SİYASET:
'Fransa Afrika'yı sömürmese zengin ülkeler arasında olamaz'

Avrupa’daki iki “kuzen” ülke İtalya ile Fransa arasında yaşanan diplomatik kriz büyüyerek devam ediyor. İtalyan Başbakan yardımcı ve Beş Yıldız Hareketi’nin lideri Luigi Di Maio birkaç gün önce bir grup 5YH’liyle birlikte Paris’e gidip, Macron karşıtı eylemler düzenleyen Sarı Yelekliler’in liderlerinden Christophe Chalençon ve Ingrid Levavasseur ile görüştü. Bu kadarla da kalmayıp, twitter mesajında “Değişim rüzgârı Alpleri aştı” yazarak birlikte çektirdikleri fotoğrafı paylaşınca iki ülke arasında ipler iyice gerildi.

MACRON ROMA BÜYÜKELÇİSİNİ GERİ ÇAĞIRDI

Mayıs ayındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılacak olan Sarı Yelekliler’in Luigi Di Maio’dan taktikler alarak, İtalyan 5YH’nin yapmış olduğu gibi, Fransa’da iktidarı alacak bir politik harekete dönüşmesinden korkan Emmanuel Macron tepkisini, Fransa’nın Roma Büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere Paris’e geri çağırarak gösterdi. Di Maio’ya “Ülkemizin içişlerine karışma” uyarısında bulundu. Karşılık olarak, Luigi Di Maio da, Sarı Yelekliler ile “tamamen meşru bir buluşma” yapmış olduğunu belirterek, “Fransız halkını temsil eden diğer siyasi güçlerle diyalog kurma hakkının olduğunu” söyledi.

İtalya ile Fransa arasındaki ilişkiler 2018’den bu yana gergin. İlk sürtüşme göçmenler üzerinden yaşandı. Geçen yıl Fransa, Akdeniz’de kurtarılan göçmen teknelerinin limanlarına yanaşmasına izin vermediği için İtalya’yı eleştirmiş, İtalya ise Fransa’nın göçmenleri kendi topraklarına kabul etmemesini kınamıştı.

“FRANSA, AFRİKA’YI SÖMÜRMESE ZENGİN ÜLKELER ARASINDA OLAMAZ”

Geçtiğimiz ocak ayında Di Maio, akaryakıt zammıyla başlayan ancak daha sonra Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetimine karşı isyana dönüşen Sarı Yelekliler hareketinin gösterilerini destekler açıklamalarda bulundu. Hemen sonrasında da, Luigi Di Maio, “Afrika’yı fakirleştiren Fransa’nın, göçmenlerin evlerini terk ederek Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken Akdeniz’in sularında ölmelerine yol açan ülkelerin başında” geldiğini iddia etti. 

İtalya’da hükümet ortaklarından sistem karşıtı Beş Yıldız Hareketi’nin lideri ve Başbakan Yardımcısı Luigi Di Maio yaptığı bir açıklamada, “Eğer Fransa’nın Afrika’da sömürgeleri olmasa, bugün en fazla 15’inci uluslararası ekonomik güç olurdu, oysa Afrika’da yaptıkları sayesinde dünyanın en güçlü ekonomileri arasında yer alıyor,” dedi. 

Afrika kıtasını fakirleştirip göçü tetikleyen Fransa gibi devletlerin Avrupa Birliği tarafından cezalandırılmasını isteyen 5YH lideri Di Maio, “Eğer bugün Afrika’yı terk eden insanlar varsa, bunun sorumlusu başta Fransa olmak üzere halen Afrika’da sömürge bulunduran ülkelerdir. Fransa, bu ülkeler için frank basarak, kendi kamu borcunun bir kısmını kapatıyor” dedi.

AVRUPA’DA YALNIZLAŞAN FRANSA, ALMANYA’YA YANAŞTI

İtalya ile Fransa arasındaki diplomatik kriz sadece Afrika üzerinden yaşanmıyor. İtalya kuzeni Fransa’nın her hamlesine, karşı bir hamleyle karşılık vererek Paris’i zor durumda bırakmaya devam ediyor. 

Bilindiği üzere, Fransa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyesi. Almanya’nın en büyük amacı ise, Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olabilmek. İtalya, bir süredir Fransa’yı bu yönde de sıkıştırıyor. Madem artık Avrupa Birliği kuruldu, BM’de Fransa’nın daimi üye olarak kalmasının doğru olmadığını söyleyen, bu koltuğun Avrupa Birliği’ne verilmesini savunan İtalya, bu konuda da Fransa’ya baskı yapıyor. Roma’nın baskısından kurtulmaya çalışan Macron bu sefer de Merkel ile ittifakını güçlendirme yoluna gitti. Paris ile Berlin arasındaki ilk ittifak anlaşması olan 1963 tarihli Elize anlaşması, Merkel ve Macron’un Aachen kentinde katıldığı törenle, 22 Ocak’ta yenilendi. Fransa ile Almanya arasında askeri ve ekonomik işbirliğini güçlendiren Aachen antlamasında,“Almanya’nın BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi olması bir önceliktir” yazıyor. Merkel, Macron’un desteğine rağmen Güvenlik Konseyi’nde daimi üye olamasa bile, Fransa’nın üyeliğini dönüşümlü olarak paşlaşmak niyetinde.

Roma ile Paris arasındaki sürtüşme Venezüella krizinde de sürüyor. Fransa ile birlikte pek çok Avrupa ülkesi, Venezüella Başkanı Maduro’ya seçim ilan etmesi için verilen 8 günlük sürenin dolmasının ardından, Trump’ın “geçici devlet başkanı” olarak gördüğü muhalefet lideri Juan Guaido’yu tanıdıklarını açıkladılar. Ancak İtalya, diğer ülkelerin aksine Guaido’yu devlet başkanı olarak tanımadığını belirterek, Avrupa Birliği’ni bu konuda bloke etmiş durumda.

200 MİLYON AFRİKALI, FRANSA’NIN HEGEMONYASI ALTINDA

Fransa, bugün eski sömürgelerinde kullanılan ortak para birimi CFA (Afrika Finans Topluluğu) Frangı’nı basarak, bu ülkeleri ekonomik olarak kontrol edip, gelişmelerini engelleyen ülkedir. Fransa’nın halen Afrika’da kontrolünde bulunan ülke sayısı, Komor Adaları’nın da dahil olmasıyla 15: Kamerun, Çad, Gabon, Ekvator Ginesi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Benin, Burkina Faso, Fildişi Sahili Cumhuriyeti, Gine-Bissau, Mali, Nijer, Senegal ve Togo.

Afrika’da yaklaşık 200 milyon insanın yaşadığı bölgeyi jeopolitik olarak kontrol eden Fransa, CFA Frankını Lione yakınlarında bastırıyor. Bu 15 Afrika ülkesi, Fransa ile kuru sabit tutabilmek için, Fransa Hazinesi tarafından kontrol edilen bir banka hesabına paralarının yüzde 50’sini yatırmak mecburiyetindeler. Bu hesapta tutulan paranın 10 milyar avro olduğu tahmin ediliyor ve Fransa, bu parayı kendi kamu borcunu kapatmakta kullanıyor.

Diyelim ki Fildişi Sahilleri 1 milyar avro karşılığında kakao sattı, bu paranın yarım milyarı Fransa Hazinesi tarafından kontrol edilen bu banka hesabında kalıyor. Fransa, bu ülkelere yardım ya da yatırım için gönderilen tüm paraları da kullanıyor. Herhangi bir ülkede, herhangi bir yardım kuruluşu Kamerun’a okul ya da hastane yapımı için bir miktar avro topladı diyelim, bu para önce Paris’e gidiyor. Paris parayı CFA frangıyla değiştiriyor ve bu paranın sadece yarısını Senegal’e gönderiyor. Diğer yarısı, yukarıda söz ettiğimiz CFA ülkeleri için açılmış hesapta rezerv para olarak tutuluyor ve Fransa devleti menkul kıymetlerine yatırılıyor. Bu şekilde, Kamerun’a yardım ediyoruz sanırken, aslında paranın yarısını Fransa devletine bırakmış oluyoruz. 

KADDAFİ’Yİ FRANSA MI ÖLDÜRTTÜ

Fransa, yaklaşık 200 milyon insanın yaşadığı bir bölgeyi jeopolitik olarak kontrol ederek, buradaki ülkelerin meşru bağımsızlıklarını engellemiş oluyor. Kâğıt üzerinde bağımsız olan bu Afrika ülkeleri, gerçekte göbekten hâlâ Fransa’ya bağlılar, hâlâ sömürge ülke kategorisindeler. Sadece Fransa değil, Büyük Britanya, ABD gibi diğer emperyalist devletler de, halen Afrika’da sömürge ülkelere sahipler. Bu durum Afrika’yla sınırlı değil tabii, Asya ve Güney Amerika da aynı durumda.  

Her ne kadar Macron, “bu 15 Afrika ülkesini ‘Frank kuşağı’nda zorla tutmuyoruz, istedikleri an çıkabilirler” dese de, gerçeğin böyle olmadığını İtalya Afrika Toplulukları Birliği Başkanı ekonomist Otto Bitjoka, Il Fatto Quotidianogazetesinde Ruggero Tantulli’yle yaptığı söyleşide anlatıyor.

İtalya’nın Afrika’daki “sömürge para birimi” uygulamasının kaldırılmasına yönelik mücadelesini destekleyen ve bu konuda Avrupa Parlamentosu’nda bir“soruşturma komisyonu” kurulması için Roma’nın öncülük yapmasını isteyen Bitjoka, “Afrika ülkelerinin Frank kuşağından çıkma özgürlükleri yok. Bu bir yalan. Hemen 5 darbe örneği verebilirim,” diyor.

Tarihte sömürgelerin bağımsızlıklarına kavuşturulduğunun yazılmasının bir aldatmaca olduğunu, bunların bağımsız ülkelermiş gibi isimlerinin değiştirilmesinin ise tamamen bir hile olduğunu belirterek, Frank kuşağından çıkmak isteyen Afrikalı liderlerin başına gelenleri şöyle anlatıyor:

“Pek çok örnek var, ben birkaçını sıralayayım hemen. Togo’nun ilk seçilmiş başkanı Sylvanus Olympio, Paris’le para antlaşması yapmak istemediği ve ulusal bir para birimi basmak istediği için, 1963 yılında Fransa Sömürge Ordusu’nun eski askerleri tarafından bir darbeyle devrilerek öldürüldü. Mali Cumhuriyeti’nin ilk başkanı Modibo Keita, CFA Frankı’ndan ülkesini çıkaracağını ilan edince, 1968’de eski bir Fransız lejyonerinin önderliğindeki bir darbede öldürüldü. Aynı şekilde, Burkina Faso’nun Başkanı Thomas Sankara, CFA Frankı’ndan kurtulma gereğini belirttiği için 1987’de katledildi. 2011 yılında Fildişi Sahilleri Başkanı Laurent Gbagbo, CFA frankını ulusal para birimi Mir’le değiştirmeye karar verince, Fransız birlikleri başkanlık sarayını bombaladıktan sonra Gbagbo’yu tutukladılar. Gerçek tarih bu... Kaddafi’ye gelince... 2011’de katledildiğinde yine ‘parasal özgürlük’ konusu gündemdeydi. Kaddafi, CFA Frankı’na alternatif olarak, Trablus’un devasa altın rezervlerinin desteklediği Libya dinarının, Afrika para birimi olması için çalışmalar yapıyordu. Kaddafi ve Afrika Birliği, Kamerun’da Afrika Para Fonu, Libya’da Afrika Yatırım Bankası ve Fildişi Sahilleri’nde Afrika Merkez Bankası’nın kurulması için anlaşmıştı. Ve Kaddafi öldürüldü...”

Petrol ticaretinin dolarla yapılmaması için çalışmalar yapan Saddam da Kaddafi ile aynı sonu yaşadı ve Irak “demokrasi getirilecek” bahanesiyle işgal edildi. Kaos içindeki Libya’da da hâlâ iç savaş var. Libya’daki petrol rezervlerine hangi “emperyalist” ülke sahip olacak mücadelesi tüm korkunçluğuyla devam ediyor. Son haberler, ABD’nin de desteklediği Paris’in adamı general Halife Haftar’a bağlı birliklerin ülkenin güneyindeki Fezzan bölgesinde, 16 ocakta bir saldırı başlattığı yönünde. Halife Haftar bu bölgenin kontrolünü sağlarsa, İtalya tarafından da desteklenen Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Fayez Al Sarraj’ı zor durumda bırakmış olacak.

(Birgül Göker Perdisa / Odatv)

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner51

banner14

banner58

banner27

banner12

Son anket: AKP oy kaybediyor, MHP tabanı ittifaka...
PİAR Kamuoyu Araştırma tarafından yapılan son anket sonuçlarında dikkat çeken sonuçlar yer aldı. PİAR...

Haberi Oku