Araştırma: Çin Avrupa medyasına sızıyor

Çin Batı medyasının gündeminden hiç düşmüyor. İngiliz Economist dergisi sadece 2017 yılında Çin'i iki kez manşetine taşırken, Alman Der Spiegel haber dergisi Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in "İpek Yolu" projesine geniş yer ayırdığı kapak haberine ‘Dünyanın Bir Numaralı Gücü' başlığını atıyordu.

Çinli yatırımcıların fikri mülkiyet hırsızlığına karşı ne yapılabileceği uzun zamandır tartışılıyor. Son Komünist Parti kongresinden sonra ekonomik hâkimiyet arayışı kadar Çin'in ideolojik nüfuz arayışı da gündeme geldi. Devlet Başkanı Şi Cinping kongrede, otoriter devlet modelinin, batmak üzere olduğunu söylediği Batı usulü liberal demokrasiye gerçek alternatif oluşturduğunu dile getirdi.

"Örnek devlet" Çin

Berlin'deki ‘Mercator Çin Araştırmaları Enstitüsü' (Merics) ve ‘Global Public Policy Institute' Çin'in siyasi ve ekonomik elitlerle, Avrupa medyası, sivil toplum örgütleri ve akademik kurumları üzerindeki artan etkisi karşısında uyarıda bulunuyor. Enstitülerin Çin araştırmasında bu ülkenin ekonomik ve siyasi sisteminin algılanışını iyileştirmek ve liberal demokrasiye alternatif oluşturduğunu göstermek için yoğun çaba harcadığına dikkat çekiliyor.

Kamuoyunu medya üzerinden etkilemek, Çin'in uyguladığı önemli taktikler arasında yer alıyor. Parti yayın organı yerine geçen Çin'in en büyük gazetesi China Daily'nin İngilizce çıkardığı China Watchilan eki olarak Washington Post, New York Times, Daily Telegraph, Le Figaro, Handelsblatt ve Süddeutsche Zeitung gazeteleri ile birlikte dağıtılıyor.

Köklü medya kuruluşlarının inandırıcılığından yararlanma

Araştırmayı hazırlayan uzmanlar dağıtımda yabancı ülkelerin inandırıcılığını kabul ettirmiş medya organlarını kullanmanın daha avantajlı olduğunu belirtiyorlar. China Watch ilan eki olmasına rağmen mizanpaj olarak editoryal içeriklere benzediğine dikkat çeken araştırmacılar, Çin'in bu yoldan Avrupa'nın siyasi gündemini etkilemeye çalıştığını dile getiriyor. Aynı zamanda Avrupa gazetelerinin bu eki para karşılığında dağıtmasının mali bağımlılık yaratabileceğine de dikkat çekiliyor.

Süddeutsche ZeitungDeutsche Welle'nin (DW) sorusu üzerine, "China Watch'ın 2017 yılında sadece bir kez ve ücret karşılığında gazete ile dağıtıldığını ve tamamen Çinli editörler tarafından hazırlandığını" açıkladı. Handelsblatt gazetesi China Watch ekini 2015 yılından bu yana ayda bir dağıtıyor. Handelsblatt yetkilileri de ekin ücretli özel yayın olarak gazeteyle birlikte dağıtıldığının ve hazırlanmasında sadece Çinli medya editörlerinin görev aldığının açıkça belirtildiğini bildirdi.

Satın alma ve ortak medyacılık

Merics raporunda farklı kanalları da deneyen Çinli yatırımcıların Batılı yayın organlarını satın almaya çalıştıkları ancak Amerikan Forbes dergisinde olduğu gibi bu girişimler pek başarılı olmadığı belirtiliyor. Çinli CEFC China Energy şirketinin Çekya, Bulgaristan, Romanya ve Slovakya'da yayımcılık yapan ‘Central European Media Enterprises' şirketini satın almak için başlattığı girişimin nasıl sonuçlanacağı ise kestirilemiyor.

Medya kuruluşlarının işbirliği ve medya forumları da Çin'in Batıya nüfuz etme politikasında önemli rol oynuyor. Medya kuruluşları ve forumlarla yapılan işbirliği sonucunda paylaşılan içerikler Çin devlet medyasının kontrolü altında üretiliyor. Forumlarda Çin usulü gazeteciliğin propagandası yapılıyor. Merics araştırmasının bu bölümünde "Çin, medyanın muktedirleri eleştirmek yerine onlarla işbirliği yapmasına dayanan gazetecilik anlayışını yaymak suretiyle devletler arasındaki dostluğun pekiştirilebileceğini savunuyor' deniliyor.

Eleştirel tartışma ve şeffaflık

Merics araştırmasında Avrupa'nın Çin'e tek taraflı açılmasının yaratacağı tehlikeye dikkat çekiliyor ve Avrupa medyasının Çin pazarına erişimini engelleyen Çin'in bu açıklığı kendi mesajlarını Batı'ya yaymak için kullanabileceği belirtiliyor.

Sansürden, Çince internet sayfası yayınlayan Deutsche Welle de etkileniyor. DW Çince internet sayfasının yanı sıra Euromaxx adlı magazin programını Çin'in ücretli CPD televizyon platformunda yayınlıyor ve Çinli internet siteleri DW'nin dil kurslarından ücretsiz yararlanabiliyor.

Merics araştırmasını hazırlayan uzmanlar Çin'in "medya taarruzunun" açıkça tartışılmasını ve Çin devlet medyasının da yer aldığı çalışmalara şeffaflık kazandırılmasını talep ediyorlar.

Frankfurter Allgemeine Zeitung'un Çin muhabiri Friederike Böge araştırmanın Çin devletinin sistematik çalışmalarını gözler önüne serdiğini, ancak Alman gazetelerine yöneltilen eleştirileri abartılı bulduğunu söyledi. Böge Amerikalı siyasi bilimler uzmanı Joseph Nye'den alıntıladığı sözlerle, "açıklığın demokrasinin en güçlü özelliği olduğunu" hatırlattı.(DW)

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner51

banner14

banner58

banner61

banner27

banner59

Medya dünyası Suudilerle ortaklıklarını...
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'dan 2 Ekim'de İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na...

Haberi Oku