POLİTİKA:
Erdoğan'a hakaretten soruşturma açılan Kılıç AB'yi eleştirdi

Eyalet Politik Eğitim Merkezi ile 'Zentrum für Mission und Ökumene' tarafından 'Demokrasi için hala şans var mı?' konulu Patriotische Gesellschaft salonunda bir konuşma gerçekleştiren Kılıç, hakkında açılan soruşturmayı demokrasi adına utanç verici olarak değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini hakarete uğrayan 'mağdur bir lider olma bakımından' dünya rekoru kırdığına dikkati çeken Kılıç 'Çok ilginçtir ki bir internet sitesine demeç vermemden dolayı bundan iki yıl sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaretten hakkımda soruşturma başlatılıyor. İslamcı- otoriter liderler dayanılmaz bir mağdur olma arzusuna sahiptir. Hemen kendilerini hakarete uğramış görürler. Almanya'da herhangi bir politik lideri eleştirmek hakaret kapsamına girmez, tam aksine o kişiler ile yan yana politik tartışma içerisine girersiniz. Demokrasi kültürünün en önemli yanı eleştirdiğiniz kişinin karşısına oturarak, hoşgörü çerçevesinde sorgunuzun nedenlerini ele alırsınız. Elbette farklı düşünenlere karşı açılan soruşturmalar, tutuklamalar vs. İslamcı- otoriter liderlerin korkutma ve yıldırma politikasından başka birşey değildir' şeklinde konuştu.

Erhan Erdoğan ve Memet Kılıç

TÜRKİYE DİKTATÖRLÜĞE DOĞRU ADIM ADIM YAKLAŞIYOR

Türkiye'de rejimin diktatörlüğe doğru adım adım yaklaştığını belirten Kılıç, HDP eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın AKP iktidarının gücünü ellerinden aldıkları için cezalandırıldıklarını hatırlattı. Kılıç, 'Kontrollü askeri darbe girişimden sonra yüzbinlerce Gülen cemaati mensubu hukukçular, avukatlar, bürokratların yanı sıra çok sayıda muhalefet ve iktidar karşıtı kişiler tutuklandı. Basın ve düşünce özgürlüğü ayaklar altına alındı. Ülke şu haliyle diktatörlüğe doğru adım adım ilerlemektedir' diye konuştu.

DİKTATÖRLER İLE ANLADIKLARI DİLDE KONUŞULMASI GEREKİYOR

Alman federal hükümetin son yıllarda Türkiye'deki gelişmeler konusunda izlediği politikayı de eleştiren Kılıç, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: 'Almanya Başbakanı Merkel, seçimlerden önce birkça kez Erdoğan ile görüşmek için Türkiye'ye gitti. Seçimlerden on beş gün sonra gitse olmuyor muydu? Alman hükümeti Erdoğan'ı bir devlet başkanı olarak muhatap almak istiyor ancak diktatörlere de anladıkları dilde konuşmak gerekiyor, çünkü onlar ancak bu dilden anlar, onlara nasıl davranılması gerekiliyorsa öyle davranılmalıdır.'

TÜRKİYE MÜLTECİ AKINININ NEDENİNİ SORGULUYOR MU?

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mülteci politika krizine de değinen Kılıç 'Türkiye'de yaklaşık 3,5 milyon mülteci neden geldi? Kimse bunun nedenini sormuyor. Erdoğan ve AKP rejiminin IŞİD'e silah yardımı yaptığını belgeler ile bütün dünya kamuoyu başta olmak üzere Rusya basını da açıklamıştı. 'Kobani düştü düşecek' diye sevinen kimdi! Mülteci akını ve saldırıların nedenleri sorgulanmıyor, bunun yerine mültecilerin neden akın akın geldikleri sorgulanıyor! Avrupa Birliği de mülteci akınını engellemek amacıyla Türkiye ile kirli ticaret pazarlıkları yapıyor. Bu kirli pazarlıklar, silah, petrol vs. ticareti sürdürdükçe de Erdoğan mülteci krizini siyasi bir koz olarak kullanmaya devam edecektir' şeklinde değerlendirmede bulundu.

Kılıç geleceğe umut ile bakan biri olarak toplumsal anlamda uluslararası dayanışmanın önemine değinerek, Türkiye'de klasik patriyarka işlerliğinin değişmesi için toplumun her alanında aydınlatılması gerektiğini savundu.

SÜHEYLA KAPLAN

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner51

banner58

banner82

banner27

banner59

banner81

Temelli: Çözümün yolu Kürtlerle barışmaktan...
"Ateşkese de 'ateşkes demeyin' diyorlar, ne diyeceğiz, çay molası mı?"

Haberi Oku