Öne Çıkanlar Eray (Balıkesir) eylem Behçet için

Bu haber kez okundu.

Erkin: 'Yeni Osmancılık' ruhu Ayasofya ile diriliyor mu?'

Erkin'in, "Bir ABD projesi olduğu bilinen...  'Yeni Osmancılık' ruhu Ayasofya ile diriliyor mu?" başlıklı yazısı şöyle:

“Tarih 16 Mart 2019… Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya'nın hukuki statüsüyle ilgili şu cümleleri kurdu: “Bunları da aşmak bizim için sorun değil ama getirisi götürüsü nedir? Bunun bir götürüsü var. Onun faturası çok daha ağır. Dünyanın çeşitli yerlerinde bizim binlerce camimiz var. Bunu söyleyenler acaba o camilerin başına ne gelir düşünüyor mu? Bunları düşünmeden söylüyorlar. Bunlar dünyayı tanımıyorlar. Muhataplarını bilmiyorlar. Ben bir siyasi lider olarak bu oyuna gelecek kadar istikametimi kaybetmedim.”

Bir yıl geçti… Ne değişti?

‘Oyun' bozuldu mu?

‘Dünya' başka bir dünya mı oldu?

Ya da… Ayasofya'yı, 10 Temmuz'da, Diyanet İşleri Başkanlığı'na devreden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 1934 yılına ait Mustafa Kemal Atatürk imzalı karar için “Tek parti döneminde alınan bu karar, tarihe ihanet olmanın yanında hukuka da aykırıydı” ifadelerini neden kullandı?

Ya da… Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın “86 yıllık ara dönem olmuştur” cümlesiyle 2015 yılındaki “600 yıllık imparatorluğun 90 yıllık reklam arası sona erdi” mesajı atan AKP eski Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşcu bir anda nasıl buluştu?

Ya da… Aynı merkezden talimat almışçasına… İktidara yakın gazetelerde yazan eski solcular “Biz toplumun üstüne bir yaldız sürdük, doksan yıl sonra da olsa dökülüyor. Yaldız döküldükçe altından Osmanlı çıkıyor” cümlesini neden kurdu?

Ya da… “Kanı bozuk olmayan hiçbir Müslüman Türk'ün de karşı olmayacağı, olamayacağı bir durumdur” diyerek kime hizmet edildi?

Ya da…15-16 Temmuz 2016'da ABD destekli darbe girişiminin ardından Atatürk'te birleşen halkı kim kutuplaştırmak istedi?

Ya da… ABD'nin, 1990'larda empoze etmeye başladığı, 2002'de iktidara taşıdığı “Yeni Osmanlıcılık” yani ‘Ilımlı İslam' rotasına mı dönüldü?

Sorular çok… Can alıcı soru ise…

Türkiye, tekrar Atlantik düzlemine mi girdi?

Devam edelim…

Said-i Nursi'den Necil Fazıl'a...  Menderes'ten Erdoğan'a...

Tarih 3 Mayıs 2014...

Burdur Bağımsız Milletvekili Hami Yıldırım, Ayasofya'nın Ayasofya Camii adıyla cami olarak yeniden ibadete açılması için kanun teklifi verdi.

17-25 Aralık 2013 sürecinde AKP'den istifa eden ve Fetullah Gülen'e yakınlığıyla bilinen Milletvekili Hami Yıldırım kanun teklifinde şu cümleleri kurdu: “Ayasofya Camii, etrafındaki eserleriyle, külliyesiyle beraber bir vakıftır; Fatih Sultan Mehmet'in vakfiyesidir ve hukuken el konulmuş durumdadır, vakıf bırakılma maksadına aykırı biçimde kullanılmaktadır. Ayasofya'nın hâlâ vakfedilme amacı dışında kullanılması, böyle bir yasağın devamı, bugünün dünyasında hukuk ve insan haklan ihlalidir.”

O günlerde, daha cemaat olan örgütle iktidar arasında kavga şekillenmeye başlamış ve örgüt belki de iktidarı ‘muhafazakarlık' üzerinden vurmak istemişti! Bu işin ‘kavga' tarafı!

1950'lerden bu yana Said-i Nursi'den Necip Fazıl'a, Adnan Menderes'ten Tayyip Erdoğan'a… Liberalizm destekli muhafazakarlık Ayasofya konusunda duygularını hiç saklamadı!

Bir not daha:

İktidarın da Fetullahçıların da Ayasofya konusunda aynı ruh hali içinde olduğunu unutmamak gerekiyor!

Neden mi?

Fethullah, Ayasofya konusunda Atatürk'ü nasıl hedef almıştı?

“Çağ ve Nesil-4/ Zamanın Altın Dilimi” adlı kitap…

Nil Yayınları'ndan Ocak 2011'de çıkmış…

Yazarı ABD destekli örgütün Pensilvanya'da yaşayan sözde lider Fetullah Gülen…

Kitabın sekiz sayfası Ayasofya! (205/21'üncü sayfalar)

MATERYALİST BATI İLE ZİFAF

Terör örgütünün başı Gülen diyor ki: “Kurtulmuştu ama… Mabed, bir zamanlar, bütün bütün maddîleşen bir dünyadan kaçıp, mananın temsilcisi Muhammedi ruha teslim olduğu gibi, bu defa da beş asır boyunca kendisine sahip çıkanların, materyalist Batı ile zifaf sevdasına düşmeleri karşısında cami-kilise arası bir berzaha yuvarlanmış ve bir kurtarıcı ruh beklemeye başlamıştı… Ayasofya'yı düştüğü bu son berzahtan kurtarıp yeni bir dirilişin Arasat'ına ulaştırmak için Hızır çeşmesinden su içmiş Hızır Çelebi'lere, Ulubatlı Hasan'lara, Akşemseddin'lere ve Fatih'lere ihtiyaç var. Yani, medresenin ilim ruhuna, tekyenin gönül hayatına, kışlanın disiplinine ve bu sacayağını bütünleştirecek bir baş yüceye ihtiyaç var…

Fetullah Gülen, “Materyalist Batı ile zifaf sevdasına düşmeleri karşısında cami-kilise arası bir berzaha yuvarlanmış ve bir kurtarıcı ruh beklemeye başlamıştı…” cümlesinde kimi hedef alıyor?

Mustafa Kemal Atatürk'ü! 1934'de alınan kararı!

SONUÇ: Bu karar kısa vadede siyasi anlamda iktidarın elini rahatlamış olabilir… Sonrasında… Tartışmaya açılacak bir Lozan… Ruhban Okulu meselesi… Rusya ile bozulacak ilişkiler… Umarım oyuna gelmemişizdir!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
nocapulcu 3 ay önce

bunlarin inanci sadece parmak göstermekmis, gerisi asparagasliktan öterisi yok.

banner67

banner68

banner69

banner71

banner84

banner62

banner85

banner73

banner57

banner11

banner56

banner51

banner58

banner61

banner82

banner27

banner12

banner81