Ne derini? Bildiğin devlet!
Ankara Sanat Tiyatrosu’nda Aziz Nesin’in “Zübük”ünü izledim. Bir yerinde diyordu ki usta:
“Böyle bir rezalete, devletten başka kimse cesaret edemez.”
Tam Hrant Dink cinayeti için söylenmiş söz...
Hem derin merin de değil buradaki; bildiğin devlet...
Emniyeti, vilayeti, çetesi, istihbaratı, jandarması el ele ortak bir suç işlediler ve göz göre göre üzerini örttüler.
Hrant’a son kurşunu da mahkeme sıktı.

* * *

Aynı bildiriye imza atanlardan, başına poşu takanlardan, bir köşede laflayanlardan, evinde kitap yazanlardan kanlı canlı örgütler icat eden yargı, bunca ipucunun “Her şeyi birlikte tezgâhlayıp yapmışlar”a kanıt oluşturduğu Dink davasında örgüt bulamadı, öyle mi?
Zekâmıza hakaret!

“Dink’in öldürüleceğini Trabzon polisi biliyordu. İstanbul polisi biliyordu. Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı, Jandarma biliyordu” diyen Nedim Şener “Ergenekon üyesi”...

...cinayeti hazırlayanlar, göz yumanlar, kışkırtanlar, işleyenler, örtbas edenler örgüt değil öyle mi?

Adalete ihanet!

* * *

Bugün Hrant’ın katledilişinin 5. yıldönümü...
Saat 13.00’te Taksim’den yürüyüş var.
Bu kez sadece “Hrant’ın arkadaşları” değil, hukukun ayaklar altında çiğnenmesine isyan edenler de yürüyecek ve “Bu dava böyle bitmez” diyecek.
Hoş, bu devletten adalet bekleyen kaldı mı bilmem.
Belki de artık, (vicdan sahibi yargıçların baskılara isyan edip cübbelerini atacağı güne kadar) adaletin tecellisini beklemek yerine kendi iddianamelerimizi yazmanın zamanıdır.
Yazılarını, demeçlerini beğenmedikleri Hrant’ı, devletin siyasi cinayet geleneğinin yeni hedefi olarak seçen Ergenekoncu askerleri, sivilleri,
Köşesinden, manşetinden onu hedef gösteren gazetecileri,
Makamına çağırıp tehdit eden istihbaratçıları,
Suçluları istihbarat elemanı diye işe alan polisleri,
Katillere görev paylaştıran terörle mücadelecileri,
Cinayeti bildiği halde haber vermeyen emniyetçileri,
Hrant’ı koruması gerektiği halde korumayan yetkilileri,
Daha ilk günden “Burada siyasi boyut, örgüt bağlantısı yok. Çocuklar milliyetçi duygularla yapmış” diyen polis şeflerini,
Katillerle kahraman pozunda fotoğraf çektirenleri,
Onlara türkülerle övgüler düzenleri,
İstenen belgeleri yollamayarak, kayıtları silerek, bilgi gizleyerek katillere kol kanat gerenleri,
Devletin suçunu örtmek için mahkemeyi alet edenleri,
Ve elbette Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin’in deyişiyle- “dün kendilerini ötekileştirenlerle bugün ittifak kuran” ve bu ittifakın sonunda kaybedeceği kesin olan bugünün muktedirlerini, bütün kanıtlarıyla suçlamalı, belki gıyaplarında kurulacak bir vicdan mahkemesinde yargılamalı, isim isim dünya huzurunda yaftalamalı ve topyekün mahkûmiyetlerine kadar peşlerini bırakmamalıyız.

* * *

Son soru:
“Bugüne bak, dünü anla” diyen Hrant’ın gözlüğüyle bakarsak, bu devletin cinayet işlemedeki cüretini ve cinayet gizlemedeki maharetini gördükten sonra, 1915 için söylediklerine inanabilir miyiz?
Dünyayı “Bu devlet suç işlemez”e ikna edebilir miyiz?


Anahtar Kelimeler
derini bildiğin devlet
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner14

banner58

banner27

Erdoğan- Trump görüşmesinde tüm sorunlar...
Alman TAZ gazetesindeki yorumda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump ile yaptığı görüşme ön...

Haberi Oku