Öncelikle zalim kim olursa olsun onun karşısında, mazlum kim olursa olsun onun yanında olurum. Çünkü sarayda yezit ile yaşamaktansa, Kerbela'da Hz. Hüseyin ile şehit olmayı, bir damla suya muhtaç kalmayı tercih eden inanç felsefesiyle büyüdüm.

Bu yaşımdan sonra değişecek değilim. Benim önemsediğim, kulak verdiğim tek ses vicdanımın sesi. Şimdiye kadar vicdanım terk etmedi beni, ben de vicdanımı terk edemem.

Karşı olsamda, doğru bulmasamda, biliyorum ki; açlık grevi/ölüm orucu; hakkın, adaletin bulunmadığı yerde silahsız insanın son çaresi, son silahıdır.

Dışarıdan bakan birine, olup bitenleri bilmeyenlere göre açlık grevi, ölüm orucu eylemleri anlaşılmaz, belki de saçma görünebilir.

Fakat, yaşama tutunmak varken insanlar neden canlarını tehlikeye atsınlar?

Kim, kendini aç bırakarak ölmeyi tercih eder!

Kim, bu dünyada yaşamak varken ölmeyi tercih eder!

Kim, hayatın baharında nefes alıp, yiyip içip, gezip dolaşmak, eğlenmek, şarkı söylemek, sevillip sevişmek varken, kendini açlığa mahkum edip ölmeyi tercih eder!

Kim, kim, kim dayanır günlerce, aylarca aç kalmaya, canı istediği halde bir lokmayı bile kursağına indirmeden..

Kim, kim, kim hayatını hiçe sayar, başkaları için, ötekileri için, adalet için, hak için, hukuk için..

Kim, kim, kim direnir nefsine günlerce, aylarca, acı çekerek ama direnerek gün ve gün eriyerek ölmeyi..

Hangi güç, hangi çıkmaz, hangi baskı, daha yaşamın başındaki genç insanları ölüme razı ediyor?

Hırsızı-katili dışarı salıp, hak arayan insanların başka çaresi kalmadığı için, bıcağın kemiğe dayandığı "ve artık yeter" diyenlerin yaşamlarına son verdiğine devlet, milllet nasıl seyirci kalabilir, nasıl?

Hukukçuların dahi adil yargılanmak için hayatını ortaya koyduğu ve kaybettiği bu süreç aslında hepimiz için çok acı ve utanç verici değil mi?

Hukukun çöktüğü, adaletin yok olduğu, hukuk trajedilerinin yaşandığı, sağlıklı insanların bile adalet kapısında çıldırdıkları bir ülkede vicdan kaldı mı?

Biraz vicdanı olan insanlar sebebi kim ve ne olursa olsun bu ölümlerin durdurulmasını neden istemezler, neden?

Siyasi sorumlular kadar, toplumun duyarsız kalması vicdansızlık değil mi?

Hani haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandı. Neden susuyoruz! Yoksa dilsiz şeytan mı olduk?

Makaleler, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Avrupa Postası'nın kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner69

banner71

banner84

banner62

banner85

banner73

banner11

banner56

banner51

banner58

banner61

banner82

banner27

banner12

banner81