Dünya Basın Özgürlüğü Günü: Silivri'den mesaj var

Gazeteci ve yazar Ahmet Altan, Türkiye’de 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrasında tutuklandı. Darbe girişimi öncesi televizyonda katıldığı bir programda, darbeye ilişkin "sübliminal mesaj vermek" iddiasıyla gözaltına alındı. Ardından "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamasıyla da müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 953 gündür tutuklu olan Ahmet Altan, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü kapsamında Deutsche Welle için bir yazı kaleme aldı.

Sana Ait Bir Cümle

Özgürlüğü, özgürlüğünü kaybetmiş bir insanın anlatmasını istediğinizde özlem ve öfkenin keskin olduğu bir yazıyla karşılaşma ihtimaliniz yüksektir.

Ama öyle olmayacak.

Michigan Üniversitesi'nde ders verdiğim yılın ilk gününde çocuklara "bana daha önce söylenmemiş yeni bir cümle yazıp getiren herkesten o cümleyi bin dolara satın alacağım" demiştim.

Orijinal olmaya çalışan zengin bir ahmak olduğumu düşünmüşler ve benden alacakları biner dolarları nasıl harcayacaklarını konuşarak çıkmışlardı dersten. Yıl boyunca hiç kimse yeni bir cümle getiremedi elbette. Yeni olduğunu sandıkları her cümleyi sınıfta tartışıp yeni olmadıklarına hep birlikte karar verdik.

Handschrift des inhaftierten Journalist Ahmet Altan (Ahmet Altan)

Zihinlerinin o güne kadar farkına varmadıkları sınırlarını gördüler ve hayatlarını daha önce söylenmiş, başkalarına ait cümleleri tekrar ederek geçirdiklerini anladılar. İnsanların çok büyük çoğunluğu zihinlerinin dar sınırları içinde, başkalarına ait cümleleri tekrar ederek yaşar. Her dinden, her ideolojiden, her sınıftan siyasi iktidar da hayatın böyle, içine "yeni" bir cümle katılmadan devam etmesini ister.

Özgür ülkelerde, insanlar daha önceden söylenmiş cümlelerden hangilerini söylemeyi seçecekleri konusunda özgürdürler. O "özgürlük" içinde söylemeyi tercih ettikleri cümlelerin kendilerine ait olup olmadığını pek sorgulamazlar.

Türkiye gibi ülkelerde ise hangi cümleleri tekrar edeceğiniz de devlet tarafından belirlenir. Devletin tekrar edilmesini istemediği cümleleri söylemek suçtur. Böyle ülkelerde, düşünme özgürlükleri kendi zihinsel sınırlarıyla kısıtlanmış insanlara bir zincir daha vurulur.

Özgürlük, öncelikle yeni bir cümle arama gerekliliğini fark etmek, bunun için çaba gösterebilmektir bence. Ve bunu her şartta, hatta şartların çok zorlayıcı olduğu hapishanede de yapabilirsiniz. Çeşitli nedenlerle kendini kıstırılmış hisseden, bunalan, sıkılan, üzülen insanlara kendilerine ait yeni bir cümle aramalarını öneririm.

O cümleyi bulamayabilirler ama sadece aramak bile onları teselli edecek ve eğlendirecektir.Özgürlük eğlencelidir çünkü. O eğlenceli özgürlüğü de ancak kendi zihninizin içindeki maceralarda keşfedersiniz.

Etrafınızda ne kadar kalın duvarlar olursa olsun.

21.4.2019, Silivri

Ahmet Altan

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner11

banner56

banner51

banner58

banner82

banner27

banner12

banner81

"Gazetecileri fişleyen SETA’yı Albayrak...
"Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları" adlı raporla gazeteci fişlediği gerekçesiyle...

Haberi Oku