ALMANYA:
24 Eylül sonrası Almanya'yı bekleyen muhtemel koalisyonlar

Almanya'daki seçim sistemi, siyasi partileri sık sık bir koalisyon hükümeti kurmaya mecbur ediyor. İster eyalet ister federal düzeyde olsun seçim mücadelesi sırasında birbirini kıyasıya eleştiren partiler, seçim bittikten sonra koalisyon pazarlıklarına başlıyor. Bu müzakereler haftalar sürebiliyor ve bir “koalisyon sözleşmesiyle” sonuçlanıyor. Gelecek birkaç yılı belirleyecek siyasi gündemin çerçevesi, yasama hedefleri de dahil olmak bu sözleşmede çiziliyor. Partiler varılan uzlaşmayı son derece ciddiye alıyor. Koalisyon sözleşmeleri, seçim öncesinde verilen vaatlerin yerine getirilememesi için de iyi bir bahane sunuyor; "Maalesef (koalisyon) ortaklarımız bu konunun sözleşmeye geçirilmesine izin vermedi” deniyor.

Aşağıda seçimden çıkabilecek en muhtemel koalisyon olasılıkları yer alıyor. Sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisi diğer tüm siyasi partiler tarafından bir koalisyon ortağı olarak dışlanmış durumda. Kimi partiler de Sol Parti ile koalisyon olasılıklarına kapıyı kapatıyor.

Koalitionsverhandlungen Symbolbild Schachfiguren OVERLAY

Büyük Koalisyon (Siyah-Kırmızı): CDU ve SPD

Büyük Koalisyon Almanya'nın en büyük iki merkez partisinin Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) standart ittifakına deniyor. Almanların birçoğu için iki parti, yetkin bir hükümetin kurulması için en güvenilir partiler. Başbakan Angela Merkel biri şu anda olmak üzere üç başbakanlık döneminden ikisinde bir Büyük Koalisyon'a başkanlık etti. Almanya'daki hemen hemen tüm eyaletlerin tarihlerinde en az bir kez gördükleri bu kombinasyon, şu anda ayrıca Saar eyaletinde iktidarda.

Deutsche Welle'nin haberine göre büyük Koalisyon'un SPD açısından yarattığı sorun, bakanlar kurulundaki en önemli iki pozisyonu, başbakanlık ve maliye bakanlığını CDU'ya bırakmak zorunda kalması, bununla birlikte sıra seçim mücadelesine geldiğinde kendisini mevcut hükümete alternatif olarak sunmakta zorlanması. Zira "Ne önerebilirsiniz ki? Zaten tüm bunlar olurken iktidardaydınız” yanıtıyla karşılanıyorlar.

Siyah-Sarı: CDU ve FDP

CDU ve Hür Demokrat Parti'den (FDP) oluşan Almanya'nın merkez sağ koalisyonu ülkeyi savaş sonrası dönemin oldukça önemli bir bölümünde yönetti. Siyah-sarı koalisyon en son 2009-2013 yılları arasında Merkel başkanlığında iktidardaydı. Başbakan Helmut Kohl 1982-1998 arasında en az beş sarı-siyah kabineye başkanlık etti.

Siyah-sarı koalisyonun kendi içinde uyumlu olması şaşırtıcı değil. CDU Almanya'nın Hristiyan beyaz muhafazakâr orta sınıflarını temsil ederken FDP de kentlerde yaşayan genç, iş dünyasına dost, serbest ticaret girişimcilerini temsil ediyor. Ancak FDP'nin son yıllarda yaşadığı çarpıcı oy kaybı bu koalisyon olasılığının şimdilik pek muhtemel olmadığını ortaya koyuyor. FDP'nin oyları anketlere göre yüzde 6 ile 7 civarında seyrediyor. CDU-FDP koalisyonu şu anda Almanya'nın hiçbir eyaletinde iktidarda değil.

Kırmızı-Yeşil: SPD ve Yeşiller

Almanya'daki standart merkez sol hükümeti ifade ediyor. 1998-2005 yılları arasında iktidarda Başbakan Gerhard Schröder liderliğinde bu koalisyon vardı. Ancak bu başarının arkasında karizmatik Schröder ve Dışişleri Bakanı Joschka Fischer ikilisi yer alıyordu. 24 Eylül seçimlerinde ise kırmızı-yeşil koalisyonun aritmetik olarak iktidara gelmesi pek muhtemel değil. SPD yüzde 30'u bulmaya çalışırken anketlere göre Yeşiller'in oy oranı yüzde 8 civarında.

SPD geleneksel "eski sol” siyaset destekçilerini, işçi sınıfını ve sendikaların desteğini almaya çalışırken Yeşiller ilerlemeci solcu kentli seçmenleri cezbetmeye çalışıyor. İki parti 2003 yılında solcu köklerinden vazgeçerek neoliberal çalışma reformlarına (Agenda 2010) imza atınca tabanlarının bir bölümünü Sol Parti'ye kaptırmıştı.

Kırmızı-Kırmızı-Yeşil: SPD, Sol Parti ve Yeşiller

Merkez sol koalisyon muhtemel olmadığı için SPD ve Yeşiller'in mütevazı olup Sol Parti'yi de yanlarına almaları gerek. Ancak bu ihtimal şimdiye kadar federal düzeyde tartışmalıydı. Bu, kısmen Sol Parti'nin Doğu Almanya'daki diktatörlükle ilişkili olmasıyla kısmen de NATO'dan ayrılmayı dile getiren popülist çizgisiyle gerekçelendiriliyor. Diğer partiler bunun Alman orta sınıfını ürküteceğini düşünüyor.

Ancak kırmızı-kırmızı-yeşil koalisyonun başkent Berlin'de geçen eylülde başarılı olması ve Thüringen'de 2014'ten beri Sol Partili bir başbakan liderliğinde koalisyonun kurulmuş olması federal düzeyde de koalisyonun kurulabileceği fikrini yavaş yavaş güçlendiriyor. Ancak elbette geleneksel solcu mahalleleri olan liberal Berlin eyaletinin böyle bir koalisyonu kaldırması Almanya'nın bütününe göre daha kolay. Anketlerde Yeşiller'in zayıf olduğu görülecek olursa Martin Schulz'un başbakan olmak için de bu koalisyondan başka bir seçeneği var gibi görünmüyor.

Jamaika (Siyah-Sarı-Yeşil): CDU, FDP ve Yeşiller

Almanya'nın başlıca sol partileri arasında en çok Yeşiller, Almanya'nın muhafazakâr merkezine hitap eden parti görünümünde. Yeşiller, geleneksel seçmen kitlesinde işçi sınıfı bulunmadığı için merkez sağ siyasetin iş dünyası yanlısı planlarına en az zarar verecek parti olarak değerlendiriliyor.

Şimdiye kadar bu koalisyon seçeneği, federal düzeyde yönetime gelemedi ancak ilk kez Saar eyaletinde 2009-2012 yılları arasında iktidar oldu. CDU'nun 7 Mayıs'ta yapılan seçimlerde başarı göstermesi üzerine de ikinci kez de Schleswig-Holstein'da bu koalisyon kuruldu.

Deutschland Bundestagswahl Ampel Koalition Symbolbild (Imago/Steinach)

Trafik ışığı (Kırmızı-Sarı-Yeşil): SPD, FDP ve Yeşiller

Bu koalisyonda Sarı renk kendisini biraz garipsiyor, zira serbest ticaret yanlısı FDP iki solcu ortağın arasında kendisini sıkışıp kalmış hissediyor. SPD ve Yeşiller genellikle kendi planlarına engel olmayacak ama iktidarda olmalarını da sağlayacak küçük bir ortak arıyor ancak FDP genellikle bu iki şarttan birini yerine getirmiyor.

FDP eski lideri Guido Westerwelle sürekli olarak bu koalisyon olasılığını platformlarının çok farklı olduğunu vurgulayarak reddetmişti. En son partinin Schleswig-Holstein eyaletindeki lideri Wolfgang Kubicki de 7 Mayıs seçimleri sonrasında yaptığı açıklamada bunun olamayacağını ilan etti. Trafik ışığı koalisyon müzakereleri diğer eyaletlerde de geçmişte genellikle başarısızlıkla sonuçlandı. Bu bakımdan en çarpıcı örnekler 2001 Berlin ve 2010 Kuzey Ren-Vestfalya seçimleri oldu. Geçen yıl Rheinland-Pfalz eyaletinde bir trafik ışığı koalisyonu kuruldu.

Kenya (Kırmızı-Siyah-Yeşil): SPD, CDU, Yeşiller

Kimi zaman Afganistan da denilen Kenya koalisyonu kendi içinde mantıklı bir seçenek gibi görünüyor. SPD ve CDU Almanya'nın sabit merkezini oluştururken Yeşiller Çevre Bakanlığı'nı almaktan memnun ve koalisyon bütünlüğünü tehdit etmeyen üçüncü bir parti olarak değerlendirilebilir. Ancak SPD ve CDU'nun oylarının toplamda yüzde 50'yi geçtiği düşünülecek olursa bu seçenek pek gündeme gelmiyor. Şimdiye kadar sadece bir eyalette bu koalisyon kurulabildi. Geçen yıl Sachsen-Anhalt eyaletinde SPD'nin oyları çarpıcı bir biçimde düşüp AfD oyların dörtte birini almayı başarınca başarınca Kenya koalisyonu kuruldu.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner3

banner73

banner57

banner11

banner51

banner58

banner61

banner27

Almanya'da Ermeni anıt mezarı dini törenle...
Almanya’nın Köln kentinde, belediyeye ait mezarlıkta Ermeni cemaati tarafından yaptırılan anıt açıldı.

Haberi Oku