve Tuğsavul'a "Düşünce Özgürlüğü" ödülü,</p>

<p>4 Kasım 2007: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından Doğan Özgüden'e "Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü",</p>

<p>27 Şubat 2014: Belçika'da Brüksel Kürt Enstitüsü, Belçika Demokrat Ermeniler Derneği, Belçika Asuri Enstitüsü, Güneş Atölyeleri ve Brüksel Halkevi tarafından Özgüden ve Tuğsavul'a "İnsanlık Vatandaşları" ödülü,</p>

<p>10 Haziran 2015: Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından Özgüden ve Tuğsavul'a "Düşünce ve İfade Özgürlüğü" ödülü,</p>

<p>31 Mayıs 2016: Belçika'da Adalet ve Demokrasi İçin Avrupa Ermeni Federasyonu (EAFJD) tarafından Doğan Özgüden'e "İnsan hakları, demokrasi, gerçek ve adalet için ömür boyu mücadelesi" nedeniyle onur ödülü,</p>

<p>27 Haziran 2018: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından Özgüden'e teşekkür belgesi,</p>

<p>12 Mart 2025: Belçika Ermeniler Komitesi tarafından Özgüden ve Tuğsavul'a, gösterdikleri uzun erimli dostluk ve destek nedeniyle teşekkür ödülü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-gazeteciler-cemiyetinden-dogan-ozgudene-onur-plaketi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 22:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/tgs-1.jpg" type="image/jpeg" length="55484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa'dan İsrailli bakana giriş yasağı: Filistinli sivillere yönelik şiddete diplomatik tepki]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fransadan-israilli-bakana-giris-yasagi-filistinli-sivillere-yonelik-siddete-diplomatik-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fransadan-israilli-bakana-giris-yasagi-filistinli-sivillere-yonelik-siddete-diplomatik-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa, Batı Şeria'nın ilhakını ve İsrail yerleşimlerinin genişletilmesini desteklediği gerekçesiyle İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'e ülkeye giriş yasağı getirdi. Karar, Batı Şeria'da Filistinli sivillere yönelik artan yerleşimci şiddeti nedeniyle Fransa'nın da aralarında bulunduğu beş ülkenin açıkladığı yeni yaptırım paketi kapsamında alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fransa, işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını savunan ve İsrail yerleşim politikalarının önde gelen destekçileri arasında yer alan İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in ülkeye girişini yasakladı.</strong></p>

<p>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Fransa'nın İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç ile koordineli şekilde yeni yaptırım kararları aldığını duyurdu.</p>

<p>Barrot, Smotrich'in Batı Şeria'nın ilhakını, yeni Yahudi yerleşimlerinin kurulmasını, Gazze'nin yeniden yerleşime açılmasını ve Filistin yönetiminin ekonomik olarak zayıflatılmasını aktif biçimde desteklediğini belirterek, bu politikaların uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından kabul edilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="402" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/barrot.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="613" /></p>

<p><strong>Yerleşimci şiddetine karşı ortak adım</strong></p>

<p>Fransa'nın aldığı karar kapsamında, Smotrich'in yanı sıra yerleşimci örgütleriyle bağlantılı dört kişi ile şiddet eylemlerine karıştığı belirtilen 21 İsrailli yerleşimcinin de Fransız topraklarına girişine yasak getirildi.</p>

<p>Fransa, Avustralya, Kanada, Norveç ve İngiltere dışişleri bakanlıkları tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Batı Şeria'da Filistinli sivillere yönelik şiddet olaylarının arttığına dikkat çekildi.</p>

<p>Açıklamada, radikal yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarını sürdürdüğü, insan hakları ihlallerinde bulunduğu ve bazı durumlarda İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında hareket ettiği belirtildi. Yerleşimci şiddetinin Filistinlilerin yerlerinden edilmesine, mülklerinin tahrip edilmesine ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine yol açtığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortak açıklamada, bu durumun Filistin devletinin yaşayabilirliğini ve iki devletli çözüm perspektifini tehlikeye attığı vurgulandı.</p>

<p><strong>Fransa'nın yasak kararı ikinci kez uygulandı</strong></p>

<p>Smotrich, son aylarda Fransa tarafından giriş yasağı getirilen ikinci İsrailli bakan oldu.</p>

<p>Paris yönetimi, mayıs ayında da İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in ülkeye girişini yasaklamıştı. Kararın, Gazze'ye insani yardım götürmeye çalışan bir filoda gözaltına alınan aktivistlerle ilgili yayımlanan görüntülerin ardından alındığı belirtilmişti.</p>

<p>Ben-Gvir ve Smotrich, Başbakan Benjamin Netanyahu'nun sağ koalisyon hükümetinin en etkili isimleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>İsrail'den tepki</strong></p>

<p>İsrail Dışişleri Bakanlığı, Fransa'nın kararını sert sözlerle eleştirdi.</p>

<p>Bakanlık Sözcüsü Oren Marmorstein, yaptırımların "utanç verici" olduğunu belirterek, kararların Yahudilerin İsrail topraklarında yerleşim hakkına ilişkin siyasi bir tutumu dayatma girişimi olduğunu savundu.</p>

<p>İsrail hükümeti daha önce de benzer yaptırım kararlarını "skandal" olarak nitelendirmişti.</p>

<p><strong>Batı Şeria'daki gerilim sürüyor</strong></p>

<p>İsrail'in 1967 yılından bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırının ardından şiddet olayları belirgin şekilde arttı.</p>

<p>Filistin sağlık makamlarının verilerine dayanan uluslararası kaynaklara göre, bu tarihten bu yana Batı Şeria'da İsrail askerleri ve yerleşimciler tarafından 1.080'den fazla Filistinli hayatını kaybetti. İsrail makamları ise aynı dönemde Filistin saldırılarında veya güvenlik operasyonları sırasında 46 İsraillinin öldüğünü açıkladı.</p>

<p>Birleşmiş Milletler tarafından yetkilendirilen bağımsız soruşturma komisyonu da son raporunda, Filistinli sivillerin hem savaşın yıkıcı etkileri hem de yerleşimci şiddeti nedeniyle ağır insani sonuçlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.</p>

<p><strong>Yeni yaptırımlar gündemde</strong></p>

<p>Fransa, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Norveç, İsrail hükümetine Batı Şeria'daki şiddet olaylarının faillerini hesap vermeye zorlayacak adımlar atması çağrısında bulundu.</p>

<p>Ortak açıklamada, İsrail'in yerleşimci şiddetini önlemek, sorumlular hakkında kapsamlı soruşturmalar yürütmek ve şiddeti teşvik eden kişi ve kurumlara karşı önlem almakla yükümlü olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, kalıcı barış ve güvenliğin ancak iki devletli çözüm temelinde sağlanabileceği belirtilerek, sahadaki durumun iyileştirilmemesi halinde yeni yaptırımların gündeme gelebileceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fransadan-israilli-bakana-giris-yasagi-filistinli-sivillere-yonelik-siddete-diplomatik-tepki</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/giris-yasagi.JPG" type="image/jpeg" length="76549"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB’den Meta’ya WhatsApp talimatı: Rakip yapay zeka asistanlarına erişim açılacak]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abden-metaya-whatsapp-talimati-rakip-yapay-zeka-asistanlarina-erisim-acilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abden-metaya-whatsapp-talimati-rakip-yapay-zeka-asistanlarina-erisim-acilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, teknoloji şirketi Meta'nın rakip yapay zeka asistanlarının WhatsApp üzerinden hizmet sunmasını engelleyen uygulamalarına karşı geçici tedbir kararı aldı. Komisyon, Meta'nın beş iş günü içinde rakip yapay zeka sağlayıcılarına WhatsApp Business API’ye ücretsiz erişimi yeniden sağlamasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karara uyulmaması halinde Meta’yı ağır para cezaları bekliyor. AB kurallarına göre şirket, bir önceki mali yıldaki küresel cirosunun yüzde 10’una kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabilecek. Ayrıca günlük cironun yüzde 5’ine kadar ek yaptırımlar uygulanabilecek.</strong></p>

<p><strong>Soruşturmanın merkezinde WhatsApp erişimi bulunuyor</strong></p>

<p>AB Komisyonu’nun yürüttüğü rekabet soruşturması, Meta'nın Ekim 2025’te aldığı bir karara dayanıyor. Şirket, genel amaçlı yapay zeka asistanları geliştiren üçüncü taraf firmaların WhatsApp üzerinden hizmet sunmasını engellemişti.</p>

<p>Komisyonun ilk değerlendirmesine göre Meta, Avrupa’daki tüketici iletişim uygulamaları pazarındaki hakim konumunu kullanarak rakip yapay zeka hizmetlerinin WhatsApp’a erişimini sınırlandırdı. Bu uygulama sonucunda kullanıcılar yalnızca Meta'nın kendi yapay zeka hizmeti olan Meta AI’a erişebilir hale geldi.</p>

<p>AB Komisyonu, daha sonra Meta'nın üçüncü taraf yapay zeka hizmetlerine yeniden erişim izni verdiğini ancak bunun karşılığında talep edilen ücretlerin fiilen erişim engeli oluşturduğunu değerlendirdi.</p>

<p>Bu nedenle Meta’dan, 15 Ekim 2025 öncesinde geçerli olan koşullara dönmesi ve rakip yapay zeka asistanlarına ücretsiz erişim sağlaması istendi.</p>

<p><strong>Yapay zeka pazarında rekabet endişesi</strong></p>

<p>AB Komisyonu, Meta’nın uygulamalarının hızla büyüyen yapay zeka asistanları pazarında rekabete ciddi zarar verebileceğini belirtiyor.</p>

<p>AB Rekabet Komiseri Teresa Ribera, WhatsApp’ın Avrupa’daki yapay zeka şirketleri için önemli bir tüketici erişim noktası olduğunu vurgulayarak, kullanıcıların hangi yapay zeka asistanını kullanacaklarına kendilerinin karar verebilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Komisyon, özellikle küçük ve yeni teknoloji şirketlerinin pazara giriş imkanlarının korunmasının önem taşıdığı görüşünde. Brüksel, Meta’nın uygulamalarının uzun vadede rakip yapay zeka geliştiricilerini piyasadan dışlayabileceğinden endişe ediyor.</p>

<p><strong>WhatsApp artık sadece bir mesajlaşma uygulaması değil</strong></p>

<p>WhatsApp, uzun yıllar boyunca bireysel kullanıcıların mesajlaşma uygulaması olarak bilinse de son dönemde işletmeler için önemli bir iletişim ve satış kanalı haline geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirketler müşteri hizmetlerini WhatsApp üzerinden yürütüyor, kullanıcılar uygulama aracılığıyla sipariş verebiliyor ve çeşitli hizmetlere erişebiliyor. Bu süreçlerin önemli bir bölümünde yapay zeka destekli sohbet botları görev yapıyor.</p>

<p>Meta, rakip yapay zeka şirketlerinin de genel amaçlı sohbet botlarını WhatsApp üzerinden kullanıcılara sunmaya başlamasının ardından erişim politikalarını değiştirmişti.</p>

<p><strong>Meta karara itiraz edecek</strong></p>

<p>Meta, AB Komisyonu'nun kararına karşı yargı yoluna başvuracağını açıkladı.</p>

<p>Şirket daha önce yaptığı açıklamalarda, yapay zeka hizmetlerinin uygulama mağazaları, internet siteleri, işletim sistemleri ve farklı dijital platformlar üzerinden kullanıcılara ulaşabildiğini savunmuştu. Meta, WhatsApp Business API'nin yapay zeka hizmetleri için vazgeçilmez bir dağıtım kanalı olduğu görüşüne katılmadığını belirtiyor.</p>

<p><strong>Meta hakkında başka soruşturmalar da sürüyor</strong></p>

<p>Meta, Avrupa Birliği’nde yalnızca rekabet soruşturmasıyla karşı karşıya değil. Şirket hakkında AB'nin dijital hizmetler ve dijital piyasalar düzenlemeleri kapsamında başka incelemeler de yürütülüyor.</p>

<p>AB Komisyonu, Facebook ve Instagram platformlarının çocuk kullanıcıları çevrim içi risklerden yeterince koruyup korumadığını da araştırıyor. Ön incelemelerde, platformların kendi kullanım koşullarında yer alan 13 yaş sınırını yeterince etkin biçimde uygulamadığı yönünde bulgular elde edildiği belirtiliyor.</p>

<p>Komisyonun devam eden soruşturmalar sonucunda rekabet veya dijital kuralların ihlal edildiğine karar vermesi halinde Meta, ek yaptırımlar ve yüksek para cezalarıyla karşı karşıya kalabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, BİLİM-TEK, EKONOMİ, GENEL, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abden-metaya-whatsapp-talimati-rakip-yapay-zeka-asistanlarina-erisim-acilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 07:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/meta-4.jpg" type="image/jpeg" length="66694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya ve Fransa FCAS savaş uçağı projesini sonlandırdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ve-fransa-fcas-savas-ucagi-projesini-sonlandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ve-fransa-fcas-savas-ucagi-projesini-sonlandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya ve Fransa, yaklaşık dokuz yıldır üzerinde çalıştıkları Future Combat Air System &#40;FCAS&#41; adlı ortak yeni nesil savaş uçağı projesini sonlandırma kararı aldı. Avrupa'nın bugüne kadarki en büyük ve en maliyetli savunma projelerinden biri olarak görülen girişimin sona erdiği, iki ülke hükümetleri tarafından doğrulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alman hükümet kaynaklarına göre, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, projede yer alan şirketlerin ortak bir savaş uçağının geliştirilmesi konusunda uzlaşmaya varamayacağı değerlendirmesinde bulundu. Bunun üzerine Merz'in projenin mevcut haliyle sürdürülmemesini önerdiği belirtildi.</strong></p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee de ortak savaş uçağı geliştirme planının sona erdiğini teyit etti. Açıklamada, projeye dahil olan şirketlerin iş birliği konusunda anlaşmaya varamamasından duyulan üzüntü dile getirilirken, Almanya ile Fransa arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin süreceği vurgulandı.</p>

<p><strong>Avrupa'nın dev savunma projesi 2017'de doğdu</strong></p>

<p>FCAS, 2017 yılında dönemin Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından başlatılmıştı. Daha sonra İspanya'nın da katıldığı program kapsamında, Fransa'nın kullandığı Rafale savaş uçakları ile Almanya ve İspanya envanterindeki Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının yerini alacak altıncı nesil bir savaş uçağının geliştirilmesi hedefleniyordu.</p>

<p>2040'lı yıllarda hizmete girmesi planlanan sistem yalnızca yeni bir savaş uçağından oluşmuyordu. Proje kapsamında insanlı savaş uçakları, insansız hava araçları, sensörler ve diğer silah sistemlerinin ortak bir dijital ağ üzerinde birbirine bağlanması öngörülüyordu. "Combat Cloud" adı verilen sistem sayesinde savaş alanındaki tüm unsurların gerçek zamanlı veri paylaşımı yapması amaçlanıyordu.</p>

<p>Toplam maliyetinin 100 milyar euronun üzerine çıkabileceği değerlendirilen FCAS, Avrupa'nın savunma alanındaki stratejik bağımsızlık hedefinin en önemli projelerinden biri olarak görülüyordu.</p>

<p><strong>Airbus ile Dassault arasındaki anlaşmazlık belirleyici oldu</strong></p>

<p>Projenin sona ermesinde başlıca etken olarak Avrupa havacılık şirketi Airbus ile Fransız savunma sanayi şirketi Dassault Aviation arasındaki uzun süredir devam eden anlaşmazlık gösterildi.</p>

<p>Taraflar arasında özellikle liderlik rolü, iş paylaşımı, fikri mülkiyet hakları, teknoloji transferi ve tedarik zincirinin yönetimi konularında görüş ayrılıkları yaşandı. Dassault, yeni savaş uçağının tasarımında ve geliştirilmesinde başat rol üstlenmek isterken, Airbus daha dengeli bir görev dağılımı talep etti.</p>

<p>Dassault Aviation Üst Yöneticisi Eric Trappier, daha önce yaptığı açıklamalarda şirketinin projedeki lider konumunun kabul edilmemesi halinde girişimin sürdürülemeyeceğini belirtmişti. Almanya ve Fransa'nın yürüttüğü arabuluculuk girişimleri de sonuç vermedi.</p>

<p>Sanayi şirketleri arasındaki anlaşmazlıkların yanı sıra Almanya ve Fransa'nın askeri ihtiyaçları arasındaki farklılıklar da ortak bir tasarım geliştirilmesini zorlaştırdı.</p>

<p>Fransa, uçak gemilerinden operasyon yapabilecek ve nükleer silah taşıma kapasitesine sahip bir savaş uçağı talep ederken, Almanya önceliğini kara üslerinden görev yapacak yeni nesil bir savaş uçağına verdi. Bu farklı beklentiler, ortak teknik gereksinimlerin belirlenmesini güçleştirdi.</p>

<p><strong>Berlin yeni ortaklar arıyor</strong></p>

<p>FCAS'ın savaş uçağı ayağının sona ermesinin ardından Almanya, yeni ortaklık seçeneklerini değerlendirmeye başladı.</p>

<p>Almanya'da iktidar partilerinden siyasetçiler, projenin sona ermesinin ardından alternatif iş birliklerine yönelinmesi gerektiğini belirtti. İsveç ve savunma şirketi Saab, olası ortaklar arasında öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan İngiltere, İtalya ve Japonya'nın birlikte yürüttüğü Global Combat Air Programme (GCAP) projesiyle olası iş birliği seçenekleri de gündemde bulunuyor. Bazı Alman siyasetçiler, mevcut GCAP ortaklarıyla temas kurulmasını savunurken, İspanya'nın da gelecekteki iş birliklerinde göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>Bundeswehr için yeni arayışlar başladı</strong></p>

<p>FCAS'ın iptal edilmesiyle birlikte Alman Hava Kuvvetleri'nin gelecekte Eurofighter filosunun yerini nasıl dolduracağı sorusu da gündeme geldi.</p>

<p>Alman basınında yer alan değerlendirmelerde, geçiş döneminde ABD yapımı F-35 savaş uçaklarının sayısının artırılmasının seçenekler arasında bulunduğu belirtiliyor. Almanya'nın uzun vadede ise yeni bir Avrupa savaş uçağı programında yer almayı hedeflediği ifade ediliyor.</p>

<p>Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, projenin sona ermesinden duyduğu üzüntüyü dile getirirken, taraflar arasında uzlaşma sağlanmasının artık mümkün olmadığını söyledi. Pistorius, hem Berlin'in hem de Paris'in projeyi sürdürmek için yoğun çaba gösterdiğini ancak sanayi şirketlerinin gerekli uzlaşmayı sağlayamadığını belirtti.</p>

<p><strong>Ortak savaş uçağı iptal edildi, bazı projeler devam ediyor</strong></p>

<p>Ortak savaş uçağı projesinin iptal edilmesine rağmen FCAS kapsamındaki bazı çalışmaların devam etmesi planlanıyor.</p>

<p>Alman ve Fransız hükümet kaynakları, özellikle "Combat Cloud" olarak adlandırılan dijital savaş ağı konseptinin geliştirilmesinin sürdürüleceğini açıkladı. İki ülkenin savunma bakanlıklarının temmuz ayında Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi toplantısında savunma sanayi iş birliğine ilişkin yeni bir çalışma planı sunması bekleniyor.</p>

<p>Öte yandan Financial Times'ın haberine göre Airbus öncülüğünde sekiz Alman savunma ve havacılık şirketi yeni bir altıncı nesil savaş uçağı girişimi başlattı. "Team Gen 6" adı verilen oluşumda Airbus Defence and Space'in yanı sıra Autoflug, Diehl Defence, Hensoldt, Liebherr, MBDA, MTU Aero Engines ve Rohde &amp; Schwarz yer alıyor.</p>

<p>Söz konusu girişimin ilerleyen dönemde İsveç veya İspanya ile olası iş birliklerini değerlendirebileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ve-fransa-fcas-savas-ucagi-projesini-sonlandirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/1-205.jpg" type="image/jpeg" length="33654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanat ve Hayat’tan dayanışma sayısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/sanat-ve-hayattan-dayanisma-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/sanat-ve-hayattan-dayanisma-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de uzun yıllardır devrimci sanat, toplumcu kültür ve kolektif üretim çizgisinde yayın yapan Sanat ve Hayat dergisi, 3 Şubat 2026 tarihinde sosyalistlere yönelik operasyonlarda hedef alınan kültür-sanat kurumlarından biri oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Medine Durmann / Almanya</strong></p>

<p>Operasyon kapsamında dergi editörlerinden Sema Uçar ile aynı zamanda BEKSAV Eş Başkanı olan Latife Canan Kaplan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kültür-sanat emekçisi gözaltına alınarak tutuklandı. Tüm baskılara rağmen dergi, “Baskı ve yasaklamalara karşı sanatta inat” başlıklı yeni sayısını dayanışma yazılarıyla yayımladı.</p>

<p><strong><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/beksav-es-baskani-olan-canan-kaplan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" />BEKSAV Eş Başkanı Latife Canan Kaplan</strong><br />
<br />
<strong>Politik sanat ve kolektif kültür üretimi çizgisi</strong><br />
<br />
Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV) bünyesinde üç ayda bir yayımlanan Sanat ve Hayat dergisi, “Toplum için sanat, insanlık için bilim ve özgürlük için politika” ekseninde yayın yapan alternatif kültür-sanat dergileri arasında yer alıyor.</p>

<p>Edebiyat, tiyatro, sinema, müzik, kültürel hafıza, kadın özgürlük mücadelesi ve toplumsal hareketler üzerine hazırladığı dosyalarla tanınan dergi, sanatı yalnızca estetik bir alan olarak değil; toplumsal mücadelelerin, hafızanın ve özgürleşme arayışının bir parçası olarak ele alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="448" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/beksav1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="526" /><br />
<br />
2002 yılında yayımlanan ilk sayısıyla okurla buluşan derginin kuruluş sürecinde, 68 kuşağı devrimcilerinden sosyalist aydın Kutsiye Bozoklar da yer aldı. İlk sayıda yayın komisyonu başkanı olarak bulunan Bozoklar, dergi çevresi tarafından yaşamıyla direnişin ve devrimci iyimserliğin sembollerinden biri olarak anılıyor. Bir dönem yayınına ara veren dergi, 2015 yılında yeniden yayımlanmaya başlamış; Kürtçe ve Ermenice sayfalara da yer vererek çok dilli kültürel üretim anlayışını sürdürmüştü. Yıllar içerisinde oluşturduğu yayın çizgisiyle politik sanat üretimini, kolektif hafızayı ve toplumcu kültür geleneğini büyüten dergi, bugün de kültür-sanat alanındaki üretimini sürdürüyor.</p>

<p><img alt="" height="640" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/2-142.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="456" /><br />
<br />
<strong>Dayanışma ekseninde hazırlanan sayı</strong><br />
<br />
İlkbahar/Yaz 2026 tarihli 46/31 sayısı doğrudan dayanışma ekseninde hazırlandı. “Baskı ve yasaklamalara karşı sanatta inat” başlığıyla yayımlanan sayının giriş yazısında, operasyonların ardından büyüyen dayanışma ruhuna dikkat çekildi. Açıklamada, kültür-sanat alanına yönelik baskılara rağmen belirleyici olanın dayanışma olduğu vurgulanırken, yeni sayının kolektif bir emekle hazırlandığı ifade edildi.<br />
<br />
Dergi kolektifi tarafından kaleme alınan giriş yazısında şu ifadelere yer verildi:<br />
<br />
“Operasyonla ‘düzen dışı potansiyeli yok etmek’ isteyenlerin karşısına direnenler ve dayanışmanın gücü çıktı. Dayanışma sayısını çıkaracağımızı duyurduğumuz andan itibaren bize ulaşan okurlarımıza, dost ve yoldaşlarımıza çok teşekkür ederiz. Kendimizi bir an olsun yalnız hissetmedik.”<br />
<br />
Yeni sayı yalnızca destek mesajlarından oluşan bir özel sayı niteliği taşımıyor. Türkiye’den ve Avrupa’dan çok sayıda ilerici yazar, sanatçı ve kültür emekçisi doğrudan yazılarıyla dergiye katkı sundu. Böylece dayanışma, yalnızca açıklamalarla değil; şiir, deneme, inceleme, çeviri ve kültürel üretim aracılığıyla büyüyen kolektif bir hat olarak örüldü.<br />
<br />
<strong>Türkiye’den ve Avrupa’dan katkılar</strong><br />
<br />
Derginin bu sayısında Aziz Tunç, Hasan Sağlam, Ferhat Tunç, Atilla Keskin, Ali Çarman, Mine Şirin, Barış Yıldırım, D. Barış Şen, Semra Çelebi, Ayşe Nur Demir ve çeşitli yazarların şiir, inceleme ve kültür yazıları yer aldı. Sayıda ayrıca sansür, faşizm, propaganda, toplumsal hafıza, özgürlük mücadeleleri, politik sanat ve kültürel direniş üzerine makaleler yayımlandı.<br />
<br />
“Tartışma Kültürü”, “Harman”, “Mevsimler”, “Pano” ve “Ayraç” bölümlerinden oluşan sayıda sanatın halkla ilişkisi, hafıza kültürü, kölelik tarihi, devrimci kadınlar ve kültürel direniş gibi başlıklar öne çıktı. Özellikle Almanya’da yaşayan ilerici aydın ve sanatçıların katkıları, dayanışma sayısının uluslararası bir kültürel bağa dönüştüğünü gösterdi.<br />
<br />
Operasyonların ardından yalnızca yazılarla değil, kamuoyuna yapılan çağrılarla da geniş bir dayanışma ağı oluştu. Dayanışma çağrılarına destek veren isimler arasında Barış Atay, Mikail Aslan, Pınar Aydınlar, Hayko Bağdat, Kemal Aydoğan ve Kemal Kahraman gibi isimler yer aldı. Mezopotamya Kültür Merkezi, HDK Kültür Sanat Meclisi, Grup Munzur ve çeşitli tiyatro toplulukları da tutuklanan kültür emekçileriyle dayanışma çağrısı yaptı.<br />
<br />
<strong>Dayanışma çağrıları sürüyor</strong><br />
<br />
Sanat ve Hayat dergisinin dayanışma çağrıları ise sürüyor. Dergi tarafından yapılan çağrıda, “Yazı yazabilir, çeviri yapabilir, şiir, görsel vb. gönderebilirsiniz” denilerek yeni sayının kolektif katkılarla hazırlanacağı duyuruldu. Dergi çevresi, Eylül 2026’da yayımlanacak yeni sayı için hazırlıkların sürdüğünü açıkladı.<br />
<br />
Son dönemde bağımsız tiyatroların, kültür merkezlerinin, alternatif yayınların ve sanat kurumlarının artan baskılarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde yayımlanan bu sayı, yalnızca bir derginin yayına devam etmesi değil; baskılara rağmen kolektif kültür üretiminin ve dayanışmanın sürdüğünü gösteren güçlü bir kültürel yanıt olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/sanat-ve-hayattan-dayanisma-sayisi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/sanat-ve-hayat.jpeg" type="image/jpeg" length="72313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da yeni iltica dönemi: Sığınmacılar için sert kurallar, insan hakları örgütlerinden tepki]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-iltica-donemi-siginmacilar-icin-sert-kurallar-insan-haklari-orgutlerinden-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-iltica-donemi-siginmacilar-icin-sert-kurallar-insan-haklari-orgutlerinden-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, Avrupa Birliği'nin Ortak Avrupa İltica Sistemi'nde (GEAS) yaptığı kapsamlı reform doğrultusunda iltica mevzuatını yeniden düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Federal Meclis tarafından kabul edilen uyum yasalarıyla birlikte yeni kuralların büyük bölümü 12 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</strong></p>

<p>Federal hükümet, düzenlemelerin AB genelinde iltica kurallarını uyumlu hale getirmeyi amaçladığını belirtirken, insan hakları örgütleri ise reformun sığınmacıların haklarını önemli ölçüde kısıtlayacağı uyarısında bulunuyor.</p>

<p><strong>İltica sistemi AB kurallarına uyarlanıyor</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeler, AB'nin 2024 yılında kabul ettiği Ortak Avrupa İltica Sistemi reformunun Almanya'daki uygulama ayağını oluşturuyor.</p>

<p>Buna göre iltica başvurularının değerlendirilmesinde birçok alanda ulusal hukuk yerine doğrudan AB mevzuatı esas alınacak. Bu kapsamda Almanya'da İltica Yasası, Oturma Yasası ve İltica Başvuru Sahipleri Yardım Yasası'nda kapsamlı değişiklikler yapıldı.</p>

<p>Yeni sistemde iltica süreci başvuru, kayıt ve resmi müracaat olmak üzere üç ayrı aşamaya ayrılıyor. Sığınmacılar önce sınır makamlarına veya ilgili kurumlara başvuracak, ardından kayıt işlemleri gerçekleştirilecek ve son aşamada Federal Göç ve Mülteciler Dairesi'ne (BAMF) resmi iltica başvurusu yapılacak.</p>

<p><img alt="" height="447" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/almanya-da-iltica.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Girişte zorunlu tarama uygulaması</strong></p>

<p>Yeni sistemle birlikte sınırlarda veya ülke içerisinde "screening" (tarama) adı verilen ön inceleme süreci uygulanacak.</p>

<p>Bu kapsamda kişinin:</p>

<p>-Kimliği ve uyruğu,</p>

<p>-Sağlık durumu,</p>

<p>-Güvenlik açısından oluşturabileceği riskler,</p>

<p>-Özel koruma ihtiyacı bulunup bulunmadığı incelenecek.</p>

<p>Toplanan veriler AB genelinde erişilebilen ortak veri tabanlarına aktarılacak.</p>

<p><strong>Sınırda iltica prosedürü genişliyor</strong></p>

<p>Reformun en dikkat çekici unsurlarından biri sınır prosedürlerinin genişletilmesi oldu.</p>

<p>Belirli başvurular artık Almanya'ya fiilen giriş yapılmadan önce havaalanlarında, limanlarda veya kara sınırlarında değerlendirilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB genelinde kabul oranı yüzde 20'nin altında olan ülkelerden gelen kişiler de bu kapsama alınabilecek.</p>

<p>Eurostat verilerine göre Irak, Rusya ve Türkiye bu sınırın altında kalan ülkeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Federal Göç ve Mülteciler Dairesi'nin başvurular hakkında sekiz hafta içinde karar vermesi öngörülüyor. İstisnai durumlarda süreç 12 haftaya kadar uzayabiliyor.</p>

<p><strong>Bekleme süresi altı aya kadar çıkabilecek</strong></p>

<p>İnsan hakları örgütlerinin en sert eleştirilerinden biri de sınır prosedürlerinde uygulanacak bekleme sürelerine yönelik.</p>

<p>PRO ASYL'e göre daha önce havaalanı prosedürlerinde azami 19 gün olan uygulama süresi artık 12 haftaya kadar uzayabilecek.</p>

<p>Başvurunun reddedilmesi halinde buna ek olarak 12 haftalık geri gönderme prosedürü uygulanabilecek.</p>

<p>Böylece bazı kişilerin havaalanlarında veya sınır tesislerinde toplam altı aya kadar tutulabilmesinin önü açılmış oluyor.</p>

<p><strong>"İkincil göç merkezleri" kurulabilecek</strong></p>

<p>Yeni düzenlemelerle federal eyaletlere "ikincil göç merkezleri" kurma yetkisi veriliyor.</p>

<p>Bu merkezlerde, aslında başka bir AB ülkesinin sorumluluğunda bulunan veya başka bir AB ülkesinde koruma statüsü elde etmiş olmasına rağmen Almanya'ya gelen kişiler barındırılacak.</p>

<p>Yetkililer belirli durumlarda bu kişilerin hareket özgürlüğünü sınırlandırabilecek.</p>

<p>Yetişkinlerin bu merkezlerde kalma süresi 24 aya kadar çıkabilecek. Çocuklu aileler için ise altı aylık süre öngörülüyor. Bazı durumlarda bu süre daha da uzatılabilecek.</p>

<p><strong>PRO ASYL: Fiili gözaltı koşulları oluşabilir</strong></p>

<p>Almanya'da sığınmacıların yasal haklarını savunan Frankfurt merkezli insan hakları örgütü PRO ASYL, söz konusu merkezlerin fiilen gözaltı benzeri koşullar yaratabileceğini açıkladı.</p>

<p>Mültecilere hukuki ve sosyal danışmanlık hizmeti sunan<!--TgQPHd|[]--> kuruluşa göre gece saatlerinde tesisten çıkış yasağı uygulanabilecek, bazı kişiler gündüz saatlerinde de merkezleri terk edemeyecek. Kuruluş, bu uygulamaların özgürlük hakkını ciddi şekilde sınırlandırdığını belirtiyor.</p>

<p>Kuruluş, Mart 2025'ten bu yana pilot proje olarak faaliyet gösteren Eisenhüttenstadt ve Hamburg'daki Dublin merkezlerini örnek gösterdi.</p>

<p>Bu nedenle, yeni yasayla öngörülen sekonder göç merkezlerinin de benzer sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Çocukların alıkonulması tartışma yarattı</strong></p>

<p>Reform kapsamında en çok eleştirilen düzenlemelerden biri de çocukların belirli koşullar altında alıkonulabilmesine imkan tanınması oldu.</p>

<p>Alman hükümeti bunun yalnızca son çare olarak uygulanacağını savunurken, PRO ASYL ve çeşitli insan hakları kuruluşları çocukların özgürlüklerinden mahrum bırakılmasının hiçbir koşulda çocuk yararıyla bağdaşmayacağını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Yeni gözaltı türleri getiriliyor</strong></p>

<p>Yasayla birlikte üç yeni gözaltı türü de mevzuata giriyor:</p>

<p>-Tarama (screening) sürecinin güvence altına alınması amacıyla uygulanabilecek "inceleme gözaltısı",</p>

<p>-İltica prosedürü sırasında kişinin kayıplara karışmasını önlemeyi amaçlayan "iltica prosedürü gözaltısı",</p>

<p>-Olumsuz karar sonrası uygulanabilecek "sınır geri gönderme gözaltısı".</p>

<p>Bu uygulamalar özellikle insan hakları örgütleri tarafından yoğun biçimde eleştiriliyor.</p>

<p><strong>Çalışma izni daha erken verilebilecek</strong></p>

<p>Yeni sistemde sığınmacılar açısından bazı olumlu düzenlemeler de bulunuyor.</p>

<p>Buna göre iltica başvurusu devam eden kişiler üç ay sonra çalışma izni alabilecek.</p>

<p>AB mevzuatı altı aylık süre öngörmesine rağmen Almanya bu konuda daha kısa bir süre belirledi.</p>

<p><strong>Çocuklara sağlık hizmetlerinde genişleme</strong></p>

<p>Düzenlemeler kapsamında reşit olmayan (18 yaş altındaki) sığınmacılar için sağlık hizmetlerine erişim de genişletiliyor.</p>

<p>Çocuklar artık yalnızca acil tedavi değil, sosyal yardım mevzuatındaki kapsamlı sağlık hizmetlerinden de yararlanabilecek.</p>

<p>Başlanan tedaviler, çocuk 18 yaşını doldurduktan sonra da tamamlanıncaya kadar sürdürülebilecek.</p>

<p><strong>Yeni düzenlemeler 12 Haziran'da yürürlüğe girecek</strong></p>

<p>PRO ASYL, GEAS reformunun ve Almanya'daki uygulama yasalarının sığınmacıların tecrit edilmesine ve haklarının önemli ölçüde sınırlandırılmasına yol açacağını savunuyor.</p>

<p>Kuruluş, özellikle sınır prosedürlerinin genişletilmesi, hareket özgürlüğünün kısıtlanması ve çocukların da dahil olabileceği yeni alıkoyma uygulamalarının ciddi insan hakları sorunları yaratabileceği görüşünde.</p>

<p>Federal hükümet ise reformun temel amacının iltica süreçlerini hızlandırmak, AB genelinde ortak standartlar oluşturmak ve düzensiz göç hareketlerini daha etkin yönetmek olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Yeni düzenlemelerin büyük bölümü 12 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu tarihten itibaren Almanya'daki iltica sistemi son yılların en kapsamlı değişikliklerinden birini yaşamış olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-iltica-donemi-siginmacilar-icin-sert-kurallar-insan-haklari-orgutlerinden-tepki</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/iltica-3.jpg" type="image/jpeg" length="13398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa İstatistik Ofisi: Avrupa'da yıllık enflasyon yüzde 3,2'ye çıktı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-istatistik-ofisi-avrupada-yillik-enflasyon-yuzde-32ye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-istatistik-ofisi-avrupada-yillik-enflasyon-yuzde-32ye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avro Bölgesi'nin mayıs ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Euro Bölgesi'nde yıllık enflasyon mayıs ayında enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 3,2 seviyesine yükseldi</strong></p>

<p>Buna göre, Euro Bölgesi'nde nisanda yüzde 3 olan yıllık enflasyon, mayısta yüzde 3,2'ye ulaştı. Böylece, Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon, Eylül 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı.</p>

<p>Enflasyon, mayısta aylık bazda ise yüzde 0,1 oldu.</p>

<p>Piyasa beklentisi de enflasyonun mayısta yıllık bazda yüzde 3,2 olacağı yönündeydi.</p>

<p>Euro Bölgesi'nde mayıs ayında çekirdek enflasyon yıllık bazda yüzde 2,5, aylık bazda yüzde 0,3 seviyesinde belirlendi.</p>

<p>Euro Bölgesi'nde mayısta enflasyonun ana bileşenlerine bakıldığında, en yüksek yıllık fiyat artışı yüzde 10,9 ile enerji ürünlerinde gerçekleşti. Bunu, yüzde 3,5 ile hizmetler, yüzde 2 ile gıda, alkol ve tütün ürünleri, yüzde 0,9 ile enerji dışı sanayi ürünleri takip etti.</p>

<p>Enflasyon mayısta geçen yılın aynı ayına göre, Almanya'da yüzde 2,7, Fransa'da 2,8, İtalya'da 3,3 ve İspanya'da yüzde 3,6 seviyesinde ölçüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) Avro Bölgesi enflasyon hedefi yüzde 2 seviyesinde bulunuyor.​​​​​​​</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-istatistik-ofisi-avrupada-yillik-enflasyon-yuzde-32ye-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 23:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/eu-15.jpeg" type="image/jpeg" length="47072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Telegraph yorumu: Dünya İran’a odaklanırken Erdoğan muhalefeti tasfiye ediyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/telegraph-yorumu-dunya-irana-odaklanirken-erdogan-muhalefeti-tasfiye-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/telegraph-yorumu-dunya-irana-odaklanirken-erdogan-muhalefeti-tasfiye-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiliz Telegraph gazetesinde yayımlanan bir analizde, dünya kamuoyunun dikkatinin İran ve Ortadoğu’daki gelişmelere yöneldiği bir dönemde AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de muhalefet üzerindeki baskıları artırdığı ileri sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sophia Yan imzalı analizde, uluslararası konjonktürün Erdoğan’a hem iç politikada hem de dış politikada önemli hareket alanı sağladığı savunuldu.</strong></p>

<p>Yazıda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılmasının ardından yaşanan gelişmeler örnek gösterilerek, Türkiye’deki demokratik alanın giderek daraldığı iddia edildi.</p>

<p><strong>“Dünya başka krizlere bakarken”</strong></p>

<p>Analizde, CHP Genel Merkezi önünde yaşanan polis müdahalesi ayrıntılı şekilde aktarıldı. Güvenlik güçlerinin parti binasına yönelik operasyonu ve göz yaşartıcı gaz kullanımı hatırlatılarak, Özgür Özel’in görevden alınmasına karşı parti binasında direniş gösterdiği belirtildi.</p>

<p>Yazara göre, İsrail-İran savaşı ve bölgedeki güvenlik krizleri dünya kamuoyunun dikkatini başka yöne çekerken, Erdoğan içeride muhalefeti etkisizleştirmeye yönelik adımlarını hızlandırdı.</p>

<p>Washington merkezli Middle East Institute Türkiye Programı Direktörü Gönül Tol’un görüşlerine yer verilen analizde, mevcut uluslararası ortamın Erdoğan açısından “mükemmel koşullar” yarattığı savunuldu.</p>

<p>Orta Doğu üzerine yaptığı analizlerle uluslararası alanda tanınan akademisyen ve yazar Tol, “Bütün bu jeopolitik sarsıntılar Erdoğan’a içeride demokratik alandan geriye ne kaldıysa onun üzerinde istediği gibi hareket etme imkânı veriyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin uluslararası önemi arttı”</strong></p>

<p>Analizde, Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan ve İran kriziyle derinleşen uluslararası belirsizlik ortamının Türkiye’nin jeopolitik önemini artırdığı vurgulandı.</p>

<p>Yazıda, NATO üyesi Türkiye’nin hem Avrupa hem de Ortadoğu açısından vazgeçilmez bir aktör haline geldiği, bu nedenle Batılı ülkelerin Ankara’ya yönelik eleştirilerini azalttığı öne sürüldü.</p>

<p>Gönül Tol, birçok ülkenin artık Erdoğan yönetimiyle çalışmak zorunda hissettiğini belirterek, “Avrupa ülkeleri, NATO müttefikleri ve bölgesel aktörler Erdoğan’la iş birliği yapmaktan başka seçeneklerinin olmadığını düşünüyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İmamoğlu davası ve Batı’nın sessizliği</strong></p>

<p>Makalede, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı sürecine de geniş yer verildi.</p>

<p>İmamoğlu hakkında hazırlanan binlerce sayfalık iddianamede yolsuzluk ve suç örgütü yöneticiliği gibi suçlamaların bulunduğu belirtilirken, muhalefet çevrelerinin bu suçlamaları siyasi nitelikli olarak değerlendirdiği aktarıldı.</p>

<p>Yazar, İmamoğlu’nun mahkemeye çıktığı dönemde Batılı ülkelerden ve uluslararası kuruluşlardan ciddi bir tepki gelmediğini savunarak, bunun dikkat çekici olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Ekonomik kriz Erdoğan’ın desteğini aşındırıyor”</strong></p>

<p>Analizde, son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomik sıkıntıların Erdoğan’ın toplumsal desteğini olumsuz etkilediği değerlendirmesi de yer aldı.</p>

<p>ABD merkezli danışmanlık şirketi Amena Strategies’den Yusuf Can’ın görüşlerine yer verilen yazıda, iktidarın geçmiş yıllardaki kadar güçlü halk desteğine sahip olmadığı öne sürüldü.</p>

<p>Can, “Erdoğan yönetimi 10-15 yıl önceki toplumsal desteğe artık sahip olmadığını görüyor. Bu nedenle CHP’yi etkisizleştirmeye yönelik daha baskıcı yöntemlere başvuruyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Savunma sanayii ve yeni dış politika hamleleri</strong></p>

<p>Telegraph analizinde Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki yükselişi de önemli başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Irak’ın Türkiye’den hava savunma sistemleri satın alma kararı ve Endonezya’nın Bayraktar Kızılelma insansız savaş uçakları için yaptığı anlaşma örnek gösterilerek, Ankara’nın uluslararası alandaki etkisinin arttığı ifade edildi.</p>

<p>Yazıda ayrıca Türkiye’nin NATO içindeki askeri ağırlığına dikkat çekilerek, ülkenin dünyanın önde gelen silah ihracatçıları arasına yükseldiği belirtildi.</p>

<p>Analize göre, savunma sanayii ihracatı Erdoğan’ın uluslararası konumunu güçlendirirken, iç politikada da yönetime ekonomik ve siyasi destek sağlıyor.</p>

<p><strong>“Muhalefeti etkisizleştirme çabası”</strong></p>

<p>Makalenin son bölümünde, Erdoğan’ın Türkiye’yi enerji, ticaret ve lojistik alanlarında bölgesel bir merkez haline getirmeye çalıştığı belirtilirken, bu hedeflerin siyasi istikrar ve güçlü merkezi yönetim anlayışıyla birlikte yürütüldüğü savunuldu.</p>

<p>Uzman görüşlerine dayandırılan değerlendirmelerde, iktidarın bu süreçte muhalefeti etkisizleştirmeyi stratejik bir hedef olarak gördüğü ileri sürüldü.</p>

<p>Gönül Tol ise Batılı ülkelerin Türkiye’deki demokratik gerilemeye eskisi kadar önem vermediğini savunarak, günümüzde daha çok savunma kapasitesi, üretim gücü ve güvenlik iş birliklerinin öne çıktığını ifade etti.</p>

<p>Tol, otoriter yönetimlerle kurulan ilişkilerin uzun vadede risk taşıdığını belirterek, <strong>“Rejimlerin önceliği her zaman kendi varlıklarını korumaktır. Bu nedenle böyle yönetimler istikrarlı müttefikler olmayabilir”</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Telegraph’ta yayımlanan analiz, İran krizi ve küresel güvenlik gündeminin gölgesinde Türkiye’deki siyasi gelişmelerin uluslararası kamuoyunda yeterince tartışılmadığını savunurken, Erdoğan yönetiminin aynı dönemde hem içeride hem dışarıda pozisyonunu güçlendirdiği görüşünü dile getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/telegraph-yorumu-dunya-irana-odaklanirken-erdogan-muhalefeti-tasfiye-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/erdo-32.png" type="image/jpeg" length="50277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyalist Enternasyonal: Özgür Özel’i ve mevcut yönetimini tanımayı sürdüreceğiz]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/sosyalist-enternasyonal-ozgur-ozeli-ve-mevcut-yonetimini-tanimayi-surdurecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/sosyalist-enternasyonal-ozgur-ozeli-ve-mevcut-yonetimini-tanimayi-surdurecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyalist Enternasyonal, CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” kararına dair yaptığı yeni açıklamada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve demokratik yollarla seçilmiş mevcut parti yönetimine desteğini yineledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyalist Enternasyonal, dava “kabul edilebilir ve uzlaşı temelinde” çözüme kavuşana kadar Özgür Özel’i ve mevcut CHP yönetimini tanımayı sürdüreceğini açıkladı.</strong></p>

<p>Açıklamada ayrıca, mahkeme kararı sonrası CHP’ye genel başkan olarak “atanan” Kemal Kılıçdaroğlu’na da “şeffaf, demokratik ve kapsayıcı” bir olağanüstü kurultay çağrısı yapıldı.</p>

<p><strong>“Karar açık ve hukuksuz bir müdahale”</strong></p>

<p>Sosyalist Enternasyonal, 22 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı ilk açıklamada, Türkiye’deki temyiz mahkemesinin Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultayı ve son kongrelerde alınan kararları geçersiz saymasını “açık ve hukuksuz bir adım” olarak değerlendirmişti.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verilmişti: <strong>“Özgür Özel’in CHP lideri olarak seçilmesini ve son parti kongrelerinde alınan tüm kararları geçersiz sayan mahkeme kararı açık ve hukuksuz bir eylemdir.”</strong></p>

<p>Sosyalist Enternasyonal ayrıca, Türkiye’de muhalefete yönelik baskıların arttığını belirterek Ekrem İmamoğlu ve CHP'li belediye başkanlarına yönelik süreçlere de dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Yalnızca YSK yetkilidir”</strong></p>

<p>Sosyalist Enternasyonal’in açıklamasında, hukuk uzmanlarının değerlendirmelerine de yer verilerek CHP kurultaylarına ilişkin yetkinin sivil mahkemelerde değil Yüksek Seçim Kurulu’nda olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada: “Türkiye Anayasası’na göre siyasi partilerin iç seçimleri konusunda yetki yalnızca Yüksek Seçim Kurulu’na aittir ve Kurul, Özgür Özel’in seçimini onaylamıştır” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p><strong>“Özgür Özel ve CHP yönetimini tanımayı sürdüreceğiz”</strong></p>

<p>Sosyalist Enternasyonal’in 27 Mayıs 2026’da toplanan Etik Komitesi’nin oy birliğiyle aldığı karar doğrultusunda yayımlanan son açıklamada ise CHP ile uzun yıllara dayanan ilişkilere vurgu yapıldı.</p>

<p>Açıklamada, örgütün geçmişte Kemal Kılıçdaroğlu dahil birçok CHP lideriyle birlikte çalıştığı belirtilirken, Özgür Özel’in seçildiği kurultay süreçlerinin de yakından takip edildiği ifade edildi.</p>

<p>Metinde şu değerlendirme yer aldı: <strong>“Sosyalist Enternasyonal, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği son CHP kurultaylarına aktif şekilde katılmış ve süreçleri yakından izlemiştir. Kurultay süreçlerinin demokratik ve kapsayıcı şekilde yürütüldüğüne tanıklık edilmiştir.”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuruluş, yaşanan süreç nedeniyle Özgür Özel ve mevcut CHP yönetimini tanımaya devam edeceğini şu sözlerle duyurdu:</p>

<p>“Sosyalist Enternasyonal; dava kabul edilebilir ve uzlaşı temelinde çözüme kavuşana kadar Özgür Özel’i ve CHP’nin demokratik yollarla seçilmiş mevcut yönetimini tanımayı sürdürecektir.”</p>

<p><strong>Kılıçdaroğlu’na olağanüstü kurultay çağrısı</strong></p>

<p>Açıklamada Kemal Kılıçdaroğlu’na da doğrudan çağrıda bulunuldu.</p>

<p>Sosyalist Enternasyonal, Kılıçdaroğlu’nun son kurultaylarda Özgür Özel’e karşı aday olmadığını hatırlatarak, yaşanan süreç karşısında “tarihsel sorumluluğu” bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Kuruluş, CHP’de yeni bir olağanüstü kurultayın: şeffaf, demokratik, kapsayıcı, hizipçi görüntü yaratmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Sosyalist Enternasyonal, Kemal Kılıçdaroğlu’na; şeffaf, demokratik, kapsayıcı ve hizipçi bir yaklaşım izlenimi yaratabilecek disiplin süreçlerinden uzak bir şekilde derhal olağanüstü kurultay toplaması çağrısında bulunmaktadır.”</p>

<p><strong>“Özgür Özel ile tam dayanışma içindeyiz”</strong></p>

<p>Sosyalist Enternasyonal son açıklamasında, “temelsiz butlan kararı” olarak nitelendirdiği süreci takip etmeyi sürdüreceğini belirterek Özgür Özel’e açık destek verdi.</p>

<p>Açıklama şu ifadeyle sona erdi: “Sosyalist Enternasyonal, temelsiz ‘butlan’ kararıyla ilgili gelişmeleri takip etmeyi sürdürecek ve bu zorlu süreçte Özgür Özel ile tam dayanışma içinde olduğunu ifade etmektedir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/sosyalist-enternasyonal-ozgur-ozeli-ve-mevcut-yonetimini-tanimayi-surdurecegiz</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 23:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/sosyalist-enternasyonal.jpg" type="image/jpeg" length="50976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Human Rights Watch: “Mutlak butlan kararı demokrasiye ağır darbe”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/human-rights-watch-mutlak-butlan-karari-demokrasiye-agir-darbe</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/human-rights-watch-mutlak-butlan-karari-demokrasiye-agir-darbe" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de CHP’ye yönelik yargı kararları Avrupa’da da yankı buldu. Almanya’da koalisyon hükümeti ve muhalefet temsilcileri karara tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil, kararın “Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti açısından ciddi bir gerileme” olduğunu söyledi. </strong></p>

<p>Yeşiller Partisi Eş Başkanı Felix Banaszak ise “demokratik kurumların sistematik biçimde zayıflatıldığını” savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SPD milletvekili Macit Karaahmetoğlu da yaptığı açıklamada, “Türkiye otoriterleşme yönünde kritik bir eşikte” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Human Rights Watch: “Demokrasiye ağır darbe”</strong></p>

<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) de CHP yönetimine yönelik kararları eleştirdi. Örgüt tarafından yapılan açıklamada, gelişmelerin “hukuk devleti, demokrasi ve insan haklarına ağır darbe” niteliği taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, Türkiye’de muhalefetin yargı süreçleri üzerinden baskı altına alındığı iddia edildi.</p>

<p><strong>Bilgi Üniversitesi kapatıldı</strong></p>

<p>Siyasi tartışmalar sürerken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararnameyle İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin iptal edilmesi de dikkat çekti.</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan kararda, üniversitenin “eğitim yeterliliği” kriterlerini karşılamadığı gerekçesiyle kapatıldığı belirtildi. Ancak muhalefet ve bazı akademik çevreler, üniversitenin liberal ve eleştirel kimliği nedeniyle hedef alındığını öne sürdü.</p>

<p>1996 yılında kurulan Bilgi Üniversitesi, Erasmus programları ve uluslararası akademik iş birlikleriyle tanınıyordu. Üniversitenin öğrencilerinin eğitimlerine Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde devam edebileceği açıklandı.</p>

<p><strong>Gözler olası erken seçim senaryosunda</strong></p>

<p>Siyasi kulislerde yaşanan gelişmelerin olası bir erken seçim hazırlığıyla bağlantılı olabileceği yorumları yapılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mevcut anayasal sınırlamalar nedeniyle 2028 seçimlerinde yeniden aday olabilmesi için erken seçim kararı alınması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Muhalefet temsilcileri, CHP üzerindeki baskının temel amacının seçim sürecinde muhalefeti zayıflatmak olduğunu savunurken, hükümet cephesi tüm iddiaları reddederek Türkiye’de hukukun bağımsız işlediğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/human-rights-watch-mutlak-butlan-karari-demokrasiye-agir-darbe</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/tr-30.jpg" type="image/jpeg" length="32649"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’dan CHP kararı tepkisi: “Siyasi rekabet mahkemelerde değil sandıkta yürütülmeli”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-chp-karari-tepkisi-siyasi-rekabet-mahkemelerde-degil-sandikta-yurutulmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-chp-karari-tepkisi-siyasi-rekabet-mahkemelerde-degil-sandikta-yurutulmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da bir mahkemenin CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden alınmasına hükmetmesi uluslararası kamuoyunda yankı uyandırırken, karara Almanya’dan da sert tepki geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, kararın Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği hedefiyle çeliştiğini söyledi.</strong></p>

<p>NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı için İsveç’in Helsingborg kentinde bulunan Wadephul, yaptığı açıklamada, “Türk hükümeti AB üyeliği hedefini sürdürmek istediğini vurguluyor. Biz de bunu desteklemek istiyoruz ancak dün alınan karar bu taahhütle çelişiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>CDU’lu siyasetçi, CHP kurultayının iptal edilmesi ve ana muhalefet liderinin görevden alınmasına ilişkin haberlerden endişe duyduğunu belirterek, “Tüm demokrasilerde siyasi rekabet siyasi yollarla yürütülmelidir, yargı üzerinden değil” dedi.</p>

<p><strong>Mahkemeden “mutlak butlan” kararı</strong></p>

<p>Ankara’daki mahkeme, CHP’nin 2023 yılında gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı’nı “mutlak butlan” gerekçesiyle geçersiz saymış, kurultayda genel başkan seçilen Özgür Özel ile parti yönetiminin görevden alınmasına hükmetmişti.</p>

<p>Devlet ajansı Anadolu’nun aktardığına göre mahkeme, kurultayın "mutlak butlan" (“Absolute Nichtigkeit” veya "Die Annulierung des Parteitags-Wahl von CHP") nedeniyle geriye dönük olarak geçersiz olduğuna karar verdi. Kararda, kurultayın ardından gerçekleştirilen olağan ve olağanüstü parti toplantılarının da hukuken geçersiz hale geldiği belirtildi.</p>

<p>Mahkeme ayrıca eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki parti yönetiminin geçici olarak göreve dönmesini kararlaştırdı. Ancak karar henüz kesinleşmediği için itiraz yolu açık bulunuyor.</p>

<p><strong>“Delegelere baskı ve oy satın alma” iddiası</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dava sürecinin temelinde, kurultayda bazı delegelere Özgür Özel lehine oy vermeleri için baskı yapıldığı, görev vaat edildiği ve oy satın alındığı yönündeki iddialar yer aldı. Söz konusu başvurunun eski bir CHP üyesi tarafından yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın geçen yıl başlattığı soruşturma kapsamında açılan dava ilk etapta reddedilmiş, ancak savcılığın itirazı sonrası dosya yeniden görülmeye başlanmıştı.</p>

<p>CHP yönetimi ise tüm suçlamaları reddederek, parti kongrelerine ilişkin denetim ve karar yetkisinin mahkemelerde değil Yüksek Seçim Kurulu’nda olduğunu savundu.</p>

<p><strong>CHP’den sert tepki: “Demokrasi için karanlık gün”</strong></p>

<p>Kararın ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da olağanüstü toplantı çağrısı yaptı. Parti merkezine binlerce CHP destekçisi gelirken, polis çevrede güvenlik önlemleri aldı.</p>

<p>Özel, kararı “millete karşı yapılmış bir darbe girişimi” olarak nitelendirerek hukuki mücadele başlatacaklarını açıkladı. CHP’nin Yargıtay nezdinde itiraz başvurusu yaptığını belirten Özel, “Ülkemizi bir felaketten kurtaracak kararın üst mahkemeden çıkmasını bekliyoruz” dedi.</p>

<p>Süreci “Türk demokrasisi açısından karanlık bir gün” olarak değerlendiren Özel, ayrıca Yüksek Seçim Kurulu’na da başvuracaklarını duyurdu.</p>

<p>CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de kararı siyasi müdahale olarak yorumladı. Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Türkiye bu zorbalığa boyun eğmeyecek” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Muhalefet üzerindeki baskı tartışmaları yeniden gündemde</strong></p>

<p>Uluslararası medya kuruluşları, kararın son dönemde CHP’ye yönelik artan yargı süreçlerinin devamı olarak görüldüğünü yazdı. Haberlerde, yüzlerce CHP üyesi ile çok sayıda belediye başkanı hakkında işlem yapıldığına dikkat çekildi.</p>

<p>Özellikle görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik süreç de yeniden gündeme taşındı. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en güçlü rakiplerinden biri olarak görülen İmamoğlu, mart 2025’ten bu yana tutuklu bulunuyor ve hakkında yürütülen yolsuzluk suçlamalarını reddediyor.</p>

<p><strong>Piyasalar da etkilendi</strong></p>

<p>Mahkeme kararının ardından finans piyasaları da olumsuz etkilendi. BIST 100 endeksinin yüzde 6’yı aşan kaybı sonrası İstanbul Borsası’nda devre kesici uygulandı.</p>

<p>Uluslararası ajanslar, siyasi belirsizliğin yatırımcı güveni üzerinde baskı yarattığını ve kararın Türkiye’de hukuk devleti ile demokratik kurumlara ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-chp-karari-tepkisi-siyasi-rekabet-mahkemelerde-degil-sandikta-yurutulmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/chp2-1.JPG" type="image/jpeg" length="29980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB, İsrailli Yerleşimcilere Yönelik Yaptırımlarda Uzlaştı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ab-israilli-yerlesimcilere-yonelik-yaptirimlarda-uzlasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ab-israilli-yerlesimcilere-yonelik-yaptirimlarda-uzlasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, Brüksel’de gerçekleştirilen toplantıda Batı Şeria’daki şiddet olaylarına karışan radikal İsrailli yerleşimcilere yönelik yeni yaptırımlar konusunda siyasi uzlaşmaya vardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karar, uzun süredir süreci bloke eden Macaristan’ın tutumunu değiştirmesiyle mümkün oldu.</strong></p>

<p>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada “Başardık” ifadelerini kullandı. AB kaynaklarına göre yaptırım listesine en az yedi yerleşimci ya da yerleşimci kuruluşu ile birlikte Hamas bağlantılı bazı isimler de eklendi.</p>

<p>Planlanan yaptırımlar kapsamında AB ülkelerindeki mal varlıklarının dondurulması öngörülüyor. Listede yer alan kişilere ayrıca AB’ye giriş ve transit geçiş yasağı uygulanacak.</p>

<p><strong>İsrailli bakanlara yaptırım çıkmadı</strong></p>

<p>Alman haber ajansı dpa’ya göre yaptırım uygulanacak kişi ve kuruluşların isimleri, kararların önümüzdeki haftalarda resmen kabul edilmesinin ardından açıklanacak.</p>

<p>Ancak ilk aşamada gündeme gelen İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e yönelik yaptırımlar konusunda AB içinde gerekli mutabakat sağlanamadı.</p>

<p>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, “Şiddet yanlısı yerleşimcilere yönelik yaptırımlar konusunda siyasi anlaşma bekliyorum” demişti.</p>

<p><strong>Batı Şeria’daki şiddet artışı</strong></p>

<p>AB’ye göre, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırının ardından başlayan Gazze savaşıyla birlikte Batı Şeria’da radikal İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere ve mülklerine yönelik saldırılarında ciddi artış yaşandı.</p>

<p>Birlik, hem Filistinlilere yönelik saldırıları hem de Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini Orta Doğu’da kalıcı barış çabalarının önündeki engeller arasında görüyor.</p>

<p>AB, yerleşimci şiddeti nedeniyle ilk yaptırımları 2024 yılında devreye sokmuştu. Ancak sonraki ek yaptırım planları Macaristan tarafından engellenmişti. Brüksel’deki siyasi uzlaşının, hafta sonu Macaristan’da yaşanan hükümet değişikliğinin ardından mümkün olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>İsrail’den sert tepki</strong></p>

<p>İsrail hükümeti ise AB’nin yaptırım planlarına sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanı Gideon Saar yaptığı açıklamada, ülkeye yaptırımlar yoluyla siyasi dayatmada bulunulmasının kabul edilemez olduğunu ve sonuç vermeyeceğini söyledi.</p>

<p>Saar ayrıca, AB’nin İsrailli vatandaşlarla Hamas mensuplarını aynı kategoriye koymasının “katlanılamaz bir eşitleme” olduğunu savundu. Bu açıklamanın, AB’nin Hamas’a yönelik yeni yaptırım kararlarına gönderme yaptığı değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Rusya’ya da yeni yaptırımlar</strong></p>

<p>Öte yandan AB dışişleri bakanları, Ukraynalı çocukların sistematik ve yasa dışı şekilde Rusya’ya götürülmesi nedeniyle de yeni yaptırımlar kabul etti.</p>

<p>AB üyesi ülkelerin temsilcilerinden yapılan açıklamaya göre, yaptırımlar 16 kişi ile yedi kurum ve kuruluşu kapsıyor. Bu kapsamda da mal varlıklarının dondurulması ve seyahat yasakları uygulanacak.</p>

<p>Uluslararası Ceza Mahkemesi, Ukraynalı çocukların zorla Rusya’ya götürülmesi nedeniyle üç yıldan uzun süre önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB tahminlerine göre Rusya, savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 20 bin 500 Ukraynalı çocuğu zorla yerinden etti. Bu çocukların bir kısmının kimlik ve vatandaşlık bilgilerinin değiştirildiği ve evlatlık verildiği belirtiliyor.</p>

<p>Ukraynalı yetkililere göre uluslararası girişimlere rağmen şimdiye kadar yalnızca yaklaşık 2 bin 100 çocuk ülkeye geri getirilebildi.</p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul adına Brüksel’de bulunan Avrupa İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Gunther Krichbaum ise yaşananları “insani bir felaket” olarak nitelendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ab-israilli-yerlesimcilere-yonelik-yaptirimlarda-uzlasti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/eu-14.jpg" type="image/jpeg" length="62393"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
