KÜLTÜR:
Genç Karl Marx'ın hayatı sinemalarda

Filmi ilk haftasında yaklaşık 53 bin kişi izlerken, DİDF Gençlik üyeleri de birçok kentte toplu organizasyonlar yaparak filmi izlediler ve filmin ardından söyleşiler yaptılar. Bunlardan biri de filmin galasının yapıldığı Hamburg'da oldu. Hamburg'lu gençler gazetemiz için izlenimlerini kaleme aldılar.

Hamburg’da DİDF Gençliğin organizesi ile bir grup genç arkadaş, ABATON sinemasında gösterime giren “der Junge Karl Marx” filmini izlemeye giderken gençlerle kendi aramızda, “Acaba salon dolacak mı, kimler gelecek, ilgi nasıl olacak?” diye konuşuyorduk.

Sinemanın önüne gittiğimizde kalabalığı görünce sevindik. Filmin başlamasına az bir süre kala salon doldu ve insanlar yerde oturarak filmi izledi. Yaklaşık iki saat süren filmi izlerken zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorsunuz. Gerek oyuncuların performansı gerekse, filmin tekniği ve kurgusu izleyenler tarafından beğeni topladı.

Yönetmenliğini Haitili Raoul Peck’in üstlendiği film, Karl Marx’ın eşiyle beraber yaşadığı sürgün yıllarını ve Friedrich Engels’le tanışmasını ve sansür, polis baskınları ve büyük siyasi dönüşümlerin ortasında işçi hareketinin doğuşuna önderlik etmelerini konu alıyor. Filmin, 1844-1848 yıllarının sosyal atmosferini yansıtırken en önemli siyasi dönüşümlerden birine tanıklık ediyorsunuz.

Film izlendikten sonra Karl Marx’ı oynayan August Diehl, ABATON sinemasında hazır bulunarak izleyicilerin sorularını yanıtladı. İzleyicilerden birinin “Nasıl Karl Marx oldunuz?” sorusuna Agust Diehl'in yanıtı ise şöyle oldu: “Teklif bana 5 yıl önce yapıldı. Ben de öncelikle Marx’ın hangi dönemde ve koşullarda yaşadığını inceledim. Marx’ın yakın arkadaşları kimlerdi, onların yaşamına dair bilgiler edindim.

Oyuncuya yöneltilen bir başka soru ise “Karl Marx yaşasaydı bugünkü politik durumu nasıl değerlendirirdi” oldu. Diehl, bu soruya da, kendisinin küçük bir oyuncu olduğunu vurgulayarak “kendimi Marx’ın yerine koyarak bir şeyler söyleyemem. Bu role hazırlanırken Marx‘ın bazı yazılarını okudum. Bugünün dünyasını, sorunlarını anlamak ve çözüm bulabilmek için Marx’ı okumanın daha yararlı olduğunu düşünüyorum” dedi. (YH)

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner14

banner58

banner27

Sahte Can Yücel şiiriyle bayram kutlamasını...
Sosyal medyanın hayatımıza girmesi, kağıdın yerini internetin almasıyla sosyal medya uydurması olan şiirler...

Haberi Oku