GÜNDEM:
4 yıl önce IŞİD saldırısında bacaklarını kaybeden Lisa Çalan: 'Bacaklarımı bulmazsanız gitmem' dedim

Lisa Çalan, 5 Haziran 2015'te, genel seçimden 2 gün önce Diyarbakır'daki HDP mitinginde düzenlenen, 5 kişinin yaşamını yitrdiği ve IŞİD'ün üstlendiği saldırıda bacaklarını kaybetti.

Son 4 yılda defalarca ameliyat oldu Lisa. Bitmeyen ameliyatlar ve dinmeyen ağrıları yüzünden "sinema filmleri yapma" hayalini iyileşinceye kadar ertelediğini söylüyor.

Lisa 1,5 yıl önce protez bacaklara sahip olmak için Avustralya'da büyük bir operasyon geçirmiş ve kemiğe implant yerleştirilmiş. Türkiye'de bu implanta ve protez bacaklara sahip tek kişi. Türkiye'de, gelişen komplikasyonları tedavi edebilecek donanımda hastane ve doktorları bulma şansı neredeyse hiç yok. Avustralya'da ameliyatı yapan Iraklı doktor da iletişimi kesmiş.

Tedavisi çok maliyetli. Protezleri de arkadaşlarının başlattığı kampanya ile yaptırabilmiş. Sonu gelmez ameliyatlar yüzünden hem maddi hem de manevi anlamda çok yıpranmış Lisa. Yeniden ağır ameliyatlar geçirmemeyi ümit ediyor.

Yılda birkaç defa ameliyat olduğu için iyileşmeyen yaraları var. Enfeksiyona çok dikkat etmesi gerekiyor. Bu yüzden her sabah ilk işi implant ve protezin hijyenik bakımını yapmak oluyor.

Devlet, basit bir sandalye ile evinde otur diyor

BBC'nin haberine göre Lisa, tedavi sürecinde devletin hiçbir katkısının olmadığını söylüyor:

"Türkiye devletinde iki bacağın yoksa sen tekerlekli sandalyeye mahkumsun, yürüyemezsin. O yüzden devlet sana protez karşılamıyor, hatta iyi bir tekerlekli sandalye bile karşılamıyor. 'Basit bir sandalye ile evinde otur' diyor. Tek bacaklı isen şayet, 'Bir bacağın var, yürüyebilirsin' diyerek protez veriyor."

Lisa, patlamada ağır kusuru olduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı hakkında tazminat davası açtı.

Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi, geçen yıl bakanlığı "gerekli güvenlik önlemlerini almadığı" gerekçesiyle 1 milyon 356 bin TL maddi-manevi tazminat ödemeye mahkum etti.

Lisa, "Valilik de 'Benim ihmalim yok' diyerek tazminatın ödenmesini reddediyor, mahkemeler devam ediyor, üst mahkeme sonucunu bekliyorum" diyor. Tazminat parasıyla hayatını kolaylaştırmak ve tedavilerini daha iyi hastanelerde yapmak istediğini de ekliyor.

İlk anma programına bir çift ayakkabısını gönderdi

Lisa, 5 Haziran 2015'ten bu yana saldırının düzenlendiği İstasyon Meydanı'na bir daha hiç gitmedi. Meydandaki ilk anma programına da bir çift ayakkabısını gönderdi.

Dolabında duran 15 çift ayakkabısını bize gösteriyor Lisa, en sevdiği yeşil ayakkabısını alıyor eline ve iç geçirerek onu bir daha hiç giyemeyeceğini söylüyor. Daha sonra siyah renkli, yüksek topuklu bir başka ayakkabıyı gösteriyor.

"O gün mesela bu yüksek ayakkabım olsaydı ayağımda, belki bacaklarımı diz üstünden değil de diz altından kaybederdim..."

'Ya kendimi ölüme bırakacaktım ya da bu durumu kabul edip direnecektim'

Saldırıya dair her şey taze hafızasında. Patlamalar sonrası kendine gelince üzerinde cesetler olduğunu, eliyle onları üzerinden atarak doğrulduğunu ve ne olup bittiğini anlamadığını söylüyor.

İlk anda bacaklarının kırıldığını düşünmüş, sağ bacağını tutup kendine doğru çekmeye çalışınca eli boşluğa düşmüş. Bir kabusunun içinde olduğuna inanmak istemiş, gözünü açıp kapatınca geçmesi için dua etmiş. Bu sefer umutsuzca elini sol bacağına atınca yaşadığı şeyin kabus değil, gerçek olduğunu anlamış.

'Bacaklarımı bulmazsanız hastaneye gitmem'

"Ya kendimi ölüme bırakacaktım ya da bu durumu kabul edip direnecektim" diyor ve her iki eli üzerine doğrulup oturduğunu hatırlıyor:

"Kollarım yanmıştı, her yerde kan vardı. Çok kan kaybediyordum, yüzümün tanınmayacak durumda olduğunu düşündüm. Ellerimle çevremi kolaçan edip bacaklarımı aradım. O sırada çantamı gördüm. Yardım edenlere 'O çanta benim, bana verin' dedim. Ama aklımdan geçen şey şu: Kan kaybından gözlerim kararıyor. Olur da ölürsem ailem beni tanısın diye çantamı kucağıma aldım ve sımsıkı sarıldım.

"Bacaklarımı bulun dedim, Kürt inadı işte, 'Bacaklarımı bulmazsanız gitmem' dedim. 'Hastaneye gitmen gerekiyor' dediler. Ben de 'Hayır, bacaklarımı bulacaksınız, onlar olmadan hastaneye gitmeyeceğim' dedim. Bir ihtimal belki tekrar bacaklarımı yerine dikerler diye...Oradan bir arkadaş bana bacaklarımı getireceği sözünü verince ambulansa binmeyi kabul ettim."

'Bu toplum engellileriyle barışık değil'

Zamanla birçok engelli gibi tüm yaşam alanı evi olmaya başlamış Lisa'nın.

"Bu toplum engellileriyle barışık değil" diyerek sitem ediyor ve kent mimarisinin, şehir planının engellileri eve hapsettiğini anlatıyor.

Çok geniş bir çevresi olduğu ve arkadaşları sık sık evine ziyarete geldiği için engelli diğer insanlara göre şanslı olduğunu düşünüyor.

Ailesi ve arkadaşlarının desteğinden minnetle söz ediyor ama bağımsız ve kimseden yardım almadan yaşayabileceği bir hayat en büyük isteği.

"Tekerlekli sandalyeyse bile bunu kendi başıma yapabilmeyi istiyorum ama maalesef hiçbir zaman bu düşünülmemiş. Avrupa'da da durum farklı değil" diyor ve engellere karşı empati duygusunun olmadığını savunuyor:

"Basit gelecek ama dışarıya çıktığımda, sokağa çıkınca klozet tuvalet bulamıyorum mesela. Bu yüzden bir yerde iki saatten sonra evime dönmek zorunda kalıyorum. Bir bütün olarak sokaklar benim değil artık. Daha rahat edebilmek için evden çıkmıyorum, hayatım, yapabileceklerimin tamamı yarıdan fazlasına indi.

"Yardım almadan sokakta yürüyemiyorum, halk otobüslerini kullanamıyorum, çok basit gelecek ama hastaneye gittiğimizde asansör için kapıda beklemek zorunda kalıyorum bu yüzden sürekli kavga ediyorum insanlarla ve bunlar gerçekten çok yorucu..."

Dava sürüyor

5 Haziran 2015'teki saldırının failinin IŞİD üyesi Orhan Gönder olduğu tespit edildi.

Gönder, saldırıdan 2 gün sonra Gaziantep'te yakalandı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Orhan Gönder ile birlikte İsmail Korkmaz, Mustafa Kılınç, Burhan Gök ve "aranan teröristler" listesinde "kırmızı kategoride" yer alan İlhami Balı hakkında dava açtı.

Balı, bu saldırının yanı sıra Suruç ve Ankara Garı'ndaki 2 intihar saldırısının talimatlarını veren kişi olarak biliniyor.

Sanıklar, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "nitelikli öldürme", "nitelikli öldürmeye teşebbüs" ve "tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma" suçlarından yargılanıyor.

İddianamede, 5 sanık hakkında 5'er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 4 bin 101'er yıldan 6 bin 138'er yıla kadar hapis cezası istenmişti.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner14

banner58

banner82

banner27

banner59

banner81

Koalisyon ortakları SPD ve CDU'da ırkçı...
Yabancı düşmanı ve ırkçı parti AfD, Almanya’nın iki doğu eyaletinde gelecek hafta sonu yapılacak seçimlerden...

Haberi Oku