Başka ülkelerde büyük gösteriler ve hele de polisle çatışmalar olduğu zaman sosyalistler arasında “Bunun arkasından ne gelecek, acaba devrim mi oluyor?” sorusu ortaya çıkar. Fransa’da yüksek akaryakıt zammına karşı gösterilerde bunu bir kere daha görüyoruz.

Beklenti eskisine göre zayıflamış durumda… Daha büyük beklentiler görmüştük: Yunanistan’da kısa aralıklarla genel grevler yaşanmış, benzeri Fransa’da da gerçekleşmiş hatta polisle şiddetli denilebilecek çatışmalar olmuştu.

Bu ülkelerde bırakın devrimi bu yönde bile önemli bir gelişme olmadığı görülünce beklenti azaldı ama yine de sürüyor.

Fransa’daki gösterilerin kapitalizme karşı olduğunu sananların sayısı yine de az değil… Gerçekte ise “Macron istifa”dan başka ses duyulmadığı gibi katılanların –oran bilinmemekle birlikte- az olmayan bir bölümü de sağ görüşlü ve hatta ırkçı… Genellikle şu veya bu partiye üye değiller ama yapılan söyleşilerden anlaşıldığı kadarıyla aralarında ırkçı Ulusal Cephe’ye (Front National) oy verenler de bulunuyor.

Eski bir Çin sözü, “Kurbağa gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır” der. Dünyanızı Türkiye ile sınırlandırdığınızda benzer duruma düşmek kaçınılmazdır. Bizde hiç genel grev olmadı. Yunanistan ve Fransa’da ise genel grev kazanılmış bir haktır ve yıllardan beri yapılmaktadır. Yüksek bir protesto tarzı olarak önemlidir ama “Bizde olsaydı neler olurdu”dan hareketle oralarda da benzer sonuçlar beklemek doğru değildir.

Bizde sağın şu veya bu kesiminin polisle çatıştığı görülmemiştir. Son örnekte de görüldüğü gibi Fransa’da olabiliyor.

İktidarı protesto eyleminin mutlaka ilericiler tarafından yapılması gerekmez. Fransa, Yunanistan, Almanya -başkaları da eklenebilir- gibi ülkelerde ise sağın önemli kitle örgütleri vardır ve bunlar devletle her zaman aynı çizgide olmazlar.

Yerel seçimler baz alınırsa Ulusal Cephe Fransa’nın en büyük partisidir ve ancak dar bölge çoğunluk sistemi sayesinde kurumlarda gerçek gücünün çok altında temsil edilmektedir.

Bizde kitle hareketine duyulan büyük özlem “bizde olmuyorsa başka yerde olsun” anlayışına kolayca neden olabiliyor ama beklentiler gerçekleşmiyor.

Modern sosyal hareketlerde öne çıkan şu özellik vardır: katılan kitle kozmopolittir ve eylem tek talep çerçevesinde şekillenir. Bu hareket sona erdikten sonra katılan kitlenin örgütlenememesi bu kozmopolitlikten kaynaklanır. Bir süre sonra hareket sona erer, kitle dağılır ve ancak ön planda olanların bir bölümü gelecekte de başka hareketlerde yer alırlar. Kalan bölümü bir daha göremezsiniz.

Medyadan anlaşıldığı kadarıyla Fransa’daki protesto hareketi de bu özelliğe sahip gibi görünüyor.

Bu protestoya katılanların bir bölümü daha gelecek seçimde Ulusal Cephe’yi seçerse şaşmayın…

Bu ülkelerde protesto ile ilericilik arasında doğrudan bağ bulunmuyor.

Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Avrupa Postası'nın kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Molla Demırel 10 ay önce

çok güzel bir değerendirme. umarım türkiyeli send,kacılar, sosyalistler demokratları kısaca okur yazar her insan bu yazıyı okur ve biraz üzerinde düşünürler.

Misafir Avatar
Cumali Yagmur 10 ay önce

sevgili engin uzun zaman burda icerikli yazilar yazmayisin cok büyük bir eksikti.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner14

banner58

banner82

banner27

banner59

banner81