SİYASET:
CHP'de Kılıçlar Çekilmek Üzere: Aygün'den Sert Eleştiri
 

Facebook üzerinden "Dersim Belediyesi neden kazanılamadı?" başlığıyla bir yazı kaleme alan Aygün, 2011 seçimlerden sonraki CHP'nin tutumunu eleştirdi ve Dersim'de cemaat ile CHP arasındaki işbirliği iddialarının tepki gördüğünü belirtti.

Aygün şunları yazdı:

'CEMAAT HALK PARTİSİ'

"Ne var ki ve ne yazık ki, Kürt sorununda program düzeyinde attığı olumlu adımlara karşın CHP'nin Diyarbakır'da dün yüzde 1 bile oy alamaması önemli bir veridir. Kürtler CHP'nin attığı adımları inandırıcı ve yeterli bulmamaktadır. Gelinen noktada ne yazık ki CHP, bırakalım 'sola yakın' olmayı Cemaat adı verilen ve son 12 yıldaki tüm komplo ürünü gözaltılar, tutuklamalar, yargılamalar, cezalandırmalar, dinlemeler, özel yaşamı yok eden uygulamalarda birinci dereceden sorumluluğu olan 'görünmez yapı' ile el ele bir parti görünümüne girmiştir. Nitekim Tayyip Erdoğan, 'CHP karanlık yapı ile beraber', Dersim'de 1 seçimde 2 miting yapan Selahattin Demirtaş ise, 'Cemaat Halk Partisi' tanımlaması yapmıştır"

NEDEN KAZANILMADI?

İşte bu ahval ve şartlarda 'seçimin favorisi' olarak girilen Mart 2014 yerel seçimlerinde Dersim Belediyesi niçin kazanılamamıştır? Bunu belli başlıklar altında toplamak mümkündür:

* Dersim toplumu bir aşiret toplumu değildir. Ankara'nın 'Kureyşan-Yusufhan ittifakı' tezi, başından beri büyük bir hatadır. 2009 seçimlerinde 'aşiret desteği en zayıf aday' olan Murat Kur'un aldığı yüksek oy tek başına bunun kanıtıdır.

* Dersim'de CHP'nin bir sloganı, halka yönelik bir vaadi, herhangi bir programı olmamıştır. Tüm tartışma kimin aday, kimin meclis üyesi olacağı, kimin gelecek seçimde milletvekili adayı olacağıdır. CHP'nin Dersim'de bir bir örgütü, il başkanı, 2 milletvekili vardır, ancak bir 'davası' yoktur. Böyle bir parti seçim kazanamaz.

* Seçimi kazanan BDP'ye baktığımızda bir 'dava' hemen görüyoruz. 'Yerel Özerklik' diyen BDP seçmene 'yeni' bir şey söylemektedir. Her birimde, kadın eşbaşkan gösteren BDP veya kimi yerlerdeki HDP seçmene 'eşitlik' ile ilgili bir mesaj vermektedir. 'Söz, yetki, karar Dersim halkına' diyen DHF adayı bir 'program' sunmaktadır. Dersim'de CHP'nin bir 'hayali' yoktur.

* Dersim'de CHP'nin dili Kırmancki veya Kırdaşki değildir. Oyda BDP olsun, DHF olsun seçim bildirilerini iki dilli olarak basmış, seçim konuşmalarını bile 'halkın diliyle' yapmıştır. Bu durumda CHP'nin halkın gözüne 'yabancı' görünmesi kaçınılmaz değil midir?

* Dersim 'atama' yoluyla bir adaylık belirlenmesinin üstünü çizmiştir. Şehirde yaşayan, tanınan, sorunlar için mücadele veren, kendini kanıtlamış kişileri başında görmek istemektedir. Yalın bir gerçek de işte budur.

* Dersim CHP adayı 'dışarıdan' bir emekli eğitimcidir. Şehre gelişi, çalışmaya başlaması ve kendini 'tanıtmaya çalışması' Mart ayı başında gerçekleşmiştir.

* CHP aday adaylarının hiçbiri seçimde çalışmamıştır. Yukarıda özetlediğim gelişmeler karşısında bu tavır anlaşılırdır.

* İl meclis üyeleri son derece yanlış oluşmuş, yukarıda belirttiğim olgular sebebiyle halk kendisini 'listelerde' görememiştir.

* Listelerde kadın ve genç olmaması, kadın ve kitlesel gençlik çalışmasına imkân vermemiştir. Listeye giren bir iki kadın seçilemez sıralardandır. Listede genç ise hiç yoktur. Bu durumda kadınlar ve gençler insanlar niçin fedakârca çalışsın ki?

* Kemal Kılıçdaroğlu adı tek başına seçim kazanmaya yeterli değildir. Oysa CHP Dersim örgütü propagandasında sadece 'Kılıçdaroğlu'ya oy verin' çağrısı yapmıştır. Dün bu gerçek, gözlerini kapayanlar veya göremeyenler tarafından da sanırım artık görülmüştür.

* Dersim 1938 meselesi de kanımca hâlâ çok etkilidir. BDP bu konuyu CHP aleyhine siyaseten iyi kullanmış, CHP ise bilindiği gibi bu konuda bugüne kadar ciddi bir açılım yapamamıştır. AKP Dersim il teşkilatı bile parti binasına 'Erdoğan'a Dersim özründen dolayı teşekkür pankartı' asarak bu konuyu gündemde tutmuştur.

* Seçmen oyunu verirken il örgütüne ve onun çalışmalarına da bakmıştır. Şehrin sorunları, dil, kültür, inanç ve tarihle ilgili örgütün son 3 yıllık veya daha öncesinden gelen 'geleneksel pozisyonu' ortadadır.

* Dersim'deki DHF adayı da seçim sonuçlarında etkili olmuştur. 2 binden fazla oy alan Ali Tacer DHF'nin 'Dersim'de var olduğunu' kanıtlamıştır. İlçelerde Ovacık ve Mazgirt gibi 2 belediyeyi alan DHF faktörü CHP'yi olumsuz etkilemiştir. DHF'nin adayı da en az BDP adayı kadar CHP'yi yıpratmış, 'Kemalistlere oy vermeyin' propagandası yapmıştır.

* CHP'nin 'Cemaatle ittifak yaptığı' görüntüsü ve bu konuda siyasi rakiplerden gelen eleştiriler de sonuçları etkilemiştir. Türkiye'de nüfusunun ezici çoğunluğu Alevi olan tek şehir Dersim'dir. Bu şehirde AKP sadece 1 ilçeyi kazanabilmiştir. CHP heyetinin ABD ziyareti ve 'Fetullah Gülen ile anlaşma yapıldığı' haberleri seçmeni olumsuz etkilemiştir. Dersim'de çok sevilen gazeteciler olan Ahmet Şık ve Nedim Şener'e işte bu Cemaat'in 'Oda TV davası' ile hangi komploları kurduğu unutulmamıştır. Binlerce Kürt siyasetçiyi KCK yaftası ile içeri tıkan gücün Cemaat olduğu sıklıkla vurgulanan bir realitedir. Hatta 'Ordudaki Laik subayları', 'Alevi subayları' derdest edip 'Balyoz' adlı 'dijital dava' ile 20 yıl gibi ağır cezalara mahkum edip 'İslamcı Ordu' inşa etmek isteyen gücün de Cemaat olduğu bizzat Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan tarafından vurgulanmıştır. Bunların tümünün şu anda en önemli hassasiyeti 'Laiklik' olan bir toplumda olumsuz etki yaratması kaçınılmazdır. Bu durumu BDP lideri Selahattin Demirtaş çok iyi propaganda konusu etmiş ve veciz şekilde 'Cemaat Halk Partisi' mührünü kullanmıştır.

* Türkiye genelinde belirlenen adaylar da Dersim'de etkili olmuş görünmektedir. MSP, RP, MHP kökenlerinden gelen, 'sağcı' olduğunu açıkça söyleyen, 'hizmet hareketine yardım ettim' diye 'övünen' adayların Dersim seçmenini caydırmış olması mümkündür.

* CHP'nin 'sağa açılma', 'sağ oyları alma', 'sağı partiye çekmeden iktidar olunamayacağı' görüşleri de tahminimce seçmenin önemli bir bölümünü caydırmıştır. Genel Başkanın Tuzluçayır'da düzenlenen bir mitingde yaptığı 'Bozkurt işareti' de tepkiye neden olmuştur. Dersim seçmenleri Kılıçdaroğlu'ya başından beri sadece 'hemşeri' diye değil, 'yeni CHP', 'herkes için CHP' vaadi nedeniyle destek vermektedir. 'Sağ CHP' Dersim'de reddedilmiştir.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner51

banner14

banner58

banner61

banner27

banner59

Erdoğan: Türkiye bir hukuk devleti, yargıya...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G-20 ziyareti öncesi Alman Die Zeit gazetesi Yayın Yönetmeni Giovanni...

Haberi Oku