POLİTİKA:
Fidel; ‘adayı kapitalizme teslim edeceğimize batırırız'

Küba Anayasasından “komünizm” ifadesinin çıkarılması şaşkınlık yaratmıştı. Yeni Anayasayla birlikte özel mülkiyet hakkının tanınması da adada sistem çözülüyor mu tartışmasını başlatmıştı.

BirGün gazetesi yazarı Mustafa K. Erdemol, köşesinde Küba’da yaşananları anlattı. Erdemol yeni Anayasanın neler getirdiğini ve niye değiştirdiklerini yazdı.

“KOMÜNİZM” NEDEN KALKTI

BirGün yazarı Erdemol şu ifadeleri kullandı:

“Küba’nın parlamentoda kabul edilen, 13 Ağustos ile 15 Kasım arasında da halk oylamasına sunulacak olan yeni anayasada artık ‘komünizm’ sözcüğünün yer almayacak oluşu Küba karşıtı çevrelerde ‘komünizmden vazgeçildiği’ biçiminde yorumlandı hemen. Dünyanın önde gelen medya kuruluşları da asıl vurguyu anayasada komünizm sözcüğünün yer almamasına yaptı.

Anlaşılabilir bir durum. Yıllardır onca baskıya, ambargoya rağmen ayakta kalabilmiş bir sosyalist ülke olarak Küba’nın, her neyi engelliyorsa Komünizm sözcüğünü anayasasından çıkarması tabii ki ilgi çeker. Bu güzel ülkeyi sevenlerde de sevmeyenlerde de durumun şaşırtıcı olması doğal.

1976 tarihli anayasa son yıllarda Küba’da yapılan değişiklikleri yansıtmıyordu. Değişiklik ihtiyacı bundan doğdu. Ama Küba sosyalizmden vazgeçmiyor. Sınıfsız topluma (Komünizm’e) ulaşma ideali uzak bir hedef. Sovyetler Birliği Anayasası’nın özelliklerini taşıyan, Sovyet dönemi dünyasının koşulları, hedefleri doğrultusunda sosyalist ülkelerin anayasalarında yer alan ‘komünizm hedefi’, bugünün koşullarında gerçekçi değil. Küba parlamentosu bunu büyük bir cesaretle gündemine alıp oyladı. Küba’da yönetim tüm dikkatini ‘sosyalist toplumu’ daha güçlendirmeye verecek artık. Komünizm sözcüğünün anayasada kalması buna engel miydi? Elbette değildi ama hedeflenen her neyse günümüz gerçeklerine uygun olmalı. Küba’nın yaptığı bu.”

“SLOGAN OLARAK KOMÜNİZM SÖZCÜĞÜNÜ BULUNMASININ ANLAMI YOK”

“Etrafı kapitalist ülkelerce kuşatılmış, büyük komşusu ABD’nin yıllardır hedefinde olmuş (hâlâ öyle) bir ülke olarak mevcut sistemin korunmasına ağırlık vermek, tüm çabayı bunun için harcamak son derece gerçekçi” diyen Erdemol, “Sistemi ayakta tutmak, ileride gerçekleştirilecek Komünist toplumu oluşturmaktan daha önemli. Durum böyleyken anayasada sadece bir slogan olarak Komünizm sözcüğünü bulunmasının anlamı yok. Küba Meclis Başkanı Esteban Lazo, ‘Bu, fikirlerimizden feragat ettiğimiz anlamına gelmez’ diyerek açıkladı yeni gelişmeyi. Dünyanın, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra farklı bir çağa geçtiğini söyleyen Lazo, ‘Sosyalist, egemen, bağımsız, müreffeh ve sürdürülebilir bir ülkeye inanıyoruz’ diyor.” ifadelerini kullandı.

ÖZEL SEKTÖRÜN DURUMU

Küba’daki özel mülkiyet ve özel işletmeler hakkında da bilgi veren Erdemol, şunları kaydetti:

“’Sol’dan karşı olanların da iflah olmaz antikomünistlerin de yıllardır Küba’yı eleştirmek için kullandıkları argümanlar yeni anayasa ile ortadan kaldırılmış oluyor, asıl önemli olan bu. Tek parti devleti, tek adam yönetimi, özgürlüklerin kısıtlılığı iddiaları yeni anayasa ile artık bir eleştiri/suçlama gerekçesi olmayacak.

Anayasadaki diğer değişiklik, devlet tarafından yönetilen ekonomiye yönelik piyasa reformlarını takiben ortaya çıkan mikro işletmelere daha geniş bir alan açıyor. Zaten Küba’da bir süredir küçük ama hareketli bir özel sektör var. Daha fazla yabancı yatırım çekmeye çalışılacak.

Küba’nın yeni anayasası Komünist Parti’yi sistemin yönlendirici gücü olarak görüyor ama ülke liderliği kolektif bir hale dönüşüyor. Siyasi kurumları güçlendirmek hedefler arasında. Devlet Başkanı’na yaş/dönem kısıtlaması da geliyor ki ‘bu tek adam’ etkisini kırabilecek çok önemli bir değişiklik. Cumhurbaşkanı artık Bakanlar Konseyi Başkanı olmayacak. Bunun yerine Başbakanlık pozisyonu oluşturuldu. Meclis Başkanı da Küba’nın en yüksek yürütme organı olan Devlet Konseyi’nin Başkanı olacak.”

DÜZENİN DAHA FAZLA DEMOKRATİKLEŞMESİ İÇİN BU TÜR BİR ADIM ATMIŞ GÖRÜNÜYOR”

Mustafa K. Erdemol, Küba’yla ilgili yazısını şu satırlarla sürdürdü:

“Yeni anayasanın en önemli maddelerinden biri evlilikle ilgili olanı. Evlilik yeni anayasada ‘erkek ya da kadın’ arasındaki bir sözleşme olarak değil ‘iki birey’ arasındaki sözleşme olarak tanımlanıyor. Kapalı bir ifade olmasına rağmen bunun eşcinsellere evlilik hakkını içerdiği ortada. Küba’ya yönelik en önemli suçlamalar arasında eşcinsellere baskı iddiaları vardı. Oysa Raul Castro’nun kızı ülkede eşcinsel hakları konusunda mücadele veren önemli bir figürdü. Bu mücadele başarıya ulaşmış görünüyor.

Bir süre önce başlatılan reformlar, son yıllarda bazı Kübalıların zenginleşmelerine yol açtı, eşitsizliği teşvik etti, dolayısıyla devletin kontrolünü zayıflattı. Bu nedenle reform adımları bir hayli yavaşladı Küba’da. Bu ay hükümet, özel sektörün kontrolünü sıkılaştıran, iş ruhsatlarını kişi başına bir ile sınırlayan düzenlemeler yapmıştı.

Din özgürlüğünü, dinden kaynaklanan hakları tanıyan bir anayasa yapıldı. Anayasaya göre kimse cinsiyet kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğramayacak. Bugün konuştuğumuz bu anayasa değişikliğini işaretini Raul Castro’nun Cumhurbaşkanlığı Küba Komünist Partisinin (PCC) 6. Kongresi’nde görmüştük. 1976 tarihli anayasa artık toplumun çok gerisinde kalmış bir anayasadır. Merkezi ekonomiyi içeren ancak içinde bulunduğu koşullardan ötürü bunu hayata geçirmede pek başarılı olamayan Küba, hem siyasi hem ekonomik düzenin daha fazla demokratikleşmesi için bu tür bir adım atmış görünüyor. Bugün Küba’da uygulanan kararlar 6. Kongre’de alınmıştı.”

“NE DEMİŞTİ FİDEL; ‘ADAYI KAPİTALİZME TESLİM EDECEĞİMİZE BATIRIRIZ’”

“Küba’da binlerce emekçi uzun süredir kendi hesabına çalışıyor. Ülke ekonomisi işçi dövizleri ile ayakta duruyor” diyen Erdemol şu satırlarla yazısına son verdi:

“Bu yeni ekonomik koşullara uyum sağlama çabası olarak değerlendirmek gerekiyor Küba’daki gelişmeleri.

Ne demişti Fidel; ‘adayı kapitalizme teslim edeceğimize batırırız’.

Küba sosyalisttir, öyle de kalacak.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner56

banner51

banner14

banner58

banner61

banner27

banner12

Firari isim Emre Uslu: Gün gelecek Cemaat iktidar...
Cemaat'in firari ismi Emre Uslu Twitter'dan ilginç paylaşımlarda bulundu. Uslu" Abdullah Öcalan’ın...

Haberi Oku