Meclis'e sunulan Nüfus ve Vatandaşlık tasarısıyla müftülere nikâh kıyma yetkisi tanınması son günlede epeyce tartışılan konuların başında gelmektedir.

Türkiye’de dini nikahın müftülükler tarafından kılınması ilk kez tartışılmıyor.Bu konu özellikle AKP iktidarı döneminde sürekli gündeme getirilerek tartışıldı. Türkiye’de imam nikahı doğrudan yasak değildi, isteyen kılıyordu ve halende kılmaktadır.

Sorun kılınan bu imam nikahın resmi nikahın yerini alması.Esas tartışmada bu noktada, yoksa kimsenin imam nikahına karşı çıktığı yok. Müftülere verilen nikah kıyma yetkisi çocuk yaşta evliliklerin artmasına ve zorla evliliklere kapı aralamaktadır. Bir çok sivil toplum örgütü ve kadın derneklerininde karşı çıktığı nokta bu sorundur.

Iktidar bu konuyu birçok konuda olduğu gibi suistimal ederek gündemi ‘din düşmanlığı’ söylemiyle yönlendirmeye çalışmaktadır.

En çokta söylenen ‘Papaz nikah kılıyor, imam neden kılmasın?’ sorusu sırf eleştiri ve endişelerini dile getirenlerin sesini kılmak içindir.

Hristiyanların nikahlarını, kilisede papazlar kıysa da resmi nikahın yerini Kilise kılınan dini nikah almaz. Evliliğin geçerli olması ancak Belediyeler tarafından yapılan resmi nikahla mümkündür. Kiliselerde kılınan nikah yanlızca dini bir vazife olarak algılanmaktadır.

Günümüz Avrupa’sında Kiliselerde dini nikah kıyanların evlilikleri,resmi evlilik yapmadıkları takdirde, hiç bir resmi kurum tarafından tanınmıyor.

Bence isteyen müftülüklerde imam nikahı da kılsın, fakat bu kılınan nikahın resmi nikah olarak geçerli olmaması şartı getirilmelidir. İktidarın yaratmak istediği tartışmada boğulmak istemiyorsak bu konuda somut öneriler sunarak iktidarın ‘din düşmanlığı’ propagandasına katkı sunmayalım.

Radikal dinci çevrelerin bilerek yaratmaya çalıştığı ‘papaz nikah kılıyorda, imam neden kılmasın?’ tartışması olsa olsa iktidarın işine yarar.

Sonuç olarak resmi nikah şartıyla isteyen istediği yerde nikahını kılsın.Muhalefetin görevi resmi nikah yerine müftülüklere verilen nikah kıyma yetkisinin beraberinde getireceği sorunlara dikkat çekmek olmalıdır. Hele eğitim düzeyinin düşük olduğu kırsal bölgelerde müftülüklerde kılınacak olan evlilikler kadını daha da güvencesiz ve korumasız bir konuma getirecektir.

Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Avrupa Postası'nın kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
vatansever 2 yıl önce

sizler nasıl bir filtre balonunda yaşıyorsunuz? sizin derdiniz olası hak ihlalleri değil, ki o tür iddialar zaten mesnetsiz iddialar. sizin tek derdiniz din düşmanlığı. din düşmanlığı almanya'da bile yasal suçtur, eğer asayişi bozacak boyutta olursa.

Misafir Avatar
Hidir Eren Çelik 2 yıl önce

vatansever vatandaş, en büyük suç din maskesi takıp din adına insanlık suçu işlemektir,ii̇steyen istediği gibi dinini özgürce yaşamalı.dini politik amaçlarına araç edenlere karşı her şeyden önce siz inananların hak ihlallerine karşı mücadele etmesi gerekiyor.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner14

banner58

banner82

banner27

banner12

banner81