Bilindiği üzere Hamburg’da kısa adı HTBB (Hamburg Türk Basın Birliği) olan ve dokuz yıldır faaliyet sürdüren bir yerel medya oluşumu var. Yer yer düzenledikleri etkinliklerle, bazen kendi aralarındaki ayrışmalar veya birleşmelerle, kendilerine yakın buldukları insanların haberlerini yapmalarıyla, arada bir eğlenceli polemiklerle ama en çok da hemen her ay bir araya gelip kahvaltı etmeleri ve bunu da haberleştirmeleriyle Hamburglu hemşeri göçmenler arasında tanındılar. Hamburg bir köy, kimin ne yaptığı, ne yazdığı ortada. Ben şahsen istisnasız hepsini severim, tanıdığımı da tanımadığımı da. Zira zor ve ağır koşullar altında habercilik yaptıklarını bilirim. Bence saygın ve kutsal bir mesleğin buradaki karşılıksız hamalları. Sırf bu yüzden ayrı bir saygı duyarım. Ama bunun yanı sıra yanlışlarını, eksikliklerini, aksaklıklarını gördüğümde de yazılı veya ikili görüşmelerimde kendilerine anlatırım. Kaliteye önem verin, ilkeleriniz olsun, presse kodexe sadık olun, Almanya’daki fikir özgürlüğü memlekette yasal suç kapsamındadır. Bu yüzden nerenin gazeteciliğini yaptığınız konusunda net çizgileriniz olsun vs. tavsiye ederim. Dinleyen dinler, gülen güler.

Bilindiği üzere dokuz gündür dünyanın gündemine oturan bir savaş başladı. İster operasyon, harekât, ister işgal veya savaş diyin Türkiye komşusu Suriye topraklarına on binlerce ordusuyla girdi. Tüm dünya ayağa kalktı. Basının bugün bile hemen her ilk haberi, manşetleri bu olayla meşgul. Ama bakıyorum da Avrupa Postası ve Post Gazetesi dışında hemen hiç biri böylesine hayati bir olayı görmedim, duymadım, söylemedim takılıyorlar. Hadi savaşa karşı olmak veya barış yanlısı olmak fıtratınıza uzak (ki bu sessizlik başka nasıl yorumlanıp anlaşılır sorulmalı) bari ülkenize sahip çıkın. Tüm dünya Türkiye’ye karşı. Yazın çizin dobra dobra gazeteciliğinizi yapın. Sorulsa hemen hepiniz objektif gazetecilik yaptığınızı savunursunuz, peki bu tutum, bu tavırsızlık ne? Yine konsoloslukla yakın ilişkiler içerisinde olun kimi ilgilendirir ama şüpheciliği elden bırakamazsınız. Yarın bir gün onların bir yolsuzluğunu veya haber niteliğindeki bir yanlışını görseniz yazamazsınız, aranızda bir sınır olsun. Radikal söylemlere yabancısınız ama sizde ılımlı veya liberal habercilik de yok. Objektif yaklaşımları bırak bu halinizle tavırsız görünüşünüzle çok gayri ciddi pozisyonda olduğunuzu üzülerek belirtiyorum. Birer gazeteci olarak, hele hele kurum olarak etliye sütlüye karışmamak gibi bir lüksünüz yok, olamaz.

Hem ciddiye alınmamaktan yakınıyorsunuz, müşterilerinizin ilan vermemek için kırk dereden su getirdiği şikayetinde bulunuyorsunuz, hem de hemen her an daha da yayılıp sayısı iki yüz bini yaklaşan insanların yerinden yurdundan yok edilmesine, yüzlerce ölüme ses çıkartmıyorsunuz, yani yapmanız gereken gazeteciliği yerine getirmiyorsunuz. Unutmayın yazılanlar kadar yazılmayanları da unutmaz arşivler. Yarın çıkar size uşak basın derler, tıkanmaktan başka bir şeyi düşünmeyen sözde gazeteciler derler, yalaka basın derler, halkın ve okurun gerçekliğine uzak haberciler derler, derler de derler. Bu yakıştırmaların önüne geçemezsiniz. Önce gazetecilik değil önce vatan da düşünseniz bence bunu açık açık söyleyebilmelisiniz. Öbür türlü insanların size her türlü sıfatı yakıştırmaya hakları olacaktır.

Benim çok acil tavsiyem bu utanca daha fazla ev sahipliği yapmaksızın kurumsal olarak ciddi bir basın açıklaması yapmanız, neden bunca zaman suskun kaldığınızı okurlarınıza anlatmanız, sonbaharda Hamburg’un hava durumundan, ya da memlekete yapacağınız geziden, kahvaltınızdan çok daha önemli olan böylesi tarihsel bir süreçte yaşananlara sayfalarınızda ve yazılarınızda neden yer vermediğinizi kamu oyuna açıklamanız gerektiği üzerinde hassasiyet ve ciddiyetle durmanızdır.

17.10.2019

https://devecisueleyman.wordpress.com/

Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Avrupa Postası'nın kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner11

banner56

banner51

banner58

banner82

banner27

banner12

banner81