<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/almanya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 14:32:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/almanya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Polis merkezinde gizli kamera skandalı: Kadın meslektaşlarını duşta görüntüledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamburg’daki bir polis merkezinde görev yapan 28 yaşındaki polis memuru, kadın meslektaşlarını duş ve soyunma alanlarında gizlice kameraya aldığı için açığa alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın Hamburg kentinde bir polis merkezinde yaşanan gizli kamera skandalı gündeme oturdu. Hamburg Emniyeti, bir polis memurunun kadın meslektaşlarını duş ve yıkanma alanlarında gizlice görüntülediği şüphesiyle hakkında soruşturma başlatıldığını doğruladı.</strong></p>

<p>Olayın, Hamburg şehir merkezindeki Caffamacherreihe’de bulunan 14 No’lu Polis Merkezi’nde meydana geldiği belirtildi. Yaklaşık 240 polisin görev yaptığı karakolda 85 civarında kadın polis memurunun çalıştığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Gizli kamerayı kadın polis fark etti</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan haberlere göre, 28 yaşındaki polis memuru Mihail L.’nin kadınlara ait duş alanına küçük bir casus kamera yerleştirdiği açıklandı. Kameranın, bir kadın polis tarafından tesadüfen fark edildiği ve durumun hemen amirlere bildirildiği aktarıldı.</p>

<p>Habere göre olay sonrası soruşturmacılar ikinci bir kamera yerleştirerek şüpheliyi takip etti. Kısa süre sonra duş alanındaki kamerayı kontrol etmeye gelen polis memurunun suçüstü yakalandığı belirtildi.</p>

<p><strong>Evi arandı, elektronik cihazlarına el konuldu</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında şüpheli polisin görev yaptığı birim ve evi arandı. Polis ekiplerinin bilgisayarlar, veri depolama cihazları ve çeşitli elektronik ekipmanlara el koyduğu bildirildi.</p>

<p>Hamburg İçişleri Kurumu Sözcüsü Daniel Schaefer, olayın İç Soruşturmalar Birimi (DIE) tarafından yürütüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Hamburg Polisi Sözcüsü Sebastian Born ise polis memurunun görevden uzaklaştırıldığını belirterek, “Polis Başkanı tarafından memurun görev yapması ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüpheli polisin hizmet silahı ve polis kimliği de geri alındı. Hakkında ayrıca disiplin soruşturması başlatıldı.</p>

<p><strong>Görüntülerin internette paylaşılıp paylaşılmadığı araştırılıyor</strong></p>

<p>Eyalet Kriminal Dairesi’ne (LKA) bağlı uzman ekiplerin, ele geçirilen dijital materyalleri incelemeye başladığı bildirildi. Soruşturmada, gizlice çekildiği iddia edilen görüntülerin internette yayımlanıp yayımlanmadığı ya da satılıp satılmadığı da araştırılıyor.</p>

<p>Şüphelinin kadın meslektaşlarını ne kadar süredir gizlice görüntülediğinin ise henüz netlik kazanmadı.</p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre, 28 yaşındaki polis memurunun kısa süre önce ebeveyn izninden dönerek yeniden göreve başladığı ifade edildi.</p>

<section dir="auto">
<p>İçişleri bünyesindeki İç Soruşturmalar Birimi’nin (Dezernat Interne Ermittlungen) olaya el koyduğu belirtilirken, polis memuru hakkında ayrıca disiplin soruşturması başlatıldığı aktarıldı. Şüpheli memurun silahı ve görev kimliği de geri alındı. İddiaların doğrulanması halinde ise yalnızca görevini değil, memur statüsünü ve emeklilik haklarını da kaybedebileceği kaydedildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, BİLİM-TEK, HAMBURG, KADIN, MAGAZİN, ÖZEL HABER, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/polis-8.png" type="image/jpeg" length="98013"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’dan Hürmüz Boğazı’na mayın temizleme gemisi: ‘Fulda’ yola çıktı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-hurmuz-bogazina-mayin-temizleme-gemisi-fulda-yola-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-hurmuz-bogazina-mayin-temizleme-gemisi-fulda-yola-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Donanması’na ait “Fulda” adlı mayın temizleme gemisi, Hürmüz Boğazı’nda olası bir görev için hazırlık kapsamında Akdeniz’e doğru yola çıktı. Gemi, pazartesi günü Kiel-Wik Deniz Üssü’nden hareket ederek NATO’nun Akdeniz’deki mayın savunma birliğine katılmak üzere görevlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya Savunma Bakanlığı, “Fulda”nın daha önce Kuzey ve Baltık Denizi’ndeki NATO görevinden çekilerek bu yeni misyona yönlendirildiğini açıkladı. Gemi, şimdilik Akdeniz’de hazır bekleyecek.</strong></p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı için olası görev</strong></p>

<p>“Fulda”nın ilerleyen süreçte Basra Körfezi’ne ve özellikle Hürmüz Boğazı’na gönderilmesi ihtimali bulunuyor. Ancak bu tür bir konuşlandırma için Alman Federal Meclisi’nin (Bundestag) onayı gerekiyor. Mevcut planlamaya göre gemi, meclis kararı alınana kadar görev bölgesine yakın bir konumda olacak.</p>

<p>CDU’lu Savunma Komisyonu üyesi Bastian Ernst, böyle bir görev için öncelikle bölgede güvenliğin sağlanması gerektiğini belirterek, “Kalıcı ve güvenilir bir ateşkes olmadan bu yönde bir yetki verilmez” dedi.</p>

<p><strong>Enerji güvenliği endişesi</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve doğalgaz taşımacılığı açısından kritik öneme sahip bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor. İran savaşı nedeniyle bölgede artan gerilim ve fiili blokaj, enerji fiyatları ve uluslararası ticaret üzerinde doğrudan etkiler yaratıyor.</p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi’ye çağrıda bulunarak, Hürmüz Boğazı’nın “derhal serbest bırakılmasını” talep etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>NATO kapsamında görev</strong></p>

<p>Savunma Bakanlığı Sözcüsü, “Fulda”nın Akdeniz’e erken konuşlandırılmasının “önemli zaman kazandıracağını” belirterek, gerekli siyasi karar alındığında geminin mayın temizleme kapasitesinin hızla devreye sokulabileceğini ifade etti.</p>

<p>Yaklaşık 40 kişilik mürettebata sahip gemide, mayın tespiti ve imhası konusunda uzman dalgıçlar görev yapıyor. Operasyonlarda sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı araçları kullanılıyor.</p>

<p><strong>Çok uluslu görev planı</strong></p>

<p>Olası bir Hürmüz operasyonunda “Fulda”nın tek başına hareket etmeyeceği, NATO çerçevesinde oluşturulacak bir görev gücü içinde yer alacağı belirtildi. Bu kapsamda Alman donanmasına ait “Mosel” adlı ikmal gemisinin de Akdeniz’deki NATO birliğine katılacağı açıklandı.</p>

<p>Planlamaya göre görev gücüne hava savunma fırkateyni ve deniz gözetleme uçaklarının da dahil edilmesi öngörülüyor. Operasyonun kapsamı ve süresi ise Bundestag’ın alacağı karara bağlı olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-hurmuz-bogazina-mayin-temizleme-gemisi-fulda-yola-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/gemi-2.png" type="image/jpeg" length="22398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da üç partiden ortak karar: SPD, Yeşiller ve Sol Parti X’ten çekiliyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-uc-partiden-ortak-karar-spd-yesiller-ve-sol-parti-xten-cekiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-uc-partiden-ortak-karar-spd-yesiller-ve-sol-parti-xten-cekiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Sol Parti, koordineli bir kararla Elon Musk’a ait sosyal medya platformu X’i (eski adıyla Twitter) terk etme kararı aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Partilerin resmi hesaplarının yanı sıra Federal Meclis’teki grup hesaplarının ve çok sayıda siyasetçinin kişisel hesaplarının devre dışı bırakılacağı açıklandı.</strong></p>

<p>Partiler tarafından yapılan ve aynı ifadeleri içeren açıklamalarda, “X son yıllarda kaosa sürüklendi. Siyasi tartışmalar, insanlara ulaşan ve onları bilgilendiren bir alışverişten beslenir. X ise giderek dezenformasyonu teşvik ediyor” denildi. “#WirVerlassenX” etiketiyle paylaşılan mesajlarda, bu nedenle hesapların artık kullanılmayacağı duyuruldu.</p>

<p><strong>Koordineli adım, uzun hazırlık</strong></p>

<p>Kararın, Yeşiller Partisi Genel Sekreteri Pegah Edalatian’ın girişimiyle başlatılan ve haftalar süren bir hazırlık sürecinin ardından alındığı belirtildi. Edalatian, X’in “dezenformasyon için bir giriş kapısı ve agresif bir tartışma alanı” haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Parti yönetimleri, üyelerine platformdan ayrılmalarını tavsiye ederken, bu konuda nihai kararın bireylere bırakıldığını vurguladı. Sol Parti de benzer şekilde bağlayıcı bir talimat yerine teşvik edici bir tutum benimsedi.</p>

<p><strong>Siyasetçiler de ayrılıyor</strong></p>

<p>Kararın ardından Sol Parti Eş Başkanı Jan van Aken ile Yeşiller’in eş genel başkanları Franziska Brantner ve Felix Banaszak’ın yanı sıra, Yeşiller Meclis Grup Başkanları Katharina Dröge ve Britta Hasselmann gibi isimler de kişisel hesaplarını kapatacaklarını açıkladı. Bazı siyasetçilerin ise daha önce platformdan ayrıldığı belirtildi.</p>

<p>Parti hesaplarının tamamen silinmek yerine şimdilik pasif hale getirileceği bildirildi.</p>

<p><strong>Musk dönemi tartışmaları artırdı</strong></p>

<p>X, Elon Musk’ın 2022 yılında platformu yaklaşık 44 milyar dolara satın almasının ardından sık sık eleştirilerin hedefi oldu. Musk’ın, ifade özgürlüğünü artırma gerekçesiyle dezenformasyona karşı bazı denetim mekanizmalarını geri çektiği belirtiliyor. Ayrıca Musk’ın sağ popülist hareketlere verdiği destek, ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkileri ve zaman zaman Alman siyasetçilere yönelik sert açıklamaları da tartışma yarattı.</p>

<p>Uzmanlar, bu süreçte platformda nefret söylemi, antisemitizm ve aşırı sağ içeriklerin görünürlüğünün arttığına dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Siyasette görüş ayrılığı</strong></p>

<p>SPD, Yeşiller ve Sol Parti’nin toplu çekilme kararına karşın Almanya’da tüm siyasi aktörler aynı görüşte değil. Federal hükümet daha önce platformdan ayrılma çağrılarını reddederken, Başbakan Friedrich Merz ve çok sayıda bakanlık X’i kullanmayı sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ana muhalefetteki ırkçı AfD ise üç partinin kararını eleştirerek, bu adımın siyasi tartışmaları zayıflatacağını savundu.</p>

<p><strong>Alternatif platformlara yönelim</strong></p>

<p>Partiler, dijital iletişim için Instagram ve Bluesky gibi alternatif platformlara yönelmeyi planladıklarını açıkladı. Kararın, Almanya’da ve uluslararası alanda X’e yönelik artan eleştirilerin son halkası olduğu değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, BİLİM-TEK, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-uc-partiden-ortak-karar-spd-yesiller-ve-sol-parti-xten-cekiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/musk-ve-x.JPG" type="image/jpeg" length="39748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Die Zeit gazetesinde dikkat çeken analiz: Zihinlerdeki faşizm]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/die-zeit-gazetesinde-dikkat-ceken-analiz-zihinlerdeki-fasizm</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/die-zeit-gazetesinde-dikkat-ceken-analiz-zihinlerdeki-fasizm" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Araştırmalar, 1930’larda Nazi Partisi’nin güçlü olduğu bölgelerde bugün aşırı sağ partilere verilen desteğin de yüksek olduğunu gösteriyor. Bu da düşünsel süreklilik ihtimalini güçlendiriyor."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çeviri: Süheyla Kaplan</strong></p>

<p>1950’li yıllarda Theodor W. Adorno, Almanların zihniyetini test etmek istedi. Ortaya çıkan sarsıcı sonuçları ise kamuoyundan saklı tuttu. Şimdi, efsanevi “Grup Deneyi” yeniden araştırılmaya başlanıyor.</p>

<p>Sonuçlar fazlasıyla çarpıcıydı. O kadar çarpıcıydı ki Theodor W. Adorno, bunları savaş sonrası Alman kamuoyuna sunmamayı tercih etti. 1950’lerin başında Adorno ve Frankfurt Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’ndeki meslektaşları, Alman toplumunun zihniyetini incelemiş; antisemitik, antidemokratik ve etnik milliyetçi düşünceler üzerine araştırmalar yürütmüştü. Alman sosyolojisinin en kapsamlı çalışmalarından biri olan bu “Grup Deneyi”, onlarca yıl boyunca enstitü arşivlerinde yayımlanmadan kaldı — ta ki bugüne kadar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nasyonal Sosyalizmin, 1945 sonrasında da birçok Almanın zihninde yaşamaya devam ettiği; Müttefiklerin uyguladığı resmî Nazilerden arındırma sürecinin, zihinsel anlamda bir arınmayı otomatik olarak getirmediği artık toplumsal bir kabul haline geldi. Ancak asıl soru şu: Nazi düşünce yapısı savaş sonrası yıllarda tam olarak nasıl varlığını sürdürdü?</p>

<p>Bir cuma öğleden sonrası, Frankfurt’taki Sosyal Araştırmalar Enstitüsü Direktörü Stephan Lessenich ile enstitü arşivinin yöneticisi filozof Dirk Braunstein, Lessenich’in ofisinde oturuyor. Bugün savaş sonrası Almanya’nın düşünce kalıplarını bambaşka bir açıdan görmemizi sağlayacak çalışma onların girişimiyle yeniden gündeme geliyor.</p>

<p>Braunstein şöyle diyor:</p>

<p>“Grup Deneyi’ni ilk kez incelediğimde şunu düşündüm: Bu mutlaka kamuoyuna açılmalı.”</p>

<p>Lessenich de başını sallayarak ekliyor:</p>

<p><strong>“İnanılmaz bir malzeme.”</strong></p>

<p>Wuppertal Üniversitesi ile iş birliği içinde yürütülecek 12 yıllık araştırma projesi kapsamında deneyin belgeleri ilk kez dijital ortamda yayımlanacak.</p>

<p><strong>1.635 kişiyle yapılan dev çalışma</strong></p>

<p>Ağustos 1950 ile Mayıs 1951 arasında, enstitü çalışanları toplam 1.635 deneği grup tartışmalarında bir araya getirdi. Amaç, yeni Federal Almanya’da insanların özel sohbetlerde dile getirdiği gerçek düşünceleri ortaya çıkarmaktı. Çalışma, Batılı işgal güçleri tarafından finanse edildi. Tartışmalar Frankfurt, Lübeck, Augsburg, Münih, Hamburg ve Batı Almanya’nın başka kentlerinde yapıldı. Geriye 33 binden fazla sayfa rapor kaldı.</p>

<p><strong>Transkriptlerde şu tür ifadeler yer alıyordu:</strong></p>

<ul>
 <li>“Irklar doğuştan farklıdır ve Tanrı’nın yasası bu ırkların saf tutulmasını gerektirir.”</li>
 <li>“Almanya’da insanları yönetme yeteneğine sahip güçlü bir adam yönetmeli.”</li>
 <li>“Hitler döneminde çok iyi şeyler de oldu.”</li>
 <li>“Biz aslında satranç taşları gibiydik.”</li>
</ul>

<p>Bu ifadeler; açık antisemitizmi, suç ortaklığını inkâr etmeyi, Nazi rejimini romantikleştirmeyi ve otoriter yönetim özlemini açıkça ortaya koyuyordu.</p>

<p><strong>Adorno neden yayımlamadı?</strong></p>

<p>Adorno, deney için kendi notlarında “sevginin ama aynı zamanda kaygının çocuğu” ifadesini kullandı. Belgelerin kenarına ise şu notu düştü:</p>

<p><strong>“Şok edecek!”</strong></p>

<p>Muhtemelen Alman toplumunun bu gerçekle yüzleşmeye hazır olmadığını düşündü.</p>

<p>Stephan Lessenich bunu şöyle yorumluyor:</p>

<p>“Adorno, Almanya’da demokrasi için sağlam bir toplumsal temel olmadığını fark etti. İnsanların önemli bir kısmı başka yönetim biçimleriyle de kolayca uyum sağlayabilirdi.”</p>

<p><strong>“Naziler yok sanmıştı”</strong></p>

<p>Adorno 1949’da sürgünden Almanya’ya döndüğünde, dışarıdan bakınca “Nazisiz bir Almanya” görmüştü. Thomas Mann’a yazdığı mektupta, insanların yalnızca “Ben Nazi değildim” demediğini; gerçekten Nazi olduklarına inanmadıklarını yazıyordu. Bu durum ona daha da ürkütücü gelmişti.</p>

<p>Fakat Grup Deneyi sonuçları, Nazi düşüncesinin toplumsal bilinçaltında hâlâ canlı olduğunu gösterdi.</p>

<p><strong>Bugüne etkisi</strong></p>

<p>Araştırmacılara göre savaş sonrası zihniyet iki kuşakta tamamen yok olmadı.</p>

<p>Lessenich: “Bugünkü otoriter eğilimleri anlamak için savaş sonrası zihniyet dünyasına bakmak gerekiyor.”</p>

<p>Araştırmalar, 1930’larda Nazi Partisi’nin güçlü olduğu bölgelerde bugün aşırı sağ partilere verilen desteğin de yüksek olduğunu gösteriyor. Bu da düşünsel süreklilik ihtimalini güçlendiriyor.</p>

<p>Grup Deneyi’nin yayımlanacak belgeleri, Nazi ideolojisinin savaş bittikten sonra bile insanların zihinlerinde nasıl yaşamaya devam ettiğini çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/die-zeit-gazetesinde-dikkat-ceken-analiz-zihinlerdeki-fasizm</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 23:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/almanya-da-fasiszm.JPG" type="image/jpeg" length="10831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü: Türkiye 180 ülke arasında 163. sıraya geriledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/3-mayis-dunya-basin-ozgurlugu-gunu-turkiye-180-ulke-arasinda-163-siraya-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/3-mayis-dunya-basin-ozgurlugu-gunu-turkiye-180-ulke-arasinda-163-siraya-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yapılan açıklamalar ve yayımlanan raporlar, hem Türkiye’de hem de dünyada basın özgürlüğüne yönelik baskıların arttığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), gazetecilere yönelik baskılara dikkat çekerek tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulunurken, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) verileri küresel ölçekte gerilemeye işaret etti.</p>

<p><strong>TGC: “Gazeteciler üzerindeki baskılar artıyor”</strong></p>

<p>TGC Yönetim Kurulu’nun açıklamasında, gazetecilerin işsizlik, sansür, oto sansür, tehdit, fiziksel saldırı, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya olduğu vurgulandı. RSF’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye’nin 180 ülke arasında 163. sıraya gerilediği hatırlatıldı.</p>

<p>Açıklamada, Türk Ceza Kanunu’nun “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen 217/A maddesinin gazetecilere karşı kötüye kullanıldığı ifade edildi. Bu kapsamda cezaevinde yaptıkları haberler nedeniyle 14 gazetecinin bulunduğu belirtilirken, son olarak gazeteciler Merdan Yanardağ, İsmail Arı ve Alican Uludağ’ın tutuklandığı aktarıldı.</p>

<p>Gazeteci Tolga Şardan’ın bir yazısı nedeniyle 5 ay hapis cezasına çarptırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, Zafer Arapkirli’nin ise sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası aldığı belirtildi. Halk TV’de yaptıkları yorumlar nedeniyle Murat Ağırel ile Barış Pehlivan’ın da aynı yasa kapsamında birer yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada ayrıca çok sayıda gazeteci hakkında dava açıldığı ve bazı gazetecilerin adli kontrol şartıyla baskı altında tutulduğu vurgulandı. Toplumsal olayları ve basın açıklamalarını takip etmenin dahi gözaltı gerekçesi haline geldiğine dikkat çekildi.</p>

<p><strong>Almanya’da gerileme</strong></p>

<p>RSF’nin raporuna göre Almanya da basın özgürlüğü sıralamasında geriledi. Ülke, üç basamak düşerek 14. sıraya indi. Raporda Almanya’nın durumu “tatmin edici” olarak değerlendirilse de gazetecilerin sahada ve dijital ortamda artan tehditlerle karşı karşıya olduğu belirtildi.</p>

<p>Özellikle sosyal medyada artan nefret söylemi, kutuplaşma ve itibarsızlaştırma kampanyalarının gazetecilik faaliyetlerini zorlaştırdığına dikkat çekildi. Medyaya olan güven kaybının da önemli bir sorun olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Küresel tablo: Yarım asırda en kötü dönemlerden biri</strong></p>

<p>RSF verilerine göre, endeksin 25 yıllık tarihinde ilk kez ülkelerin yarısından fazlasında basın özgürlüğü “zor” veya “çok ciddi” kategorisinde yer aldı. Dünya nüfusunun yalnızca yüzde 1’inin “iyi” düzeyde basın özgürlüğüne sahip ülkelerde yaşadığı belirtildi.</p>

<p>Norveç’in ilk sırada yer aldığı listede Hollanda, Estonya ve Danimarka üst sıralarda bulunurken; Eritre, Kuzey Kore ve Çin listenin sonlarında yer aldı. ABD ise yedi basamak gerileyerek 64. sıraya düştü.</p>

<p><strong>BM: “Basın özgürlüğü tüm hakların temelidir”</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, 3 Mayıs mesajında gazetecilerin dünya genelinde artan baskı ve tehlikelerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Özellikle savaş ve çatışma bölgelerinde gazetecilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çekilen mesajda, gazetecilere karşı işlenen suçların yüzde 85’inin cezasız kaldığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, basın özgürlüğünün demokrasi, insan hakları ve barış için temel olduğu vurgulanarak, gazetecilerin korunması ve özgür çalışabilmesi için daha fazla çaba gösterilmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p><strong>“Toplum da sorumluluk almalı”</strong></p>

<p>Uzmanlar, basın özgürlüğünün korunması için yalnızca devletlerin değil, toplumun da sorumluluk alması gerektiğine dikkat çekiyor. Bağımsız gazeteciliğin desteklenmesi, medya kuruluşlarının çalışanlarını koruması ve kamuoyunun doğru bilgiye erişim için medyaya sahip çıkması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü kapsamında yapılan tüm çağrılarda ortak mesaj ise açık: Özgür ve güvenli gazetecilik, demokratik toplumların vazgeçilmez unsuru olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/3-mayis-dunya-basin-ozgurlugu-gunu-turkiye-180-ulke-arasinda-163-siraya-geriledi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 08:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/dunya-basin-ozgurlugu-gunu.JPG" type="image/jpeg" length="99315"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran savaşında son durum: ABD Almanya’daki 5.000 askerini geri çekiyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/iran-savasinda-son-durum-abd-almanyadaki-5000-askerini-geri-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/iran-savasinda-son-durum-abd-almanyadaki-5000-askerini-geri-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Almanya’daki askeri varlığını azaltma kararı aldığını açıkladı. Washington’da yapılan duyuruda, ABD’nin Almanya’daki üslerden 5 bin askerini geri çekeceği bildirildi. Kararın, ABD Başkanı Donald Trump ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz arasında yaşanan gerilimin ardından gelmesi dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Avrupa’daki ABD askeri varlığının gözden geçirilmesi sonrası bu adımı attığını belirterek, çekilmenin önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde tamamlanmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Asker sayısı 38 bin civarında kalacak</strong></p>

<p>Planlanan çekilmeye rağmen Almanya’da yaklaşık 38 bin ABD askerinin konuşlu kalacağı belirtildi. Bu sayı, Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin ardından artırılan askeri varlığın bir kısmının geri çekilmesi anlamına geliyor.</p>

<p>Almanya, ABD’nin Avrupa’daki en büyük askeri konuşlanmasına ev sahipliği yapıyor. Ülkede aynı zamanda ABD Avrupa Komutanlığı (EUCOM) ve Afrika Komutanlığı (AFRICOM) da bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Trump’tan NATO ve Avrupa’ya eleştiri</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, son aylarda NATO müttefiklerinin özellikle İran’a yönelik politikalarında yeterli destek vermediğini savunarak Avrupa’daki asker sayısının azaltılabileceği yönünde uyarılarda bulunuyordu.</p>

<p>Hafta başında Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in İran ve ABD politikalarına yönelik eleştirilerinin ardından iki lider arasında söz düellosu yaşandı. Merz, İran yönetiminin tutumunu eleştirirken ABD’nin savaşı hızlı şekilde sonlandıramadığını ve müzakerelerde yeterince etkili bir strateji ortaya koyamadığını ifade etti.</p>

<p>Trump ise sosyal medya platformu Truth Social üzerinden Merz’e sert sözlerle karşılık vererek, “Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor” ifadelerini kullandı ve Almanya’nın ekonomik durumunu da eleştirdi.</p>

<p><strong>Pentagon içinde sürpriz etkisi</strong></p>

<p>Trump’ın asker çekme fikrini ilk kez hafta ortasında gündeme getirdiği, bu çıkışın Pentagon yetkilileri arasında da sürpriz yarattığı belirtildi. ABD basınına göre bazı savunma yetkilileri, bu tür bir planlamadan önceden haberdar değildi.</p>

<p>Pentagon’un yıl başında tamamladığı küresel askeri yapılanma raporunda Avrupa’dan büyük çaplı bir çekilme önerilmezken, kaynakların daha fazla Pasifik bölgesi ve Batı yarımküreye kaydırılması tavsiye edilmişti.</p>

<p><strong>Avrupa güvenliğine etkisi sınırlı olabilir</strong></p>

<p>Askeri uzmanlara göre planlanan çekilmenin Avrupa güvenliği üzerinde büyük bir etkisi olması beklenmiyor. Bunun başlıca nedeni olarak NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını artırması ve askeri kapasitelerini güçlendirmesi gösteriliyor.</p>

<p>Ancak karar ABD içinde de tartışma yarattı. Cumhuriyetçi çevrelerden bazı isimler çekilmeye karşı çıkarken, eski ulusal güvenlik danışmanı Brad Bowman, Almanya’dan asker çekilmesinin ABD’nin çıkarlarına zarar verebileceğini savundu. Bowman, ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığının Rusya’ya karşı caydırıcılığı güçlendirdiğini ve aynı zamanda Akdeniz bölgesine askeri güç aktarımını kolaylaştırdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/iran-savasinda-son-durum-abd-almanyadaki-5000-askerini-geri-cekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/usa-4.jpeg" type="image/jpeg" length="71901"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da 1 Mayıs’ta on binler meydanlara çıktı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-1-mayista-on-binler-meydanlara-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-1-mayista-on-binler-meydanlara-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da 1 Mayıs İşçi Bayramı, bu yıl da kitlesel gösterilerle kutlandı. Başta Hamburg ve Berlin olmak üzere birçok kentte on binlerce kişi işçi hakları, sosyal adalet ve ekonomik eşitsizliklere karşı meydanlara çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deutscher Gewerkschaftsbund'un (Alman Sendikalar Birliği) Hamburg'da düzenlediği merkezi 1 Mayıs yürüyüşüne yaklaşık 10 bin kişi katıldı. "Önce işimiz, sonra sizin kârınız" sloganıyla düzenlenen gösteri, Ottensen S-Bahn Station yakınında başladı ve Hamburg Fischmarkt'ta yapılan mitingle devam etti.</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/1-mayis-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamburg DGB Başkanı Tanja Chawla, konuşmasında artan sosyal eşitsizliklere dikkat çekerek devletin piyasaya daha güçlü müdahale etmesi gerektiğini vurguladı. Chawla, adil ücretler, güçlü toplu iş sözleşmeleri, sağlam bir sosyal devlet ve güvenli bir gelecek taleplerini yineledi. Gösteriye Hamburg Belediye Başkanı Peter Tschentscher de katıldı.</p>

<p><img alt="Savasa Son-2" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/savasa-son-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Kentte ayrıca Harburg ve Bergedorf bölgelerinde de ayrı etkinlikler düzenlenirken, günün ilerleyen saatlerinde sol grupların organize ettiği başka yürüyüşlerde de binlerce kişinin sokağa çıkması bekleniyor.</p>

<p><img alt="" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/alevi.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Hamburg'da düzenlenen İşçi Bayramı mitingine CHP, TİP, Sol Parti yurt dışı örgütlerinin yanı sıra Alevi dernekleri ve çok sayıda göçmen örgütleri de renk kattı.</p>

<p><img alt="Didf-1" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/didf-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p><strong>Berlin'de "Devrimci 1 Mayıs" için yoğun güvenlik</strong></p>

<p>Başkent Berlin'de ise akşam saatlerinde düzenlenecek "Devrimci 1 Mayıs" gösterisine yaklaşık 20 bin kişinin katılması bekleniyor. Berlin Police, büyük çaplı olaylar beklemediğini açıklarken, polis sözcüsü Florian Nath güvenlik güçlerinin her türlü senaryoya hazır olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="1 Mayis1" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/1-mayis1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Yetkililer, yüz kapatmanın yasak olmadığını ancak meşale ve havai fişek gibi piroteknik maddelerin kullanımına izin verilmeyeceğini duyurdu.</p>

<p><img alt="Gew" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/gew.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Berlin Emniyet Müdürü Barbara Slowik Meisel ise son yıllarda 1 Mayıs gösterilerindeki şiddet eğiliminin azaldığını belirterek, etkinliklerin giderek daha barışçıl bir atmosfere dönüştüğünü ifade etti.</p>

<p><img alt="Junge Welt" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/junge-welt.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p><strong>1 Mayıs tatili tartışmasına tepki</strong></p>

<p>Öte yandan Alman Sendikalar Birliği (Deutscher Gewerkschaftsbund) Saksonya eyaleti Başkanı Daniela Kolbe, 1 Mayıs'ın resmi tatil olmaktan çıkarılması yönündeki önerilere sert tepki gösterdi. Kolbe, 1 Mayıs'ın işçi hakları mücadelesinin sembolü olduğunu belirterek bu hakkın tartışmaya açılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Grev-25" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/grev-25.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Almanya genelinde kutlamalar büyük ölçüde sakin geçerken, işçi hakları, ücret artışları ve sosyal adalet talepleri bu yılki 1 Mayıs gösterilerinin ana gündem maddeleri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-1-mayista-on-binler-meydanlara-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/demo1-7.jpeg" type="image/jpeg" length="94582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da Aldi Süd’de 1250 kişilik işten çıkarma planı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-aldi-sudde-1250-kisilik-isten-cikarma-plani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-aldi-sudde-1250-kisilik-isten-cikarma-plani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın önde gelen perakende zincirlerinden Aldi Süd, maliyetleri düşürme ve kurumsal yapıyı yeniden düzenleme kapsamında geniş çaplı bir işten çıkarma planı hazırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şirketin, Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Mülheim an der Ruhr kentindeki merkezinde 2027 yılı sonuna kadar yaklaşık 1250 kişinin işine son vermeyi planladığı bildirildi.</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan haberlere göre, işten çıkarmaların büyük bölümü şirketin uluslararası IT ve dijital birimi Aldi DX’te gerçekleşecek. Söz konusu birimde binlerce kişinin çalıştığı, kesintilerin ağırlıklı olarak bu alana yöneleceği ifade ediliyor. Ayrıca uluslararası satın alma departmanında da bazı pozisyonların kaldırılması bekleniyor.</p>

<p><strong>Dijital birim hedefte</strong></p>

<p>Aldi Süd’ün dijital dönüşüm süreçlerini yürüten Aldi DX, planlanan küçülmenin merkezinde yer alıyor. Şirketin daha önce de bu birimde personel azaltımına gittiği, geçtiğimiz yıl yaklaşık 400 çalışanın işine son verildiği ve bazı görevlerin dış kaynaklara devredildiği biliniyor.</p>

<p>Şirket, bu adımı “süreç ve yapıların sürekli optimize edilmesi” kapsamında değerlendirirken, doğrudan işten çıkarmalar yerine gönüllü ayrılık programlarının devreye alınacağını açıkladı. Buna göre çalışanlara kıdem tazminatı ve çeşitli teşvikler sunulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uluslararası birimlerde de kesinti</strong></p>

<p>Plan kapsamında yalnızca dijital alan değil, Aldi International Services bünyesindeki bazı idari ve satın alma birimleri de etkilenecek. Bu birim, şirketin IT, satın alma ve diğer merkezi fonksiyonlarını kapsıyor.</p>

<p>Şirketin Salzburg merkezli holdingi ise konuya ilişkin ayrıntılı yorum yapmaktan kaçınarak, “İç meseleler ve spekülasyonlar hakkında açıklama yapmıyoruz” ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>Önceki kesintilerin devamı</strong></p>

<p>Aldi Süd’ün bu kararı, daha önce Almanya’daki merkezinde muhasebe, insan kaynakları ve satın alma gibi alanlarda yüzlerce pozisyonun kaldırılmasının ardından geldi. Şirketin bazı görevleri yurtdışındaki merkezlere kaydırma stratejisi izlediği de biliniyor.</p>

<p>Yaklaşık 2 bin mağaza ve 50 bin çalışana sahip olan Aldi Süd, Almanya’nın en büyük perakende şirketlerinden biri konumunda bulunuyor. Uzmanlara göre planlanan işten çıkarmalar, şirketin dijitalleşme ve maliyet kontrolü odaklı yeniden yapılanma sürecinin önemli bir parçası olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-aldi-sudde-1250-kisilik-isten-cikarma-plani</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/2-137.png" type="image/jpeg" length="56886"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya Hükümeti ve AB’ye Açık Mektup: Kaçırılan Gazeteciler İçin Harekete Geçin]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-hukumeti-ve-abye-acik-mektup-kacirilan-gazeteciler-icin-harekete-gecin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-hukumeti-ve-abye-acik-mektup-kacirilan-gazeteciler-icin-harekete-gecin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya ve Avrupa’dan siyasetçi, gazeteci, yazar, sanatçı ve aktivistlerin de aralarında bulunduğu 165 kişi, Suriye’de kaçırılan gazeteciler Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad için ortak bir açık mektup kaleme aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aralarında Avrupa Parlamentosu ve Almanya Federal Parlamentosu üyelerinin de yer aldığı imzacılar, söz konusu mektubun Almanya Federal Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Federal Şansölye Friedrich Merz ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e iletileceğini duyurdu.</strong></p>

<p>Açık mektupta, Alman gazeteci Eva Maria Michelmann ile Kürt gazeteci Ahmet Polad’ın 18 Ocak 2026 tarihinde Suriye’nin Rakka kentinde kaçırıldığı hatırlatıldı. İki gazetecinin, bölgede özellikle İslamcı terör örgütü IŞİD’in faaliyetlerini izlemek amacıyla bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Suriye Geçiş Hükümeti’nin Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Bölgesi’ne (DAANES) yönelik başlattığı operasyon sırasında Rakka’da yaşanan şiddetli çatışmalar esnasında, iki gazetecinin 18 Ocak 2026’da diğer sivillerle birlikte DAANES’e (Rojava) bağlı bir gençlik binasına sığındıkları ifade edildi.</p>

<p>Metinde, söz konusu binanın Suriye Geçiş Hükümeti (STG) güçleri tarafından kuşatıldığı, ardından STG ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yapılan görüşmeler sonucunda binadaki sivillerin tahliye edilmesine karar verildiği aktarıldı. Ancak görgü tanıklarının ifadelerine göre Michelmann ve Polad’ın tahliye sırasında diğer kişilerden ayrılarak STG’ye bağlı güvenlik güçleri tarafından bir araca bindirilip götürüldüğü ve o tarihten bu yana kendilerinden haber alınamadığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="Eva Ve Ahmed-1" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/eva-ve-ahmed-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>6 Nisan’da kamuoyuna yansıyan bir video kaydında, olaya tanıklık eden bir kişinin iki gazetecinin kaçırılma anına ilişkin detayları paylaştığına dikkat çekilen mektupta, ayrıca 11 Nisan’da SDG ile Suriye Geçiş Hükümeti arasında gerçekleştirilen esir takası sonrasında serbest bırakılan bazı kişilerin Michelmann ve Polad’ın Halep’te tutulduğunu beyan ettikleri bilgisine yer verildi.</p>

<p>Açıklamada, 36 yaşındaki Siegburg doğumlu Eva Maria Michelmann’ın 2022’den bu yana Rojava’da serbest gazeteci olarak faaliyet yürüttüğü belirtildi. Michelmann’ın çeşitli ajanslarda yazılar yayımladığı da kaydedildi.</p>

<p>İmzacılar, Suriye Geçiş Hükümeti’nin iki gazetecinin akıbetine ilişkin herhangi bir resmi bilgi paylaşmadığını vurgulayarak, Michelmann’ın ailesinin Alman makamlarına yaptığı başvurulara rağmen tatmin edici bir yanıt alınamadığını ifade etti. Aynı şekilde Avrupa Birliği kurumlarının da konuya ilişkin yeterli şeffaflık göstermediği eleştirisi dile getirildi.</p>

<p>Gazetecilerin alıkonulmasının basın özgürlüğüne yönelik açık bir ihlal olduğuna dikkat çekilen mektupta, Almanya hükümetinin yurtdışındaki vatandaşlarını koruma yükümlülüğü hatırlatıldı. Bu çerçevede, Michelmann’ın tutuklu bulunduğu Halep’te ziyaret edilmesi ve derhal serbest bırakılması için gerekli diplomatik girişimlerin yapılması çağrısında bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açık mektupta, Almanya ve Avrupa Birliği’nin en üst düzey yetkililerine seslenilerek, Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad’ın akıbetinin açıklığa kavuşturulması ve koşulsuz serbest bırakılmaları için acil ve etkili adımlar atılması talep edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-hukumeti-ve-abye-acik-mektup-kacirilan-gazeteciler-icin-harekete-gecin</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/eva-ve-ahmet-nerede.png" type="image/jpeg" length="41789"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya Başbakanı Merz’den İran’a “şartlı yaptırım” mesajı: AB’den temkinli yaklaşım]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-basbakani-merzden-irana-sartli-yaptirim-mesaji-abden-temkinli-yaklasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-basbakani-merzden-irana-sartli-yaptirim-mesaji-abden-temkinli-yaklasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ev sahipliğinde düzenlenen gayriresmî Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamalarda, İran’a yönelik yaptırımların belirli koşullar altında kademeli olarak hafifletilebileceğini söyledi. Ancak bu öneri, AB liderlerinden şimdilik temkinli karşılık buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Yaptırımlar ancak üç şartla hafifler”</strong></p>

<p>Zirve sonrası basın mensuplarına konuşan Merz, İran ile kapsamlı bir anlaşma sağlanması halinde yaptırımların gevşetilebileceğini belirtti. Merz, bunun için üç temel şart sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımının garanti altına alınması</li>
 <li>İran’ın nükleer programının tamamen sona erdirilmesi</li>
 <li>İsrail’e yönelik tehditlerin son bulması</li>
</ul>

<p>Merz, “ABD ile İran arasındaki müzakereler yeniden başlamalı. İran zaman kazanmaya çalışıyor, bu nedenle baskıyı artırmalıyız” dedi.</p>

<p>Almanya’nın Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine katkı sağlamaya hazır olduğunu da vurgulayan Merz, bunun için savaşın sona ermesi, hukuki zemin oluşturulması ve Alman Federal Meclisi’nin onayı gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>AB’den temkinli mesajlar</strong></p>

<p>Merz’in yaptırımların hafifletilmesi yönündeki önerisine AB cephesinden ise ihtiyatlı açıklamalar geldi. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, “İran konusunda yaptırımların hafifletilmesini konuşmak için henüz çok erken” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Benzer şekilde AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de yaptırımların kaldırılmasının, İran’ın hem nükleer faaliyetlerinde hem de bölgesel politikalarında somut değişimlere bağlı olması gerektiğini söyledi. Von der Leyen, gerilimin gerçekten azaldığının doğrulanmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Zirvede geniş gündem</strong></p>

<p>Zirvede yalnızca İran değil; Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve enerji krizi de ele alındı. Merz, savaşın enerji piyasaları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, Avrupa’nın rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni bir yol haritası üzerinde çalışıldığını belirtti.</p>

<p>Orta Doğu ve Körfez bölgesinden liderlerin de katıldığı toplantıda, bölgesel güvenlik ve enerji arzı konularında görüş alışverişinde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ukrayna’ya “kademeli entegrasyon” mesajı</strong></p>

<p>Merz ayrıca Ukrayna’nın AB’ye tam üyeliğinin kısa vadede mümkün olmadığını, ancak Avrupa kurumlarına daha fazla entegre edilmesi gerektiğini ifade etti. Ukrayna liderliğinin AB zirvelerine gözlemci olarak katılımı gibi adımların gündemde olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-basbakani-merzden-irana-sartli-yaptirim-mesaji-abden-temkinli-yaklasim</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/merz-8.png" type="image/jpeg" length="40678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da “patates krizi”: 700 ton ürün elde kaldı, çiftçi ücretsiz dağıtıyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-patates-krizi-700-ton-urun-elde-kaldi-ciftci-ucretsiz-dagitiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-patates-krizi-700-ton-urun-elde-kaldi-ciftci-ucretsiz-dagitiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletinde patates üreticileri ciddi bir arz fazlası kriziyle karşı karşıya. Hendrik Staacke adlı çiftçi, elinde kalan yaklaşık 700 ton patatesi satamayınca çareyi ürünü ücretsiz dağıtmakta buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lemgrabe yakınlarında üretim yapan Staacke ailesi, geçen yılki hasadın yaklaşık üçte birine denk gelen patatesleri piyasaya sunamadı. Çiftçiye göre mevcut koşullarda satış neredeyse imkânsız hale geldi. Biyogaz tesislerinin dolu olması ve artan yakıt maliyetleri nedeniyle ürünlerin hayvan yemi olarak taşınmasının da ekonomik olmadığı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="J Saacke" height="451" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/j-saacke.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Rekor hasat, çöken piyasa</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşağı Saksonya Eyaleti Tarım Odası (Landwirtschaftskammer Niedersachsen) verilerine göre krizin temel nedeni son yıllarda artan ekim alanları ve elverişli hava koşulları sayesinde elde edilen rekor düzeydeki hasat. Almanya ve Avrupa genelinde üretimin artması, piyasada ciddi bir arz fazlasına yol açtı.</p>

<p>Bu durum yalnızca fiyatların düşmesine neden olmadı; aynı zamanda alıcıların daha seçici davranmasına yol açtı. Tüccarlar çoğunlukla yalnızca en kaliteli ürünleri tercih ederken, geriye kalan büyük miktarda ürün çiftçilerin depolarında kaldı. Uzmanlara göre patateslerin uzun süre depolanması kaliteyi de hızla düşürüyor.</p>

<p><strong>“Böylesini hiç görmedim”</strong></p>

<p>Aile işletmesinin 100 yılı aşkın geçmişine rağmen böylesi bir durumla ilk kez karşılaştıklarını söyleyen Staacke ailesi, Avrupa genelinde benzer bir tablo yaşandığını belirtiyor. Aileden Jürgen Staacke,<strong> “Her yerde depolar dolu, böyle bir fazlayı daha önce hiç görmedim” </strong>diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.</p>

<p>Hasadın bir kısmı biyogaz tesislerine gönderilse de kapasite sınırlamaları nedeniyle çözüm olmadı. Hayvan yemi olarak değerlendirme seçeneği ise yüksek nakliye maliyetleri nedeniyle uygulanamıyor.</p>

<p><img alt="Almanya-52" height="437" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/almanya-52.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Ücretsiz dağıtım kararı</strong></p>

<p>Satış şansı kalmayan ve depoda bekledikçe kalitesi düşen patatesler için aile radikal bir karar aldı. 700 tonluk ürün hafta sonu ücretsiz olarak dağıtılacak.</p>

<p>Hendrik Staacke, “İsteyen herkes gelip ihtiyacı kadar alabilir. Bir kova ile gelen de, römorkla gelen de başımızın üstünde yeri var” sözleriyle çağrı yaptı.</p>

<p>Ancak aile, bu girişime rağmen ürünün büyük bölümünün elde kalmasından endişe ediyor. Beklentiler sınırlı: birkaç yüz kilogramın dağıtılabilmesi bile “iyi senaryo” olarak görülüyor. Geri kalan patateslerin ise imha edilmesi gündemde.</p>

<p><strong>Gıda israfı endişesi</strong></p>

<p>Toplam 45 hektarlık alanda üretim yapan Staacke ailesi için en büyük kaygı ekonomik kaybın ötesinde gıda israfı. <strong>“Bunlar hâlâ değerli gıda ürünleri. Çöpe gitmeleri çok üzücü olur”</strong> diyen aile, benzer krizlerin tekrar yaşanmaması için piyasa dengelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Öte yandan yeni sezon için ekim çalışmaları sürerken çiftçiler, “mükemmel hava koşullarının” yeniden aynı sonucu doğurup doğurmayacağı konusunda belirsizlik yaşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-patates-krizi-700-ton-urun-elde-kaldi-ciftci-ucretsiz-dagitiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 00:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/almanya-da-patates.JPG" type="image/jpeg" length="60283"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Von der Leyen: “Avrupa daha bağımsız olmalı”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-birligi-komisyonu-baskani-von-der-leyen-avrupa-daha-bagimsiz-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-birligi-komisyonu-baskani-von-der-leyen-avrupa-daha-bagimsiz-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın daha bağımsız ve güçlü bir aktör haline gelmesi gerektiğini belirterek, hem Birliğin genişlemesini hem de enerji politikalarında nükleer seçeneğin korunmasını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen Die Zeit gazetesinin 80. kuruluş yıl dönümü etkinliğinde konuşan von der Leyen, Avrupa’nın küresel dengeler karşısında daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. </strong></p>

<p>“Avrupa’nın sesi duyulmalı. Son dönemde Avrupa çok sık konuşmadı” diyen von der Leyen, özellikle dış politikada karar alma süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Oybirliği yerine çoğunluk önerisi</strong></p>

<p>AB içinde oybirliği ilkesinin karar alma süreçlerini yavaşlattığını ifade eden von der Leyen, bu sistemde değişiklik yapılması gerektiğini dile getirdi. Avrupa Konseyi için değil ancak Dışişleri Bakanları Konseyi’nde çoğunluk oylamasına geçilmesini öneren von der Leyen, böylece daha hızlı ve etkili kararlar alınabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>“Genişleme jeopolitik bir zorunluluk”</strong></p>

<p>Von der Leyen, AB’nin genişlemesinin sadece siyasi değil, aynı zamanda jeopolitik bir gereklilik olduğunu ifade etti. Avrupa kıtasının dış etkilerden korunması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz” dedi.</p>

<p><strong>“Eski ekonomik model sona erdi”</strong></p>

<p>Avrupa’nın bugüne kadar Rusya’dan ucuz enerji, Çin’den ucuz iş gücü ve ABD’den güvenlik desteğine dayalı bir model izlediğini hatırlatan von der Leyen, bu dönemin artık kapandığını söyledi. Avrupa’nın kendi güvenliğini ve ekonomik gücünü yeniden inşa etmesi gerektiğini belirten von der Leyen, “Kendimizi tamamen yeniden konumlandırmalıyız. Daha bağımsız olmalıyız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Nükleer enerji vurgusu</strong></p>

<p>Enerji politikalarına da değinen von der Leyen, yenilenebilir kaynakların temel öncelik olduğunu ancak nükleer enerjinin de sistemin bir parçası olması gerektiğini söyledi. Rüzgar, güneş ve diğer temiz enerji kaynaklarının önemine dikkat çeken von der Leyen, “Yenilenebilir enerjinin yetersiz kaldığı durumlarda kullanabileceğimiz nükleer enerjiye ihtiyacımız var. Nükleer enerjiden çıkış bir hataydı” dedi.</p>

<p>Ayrıca enerji depolama teknolojilerinin geliştirilmesi ve nükleer atıkların güvenli şekilde bertaraf edilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Dijital dünyada çocukların korunması</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Von der Leyen, dijital alanda çocukların korunmasının da öncelikli konular arasında yer aldığını belirtti. Sosyal medya ve çevrim içi platformlara karşı daha güçlü önlemler alınması gerektiğini ifade eden von der Leyen, Avrupa genelinde ortak bir yaş doğrulama uygulamasının hayata geçirilmesi çağrısını yineledi.</p>

<p>“Çocuklarımızı dijital dünyada korumak bizim sorumluluğumuz. Çocukları algoritmalar değil, ebeveynler yetiştirmeli” diyen von der Leyen, bu alanda ortak Avrupa yaklaşımının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>AB liderlerinin önümüzdeki günlerde enerji ve dijital güvenlik başta olmak üzere birçok başlığı ele almak üzere bir araya gelmesi bekleniyor. Von der Leyen’in açıklamaları, Birliğin önümüzdeki dönemde daha bütünleşik ve stratejik bir yön izleyebileceğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, İKLİM HAREKETLERİ, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-birligi-komisyonu-baskani-von-der-leyen-avrupa-daha-bagimsiz-olmali</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/von-der-leyen-3.png" type="image/jpeg" length="94571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tanıklara göre: Kayıp Alman gazeteci Michelmann ile Polat Suriye’de tutuklu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/taniklara-gore-kayip-alman-gazeteci-michelmann-ile-polat-suriyede-tutuklu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/taniklara-gore-kayip-alman-gazeteci-michelmann-ile-polat-suriyede-tutuklu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Köln kentinden gazeteci Eva-Maria Michelmann ve meslektaşı Ahmet Polat’ın, üç aydan uzun süredir kayıp olduğu Suriye’de bir hapishanede tutuklu olduğu ileri sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ailenin avukatlığını üstlenen hukuk bürosunun açıklamasına göre, farklı tanık ifadeleri Michelmann ve Polat’ın Halep’teki bir cezaevinde tutuklu olduğunu ortaya koyuyor.</strong></p>

<p>Yıllardır Rojava Özerk Yönetimi'nin kontrolü altındaki bölgelerde görev yapan, Özerk Yönetim, kadın hakları ve bölgedeki günlük yaşam üzerine haberler hazırlayan Alman gazeteci Eva Maria Michelmann, 18 Ocak’tan bu yana kayıp. Michelmann ve meslektaşı Ahmet Polat’ın, Rakka kentinde Suriye hükümet güçleri tarafından alıkonulduğu belirtildi.</p>

<p><img alt="Eva" height="304" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/eva.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="371" /></p>

<p>Ailesi ve meslektaşları, 3 aydır hiçbir yaşam belirtisi alamadıkları gazeteciler için Berlin hükümetine "somut adım atın" çağrısında bulunuyor.</p>

<p>36 yaşındaki Alman gazeteci, 2022 yılından bu yana Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi olarak bilinen bölgede görev yapıyor, özellikle Kürt medyasına siyasi gelişmeler hakkında haberler hazırlıyordu. Meslektaşlarının aktardığına göre Michelmann, son olarak IŞİD hücrelerinin yeniden güç kazanmasına ilişkin bir dosya üzerinde çalışıyordu.</p>

<p><img alt="Foto-5" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/foto-5.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Michelmann, 18 Ocak 2026’da gazeteci Ahmet Polat ile birlikte Rakka’da son kez görüldü. Görgü tanıklarına göre ikili, çatışmalar sırasında bir gençlik merkezine sığınmış, ancak aynı gece Suriye geçiş hükümetine bağlı güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınarak bilinmeyen bir yere götürülmüştü.</p>

<p><strong>Tanıklar: “Halep’teki cezaevinde”</strong></p>

<p>Gazetecinin akıbetine ilişkin en somut bilgiler, 11 Nisan’da gerçekleştirilen esir takasında serbest bırakılan eski Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensuplarından geldi. Serbest kalan bir tutuklu, Ahmet Polat’ı Halep’teki cezaevinde gördüğünü ve bir süre sonra aynı koğuşa alındığını ifade etti.</p>

<p>Tanık, Polat’ın gözaltında kötü muamele gördüğünü ve yaralanarak hastaneye kaldırıldığını, ancak sağlık durumunun şu anda iyi olduğunu belirtti. Aynı tanık, Michelmann’ı doğrudan görmediğini ancak kadın tutuklular bölümünde “Alman bir gazetecinin” bulunduğuna dair bilgiler aldığını aktardı.</p>

<p>Cezaevinde yaklaşık 40 kadın tutuklunun bulunduğu, mahkumların düzenli olarak kötü muameleye maruz kaldığı, açlık ve ağır koşulların yaygın olduğu da tanık ifadeleri arasında yer aldı. Bu iddialar henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanabilmiş değil.</p>

<p><strong>Aile ve avukatlardan çağrı</strong></p>

<p>Michelmann’ın avukatı Roland Meister, gazetecinin üç aydan uzun süredir tecrit altında tutulduğunu ve ne ailesine ne de Alman makamlarına bilgi verildiğini belirterek bunun insan haklarına aykırı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Gazetecinin kardeşi Antonius Michelmann ise Alman hükümetine çağrıda bulunarak, kız kardeşinin serbest bırakılması ve uluslararası kuruluşların cezaevine erişiminin sağlanması için daha etkin diplomatik girişimlerde bulunulmasını istedi.</p>

<p><strong>Şam yönetimi iddiaları reddediyor</strong></p>

<p>Suriye geçiş hükümeti ise iki gazeteciyi gözaltında tuttuğu iddialarını reddetmeye devam ediyor. Ancak avukatlara göre tanık ifadeleri, insan hakları kuruluşlarının raporları ve Birleşmiş Milletler’in Mart 2026 tarihli bulguları, ülkede benzer vakaların yaşandığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Der Spiegel'in aktardığı habere göre Almanya Dışişleri Bakanlığı, konunun aydınlatılması için çalışmaların sürdüğünü ve hem Beyrut hem de Şam’daki diplomatik temsilciliklerin sürece dahil olduğunu açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/taniklara-gore-kayip-alman-gazeteci-michelmann-ile-polat-suriyede-tutuklu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 07:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/protest.png" type="image/jpeg" length="28544"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da zehirlenerek ölen Böcek ailesinin davası başlıyor: 6 sanık hakim karşısında]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/istanbulda-zehirlenerek-olen-bocek-ailesinin-davasi-basliyor-6-sanik-hakim-karsisinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/istanbulda-zehirlenerek-olen-bocek-ailesinin-davasi-basliyor-6-sanik-hakim-karsisinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye tatili faciayla sonuçlanan Hamburglu ailenin ölümüyle ilgili dava İstanbul’da başlıyor. Zehirli gaz, geciken müdahale ve usulsüz uygulamalar iddialarıyla altı sanık yargılanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kasım ayında İstanbul’da tatil yapan Hamburglu bir ailenin Türkiye ziyareti trajediyle sonuçlandı. Anne Çiğdem Böcek (27) ile 3 yaşındaki Masal ve 5 yaşındaki Kadir Muhammed, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti. Baba Servet Böcek (38) ise yoğun bakımda geçen birkaç günün ardından yaşamını yitirdi</strong></p>

<p>Ailenin, şehir gezisinin ardından mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastaneye başvurduğu, ilk müdahalenin ardından taburcu edildikleri, ancak aynı gün yeniden hastaneye kaldırıldıkları öğrenildi.</p>

<p><strong>İlk şüphe gıda zehirlenmesiydi</strong></p>

<p>Başlangıçta doktorlar ve yetkililer, olayın sokak yemeklerinden kaynaklanan bir gıda zehirlenmesi olabileceğini değerlendirdi. Ancak benzer şikayetlerle iki turistin daha hastaneye kaldırılması üzerine ailenin kaldığı otel incelemeye alındı.</p>

<p>Hazırlanan bilirkişi raporu, ölüm nedeninin otelde haşereyle mücadele amacıyla kullanılan bir insektisit nedeniyle meydana gelen zehirlenme olduğunu ortaya koydu. Adli tıp incelemesinde, otel odasında ve havlularda son derece zehirli bir gaz olan fosfin tespit edildi.</p>

<p><strong>Zehirli gaz: Fosfin</strong></p>

<p>Haşereyle mücadelede kullanılan alüminyum fosfit maddesi, nemle temas ettiğinde fosfin gazına dönüşüyor. Bu gaz, vücutta hücrelere zarar vererek özellikle yüksek yoğunlukta oksijen taşınmasını engelliyor ve solunduğunda hayati risk oluşturuyor.</p>

<p>Fosfin; öksürük, kusma, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluklarına yol açabiliyor. Almanya’da bu maddenin kullanımı sıkı kurallara bağlıyken, Türkiye’de de benzer şekilde sınırlı ve denetimli kullanım şartları bulunuyor. Uzmanlara göre bu maddenin yatak böceği gibi zararlılar için kullanılması son derece tehlikeli.</p>

<p><strong>6 sanık yargılanacak</strong></p>

<p>Olayla ilgili İstanbul’da başlayacak davada, otel sahibi ve ilaçlama şirketi yetkilisinin de aralarında bulunduğu altı kişi yargılanacak. Sanıklar hakkında “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla 2 yıl 8 aydan 22 yılın üzerinde hapis cezası talep ediliyor. Bir otel çalışanı için ise 15 yıla kadar hapis isteniyor.</p>

<p>İddianamede, ilaçlama şirketinin gerekli izinlere sahip olmadığı ve ciddi ihmaller bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca bir otel çalışanının tıbbi müdahaleyi geciktirdiği öne sürülüyor. Buna göre, otelin ana giriş kapısının kilitli olduğu ve ailenin yaklaşık yedi dakika boyunca yardım beklemek zorunda kaldığı ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Güvenlik kameraları ortaya çıktı</strong></p>

<p>Türk medyasında yayımlanan güvenlik kamerası görüntülerinde, babanın kucağında bir çocukla kapıyı açmaya çalıştığı ve çaresizce yardım istediği anlar yer aldı. Görüntülerde ambulansın dışarıda beklediği görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ailenin hikayesi</strong></p>

<p>Anne ve babanın Türk kökenli Alman vatandaşı olduğu ve Hamburg’da yaşadıkları belirtildi. Babanın havalimanında çalıştığı ifade edilirken, İstanbul seyahatinin eşine hediye olduğu öğrenildi.</p>

<p>Aile yakınları tarafından mütevazı ve yardımsever olarak tanımlanan ailenin küçük oğlunun Galatasaray taraftarı olduğu aktarıldı. Aile, Afyonkarahisar’da toprağa verildi.</p>

<p><strong>Benzer bir şüpheli ölüm daha</strong></p>

<p>Öte yandan, Kasım 2024’te Türkiye’de hayatını kaybeden bir Alman Erasmus öğrencisinin ölümüyle ilgili de benzer bir ihtimal gündeme geldi. İlk etapta gıda zehirlenmesi denilen olayda, daha sonra hazırlanan adli rapor, öğrencinin yatak böceklerine karşı kullanılan bir pestisit nedeniyle zehirlenmiş olabileceğini ortaya koydu.</p>

<p>Rapora göre, kullanılan kimyasal gaz haline gelerek bina içinde yayılmış ve öğrencinin bulunduğu kata kadar ulaşmış olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, HAMBURG, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/istanbulda-zehirlenerek-olen-bocek-ailesinin-davasi-basliyor-6-sanik-hakim-karsisinda</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/2-136.JPG" type="image/jpeg" length="47528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da cemaat yurdunda din görevlisine cinsel istismar davası: 8 çocuk mağdur]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cemaat-yurdunda-din-gorevlisine-cinsel-istismar-davasi-8-cocuk-magdur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cemaat-yurdunda-din-gorevlisine-cinsel-istismar-davasi-8-cocuk-magdur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinde görülen bir dava, cemaat yurdunda kalan çocuklara yönelik ağır istismar iddialarıyla gündemde. Ellwangen Eyalet Mahkemesi’nde yargılanan 35 yaşındaki din görevlisinin, yıllar boyunca gözetimi altındaki çocuklara sistematik cinsel istismarda bulunduğu öne sürülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>8 çocuk mağdur, 26 ayrı suçlama</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savcılık iddianamesine göre sanık, 2021 ile 2024 yılları arasında yaşları 12 ile 17 arasında değişen toplam 8 erkek çocuğa yönelik 26 ayrı istismar eyleminde bulundu. Suçlamalar arasında ağır cinsel istismar, tecavüz, cinsel saldırı ve koruma altındaki kişilere yönelik istismar yer alıyor.</p>

<p>Olayların büyük bölümünün, Giengen an der Brenz’de bulunan bir İslami öğrenci yurdunda gerçekleştiği belirtilirken, bazı vakaların Stuttgart’ta ve Paris’e yapılan bir seyahat sırasında yaşandığı ifade ediliyor.</p>

<p><strong>“Gece ofise çağırıp istismar etti” iddiası</strong></p>

<p>İddianamede sanığın çoğunlukla benzer bir yöntem izlediği aktarılıyor. Buna göre çocukları gece saatlerinde “film izleme” bahanesiyle ofisine çağıran sanığın, burada masaj adı altında başlayan suistimal girişimlerini cinsel saldırıya dönüştürdüğü öne sürülüyor.</p>

<p>Cinsel istismara karşı çıkan çocuklara ise şiddet uygulandığı belirtiliyor. Sanığın bazı mağdurları boğazlarını sıkarak bayılma noktasına getirdiği, fiziksel şiddet uyguladığı ve çocukların acı çekmesinden zevk aldığı da iddialar arasında yer alıyor. Ayrıca çocuklara telefon ve anahtarlık fırlattığı da dosyada yer alan suçlamalar arasında.</p>

<p><strong>Sanık suçlamaların büyük bölümünü kabul etti</strong></p>

<p>Davada ikinci duruşma gününde sanık, yöneltilen suçlamaların büyük bir kısmını kabul etti. Ancak tüm iddialar hakkında kapsamlı bir itirafta bulunmayı reddetti.</p>

<p>Mahkeme, bu nedenle bazı mağdur çocukların ve gençlerin tanık olarak dinlenmesine karar verdi. Duruşmaların bir bölümü, mağdurların korunması amacıyla kamuoyuna kapalı şekilde gerçekleştiriliyor.</p>

<p><strong>Olay nasıl ortaya çıktı?</strong></p>

<p>Soruşturma, bir annenin oğlunun telefonunda şüpheli WhatsApp mesajları fark etmesiyle başladı. Durumun yurt yönetimine bildirilmesi üzerine polis devreye girdi. Ocak 2025’te yapılan müdahalenin ardından söz konusu öğrenci yurdu kapatıldı.</p>

<p>Mahkemede ifade veren bir mağdurun ağabeyi, olayın ortaya çıkmasının ardından ailenin büyük bir şok yaşadığını ve kardeşi için psikolojik destek aldıklarını söyledi. “Kardeşim hâlâ büyük bir utanç duyuyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Dava Mayıs ayında sonuçlanabilir</strong></p>

<p>Toplam sekiz duruşma günü planlanan davada, sanığın ayrıca bedenine zarar verme suçlamasıyla da yargılandığı bildirildi. Mahkemenin kararını Mayıs ayında açıklaması bekleniyor.</p>

<p>Yerel medya kaynaklarına göre sanığın görev yaptığı yurt, Giengen Eğitim ve Uyum Derneği’ne bağlı bir kuruluş olup Almanya’da İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) çatısı altında faaliyet yürütüyordu.</p>

<p>Kaynak: SWR, DPA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DERNEKLER, GÖÇ POLİTİKALARI, MEDYA, SAĞLIK, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cemaat-yurdunda-din-gorevlisine-cinsel-istismar-davasi-8-cocuk-magdur</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/din-gorevlisi.jpg" type="image/jpeg" length="96407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya genelinde “enerji dönüşümü” protestoları: On binler sokağa çıktı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-genelinde-enerji-donusumu-protestolari-on-binler-sokaga-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-genelinde-enerji-donusumu-protestolari-on-binler-sokaga-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın birçok kentinde binlerce kişi, yenilenebilir enerjilerin daha hızlı yaygınlaştırılması talebiyle sokaklara çıktı. Hamburg, Berlin, Köln ve Münih’te düzenlenen gösterilere organizatörlere göre toplamda yaklaşık 80 bin kişi katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamburg’da cumartesi günü düzenlenen protestoya 15 bin kişi katıldı. “Yenilenebilir enerjileri savun!” sloganıyla gerçekleştirilen eylem, saat 12.00’de Jungfernstieg’de başladı. Göstericiler, Mönckebergstraße ve Stephansplatz üzerinden yeniden Jungfernstieg’e yürüyerek burada düzenlenen kapanış mitingiyle eylemi sonlandırdı.</p>

<p><strong>Hükümetin enerji politikalarına tepki</strong></p>

<p>Protestolar, Federal Ekonomi Bakanı Katherina Reiche’nin (CDU) enerji politikalarına karşı düzenlendi. Gösterilere Deutsche Umwelthilfe, Greenpeace, WWF, Fridays for Future ve Hamburg Kiracılar Derneği gibi çok sayıda kurumun yer aldığı geniş bir ittifak öncülük etti.</p>

<p>Eylem çağrısında, hükümetin yenilenebilir enerji yatırımlarını sınırlamayı planladığı ve bunun yerine doğalgaz santrallerine ağırlık verdiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hh-20" height="337" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/hh-20.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Fridays for Future Hamburg’dan Annika Rittmann, devletin fosil yakıt odaklı politikalarının dönüşümü zorlaştırdığını belirterek, özellikle yakıt indirimi gibi uygulamaların sürdürülebilir ulaşımı olumsuz etkilediğini savundu.</p>

<p><strong>Dört kentte on binlerce katılım</strong></p>

<p>Gösteriler yalnızca Hamburg ile sınırlı kalmadı. Organizasyonun verdiği bilgilere göre Köln’de 30 bin, Berlin’de 24 bin, Hamburg’da 15 bin ve Münih’te 12 bin kişi protestolara katıldı.</p>

<p>Organizatörler, protestoları “büyük bir başarı” olarak nitelendirirken, bunun hükümete yönelik “açık bir mesaj” olduğunu vurguladı. Açıklamalarda, İran savaşı sonrası artan enerji fiyatları ve iklim krizinin etkileri nedeniyle fosil yakıtlardan bağımsızlığın her zamankinden daha önemli hale geldiği belirtildi.</p>

<p><strong>“Enerji dönüşümü engellenmemeli”</strong></p>

<p>Münih’teki gösterilerde konuşan çevre örgütleri temsilcileri, hükümetin politikalarının enerji dönüşümünü tehlikeye attığını savundu. Bund Naturschutz yetkilileri, yenilenebilir enerji yatırımlarının sınırlandırılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Verilere göre, Almanya’da 2025 yılında şebeke darboğazlarını yönetme maliyetleri yüzde 4 artarak yaklaşık 3,1 milyar euroya ulaştı. Bunun nedeninin, özellikle rüzgâr ve güneş enerjisinin yoğun üretildiği dönemlerde iletim altyapısının yetersiz kalması olduğu belirtildi.</p>

<p>Ekonomi Bakanı Reiche’nin, yüksek miktarda kullanılmayan yenilenebilir enerjinin üretildiği bölgelerde yeni tesislere yönelik tazminat ödemelerini kaldırmayı planladığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Muhalefet ve çevre örgütlerinden eleştiri</strong></p>

<p>Yeşiller Partisi yönetimi ve çevre örgütleri de söz konusu politika taslaklarını eleştirdi. Yeşiller’den Sven Giegold, hükümetin adımlarının yenilenebilir enerji yatırımlarını engellediğini savundu. Greenpeace ise hükümeti “zikzak politika” izlemekle suçladı.</p>

<p>Çevre örgütleri, fosil yakıtlardan çıkışın hızlandırılması ve sürdürülebilir enerjiye geçişin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, İKLİM HAREKETLERİ, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-genelinde-enerji-donusumu-protestolari-on-binler-sokaga-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/demo-19.jpg" type="image/jpeg" length="85286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kiel'de Yeni Belediye Başkanı Yılmaz'a "Görevini Suistimal" Suçlaması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/kielde-yeni-belediye-baskani-yilmaza-gorevini-suistimal-suclamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/kielde-yeni-belediye-baskani-yilmaza-gorevini-suistimal-suclamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Kiel kentinde belediye başkanlığı görevine başlamaya hazırlanan Samet Yilmaz, göreve sayılı günler kala yeni bir tartışmanın merkezine oturdu. Der Spiegel dergisinin haberine göre Yılmaz'ın, geçmişte anayasa koruma teşkilatındaki görevini kişisel bir amaç doğrultusunda kullanmış olabileceği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haberde, Yılmaz'ın Anayasayı Koruma Teşkilatı'nda (Verfassungsschutz) çalıştığı dönemde bir meslektaşından, Türk kökenli bir iş insanı hakkında kurumun gizli veri sistemi NADIS üzerinden sorgulama yapmasını istediği iddia edildi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Söz konusu veri tabanı, aşırılık yanlıları ve güvenlik açısından risk oluşturabilecek kişiler hakkında bilgilerin tutulduğu merkezi bir sistem olarak biliniyor. İddiaya göre bu sorgulama, 2024 yazında düzenlenen bir dernek etkinliği öncesinde gerçekleştirildi. Yılmaz'ın katılmayı planladığı etkinliğin organizatörü hakkında bilgi edinmek istediği, sorgulama sonucunda herhangi bir aşırılık kaydı bulunmaması üzerine etkinliğe katılarak konuşma yaptığı belirtildi.</p>

<p>Ancak Alman hukukuna göre istihbarat sistemlerinin kişisel nedenlerle kullanılması yasak. Bu nedenle söz konusu iddiaların doğru olması halinde, Yılmaz hakkında veri koruma ihlali gerekçesiyle disiplin süreci başlatılabileceği ifade ediliyor. Dergi, haberini kurum içi kaynaklara dayandırırken, resmi makamlardan henüz doğrulayıcı bir açıklama gelmedi.</p>

<p>Yılmaz ise suçlamalara temkinli bir yanıt verdi. İddiaların "kısmen eksik ve yanlış yansıtıldığını" belirten Yılmaz, eski görevine ilişkin detaylı açıklama yapamayacağını, bunun yasal bir zorunluluk olduğunu söyledi. Ayrıca haberin, göreve başlamasına kısa süre kala gündeme getirilmesine dikkat çekti.</p>

<p>Bu gelişme, Yılmaz hakkında daha önce ortaya atılan tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. 2025 yılı başlarında, Almanya'da aşırı sağcı olarak değerlendirilen "Bozkurtlar" ile ilişkilendirilen bir etkinliğin organizatörlerine lojistik destek verdiği ortaya çıkmış, Yılmaz bu durumu kabul ederek istihbarattaki görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı. Aynı olay nedeniyle Yılmaz'ın NADIS veri tabanında "aşırılık yanlısı" olarak değil, ancak söz konusu çevrelerle bağlantılı bir "temas kişisi" olarak yer aldığı da iddialar arasında.</p>

<p>Tüm bu gelişmeler, Yılmaz'ın 21 Nisan'da resmen başlayacağı belediye başkanlığı görevi öncesinde siyasi baskıyı artırırken, Schleswig-Holstein İçişleri Bakanlığı ise kişisel haklar ve kurum içi gizlilik gerekçesiyle konu hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Olay, Almanya'da kamu görevlilerinin yetki kullanımı ve veri güvenliği konularını yeniden tartışmaya açmış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/kielde-yeni-belediye-baskani-yilmaza-gorevini-suistimal-suclamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/sametyilmaz.JPG" type="image/jpeg" length="76816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arda Güler’den Münih'te iki gol; Real Madrid elendi, maç sonu kırmızı kart gördü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/arda-gulerden-munihte-iki-gol-real-madrid-elendi-mac-sonu-kirmizi-kart-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/arda-gulerden-munihte-iki-gol-real-madrid-elendi-mac-sonu-kirmizi-kart-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Real Madrid forması giyen Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanşında Bayern Münih karşısında attığı gollerle rekorlara imza atsa da takımının elenmesine engel olamadı. Karşılaşmayı 4-3 kazanan Bayern Münih, yarı finale yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mücadelenin henüz 35. saniyesinde yaklaşık 30 metreden ağları havalandıran Arda Güler, Real Madrid tarihinin Şampiyonlar Ligi’ndeki en erken golünü kaydetti. Bu gol aynı zamanda Bayern Münih’in turnuva tarihindeki en erken yediği gol olarak da kayıtlara geçti. Genç futbolcu 29. dakikada serbest vuruştan bir kez daha fileleri havalandırdı.</p>

<p>Arda Güler’in bu performansı, bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde atılan en erken gol olma özelliği de taşırken; turnuva tarihinin en erken golü ise 2007 yılında 10. saniyede gol atan Roy Makaay’a ait bulunuyor.</p>

<p>21 yaşında frikikten gol atan Arda Güler, bu alanda Şampiyonlar Ligi eleme turlarının en genç golcüsü olarak tarihe geçti. Genç yıldız, daha önce bu rekoru elinde bulunduran Alessandro Del Piero’yu geride bıraktı. Ayrıca Real Madrid formasıyla Şampiyonlar Ligi’nde serbest vuruştan gol atan en genç oyuncu unvanını da elde etti.</p>

<p><strong>Nefes kesen maçta Bayern turu aldı</strong></p>

<p>İlk maçı 2-1 kazanan Bayern Münih, rövanşta da sahadan 4-3 galip ayrılarak yarı finale yükseldi. Mücadeleye hızlı başlayan Real Madrid, Arda Güler’in erken golüyle öne geçerken, Bayern kısa sürede karşılık verdi. Karşılıklı gollerle geçen ilk yarı 3-2 Real Madrid üstünlüğüyle tamamlandı.</p>

<p>İkinci yarıda baskısını artıran Bayern Münih, son bölümde bulduğu gollerle skoru 4-3’e getirdi ve turu geçen taraf oldu. Alman ekibi yarı finalde Paris Saint-Germain ile eşleşti.</p>

<p><strong>Maç sonunda tansiyon yükseldi</strong></p>

<p>Karşılaşmanın ardından Real Madridli futbolcular, kritik kararlar nedeniyle hakeme yoğun itirazlarda bulundu. Özellikle Eduardo Camavinga’nın gördüğü kırmızı kart tartışmalara neden oldu.</p>

<p>Maçın bitiş düdüğüyle birlikte hakem Slavko Vincic’in yanına koşarak tepki gösteren Arda Güler, bunun üzerine kırmızı kartla cezalandırıldı.</p>

<p>Büyük heyecana sahne olan karşılaşma, hem Arda Güler’in rekorları hem de maç sonundaki olaylarla Şampiyonlar Ligi gecesine damga vurdu.</p>

<p><strong>Arda Güler, Şampiyonlar Ligi'nde haftanın en iyi 11'inde!</strong></p>

<p>Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde haftanın en iyi 11 futbolcusu arasında gösterildi.</p>

<p>UEFA'nın açıklamasına göre Real Madrid'in Bayern Münih'e konuk olduğu ve sahadan 4-3 mağlup ayrıldığı UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanş maçında kaydettiği 2 golle yıldızlaşan Arda Güler, haftanın 11'ine girdi.</p>

<p><strong>UEFA Şampiyonlar Ligi'nin en iyi 11'inde şu isimler yer aldı:</strong></p>

<p><strong>Kaleci</strong>: Musso (Atletico Madrid)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Defans</strong>: Quaresma (Sporting), Upamecano (Bayern Münih), Marquinhos (PSG)</p>

<p><strong>Orta Saha:</strong> Llorente (Atletico Madrid), Kimmich (Bayern Münih), Zubimendi (Arsenal), Arda Güler (Real Madrid)</p>

<p><strong>Forvet</strong>: Olise (Bayern Münih), Torres (Barcelona), Dembele (PSG)</p>

<p><img alt="" height="597" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/spor-53.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="481" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GÖÇ POLİTİKALARI, MAGAZİN, ÖZEL HABER, SPOR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/arda-gulerden-munihte-iki-gol-real-madrid-elendi-mac-sonu-kirmizi-kart-gordu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/arda0.JPG" type="image/jpeg" length="56761"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Birtat’taki işçi mücadelesi sergiye taşındı: “Döner Grevi” Stuttgart’ta açılıyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/birtattaki-isci-mucadelesi-sergiye-tasindi-doner-grevi-stuttgartta-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/birtattaki-isci-mucadelesi-sergiye-tasindi-doner-grevi-stuttgartta-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fotoğrafçı ve gazeteci Ali Carman, Murr’daki (Ludwigsburg bölgesi) Birtat döner fabrikasında yaşanan işçi mücadelesini en başından itibaren belgeledi. Bu süreci yansıtan “Döner Grevi” başlıklı fotoğraf sergisi, Stuttgart’ta sanatseverlerle buluşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>NGG sendikası, söz konusu fabrikada önemli bir örgütlenme sürecine imza attı. </strong></p>

<p>Aralık 2023’te fabrikanın ilk çalışanları Stuttgart’taki sendika merkezine başvurdu. O dönemde Birtat’ta işçi temsilciliği (Betriebsrat), sendika üyeliği ve toplu iş sözleşmesi bulunmuyordu.</p>

<p><img alt="" height="400" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/csm-birtat-ausstellung-16ec731209.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>İzleyen iki yıl içinde, işverenin karşı çıkmasına rağmen bir işçi temsilciliği kuruldu. Ağustos 2025’te gerçekleştirilen süresiz grevin ardından ise döner sektöründeki ilk toplu iş sözleşmesi elde edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sergi, bu sürecin önemli aşamalarını görsel olarak izleyiciye aktarırken, küratörlüğünü Peter Schadt üstleniyor. Açılış kapsamında Ali Carman’ın katılımıyla bir söyleşi ve sergi turu da düzenlenecek.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/3-69.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Serginin açılışı (Vernissage) 28 Nisan 2026 tarihinde saat 18.00’de gerçekleştirilecek.</p>

<p>Sergi, 28 Nisan – 27 Mayıs tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.</p>

<p>Sergi yeri: Willi-Bleicher-Haus<br />
Adres: Willi-Bleicher-Str. 20, 70174 Stuttgart<br />
Ziyaret saatleri: Pazartesi–Cuma, 08.00–18.00</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/birtattaki-isci-mucadelesi-sergiye-tasindi-doner-grevi-stuttgartta-aciliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/1-195.JPG" type="image/jpeg" length="64397"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçı Zülfikar, Revierkunst kapsamında Hattingen’de sanatseverlerle buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/sanatci-zulfikar-revierkunst-kapsaminda-hattingende-sanatseverlerle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/sanatci-zulfikar-revierkunst-kapsaminda-hattingende-sanatseverlerle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Ali Zülfikar, 14. Revierkunst kapsamında Hattingen’de yer alan LWL-Museum Henrichshütte’de güncel büyük ölçekli çalışmalarından oluşan bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sergide “Hamide nach Hause”, “Greta Thunberg” ve sanatçının son üretim dönemine ait diğer eserler yer alıyor.</strong></p>

<p>Sergi, Zülfikar’ın bireysel hafıza, toplumsal yapı ve çağdaş görsel kültür arasındaki geçirgen ilişkilere odaklanan üretim pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor. Sanatçının işleri, belgesel referanslar ile kişisel anlatım arasında gidip gelen bir görsel dil kurarak, güncel imge üretiminin sınırlarını ve anlam olanaklarını yeniden tartışmaya açıyor.</p>

<p>Sanat pratiğinin merkezinde yer alan kimlik, temsil ve görünürlük kavramları, Zülfikar’ın büyük ölçekli eserleriyle birlikte daha doğrudan ve çarpıcı bir deneyim alanına dönüşüyor. Figürler, imgeler ve semboller, tamamlanmış anlatılar olmaktan ziyade izleyiciyi farklı yorum katmanlarına davet eden açık yapılar olarak konumlanıyor.</p>

<p>Eserlerin anıtsal boyutu, izleyici ile iş arasında güçlü bir fiziksel ve algısal gerilim yaratırken; renk, jest ve kompozisyon bağımsız birer anlam taşıyıcısı olarak öne çıkıyor. Böylece sergi, duygusal yoğunluk ile düşünsel mesafenin aynı anda üretildiği çok katmanlı bir deneyim alanı sunuyor.</p>

<p>Endüstriyel mirasıyla öne çıkan LWL-Museum Henrichshütte mekânı ise serginin kavramsal çerçevesini güçlendiren önemli bir unsur olarak dikkat çekiyor. Tarih, malzeme ve dönüşüm kavramlarıyla yüklü bu mimari yapı, eserlerle kurduğu etkileşim üzerinden işlerin çağdaş ve toplumsal bağlamını daha görünür kılıyor.</p>

<p>Bu bağlamda “Hamide nach Hause” gibi eserler, kişisel bir anlatıdan yola çıksa da aidiyet, hafıza ve kimliğin inşa biçimlerine dair daha geniş bir düşünme alanı açıyor. Benzer şekilde “Greta Thunberg” çalışması, bireysel ikonografi ile küresel görsel politikalar arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir çerçeve sunuyor.</p>

<p><strong>Politik ve kişisel bir portre</strong></p>

<p>2022 yılında üretilen “Hamide nach Hause”, sanatçının en bilinen büyük ölçekli eserlerinden biri olarak sergide öne çıkıyor. Çalışma, Hamide Akbayır’ın yaşam öyküsünden hareketle bireysel bir portreyi toplumsal ve politik bir anlatıya dönüştüren güçlü bir görsel yapı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sanatçı, eseri yalnızca bir portre olarak değil, aynı zamanda “Hamide” adı etrafında kurulan kavramsal bir sanat projesi olarak tanımlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Sanatla verilen bir destek ve vefa”</strong></p>

<p>Medyaya yaptığı açıklamalarda Zülfikar, eserin ortaya çıkış sürecini şu sözlerle ifade ediyor:</p>

<p>“Dev boyuttaki bu detaylı portre çizimini Hamide’ye borçluyum. Bana ilham verdi. 360 x 250 cm ölçülerinde, adeta bir reklam panosu gibi oldu. Bu eser, Hamide’nin yaşamına bir destek ve vefa niteliği taşıyor.”</p>

<p>Sanatçı ayrıca çalışmanın, ifade özgürlüğü ve sanatın toplumsal sorumluluğu üzerine bir duruş içerdiğini vurguluyor.</p>

<p>Revierkunst, bu sergiyle birlikte çağdaş sanatın güncel pozisyonlarını görünür kılma ve farklı izleyici gruplarını sanatla doğrudan temas ettirme hedefini bir kez daha öne çıkarıyor.</p>

<p><img alt="" height="415" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/hamide.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Sergi, 24 Nisan – 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında ziyarete açık olacak.</p>

<p>Revierkunst, LWL-Museum Henrichshütte, Hattingen</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, ÖZEL HABER, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/sanatci-zulfikar-revierkunst-kapsaminda-hattingende-sanatseverlerle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/sergi-2.png" type="image/jpeg" length="10942"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
