<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/almanya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 06 Aug 2026 00:14:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/almanya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da aşırı sağcı terör örgütü davasında karar: Sekiz sanığa hapis cezası]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-asiri-sagci-teror-orgutu-davasinda-karar-sekiz-saniga-hapis-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-asiri-sagci-teror-orgutu-davasinda-karar-sekiz-saniga-hapis-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Hamburg kentinde görülen davada, aşırı sağcı terör örgütü "Son Savunma Dalgası" (Letzte Verteidigungswelle) üyesi ve destekçisi oldukları belirtilen sekiz sanık, çeşitli terör suçlarından hapis cezalarına çarptırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hamburg Eyalet Yüksek Mahkemesi (Hanseatisches Oberlandesgericht), sanıkları terör örgütü üyeliği, adam öldürmeye teşebbüs, kundaklama, tehlikeli yaralama ve patlayıcı madde kullanarak saldırı hazırlığı gibi suçlardan suçlu buldu. Mahkeme, sanıklara 1 yıl 6 aydan 5 yıla kadar değişen hapis cezaları verdi.</strong></p>

<p><strong>Mahkeme: "Terör örgütü oldukları sabittir"</strong></p>

<p>Mahkeme Başkanı, örgütün mülteci yurtlarına ve sol görüşlü kişi ile kurumlara yönelik bombalı ve kundaklamalı saldırılar planladığını, bazı saldırıları ise hayata geçirdiğini belirterek, "Son Savunma Dalgası'nın açık biçimde bir terör örgütü olduğu sabittir. Örgütün amacı cinayet ve adam öldürme suçlarını işlemekti." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu karar, söz konusu yapılanmanın Almanya'da ilk kez bir mahkeme tarafından resmen terör örgütü olarak nitelendirilmesi bakımından da önem taşıyor.</p>

<p><strong>Mülteci yurtları ve sol kurumlar hedef alındı</strong></p>

<p>İddianameye göre örgüt üyeleri, Brandenburg eyaletindeki Altdöbern'de bulunan bir kültür merkezine 2024 yılının Ekim ayında kundaklama saldırısı düzenledi. Binada yaşayanların yara almaması ise savcılığa göre tamamen tesadüf sonucu gerçekleşti. Saldırıda bina tamamen kullanılamaz hale geldi.</p>

<p>Ocak 2025'te Thüringen eyaletinin Schmölln kentindeki bir sığınmacı yurduna yönelik gerçekleştirilen başka bir saldırıda ise iki örgüt üyesi binayı havai fişek ve piroteknik malzemelerle ateşe vermeye çalıştı. Saldırganlar bina duvarına gamalı haçlar ile "Yabancılar dışarı" sloganları yazdı.</p>

<p>Savcılık ayrıca üç sanığın Brandenburg eyaletinin Senftenberg kentindeki bir mülteci yurduna "küresel bomba" olarak bilinen güçlü havai fişeklerle saldırı hazırlığında olduğunu, ancak bir gazeteci ekibinin elde ettiği bilgiler sayesinde planın engellendiğini açıkladı.</p>

<p><strong>"Pedo avı" adı altında saldırılar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkemenin değerlendirmesine göre örgüt üyeleri yalnızca mültecileri ve sol görüşlüleri değil, "Pädo-Hunting" adını verdikleri eylemler kapsamında pedofil olduklarını iddia ettikleri kişileri de hedef aldı.</p>

<p><strong>Sanıklar olay tarihinde 14 ile 21 yaş arasındaydı</strong></p>

<p>Sanıkların suçları işledikleri dönemde 14 ile 21 yaşları arasında olmaları nedeniyle dava Çocuk Ceza Yasası kapsamında görüldü. Duruşmalar kamuoyuna kapalı gerçekleştirildi; yalnızca karar duruşmasına izleyicilerin katılmasına izin verildi.</p>

<p>Mahkeme, en genç sanığa verilen 1 yıl 6 aylık hapis cezasını erteleyerek denetimli serbestlik kapsamında hükmün açıklanmasına karar verdi. Hüküm giyenlerden dördü hâlen reşit değil. Sanıklardan bazıları duruşmalar sırasında suçlarını kabul ederken, radikalleşmeyle mücadele programlarına katılmayı da kabul etti.</p>

<p><strong>Operasyonlar dört eyalete yayıldı</strong></p>

<p>Federal Başsavcılık, yaklaşık bir yıl önce Mecklenburg-Vorpommern, Brandenburg, Saksonya ve Hessen eyaletlerinde örgüte yönelik geniş çaplı operasyonlar düzenlemişti. Mart ayında, dava devam ederken ikinci bir operasyon gerçekleştirilirken, Haziran sonunda Thüringen'de örgütle bağlantılı olduğu öne sürülen iki genç daha gözaltına alındı.</p>

<p>Soruşturmaya göre örgüt üyeleri, internet üzerinden oluşturdukları sohbet grupları aracılığıyla örgütleniyor ve saldırıları bu platformlar üzerinden planlıyordu.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> NDR, dpa.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-asiri-sagci-teror-orgutu-davasinda-karar-sekiz-saniga-hapis-cezasi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/hh2-3.jpg" type="image/jpeg" length="24565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hüseyin Kenan Aydın’ın 40 Erkanı Oberhausen’de Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/huseyin-kenan-aydinin-40-erkani-oberhausende-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/huseyin-kenan-aydinin-40-erkani-oberhausende-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da eşitlik, demokrasi, emek ve insan hakları mücadelesinin önde gelen isimlerinden, eski Alman Federal Meclisi (Bundestag) milletvekili ve Dersim Kültür ve Tarih Merkezi (DKG) Başkanı Hüseyin Kenan Aydın, vefatının 40. gününde Oberhausen Alevi Kültür Merkezi'nde düzenlenen 40 Erkanı ile anıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dersim Kültür ve Tarih Merkezi ile eşi Aynur Aydın'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen anma programına çok sayıda dostu, yol arkadaşı, siyasetçi, sendikacı ve Alevi kurumlarının temsilcileri katıldı.</strong></p>

<p><strong>Fatih ÇİMEN / OBERHAUSEN</strong></p>

<p>Program, AABF İnanç Kurulu Başkanı Dede Hasan Ali İçlek'in yürüttüğü erkânla başladı.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/huseyin-kenan-aydin-anma-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Hasan Ali İçlek: "Mücadelesi gönüllerde yaşamaya devam edecek"</strong></p>

<p>Dede Hasan Ali İçlek, Türkçe ve Zazaca yaptığı konuşmada, Hüseyin Kenan Aydın'ın yalnızca siyasi kimliğiyle değil, insani duruşu ve toplumsal mücadelesiyle de hafızalarda yaşamaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p>İçlek konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>"Önemli bir dostumuzu, önemli bir değerimizi, önemli bir kardeşimizi kaybetmenin acısı içerisindeyiz. İnsan bedeninin toprağa sır edildiği andan itibaren asıl önemli olan, gönüllerde kazandığı yerin yaşamaya devam etmesidir. Hüseyin Kenan Aydın, Dersim'in evlatları, kayıpları, şehitleri, inancı ve ikrarı için yıllarını verdi. Ruhu bedeninden ayrılmış olabilir; ancak anıları, mücadelesi ve insanlığı gönüllerimizde yaşamaya devam edecektir."</strong></p>

<p><img alt="" height="464" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/huseyin-kenan-aydin-anma-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Ahmet Canpolat: "Mesele onun yerini doldurmak değil, ideallerini yaşatmaktır"</strong></p>

<p>Dersim Kültür ve Tarih Merkezi Başkan Yardımcısı Ahmet Canpolat, konuşmasında Hüseyin Kenan Aydın ile yıllara dayanan ortak çalışmalarını anlattı.</p>

<p><img alt="" height="501" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/1-216.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Canpolat, "Dersim 1937–38 Tanıkları Projesi" kapsamında yaklaşık 400 sözlü tarih mülakatı gerçekleştirdiklerini belirterek, bu çalışmaların akademik zemine taşınmasında Hüseyin Kenan Aydın'ın belirleyici bir rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Bu mülakatların bilimsel yöntemlerle dünyaya tanıtılması gerekiyordu. İlk akademik çalışmayı Hüseyin Kenan Aydın ile birlikte yürüttük. Bugün mesele onun yerini doldurmak değil; onun ideallerini başarıyla geleceğe taşımaktır."</strong></p>

<p><img alt="" height="429" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/huseyin-kenan-aydin-anma-6-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Canpolat, Hüseyin Kenan Aydın'ı tek bir cümleyle anlatmasının istenmesi hâlinde, "Halka adanmış bir ömür." diyeceğini belirtti.</p>

<p>Uzun yıllar yol arkadaşlığı yaptıklarını ifade eden Canpolat, onun yalnızca bilgi ve birikimiyle değil, alçakgönüllülüğü ve insanlara yaklaşımıyla da örnek olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:</p>

<p><strong>"Hayatım boyunca kimsenin gönlünü kırmadığını gördüğüm iki insan tanıdım. Bunlardan biri Seyit Rıza'nın torunu Rüstem Polat, diğeri ise Hüseyin Kenan Aydın'dı."</strong></p>

<p>Konuşmasında Aydın'ın genç yaşlardan itibaren emek mücadelesine katıldığını da hatırlatan Canpolat, 21 yaşında sendikal mücadeleye başladığını, işçi hakları için verdiği mücadelenin onu Almanya'nın en büyük sendikalarından IG Metall bünyesinde önemli projelere taşıdığını söyledi.</p>

<p>[related-posts id="117351" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>IG Metall: "İşçi haklarının yılmaz savunucusuydu"</strong></p>

<p>IG Metall adına konuşan Nihat Öztürk, Hüseyin Kenan Aydın'ın hem yakın çalışma arkadaşı hem de dostu olduğunu belirterek, onun emek mücadelesine yaptığı katkıları anlattı.</p>

<p>Öztürk konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>"Bugün dostum ve çalışma arkadaşım Hüseyin Aydın'ın vefatının kırkıncı gününde hem IG Metall adına hem de kendi adıma ona veda etmek kolay değil."</strong></p>

<p>1986 yılında Alman Sendikalar Birliği Eğitim Merkezi, Hans Böckler Vakfı ve Dortmund Sosyal Akademisi'nin ortak projesinde tanıştıklarını belirten Öztürk, Hüseyin Kenan Aydın'ın daha o yıllarda çalışkanlığı, toplumsal duyarlılığı ve öğrenme isteğiyle dikkat çektiğini söyledi.</p>

<p>"Haksızlığın karşısında, mazlumun yanında duran bir insandı. Çalışma hayatı boyunca işçilerin haklarını korumak için büyük emek verdi."</p>

<p><strong>Aynur Aydın: "46 yıllık hayat arkadaşımı kaybettim"</strong></p>

<p>Programın en duygusal konuşmalarından birini yapan Aynur Aydın, 46 yıllık hayat arkadaşını kaybetmenin tarifsiz acısını yaşadığını söyledi.</p>

<p><strong>"Siz onu sendikacı, siyasetçi, milletvekili ve Dersim sevdalısı olarak tanıyorsunuz. Ben ise 46 yıl hayatı paylaştığım insanı kaybettim. Birlikte büyüdük, birlikte çoğaldık. Acımız büyük; bu yaranın kabuk bağlaması uzun zaman alacak."</strong></p>

<p>Aynur Aydın ayrıca, "Dersim 1937–38 Tanıkları Projesi"nin Alman Federal Meclisi'nde gündeme taşınmasının kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek,</p>

<p>"O gün o onuru birlikte yaşadık. Bundan dolayı büyük mutluluk duyuyorum." dedi.</p>

<p><strong>Dersim'in hafızasını geleceğe taşıdı</strong></p>

<p>Siyasi yaşamının yanı sıra akademik ve kültürel çalışmalarıyla da öne çıkan Hüseyin Kenan Aydın, özellikle Dersim'in tarihsel hafızasının korunmasına yönelik projelerde önemli sorumluluklar üstlendi.</p>

<p>Ruhr Üniversitesi Bochum (RUB) ile ortak yürütülen "Dersim 1937–38 Tanıkları Projesi"nin koordinatörlüğünü üstlenen Aydın, yüzlerce tanıklığın kayıt altına alınmasına öncülük ederek sözlü tarih çalışmalarına kalıcı katkılar sundu.</p>

<p>[related-posts id="115904" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Aydın ayrıca, Berlin Parlamentosu'nda düzenlenen 4 Mayıs Dersim anmalarında aktif görev aldı; Dersim'in tarihini ve hakikatini uluslararası platformlara taşımak amacıyla yürütülen çalışmalarda önemli rol oynadı. Son olarak, 21–22 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Dersim Arşivi Açılış Programı'nın hazırlanmasında da öncü isimlerden biri olarak görev yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayatını demokrasiye, emek mücadelesine ve Dersim'in tarihsel hafızasının korunmasına adayan Hüseyin Kenan Aydın, geride yalnızca siyasi bir miras değil, aynı zamanda gelecek kuşaklara aktarılacak güçlü bir toplumsal hafıza bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/huseyin-kenan-aydinin-40-erkani-oberhausende-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/huseyin-kenan-aydin-potr.JPG" type="image/jpeg" length="57709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da ehliyet reformu 2027'de başlıyor: Koalisyon hükümeti harekete geçti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-2027de-basliyor-koalisyon-hukumeti-harekete-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-2027de-basliyor-koalisyon-hukumeti-harekete-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da son yıllarda hızla yükselen ehliyet ücretleri siyaset gündemine taşındı. CDU/CSU ile SPD'den oluşan koalisyon hükümeti, özellikle gençlerden gelen eleştiriler üzerine B sınıfı ehliyetin daha hızlı ve daha düşük maliyetle alınabilmesini amaçlayan kapsamlı bir reform hazırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Federal hükümetin hazırladığı yasa tasarısı, Eyaletler Meclisi'nin (Bundesrat) görüşünün alınmasının ardından Federal Meclis'e (Bundestag) sunuldu. Düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için hem Federal Meclis hem de Eyaletler Meclisi'nin onayı gerekiyor.</strong></p>

<p><strong>Ehliyet maliyeti ortalama 3 bin 400 euroya ulaştı</strong></p>

<p>Almanya'da B sınıfı ehliyetin maliyeti bugün ortalama 3 bin 400 euro seviyesine çıktı. Hükümet, trafik güvenliğinden taviz vermeden bu maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.</p>

<p>Ulaştırma Bakanlığı'nın hesaplamalarına göre reformun hayata geçmesi halinde vatandaşların yılda toplam yaklaşık 629 milyon euro tasarruf etmesi bekleniyor. Ancak uzmanlar, bu hesaplamaların bazı varsayımlara dayandığını ve tasarruf miktarının uygulamaya göre değişebileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Teori eğitimi dijital ortama taşınacak</strong></p>

<p>Tasarıdaki en önemli yeniliklerden biri teori eğitiminde yapılacak değişiklikler.</p>

<p>Buna göre sürücü kursları (Fahrschule), teori derslerini ister sınıfta ister tamamen dijital ortamda verebilecek. Adaylar, dersleri uygulamalar veya çevrim içi platformlar üzerinden de takip edebilecek.</p>

<p>Ancak her sürücü kursunun dijital eğitim sunma zorunluluğu bulunmayacak. Bu nedenle ehliyet adaylarının kendilerine uygun kursu seçmesi gerekecek.</p>

<p>Ayrıca bugün 1.100'ün üzerinde sorudan oluşan teori soru havuzunun yaklaşık üçte bir oranında azaltılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Zorunlu sürüş saatlerinde esneklik</strong></p>

<p>Mevcut uygulamada adayların tamamlaması gereken 12 zorunlu özel sürüş dersi de değişiyor.</p>

<p>Şehirler arası yol, otoyol ve gece sürüşleri zorunlu olmaya devam edecek ancak bugünkü gibi her aday için sabit olarak 5 saat şehirler arası, 4 saat otoyol ve 3 saat gece sürüşü şartı uygulanmayacak.</p>

<p>Bunun yerine sürüş eğitmenleri, adayın performansına göre kaç saatlik eğitime ihtiyaç duyduğuna karar verecek.</p>

<p>Böylece daha hızlı öğrenen adayların daha az ders alarak hem zamandan hem de maliyetten tasarruf etmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Sınav öncesi zorunlu prova geliyor</strong></p>

<p>Reform kapsamında pratik sınav öncesinde "olgunluk kontrolü" (Reife-Check) adı verilen zorunlu bir değerlendirme de uygulanacak.</p>

<p>Gerçek sınav koşullarında yapılacak bu uygulamanın, adayların sınava daha iyi hazırlanmasını sağlaması amaçlanıyor.</p>

<p>Pratik sınavın süresi ise değişmeyecek. Sınav en az 40 dakika sürecek ve bunun en az 25 dakikası aktif araç kullanımı olacak.</p>

<p><strong>Anne ve babayla direksiyon eğitimi mümkün olacak</strong></p>

<p>Tasarıdaki en dikkat çekici yeniliklerden biri de aile bireyleri eşliğinde sürüş imkânı.</p>

<p>Teori sınavını başarıyla geçen adaylar, belirli şartları yerine getirmeleri halinde anne, baba veya yakın aile bireylerinin gözetiminde kamuya açık yollarda araç kullanarak deneyim kazanabilecek.</p>

<p>Bunun için adayların öncelikle en az altı profesyonel sürüş dersi almış olması gerekiyor. Ayrıca refakat edecek kişiyle birlikte resmi bir bilgilendirme eğitimine katılmaları ve yetkili makamlardan izin almaları şart olacak.</p>

<p>Refakatçinin en az yedi yıldır kesintisiz B sınıfı ehliyete sahip olması, sürücü sicilinde en fazla bir ceza puanı bulunması ve bu görev karşılığında ücret almaması gerekecek.</p>

<p><strong>Uygulama her eyalette otomatik başlamayacak</strong></p>

<p>Aile eşliğinde sürüş uygulaması Almanya genelinde otomatik olarak yürürlüğe girmeyecek.</p>

<p>Her eyalet, kendi yönetmeliğini çıkararak bu uygulamayı ayrı ayrı hayata geçirecek. Bu nedenle yeni sistemin uygulanması vatandaşın yaşadığı eyalete göre farklılık gösterebilecek.</p>

<p>Yetkililer ayrıca ailelerin, adayın kullandığı aracın trafik sigortasının bu uygulamayı kapsayıp kapsamadığını önceden kontrol etmeleri gerektiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sürücü kurslarında fiyat şeffaflığı sağlanacak</strong></p>

<p>Tasarıyla birlikte sürücü kurslarının ücretleri ve sınav başarı oranlarının yer alacağı ülke çapında bir kayıt sistemi oluşturulacak.</p>

<p>Sürücü kursları belirlenen tarihten itibaren fiyatlarını ve başarı oranlarını sisteme bildirmek zorunda olacak. Böylece adaylar kursları daha kolay karşılaştırabilecek, fiyat ve başarı oranlarını tek merkezden görebilecek.</p>

<p><strong>ADAC'tan destek, uzmanlardan çekince</strong></p>

<p>Almanya'nın en büyük otomobil kulübü ADAC, adaylara daha fazla seçenek sunulmasını olumlu karşılarken, reformun trafik güvenliği üzerindeki etkilerinin beş yıl beklenmeden daha erken değerlendirilmesini istedi.</p>

<p>Bazı eğitim ve trafik uzmanları ise özellikle zorunlu uygulamalı eğitim standartlarının esnetilmesinin uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>2027'de yürürlüğe girmesi planlanıyor</strong></p>

<p>Mevcut takvime göre teori eğitimine ilişkin düzenlemelerin 1 Ocak 2027'de, aile eşliğinde sürüş ve diğer uygulamaların ise 1 Temmuz 2027'de yürürlüğe girmesi planlanıyor.</p>

<p>Ancak yasa tasarısının henüz parlamentodaki yasama sürecini tamamlamadığı ve görüşmeler sırasında değişiklik yapılabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-2027de-basliyor-koalisyon-hukumeti-harekete-gecti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 19:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ehliyet1.jpg" type="image/jpeg" length="56179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman basını: Türkiye'de muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlar genişliyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman basını, Türkiye'de muhalefet belediyelerine yönelik yargı operasyonlarını geniş şekilde gündemine taşıdı. Haberlerde, CHP'den seçilen belediye başkanlarına yönelik operasyonların, Özgür Özel'in Yeni Parti'yi kurmasının ardından yoğunlaştığı değerlendirmelerine yer verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Operasyon dalgasının son halkasında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner tutuklandı. Daha önce tutuklanan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ise İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırıldı.</strong></p>

<p>Operasyonlarda çok sayıda belediye yöneticisi ve çalışanı da gözaltına alındı. Soruşturmaların merkezinde rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve kamu ihalelerinde usulsüzlük iddiaları yer alıyor.</p>

<p>Üsküdar Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın yanı sıra Alihan Koçoğlu, Burçin Çevik ve Bülent Orhan Tozkoparan da tutuklandı.</p>

<p>Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ile Adem Altıntaş hakkında ise adli kontrol kararı verildi.</p>

<p>Savcılık, belediye yönetiminin bazı inşaat şirketlerinden rüşvet talep ettiği ve çeşitli ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddialarını soruşturuyor.</p>

<p><strong>Etimesgut'ta 51 kişiye operasyon</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile birlikte 51 kişi gözaltına alındı.</p>

<p><img alt="" height="453" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/behzat-c.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Devlet haber ajansı Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre soruşturma, resmi belgede sahtecilik ve kamu ihalelerinde usulsüzlük iddialarına dayanıyor. Polis, soruşturma kapsamında çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenledi.</p>

<p><strong>Çankaya Belediye Başkanı da tutuklandı</strong></p>

<p>Ankara'nın merkez ilçesi Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner hakkında da rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla tutuklama kararı verildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında 23 kişinin daha gözaltına alındığı bildirildi.</p>

<p><strong>Siyasetin dışından gelen iki isim</strong></p>

<p>Tutuklanan isimler arasında özellikle Sinem Dedetaş ve Erdal Beşikçioğlu, siyaset öncesindeki kariyerleri nedeniyle ülke genelinde tanınan isimler olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Gemi inşaat mühendisi olan Sinem Dedetaş, siyasete girmeden önce İstanbul Şehir Hatları AŞ'nin genel müdürlüğünü yürüttü. Görev süresinde kadın kaptanların istihdam edilmesini teşvik eden çalışmalarıyla dikkat çeken Dedetaş, 2024 yerel seçimlerinde uzun yıllardır AKP yönetimindeki Üsküdar Belediyesi'ni yaklaşık yüzde 50 oy alarak CHP'ye kazandırmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdal Beşikçioğlu ise siyasete oyunculuk kariyerinin ardından adım attı. Türkiye'nin en çok izlenen polisiye dizilerinden "Behzat Ç."de canlandırdığı başkomiser karakteriyle geniş kitleler tarafından tanınan Beşikçioğlu, 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin adayı olarak Etimesgut Belediye Başkanlığı'nı kazanmıştı.</p>

<p><strong>İmamoğlu'nun ardından yeni dalga</strong></p>

<p>CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar, 2024 yerel seçimlerinde partinin elde ettiği başarının ardından hız kazandı.</p>

<p>Mart 2025'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından çok sayıda CHP'li belediye başkanı hakkında soruşturma başlatıldı. Son operasyonlarla birlikte tutuklu CHP'li belediye başkanı sayısı 27'in üzerine çıktı.</p>

<p>İktidar kanadı, operasyonların tamamen yargı süreçleri kapsamında yürütüldüğünü ve soruşturmaların hukuki delillere dayandığını savunuyor.</p>

<p><strong>Muhalefet: Operasyonlar siyasi</strong></p>

<p>Muhalefet ise operasyonların siyasi amaç taşıdığı görüşünde.</p>

<p>CHP'nin eski Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararı ile görevden alınmasının ardından kurduğu Yeni Parti ile muhalefette yeni bir siyasi oluşum başlatırken, bazı belediye başkanlarının da bu partiye geçmeye hazırlandığı öne sürülüyor. Muhalif çevreler, son gözaltı ve tutuklamaların bu süreçten bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunuyor.</p>

<p>Özgür Özel yönetimi, yargının iktidarın baskısı altında hareket ettiğini ileri sürerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki AKP hükümeti ile yargı makamları bu iddiaları reddediyor.</p>

<p><strong>Üsküdar'da protestolar düzenleniyor</strong></p>

<p>Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından İstanbul'un Üsküdar ilçesinde destek gösterileri düzenlendi.</p>

<p>Gözaltına alınmadan kısa süre önce verdiği bir röportajda "Her an gözaltına alınabiliriz. Buna rağmen işimizi yapmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullanan Dedetaş'ın tutuklanması, muhalefet tabanında yeni protestoları beraberinde getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/s-dedetas.JPG" type="image/jpeg" length="21767"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin saldırısı sonrası Wegner'den İslam dersi çağrısı, Özdemir'den sert eleştiri]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin'de geçen hafta sonu bir kişinin öldüğü, 31 kişinin yaralandığı İslamcı terör saldırısının ardından Almanya'da radikalleşmeyle mücadele yeniden siyasi gündemin ilk sıralarına taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner (CDU), gençlerin radikal dini grupların etkisine girmesini önlemek amacıyla devlet okullarında İslam din derslerinin verilmesini önerirken, radikal camilere yönelik denetimlerin de sıkılaştırılması çağrısında bulundu. Tartışmaya Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir de katılarak, İslam çatı kuruluşlarını saldırının nedenlerini açık şekilde dile getirmemekle eleştirdi.</strong></p>

<p><strong>"İslam din dersi radikalleşmeyi önleyebilir"</strong></p>

<p>CDU'lu Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner, devlet denetimindeki okullarda verilecek İslam din derslerinin gençlerin radikal çevrelerin etkisine girmesini önlemede önemli rol oynayacağını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="424" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-22.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Berlin'de bazı gençlerin "arka bahçe camileri" olarak nitelendirilen ve radikal çevrelerin etkili olduğu yapılarda ideolojik olarak yönlendirildiğini belirten Wegner, devlet okullarında verilecek din eğitiminin bu süreci büyük ölçüde engelleyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Wegner, "İslam din derslerinin devlet okullarında verilmesi, gençlerin radikal grupların etkisine girmesini önemli ölçüde önleyebilir. Böylece eğitim devlet denetimi altında yürütülmüş olur" dedi.</p>

<p>Berlin'de tüm camilerin değil, yalnızca bazı radikal yapıların sorun oluşturduğunu vurgulayan CDU'lu siyasetçi, bu nedenle radikal camilere yönelik denetimlerin artırılması ve gerekli görülmesi halinde kapatılmaları gerektiğini de söyledi.</p>

<p>[related-posts id="117552" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Koalisyon sözleşmesinde yer aldı, ancak uygulanmadı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Berlin'de devlet okullarında din derslerine katılım isteğe bağlı olarak yürütülüyor.</p>

<p>CDU ile SPD'nin 2023 yılında imzaladığı koalisyon sözleşmesinde "Dinler ve Dünya Görüşleri" adı altında zorunlu seçmeli ders uygulamasının hayata geçirilmesi öngörülmesine rağmen, bugüne kadar bu konuda somut bir adım atılmadı.</p>

<p>Almanya'nın bazı eyaletlerinde ise İslam din dersleri uzun süredir devlet okullarında müfredat kapsamında veriliyor.</p>

<p><strong>Tartışmanın fitilini Berlin'deki saldırı ateşledi</strong></p>

<p>İslam din dersi önerisi, geçen hafta sonu Berlin'de düzenlenen ve eşcinsel haklarını savunan etkinlik sırasında gerçekleştirilen terör saldırısının ardından gündeme geldi.</p>

<p>[related-posts id="117555" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Saldırıda bir kadın hayatını kaybederken 31 kişi de yaralandı. Polis tarafından etkisiz hale getirilen 21 yaşındaki saldırganın daha önce terör örgütü DEAŞ'a katılma girişimi nedeniyle yargılandığı ve hakkında mahkûmiyet kararı bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Olayın ardından Almanya'da radikalleşmeyle mücadelede eğitim sisteminin rolü yeniden tartışılmaya başlandı.</p>

<p><img alt="" height="360" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cem-6.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>Cem Özdemir'den İslam kuruluşlarına sert eleştiri</strong></p>

<p>Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir de saldırının ardından Müslüman çatı kuruluşlarının yaptığı açıklamaları yetersiz bulduğunu söyledi.</p>

<p>Özdemir, saldırının açık biçimde homofobik ve LGBTİ+ karşıtı bir saldırı olduğunun vurgulanması gerektiğini belirterek, bazı açıklamalarda saldırının ideolojik motivasyonunun görmezden gelindiğini savundu.</p>

<p>Yeşiller Partili siyasetçi, saldırganın dini referanslarına da değinilmediğine dikkat çekerek, "İslamcılık konusunun açık şekilde dile getirilmesi gerekiyor. Bu konuda sessiz kalınamaz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özdemir ayrıca Müslüman çatı kuruluşlarına homofobiyle daha güçlü mücadele etme çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Uzmanlardan önleme ve iş birliği çağrısı</strong></p>

<p>Erlangen Üniversitesi'nden İslam araştırmacısı Mahmoud Jaraba ise radikalleşmeyle mücadelede Müslüman toplum kuruluşlarının daha fazla sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Jaraba, birçok cami ve derneğin önleyici çalışmalara katılmak istediğini ancak yeterli maddi kaynak ve kamu kurumlarının güvenini bulamadığını belirtti. Bilimsel araştırmaların gençler arasında radikalleşme riskinin gelecekte artabileceğine işaret ettiğini söyleyen Jaraba, önleyici programlara daha fazla yatırım yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Osnabrück Üniversitesi'nden İslam bilimci Bülent Uçar da Müslüman toplumunda eşcinselliğe yönelik olumsuz yaklaşımın hâlâ yaygın olduğunu belirterek, bu konuda kısa vadede köklü bir zihniyet değişimi beklemediğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-de-islam-dersleri.jpg" type="image/jpeg" length="98956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı genlerde mi, yaşam tarzında mı?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Frankfurter Rundschau gazetesinde yayımlanan "Uzun Yaşamın Sırrı 'Mavi Bölgeler'de mi Saklı?" başlıklı makalede gastroenteroloji ve hepatoloji uzmanı Dr. Vittorio Giuliano, uzun ve sağlıklı yaşamın yalnızca genetik mirasla açıklanamayacağını ortaya koyan bilimsel bulguları değerlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>"Mavi Bölgeler" olarak bilinen ve yüz yaşını aşan insanların yoğun olarak yaşadığı bölgelerden örnekler veren Giuliano, beslenmeden sosyal ilişkilere kadar birçok etkenin sağlıklı yaşlanmadaki rolüne dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>İşte Dr. Vittorio Giuliano'nun <a href="https://www.fr.de/verbraucher/geheimnis-eines-langen-lebens-wie-hundertjaehrige-gesund-altern-zr-94417288.html" rel="nofollow"><strong>"Uzun Yaşamın Sırrı 'Mavi Bölgeler'de mi Saklı?"</strong></a> başlıklı makalesi:</p>

<p>Sardinya'nın küçük bir dağ köyünde, Yunanistan'ın güneşe uzanan İkaria Adası'nda ya da Japonya'nın güneyindeki Okinawa köylerinde zaman sanki biraz daha yavaş akıyor. İnsanlar yalnızca uzun yaşamıyor; ileri yaşlarına rağmen hareketli, zihinsel olarak dinç ve toplumla iç içe kalmayı başarıyor.</p>

<p>Amerikalı araştırmacı Dan Buettner, dünyada yüz yaşını aşan insanların yoğun olarak yaşadığı bu bölgeleri "Mavi Bölgeler" olarak adlandırdı. Japonya'daki Okinawa, İtalya'daki Sardinya, Kosta Rika'daki Nicoya Yarımadası, Yunanistan'daki İkaria ve ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Loma Linda, bugün uzun ve sağlıklı yaşamın adeta doğal laboratuvarları olarak görülüyor.</p>

<p>Bu bölgelerde yalnızca yaşam süresi dikkat çekmiyor. Kalp ve damar hastalıkları, diyabet, obezite ve demans gibi kronik rahatsızlıkların daha düşük oranlarda görülmesi de bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Belki de en çarpıcı nokta şu: Buradaki birçok insan yaşlılığı bir gerileme dönemi olarak değil, hayatın saygınlık, üretkenlik ve anlam taşıyan doğal bir evresi olarak yaşıyor.</p>

<p><strong>Genler kader değil</strong></p>

<p>Modern bilim, yaşlanmayı tek bir nedene bağlamıyor. Genetik yapı, çevresel koşullar ve yaşam biçimi, birbiriyle iç içe geçen karmaşık bir tablo oluşturuyor.</p>

<p>Genlerimizi değiştiremeyiz. Ancak nasıl beslendiğimiz, ne kadar hareket ettiğimiz, nasıl uyuduğumuz ve hayatımızı nasıl düzenlediğimiz büyük ölçüde kendi elimizdedir. Başka bir deyişle, genetik bize kartları dağıtır; onları nasıl oynayacağımız ise yaşam tarzımızla ilgilidir.</p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan insanların ortak bazı alışkanlıkları var. Çoğunlukla doğal ve az işlenmiş gıdalar tüketiyor, günlük hayatın içinde düzenli hareket ediyor, yeterince uyuyor ve ölçülü besleniyorlar.</p>

<p>Okinawa'da nesilden nesile aktarılan "Hara Hachi Bu" kuralı bunun en bilinen örneklerinden biri. Bu anlayışa göre kişi, tamamen doymadan, yaklaşık yüzde 80 oranında doyduğunu hissettiğinde sofradan kalkıyor. Yani mesele yalnızca ne yediğiniz değil, ne kadar yediğiniz de.</p>

<p>Ancak uzun yaşamın formülü mutfakta başlayıp mutfakta bitmiyor.</p>

<p>Güçlü aile bağları, dayanışma, komşuluk ilişkileri, topluma ait olma duygusu ve yaşlılara gösterilen saygı da bu yaşam biçiminin önemli parçaları. İnsan, yalnızca yediklerinden değil, içinde yaşadığı toplumdan da besleniyor.</p>

<p><strong>Yediklerimiz genlerimizi nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Son yıllarda bilim dünyasının üzerinde en çok durduğu konulardan biri epigenetik.</p>

<p>Besinler yalnızca vücudumuza enerji sağlamıyor; bazı genlerin ne zaman ve ne ölçüde çalışacağını da etkileyebiliyor. Epigenetik, DNA dizisini değiştirmeden genlerin faaliyetini düzenleyen biyolojik mekanizmaları inceliyor.</p>

<p>Bunu bir kitap gibi düşünebiliriz: Genler kitabın metnini oluşturur, epigenetik ise hangi sayfaların açılacağını ve hangi bölümlerin okunacağını belirler.</p>

<p>Stres, uyku kalitesi, çevre kirliliği, pestisitler ve beslenme alışkanlıkları bu biyolojik düzen üzerinde etkili olabilir. DNA metilasyonu, kromatin yapısındaki değişiklikler ve mikro-RNA adı verilen küçük moleküller, genlerin çalışma biçiminde önemli rol oynar.</p>

<p>Özellikle mikro-RNA'ların metabolizma, iltihaplanma ve hücre yaşlanmasıyla bağlantılı olduğu biliniyor. Bazı mikro-RNA değişikliklerinin farklı kanser türleriyle ilişkili olduğu da araştırmalarla gösterildi.</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, beslenme biçiminin bu moleküllerin düzeyini etkileyebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle sofraya koyduğumuz her şeyin, yalnızca bugünkü sağlığımızı değil, uzun vadede hücrelerimizin çalışma biçimini de etkileyebileceği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Agouti farelerinden çarpıcı ders</strong></p>

<p>Beslenmenin biyolojik süreçleri ne kadar etkileyebileceğini gösteren en dikkat çekici araştırmalardan biri, Agouti fareleri üzerinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu farelerde bulunan belirli bir genetik özellik, normal koşullarda sarı tüy yapısı, kilo alma eğilimi ve bazı hastalıklara yatkınlıkla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Ancak bilim insanları, anne farelerin gebelik dönemindeki beslenmesinin yavruların özelliklerini değiştirebildiğini gördü.</p>

<p>Anne farelere, soyada bulunan ve bitkisel östrojen benzeri etki gösterebilen genistein verildiğinde yavruların görünümünde belirgin değişiklikler ortaya çıktı. Yavrular sarı yerine daha koyu renkli tüylere sahip oldu ve aşırı kilo alma eğilimleri azaldı.</p>

<p>Buradaki önemli nokta, genlerin değişmemesiydi. Değişen şey, genlerin çalışma biçimiydi.</p>

<p>Bu sonuçlar, beslenmenin biyolojik programları uzun süreli olarak etkileyebileceğini gösteren güçlü örneklerden biri kabul ediliyor. Bazı araştırmacılar, bu tür mekanizmaların farklı toplumlar arasındaki bazı hastalık oranlarını anlamaya da katkı sağlayabileceğini düşünüyor.</p>

<p><strong>Modern beslenmenin görünmeyen yükü</strong></p>

<p>Genlerin işleyişini yalnızca yararlı besinler etkilemiyor. Vücutta yabancı maddeler olarak tanımlanan "ksenobiyotikler" de bu süreçte rol oynayabiliyor.</p>

<p>Gıda katkı maddeleri, pestisitler, çevre kirleticiler, bazı kozmetik içerikler, küf toksinleri ve çeşitli kimyasal bileşikler bu gruba giriyor.</p>

<p>Bazı maddeler "endokrin bozucu" olarak adlandırılıyor. Bu maddeler hormonal sinyalleri etkileyerek metabolik süreçlerde değişikliklere yol açabiliyor.</p>

<p>Son yıllarda ultra işlenmiş gıdaların tüketiminin hızla artması, bilim dünyasında önemli bir tartışma konusu hâline geldi. Uzmanlar, bu beslenme biçiminin kronik hastalıkların yaygınlaşmasına katkıda bulunabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Burada sorun yalnızca vitamin veya mineral eksikliği olmayabilir. Bazı maddelerin hücresel düzenleme mekanizmalarına yaptığı daha ince ve uzun vadeli etkiler de önem taşıyabilir.</p>

<p><strong>Yüz yaşını aşanlar ne yiyor?</strong></p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan toplumların mutfaklarının birbirinden farklı olduğu görülüyor. Ancak sofralarında ortak bazı özellikler bulunuyor.</p>

<p>Beslenmenin temelini sebzeler, baklagiller, meyveler, otlar ve kaliteli yağlar oluşturuyor. Endüstriyel olarak yoğun biçimde işlenmiş ürünler ise günlük yaşamda daha az yer tutuyor.</p>

<p>Bu beslenme biçimleri, yaşlanma süreciyle ilişkili birçok yararlı bileşen içeriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Omega-3 yağ asitleri iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Antioksidanlar, hücrelere zarar verebilen oksidatif stresin azaltılmasında rol oynayabilir. Folat ve çinko gibi mikro besinler ise DNA'nın onarım mekanizmalarını destekleyebilir.</p>

<p>Günümüzde Akdeniz tipi beslenme, aralıklı oruç ve ketojenik beslenme modelleri yoğun biçimde araştırılıyor. Bazı çalışmalar, bu yaklaşımların metabolik esnekliği artırabileceğini ve hücrelerin kendini yenileme süreçlerini destekleyebileceğini gösteriyor. Bu süreçlerden biri de "otofaji".</p>

<p>Otofaji, hücrelerin kendi içindeki hasarlı veya işlevini yitirmiş parçaları parçalayıp yeniden değerlendirdiği doğal bir geri dönüşüm sistemi olarak tanımlanabilir. Bir bakıma hücrelerin bahar temizliği.</p>

<p>Bu mekanizmanın hücre sağlığının korunmasında önemli rol oynadığı ve sağlıklı yaşlanmayla bağlantılı olabileceği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Asıl sır tek bir besinde değil</strong></p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan insanların keşfettiği tek bir mucize besin ya da sihirli bir formül yok.</p>

<p>Uzun yaşam, görünüşe göre birçok küçük alışkanlığın yıllar boyunca bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.</p>

<p>Ölçülü beslenmek, her gün hareket etmek, yeterince uyumak, güçlü sosyal ilişkiler kurmak ve hayata anlam katan bir amaç taşımak, bu bütünün parçaları.</p>

<p>Bilimsel araştırmalar, bu alışkanlıkların yalnızca kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlamadığını; metabolizmadan hücresel onarım süreçlerine, genlerin çalışma biçiminden iltihaplanma mekanizmalarına kadar birçok biyolojik sistemi etkileyebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle uzun yaşam, tek bir "süper gıda"nın ya da sıra dışı genlerin sonucu olmayabilir.</p>

<p>Asıl mesele, her gün yaptığımız küçük seçimlerin yıllar içinde büyük bir etki yaratması.</p>

<p>Mavi Bölgelerin bize verdiği en önemli ders belki de "Nasıl yüz yaşına kadar yaşarız?" sorusunun yanıtı değil.</p>

<p>Asıl soru şu:</p>

<p>Sahip olduğumuz yılları nasıl daha sağlıklı, daha anlamlı ve daha dolu yaşayabiliriz?</p>

<p>Çünkü uzun yaşamak önemli. Ancak asıl değerli olan, yaşadığımız yıllara hayat katabilmek…</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/dr-vittorio-giuliano.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Dr. Vittorio Giuliano kimdir?</strong></p>

<p>Dr. Vittorio Giuliano, gastroenteroloji ve hepatoloji alanında uzman bir hekimdir. Tıp eğitimini Roma'daki La Sapienza Üniversitesi'nde, uzmanlık eğitimini ise Perugia Üniversitesi'nde tamamlayan Giuliano, 2005 yılından bu yana sindirim sistemi hastalıkları, karaciğer, pankreas ve bağırsak rahatsızlıkları üzerine çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>2016-2018 yılları arasında Danimarka'nın Hjørring kentinde danışman hekim olarak görev yapan Giuliano, Yeşil Burun Adaları'nda da gönüllü hekimlik yaptı. Bölgesel Çölyak Merkezi'nin yöneticisi olan Giuliano, yüksek çözünürlüklü ultrason, elastografi ve kontrastlı görüntüleme gibi modern tanı yöntemlerini koruyucu hekimlik yaklaşımıyla birleştiriyor.</p>

<p>Uzun ve sağlıklı yaşam, koruyucu tıp ve sindirim sistemi hastalıkları üzerine bilimsel çalışmaları uluslararası dergilerde yayımlanan Giuliano, erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaşam kalitesini artırmadaki önemine dikkat çeken çalışmalarıyla tanınıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EĞİTİM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/saglik-4.JPG" type="image/jpeg" length="66138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da seçim barajı tartışması: SPD yüzde 5 yerine yüzde 3 önerdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-secim-baraji-tartismasi-spd-yuzde-5-yerine-yuzde-3-onerdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-secim-baraji-tartismasi-spd-yuzde-5-yerine-yuzde-3-onerdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da eylül ayında Saksonya-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyaletlerinde yapılacak parlamento seçimleri öncesinde seçim barajı yeniden tartışma konusu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Saksonya-Anhalt'ta SPD'nin başbakan adayı Armin Willingmann, mevcut yüzde 5'lik seçim barajının yüzde 3'e düşürülmesini önerirken, öneri siyasi partiler arasında yeni bir tartışma başlattı.</strong></p>

<p>6 Eylül'de Saksonya-Anhalt'ta yapılacak eyalet seçimlerinde SPD'nin başbakan adayı olan ve aynı zamanda eyaletin Bilim Bakanı görevini yürüten Armin Willingmann, üç puanlık seçim barajının da parlamentonun parçalanmasını önleyecek yeterli bir güvence sağlayacağını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/willingmann.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Willingmann, Tagesspiegel gazetesine yaptığı açıklamada, <strong>"Yüzde 5 barajı istikrarlı çoğunlukların oluşması açısından önemli ve meşru bir uygulamadır. Ancak çok partili siyasi yapının günümüzde ulaştığı noktada bu düzenlemenin hâlâ aynı ölçüde uygun olup olmadığı tartışılmalıdır"</strong> dedi.</p>

<p>SPD'li siyasetçi, seçimlerde önemli sayıda oyun yüzde 5 barajı nedeniyle parlamentoya yansımadığını belirterek, yüzde 3'lük barajın da parlamentonun aşırı parçalanmasını önleyebileceğini savundu. Willingmann, birçok Avrupa ülkesinde benzer uygulamaların bulunduğunu hatırlatarak konunun anayasal ve siyasi açıdan değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/almanya-da-secim-baraji-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Anketler SPD'yi baraj sınırında gösteriyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son kamuoyu yoklamalarına göre Saksonya-Anhalt'ta AfD yüzde 41 oy oranıyla açık ara birinci parti konumunda bulunurken, CDU yüzde 24 ile ikinci sırada yer alıyor. SPD ise yüzde 5 ile seçim barajının tam sınırında görünüyor. Yeşiller, FDP ve BSW'nin ise yüzde 4'er oy oranıyla barajın altında kaldığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Bu tablo, Willingmann'ın önerisinin zamanlaması konusunda siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p><strong>FDP: "Demokraside indirim istemiyoruz"</strong></p>

<p>FDP'nin eyalet başbakan adayı Lydia Hüskens ise öneriye sert tepki gösterdi.</p>

<p>Kendi partisinin de anketlerde yüzde 5'in altında görünmesine rağmen seçim barajının düşürülmesini desteklemediklerini belirten Hüskens, "Demokraside indirim istemiyoruz. Seçimlere birkaç hafta kala barajı değil, eyaletimizin geleceğini konuşmalıyız. Bu çıkış daha çok oy kaybeden SPD'nin paniğini yansıtıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı da destek verdi</strong></p>

<p>Seçim barajının düşürülmesi fikrine destek veren isimlerden biri de Almanya Federal Anayasa Mahkemesi'nin eski Başkanı Hans-Jürgen Papier oldu.</p>

<p>Papier, kısa süre önce yaptığı değerlendirmede, Federal Meclis seçimlerinde uygulanan yüzde 5'lik seçim barajının günümüzün çok partili siyasi yapısına artık tam olarak uymadığını belirterek, barajın yüzde 3'e indirilmesinin anayasal ve siyasi açıdan tartışılabileceğini ifade etmişti.</p>

<p><strong>Muhalefetten farklı görüşler</strong></p>

<p>Öte yandan Bavyera SPD Başkanı Sebastian Roloff ise seçim barajının düşürülmesine karşı çıktı. Roloff, daha düşük seçim barajlarının bazı ülkelerde hükümet kurma süreçlerini zorlaştırdığını belirterek, parçalı parlamentoların küçük partilere orantısız siyasi güç kazandırabileceğini savundu. Hollanda ve İsrail örneklerini veren Roloff, mevcut yüzde 5'lik barajın siyasi istikrar açısından korunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>2025 Federal Meclis seçimlerinde BSW yüzde 4,98, FDP ise yüzde 4,3 oy alarak barajın altında kalmış ve parlamentoya girememişti. Bu sonuçlar da Almanya'da seçim barajına ilişkin tartışmaların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-secim-baraji-tartismasi-spd-yuzde-5-yerine-yuzde-3-onerdi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/secimler1.jpg" type="image/jpeg" length="71096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nura ve Baran Kok, Münih'te gençleri buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Münih kentinde 28 yıldır geleneksel olarak düzenlenen "Oben Ohne" Gençlik Müzik Festivali, bu yıl da on binlerce genci bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaklaşık 24 bin kişinin katıldığı festivalde rap ve indie-pop sanatçıları sahne alırken, müzik kadar eşitlik, çeşitlilik ve toplumsal mesajlar da öne çıktı.</strong></p>

<p><strong>Nura</strong> ve <strong>Baran Kok</strong>, Münih'teki "Oben Ohne" Gençlik Müzik Festivali'nde binlerce genci aynı sahnede buluşturdu. Yaklaşık 24 bin kişinin katıldığı etkinlikte rap müziğin yükselen isimleri, sadece performanslarıyla değil, verdikleri siyasi ve toplumsal mesajlarla da alkış topladı.</p>

<p>Münih'in simge noktalarından Königsplatz, hafta sonunda rengârenk kıyafetleri, müzik ve dans eşliğinde buluşan gençlerle dolup taştı. 12 yaş ve üzerindeki gençlere açık olarak düzenlenen "Oben Ohne" Festivali, bu yıl da kısa sürede tükenen biletleriyle büyük ilgi gördü.</p>

<p>Festival programında Almanya'nın genç kuşağının yakından takip ettiği rap ve indie-pop sanatçıları sahne aldı. Günün en çok ilgi gören isimleri arasında rapçi Nura, Baran Kok ve gecenin finalini yapan Souly yer aldı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/festival-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Müzik kadar toplumsal mesajlar da dikkat çekti</strong></p>

<p>Festivalin en dikkat çeken isimlerinden biri olan Eritre asıllı Alman rap sanatçısı Nura, konserinde yalnızca şarkılarıyla değil, verdiği siyasi mesajlarla da öne çıktı. Polis şiddeti, ırkçılık ve cinsiyetçilik gibi konuları işleyen sanatçı, sahneden izleyicilere "Aranızda Merz'e oy veren var mı?" diye seslendi. Bunun üzerine binlerce kişi hep bir ağızdan <strong>"Merz'i isteyen yok"</strong> sloganı attı. Nura'nın sözleri seyircilerden büyük alkış alırken, festivali izleyen 21 yaşındaki Eleonora Berner, <strong>"Müzik politiktir, aslında her şey politiktir"</strong> diyerek sanatçının mesajlarına destek verdi. Berner ve arkadaşları, Nura'nın toplumsal konuları sahneye taşımasının festivali daha anlamlı kıldığını ifade etti.</p>

<p>Katılımcılar da müziğin yalnızca eğlence olmadığını belirterek, sanatçıların toplumsal meseleleri gündeme taşımasını önemsediklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="509" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-festival1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Kürt kökenli Baran Kok'a yoğun ilgi</strong></p>

<p>Festivalin en kalabalık anlarından biri ise Berlinli rapçi Baran Kok sahneye çıktığında yaşandı. Kürt kökenli ve açık kimlikli eşcinsel sanatçı, küçük sahne önünde oluşan yoğun kalabalık nedeniyle programına yaklaşık yarım saat gecikmeli başlayabildi.</p>

<p>Hayranlarının büyük ilgi gösterdiği sanatçı, cesur şarkı sözleri ve sahne performansıyla festivalin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Organizatörler, yoğunluk nedeniyle sahne alanına girişleri bir süre durdurmak zorunda kaldı.</p>

<p><strong>1998'den bu yana gençler için düzenleniyor</strong></p>

<p>İlk kez 1998 yılında gerçekleştirilen "Oben Ohne" Festivali, Münih Gençlik Konseyi tarafından kâr amacı gütmeyen bir etkinlik olarak organize ediliyor.</p>

<p>Festivalin temel hedefi, gençlerin ekonomik durumlarından bağımsız olarak kültürel etkinliklere katılabilmesini sağlamak. Bu kapsamda maddi imkânı olmayan gençlere ücretsiz "dayanışma biletleri" sunulurken, normal bilet fiyatları da benzer festivallere kıyasla düşük tutuluyor. Erken dönem satışlarında biletler 10 avroya, normal satışlarda ise 17,50 avroya sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>29 derecelik sıcağa rağmen coşku dinmedi</strong></p>

<p>Yaklaşık 29 dereceyi bulan sıcak havaya rağmen festival boyunca coşku eksik olmadı. Katılımcılar şapkalar, yelpazeler ve su püskürtme alanlarıyla serinlemeye çalışırken, organizasyon boyunca önemli bir güvenlik sorunu yaşanmadı.</p>

<p>Yaklaşık 300 gönüllünün görev yaptığı etkinlikte gençler gün boyu konserlerin yanı sıra çeşitli gençlik kuruluşlarının stantlarını ziyaret etti, dinlenme alanlarında vakit geçirdi ve festival atmosferinin tadını çıkardı.</p>

<p><strong>Finalde Souly sahne aldı</strong></p>

<p>Güneşin Königsplatz üzerinde batmasıyla birlikte festivalin kapanışını rapçi <strong>Souly</strong> yaptı. Binlerce kişinin şarkılara hep bir ağızdan eşlik ettiği konserde alan adeta dev bir açık hava partisina dönüştü.</p>

<p>Organizatörler, hem katılımın hem de festival boyunca oluşan atmosferin beklentilerin üzerinde olduğunu belirterek, "Oben Ohne"nun Almanya'da gençlere yönelik en önemli müzik etkinliklerinden biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-festival.JPG" type="image/jpeg" length="69889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin'deki CSD saldırısının zanlısı polis operasyonunda öldürüldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlindeki-csd-saldirisinin-zanlisi-polis-operasyonunda-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlindeki-csd-saldirisinin-zanlisi-polis-operasyonunda-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de Christopher Street Day (CSD) etkinliği sırasında düzenlenen ve 1 kişinin hayatını kaybettiği, 29 kişinin yaralandığı saldırının zanlısı Abdul Ballout, düzenlenen özel harekât operasyonunda vurularak öldürüldü. Alman makamları saldırıyı "İslamcı terör saldırısı" olarak nitelendirirken, olayla ilgili soruşturmayı Federal Başsavcılık devraldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berlin Polisi'nin yaklaşık 24 saat süren arama çalışmasının ardından 21 yaşındaki Abdul Ballout'un, Spandau semtindeki Ruhlebener Straße yakınlarındaki bir hobi bahçesi yerleşkesinde saklandığı belirlendi.</strong></p>

<p>Polisin açıklamasına göre, akşam saatlerinde düzenlenen operasyonda Ballout elindeki <strong>kesici bir aletle</strong> Özel Harekât (SEK) ekiplerinin üzerine yürüdü. Bunun üzerine polis ateş açtı.</p>

<p><img alt="" height="394" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/6-22.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p>Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri zanlıyı hayata döndürmeye çalışsa da Ballout, olay yerinde yaşamını yitirdi.</p>

<p>Berlin Polisi, zanlının vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturmanın cinayet bürosu tarafından yürütüleceğini açıkladı.</p>

<p><strong>CSD'de araçla kalabalığın arasına dalmıştı</strong></p>

<p>Abdul Ballout'un cumartesi akşamı Berlin'deki Christopher Street Day (CSD) etkinliği sırasında beyaz bir hafif ticari araçla kalabalığın arasına daldığı öne sürülüyor.</p>

<p>Saldırıda bir kadın hayatını kaybederken 29 kişi yaralandı. Alman makamları, zanlının olay sırasında bazı kişilere kesici aletle saldırmış olabileceği ihtimali üzerinde de duruyor.</p>

<p>Berlin'de yüz binlerce kişinin katıldığı Onur Yürüyüşü, saldırının ardından güvenlik gerekçesiyle sona erdirilmişti.</p>

<p><img alt="" height="343" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin2-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Federal Başsavcılık soruşturmayı devraldı</strong></p>

<p>Berlin Polisi, saldırının niteliği nedeniyle soruşturmanın artık Almanya Federal Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Yetkililer, olayın olası terör bağlantıları ve zanlının ilişkileri dahil tüm yönleriyle araştırıldığını belirtti.</p>

<p><strong>"İslam Devleti sempatizanıydı" iddiası</strong></p>

<p>Alman güvenlik kaynaklarına göre Ballout, daha önce güvenlik birimlerinin radarına giren isimlerden biriydi.</p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre zanlının, terör örgütü IŞİD/İslam Devleti ideolojisine sempati duyduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>21 yaşındaki zanlının Berlin'de, saldırının gerçekleştiği bölgeye yalnızca birkaç dakika uzaklıkta yaşadığı belirtildi.</p>

<p><strong>Dobrindt: Cezaevinde olması gerekirdi</strong></p>

<p>Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, kamu yayıncısı ZDF'ye yaptığı açıklamada zanlının mayıs ayında cezaevinden çıkmış olmasını eleştirdi.</p>

<p>Dobrindt, terör örgütleriyle bağlantı ve şiddet suçları bulunan kişilere yönelik denetimli serbestlik uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Bu kişinin cezaevinde tutulmasının daha doğru olacağı kanaatindeyim." dedi.</p>

<p>İçişleri Bakanı ayrıca radikalleşme riski taşıyan kişilerin daha sıkı gözetim altında tutulması ve hareket alanlarının kısıtlanması gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>Önceki yargı süreci yeniden gündemde</strong></p>

<p>Alman basınındaki bilgilere göre Ballout hakkında daha önce terör örgütüne destek ve çeşitli şiddet suçları nedeniyle işlem yapılmıştı.</p>

<p>Gençlik Mahkemesi zanlı hakkında 1 yıl 10 ay gençlik cezası vermiş, ancak cezanın infazının ertelenip ertelenmeyeceğine ilişkin kararın altı aylık deneme sürecinin sonunda verilmesini öngörmüştü. Bu süreçte Ballout serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Saldırının ardından bu karar da Almanya'da yeniden tartışma konusu oldu.</p>

<p><strong>Wegner: 24 saat içinde yakalanması büyük başarı</strong></p>

<p>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner, zanlının kısa sürede bulunmasını güvenlik güçlerinin önemli bir başarısı olarak değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Wegner, "Berlin Polisi'nin şüpheliyi 24 saat içinde tespit etmesi soruşturma makamları açısından büyük bir başarıdır." dedi.</p>

<p><strong>Berlin'de yas ve güvenlik önlemleri</strong></p>

<p>Saldırının ardından Berlin'de düzenlenen anma etkinliklerine binlerce kişi katıldı.</p>

<p>Marienkirche Kilisesi'nden Brandenburg Kapısı'na kadar düzenlenen yürüyüşte hayatını kaybeden kişi anılırken, kent genelinde güvenlik önlemleri artırıldı.</p>

<p>Yetkililer, saldırının tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması için soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğünü bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlindeki-csd-saldirisinin-zanlisi-polis-operasyonunda-olduruldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-de-saldirgan.jpeg" type="image/jpeg" length="53797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin Onur Yürüyüşü'nde dehşet: Araç kalabalığın arasına daldı, 1 kişi öldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de yüz binlerce kişinin katıldığı Christopher Street Day (CSD) Onur Yürüyüşü, akşam saatlerinde yaşanan kanlı saldırıyla kabusa döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beyaz bir hafif ticari aracın kalabalığın arasına dalması sonucu en az bir kadın hayatını kaybetti, 16 kişi yaralandı. Alman polisi olayı "saldırı şüphesi" kapsamında soruştururken, saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen 21 yaşındaki şüpheliyi yakalamak için geniş çaplı operasyon başlattı.</strong></p>

<p>Olay, cumartesi akşamı Tiergarten yakınlarında düzenlenen CSD etkinliğinin son saatlerinde meydana geldi.</p>

<p>Polisin verdiği bilgiye göre beyaz renkli bir panelvan, yürüyüş güzergâhındaki kalabalığın arasına daldı. Çarpmanın etkisiyle çok sayıda kişi yere savruldu.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin1-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>İlk belirlemelere göre bir kadın yaşamını yitirirken, 16 kişi yaralandı. Yaralılardan üçünün hayati tehlikesinin bulunduğu, sekiz kişinin ağır, beş kişinin ise hafif yaralandığı açıklandı.</p>

<p>Saldırının ardından etkinlik derhal sona erdirildi ve yüz binlerce kişi panik yaşanmaması için kontrollü şekilde alandan tahliye edildi.</p>

<p><strong>Polis: Saldırı şüphesiyle soruşturuluyor</strong></p>

<p>Berlin Polisi, olayın ardından yaptığı açıklamada soruşturmanın "saldırı şüphesi" kapsamında yürütüldüğünü duyurdu.</p>

<p>Yetkililer, saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen kişinin araçtan indikten sonra olay yerinden kaçtığını bildirdi.</p>

<p>Şüpheliyi yakalamak için Berlin'in Schöneberg semtinde bir adrese operasyon düzenlendi ancak zanlı bulunamadı.</p>

<p>Polis, kamuoyuyla paylaştığı arama duyurusunda şüphelinin 21 yaşındaki Abdul B. olduğunu açıkladı. Yaklaşık 1,90 metre boyunda, siyah saçlı ve zayıf yapılı olduğu belirtilen zanlının olay sırasında siyah kapüşonlu üst ve beyaz pantolon giydiği ifade edildi.</p>

<p>Emniyet, vatandaşlardan şüpheliye yaklaşmamalarını, gördükleri takdirde derhal polisi aramalarını istedi.</p>

<p><strong>İslamcı çevrelerle bağlantısı araştırılıyor</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre şüpheli, güvenlik birimlerince daha önce de tanınan bir isim.</p>

<p>Polis sözcüsü, zanlının İslamcı çevrelerle bağlantılı olduğunu doğrularken, Alman Haber Ajansı (dpa), şüphelinin mayıs ayında çocuk ve gençlik cezaevinden tahliye edildiğini aktardı.</p>

<p>Soruşturmayı yürüten ekipler ayrıca saldırının yalnızca araçla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini de araştırıyor.</p>

<p>Polis, olay sırasında bazı kişilerin kesici veya delici aletlerle yaralanmış olabileceğine ilişkin ihbarlar aldıklarını, bu nedenle olası ikinci bir saldırı ihtimali üzerinde de çalışıldığını açıkladı.</p>

<p><strong>Çok sayıda soru hâlâ yanıt bekliyor</strong></p>

<p>Yetkililer, saldırının tek bir kişi tarafından mı yoksa birden fazla fail tarafından mı gerçekleştirildiğinin henüz netleşmediğini belirtti.</p>

<p>Görgü tanıklarının farklı ifadeler vermesi nedeniyle olayın tam seyri ve saldırganın kaçış rotası da henüz kesin olarak ortaya çıkarılamadı.</p>

<p>Saldırının motivasyonuna ilişkin ise resmi makamlar şu aşamada herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınıyor.</p>

<p><strong>Merz: Toplumumuza yapılmış bir saldırı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, saldırıyı "iğrenç bir suç" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Merz, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, "Dünyanın dört bir yanından yüz binlerce insan Christopher Street Day'de barış içinde kutlama yapıyordu. Birlikte hoşgörü içinde yaşamayı savunuyorlardı. Bu, toplumumuza yönelik bir saldırıdır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başbakanlık, Merz'in İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ile sürekli temas halinde olduğunu ve güvenlik makamlarından gelişmeler hakkında düzenli bilgi aldığını bildirdi.</p>

<p><strong>Federal hükümetten Berlin'e destek</strong></p>

<p>İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt de federal hükümetin Berlin makamlarına her türlü desteği vermeye hazır olduğunu açıkladı.</p>

<p>Dobrindt, "Barış içinde kutlama yapan insanlara yönelik bu korkak ve alçak saldırı beni derinden sarstı. Düşüncelerim kurbanlar, yakınları ve bu dehşeti yaşayan herkesle birlikte." dedi.</p>

<p><strong>"Özgür toplumumuza saldırı"</strong></p>

<p>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner ise saldırının yalnızca CSD katılımcılarını değil, kentin temel değerlerini hedef aldığını söyledi.</p>

<p>Wegner, "Berlin özgürlüğün kentidir ve bugün özgürlüğümüz en korkunç şekilde hedef alınmıştır. Bu saldırı özgür ve açık toplumumuza yöneliktir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yetkililer, organizatörlerin etkinliği hızla sonlandırarak alanı panik yaşanmadan boşaltmasının daha büyük bir faciayı önlediğini belirtti.</p>

<p><strong>Spekülasyon uyarısı</strong></p>

<p>Berlin Eyaleti Kentsel Gelişim Senatörü Christian Gaebler ise olayın arka planına ilişkin spekülasyon yapılmaması çağrısında bulundu.</p>

<p>Gaebler, saldırının siyasi ya da adi suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine ilişkin henüz yeterli bilgi bulunmadığını belirterek soruşturmanın sonuçlarının beklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Berlin İçişleri Senatörü Iris Spranger de güvenlik güçleriyle sürekli temas halinde olduklarını belirterek, "Berlinlilerin ve kentimizi ziyaret edenlerin güvenliği en büyük önceliğimizdir." açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Dünyada yankı uyandırdı</strong></p>

<p>Berlin CSD'deki saldırı uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Etkinliğin kapanış konserinde sahne alan Alman şarkıcı Sarah Connor, tahliye kararından kısa süre önce konserini tamamlamıştı. Connor, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Kelimeler yetersiz. Yaşananlar korkunç." diyerek hayatını kaybeden kişinin yakınlarına başsağlığı diledi.</p>

<p>Olay, başta İngiltere ve ABD olmak üzere birçok uluslararası medya kuruluşunda da son dakika gelişmesi olarak duyuruldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-21.jpg" type="image/jpeg" length="46010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamburg'da Güney Amerikalı kadınları hedef alan fuhuş ağına operasyon]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-guney-amerikali-kadinlari-hedef-alan-fuhus-agina-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-guney-amerikali-kadinlari-hedef-alan-fuhus-agina-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Hamburg kentinde Federal Polis tarafından düzenlenen geniş çaplı operasyonda, Güney Amerika'dan yaklaşık 100 kadını yasa dışı yollarla Almanya'ya getirerek fuhuş sektöründe çalıştırdığı iddia edilen 54 yaşındaki bir şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaklaşık 250 polisin katıldığı operasyonda çok sayıda adres aranırken, 13 kadının ülkede yasa dışı bulunduğundan şüphelenildiği açıklandı.</strong></p>

<p>Federal Polis ve savcılık ekipleri, perşembe sabahı Hamburg'da altı farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Baskın yapılan yerler arasında şüphelinin Hamburg-Hamm semtindeki evi ile çeşitli genelevler ve fuhuş amacıyla kullanıldığı öne sürülen daireler de yer aldı.</p>

<p>Operasyon kapsamında Hamm'daki evinde yakalanan 54 yaşındaki zanlı gözaltına alınırken, soruşturmanın ticari amaçla insan kaçakçılığı ve yasa dışı göç organizasyonu suçlamaları kapsamında yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p><strong>Yaklaşık 100 kadının Almanya'ya getirildiği öne sürülüyor</strong></p>

<p>Soruşturmaya göre zanlı, Kolombiya, Venezuela ve Dominik Cumhuriyeti başta olmak üzere Güney Amerika ülkelerinden yaklaşık 100 kadının Almanya'ya girişini organize etti.</p>

<p>İddiaya göre kadınlar Schengen Bölgesi'ne girişte kendilerini turist olarak tanıttı. Daha sonra Hamburg'a gelerek şüphelinin aracılığıyla fuhuş sektöründe çalışmaya başladı.</p>

<p>Savcılık ve Federal Polis, zanlının Hamburg'un farklı noktalarında kiraladığı daireleri kadınlara fuhuş amacıyla kiraladığını ve internet üzerindeki ilan platformları aracılığıyla müşterilere yönelik reklam hizmeti de sunduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Yüksek kiralarla maddi bağımlılık oluşturduğu iddiası</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında zanlının kadınlardan konaklama ve müşteri bulma hizmetleri karşılığında önemli miktarda para aldığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre kadınların, kiraladıkları daireler ve ilan hizmetleri için aylık bin euronun üzerinde ödeme yapmak zorunda bırakıldığı öne sürülüyor. Federal Polis ise şüphelinin bu faaliyetlerden kişi başına haftalık yüzlerce euro gelir elde etmiş olabileceğini belirtti.</p>

<p>Yetkililer, elde edilen haksız kazancın miktarının soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>13 kadın ve çok sayıda delil bulundu</strong></p>

<p>Operasyon sırasında aranan adreslerde 13 kadın ile bir başka kişinin daha Almanya'da yasa dışı olarak bulunduğundan şüphelenildiği bildirildi.</p>

<p>Polis ekipleri ayrıca çok sayıda cep telefonu, dijital veri taşıyıcısı, çeşitli belgeler, lüks kol saatleri ile yaklaşık 20 bin euro nakit paraya el koydu. Ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle insan kaçakçılığı ağının kapsamının ortaya çıkarılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Kazançlı bir suç ağı ortaya çıkarıldı"</strong></p>

<p>Operasyonu yöneten Federal Polis yetkilisi Helgo Martens, soruşturmanın önemli bir başarı olduğunu belirterek, Federal Polis ile savcılığın "karmaşık ve yüksek kazanç sağlayan bir suç modelini ortaya çıkarıp durdurmayı başardığını" söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, HAMBURG, KADIN, MAGAZİN, ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-guney-amerikali-kadinlari-hedef-alan-fuhus-agina-operasyon</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/zanli.JPG" type="image/jpeg" length="91886"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Münih'teki ırkçı terör saldırısında yaşamını yitirenler 10. yılında anıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/munihteki-irkci-teror-saldirisinda-yasamini-yitirenler-10-yilinda-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/munihteki-irkci-teror-saldirisinda-yasamini-yitirenler-10-yilinda-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[22 Temmuz 2016'da Münih'teki Olympia Alışveriş Merkezi'nde (OEZ) düzenlenen ırkçı terör saldırısında yaşamını yitiren dokuz kişi, saldırının 10. yıl dönümünde düzenlenen törenle anıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MÜNİH</strong> – <strong>Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in de katıldığı törende hem ırkçılık ve nefret suçlarına karşı güçlü mesajlar verildi hem de ırkçı saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınları olayın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısını yineledi.</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-irkci-saldirisi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></strong></p>

<p>Münih'teki anma törenine Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in yanı sıra Bavyera Eyalet Meclisi Başkanı Ilse Aigner, Münih Büyükşehir Belediye Başkanı Dominik Krause, Bavyera Başbakanı Markus Söder, çok sayıda siyasetçi ile saldırıda yaşamını yitirenlerin aileleri ve yakınları katıldı.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/1-213.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="564" /></p>

<p>Saldırının gerçekleştiği Olympia Alışveriş Merkezi önünde düzenlenen törende katledilen dokuz kişinin fotoğrafları sergilendi. Saat 17.51'de, saldırının başladığı dakikada kentte toplu taşıma araçları kısa süreliğine durdurularak saygı duruşunda bulunuldu.</p>

<p><strong>Steinmeier: "Almanya göç geçmişi olan bir ülkedir"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Steinmeier konuşmasında saldırının yalnızca ırkçı saldırıda hayatını kaybedenleri ve ailelerini değil, tüm Almanya'yı ilgilendirdiğini belirterek, ırkçılık ve antisemitizme karşı kararlı mücadele çağrısı yaptı.</p>

<p>"Kimse kökeni nedeniyle bir başkasından üstün değildir" diyen Steinmeier, Almanya'nın bir göç ülkesi olduğuna dikkat çekerek, <strong>"Artık şunu kabul edelim; sadece bazı insanların değil, bütün ülkemizin bir göç geçmişi var. Almanya göç geçmişine sahip bir ülkedir ve bu bizim kimliğimizin bir parçasıdır."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="395" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/5-41.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="521" /></p>

<p>Steinmeier, saldırının yıllarca "kişisel nedenli bir cinnet" olarak değerlendirilmesini de dolaylı biçimde eleştirerek, olayın sağ terör saldırısı olarak kabul edilmesinin çok geç gerçekleştiğini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı ayrıca Hanau, Halle, NSU cinayetleri, Walter Lübcke suikastı ve 1980 Münih Oktoberfest saldırısını hatırlatarak, sağ terörün Almanya için hâlâ ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="519" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/2-149.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="599" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ailelerden sert eleştiri: "Artık açıklama değil, gerçeği istiyoruz"</strong></p>

<p>Törenin en dikkat çekici bölümü ise ırkçı saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınlarının konuşmaları oldu.</p>

<p>Aileler, saldırının üç yıldan fazla süre boyunca "ırkçı terör" yerine "amok" olarak nitelendirilmesini sert sözlerle eleştirerek, olayın tüm yönleriyle araştırılması için Bavyera Eyalet Parlamentosu'nda araştırma komisyonu kurulması taleplerini yineledi.</p>

<p><img alt="" height="471" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/4-61.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="567" /></p>

<p>Selçuk Kılıç'ın annesi Yasemin Kılıç, konuşmasında duygusal ifadeler kullanırken devlet yetkililerine de seslendi.</p>

<p><strong>"Artık kameralar önündeki güzel sözler bize yetmiyor. Bu saldırıyla ilgili bütün dosyaların açıklanmasını istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı, burada artık aydınlatılmayı talep etmiyoruz; bunu talep etmenin ötesinde, hesap verilmesini istiyoruz."</strong> dedi.</p>

<p>Sevda Dağ'ın eşi Hacı Dağ da saldırının üzerinden on yıl geçmesine rağmen birçok sorunun hâlâ yanıtsız olduğunu belirterek, "Biz aileler gerçeğin tamamını öğrenmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dijamant Zabërgja'nın kız kardeşi Margareta Zabërgja ise Almanya'da göçmen kökenlilerin hâlâ tam anlamıyla kabul görmediğini belirterek, kardeşine hitaben, "Keşke ölümün bir şeyleri değiştirmiş olsaydı. Keşke bugün kimse kökeni nedeniyle korku yaşamasaydı." dedi.</p>

<p><strong>"OEZ sağ terördü" vurgusu</strong></p>

<p>Anma alanında kurbanların büyük fotoğrafları ve çiçekler yer alırken, sahnenin arkasına "Münih OEZ bir sağ terör saldırısıydı" yazılı büyük bir pankart asıldı.</p>

<p>Münih Büyükşehir Belediye Başkanı Dominik Krause de konuşmasında, toplumun sağ terörü açık biçimde adlandırmakta uzun süre zorlandığını belirterek, bunun değişmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="440" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-78.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="657" /></p>

<p><strong>Önce "amok", sonra "ırkçı terör"</strong></p>

<p>18 yaşındaki saldırgan, 22 Temmuz 2016'da Münih'teki Olympia Alışveriş Merkezi çevresinde dokuz kişiyi öldürdükten sonra intihar etmişti. Hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün Türk, Yunan, Kosovalı, Arnavut ya da Roman kökenli olması dikkat çekmişti.</p>

<p>Saldırı ilk etapta kişisel nedenlerle gerçekleştirilen bir "amok" olarak değerlendirilmiş, ancak Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi 2019 yılında olayın <strong>ırkçı ve aşırı sağcı saiklerle işlenmiş bir terör saldırısı</strong> olduğunu resmen kabul etmişti.</p>

<p><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Irkçı saldırıda hayatını kaybedenler tek tek anıldı</strong></p>

<p>Törende saldırıda yaşamını yitiren</p>

<ul>
 <li>Armela Segashi</li>
 <li>Can Leyla</li>
 <li>Dijamant Zabërgja</li>
 <li>Guiliano Kollmann</li>
 <li>Hüseyin Dayıcık</li>
 <li>Roberto Rafael</li>
 <li>Sabine Sulaj</li>
 <li>Selçuk Kılıç</li>
 <li>Sevda Dağ</li>
</ul>

<p>isimleri tek tek okunarak anıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/munihteki-irkci-teror-saldirisinda-yasamini-yitirenler-10-yilinda-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-4.jpeg" type="image/jpeg" length="51400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da emsal karar: Aşırı sağcı AfD'li adaylara seçim engeli]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-emsal-karar-asiri-sagci-afdli-adaylara-secim-engeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-emsal-karar-asiri-sagci-afdli-adaylara-secim-engeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşağı Saksonya'da üç AfD'li siyasetçinin adaylığı, "anayasaya bağlılık" şartını taşımadıkları gerekçesiyle reddedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde 13 Eylül'de yapılacak belediye başkanlığı ve kaymakamlık (Landrat) seçimleri öncesinde, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinden üç siyasetçinin adaylığına izin verilmedi. </strong></p>

<p>Kararlar, "anayasal düzene bağlılık" gerekçesiyle alınırken, uygulama Almanya'da seçim hakkı ve demokrasi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Aşağı Saksonya'da bu yıl yürürlüğe giren yeni seçim düzenlemesi kapsamında belediye başkanı ve kaymakam adaylarının, Almanya Anayasası'nda yer alan özgürlükçü demokratik temel düzene bağlılıkları seçim kurulları tarafından denetleniyor.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/af-d-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Bu kapsamda Friesland'da kaymakam adayı olmak isteyen AfD Federal Meclis Milletvekili Martin Sichert, Lüneburg'da kaymakam adayı Stephan Bothe ile Northeim ilçesine bağlı Nörten-Hardenberg'de belediye başkanlığına aday gösterilen Reinhild Goes seçimlere katılma hakkı elde edemedi.</p>

<p><strong>İçişleri Bakanlığı: "Anayasaya bağlılık konusunda ciddi şüpheler var"</strong></p>

<p>Aşağı Saksonya İçişleri Bakanlığı, söz konusu adayların Almanya'nın özgürlükçü demokratik anayasal düzenine bağlı kalacaklarına ilişkin ciddi şüpheler bulunduğunu belirterek seçim kurullarına olumsuz görüş bildirdi.</p>

<p>Kararların gerekçesinde, Aşağı Saksonya AfD teşkilatının Eyalet Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından "kesin aşırı sağcı oluşum" olarak sınıflandırılması ile adayların geçmişte yaptıkları açıklama ve sosyal medya paylaşımları da etkili oldu.</p>

<p>Özellikle 2017'den bu yana Federal Meclis milletvekilliği yapan Martin Sichert'in, Berlin Belediye Binası'na Gökkuşağı Bayrağı asılması üzerine sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşım da dosyada gerekçeler arasında gösterildi. Sichert paylaşımında, belediye binalarına belirli ideolojileri temsil eden bayrakların asılmasına karşı çıkarak yalnızca belediye, eyalet ve Almanya bayraklarının kullanılmasını savunmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yeni seçim yasası ilk kez uygulanıyor</strong></p>

<p>Nisan ayında kabul edilen yeni düzenlemeyle birlikte seçim kurulları, adayların anayasal düzene bağlılığı konusunda şüphe duymaları halinde belediye denetim makamlarından görüş isteyebiliyor. Bu makamlar da gerektiğinde Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın değerlendirmelerine başvurabiliyor.</p>

<p>Son kararı ise yine bağımsız seçim kurulları veriyor.</p>

<p>Bu kapsamda yalnızca Sichert, Bothe ve Goes değil; Hannover Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday olan AfD Eyalet Milletvekili Jessica Schülke, Wilhelmshaven, Gifhorn, Fürstenau, Bersenbrück ve Artland'daki bazı AfD adayları da aynı inceleme sürecinden geçirildi.</p>

<p>Ancak Hannover'da toplanan seçim kurulu, Jessica Schülke'nin adaylığına izin verdi. Diğer bazı adaylarla ilgili kararların ise temmuz ayı sonuna kadar açıklanması bekleniyor.</p>

<p><strong>AfD'li siyasetçilerden "Arka kapıdan parti yasağı mı?" tepkisi</strong></p>

<p>AfD yönetimi uygulamayı sert sözlerle eleştirerek bunun "arka kapıdan parti yasağı" anlamına geldiğini savundu.</p>

<p>Parti yetkilileri, adaylıkların engellenmesine karşı hukuki mücadele başlatacaklarını açıkladı. Martin Sichert de kararın iptali için yargıya başvuracağını duyurdu.</p>

<p><strong>Hukukçular ikiye bölündü</strong></p>

<p>Kararlar hukuk çevrelerinde de tartışma yarattı.</p>

<p>Oldenburg Üniversitesi Kamu Hukuku Profesörü Volker Boehme-Neßler, Federal Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmamış bir siyasi partinin üyelerinin yalnızca parti üyelikleri nedeniyle adaylıktan mahrum bırakılmasının hukuken sorunlu olduğunu söyledi.</p>

<p>Boehme-Neßler, seçilme hakkının demokratik sistemin temel unsurlarından biri olduğunu, yasaklanmamış bir partinin üyelerine yönelik bu tür uygulamaların seçim özgürlüğünü zedeleyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Buna karşılık Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi'nde iktidardaki SPD'nin Grup Başkanı Stefan Politze, düzenlemenin yalnızca AfD'yi değil, anayasal düzene bağlı olmayan sağ ya da sol tüm aşırılık yanlılarını kapsadığını belirterek uygulamayı savundu.</p>

<p><strong>Karar, Almanya genelinde emsal olabilir</strong></p>

<p>Aşağı Saksonya'da uygulanan yeni sistem, Almanya'da ilk kez bu kapsamda hayata geçiriliyor.</p>

<p>Eyalet Seçim Müdürü Markus Steinmetz de adaylıkların reddedilmesinin seçilme hakkına müdahale anlamına geldiğini kabul etmekle birlikte, belediye başkanları ve kaymakamların kamu görevlisi statüsünde olmaları nedeniyle anayasal düzene bağlılık şartının hukuki bir zorunluluk olduğunu vurguladı.</p>

<p>13 Eylül'de yapılacak yerel seçimler öncesinde verilecek diğer kararların, yalnızca Aşağı Saksonya'daki seçimleri değil, Almanya genelinde benzer uygulamalara ilişkin hukuki tartışmaları da yakından etkilemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-emsal-karar-asiri-sagci-afdli-adaylara-secim-engeli</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/afd-15.jpg" type="image/jpeg" length="37658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya: 33 Galeria şubesi kapanma riskiyle karşı karşıya: Binlerce çalışan endişeli]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-33-galeria-subesi-kapanma-riskiyle-karsi-karsiya-binlerce-calisan-endiseli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-33-galeria-subesi-kapanma-riskiyle-karsi-karsiya-binlerce-calisan-endiseli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın en köklü mağaza zincirlerinden Galeria, yeniden kapsamlı bir küçülme sürecine hazırlanıyor. Şirket, ülke genelindeki 83 şubesinden 33'ünü ekonomik açıdan incelemeye aldığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kira koşulları ve mağazaların ekonomik performansı konusunda çözüm sağlanamaması halinde söz konusu şubelerin kapatılabileceği belirtilirken, yaklaşık 12 bin çalışanın geleceğine ilişkin endişeler yeniden gündeme geldi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirket yönetimi, öncelikle mağazaların bulunduğu binaların sahipleriyle kira bedelleri ve mağaza alanlarının yeniden düzenlenmesi konusunda görüşmeler yapacak. Taraflar arasında sürdürülebilir bir anlaşma sağlanamaması halinde ilgili şubelerin faaliyetlerine son verilebileceği ifade edildi. Bazı şehirlerde görüşmelerin başladığı, diğerlerinde ise kısa süre içinde başlayacağı bildirildi.</p>

<p><strong>33 şube inceleme altında</strong></p>

<p>Galeria'nın incelemeye aldığı mağazalar şu eyaletlerde bulunuyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Baden-Württemberg:</strong> Freiburg (Europaplatz), Heilbronn, Mannheim, Offenburg, Singen</li>
 <li><strong>Bavyera:</strong> Aschaffenburg, Bayreuth, Memmingen, Münih (Rotkreuzplatz), Würzburg</li>
 <li><strong>Berlin:</strong> Alexanderplatz, Hermannplatz, Kurfürstendamm, Spandau</li>
 <li><strong>Brandenburg:</strong> Potsdam</li>
 <li><strong>Hamburg:</strong> Eimsbüttel</li>
 <li><strong>Hessen:</strong> Bad Homburg, Limburg an der Lahn</li>
 <li><strong>Mecklenburg-Vorpommern:</strong> Wismar</li>
 <li><strong>Aşağı Saksonya:</strong> Braunschweig, Oldenburg</li>
 <li><strong>Kuzey Ren-Vestfalya:</strong> Euskirchen, Kleve, Köln (Breite Straße, Hohe Straße, Nippes), Mülheim (Rhein-Ruhr Zentrum), Münster (Salzstraße)</li>
 <li><strong>Rheinland-Pfalz:</strong> Bad Kreuznach, Koblenz, Mainz, Speyer</li>
 <li><strong>Saksonya-Anhalt:</strong> Magdeburg</li>
</ul>

<p>Şirketin Genel Müdürü Tilo Hellenbock, her mağazanın ayrı ayrı değerlendirileceğini belirterek, "Her bir şubeyi sonuçları peşinen belirlenmeden tek tek inceleyeceğiz." açıklamasını yaptı. Nihai kararların ne zaman verileceğine ilişkin ise henüz bir takvim paylaşılmadı.</p>

<p><strong>Diğer şubeler de masada</strong></p>

<p>Galeria, yalnızca risk altındaki 33 mağaza için değil, kalan 50 şubesi için de mülk sahipleriyle kira koşullarının yeniden gözden geçirilmesine yönelik görüşmeler yürütmeyi planlıyor. Şirket ayrıca bazı mağazaların daha uygun binalara taşınmasını ve belirli bölgelerde yeni mağazalar açılmasını da değerlendiriyor.</p>

<p><strong>160 milyon euroluk kredi</strong></p>

<p>Ekonomik sıkıntılar yaşayan Galeria, kısa süre önce ABD merkezli yatırım şirketi Gordon Brothers tarafından sağlanan 160 milyon euroya kadar yeni bir kredi finansmanı anlaşması yaptı. Ancak bu finansman, şirketin hazırladığı yeniden yapılandırma planının uygulanması şartına bağlandı. Söz konusu planın ise yeni mağaza kapatmalarını da içerdiği belirtiliyor.</p>

<p>Haziran ayında kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, o dönemde faaliyet gösteren 83 mağazadan yaklaşık 30'u zaten riskli olarak değerlendiriliyordu.</p>

<p><strong>Kira borçları da gündemde</strong></p>

<p>Yeni finansmanın bir bölümünün, Galeria'nın önceki dönem yatırımcılarından Bain Capital'e olan kredi borcunun kapatılması ve biriken kira borçlarının ödenmesi için kullanılacağı bildirildi.</p>

<p>Son aylarda çok sayıda mülk sahibi, kiraların ya hiç ödenmediğini ya da eksik yatırıldığını açıklamıştı. Galeria ise likidite dalgalanmaları nedeniyle bazı kira ödemelerinin ertelendiğini doğruladı.</p>

<p><strong>Üçüncü iflasın ardından yeni kriz</strong></p>

<p>Yaklaşık 12 bin kişiye istihdam sağlayan Galeria, 2024 yılının başında son dört yıl içinde üçüncü kez iflas başvurusunda bulunmuştu. Şirketin mali krizinde, eski ana hissedarı olan Avusturyalı Signa Grubu'nun çöküşü belirleyici rol oynamıştı.</p>

<p>2024 yazında dokuz mağazasını kapatan Galeria, bugün ABD'li yatırım şirketi NRDC Equity Partners ile Alman iş insanı Bernd Beetz ortaklığında faaliyet gösteriyor.</p>

<p><strong>Sendikadan tepki</strong></p>

<p>Birleşik Hizmet Sendikası (ver.di), yeni inceleme sürecine tepki gösterdi. Sendika yönetimi, çalışanların bir kez daha belirsizlik içinde bırakıldığını belirterek, şirket yönetiminin hâlâ ikna edici ve sürdürülebilir bir gelecek planı ortaya koyamadığını savundu. Ver.di, 33 şubenin korunmasını ve çalışanlara en kısa sürede net bilgi verilmesini istedi.</p>

<p><strong>Wismar'dan iyimser açıklama</strong></p>

<p>İnceleme listesinde yer alan Wismar kentinin Belediye Başkanı Frank Junge ise mağazanın geleceği konusunda iyimser olduğunu söyledi. Şubenin bugüne kadar kârlı çalıştığını belirten Junge, Wismar'daki mağazanın Karstadt'ın tarihî kökenini oluşturması nedeniyle sembolik bir öneme de sahip olduğunu ifade etti. Belediye Başkanı ayrıca, eyalet hükümetine pazar günü mağazaların açılmasına ilişkin yasal düzenlemelerin hızla netleştirilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-33-galeria-subesi-kapanma-riskiyle-karsi-karsiya-binlerce-calisan-endiseli</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/kaufhof.JPG" type="image/jpeg" length="47307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Molla Demirel'den "Çoğulcu Bir Toplumda Demokrasi" Kitabı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/molla-demirelden-cogulcu-bir-toplumda-demokrasi-kitabi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/molla-demirelden-cogulcu-bir-toplumda-demokrasi-kitabi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim, siyaset, eğitim ve kültür dünyasından isimleri bir araya getiren Almanca eser, demokrasi, göç ve kültürel çeşitlilik konularını çoğulcu toplum perspektifiyle ele alıyor. Kitabın geliri ise Enternasyonal Çocuk Oyuncakları Müzesi'ne bağışlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzun yıllardır Almanya'da yaşayan yazar Molla Demirel'in editörlüğünde hazırlanan "Çoğulcu Bir Toplumda Demokrasi" (Demokratie in der pluralen Gesellschaft) adlı kitap, Bonn'daki Free Pen Verlag tarafından Almanca olarak yayımlandı. </strong></p>

<p>Demokrasi, göç ve kültürel çeşitlilik konularını farklı yönleriyle ele alan eser, akademi, siyaset, eğitim ve kültür dünyasından önemli isimleri bir araya getiriyor.</p>

<p><a name="Bookmark"></a>Kitabın önsözünü, sosyal danışman kökenli Münster Büyükşehir Belediye Başkanı Tilman Fuchs yazdı. Eserde Molla Demirel’in yanı sıra Prof. Dr. Kemal Bozay, PD Dr. habil. Hıdır Çelik, Prof. Dr. Wolfgang Gieler, Dr. İbrahim Kızılgöz, Prof. Dr. Ingrid Artus, Selin Aktaş, Hanna Wanke, Dr. phil. Nicolas Koj, Prof. Dr. Norbert Kersting, Medya Mustafa, Prof. Dr. Johannes Nathschläger, Dr. phil. Natalie Powroznik, Münster Üniversitesi Kültür Merkezi Başkanı Joachim Sommer, Prof. Dr. phil. Kulkanti Barboza, Yazar Öğretmen Barbara Wenders, Dr. Reinhard Stähling ve Prof. Dr. Ingo Stamm’ın makaleleri yer alıyor.</p>

<p>Kitapta, göçle birlikte çeşitlenen toplumlarda demokrasinin nasıl daha kapsayıcı hâle getirilebileceği farklı bakış açılarıyla değerlendiriliyor. Katılım, aidiyet, eşitlik ve toplumsal tanınma gibi temel kavramlar; 1970'li yıllardaki göçmen kadın işçilerin grevlerinden günümüzdeki yabancılar danışma kurullarına, okul demokrasisinden sosyal yenilik çalışmalarına kadar uzanan örneklerle ele alınıyor.</p>

<p><strong>Kitabın temel mesajı ise, demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığı; toplumdaki herkesin eşit haklarla yönetime katılabildiği ve kendisini ait hissedebildiği ölçüde güç kazanacağı düşüncesi etrafında şekilleniyor.</strong></p>

<p><strong>Yazar Molla Demirel bu yaklaşımı şu sözlerle ifade ediyor:</strong></p>

<p>"Bir toplumun gerçek gücü, farklılıklarıyla nasıl başa çıktığıyla ortaya çıkar."</p>

<p>Kitap, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı toplumlarda ortak yaşamın nasıl güçlendirilebileceği, eşitlik ilkesinin günlük yaşamda neden her zaman karşılık bulmadığı ve dil, eğitim ile kültürel çeşitliliğin demokratik yaşam üzerindeki etkileri gibi önemli sorulara bilimsel ve toplumsal perspektiften yanıt arıyor.</p>

<p>Demokrasi, göç ve toplumsal uyum alanlarında çalışan araştırmacılar, eğitimciler, siyasetçiler ve konuya ilgi duyan okurlar için önemli bir kaynak niteliği taşıyan kitabın satışından elde edilecek gelirin tamamı Enternasyonal Çocuk Oyuncakları Müzesi'ne bağışlanacak.</p>

<p><img alt="" height="907" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/buch-cava.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>Kitabı edinme adresi:</strong></p>

<p>Free Peen Verlag, Camminer Str. 34, 53119 Bonn, Email: info@freepenverlag.de.</p>

<p>ISBN: 978-3-910806-07-8</p>

<p>Veya</p>

<p>İnternationales Kinderspielzeugsmuzeum Münster, Verspoel 7 -8, 48143 Münster</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tel: 0049 251 666377, E- Mail: IKmuenster@gmx.de, kaktus.ms@gmx.de</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/molla-demirelden-cogulcu-bir-toplumda-demokrasi-kitabi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 07:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/molla-demirel-2.jpeg" type="image/jpeg" length="41364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Frankfurt'ta sahte imza skandalı: Seçimlerde ölü imzaları ve AKP bağlantısı iddiası]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/frankfurtta-sahte-imza-skandali-secimlerde-olu-imzalari-ve-akp-baglantisi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/frankfurtta-sahte-imza-skandali-secimlerde-olu-imzalari-ve-akp-baglantisi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Peter Feldmann'ın öncülük ettiği "Frankfurt Sozial" seçim listesi, ölmüş kişilere ait imzaların destek listelerinde yer alması nedeniyle gündeme gelmişti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Frankfurter Rundschau gazetesinde yer alan habere göre; yürütülen soruşturma sonucunda şüpheler şimdi AKP'ye yakınlığı olduğu ileri sürülen büyük bir sosyal hizmet kuruluşunun çalışanlarına yöneldi.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Frankfurt'taki son yerel seçim kampanyası sırasında dikkat çeken birçok ilginç olay yaşandı. Bunlardan biri de, seçimlere katılabilmek için gerekli destek imzalarını sunan "Frankfurt Sozial" listesiydi. Seçime katılabilmek için en az 186 destek imzası gerekirken, liste 700 imza teslim etmişti. Ancak kısa süre sonra bu imzaların bir kısmının, bazıları yaklaşık 10 yıl önce hayatını kaybetmiş kişilere ait olduğu ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun üzerine savcılık, Ocak ayı ortasında resmî belgede sahtecilik ve seçim sahteciliği şüphesiyle soruşturma başlattı. Polis, isimleri imza listelerinde bulunan çok sayıda kişinin evine giderek ifade aldı. "Frankfurt Sozial"e göre yüzlerce kişi ziyaret edildi.</p>

<p><strong>"Frankfurt Sozial"a kasıtlı olarak zarar mı verilmek istendi?</strong></p>

<p>Polis daha önce, imzaların teslim edilmesinden sorumlu olan seçim listesinin yetkili temsilcisinin evinde de arama yapmış ve onun hakkında da soruşturma başlatmıştı.</p>

<p>"Frankfurt Sozial" buna tepki göstererek, kendilerine üçüncü kişiler tarafından sabotaj yapıldığı gerekçesiyle faili meçhul kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.</p>

<p>Şimdi ortaya çıkan gelişmeler, bu şüphenin doğru olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Yeni iddiaya göre, sahte imzalar, Frankfurt'taki büyük bir sosyal hizmet kuruluşunda yaşlıların kişisel verilerine erişimi bulunan bazı kişiler tarafından hazırlanmış olabilir. Destek imza formları partilerden veya internetten kolayca temin edilebiliyor.</p>

<p><strong>"Frankfurt Sozial" yaptığı açıklamada şu iddiaya yer verdi:</strong></p>

<p>"Bu kişilerin ayrıca Türkiye'deki AKP'ye yakın bir oluşumla da yakın siyasi bağlantıları bulunmaktadır."</p>

<p>Haberde, AKP'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iktidardaki muhafazakâr parti olduğu belirtiliyor ve şu soru gündeme getiriliyor:</p>

<p>"Göçmenlerin, özellikle de Türk kökenlilerin yoğun olarak yer aldığı bu seçim listesinin belediye meclisine girmesini engellemek amacıyla kasıtlı olarak zarar verilmek mi istendi?"</p>

<p><strong>Savcılık ne diyor?</strong></p>

<p>Frankfurt Savcılığı, şüphelilerin gerçekten AKP'ye yakın bir kuruluşla bağlantılı olup olmadığını ne doğruladı ne de yalanladı.</p>

<p>Ancak savcılık, 12 Nisan'da, Frankfurt'ta yaşlı ve engelli bakım hizmeti veren bir sosyal yardım kuruluşunun çalışanlarına yönelik ev ve iş yeri aramaları yapıldığını doğruladı.</p>

<p><strong>Ev acil çağrı sistemi verileri kullanılmış olabilir</strong></p>

<p>Başsavcı Dominik Mies'in açıklamasına göre:</p>

<ul>
 <li>Kuruluşun işlettiği ev acil çağrı sistemi (Hausnotruf) kullanıcılarına ait kişisel verilerin izinsiz kullanıldığı,</li>
 <li>Bu kişilerin imzalarının sahte olarak atıldığı,</li>
 <li>Bu şekilde seçim listesi için onlarca sahte destek formu oluşturulduğu şüphesi bulunuyor.</li>
</ul>

<p>Bu kişilerden dördü, imzaların atıldığı iddia edilen tarihte zaten hayatını kaybetmişti. Ancak şüphelilerin eski veri kullandıkları için bunu fark etmedikleri düşünülüyor. Bu durum, "Frankfurt Sozial"a kasıtlı zarar verme iddiasıyla tam olarak örtüşmeyebilir.</p>

<p>Ayrıca aynı kuruluşa bağlı başka bir bakım merkezinde de, imza atabilecek fiziksel veya zihinsel durumda olmayan bazı kişilerin adına sahte imzalar atıldığı şüphesi bulunuyor.</p>

<p>Soruşturmadaki tüm şüphelilerin söz konusu sosyal hizmet kuruluşunun çalışanları olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>"Frankfurt Sozial" hakkında suç unsuru bulunamadı</strong></p>

<p>Savcılık şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>"Şu ana kadar elde edilen delillere göre, seçim ittifakının diğer temsilcilerinin bu suçlara veya seçimlerle ilgili başka herhangi bir manipülasyona karıştığını gösteren hiçbir bulgu bulunmamaktadır."</p>

<p>Bu nedenle seçim listesinin başka hiçbir temsilcisi hakkında soruşturma yürütülmüyor.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/ffm-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Feldmann: 'Büyük bir memnuniyet duyuyoruz'</strong></p>

<p>"Frankfurt Sozial", soruşturmalar nedeniyle kamuoyunda sanki seçim listesinin suç işlemiş gibi bir algı oluştuğunu, bunun da seçimlerde başarısız olmalarına katkıda bulunduğunu savundu.</p>

<p>Savcılık ise basına yapılan açıklamaların yalnızca gazetecilerin sorularına verilen yasal cevaplardan ibaret olduğunu ve hiçbir zaman "Frankfurt Sozial"un kendisi hakkında soruşturma yürütüldüğünü söylemediklerini özellikle vurguladı.</p>

<p>Eski Frankfurt Belediye Başkanı Peter Feldmann ise yaptığı açıklamada, hem kendisinin hem de seçim ittifakının bu gelişmelerden dolayı "büyük bir memnuniyet" duyduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/frankfurtta-sahte-imza-skandali-secimlerde-olu-imzalari-ve-akp-baglantisi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/frankfurt-sozial.jpg" type="image/jpeg" length="73262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya: Stade saldırısının zanlısı cezaevinde intihar etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-stade-saldirisinin-zanlisi-cezaevinde-intihar-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-stade-saldirisinin-zanlisi-cezaevinde-intihar-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Stade'deki toplu silahlı saldırının zanlısı Fatih Khan G., cezaevinde bir giysi parçasını kullanarak intihar etti. Kendisi hakkında intihar riski bulunduğuna dair işaretler vardı. Buna rağmen bu nasıl gerçekleşebildi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Stade'deki saldırının zanlısı artık hayatta değil. Salı sabahı saat 06.05'te, Bremervörde Cezaevi görevlileri Fatih Khan G.'nin cansız bedenini hücresinde buldu.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Aşağı Saksonya Adalet Bakanlığı'nın açıklamasına göre, "Mahkûmun vücut sıcaklığı o sırada artık yoktu." Resmî açıklamada ölüm nedeni "boğularak (ası yoluyla) ölüm" olarak belirtildi.</p>

<p>Ancak en önemli soru yanıtsız kaldı: 45 yaşındaki zanlı bunu nasıl başardı? Neden uzun süre fark edilmedi? Neden daha sıkı gözetim altında değildi?</p>

<p><strong>İntihar beklenmedik değildi</strong></p>

<p>Almanya doğumlu Türk vatandaşı olan Fatih Khan G.'nin intiharı tamamen sürpriz değildi. Spiegel'in edindiği bilgilere göre, 29 Haziran'da Aşağı Saksonya'nın Stade kentindeki Gençlik Dairesi'nde altı kişiyi öldürdükten sonra yakalanan zanlı, aslında kendisini de silahla vurmak istediğini ancak cephanesinin kalmadığını söylemişti.</p>

<p>Şimdi ise cezaevindeki hücresinde, Spiegel'in haberine göre bir üst giysi kullanarak kendini asarak yaşamına son verdi. Hücrenin kamerayla izlenip izlenmediği ise devam eden soruşturmanın konusu.</p>

<p><strong>Yargılama artık yapılmayacak</strong></p>

<p>Bu intiharın soruşturma ve mağdur yakınları açısından ciddi sonuçları var. Savcılığa göre zanlı, Gençlik Dairesi'nde velayet görüşmesi için bir araya gelen dört kadın ve iki erkeği Beretta marka tabancasıyla öldürmüştü. Toplantı, dört aylık kızının velayetiyle ilgiliydi.</p>

<p>Olay deneyimli polisleri bile dehşete düşürdü. Soruşturmayı bilen kişilerin aktardığına göre Fatih Khan G., silahının şarjörünü tamamen boşalttı, ardından cebindeki mermilerle yeniden doldurarak ateş etmeye devam etti.</p>

<p>Artık hiçbir mahkeme olayın tüm ayrıntılarını değerlendiremeyecek. Çünkü zanlı öldüğü için hakkında dava açılamayacak.</p>

<p>Stade Savcılığı sözcüsü Julia Pirk, "Ölmüş bir şüpheli hakkında ceza soruşturması yürütülemez." dedi. Ancak olayın diğer yönleri araştırılmaya devam edecek. Özellikle olası diğer şüpheliler bakımından soruşturma sürecek. Basında yer alan haberlere göre zanlının partneri ve kaçış aracını kullanan kadın hakkında da soruşturma yürütülüyor.</p>

<p><strong>Yakınların yeniden travma yaşamasından endişe ediliyor</strong></p>

<p>Aşağı Saksonya Eyaleti Mağdur Hakları Temsilcisi Thomas Pfleiderer, "Şok oldum, derinden üzüldüm. Mağdur yakınları da muhtemelen aynı duyguları yaşıyordur." dedi.</p>

<p>Olayın üzerinden henüz üç hafta geçtiğini belirten Pfleiderer, zanlının intiharının yakınlarda yeniden travmaya (retravmatizasyon) yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Mahkeme süreci artık olmayacağı için yakınlar, mahkeme önünde yaşadıkları acıları ve olayın ailelerini nasıl etkilediğini anlatma fırsatını da kaybetmiş oldu.</p>

<p>Yetkililer, olaydan birkaç gün sonra tüm mağdur yakınlarına ulaşıldığını ve psikolojik destek teklif edildiğini açıkladı. Psikoterapistler gerekirse danışmanlık ve destek vermeye hazır bekliyor.</p>

<p><strong>Cezaevi gerekli önlemleri aldı mı?</strong></p>

<p>Fatih Khan G.'nin daha önce intihar etmek istediğini söylemiş olması nedeniyle şu soru gündeme geldi:</p>

<p>Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi'ndeki CDU'lu siyasetçi Carina Hermann, ölümün tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. Hermann'a göre, "Akut intihar riski taşıyan bir tutuklu 24 saat gözetim altında tutulmalıydı."</p>

<p>Adalet Bakanlığı da olayın nedenlerinin araştırıldığını açıkladı.</p>

<p>Aşağı Saksonya'nın tutukluluk yönetmeliğine göre, intihar riski bulunan tutuklular için şu önlemler alınabiliyor:</p>

<ul>
 <li>Daha sık hücre ve eşya araması yapılması,</li>
 <li>Gece boyunca özel gözetim altında tutulması,</li>
 <li>Gerekirse hücrenin sürekli aydınlatılması,</li>
 <li>İntiharda kullanılabilecek giysi veya eşyaların alınması,</li>
 <li>Güvenilir başka bir mahkûmla aynı hücreye yerleştirilmesi,</li>
 <li>Özel güvenlikli hücreye alınması,</li>
 <li>Gerekli görülürse kendisine zarar vermesini önlemek amacıyla kelepçe uygulanması.</li>
</ul>

<p>Şimdi soruşturma, bu önlemlerin Fatih Khan G. için uygulanıp uygulanmadığını araştırıyor.</p>

<p><strong>Cezaevlerinde intihar oranı yüksek</strong></p>

<p>Yaklaşık 30 yıldır cezaevlerinde çalışan adli psikiyatrist Stefan Orlob, olayın ayrıntılarını bilmediğini ancak standart intihar önlemlerinin büyük ihtimalle uygulanmış olduğunu düşündüğünü söyledi.</p>

<p>Orlob'a göre, gerçekten intihar etmeye kararlı bir kişiyi bunu yapmaktan sürekli olarak alıkoymak son derece zordur. Kendisinin bildiği vakalarda bazı mahkûmlar tuvalet kâğıdıyla boğularak ya da giysi veya yatak örtüsünü boyunlarına dolayarak dizlerinin üzerine düşmek suretiyle intihar etmişlerdir.</p>

<p>Orlob ayrıca Almanya'daki cezaevlerinde intihar oranının toplum geneline göre yaklaşık beş kat daha yüksek olduğunu belirtti. Özellikle tutukluluğun ilk döneminde, ağır ceza alma ihtimali bulunan ilk kez suç işleyen kişilerde risk oldukça yüksektir.</p>

<p>Bunun yanında, farklı bir kültürel geçmişe sahip olup Almanya'da suç işleyen ve Alman cezaevlerinde bulunan kişilerde de; dışlanma, tehdit, sınır dışı edilme veya ülkelerine iade edilme korkusu nedeniyle intihar riskinin artabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Olayın arka planı: Velayet anlaşmazlığı</strong></p>

<p>29 Haziran'daki saldırının öncesinde şiddetli bir velayet anlaşmazlığı yaşanıyordu.</p>

<p>Çiftin dört aylık bebeğinde doğumdan yaklaşık bir ay sonra doktorlar ciddi yaralanmalar tespit etti. 12 Nisan'da bebek Hannover Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı.</p>

<p>Savcılığa göre bu yaralanmalar sarsılmış bebek sendromuna (Shaken Baby Syndrome) işaret ediyor olabilir. Bunun üzerine baba Fatih Khan G. ve 34 yaşındaki anne hakkında "korunmaya muhtaç kişiye ağır kötü muamele" suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Bebek ameliyat edildi. Fatih Khan G.'nin 22 Nisan'da hastane doktorlarını tehdit ettiği de iddia ediliyor.</p>

<p>Nisan ayının sonunda polis, çiftin evinde arama yaptı; zanlının cep telefonu ve bazı tıbbi belgeler incelendi.</p>

<p>Neustadt am Rübenberge Sulh Mahkemesi, annenin ve bebeğin Stade'de koruma altına alınmasına ve anne ile babanın velayet haklarının bir kısmının geçici olarak kaldırılmasına karar verdi.</p>

<p>Fatih Khan G. bu karara itiraz etti. İtiraz için son görüş bildirme tarihi 29 Haziran, yani saldırının gerçekleştiği gündü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-stade-saldirisinin-zanlisi-cezaevinde-intihar-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/zanli-olu-bulundu.JPG" type="image/jpeg" length="76284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da entegrasyon kurslarına bütçe kesintisi eleştirisi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-entegrasyon-kurslarina-butce-kesintisi-elestirisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-entegrasyon-kurslarina-butce-kesintisi-elestirisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da Halk Eğitim Merkezleri (Volkshochschulen), hükümetin entegrasyon kurslarına ayırdığı bütçeyi önemli ölçüde azaltmasını sert bir şekilde eleştirdi. Kurumlar, bu kesintilerin göçmenler ve mültecilerin Almanya’ya uyumunu zorlaştıracağını ve başarılı bir entegrasyon sistemini zayıflatacağını belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başlangıçta CDU/CSU ile SPD koalisyonu, planlanan kesintilerin hafifletileceğini ve oturma izni henüz kesinleşmemiş kişilerin de devlet destekli kurslara katılmaya devam edebileceğini açıklamıştı. Ancak yeni federal bütçe taslağında entegrasyon kursları için ayrılan ödeneğin 1,1 milyar avrodan 590 milyon avroya düşürüldüğü görüldü. Bu miktarın, daha önce beklenenden de yaklaşık yüzde 10 daha düşük olduğu ifade edildi.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alman Halk Eğitim Merkezleri Birliği (DVV), bu bütçeyle entegrasyon kurslarının ne bu yıl ne de gelecek yıl yeterli şekilde finanse edilemeyeceğini açıkladı. Birlik Direktörü Julia von Westerholt, hükümetin verdiği entegrasyona yatırım sözünü yerine getirmediğini ve bütçe kesintileriyle başarılı bir entegrasyon aracını sistemli şekilde zayıflattığını söyledi.</p>

<p>Eleştirmenlere göre kesintiler, göçmenlerin Almanca öğrenmesini ve iş piyasasına hızlı katılımını zorlaştıracak, toplumsal uyumu olumsuz etkileyecek ve Almanya’daki nitelikli iş gücü açığını büyütecektir.</p>

<p>SPD milletvekili Hakan Demir, entegrasyon kurslarının yeterli finansmanının hem SPD’nin hem de koalisyon ortağı CDU/CSU’nun ortak hedefi olduğunu belirterek, bütçe görüşmeleri sırasında ek kaynak sağlamak için mücadele edeceklerini açıkladı. İçişleri Bakanlığı ise gelecek yıl kullanılmayan bütçe kalemlerinden ek kaynak aktarılabileceğini, ancak bunun kalıcı bir çözüm olmadığını ifade etti.</p>

<p>Muhalefetteki Yeşiller Partisi de bütçe kesintilerini eleştirerek, binlerce kişinin Almanca öğrenme fırsatından mahrum kalacağını savundu.</p>

<p>Yaklaşık 20 yıl önce başlatılan entegrasyon kurslarına bugüne kadar 4 milyon civarında kişi katıldı. Araştırmalar, bu kursların mültecilerin iş bulma ve topluma uyum sağlama sürecine önemli katkı sağladığını göstermektedir.</p>

<p>Bunun yanında hükümet, sığınmacılara yönelik bağımsız danışmanlık hizmetlerinin bütçesini de önemli ölçüde azaltmayı planlarken, gönüllü geri dönüş programlarına ayrılan mali desteği artırmayı hedeflemektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-entegrasyon-kurslarina-butce-kesintisi-elestirisi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/kurs-1.JPG" type="image/jpeg" length="27246"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anayasayı Koruma Teşkilatı: "İslamcı örgütler demokratik düzen için tehdit"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/anayasayi-koruma-teskilati-islamci-orgutler-demokratik-duzen-icin-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/anayasayi-koruma-teskilati-islamci-orgutler-demokratik-duzen-icin-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Hamburg kentinde yayımlanan Hamburger Abendblatt gazetesi, manşetinde Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın (Verfassungsschutz) uyarılarına yer verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haberde, özellikle Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) gibi İslamcı yapılanmaların, radikal görüşlerini kamuoyunda ılımlı bir görüntü altında gizleyerek siyaset, kamu kurumları ve sivil toplum üzerinde uzun vadeli etki kurmaya çalıştığı öne sürüldü.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Hamburg Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Torsten Voß, bu yapıların yardım faaliyetleri, gençlik çalışmaları ve eğitim projeleri aracılığıyla toplum içinde güven oluşturmayı hedeflediğini belirtti. Voß’a göre amaç, uzun vadede demokratik kurumlar üzerinde nüfuz kazanmak.</p>

<p>Federal İçişleri Bakanlığı Parlamento Devlet Sekreteri Christoph de Vries ise, şiddete başvurmayan İslamcı örgütlerin de demokratik düzen açısından ciddi bir tehdit oluşturabileceğini ifade etti. De Vries, siyasetçileri bu tür yapılarla temas konusunda dikkatli olmaya çağırdı.</p>

<p>Haberde ayrıca, daha önce faaliyetleri yasaklanan Hamburg İslam Merkezi’nin (IZH) ve İmam Ali Camii’nin yıllardır Alman güvenlik makamlarının takibinde olduğu hatırlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kamu görevlilerine güvenlik soruşturması</strong></p>

<p>Hamburg Eyaleti, kamu hizmetine alınacak adaylar için anayasal düzene bağlılık incelemesini genişletme kararı aldı. Yeni uygulamayla, Verfassungsschutz’un elindeki aşırılık yanlısı faaliyetlere ilişkin bilgiler, işe alım sürecinde ilgili kurumlarla paylaşılabilecek.</p>

<p>Hamburg İçişleri Senatörü Andy Grote, son yıllarda özellikle okullarda görev yapan bazı kişiler hakkında işe alındıktan sonra aşırılık yanlısı bağlantılar tespit edildiğini belirterek, yeni uygulamanın demokratik kurumları korumayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Hamburg, Müslüman Kardeşler gibi İslamcı örgütlerin siyasi kurumlara uzun vadeli ve gizli şekilde sızma girişimlerine karşı uyarıda bulunuyor.</p>

<p>Yetkililere göre bu yapılar, aşırılık yanlısı görüşlerini kamuoyunda ılımlı ve ölçülü bir görünümün arkasına gizliyor.</p>

<p>Bu tür risklerin önüne geçmek amacıyla, özellikle okullarda yaşanan bazı vakaların ardından, kamu hizmetine alınacak adaylar gelecekte anayasal düzene bağlılık açısından güvenlik soruşturmasından geçirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/anayasayi-koruma-teskilati-islamci-orgutler-demokratik-duzen-icin-tehdit</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/islamcilar.jpg" type="image/jpeg" length="91090"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de taşıyıcı anneyle çocuk sahibi olan CDU'lu Jens Spahn istifa etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abdde-tasiyici-anneyle-cocuk-sahibi-olan-cdulu-jens-spahn-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abdde-tasiyici-anneyle-cocuk-sahibi-olan-cdulu-jens-spahn-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olması nedeniyle günlerdir eleştirilerin hedefinde bulunan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partili Jens Spahn, Birlik (CDU/CSU) Meclis Grubu Başkanlığı görevinden istifa etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tartışmaların odağında ise, çocuğun ABD'de bir taşıyıcı anne tarafından dünyaya getirilmiş olması ve taşıyıcı anneliğin Almanya'da yasal olarak yasak bulunması yer aldı.</strong></p>

<p>Spahn, CDU/CSU Meclis Grubu üyelerine gönderdiği mektupta, aile kurma yönündeki kişisel tercihi ile yürüttüğü siyasi görevin artık bağdaşmadığını belirterek görevini bıraktığını açıkladı.</p>

<p>Mektubunda, "Taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olma kararım ile meclis grubu başkanı olarak benden beklenen sorumluluk arasındaki çelişki, tahmin ettiğimden daha büyük hale geldi." ifadelerini kullanan Spahn, son günlerde kamuoyundaki tartışmaların giderek sertleştiğini söyledi.</p>

<p>Kendisini en çok düşündüren konunun ailesi olduğunu vurgulayan Spahn, "Benim için en önemli şey ailemdir." diyerek CDU Genel Başkanı ve Başbakan Friedrich Merz ile CSU Genel Başkanı Markus Söder'i istifa kararı hakkında bilgilendirdiğini aktardı.</p>

<p><strong>Tartışmaların merkezinde taşıyıcı annelik var</strong></p>

<p>Jens Spahn ile eşi Daniel Funke, geçtiğimiz günlerde ebeveyn olduklarını duyurmuştu. Çiftin çocuklarının ABD'de bir taşıyıcı anne tarafından dünyaya getirildiği açıklandı.</p>

<p>Bu gelişme Almanya'da geniş tartışmalara neden oldu. Çünkü taşıyıcı annelik Almanya'da yasalar gereği yasak bulunuyor. Ayrıca CDU da uzun yıllardır taşıyıcı anneliğin yasallaştırılmasına karşı çıkıyor. Jens Spahn'ın da geçmişte bu yasağın korunmasını savunan isimler arasında yer alması, eleştirilerin daha da artmasına yol açtı.</p>

<p><strong>Merz: "Doğru ve kaçınılmaz bir karar"</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan haberlere göre Başbakan Friedrich Merz'in, Spahn'dan istifa etmesini istediği öne sürüldü.</p>

<p>Merz, yayımladığı açıklamada istifayı "doğru ve kaçınılmaz bir karar" olarak nitelendirirken, siyasette güvenilirliğin en önemli değer olduğunu söyledi. Bununla birlikte Spahn'a son 14 ayda koalisyon hükümetine yaptığı katkılar nedeniyle teşekkür etti.</p>

<p><strong>Parti içinde de istifa çağrıları yükseldi</strong></p>

<p>Spahn'a yönelik eleştiriler yalnızca muhalefetten değil, kendi partisinden de geldi.</p>

<p>CDU'lu siyasetçi Wolfgang Bosbach, birçok partilinin artık "buraya kadar" dediğini belirterek, siyasetçiler için farklı kurallar uygulanıyormuş izleniminin son derece sorunlu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Aile Bakanlığı'nda Parlamento Devlet Sekreteri olarak görev yapan CDU'lu Michael Brand ise Spahn'ın "hukuken olmasa bile ahlaken açık bir hukuk ihlali yaptığını" savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başbakan Merz'in seçim bölgesi olan Brilon'daki CDU teşkilatı da yayımladığı açık mektupla Spahn'ın istifasını talep etti. Açıklamada, yaşananların partinin güvenilirliğine ciddi zarar verdiği belirtildi.</p>

<p>Öte yandan hem Katolik hem de Protestan kiliselerinden de Spahn'ın kararına yönelik eleştiriler geldi.</p>

<p>Spahn'ın istifasının ardından CDU/CSU Meclis Grubu Başkanlığı görevini, yeni bir başkan seçilinceye kadar CSU Meclis Grubu Başkanı Alexander Hoffmann'ın vekâleten yürüteceği bildirildi. SPD Meclis Grubu Başkanı Matthias Miersch ise Spahn'ın kararına saygı duyduğunu belirterek, taşıyıcı annelik tartışmasının CDU'nun kendi içinde çözmesi gereken bir konu olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abdde-tasiyici-anneyle-cocuk-sahibi-olan-cdulu-jens-spahn-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 01:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/jens-spahn.png" type="image/jpeg" length="88285"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
