YAŞAM:
10 yaşında tecavüz sonucu hamile kaldı, mahkeme kürtaja izin vermiyor

Mutlu bir kişi. Çok kolay gülümsüyor. Biraz utangaç ve pek de konuşkan değil. Altı öğrencisi olan sınıfında en sevdiği dersler matematik ve İngilizce. Resim yapmayı da seviyor ve çok da yetenekli.

Küçük Anandi adlı çizgi filmi ne kadar izlese bıkmaz. En sevdiği yemeklerse tavuk, balık ve tabii ki dondurma.

10 yaşında bir akrabası tarafından tecavüze uğradı. Zanlı şu anda tutuklu. Yargılanmayı bekliyor.

28 Temmuz'da Hindistan Yüksek Mahkemesi'ne onun adına bir başvuru yapılmıştı. Kürtaj talebinde bulunuluyordu. Ancak mahkeme talebi reddetti. Gerekçe ise hamileliğin 32. Haftasına girmiş olmasıydı. Mahkeme "Kürtaj için artık çok geç" diyordu.

Doktorlardan oluşan bir panel, mahkeme heyetine gönderilmek üzere hazırladığı raporda "Hamileliğin bu aşamada sonlandırılması son derece riskli olur" yazıyordu. Hem onun hem de bebeğin sağlık durumları iyiydi.

Mahkeme kararı onun ailesi için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Herkes, kürtaja izin verilmesini bekliyordu.

10 yaşındaki kurbanın içine düştüğü durum sadece Çandigargh bölgesini değil tüm Hindistan'ı derinden etkilemişti.

Hindistan

Hindistan'da her 155 dakikada 16 yaş altındaki bir kız çocuğu tecavüze uğruyor.

BBC'ye konuşan Çandigargh Hukuk Danışmanlığı Dairesi üyelerinden Mahavir Singh, "Daha önce 14-15 yaşlarında hamile tecavüz kurbanlarıyla çok karşılaşmıştık. Ancak ilk kez karşımızda 10 yaşında bir kurban vardı" diyor.

Hindistan yasaları, hamileliğin 20. haftasından sonra kürtaja izin vermiyor. Ancak doktorlar annenin hayatının tehlikede olduğu yönünde mahkemeye rapor sunarsa kürtaj yapılabiliyor.

Son olayda da 10 yaşındaki kişinin hamile olduğu ancak üç hafta önce anlaşılabilmişti. Karın ağrılarından şikayet edilince, annesi onu doktora götürmüş ve hamile olduğu ortaya çıkmıştı.

10 yaşındaki kişiye hamile olduğu hâlâ söylenmedi. Onunla iletişimde olanlar çok hassas dengeleri gözeterek konuşmak zorundalar. Sadece karnında büyükçe bir taş olduğunu ve şişkinliğin nedeninin de bu olduğunu biliyor.

Bir süredir, yumurta, süt, meyve, balık ve tavuk ağırlıklı bir beslenme düzenine geçirilmiş. Son zamanlarda kendisine gösterilen ilave ilgi konusunda da oldukça memnun.

Ancak bir yandan da polis, sosyal hizmet görevlileri ve psikolojik danışmanlar eve gidip geliyor. Kapının önündeyse bir medya ordusu birikmiş durumda.

BBC'ye konuşan bir yetkili, "Belki sorunun tam olarak ne olduğunu, ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu bilemiyor. Ama bence artık bir sıkıntı olduğunu anladı" diyor.

Aile de bu olay karşısında ayakta kalmaya çalışıyor. Maddi imkanları oldukça kısıtlı. Tek odalı bir evde yaşıyorlar. Baba memur, anne ise evlerde temizliğe yardım ediyor.

Vakayı soruşturan polis memuru Pratibha Kumari, "Çok iyi niyetli bir aile ancak şimdi hepsi yıkılmış durumda. Anne konuşurken sürekli ağlıyor" diye ekliyor.


Hindistan

Hindistan'da cinsel taciz olaylarının boyutları

  • Her 155 dakikada 16 yaş altındaki bir kişi tecavüze uğruyor.
  • 2015'te 10 binin üzerinde çocuğa tecavüz edildi.
  • 240 milyon kadın 18 yaşına gelmeden evlendirilmiş durumda.
  • Hükümetin yürüttüğü bir çalışmaya katılan çocukların yüzde 53,22'si bir tür cinsel tacize maruz kaldıklarını anlatıyor.
  • Çocuklara tacizde bulunan kişiler genellikle güvendikleri kişiler ya da bakıcılar olarak polisin karşısına çıkıyor.

Kaynak: Hindistan hükümeti, Unicef


Durumlarını iyice içinden çıkılmaz hale getirense, tecavüz ve hamilelik haberinin duyulmasından bu yana çok sayıda gazetecinin ablukasında yaşamak zorunda kalmaları.

Çocuk Esirgeme Kurumu'ndan Neil Roberts, BBC'ye konuşurken "Baba beni görmeye geldiğinde en büyük sıkıntısının basın olduğunu söylemişti. Evinin önünde gece gündüz gazetecilerin beklediğini, özel hayatlarının kalmadığını anlatıyordu" diyor.

Belki de basının bu denli yoğun ilgisi sayesinde en iyi sağlık hizmetlerine erişim mümkün olacak. Aynı zamanda hükümetten de maddi destek alacaklar.

Ancak toplumun bu kadar gözü önünde olmak aileye büyük bir acı da yaşatıyor. Pek çok gazeteci baba işteyken, kendilerini sosyal hizmetler çalışanı olarak tanıtıp gizlice eve girmeyi başardı.

Tecavüzle suçlanan kişi ise annenin kuzeni. Bazı gazeteciler istismardan haberdar olup olmadığını dahi sormuş. Anneye ise "Nasıl oldu da hamileliği 7 ay boyunca anlayamadın?" diye sorulmuş.

Tüm bu olan bitenler nedeniyle baba son derece öfkeli.

BBC'ye telefonda verdiği röportajda "En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. İdam edilmeli ya da müebbet hapis cezasına çarptırılmalı. Suçunu da itiraf etti. Ama bizden bir kez bile özür dilemedi" diyor.

Çocuk istismarı karşıtı kampanya afişi

Öfkesi son derece anlaşılır. Her ne kadar kanunlar açık bir şekilde tecavüz kurbanlarının kimliklerinin açıklanmasını yasaklasa da, pek çok kişi parçaları birleştirerek aileyi tespit etmiş durumda.

Ne de olsa tecavüzcünün adı tüm gazetelerde yer almıştı. Şimdi ailenin komşuları ve hem annenin hem de babanın iş arkadaşları durumdan haberdar.

Hindistan'da her yıl 45 bin kadın doğum yaparken hayatını kaybediyor. 15 yaş altı çocukların doğum esnasında hayatlarını kaybetme riski ise iki buçuk kat daha yüksek.

Yüksek Mahkeme bu endişeleri göz önünde bulundurduğunu ifade etse de hamileliğin bitirilmesi taleplerine olumsuz yanıt verdi.

Şimdi ne olacak?

Bebeğin Eylül ayında doğması bekleniyor. Doktorlar sezaryen doğum olması gerektiği konusunda hemfikir. Herhangi bir komplikasyon durumunda doğumun erkene çekilmesi de ihtimaller dahilinde.

Aile bebeğe bakmak istemiyor. Bu durumda bebek doğar doğmaz çocuk esirgeme kurumuna gönderilecek ve evlat edinecek birisi aranacak.

Uzmanlar, 10 yaşında bir kişinin doğum yaptıktan sonra travma yaşamasının kaçınılmaz olduğu görüşünde. Yıllar sürecek bir psikolojik destek gerekecek.

Bir çocuk hakları savunucusu, "Nefesimizi tuttuk bekliyoruz. 10 yaşında biri doğum yapabilir mi? Hayati tehlike söz konusu olabilir mi? Kötü bir şey olmaması için dua etmekten başka çaremiz yok" diyor. (BBC)

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner51

banner58

banner61

banner27

banner12

Hayvanları koruma yasası niye çıkmıyor?
Hayvanlara yönelik şiddet vakalarıyla gündemden düşmeyen yeni yasa çalışmaları 13 yıldır hala sonuçlandırılamadı....

Haberi Oku