Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da Öğretmen ve Şair-Yazar Hüseyin Duygu tarafından 20 yıldır geleneksel hale getirilen şiir gecesine Gezi ruhu damgasını vurdu. Danimarka-Türk Şiir gecelerinin 20’inci yılı kutlamasına Türkiye’den şair Aynur Uluç, Sezai Sarıoğlu ve Müzisyen Şenol Morgül katılırken, Danimarka’dan ünlü şairler Niels Hav, Torben Österby, Peter Poulsen, Gerd Laugesen ve Yazarlar-Şairler Sendikası Başkanı İnge Lise Hornemann katıldılar. Şiirleri Danca ve Türkçe’ye Tercüman Murat Alpar çevirdi. Çok sayıda Danimarkalı şair ve yazar yanı sıra, şiir sever Türk’ün katıldığı gecede, Türkiye’den gelen konuklar, Gezi Parkı eylemleri sırasında söylenen şarkı ve şiirleri okudular. Şenol Morgül’ün ud ile seslendirdiği “Gaz maskesi ala benziyor, biber gazı bana benziyor” şarkısına salondakiler hep birlikte eşlik ettiler. 

 

ŞİİR İNSANLARI KONU EDER


Yazarlar ve Şairler Sendikası Başkanı İnge Lise Hornemann yaptığı konuşmada “karanlık bir Danimarka akşamında ilk 20 yıl önce gerçekleştirilen Danca Türkçe şiir akşamlarını kutlamak için toplandık.  Kim olursak olalım, şiir kendi başına bir dildir, milliyetleri değil, insanları konu eder. Şiir bir başka deyişle azimli olabilme sorusudur. Candan şiir seven, yazar ve okur üçlüsünün en önemlisi bu geleneği 20 yıldır sürdüren inatçı kişi bu akşam aramızda olan Hüseyin Duygu’dur kendisine teşekkür ediyorum”dedi

Geceyi düzenleyen Hüseyin Duygu, yaptığı konuşmada “Danca Türkçe şiir etkinliklerinin 20’inci yılını Kopenhag’da kutluyoruz ama şiir gecelerimiz hem Danimarka hem de Türkiye’ye yapılıyor. 20 yıl önce Danimarka yazarlar sendikası ile başlattığım şiir gecelerinde şairleri, kültürleri ve iki dili buluşturmak istedim. Bunu yaparken de eşit şekilde yapıyorum. Son 20 yılda Danimarkalı şairler Türkçe dile, Türk şairler de Danimarka diline kazandırıldı. Halkların birbirini tanıması, yakınlaşması için belki denizde bir damla oldu” diye konuştu. Türkiye’den gelen şair Aynur Uluç “Kendimi akışa, sese bıraktım. Şiirler içten bir akışın sesi olmalıydı. Kendimi akışa sese bıraktığımda birden  dostların arasında olduğumu gördüğümde, kendimi evimde hissettim. Yapılan işe çok inandığımdan, dillerin birbirine kaynaşması, kalplerin, kültürlerin ve dillerin birbirine kaynaşması neredeyse öpmesi noktasında algıladığım için kendimi çok evimde hissettim ve Hüseyin’in yaptıklarının birbirimize değmesine vesile olması ve bunun bir parçası olmaktan büyük memnunluk duydum”dedi.

 

DANİMARKA SOĞUK AMA SICAK İNSANLARI VAR


Müzisyen Şenol Morgül de kendisinin aslında bir Rock müziği sanatçısı olduğunu ancak gezi olaylarından sonra yaptığı müzik sitilinin değiştiğini belirterek,“Danimarka soğuk bir ülke ama çok sıcak insanları var. Çok şaşırdım bu kadar soğuk bir ülkede bu kadar sıcak insanlarla karşılaşacağımı beklemiyordum. Ben Karadenizliyim, sıcak insanları ve esprileri severim, burada ne çalayım diye düşündüm. Ülkenin çok değerli sanatçıları, şairleri, yazarları burada. Son dönemde hayatımızı değiştiren en önemli olay gezi olayları olduğu için Gezi direnişinden buraya bir selam getireyim dedim. O amaçla bir gezi direnişi şarkısı çalmış oldum. Bu şarkıyı da orada öğrenmiştim zaten”dedi.  Şair Sezai Sarıoğlu da geceye katılımın önemine değinerek “Güzel şiirsel bir ortam. Dilin dile, harfin harfe, mananın manaya.  Şiir bir tanışma, arkadaşlık dilidir. Ben konuşmamda da söyledim. Şiirlerimle arkadaşlık teklif ettim Aslında arada çeviriler olmasa bile biz kalbimizin dilini anlayabiliriz. Belki de dünyanın sorunu bu. Biz burada birbirimizi buluyoruz. Şiirler de yardım ve yataklık yapıyor ve bize yardımcı oluyor. Gelenek yaratmak çok önemli, Hüseyin bunu yaratmış onu kutlarım”dedi

 

Mum ışıkları altında sıcak bir havada geçen gece, şairlerin, sahneye çıkarak birlikte söyledikleri ve oynadıkları “oy, oy Recebum, oyle yaparum, boyle yıkarum dedun, körmu idi gözlerun, oy, oy Recebum   bizi niye görmedun” şarkısı ile son buldu. Ünsal Turan / Danimarka